Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2016

İlk Yarının Ardından


Umut cümleleri ile başladığımız sezonun ilk yarısı tamamlanırken hepimizin aklı bulanık. Sezon sonunda nerede oluruz, Orduspor'un kaderi ne yöne gider bilemiyoruz. Ligin ilk yarısını 5 galibiyet, 5 beraberlik 7 de mağlubiyet ile -9 puan cezamız çıkarıldıktan sonra elimizde kalan 11 puan ile 17. sırada tamamladık. Düşme potasının bir basamak üzerinde bulunan Bergama Belediyespor ile aramızda 5 puanlık fark bulunuyor.

İlk yarıyı değerlendirirken sahada oynanan futbolu baz alacaksak eğer Metin Altınay ve sonrası olarak ikiye ayırabiliriz. Metin Altınay'ın ayrıldığı zamana kadar puan kaybedilen maçlar da dahil olmak üzere ne oynadığını bilen, oyun disiplininden kopmayan, yediği gole reaksiyon gösterip demoralize olmayan özgüvenli bir Orduspor vardı. Metin Altınay'ın ayrılmasından sonra ise bir hafta oynadığı futbol diğer haftayı tutmayan, ne oynadığını bilmeyen, öne geçtiği zaman skoru koruyamayan, geriye düştüğü zaman oyundan çok çabuk kopup reaksiyon gösteremeyen bir Orduspor izledik. Turgut Kural hoca ile ilgili iyimser konuşmak isterdik ama Metin Altınay'dan aldığı takım ligin devre arasına deyim yerindeyse can çekişerek kendini zor attı. Metin Altınay devam etse mevcut durumun çok daha üzerinde olacağımız aşikardı ama Metin Hoca da profesyonellik kisvesi ile bir şehri saf yerine koyarak ilk fırsatta arkasına bile bakmadan kaçıp gitti. Yine onunla birlikte arkasına bile bakmadan giden Ordulu, Ordusporlu Nejdet Sarıalioğlu'nu da düşününce Metin Altınay'a çok da bir şey söylenemiyor...


Devre arasında öncelikli olarak hoca konusunun netleştirilmesi gerekiyor. Her ne kadar son dört sezondur profesyonel liglerde oynayan genç oyunculara sahip olsak da futbolcularımızın futbol zekası ve davranışları amatörlüğün bir tık üzerinde. Orduspor'un beklenmedik çöküşü ile hepsinin eline fırsat geçti ama açık söylemek gerekirse Orduspor bu durumlara düşmeseydi mevcut kadronun büyük çoğunluğu futboldan elini eteğini çeker bir kaç arkadaşımız hayatını futboldan kazanırdı. Bu sebeple hoca faktörü bizim takım için gerçekten önemli. Ziya Doğan ve Metin Altınay gibi biraz eski toprak diyebileceğimiz, tecrübeli teknik adamlar takım üzerinde belli bir etkiye sahip oldular. Bu iki isim haricinde gelen isimlerin hiçbiriyle gerekli iletişim kurulamadı. Bu ligde kalmak istiyorsak eğer, ince eleyip sık dokuyup Ziya Doğan ve Metin Altınay tarzında fakat bu iki isimden daha karakterli bir hocayı çok zaman geçmeden takımın başına getirmek gerekiyor. Turgut Kural ile risk alıp rus ruleti oynamanın anlamı yok.

Kadro yapısı, teknik ekip üzerine konuşurken yönetimin de üzerine düşeni yapması gerekiyor. 2 ayda bir biz bırakıyoruz, kongre olacak ağlaklığı yapmanın vakti değil. Nedim Türkmen ve beraberindekiler Orduspor Kulübünün tarihe gömülmesine ortam hazırladılar evet. Fakat sizler geldikten sonra Orduspor'u kurtarmak için ne yaptınız? Evet borç var. Bir önceki yönetim kulübün dibine kibrit suyu dökmüş ama siz ne yaptınız? Yasal olarak bir şey ortaya çıkaramadınız. Tahtayı açtınız amatörden bozma adamlarla takımın içini doldurdunuz. Puan cezalarını aval aval izlediniz. İki profesyonel takımı küme düşürdünüz. Saçma sapan hoca tercihleri ile bir seneyi heba ettiniz. Bütün bunlar olurken tekrar aday olup devam ettiniz. Şimdi ağlaklık yapıp ikide bir kongre lafını ortaya atarak Ordu şehriyle ve taraftarıyla resmen dalga geçiyorsunuz.


