30 Eylül 2011

Haftanın Maçı | K.Karabükspor - Orduspor


Lig başlamadan önce 4. hafta sonuna bize 5 puan alacağımız söylense çok fazla üzülmez, hatta sevinirdik. Ligin yeni takımlarından biri olmamızdan dolayı bu puan bizi tatmin edebilirdi. Ama geride kalan 4 haftaya şimdi bakınca 5 puandan çok daha fazlasını alabileceğimizi görmemiz bir bakımdan iyi bir bakımdan kötü bir duygu olsa gerek. Bu duygularla Karabük'e gidiyoruz. Son 2 haftada aldığımız 2 beberlikten çıkardığımız 2 puan ile... Yeni bir takımın kaybetmemeyi öğrenmesi, bunu alışkanlık haline getirmesi çok iyi birşey ama dengimiz olan takımlarla oynadığımız maçlarda Orduspor takımı her zaman sahaya kazanmak için çıkmalı. Karabükspor her ne kadar geçtiğimiz sezonun iyi takımlarından olsa da sezon başından beri oynadığı futbol çok abartılacak cisten değil. Fenerbahçe ve İBB deplasmanlarında nasıl oynadığımızı, iyi futbola rağmen nasıl puanlar kaybettiğimizi hepimiz biliyoruz. içerdeki maçlar önemli olduğu kadar deplasman da çok önemli.

Şöyle birşey de var. Ligin ilk maçında Fenerbahçe'ye mağlup olmamıza rağmen oynanan futboldan dolayı mutlu olmuştul. Çünkü takımın birlikte oynadığı ilk resmi maçtı. Çok fazla üzülmedik. Ama artık ligin 5. haftasına gireceğiz ve uyum sorunu gibi şeyleri bundan sonra konuşmamamız lazım. Takım bundan sonra iyi oyunu puana dönüştürebilmeli. Hatta şöyle birşey de var, kötü oynarken kazanabilmeliyiz. Bunlar tabikide zamanla oturacak kavramlar. İBB ve Samsun maçında kaybedilen 4 puanın tamamen acemilikten kaynaklandığını düşünüyorum. Her iki maçı da rahat kazanabilecek futbolu maç içinde oynarken her iki maçta da takım anlamsız bir şekilde oyundan düştü. 90 dakikanın tempo planlanması bu şekilde mi yapılmalı bilmiyorum ama maçların ilk 30 dakikasını süper geriye kalan 60 dakikasını vasat oynamaya devam ederek bu maçları kazanmayı beklememiz çok fazla gerçekçi olmaz.

Kadro yapısı olarakda tandemdeki Sedat/Numan değişikliği haricinde hep aynı kadroyla sahaya çıkıyoruz. Geniş bir kadromuz var. Yedek bekleyen önemli futbolculara sahibiz. O yüzden biraz daha Metin Hoca sahip olduğu bu şansı değerlendirmeli. Lig başlamadan önce gururla bahsettiğimiz bizi mutlu eden Rotasyon olayını eğer avantaja çeviremezsek bize çok zarar verir. Çoğu takımın gıptayla baktığı bir rotasyona sahibiz. Ama dediğim gibi bu rotasyon iyi bir şekilde yönetilmezse ve kenardaki oyuncular küstürülürse faydadan çok zarar verir bize bu sistem.

Rakibimizi değerlendirecek olursak ; ,

Karabükspor geçtiğimiz sezonun süpriz takımlarından biriydi. Uzun zaman sonra Süper Lige çıkmalarına rağmen kadrolarını büyük ölçüde korumaları ve akıllı transfer hamleleriyle geçtiğimiz sezonu sıkıntı yaşamadan bitirdiler. 5. haftaya girilirken istedikleri gibi başlangıç yaptıkları söylenemez. Aslında geçtiğimiz sezonki kadrolarının büyük bir kısmını korumuş olmalarına rağmen birşeyler eksik gibi. Geçen seneki tılsımları yok bu sezon. En önemli ayrılık onlar adına geçtiğimiz sezon takımın gol yükünü çeken Emenike ve Cernat sakatlandıktan sonra sazı eline alıp çok iyi bir sezon geçiren, bizim yeni futbolcularımızdan Hakan Özmert. Fazla ayrılık yaşanmamasına rağmen çok akıllı bir transfer politikası yürüttüklerini düşünüyorum. Emenike yeri kolay dolabilecek bir futbolcu değil aslında ama Shelton, Sinan Kaloğlu, Mehmet Çakır, Mehmet Battal gibi isimlerle o bölgede bayağı bir zenginlik sağladılar. Shelton bir Emenike olmasa da boş bir futbolcu değil. Geride kalan 4 haftada bunu açıkca gösterdi zaten.

Karabükspor'un en takdir ettiğim transferleri ise Bank Asya'dan yapmış oldukları transferler oldu. Ahmet Cebe, Erdem Özgenç, Bilal Kısa ve Buca'dan aldıkları Erkan Taşkıran transferleri gerçekten çok iyi hamleler oldu onlar adına. Bizim yakından tanıdığımız 2 defa Ordu'da görev yapan Yücel Hoca'nın ise Karabükspor'daki 3. sezonu olduğunun altını çizmek gerekir. İlk gelişinde efsanevi bir şampiyonluğu imza atmıştık Yücel Hocayla. İkinci gelişi ise hayal kırıklığı olmuştu bizim adımıza. Yücel Hoca elinde malzeme olduğu zaman oynatan bir hocadır. Karabük'de de elinde yeterince malzeme ve oturmuş bir kadro var. Geçen sezonki ivmeyi tekrardan yakalayabilirler mi orası şimdilik muamma ama Karabükspor'un ilerleyen haftalarda daha iyi bir futbol oynayacağını düşünüyorum. Klasik 4-4-2 veya 4-5-1 oynamaya çalışıyorlar. Ama genellikle 4-5-1 yakın bir diziliş ile sahada yer alıyor Karabükspor. Bizim maçtaki muhtemel 11'leri şu şekilde.

Tomic'in Süper Lig'in iyi kalecileri arasında olduğunu düşünüyorum. Kaleci demişken Murat'ın bu konuyla ilgili bir hazırlık içinde olduğunu biliyorum. Önümüzdeki günlerde güzel bir yazı gelebilir : ) Neyse, Tomiç iyi kaleci ama önünde oynayan defans hattı iyi isimlerden oluşuyor gibi görünse de biraz yavaş isimlerden oluştuğunu düşünüyorum. Tandemde Deumi ve Muhammet Özdin oynayacak yüksek ihtimalle. Fatih mi oynar yoksa Stancu mu bilmiyorum ama bu iki ismin ağırlığından faydalabiliriz. Takımın bekleri ise bence gayet iyi isimler. Seriç de Erdem de kaliteli futbolcular. Orta sahaya baktığımız zaman takımın en önemli ismi Cernat ve ona eşlik edecek olan Erkan Taşkıran önemli isimler. İleri uçta ise Shelton ile gol arayacak Karabükspor. Geçmiş maçlar analiz edildiği zaman Karabükspor'un hücum organizasyonlarının Cernat üzerinden olduğu ap açık ortada. Bizde Culio neyse orda Cernat o ama Karabük'ün Cernat'dan daha iyi faydalandığı açık ve net söyleyebiliriz. Mehmet Çakır ve İlhan Parlak ise süpriz gol ayakları.




***

Metin Hoca takımın başına geçtiğimizden beri resmi maçlarda sadece 1 defa mağlup olduk. O mağlubiyet de ligin ilk haftası Fenerbahçe'ye karşıydı. Bu deplasmana giderken teknik ekibin amacı 3 puan mı yoksa 1 puan mı orasını bilemiyoruz. Sahaya kazanmak için çıkarsak ve oyun içinde e bu yönde futbol oynarsak Karabük'ten galibiyet ile döneceğimizi düşünüyorum. Bizim ilk 11'i yazmıyorum. 4 haftadan beri herkes ezberledi zaten 11'i. Bizim burda dillendirdiğimiz bir kere de Stancu ilerde oynasın solda Riberio'yu görelim laflarını da yinelemenin lüzumu yok.

Karabük deplasmanından galibiyet, 3 puan ve güzel futbol bekliyoruz.

Bayan Mor Menekseler...Onlar Zaten Hep Tribundeydiler...

TFF`nin yeni karari cok konusuldu. Bayan ve cocuk seyircilerimizin ucretsiz alinmasi, turlu esprilere yol acsa da bence cok olumlu bir davranisti. Cok iyi bilirim ki tribun kulturunun icinde sertlik, psikolojik baski, sesin kisilina kadar bagirmak hatta yeri geldiginde kufurun bile yer var, fakat ulke insani olarak (Karadeniz insaninda ikiyle carpmayi unutmayalim) cok cabuk sinirlenen ve tepkisini bazen yanlis gosterebilen bir yapidayiz ki bu bazen hem takima hem de birbimize zararli olabiliyor. Yine cok iyi bilirim ki, ulke insani olarak her ne kadar bu konularda iyi anilmasakta, yanimizda bayan bir arkadas oldugu zaman hareketlerimize 2 kat dikkat eder, daha olculu davraniriz. Bu yuzden bayanlarimizin ister istemez tribunlerimize bir ceki duzen verebilecegi konusunda TFF`yle hem fikirim. Tabi tribun kulturunu cok da yumusatmamalari sartiyla...

Ben bunlari dusunurken Orduspor ve bayan seyircilerimiz hakkinda oyle guzel 3 videoya denk geldim ki, dusuncelerimi daha yazamadan hakli cikardilar. Sehrimle ve sehrimin kadinlariyla bir kez daha gurur duydum diyebilirim.



Ilk goruntu tabi ki tribunden, Samsunpor macinda kapaliya inat yaparcasina destek veren bayanlarimizin goruntusu ayakta alkislanacak turden. Biraz senkronizasyon kaybi goze batsa da, iclerinden yakinda bir Amigo Zeki cikarmalari durumunda bunu asabileceklerine yurekten inaniyorum.


2. goruntumuz ise yine Orduspor - Samsunpor maci oncesinde, stada gelen bayan taraftarlarimizla Kanal 52`nin yapmis oldugu roportajlardan. Cocuklarini maclara getiren veya direk kendisi Orduspor`a destek amacli gelen her bayan taraftarimizi ayri ayri alkislamak gerekiyor. 1967 kadrosunu ezbere sayan teyzemin ise ellerinden opmek ismek istiyorum. Ozellikle Fenerbahce`nin futbol uzmani! bayan taraftariyla kiyaslayinca, teyzeme saygim bir kat dah artti diyebilirim. (FB`li bayan taraftari hala izlemeyenler icin www.youtube.com/watch?v=NYOYuJUQvJw) Umarim ileride yine bir bayan arkadasimiz da, hem Bank Asya`ya cikan kadromuzu hem de bizi Super Lig`e cikaran kadromuzu sayabilirler.


Son videomuz ise, Lig Tv`den geliyor. Okay Karacan`in sesinden Turk futbol tarihinde kadinin yeri. Video`yu Orduspor`un sevilen facebook gruplarindan birisi Mor Menekseler`den aldigimizi belirtip, facebook videolarini paylasamadigimiz icin sadece linkini vermekle yetiniyoruz. Videonun tamamini izlemenizi oneririm ya da sadece videonun bizi ilgilendiren ve gogsumuzun kabarmasini saglayan kismi 1.58 - 2.20 arasini izleyebilirsiniz. Cerli Koyu Muhtari Pervin Akturk`un Orduspor`u nasil destekledigini ve koylerimizden Orduspor`u desteklemeye minibuslerin kalktigini duyunca sizin de benim gibi gururlanacagimizdan eminim.

Sonuc olarak sene basinda yasadigimiz sike sendromunun bize en olumlu katkisi bu oldu diyebiliriz. Kadinlarimiz zaten tribunun icindeydi fakat onlari uzaklastirmak yerine tribune cekmeye calismak gercekten yararli bir proje. Umarim tarihten gunumuze basarili bir sekilde destek saglayan Orduspor`lu bayan taraftarlarimiz, TFF`nin verdigi bu firsati kacirmaz ve bu onemli senede takimimizi yalniz birakmaz. Biz onlari tribunde sevdik, simdi sira el ele, kol kola Orduspor`umuza destek olma zamani...

29 Eylül 2011

Hafta Sonu Tv'de Futbol (30 Eylül - 3 Ekim)


30 Eylül 2011 Cuma
20:00 Bursaspor - Gençlerbirliği (Ligtv)

01 Ekim 2011 Cumartesi
14:45 Everton - Liverpool (Ligtv 3)
15:00 KDÇ Karabükspor - Orduspor (Ligtv)
16:30 Hoffenheim - Bayern Münih (TRT Haber)
17:00 Manchester United - Norwich City (Ligtv 3)
17:00 Blackburn Rovers - Manchester City (Ligtv 2)
18:00 Çaykur Rizespor - Kasımpaşa (TRT 3)
19:00 Fenerbahçe - Büyükşehir Belediyespor (Ligtv)
20:00 MP Antalyaspor - Sivasspor (Ligtv 2)
20:00 Akhisar Belediyespor - Gaziantep Büyükşehir Belediyespor (TRT 3)

02 Ekim 2011 Pazar
00:00 Fluminense - Santos (Ligtv 3)
14:00 Giresunspor - Göztepe (TRT 3)
14:00 Boluspor - Adanaspor (TRT 6)
15:00 Samsunspor - Manisaspor (Ligtv 2)
15:00 Eskişehirspor - Trabzonspor (Ligtv)
15:00 Spor-Toto 2.Lig 4.Hafta Maçları
15:30 Bolton Wanderers - Chelsea (Ligtv 3)
16:30 Karşıyaka - Kayseri Erciyesspor (TRT 3)
16:30 Hannover - Werder Bremen (TRT Haber)
18:00 Tottenham Hotspur - Arsenal (Ligtv 3)
18:30 Hamburg - Schalke 04 (TRT HD)
19:00 Kayserispor - Mersin İdman Yurdu (Ligtv 2)
19:00 MKE Ankaragücü - Galatasaray (Ligtv)
19:00 Sakaryaspor - Konyaspor (TRT 3)
21:00 Sporting Gijon - Barcelona (NTV Spor)
21:30 Juventus - Milan
22:00 Vasco Da Gama - Corinthians (Ligtv 3)
23:00 Espanyol - Real Madrid (NTV Spor)

03 Ekim 2011 Pazartesi
20:00 Gaziantepspor - Beşiktaş (Ligtv)
20:00 Denizlispor - TKİ Tavşanlı Linyitspor (TRT 3)

Kaynak ( tribundergi.com)

Tahminleri Alalım, 5. Hafta Tahminleri

Biraz değişiklik yapıp bunu geleneksel hale getirebiliriz. Bu hafta başlayalım bakalım. Çok fazla iddialı değiliz. Maksat bu taraftan bakınca maçların ne şekilde durduğu. İddaa sezonuna kendi adıma hayal kırıklığı ile başlasam da ilerki haftalarda düzeleceğimi umuyorum.

Bizler tahminlerimizi yapalım. Okurlarımız da yorum ve tahminleriyle kendi görüşlerini belirtsinler. Bakarsınız hediye falan veririz yüzdesi iyi olanlara : ) O yüzden boş geçmeyin derim... Yazar kadrosu da boş durmasın. Onların tahminlerini de görelim.

Bursaspor - Gençlerbirliği : 1
Karabükspor - Orduspor :2 ( Gönül başka ihtimale razı değil )
Fenerbahçe - İBB : 0
Antalyaspor - Sivasspor : 1
Eskişehirspor - Trabzonspor : 1
Samsunspor - Manisaspor : 0
Ankaragücü - Galatasaray : 2
Kayserispor - Mersin İdman Yurdu : 1
Gaziantepspor - Beşiktaş : 0

27 Eylül 2011

Yeni Bir Heyecan | Dişi Menekşeler


Dişi Menekşeler yerine aslında Orduspor Bayan Basketbol takımı yazmıştım ama sonradan değiştirdim. Böyle çok daha güzel oldu... : ) Artık bizim de bir basketbol takımımız var.

Eskiden beri hep özenmişimdir aslında farklı branşları bünyesinde barındıran spor kulüplerine. Karşıyaka'nın futbol merkezli bir spor kulübü olmasına rağmen Basketbol şubesiyle Avrupada dahi boy göstermeleri ve yıllardır Basketbol 1. liginde mücadele etmesi mesela... Farklı örneklerde verilebilir. Yıllardır Ordu'da bunun eksikliğini hissettik aslında. Yeni bir salonumuz olmasına rağmen profesyonel liglerde bir basketbol veya voleybol takımımızın olmaması bu sporlardan biraz uzaklaştırdı bizleri.

Aslında Ordu bu heyecana yabancı değildi. 2000 yıllarda benim liseye yeni başladığım dönemlerde Ordu Polisgücüspor'un Basketbol takımının 2. ligde mücadele ettiği zamanları hayal meyal hatırlıyorum. 2-3 sezon çok başarılı dönemler geçirmiş her maçını 19 Eylül stadyumunun yanındaki kapalı spor salonunda tıklım tıklım dolu tribünlere oynamıştı. Sonrasında Polisgücüspor profesyonel Basketbol takımını feshetti diye hatırlıyorum. Belkide başarısızlıktan dolayı kapandı net hatırlamıyorum ama o gün bugündür Ordu'da profesyonel ligde mücadele eden basketbol takımı da, voleybol takımı da olmadı.

3. ligleri gördüğümüz 2000'li yılların başında Orduspor'un amatör branşlara ciddi paralar ayırması o zamanın şartlarında pek mümkün değildi belkide. 2. Ligde geçen sezonlar, uzun bir Bank Asya döneminden sonra şuan Süper Ligdeyiz. Orduspor'un bir spor kulübü olduğunu düşündüğümüzde bu ismin altını pek dolduramadığımız ap açık ortada. Dediğim gibi bunda Futbol takımımızın uzun yıllar alt liglerde mücadele etmesi oldukça etkili oldu. Bank Asya'da başlayan ve Süper Lige çıkmamızla daha da önem kazanan kurumsallaşma sürecimiz bu sezon yaşayacağımız farklı bir heyecanla renklenecek.