Orduspor yönetimin zor şartlarda ve kısıtlı imkanlar dahilinde görevini sürdürdüğünü az çok biliyoruz ama Orduspor taraftarları olarak da bu takımın geleceğinin kurtulmasını istemek, yönetimden daha yapıcı şeyler beklemek en doğal hakkımız. Bir önceki paragrafta dile getirdiğimiz şeyler haricinde onlarca saçma sapan uygulamalarını da sayabiliriz ama artık uçurumun kenarındayız ve başka saçmalıklara tahammülümüz yok. Orduspor o uçurumdan düşerse tarih Nedim Türkmen'in bu kulübü nasıl batırdığını yazarken sizlerin de bu takımı 2 sezon üst üste küme düşürüp amatöre yolladığınızı es geçmeyecek.

İyi bir hocanın yanı sıra transfere de ihtiyacımız var. Orduspor'un kapısının önünden geçemeyecek Emre Gemici gibi bir adam dün sözleşmesini fesh etti mesela. Bu adamı tahtayı açtığınızda siz getirdiniz. İlk fırsatta her isteyen elini kolunu sallayıp giderken sizin bu takımı bir arada tutmak için ne yaptığınızı merak etmiyor değiliz. Sezon başında yine bu takıma katkı sağlayabilecek adamların gitmesini izlediniz. Tahtanın açık olduğu söyleniyor. Devre arası transfer yapmak için bir çalışma var mı? Düşme hattının içindeyiz. Kadromuz yetersiz, alternatifsiz ve kırılgan. Bunların hesabı yapılıyor mu? Orduspor yönetimi bu takımı ligde tutmak için ne yapıyor? Sorulacak onlarca soru var. Devre arasına gireli neredeyse 1 hafta olacak ama kaybedecek bir günümüz dahi yok. Çok acil bir şekilde planlamayı yapıp uygulamaya geçmeliyiz.

Son paragrafta Ordusporlulara ve Ordululara değinelim. Her şeyden vazgeçtik. Takım sezon başından beri 2-3 bin kişiye oynuyor. Orduspor'un çöküşüne karşı sessiz, tepkisiz ve bir o kadar ilgisiziz. Biz bu kadar ilgisiz olduğumuz ve bu takımı sahipsiz bıraktığımız için bu takımı yönetenlerin bir kaygısı endişesi bulunmuyor. Şehir zaten yanında değil bu takımın her şey olacağına varır kafasındalar. Çok geç olmadan, ah vah diyeceğimiz günler gelmeden bu takımın sahipsiz olmadığını, Orduspor'u yönetenlerin Orduspor taraftarına karşı sorumlulukları olduğunu hissettirmeliyiz. Taraftar grupları daha aktif olup şehri yönlendirip bilinçlendirmeli. Yönetim gerekirse kapı kapı dolaşarak halkı Orduspor'un yanında olmaya davet etmeli. Ordu şehri bu takıma yüzünü dönerse ve sahip çıkarsa eğer emin olun Orduspor'a sırtını dönen siyasiler de koşa koşa gelecekler. Çok geç olmadan uyanalım artık uykudan. Bulunduğumuz yerden aşağısı karanlık. Çok karanlık...