Yazının giriş kısmı uzun oldu biraz. Amatör branşlara neden pek fazla önem veremediğimizi biraz olsun açıklamaya çalıştım. Bildiğimiz gibi Akın Çiçek'in yaklaşık 3 hafta önce Orduspor Basketbol Şubesi'nin başına getirilmesiyle bu sezon Bayan Basketbol takımımızın lig yetiştirileceği ve bu sezon 2. ligde mücadele edeceği açıklanmıştı. Nitekim kısıtlı zamanda transfer çalışmaları tamamlandı ve bugün resmi sitemizden Bayan Basketbol takımımız tanıtıldı. Kısa zamanda kurulmuş bir takım olmasına rağmen hedefi 1. lig olarak belirlemişler. Uzun yıllar sonra Salon Sporlarında Profesyonel bir takımımız olacak.


Yeni salonumuz yapıldıktan sonra Basketbol 1. Liginin Türkiye Kupası ayaklarından birkaç Ordu'da oynanmıştı. Farklı bir heyecan olmuştu bizim için. Ama artık en azından basketbol branşında özlemimizi giderecek bir takımımız var. Çok şirin bir salonumuz ve 2. ligde mücadele edecek Dişi Menekşeler'imiz var. Yeni kurulmuş takımımıza bu sezon sahip çıkmalı onları yalnız bırakmamalıyız. Umarız bu sezon hem Ordu için hem Orduspor için ayrı bir heyecan olur Dişi Menekşeler.

Baketbolu bu kadar uzun uzadıya konuşmuşken bir temenniyle yazımızı sonlandıralım. Beko Basketbol liginde bildiğim kadarıyla tek Karadeniz takımı Trabzonspor. Trabzonspor da uzun bir uğraş ve yatırım sonrasında yükseldi bu lige. Orduspor'umuzun Beko Baketbol Liginde bir takımını görmek bizleri çok mutlu eder aslında ama Basketbol biraz sponsorlar ile ilerleyen bir branşa dönüştü artık. Beko Basketbol liginde mücadele eden takımların neredeyse %80'i kurum takımları. Kalan takımlar ise isim haklarıyla kısmi kurum takımları. Ordu'da köklü kuruluşlar var. Bu kurumları hepimiz biliyoruz. Orduspor çatısı altında bu kurumların katkılarıyla önümüzdeki yıl Erkek Basketbol takımımızı da görmek isteriz. Bu işin sorumlusu olduğuna göre Akın Çiçek'in bu işin peşini bırakmaması gerek.

Temennilerimiz bunlar.

Dişi Menekşelerimize D.A.G olarak yeni sezonda başarılar dileriz... : )

26 Eylül 2011

Süper Ligde Haftanın Ardından #4

Kaşım gözüm derken ligde 4 hafta geride kaldı. 1 aydır lig oynanıyor diye bir intiba oluşabilir ama sıkıştırılmış fikstürden dolayı hızlı adımlarla ilerliyoruz. Bu şekilde iyi mi oldu kötü mü oldu bilmiyorum ama bazı takımların belli bir zamandan sonra bu tempoyu ne kadar kaldıracağı soru işareti. Neyseki önümüzdeki haftadan sonra Milli Maç arası olacak ve bu ara bazı takımlara çok iyi gelecek. 4 hafta geride kalırken ligin zirvesinde tek puan kaybını bize karşı yaşayan İBB ve Fenerbahçe var. Ligin zayıf halkalarından gösterilen Sivasspor'un kendi evinde Bursaspor'a 3 tane atması ve 4. haftayı geride bırakırken Gaziantepspor'un hala puan alamamış olması(Kafkas`in istifasi) bu haftanın ardından akılda kalan önemli detaylar. 4 hafta sonunda 4 buyukler diye nitelendirilen takimlarin hepsinin birden 3 puan aldigi ilk hafta ayni zamanda. 4. Hafta geride kalırken maçlardan yüzeysel bahsedelim...




Haftanın en şaşkınlık verici maçlarından biriydi. Bursaspor lige çok iyi başladı aslında. 2 maçta aldıkları 2 galibiyet ile bu sene de ligde üst sıralara oynayacaklarının sinyallerini verdiler. Beşiktaş maçında kaybedilen 3 puanın tarifi ise futbol literatürüne nasıl girer bilmiyorum ama şanssızlıktan öte birşeydi o kaybedilen puanlar. İyi oynayan taraf Bursa olmasına rağmen Beşiktaş 2 dakikada attığı 2 golle Bursa'dan galibiyetle ayrıldı. Bu hafta ise Bursaspor deplasmanda zor da olsa kazanır en kötü ihtimal 1 puanla döner diye bir algı vardı ama sanılanın aksine Sivasspor çok iyi bir futbol ortaya koydu ve 3-0 lık net bir skorla beklenmedik bir şekilde Bursaspor'u mağlup etti. Sivasspor'un ligin başından beri oynadığı futbol ve aldığı sonuçlardan dolayı ligin zayıf halkalarından biri olarak gösterilmesine rağmen 4 haftayı 6 puanla kapatmaları ayrı bir alakasızlık tabikide. Kamil Grosicki'nin olumlu futbolu ile Sivas bu hafta iyi de oynayarak 3 paunı aldı ama herşeye rağmen bu sezonu sıkıntılı bir şekilde geçireceklerini düşünüyorum. Bursaspor'un ise bu tarz zaman zaman aldığı beklenmedik mağlubiyetler olabiliyor. Ama her seferinde yerden kalkmasını başarabilen bir takım. Yine toparlayacaklardır.


Yeni takımlar arasında en sivrilen isim Mersin İdman Yurdu oldu. Doğrusunu söylemek gerekirse böyle bir başlangıç beklemiyordum ama 4 maçta 9 puan puan yaparak lige merhaba demek gerçekten çok güzel onlar adına. Mersin İdman Yurdu'nun hücumdaki zenginliği birçok takımı kıskandıracak cinsten. Defansif bakımdan sıkıntıları olduğunu düşünsek de Mersin İdman Yurdu gol sıkıntısı yaşamadığı sürece bu galibiyetleri devam eder gibi duruyor. Attıkları 7 golle ligin Beşiktaş ve Bursaspor ile en çok gol atan takımlarından biriler. Mert Nobre'nin attığı goller, oynadığı futbol şaşkınlık verici diğer olaylardan biri. Mersin'de etkili olabileceğini düşünüyorduk ama bu kadar iyi ve oyuna direk etki edecek kadar iyi olacağını kimse tahmin etmiyordu. Ligi aynı tempoda devam ettirir mi bilemeyiz ama şuanda izlediğim Nobre Miy'in en etkili isimlerinden biri. Nobre, Nduka, Kamanan gibi alternatifleri olduğu düşünürsek ve bu isimlerin hepsinin Forvet tanımının içini dolduran isimler olduğunu düşünürsek Mersin bu sene gol sıkıntısı yaşamayacak gibi. Gaziantep açısından söylenecek çok şey var aslında. Bu şekilde devam etmeyeceklerinden eminiz. Sonuçta gerçekten iyi bir kadroya sahipler ama birşeyler yolunda gitmiyor. Tolunay Kafkas'ın hafta içi istifanın eşiğinden dönmesi ve takımın 4 de 0 çekmesi ilginç gelişmeler. Gaziantep zamanla toparlayacaktır ama bu zaman biraz uzun sürerse bu sezonu geçtiğimiz sezona göre çok daha aşağılarda bitirirler. EDİT: Tolunay'ın istifa haberi twitter camiasına düşmüş bulunmakta. Gaziantep adına iyi mi oldu kötü mü oldu muamma...


Manisaspor belkide bu ligin en oturmuş kadrolarından birine sahip takımlardan biri ama lige istedikleri gibi başlangıç yapamadılar. Puan aldıkları 2 karşılaşmada da 10 kişi ile maçı bitirdikleri için bu maçta da 10 kişi kalsınlar geyiği dönmedi değil. Nitekim maçı 11 kişi tamamladılar ve puansız sahadan ayrıldılar. Takımda birşeyler eksik. O eksik kısımları tamamlamak hocalarının işi ama biraz daha ligi ciddiye almaları lazım. Belediye açısından bakacak olursak bizimle oynadıkları maçta galibiyeti kaçıran taraf bizdik. Belediye iyi takım. Gs ve Trabzonu yenerek bunu kanıtladı ama öyle çok da aman aman bir takım olduklarını düşünmüyorum. Bu tempoyu ne kadar sürdürürler bilemiyorum ama ayakları yere sağlam basan her takım Belediye karşısında puan alabilir.