12 Ağustos 2013

Sezon Öncesi Son Değerlendirme

PTT 1.Ligde yeni sezonun başlamasına sadece bir hafta kalmışken, lig öncesi Orduspor'un son durumunu sizler için değerlendirdik. 2011 yılında 26 yıllık Süper Lig hasretine son veren Orduspor'un 2 sezon süren bu macerası hiçte beklendiği gibi son bulmadı. Geçen sezona teknik direktör Hector Cuper'in yanı sıra bir çok futbolsever tarafından bir Anadolu kulübü için kaliteli olarak değerlendirilen bir kadro ile başlayan Orduspor, sezona iyi bir başlangıç yapmıştı. Ligin 7.haftasını lider Galatasaray'ın ardından 2.sırada tamamlayan Morbeyazlı ekip, daha sonra ki haftalarda ise hiç beklemediği bir şekilde düşüşe geçti ve son 10 maçını kaybederek Süper Lige veda etti.

Takımın küme düşmesi ile birlikte teknik heyetten, futbolculara, sağlık ekibinden, yönetim kadrosuna kadar köklü bir değişikliğin yaşandığı Orduspor, yeni sezona yeni bir sayfa açarak başlangıç yapacak. Geçen sezon devre arasında takıma katılan Anıl Taşdemir ve Ferhat Öztorun dışındaki tüm futbolcularla yollarını ayıran Orduspor, yeni sezon öncesi özellikle ekonomik nedenlerden dolayı tecrübeli ve aynı zamanda yıllık ücreti düşük olan, bonservis bedeli olmayan oyuncuları kadrosuna kattı diyebiliriz.

Teknik direktör Hector Cuper'in ardından geçen sezon son 5 maç için takımın başına geçen Cevat Güler ile sezon sonu yollarına ayıran Orduspor'da yönetim ilk olarak sürpriz bir şekilde Alanyaspor'u çalıştıran Erkan Sözeri'yi takımın başına getirdi. 2010-2011 sezonunda Süper Lige yükselen Orduspor'da Metin Diyadin'in yardımcısı olarak teknik ekipte yer alan Sözeri'nin yardımcıları ise yine aynı dönem takımda yer alan Sebahattin Albayrak ve Muhammet Dilaver oldu. Futbol Şubesi Sorumluluğu görevi ise yine aynı şekilde 2010-2011 sezonunda olduğu gibi yönetici Tahsin Türkmen'e verildi. 26 yıllık hasrete son veren takımdaki havayı yeniden oluşturmayı hedefleyen Orduspor'da kadroya dahil edilen isimleri ise şu şekilde ele alabiliriz.

Alınan kötü sonuçlara rağmen iki sezon boyunca Orduspor'un kalesini başarıyla koruyan Fornezzi'nin yanı sıra dört sezonda Morbeyazlı kadroda yer alan Fevzi Elmas'ın takımdan ayrılması ile ilk merak edilen konu Orduspor'da kaleyi kimin koruyacağıydı. Bu soru çok geçmeden cevabını buldu ve geçen sezon PTT 1.Lig'den küme düşen Göztepe'nin kalesini koruyan Ferhat Odabaşı ile 2 yıllık sözleşme imzalandı. Ferhat'ın geçen yıl ki performansı ister istemez kafalarda soru işareti bırakıyor. Ama tecrübesi göz önüne alındığında bu soru işaretleri bir nebze olsun kafalardan siliniyor. Ferhat'ın yedeği olarak ise 2.Lig'de Kırklaelispor'un kalesini koruyan 27 yaşındaki Alişan Şeker dahil edildi. Geçen sezon Bayrampaşaspor'a kiralanan ancak burada kadroya dahi giremeyen 20 yaşında ki Ali Ferhat Aksoy, her ne kadar takımla birlikte antrenmanlara çıksada yine kiralama yöntemi ile başka bir takıma gidecek gibi gözüküyor. Geçen yıl olduğu gibi bu sezonda A2 takımın ve U19 milli takımının kalesini koruyan Cantuğ Temel takımın 3.kalecisi olacak. 

Defans bloğuna için ilk olarak Boluspor'dan 34 yaşındaki Muhammet Özdin'i kadrosuna dahil eden Orduspor, bu futbolcu ile daha kamp dönemi başlamadan yollarını maddi nedenlerden dolayı ayırmak zorunda kaldı. Daha sonra stoper mevki için 2.lig ekiplerinden Körfezspor'dan Adem Sağlam'ı ve Adana Demirspor'dan Ufukhan Bayraktar'ı kadrosuna katan Orduspor, son olarak ise Tavşanlı Linyitspor'un tecrübeli ismi Volkan Koçaoğlu ile Fransa 2.liginde forma giyen Bakary Soro'yu renklerine bağladı. Ayrıca defansa Özbek oyuncu Aleksandr Kletskov'u da dahil eden Orduspor yönetimi, daha sonra lig başlamadan bu oyuncu ile de yollarını ayırdı. Ferhat Öztorun'un takımda kalması ile sol bek konusunda derin bir nefes alan Orduspor yönetimi, defansın sağına 3 farklı transfer yaptı. İlk önce Hollanda'dan Muslu Nalbantoğlu 'nu getiren, ardından da bu mevkiiye Konyaspor'dan Erkan Sekman'ı dahil eden yönetim, özellikle Muslu'nun yetersiz oluşu nedeni ile geçen hafta Kayseri Erciyesspor'dan Mustafa Tuna Kaya'yı da kadroya dahil etti. Samsunspor ile oynanan son hazırlık maçında Erkan Sözeri, tandemde her ne kadar Ufukhan - Volkan ikilisine yer versede, lig maçlarında defansın göbeğinde muhtemel Ufukhan - Soro ikilisi görev alacak. Defansın solunda Ferhat Öztorun takımın değişmez ismi olacak. Sağ bekte ise şu an hazırlık maçlarında Erkan Sekman görev alıyor olsada lig başladıktan bir kaç hafta sonra Tuna Kaya formayı ondan alacaktır diye tahmin ediyorum. Tuna - Ufukhan - Soro - Ferhat dörtlüsünden oluşacak bir defans dörtlüsünün ben PTT 1.Lig için kaliteli bir defans bloğu olduğunu düşünüyorum.


Geçen yıl Ali Çamdalı ve Şamil Cinaz ikilisinin yer aldığı ön liberoda bu sezon 2.ligden transfer edilen Salih Sefercik'in yanı sıra Fransa'nın Le Mans takımından gelen Michel Landel yer alacak. Bu iki oyuncunun yan yana oynayacağını sanmıyorum. Muhtemelen ofansif yönü daha etkin olan Landel, Salih'in önünde merkezde görev alacak. Yada bu iki oyuncudan biri yedek kulübesinde bekleyecek. Salih, tam bir kapalı kutu diyebilirim ama Landel'i Tavşanlı ile oynanan hazırlık maçında 45 dakika izledim ve beğendim. Bu sezon iyi işler yapacağını düşünüyorum.

Ortasahada takımı yönetecek isim ise geçen yıl devre arasında Akhisar Belediyespor'dan transfer edilen ancak pek forma şansı bulamayan Anıl Taşdemir olacak. Aynı zamanda takım kaptanlığı görevinide üstlenecek olan Anıl'dan bu sezon beklentiler oldukça fazla ve hazırlık maçlarındaki performansına bakılacak olursa, Anıl bu sezon beklentileri boşa çıkarmayacak. Ortasahanın solunda yer alacak olan isim Gaziantep BŞB'den transfer edilen ve hazırlık maçlarında Erkan Sözeri'nin değişmezlerinden olan Eren Özen olacak. Son olarak Tavşanlı Linyitspor forması giyen sol kanat oyuncusu Faruk Bayar ise sezona yedek kulübesinde başlayacak. Defansın sağında olduğu gibi orta sahanın sağında da istediği verimi alamayan Orduspor teknik heyeti büyük ihtimalle bu mevkiiye takviye yapacak ve transferi buraya alacağı oyuncu ile sonlandıracak. İlk olarak sağ kanatta Buğsaşspor'dan transfer edilen Emre Aygün'ü deneyen Erkan Sözeri, bu mevkiide Emre'den istediği verimi alamayınca son hazırlık maçında Subasiç'i denedi. Santrafor olan her iki oyuncuda bu mevkii için yeterli olacak gibi durmuyor. Bu nedenden dolayı ortasahanın sağına yerli bir kanat oyuncusunun takviyesi şart. Sırp asıllı Azeri oyuncu Branimir Subasiç, büyük ihtimalle ligde ilk 11'de olacak ve hocanın oynatacağı sisteme göre ya forvette yada ortasahada Anıl'ın yanında görev alacak. Forvet hattında ise şu an için ilk tercih Romanya'nın Rapid Bükreş takımından transfer edilen Alexandru Ionita olacak.