Skora bakıldığı zaman Trabzonspor'un rahat bir galibiyet aldığı izlenimi oluşabilir ama son derece zorlu bir mücadele oldu. Trabzonspor Burak'ın attığı golle öne geçtikten sonra Karabükspor Cernat'ın frikiğiyle durumu eşitledi. Sahada olmayan Adrian ve Colman'ın eksiklikleri ilk yarı biraz hissedilse de ikinci yarı sahneyi tekrar alan Burak 2 gol daha atarak galibiyeti getirdi. İlk yarının başlarında üst üste 6 defa ofsayta düşmesine rağmen sonradan kendisine gelip hattrick yapması onun adına ayrı bir güzellik olsa gerek. Trabzon lige iyi başlayamadı ama zamanla seri galibiyetler alacaklardır. Selçuk'un gidişinden dolayı çok etkilendiği söylenen Burak'ın golleri ise devam ediyor. Bu gol istikrarını sürdüğü sürece Trabzonspor'a önemli puanlar kazandırır Burak. Karabük cephesinden baktığımız zaman ise, Karabükspor'un geçtiğimiz sezonun üstüne bişeyler koyduğunu söylemek fazla olur. Ortalama bir takım görünümündeler. Ligin alt sıraları ile orta sıraları arasında gidip gelecek takım görüntüsündeler şuanda.


Sene basinda bu mac icin herkesin yorumu su olurdu herhalde. Gaziantepsor`la beraber yukariyi zorlamasi beklenen Kayserispor ile sike davasiyla buyuk darbe yiyen ve dusmesi beklenen Fenerbahce`nin maci. Fakat haftalar ilerledikce durum tersine isliyor. Kayserispor yine kendisi gibi cikis beklenen Gaziantep disinda puani yok. Her ne kadar ikinci yari Kayseri`nin ustunluguyle de gecse, son 3 hafta gibi, cok guvendigim Shota`ya ragmen takim olmayi becerememis bir Kayserispor var. Kayseri adina benim acimdan tek sevindiri olay 2 senelik sakatlik sonrasinda takima geri donmus, oynasaydi Serdar Kesimal`den de, Ersan Gulum`den de buyuk defans olucak olan Eren Gungor`un takima kaptan olarak geri donmesi. Fenerbahce cephesinden bakarsak daha once de belirttigim gibi sike donemi sonrasi gidenler gitmis, kalanlari ise daha bir araya getirmisti. Hatta bu olay genc yabanci transferini otturtmak isteyen Aykut Hoca`ya da yaramis. Ornegin Ziegler, belki Dos Santos kadar yetenekli degil ama Aykut hoca`nin sablonunda cok daha verimli. Yine Bienveniue 2. macina gore temposuyla takima birseyler katmis, fakat Aykut Hoca`nin aklinin hala Emenike`de oldugu cok acik. Kayseri`nin gorulmeyen iki bariz penaltisi macin kaderini degistirirmiydi bilinmez ama Fenerbahce bu kadar olaya ve ustune gelen eksige ragmen yenilmiyorsa, bunu sadece sanstta aramamakta fayda var. Tecrube, Alex, takim oyunu, Alex ve Alex sayesinde Fenerbahce bu ligde bu sene de sampiyonlugu zorlayacaktir.


Nobetci hoca Carval`le beraber Avrupa Ligi`ni dusununce daha da sikilasan Besiktas Antalyaspor karsisina da bazi aslarindan yoksun cikmisti. Buna ragmen hem bu yogunlukta, hem ligin ilk haftalarinda alinan her 3 puan`in sorgulanmasina gerek yoktur. Tipki Fenerbahce`nin Orduspor`umuzu yendigi mactaki gibi, gol sonrasinda Antalyaspor ustunlugu olmasina ragmen sonuc gelmeyince Besiktas hanesine 3 puani yazdiran takim oldu. Besiktas`ta futbolunu ve hirsini git gide arttiran Egemen, yedekligin yaradigi Holosko ve kaleci Cenk begendigim isimlerdi. Penalti yaptirmasina ragmen Veli beni bencilligi sebebiyle papaz etti fakat fizigiyle bu ligde is yapabilecegi kesin. Antalyaspor cephesinde ise mac basinda Besiktasli taraftarlar tarafindan alkislanan Mehmet Ozdilek 11 Yerli`nin ugurunun bittigine inanip 1 yabanci takviyesi yapmisti bu macta. Gol sonrasinda ozellikle Necati`nin iyi oyununa ragmen son vuruslari yapamayinca yenik ayrilmak zorunda kaldilar. Galatasaray`a gelmek icin oynamadigi 6 ayda sadece yattigini dusundugum Ali Turan Galatasaray`dan sonra bombalama isine devam etmekte. Bu tecrubesine ragmen bu kaday kolay penaltiya sebep vermemeliydi. Yine de Antalyapsor ve tecrubeli yerlilerinin bu ligde rahat olacai cok acik.


6 sene ogrenciligik yaptigim Ankara`nin 2 guzide klubu. Hem taraftarlik sevgileri hemde yonetim anlayislari olarak 2 farkli kimlik gibiydi. Genclerbiriligi Ankara`yla ozlesmis memur cocuguyken, Ankaragucu Angara`nin icinden gelmis has cocuktu. Genclerbirligi adina, su anda yogun bakimda olan Ilhan Cavcav`a (Ayrica Ggecmis olsun) takimin mevcut durumu icin tesekkur edilmeli ve artik daha saglam bir kadro yapilasmasina donulmeli. Ankaragucu tarafina gecmek bile istemiyorum. Celal Aydin / Melih Gokcek / Kucuk Gokcek ucgeni icerisinde erittiler koskaca klubu.Bana kalirsaher iki Ankara klubu de sene sonunda Super Lig icin fazlasiyla yetersiz kalacaklar. Umarim 2012 senesinde Ankara Super Lig`inde en azindan bir takim bulundurmaya devam edebilir. Bireysel basarilara gelirsek onceden de onek verdigim Ozgur Cek macin yildiziydi. Oyle guzel iki asist verdi ki agzim acik kaldi.Yine Ankaragucunde Ranjioch ve Genclerbirliginde Soner Aydogdu goze batan isimlerdi.


Ilk 3 haftada puan kayiplari yasamaya baslayan Galatasaray seyircisini korkutmuyor degildi. Takim olarak iyi olmalarina ragmen pozisyon yaratacak isimlerin eksikligi Galatasaray`da sikinti yaratiyor. Bu kadro yapisinda Baros-Elmander ikilisiyle 4-4-2`yi inatla denemeyen Terim, sene basindan beri kafasindaki 4-3-3 ve turevlerindeki israrinda devam ediyor. Gecen hafta kirmizi karta kadar basarili bir sekilde 4-4-2`yle gol arayan Galatasaray, bu hafta tekrar Terim`in kafasindaki sisteme dondu. Macta ilginc olan Engin`in forvet arkasi pozisyonda basarili bir sekilde oynamasaydi. Galatasaray eski yillarina inat cok yaratici degil ama iyi futbol oynuyor. Gollerin ikisinin de duran toplardan gelmesi takim icin ayri bir sevindirici nokta. Gokhan Zan`in sacma pas hatalari disinda pozisyon vermeyen bir takim olmus Galatasaray. Ujfalussi, Selcuk, Elmander bu maclik Hakan Balta sahanin iyilerindendi. Sene basinda Cambiasso`nun gelmemesiyle Galatasaray`a gelen Melo ise herkesi buyulemeye devam ediyor. 10 numarayi sirtina gecirmesiyle savunma yonunun yanina Turkiye liginde hucum gucunu de ekleyecegini gosterdi diyebiliriz. Eskisehir`e bakarsak ne olursa olsun hucumu dusunen Skibbe`ye hem sempati beslemisimdir. Bugun macta pek etkili degillerdi. Bireysel bazda konusursak tecrubeli Dede ve Veysel`i cok begendim. Alper Potuk ise yine 20 yasinda degilmis gibi akilli ve etkili oynamaya devam ediyor. Eskisehirspor`un bu sene Skibbe`nin arkasinda dururlarsa basarili isler yapabileceklerine inaniyorum.

25 Eylül 2011

Kötü Futbol | Saso Fornezzi 0 - 0 Ertuğrul Taşkıran


Başlıkta geçen kötü futbol ibaresi bizima adımıza tabikide. Samsunspor bir deplasman takımı nasıl oynaması gerekiyorsa o şekilde oynadı. Bolca pozisyon da buldular ama Fornezzi'ye takıldılar. Fornezzi'nin çok önemli 3 kurtarışı vardı yine bugün. Ligin 4 haftası geride kalırken izlediğimiz Fornezzi sezon için bize çok puan kazandıracak bu açık. Bugünkü 1 puanın da mimarı ne yazıkki Fornezzi'ydi. Samsunspor'un genç kalecisi ise bugün 90+4'de çıkardığı topla kötü oynayan Orduspor'a 3 puanı yar etmedi. Ahmet Şahin'in kart cezalısı olmasından dolayı forma şansı bulan genç kaleci iyi bir performans sergiledi. Maç boyunca iki kalecinin de birbirine nazire yaparcasına yaptığı şık kurtarışlar maçın golsüz bitmesinin diğer sebebi oldu...