2013-2014 sezonu muhtemel ilk 11

2.Lig ekiplerinden Eyüpspor'dan transfer edilen Selçuk Özkan, Landel - Salih ikilisinin alternatifi durumunda yer alıyor. Aynı şekilde Kahramanmaraşspor'dan transfer edilen ve Orduspor'da ki ikinci dönemini yaşayacak olan tecrübeli ortasaha oyuncusu Bilal Türkgüler'de alternatifler arasında olacak. Ortasaha ve hücum hattı için Emre Aygün'ün yanı sıra Bayrampaşa'dan transfer edilen Ziya Alkurt, Maltepespor'dan transfer edilen Reha Kurt, Aydınspor'dan gelen Emre Gümüşkaya ve A2 takım oyuncusu Erdal Pekdemir gibi genç isimler forma savaşı verecek. Aynı şekilde Samsunspor'dan getirilen Canberk Dilaver'de defansta yer alan tecrübeli isimlerin arasından sıyrılmaya çalışacak.

Baştan aşağı komple bir revizyon yaşayan Orduspor için ligin zorlu geçeceği kesin ! Nitekim, sıfırdan kurulmuş yeni bir kadrodan şampiyonluk beklemek abes olur. Ancak, her türlü olumsuzluğa rağmen Orduspor'un bu yaşanan revizyon sonucunda PTT 1.Lig için kaliteli bir kadro kurduğunu söyleyebilirim. Kadroda her ne kadar ofansif ağırlıklı oyuncular fazla olsada Orduspor'un gol yollarında biraz zorlanacağını düşünüyorum. Beni bu düşünceye sürükleyen nedense Reha ve Ziya'nın kapalı birer kutu olması. Sonuç olarak bu iki oyuncu hakkında çok fazla bilgiye sahip değiliz. Hazırlık karşılaşmalarında ışık veren bu genç oyuncular iyi birer alternatif olabilirse zaten gol yollarında sıkıntı kalmayacak. Bir de unutmadan en baştada belirttiğim üzere, küme düşen Göztepe'den transfer edilen kaleci Ferhat Odabaşı'na dikkat çekmek istiyorum. PTT 1.Ligde ki tecrübesi ortada, ancak geçen yıl ki performansı ister istemez kafalarda soru işareti oluşturuyor. Eğer ki kalede de işler yolunda giderse, Orduspor için bu sezon ilk 6 hedefi gayet makul bir hedef olur.



Orduspor'un 2013-2014 sezonu kadrosu çoğunlukla tecrübesiz genç isimlerin yanı sıra, 2.Lig ve PTT 1.Lig tecrübesi olan 30 yaş ortalamasında ki isimlerde kurulu denilebilir. Kadronun baştan aşağı değişmesi ve şekilde bir kadro kurulması bir çok kişi tarafından şu an için olumsuz karşılanıyor. 2010-2011 sezonunda şampiyon olan kadroda yer alan isimlerden Ali Çamdalı, Orduspor'a gelmeden önce 2.Lige düşen Kocaelispor'da sadece 10 maç forma giymişti. Aynı şekilde Selçuk Şahin'de 2.lige düşen Hacettepe'den, Emrullah Kokoç ve Numan Çürüksu 2.Lig ekibi Ofspor'dan, Caner Osmanpaşa ise Akçaabat Sebatspor'dan kadroya dahil edilmişlerdi. Bu isimlere ilaveten Almanya Bölgesel Liginden gelmiş olan tecrübesiz Müslüm Yelken, bitti denilen 7-8 ay hiçbir resmi maçta oynamamış Kürşat Duymuş, Makedonya'dan gelmiş hiç tanınmayan Muarem Muarem ve Kostovski, Orduspor'u Süper Lige taşımıştı. Birazda bu nedenden dolayıdır ki Orduspor'un bu sezon ki kadrosunun uyum sorunu yaşamazsa iyi işler başaracağı kanısındayım. Sütten ağzımız yandı ! Elbette bu saydıklarımız tamamen sezon öncesi genel bir değerlendirme ve gerçek tabloyu önümüzde ki haftadan itibaren hep birlikte izleyip göreceğiz.

GİDENLER : Cevat Güler (Teknik Direktör), Abdulkadir Kayalı, Agus Garcia (R.Mallorca), Ali Çamdalı (T.Konyaspor), Bogdan Stancu (Gençlerbirliği), Javier Umbides (Atromitos), Şamil Cinaz (Bursaspor), Nizamettin Çalışkan (Gençlerbirliği), Saso Fornezzi (MP Antalyaspor), David Barral (Levante), Miguel Garcia, Roversio (New York Cosmos) Hasan Kabze, Atila Turan (S.Lisbon B), Ferhat Çökmüş, Müslüm Yelken (Ankaraspor), Vicente Monje (AEK Larnaca), İbrahim Kaş (Elazığspor), Yiğit Gökoğlan (Galatasaray), Jaime Romero (Real Madrid Castilla), Ayila Yussuf (Dinamo Kiev), Ömer Alp Kulga (Mersin İdman Yurdu), Fevzi Elmas (Şanlıurfaspor), Selçuk Şahin, Bruno Mezenga (Akhisar Blg.G.Spor), Banahene (Şanlıurfaspor), İrfan Başaran, Yasin Kocatepe (Altınordu), Wilfried Dalmat, Aleksandr Kletskov

Murat Torun (Akçaabat Sebatspor - Kiralık), Hüsamettin Tut (Giresunspor - Kiralık), Yasin Öztop (Akçaabat Sebatspor - Kiralık)

GELENLER : Erkan Sözeri (Teknik Direktör), Ferhat Odabaşı (Göztepe), Alişan Şeker (Kırklarelispor), Canberk Dilaver (Samsunspor), Volkan Koçaloğlu (TKİ Tavşanlı Lİnyitspor), Adem Sağlam (Körfez Futbol Kulübü), Ufukhan Bayraktar (Adana Demirspor), Bakary Soro (AC Arles), Mustafa Tuna Kaya (Erciyesspor), Muslu Nalbantoğlu (FC Oss), Erkan Sekman (T.Konyaspor), Salih Sefercik (Balıkesirspor), Michel Landel (Le Mans), Bilal Türkgüler (FV Kahramanmaraşspor), Faruk Bayar (TKİ Tavşanlı Linyitspor), Eren Özen (Gaziantep BŞB.Spor), Emre Aygün (Buğsaşspor), Alexandru Ionita (Rapid Bükreş), Ziya Alkurt (Bayrampaşa), Reha Kurt (Maltepespor), Branimir Subasic (FC Karabağ), Birkan Akdereli (Kocaelispor), Emre Gümüşkaya (Aydınspor 1923), Selahattin Selçuk Özkan (Eyüpspor)

DEVAM EDENLER : Ferhat Öztorun, Anıl Taşdemir, Cantuğ Temel, Ali Ferhat Aksoy, Erdal Pekdemir

HAZIRLIK MAÇLARI


Orduspor : 0 Mersin İdman Yurdu : 1

Orduspor : 0 Payas Belediyespor : 0
Orduspor : 2 Denizlispor : 1
Orduspor : 1 TKİ Tavşanlı Linyitspor : 2
Orduspor : 0 Tuzlaspor : 2
Orduspor : 0 FV Kahramanmaraşspor : 0 (Yrdk)
Orduspor : 0 Samsunspor : 0

BİLGİ: Bu yazı transfermerkez.com'da eşzamanlı olarak yayımlanmıştır.