Kötü futbol dedik aslında ama hakkaten kötü mü oynadık yoksa oynamak istediğimiz futbol bu muydu bilmiyoruz. Ligin başından beri hep aynı sistemde, aynı düzeyde oynuyoruz. İlk 25-30 dk fırtına gibi, Karadeniz gibi esen, rakip kaleye dalga dalga giden bir takım ama sonrasında maç sonuna kadar dingin, maçın başındaki görüntüsüyle alakası olmayan bir takım. Manisa maçının bir benzerini oynadık. Yine ilk 25 dakikayı çok iyi oynayıp bir gol bulmuştuk ve maçın geri kalan dakikalarında tempomuz git gide düşmüş, 2. yarı nerdeyse bizim yarı sahamızda oynanmıştı. Manisa maçında iyi kapandık ve attığımız golün de avantajıyla 3 puanı almasını bildik. Ama bu maçta ilk yarım saatlik dilimde gol atamayınca ilk yarıda oynanan iyi futbol da uçtu gitti.

İkinci yarıya iyi başlayan taraf bizdik ama Samsunspor uzun paslarla dahi çıkamazken yaptıkları 2 oyuncu değişikliğiyle kontrolü tamamen ele aldı. Özellikle Zenke oyuna girdikten sonra tamamıyla oyunu geride kabullenen bir yapıya büründük. Rakip takım yaptığı oyuncu değişiklikleriyle kontrolü ele alıp kalemizde önemli pozisyonlar bulurken maalesef biz öylece seyrettik ve Fornezzi'nin önemli pozisyonları savuşturması için dua ettik. Fakat Ordu'da bu durumun tam tersi olması lazım. İBB maçında oyuncu değişikliklerinin geç gelmesinden dolayı hepimiz yakındık ve aynı durum bugünde oldu. Emre Özkan'ın sakatlanıp Murat Kalkan'ın oyuna girmesi dışında Metin Hoca oyuna etki edecek bir değişiklik yapmadı. Yaptığı değişikliklerdede bence zaman olarak çok geç kaldı. İstanbul Belediye maçının son 30 dakikası rakip takımın orta sahası oyundan düşmüşken Riberio oyuna dahil olsaydı çok etkili olabilirdi. Aynı şey bugün de oldu. Metin Hoca Stancu'yu maç içinde bir sağ tarafa, bir sol tarafa, bir ileri uca, bir geriye çekip durdu. Riberio'yu oyuna almak için çok geç kaldı. Culio çıktıktan sonra bu maçı kazanmak istiyorsak oyuna giren kişi ya İrfan olmalıydı yada Hakan Özmert. 88. dakikada Ali'nin oyuna girmesi çok çok geç kalmış bir hamle. Aynı şekilde Riberio'nun 80. dakika oyuna girmesi gibi...


B Planımız Yok.
Evet tam anlamıyla bu KILişe cümlenin hakkını verdik bugün. Ligin yeni takımlarından biri olmamıza rağmen maalesef 4 hafta sonunda bizim gözlemlediğimiz şey bu. Golü attığımız zaman sıkıntı yok. Ama geriye düştüğümüz zaman yada gol geç geldiği zaman üretkenlikte çok sıkıntı çekiyoruz. Fenerbahçe maçında iyi oynamamıza rağmen kaybettik. İBB maçında çok iyi bir ilk yarı oynayıp bulduğumuz golün arkasına sığınınca 1 puanı zor kurtardık. Ama deplasmanda alınan 1 puan iyidir dedik. Bugün ilk 30 dakikadaki baskımızdan gol çıkmayınca 2. yarı yine aynı kabusu gördük. Bazen herşey planlandığı gibi gitmez. Bugün de bizim planladığımız gibi gitmedi maç. İlk yarım saatte yoğun baskı sağlayıp golü bulup bir şekilde maçı bitirmeyi planladı Metin Hoca. Manisaspor maçında yağtığımızı yeniden yapmayı denedi. Fakat her zaman baskı golle sonuçlanmıyor. B planı işte tam bu zamanda devreye giriyor. İlk yarının son 10 dakikasından belliki takım ilerde çoğalamıyor, üretken olamıyor, pozisyon bulamıyor. Culio çok iyi marke ediliyor ve onun üzerinden de oynayamıyoruz. Stancu hareketli ama kanattan bir yere kadar gidiyor tam anlamıyla etkili olamıyor. Manisa maçındaki gibi araya bir top olur belki yine atar diye bekliyoruz ama herzaman rakip stoper topu sektirecek diye bekleyemeyiz. İleri uçta birşey, değişik birşeyler yapmak gerek. İşte tam bu noktada biz hiçbirşey yapmıyoruz. Hücumda tam anlamıyla tıkanmışken 90 dakikayı o tıkanıklık belki açılır, Allah verede birşey olur diye dürte dürte bitiriyoruz. Gariban Stancu'yu bir sağa, bir sola göndermektense en azından çift forvete dönmeyi deneyebilmeliyiz. Riberio'nun oyuna girdikten sonra nasıl etkili olduğunu biliyoruz. Gerekirse Fatih'i çıkarıp Stancu'yu ileriye sürebiliriz. Fatih her ne kadar etkili olsa da, top tutsa da bu haftaya kadar son vuruşlarda çok etkili olamadı. Fakat sürekli aynı isimlerde ısrar etmekdeki mantığı anlayamıyorum. Stancu'nun ilerde Riberio'nun solda olduğu bir formasyonu göremedik henüz. Orta sahada da aynı şey söz konusu. Culio bugün verimli olamadı. Gereksiz yere 3-4 kişinin arasına girdi çoğu zaman. Yoğun markaj altında da kaldığı için son topları istediği gibi kullanamadı. İkinci yarıya İrfan, Hakan Özmert gibi isimlerle başkanarak ordaki soruna da bir çözüm getirilebilirdi. Fakat biz aynı oyun şablonunda maçı bitirdik.

Nitekim, biz aynı şeyi oymaya çalışırken Samsunspor'un oyuncu değişiklikleriyle uzun toplarla çıkmaya çalışıp kendi sahasına gömülmüşken nasıl bir anda oyunu kendi lehine çevirdiğine bugün şahit olduk. Aynı şekilde geçen hafta İBB'nin yağtığı oyuncu değişiklikleriyle nasıl bir kendi yarı alanımıza hapsettiğine de şahit olduk. Demek istediğim tam da bu aslında. Çok çok iyi takım kurduk. Ligin çoğu takımına göre çok çok iyi futbol oynuyoruz ama sadece belli bir anlayışa mahkum olarak çok değerli puanları kaybediyoruz. Buna Metin Hoca'nın bir çözüm bulması en azından gol geciktiği zaman yada takım ilerde üretken olamadığı zaman bir B hatta C planı yaratması lazım. Yoksa bu şekilde ilk yarıları iyi ikinci yarıları kötü oynayarak hak etmediğimiz birçok puan kaybı yaşarız.

Bugün maçın ikinci yarısında kötü oynamamıza rağmen maçı kazanabilirdik. Aynı şekilde ummadığımız bir mağlubiyet de alabilirdik. Ama herşeye rağmen iyi oynadığımız zaman nasıl etkili olduğumuzu çok iyi biliyoruz. Maçların ilk 30 dakikasındaki futbolumuzu 90 dakikaya yayabilseydik şuan 12 puanla lider olurduk. Bunu çok açık ve net söylüyorum ve kimse de hadi ordan diyemez. Fikstürün de yoğun olması düşüşlere gebe olacaktır. Takımdan 90 dakika aynı tempoda oynamasını da bekleyemeyiz ama maçın ilk yarım saatindeki oyunumuzu dengeli bir şekilde 90 dakikaya yaymalıyız. Hala uyum sorunu da gözümüze çarpıyor. Bu sorunun da ilerdeki haftalarda giderileceğini düşünürsek çok daha iyi olabilir takım...

İsim isim değerlendirecek olursak sahada maçın adamı diyebileceğimiz iki isim vardı. Gönül 52 numara'ydı demek istiyor ama bugün 1 puanı kurtaran isim Fornezzi'ydi. Ne söylesek, nasıl tarif etsek az. İnanılmaz bir performans sergiliyor. Muslera vb isimlere 8 9 milyon Euro'ların verildiği bir ligde Fornezzi geriye kalan 4 haftada bu ligin en iyi kalecisi olarak göze çarptı bence. Nazar değdirmeyelim. Aynı şekilde devam eder işallah. Maçın 2. adamı ise açık ara Numan'dı. Bir pozisyonda sadece tereddüt edip Bance'yi kaçırdı ama Fornezzi onun hatasını kapattı. Forma giydiği 2 maçta da dört dörtlük oynadı. 52 numara hakkaten yakışıyor. Aynı şekilde devam Numan.