1 Ağustos 2013

Orduspor'un yeni Stancu'su Alexandru Ionita

Yeni sezon hazırlıklarının ilk etabını Ordu'da tamamlayan Orduspor, ikinci etap çalışmalarına Bolu'da devam ederken, bilindiği üzere taraftan da yabancı forvet arayışlarına devam ediyordu.


Malum küme düşmenin verdiği ekonomik sıkıntılardan dolayı yerli ve yabancı oyuncu transferlerinde ön plana çıkan en büyük etken para oldu. Hal böyle olunca da elbette yapılan transferler beklentilerin bir adım altında oldu. Sebepler, gerekçeler, geçmiş sezon yaşananlar üzerine artık daha fazla konuşmaya gerek yok. Yabancı forvet için rotayı ilk olarak İsveç ligine çeviren Orduspor yönetimi, Djurgardens'de forma giyen Gambia asıllı Amadou Jawo'yu kadrosuna katmak için girişimlerde bulundu. Yaklaşık 20-25 gün süren transfer görüşmeleri tam da oldu bitti derken para problemleri nedeniyle sonuçsuz kalmıştı.

Jawo'yu kadrosuna katamayan Orduspor'da çoğumuzun merak ettiği konu hücum hattına kimin transfer edileceğiydi ki bu konu sonunda netlik kazandı. Bogdan Stancu'yu ile yollarını ayıran Orduspor'un yeni forveti yine bir Rumen futbolcu oldu. Orduspor, geçtiğimiz sezon Rapid Bükreş forması giyen Alexandru Ionita'yu ile 3 yıllık sözleşme imzaladı. Peki kimdir, nedir bu Ionita ?



5 Ağustos 1989 Bükreş doğumlu olan Alexandru Ionita, futbola ilk olarak doğduğu şehirde Viscofil Bükreş takımında başladı. 16 yaşında Rapid Bükreş'e transfer olan Ionita, 2006-2008 yılları arasında Rapid Bükreş'in 2.takımında forması ile 23 maç oynadı ve 14 gol kaydetti. 2008'de Rocar Bükreş'e kiralanan futbolcu, daha sonra Rapid Bükreş'e geri dönmüş ve 2009-2010 sezonunda Romanya 1.Liginde 28 maçta 10 gol 8 asist yaparak dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. 2010 yılında 2.5 milyon euro bonservis bedeli ile Köln'e transfer olan rumen forvet Bundesliga'nın yolunu tutar. Bundesliga'da bekleneni veremeyen Ionita, burada yaşadığı sakatlığın ardından beklenen performansı sergileyememiş ve 1.5 sezon süren başarısız bir dönemin ardından Rapid Bükreş'e geri dönmüştü. Geçtiğimiz sezon Romanya 1.Liginde 18 karşılaşmada görev alan Alexandru Ionita 4 kez gol sevinci yaşamış, ayrıca Romanya Kupasında da oynadığı iki maçta 2 gol kaydetmişti. Bunlar Ionita'nın rakamsal verileri...



1.85 boyunda olan Ionita, uzun boyu ve güçlü fizik yapısı ile dikkat çekiyor. Videolarını izlediğimiz Ionita'nın boy avantajı ile hava toplarında etkili olduğunu görüyoruz. Pivot santrafor olarak tanımlayabileceğimiz Ionita hava toplarında hakim bir futbolcu olsada geçen sezon attığı gollerde genel bir dağılım söz konusu. Rumen futbolcu kupa maçları dahil attığı 6 golün 2'sini kafa ile atarken, 2'sini sağ ayağı ile 2'sini de sol ayağı ile kaydetmiş. Bu veriler bizler için yeterli mi, Ionita derdimize ilaç olacak forvet mi bunu izleyip göreceğiz. Orduspor'un yeni Stancu'su olacak olan Ionita için bunlardan fazla birşey söylememiz yanlış olur. Malum, geçen sezon ne bekledik neler yaşadık ortada! O yüzden lig başladığında merak ettiğimiz bir çok sorunun cevabını da net bir şekilde almış olacağız.