Son olarak tribünlere değinmek lazım. Geçmiş senelerdeki ufak tefek yaşanan olayların aksine çok ılımlı bir maç oldu tribün bakımdan. Samsunspor taraftarlarının Güven Abi'nin hastalığı zamanında yapmış oldukları şeylerin hakkını vermek gerekiyordu. Aynı şekilde geçtiğimi günlerde Samsunspor taraftarının uğramış olduğu haksız kıyıma da sessiz kalmadı bizim taraftar gruplarımız. Bu iki nedenden dolayı çok çok iyi bir havada geçti maç. Benim hep yinelediğim birşey vardır. Futbolda kardeşlik diye birşey olmaz, iyi ilişkilerin olduğu takımlar vardır. Zaman ve olaylar bu iyi ilişkilerin iyi veya kötü gelişmesine neden olur. Zorla suni kardeşlik yaratma çabalarının geçtiğimiz sezon Rize ile ne hallere geldiğini gördük. İyi ilişkiler kurmak, gidilen yerlerde iyi ağırlanmak ve gelen misafirleri iyi ağırlamak güzel şeyler. Bundan sonra da bu mentalitede geçer umarım. Tribün performansı ise takımla eşdeğer gidiyor. İlk yarım saat çok iyiydik. Sonrasında takım gibi oyunu kendi yarı alanımızda kabullendik. Bayan ve çocuk taraftarlarımızın girişimi de olmasaydı maçı farklı mağlup kapatırdık. Onlar da bir nevi Fornezzi'nin yaptıklarını yaptılar bugün tribünde. HELAL OLSUN diyorum açık ve net...

Son dedim yukarıda ama bir son daha var. Biz 19 Eylül'ün bu boş haline alışamadık. Elimizi vicdanımıza koyalım. 50 lira Ordu şartlarında az uz bir para değil. O tribünün yarısı boş olacağını biletlerde indirim yapalım aaynı para girsin kulübün kasasına ama boş tribünlere oynamayalım. Daha önce de dedik. 3. Ligde bile o şekilde görmedik tribünleri. Zorumuza gidiyor, moralimiz bozuluyor. Bu konu hakkında ciddi ciddi birşeylar yapılmalı.

Yazı uzun oldu. Tek cümle. 4. hafta geride kaldı, 1 galibiyet, 2 beraberlik, 1 mağlubiyet = 5 puan.

Maçın özet görüntüleri...



24 Eylül 2011

Hafızamızı Tazeliyoruz | Samsunspor 7 - 5 Orduspor

Haftann Maçı | Orduspor vs Samsunspor


Super Lig`de 3 haftada hem galibiyet, hem beraberlik hem de maglubiyetti tattik. Bu uc haftanin en buyuk ortak ozelligiyse oynadigimiz futbolun rengiydi. 3 hafta da Guclu`nun tabiriyle Karadeniz gibiydik ve takim olarak hem hucumu dusunduk. Istanbul`da Fenerbahce`ye Istanbul B. B.`ye karsi da, Ordu`da Manisaspor`a karsida ayni mantalitede oynadik. Aklimizdaki hucum futbolunu sahaya da yansitabiliyor olmamiz sonucunda lige de iyi bir giris yapmis olduk.
Ligin 4. haftasinda lige yine bizim gibi iyi giris yapan komsu sehir Samsun maciyla devam edecegiz. Bir yandan ligde kendini kanitlama pesinde olan 2 takim, bir yandan da Karadeniz derbisine goruntu olacak ORDUSPOR-Samsunspor maci ayrica sene sonu icin ustunluk kurmak adina da cok onemli. Her iki klubun de sene sonunda dusmeyeceginden eminim diyebilirim. Fakat bu mac iki takim arasindaki ustunlugu belirleyip ligi onde bitiren klubu en azindan 8. likle beraber play-off yarismasinin icerisine sokabilir.


Samsunspor Incelemesi
Rakibi inceleyecek olursak, aslinda bize ligde en yakin klup diyebilirim . Hem gecen sene Super Lig`e cikis macerasini beraber yasamis olmamiz, benzer yapidaki sehir-futbol yapilanmasi, bastan assagi tekrar kurulan bir takim ve ayni Metin Hoca gibi lige yeni cikmalarina ragmen yine bolca hucumu dusunen Vladamir Petkovic gibi yetenekli bir hocaya sahip iyi bir takim olmus Samsunspor. Bir onceki sene Young Boys`la once Fenerbahce`yi eleyip sonra da Sampiyonlar Ligi`nde ilgiyle izlenen 3-4-3 gibi unutulan bir taktigi tekrar kazandirmaya calisan ilgi cekici bir isim Petkovic. Adnan Sezgin`in de idari kadroya katilmasiyla transferin son gunlerini hizli gecirdi Samsunspor ve zayif gordugum kadrosunu son dakikada ciddi derecede canlandirdi aslinda.


Ligin ilk macinda kendi taktigini uygulayan Petkovic sonrasinda Galatasaray ve Trabzonspor`a karsi ise 4-3-3 taktigine donus yapti diyebiliriz. Bireysel olarak umut vaad eden ve Istanbul takimlarinin da ilgisini ceken Kemal Tokak ve diger basarili isim Bahia ikili olarak pek guven vermiyorlar. Orta uclude Fink`in yaninda benim cok begendigim Selim Teber ve sene basinda ismi bizimle de anilan Mustafa Sarp`a yer veriyorlar. 3 isim de belki cok seyler vaad etmeyen fakat belli bir performansinda altina dusmeyecek isimler. Hucum hattinda ise Samsunspor`un 1. lige cikmasindaki en buyuk etken, herkesin yeni Emenike gozuyle baktigi Zenke daha cok yedek olarak dusunuluyor. Onun yerine ise atletik ozellikleriyle dikkat ceken Alvaro Dominguez, Ekigho Ehiosun ve Aristide Bance oynuyor. Her uc isim de gunundeyse is yapabilecek etkili isimler. Ozellikle transferde Karabuksporlar aranin acilmasina sebebiyet veren Ekigho`ya dikkat etmek gerekiyor.

Takimin bana gore en zayif halkasi gecen sene Samsunspor`lularin cok sevdigi Ahmet Sahin. Her zaman bir potansiyel barindiran fakat Super Lig`i kaldiramayacak bir kaleci. Bir benzeri bizim kalecimiz Fevzi Elmas`in su an da formda Fornezzi`nin arkasinda yedek beklerken Samsunspor`un kaleci bolgesini yedeklememesi cok sasirtici. Bu hafta cezasi sebebiyle oynayamacak olan Ahmet`in yerine Ertugrul Taskiran`in, Par Lazar`in yerine ise Valdamiro`nun oynamasi bekleniyor. Fenerbahce`den kiralik Ertugrul`un tecrubesizliginden yararlanabiliriz fakat yine kendini gostermek icin firsat kollayan bir gencin cikis maci da olabilir bu mac. 2 kart cezalisinin yani sira Selim Teber`in sakatlik durumu var ki oynamamasi durumunda cok buyuk avantaj saglariz. Her ne kadar yerine girecek isim Murat Yildirim`da yetenek vaad eden bir isim olsa da Selim Alvaro`yla beraber takimin hucum organizasyonlarini baslatan isim oluyordu genelde.

Orduspor karsisinda bekledigim Samsunspor Kadrosu.

Isin Orduspor yanindan bakarsak Metin Hoca az cok takimini oturttu diyebiliriz. Ilk 3 haftadir basarili performans gosteren kadroyu ve oyun yapisini degistirmeyecektir. Beklemedigimiz cikisiyla Onur`un, ve yabanci sikintisina takilacagini dusundugumuz Fornezzi`nin formayi hemen birakmayacaklari cok acik. Yine Metin Hoca`nin bir diger beklenmeyen tercihi Emre Ozkan`in bu haftalik dinlendirilme durumu olabilir. Ben sahsi kanaatimce o bolgede Selcuk`tan yararlanilmasi taraftariyim. Yine rotasyon dengesi amaciyla ic saha maclarinda Numan`i Sedat`in bolgesinde kullanmasi beklenen bir durum. Bunun disinda yine ayni kadroyla sahaya cikacagimizi dusunuyorum. Lazar`in cezasi sebebiyle stoper dengesi karisicak olan Samsunspor`a karsi gecen hafta attigi golle moral bulan Fatih Tekke`nin ve sik sik araya kosular yapmasi gereken Stancu yine mac icinde bizim icin cok onemli olacak isimler. Yine Gosso ve Culio ise takim dengesi acisindan mac sonunda goze batacak isimler olacaktir. Fakat bu macta ben Dalmat`tan patlama bekliyorum. Hizli ve seri calim atabilmesi sayesinde defansif yonu yetersiz olan Ergun Teber`e karsi ustunluk kurmasi cok olasi. Eger bu ustunlugu kurabilirsek on direkte Fatih ve arka direkte Stancu`yla gole yaklasabiliriz.
Orduspor`umuzun muhtemel kadrosu;
Maca mutlak galibiyet parolasiyla cikacak olan Orduspor`umuzda Metin Hoca tek hedefin 3 puan oldugunu gereken kararlikta soyledi. Ic saha maclarinda taraftarimizin da destegiyle Samsunspor, Mersin Idman Yurdu, Manisaspor gibi lig icerisinde yerimizi belirleyecek butun maclardan 3 puan almaliyiz. Bu sebeple pazar gunku macta taraftar destegi cok onemli. Samsunspor macinda ayni zamanda taraftar gruplarinin barisini izlemeyi bekliyorum.Her ne kadar gecmiste bazi olaylar yasansa da hem baskanlarimizin Karadeniz`de Fair Play Ruzgari adi altinda baslattiklari dostluk kampanyasina destek amacli hem de Guven Reis`i son yolculuguna ugurlerken ve oncesinde destegini esirgemeyen Sirinler`e tesekkur amacli dostane bir mac olmasini diliyorum.

Sonuc olarak taraftar destegi, daha oturmus kadromuz ve Samsunspor`un eksiklikleri sayesinde kazanacagimiza yurekten inaniyorum. Ilk golu atmakta yine zorluk cekecegimize dusunuyorum cunku final paslarinda nedense cok yetersiz kaliyoruz. Fakat ilk golu erken dakikalarda bulmamiz halinde macin skoru bekledigimizden de daha guzel olabilir. Golun gelmemesi sebebiyle panikleyip savunmayi cok bos birakmamiz lazim. Samsunspor`un atletik hucum elemanlari kontra olarak bunu rahatlikla kullanabilir. Oyunu acamamiz durumunda Irfan degisikliginin kesin gelecegini dusunmekteyim. Tahminimce Stancu ve Tekke`nin birer goluyle 2-0 galip geliriz fakat yarim golluk galibiyet bize yeter de artar da.

Bilet fiyatlarinin Kale arkası 30, Maraton 50 ve Kapalı 80 TL olarak aciklanan macda bir de Maraton E blok`da kadin, cocuk ve engelli vatandaslarimiz icin 500 kisilik yer ayirilmis. Bu uygulamanin butun odemesinin TFF tarafindan yapilacagini dusunursek herkes icin cok yararli bir uygulama olarak gormekteyim. Ucretsiz biletler Cafe Store 52`den temin edilebilir.

21 Eylül 2011

Miguel Garcia

Dün Garcia'nın yaptığı hata sonucu gol yedik ama ne yalan söyleyeyim kızamadım... Geldiğinden beri ortaya koyduğu fubol ve saha içindeki duruşu ap açık ortada.

Ona da Fornezzi'ye de nazar değdirdik. Dünkü hata nazar boncuğu olsun. Garcia bu takımın en önemli futbolcularından biri.

Fotoğraflara gelince, biri Manisa maçının diğeri dün akşam ki maçın gol sevinci. Başrolde Garcia var. İçtenliği, samimiyeti ortada.

Seviyoruz seni Garcia...

20 Eylül 2011

Biri Biterken Öbürüde Başlar | İBB 1-1 Orduspor




Böyle bir tablo daha önce yaşanmış mıydı Türk futbolunda bilmiyorum. Tabi biraz merak edip araştırmak gerek. Dün bitirdiğiiz 2. haftadan sadece 1 gün sonra yeni bir haftaya giriş yaptık. Çok hızlı gidiyoruz, ne diyelim yolu açık olsun futbolumuzun. Biten bir haftanın ardından gelen yeni gün gayet eğlenceli, şaşırtıcı bitti bizler adına. Sadece bayanların ve çocukların izlediği Fenerbahçe - Manisaspor maçı bu tuhaflıklardan birisiydi. Bugünkü Fenerbahçe maçını izleyen bazı arkadaşların, seyircisiz maçı geri istiyoruz yorumlarıda yoktu değildi hani. Aynı maçtan devam edelim yolumuza. Bir gariplikte Manisaspor adına. O takım 11 kişi oynadığı maçlardan puan çıkartamıyor. Ne zaman 10 kişi kalsalar golü buluyorlar, 2 maçta bunları yaşattılar bizlere. Ki 10 kişiyken puan aldıkları takımlar ise Trabzonspor ve Fenerbahçe. Bu 2 maçtada 1-0 yenik durumdayken 10 kişi kalan Manisa yedikleri kırmızıdan sonra golü bulmayı başardı. Bize karşı oynadıkları maçta ise 11'e 11 bitirdiklerinden dolayı belkide beraberlik sayısını bulamadılar, kim bilir. Bizim maçımız dışında diğer şaşırtıcı olayda Gaziantep'den geldi. Geçen sene ki kadrosu ve oynadıkları oyunu görünce bu senede çok işler yapacağını düşündüğümüz Gaziantepspor 3. maçında da mağlup oldu. Ligin bir diğer hayal kırıklığı başlangıcını yapan Kayserispor ise 3. hafta itibariyle ilk puanını hatta puanlarını aldı. Maç sonunda Tolunay Kafkas, Gaziantepspor'da istifa eden taraf oldu. Daha 3. hafta...

Bu maçlarla birlikte Orduspor'umuzun bu hafta ki rakibi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ydi. Özellikle bu maçın hafta iç. olması büyük talihsizlikti. Bu şartlarda yinede azımsanmayacak bir taraftar kitlesi vardı bizim tarafta, Olimpiyat Stadyumu'nda. 3 haftada görünen o ki kemik bir kadrımuz oluştu bizim. Sakatlık, cezalı, form düşüklüğü olmadığı sürece Metin Diyadin'in sahaya süreceği kadro aşağı yukarı hep bu kadro olacak. Kale Fornezzi'nin. Defansın göbeği Yalçın-Sedat. Sağda Garcia, solda duruma göre değişebilecek Emre/Selçuk. Ön liberoda Gosso-Onur. Sol, Stancu'nun. Sağ, Dalmat'ın. Culio serbest adam, forvet Fatih'in. Skora göre değişebilecek durumlarda ya Stancu Fatih'in yanına çekilecek yada Fatih'in olası kötü performansında Stancu yerine geçecek.

Belediyespor, kafası rahat bir takım. Sadece kendileri için oynuyorlar. Bu istikrarın en büyük etkenide bu. Aynı hafta, karşımızda daha 3. haftada istifa eden Tolunaty Kafkas ile, takımda 5. yada 6. senesini geçiren bir Abdullah Avcı. Geçen sene Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nden çok bahsederdim. İstediği zaman maç kazanan bir takımdı onlar. Ve bana göre Bank Asya'nın en iyi top oynayan 3 4 takımından biriydiler. İstanbul Büyükşehir'de o şekil, gerçekten çok kaliteli bir kadroları var. Belli bir çizgileri var.Galatasaray ve Trabzon maçlarında aldıkları puanlar kesinlikle tesadüf değildi. O maçlarda oynadıkları oyundan aşağısını oynamadılar bu maçtada. Geçen sene Konyaspor'da oynamış Zayette'yi ben ilk defa bu maçta dikkatli izledim. Oyunun yarısında sakatlanıp çıktı ki bu maça göre konuşmak gerekirse Belediye'nin defansında çok sırıtan bir isim. Panik bir havası var, canlı bomba gibi.

Belediyespor'a göre daha hızlı başladık maça. Pozisyon olarak değil ama pozisyona girme çabamız vardı ilk dakikalarda. Çok istekli bir oyun vardı sahada. Culio çok güzel işler yapıyordu mesela. Girdiğimiz ikili mücadeleleri hep kazanan taraf oluyorduk. Gosso ve Dalmat bu konuda çok iyiler. Maç başlamadan önce beraberliği bile razı olacağımız maçta ortaya konan futbol. Şaka bir yana iyi takımız galiba dedirtiyordu bizlere. Baskılı oyun ve beklenen gol 17. dakikada geliyordu. Fatih Tekke'ye gelen bir top, ceza sahası dışından kaleye bir şut Can'a da çarpıyor ve gol. Kendide şaşkın. Can demişken bu arada Abdullah Avcı, belkide bundan 2 3 sene sonra Bank Asya'da hatta 2. Lig'de izleyeceğimiz bir ismi nasılda yeniden futbola döndürmüş tebrik etmek gerekir. Golden sonra geçen dakikalarda oyunumuz bozulmuyor, takım beklenildeğinden daha iyi anlaşıyordu birbiriyle. Bir oyuncuyu üç kişiyle karşılıyor, dar alanda kurulan üçgenlerle atağa başlıyor tehlikeler yaratıyorduk. Dalmat'a değinmek istiyorum. Lig başlamadan önce vurdumduymaz bir havasının olduğunu konuşuyorduk kendi aramızda. Düşünüyorum karar veremiyorum, iyi miydi kötü müydü bugün diye. Çok rahat, hatta laubali bir havası var. İlk yarıda içeri kestiği her top rakipte kaldı. Manisa maçında ki Stancu'yu izleyemedim ama bu maçta izledğim Stancu beklediğimden daha iyidi. Israr ediyorum solda oynatırsak harcarız Stancu'yu. İlk yarının son 5 dakikasına girilirken, güzel oyuna devam ediyor, takım umut vermek bi kenara aklımızın uzak bir köşesinde hep duran Avrupa çok mu hayal düşüncesini hortlatıyordu. Ne olduysa o 5 dakikada oldu. Oyunun kontrolunu kaybettiğimiz o dakikalardan sonra daha toparlanamadık


İlk yarının sonlarındaki Belediye'nin ataklarını kırmak için bu maçta 2. golün atılması şart oldu bizim adımıza. Zaten iyi oynamaya başlayan Belediye, Visca değişikliyle sazı iyice eline almaya başladı. Oyundan düşmüştük ve daha dakika 50'ydi. İlk yarının ilk 40 dakikasında ki takım gitmiş yerine skoru korumanın derdine düşen bir Orduspor gelmişti. Fornezzi. Fenerbahçe maçında üzerine fazla iş düşmesede çok iyi kaleci olduğundan bahsetmiştim. Bu maç, işte üzerine çok iş düştü ve beni yanıltmadı. Hep soru işaretiydi kafamızda Fornezzi, kalemiz bu sene güvende gençler rahat olun. Yediği golde hatası olduğunu düşünmediğimide belirteyim.