2 Mayıs 2012

Yaşasın 1 Mayıs! | Futbol ve Toplumsal Dayanışma

Taksim, belki de son yılların en geniş katılımlı 1 Mayıs’ını geride bıraktı. Şu bir gerçek ki, zulüm, baskı, sömürü arttıkça, kitlesellik de günbegün artacaktır. Bugün, bütün dünya meydanlarında, sömürüye, zulme boyun eğmemenin onurunu taşıyan, insanca yaşama hakkının kutsal olduğu bir dünyanın hayalini haykıranlara selam olsun.. İşçinin ve emekçinin her günü insanca olsun.. 


Dün biz de Taksim’deydik. Taraftar gruplarının veya futbol odaklı toplulukların 1 Mayıs’ta meydanlarda olmasının anlamını tartışanların varlığı karşısında bu durumu irdelemek de gerek. Muazzam bir kitlesel odağın tam ortasında yer alan güzel oyunun gerçek sahibi futbol tribünleri, kitleselliğinin farkına varmalı ve egemenlerin kurguladığı kirli oyunlara karşı sessiz kalmamalıdır. Egemenlerin korkusu, taraftarların toplumsal kimliğinin gelişmesinin ortaya çıkaracaklarının farkında olmalarındandır. Romanya’da çıkarılmak istenilen sağlık yasasına karşı eylemlere çıkan kitlelere, maçtan çıkışta gelen taraftarlar da katılınca, ertesi gün o yasa taslağı geri çekilmek zorunda kalınmıştır. Tekel ve UPS işçilerinin başarıyla sonuçlanan direnişlerinin ardından yayınlanan teşekkür metninde, destek veren taraftar gruplarına ayrı parantez açılmıştır. Tunus’ta Arap baharında yükselen kitle hareketleri esnasında, eylemlerin etkinliğini arttıracağı düşüncesiyle maçlar iptal edilmiştir. Mısırda Al-Ahli takımının taraftar grubu Ultralar, Mübarek karşıtı eylemlerde en ön saflarda yer almış ve Al-Masry ile oynanan maçta bunun bedelini Mübarek’in polis kadrolarının kışkırtmasıyla 74 Al-Ahli taraftarının, Al-Masry taraftarları tarafından öldürülmesiyle ödemiştir. Daha sonra Ultralar’ın yaptığı direniş çağrısıyla geniş kapsamlı bir eylem başlamıştır.  Şimdi futbol, sadece futbol mudur? Hiç sanmıyorum.. 

Başlangıçta işçi sınıfının boş zaman eğlencesi olarak ortaya çıkmış ve önemli bir süre işçi sporu olarak anılmış futbol, günümüzde ticari bir panayıra dönüşmüş ve halktan koparılma noktasına getirilmiştir. Localardaki kaymak tabaka, tribünlerin ruhuyla rekabete girmiş ve taraftar müşteri eksenine oturtulmaya çalışılmıştır. Son zamanlarda yaşanan gelişmelerle, futbolu yönetenlerin hezeyanı doruk noktasına ulaşmıştır. "Farkında" bir taraftar topluluğu, endüstrileşen futbol ve onun egemenlerinin istemediğidir. Onlar sömürülmeye hazır, sadık müşteriler isterler. Bu müşteriler sahneye konulan başı sonu belli oyunun bedelini ödeyerek, aldıkları sahte hazla uyuşan yığınlardır. Ancak ne egemenler, ne de onların uyuşturdukları yığınlar henüz kazanamamışlardır. Paranın çimler üzerindeki kirli hakimiyeti bir yanda dursun, maç öncesi stad köftecisinde, sonrası birahanesinde, bin bir zorlukla gerçekleştirilen deplasman yolculuklarında, omuz omuza gırtlak patlatılan tribünlerde ve meydanlarda bambaşka bir futbol kültürü de, tutkulu bir şekilde varlığını sürdürmektedir. Umut vermektedir.. 

1 Mayıs’ta meydanlarda, toplumsal dayanışma saflarında yer alan “farkında” futbol taraftarlarına selam olsun… 

Yaşasın 1 Mayıs!


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...