Dakikalar 61'i gösterdiğinde futbol tarihimizin en skandal kararlarından birisi verilecekti ki son anda bu hatadan döndü orta hakem ve yardımcı hakem. Emre'nin sırtına çarpan topu el diye yorumlayan hangi hakemdi merak içindeyim. Hakem demişken, Koray Gencerler bu ligin hakemi değil fikrimce. Bugün yönettiği maçtan bunu çıkardım en azından. Oyundan düşmemizin bir nedenide Koray Gencerler'dir. Çok ucuz fauller çaldı her iki taraf adına da. Zaten kötü oynadığımız dönemde Onur'da sakatlanınca iyice koptuk ve 81. dakikada golü gördük kalemizde. Onur ve Garcia'ya değineyim şu satırlarda. Onur için yedeğin yedeği olur diyorduk ama yanılttı bizleri ki sakatlığı umarım ciddi değildir. Tam bir görev adamı. Maçta gördüğü sarı kart ise çok ucuz oldu. Geçen hafta Culio bu hafta Onur hakeme el kaldırmaktan sarık art gördüler. Bu konuda dikkat edilmeli. Garcia'nın ise golde hatası vardı ama genel anlamda ligin en iyi sağ beklerinden birisi. Defansta rakiplerinde maç boyunca kendisini geçme izni vermedi. Bundan sonra oynacağımız bir çok maçta onun oynadığı bölgede rakiplere karşı hep üstünlük kuracağız. Yalçın-Sedat ikilisi yediğimiz gol dışında Belediye ataklarını soğukkanlı şekilde savuştururken o bölgede oynayan oyuncumuz Nickenig'i de merak ediyorum. Uzatmalarla birlikte geçen son 7-8 dakika Belediyespor'un duran toptan gol aramasıyla geçerken, Belediye'de maç boyunca tek sarı kart gören oyuncu olan ve oyuna sonradan giren Efe'nin gördüğü 2. sarı kart ile mücadele 1-1 sona erdi.

19 Eylül 2011

Haftanın Maçı | İstanbul B. Spor vs Orduspor


Daha hafta sonu oynadığımız maçın havasından çıkamamışken yarın İstanbul Belediye ile oynayacağız. Biz blog bakımından bu yoğunluğu kaldıramazken takımın durumunu açıklamaya gerek yok : )

Cumartesi günü aldığımız galibiyetle neşemiz yerine geldi. İlk hafta oynanan güzel futboldan dolayı mutluyduk ama yinede içimizde biraz burukluk vardı. O buruklukta yerlebir oldu 3 puan geldi. Yarın İstanbul Belediyeye karşı oynayacağız. Fikstür çekildiğinde sevinmiştik aslında ama İstanbul Belediye'nin geri kalan 2 haftadaki sergilediği performans gerçekten olağanüstü. Ligin kalbur üstü takımları Galatasaray ve Trabzonspor'dan aldıkları 6 puan aslında nasıl bir takımla oynayacağımızın ufak bir kanıtı olsa gerek.

Rakibimizi tanıyalım...

İstanbul Belediye'nin lige çok iyi başlmasına rağmen biz ilk 2 haftada sahaya yansıttığımız futbolu koyarsak ortaya Belediye maçından puanlarla ayrılabiliriz. Belediye ve Abdullah Hocanın Trabzonspor ve Galatasaray gibi iyi kadrolara sahip takımlara karşı ayrı bir motisvasyonla oynayıp, bu tarz maçlardan süpriz sonuçlarla ayrıldıkları maçların ardından genelde hep düşü yaşamışlar. Bize karşı Galatasaray ve Trabzona oynadıkları gibi oynamayacakları kesin. Biraz daha kendi futbollarını oynamak isteyecekler ve bu bizim de işimize gelecek.

Belediye uzun zamandır Abdullah Avcı ile çalışıyor ve kemikleşmiş bir kadroya sahipler. Ama kemikleşmiş kadroya rağmen takımın ileri ucunda değişiklikler oldu. Geçen sene kiralık olarak forma giyen Holosko ve Gökhan Ünal takımdan ayrıldı. Ayrıca şike iddaalarında adı geçen İbrahim Akın'ın da takım ile ilişkisi kesildi. Takımın hücum hattında yaşanan bu yaprak dökümü yabancı transferler ile kapatılmış ve 2 haftadır hepimizin izlediği Doka, Webo ve Edin Wisca takıma kazandırılmış. Özellikle 2 haftada 2 gol atıp takıma 6 puan kazandıran Pierre Webo gerçekten çok iyi bir santrafor. Transfer döneminde Eskişehir ve Belediye arasında gidip gelmiş en son İstanbul Buyuksehir Belediye Spor'a imza atmıştı.

Trabzonspor ve Galatasaray maçlarına Belediyespor aynı kadro ile çıktı. Bize karşı da yine yüsek ihtimalle aynı kadro ile sahada yer alacaklar.


Yine alışkın olduğumuz ve bizim de oynamaya çalıştığımız 4-2-3-1 oynuyor İ.B.B. Sistemin belkide en güzel tarafı Webo gibi bir forvete sahip olmaları. Bizim transfer dönemi boyunca dilimizden düşürmediğimiz ve ne yazıkki bulamadığımız nokta forvet tanımının tam anlamıyla içini dolduran bir futbolcu Webo. Yine bizdeki gibi takımın hücum yükünü yabancılar savunma yükünü ise yerliler çekiyor. Özellikle Doka ve Webo ile etkili oluyorlar. Yeni transferlerden Visca da daha çok genç olmasına rağmen geride kalan 2 haftada takımın etkili isimlerinden biri olarak göründü. Abdullah Avcı aslında geçen seneye yakın bir takım kurdu ve sadece ileri uçta bir level atladı takım. Doka ve Visca'yı izlerken Holosko ve İbrahim Akın'ı anımsatıyor her iki futbolcu da.

***

Bizim açımızdan bakınca Metin Hoca ilk hafta sahaya sürdüğü kadroda değişiklik yapmayacak gibi duruyor. Manisa maçındaki tek değişiklik Sedat'ın yerine Numan'ın forma giymesiydi. Stancu konusunda sol tarafta etkisiz kaldığından yakınmıştık ama Manisa maçındaki performansından sonra bize susup onu izlemek düşer. Her bakımdan çok iyi bir kadroya sahibiz. Kulübede Riberio, Ali, Hakan, İrfan gibi sonradan girip oyunun gidişatını değiştirebilecek isimler de mevcut. Yine çıkacağız ve kendi futbolumuzu oynayacağız. Başabaş ve kıran kırana bir mücadele olacağı ap açık ortada. İnşallah bu mücadeden karlı çıkacak olan taraf biz oluruz.

Maçın İstanbul'da ve olimpiyatta olmasına da bir parantez açmak gerek. Hafta içi olması sayı bakımından bizi çok etkileyecek bu kesin. Her ne kadar gaz vermek amaçlı 52 bin beklentileri dile getirilse de İstanbul şartlarında, olimpiyatta ve hafta içi o sayıya ulaşmak çok zor. Hafta sonu olsaydı çok rahat o rakamı zorlayabileceğimizi söyleyebilirdim ama dediğim gibi zaman ve saat kavramları bizim aleyhimize oldu. İstanbul'da oldukça fazla Ordulu ve Ordusporlu var ama bize oldukça ters gelen bir şehir. Geçen sene ilk 2 yarışını İstanbul'da kaybettiğimiz puanlarla kaybettik diyebilirim. Güngören'de "1-0 öndeyken son dakikalarda yediğimiz gol ve Kartal'da 2-0 dan 3 dakika içinde yediğimiz 2 golle 2-2 biten maçta kaybedilen puanlarla İstanbul'da alakasız bir şekilde 4 puan bırakmıştık. Geçmiş senelerde de hep bu tarz aksilikler yaşnmıştı. Ama bu sefer şeytanın bacağını kırmalıyız.

Bütün olumsuzluklara, maçın hafta içi ve erken saatte olmasına rağmen İstanbul'daki Orduluları yarın akşam Olimpiyata bekliyoruz. Maçın biletleri 20 lira. Ters bir zamanda olmasına rağmen bu fırsat nadir gelir ayağımıza. Hep beraber akalım ollimpiyata ve takımımızı yalnız bırakmayalım...

Haftanın Ardından #2 | Tecrübelilerin Gol Haftası

Spor Toto Super Ligin 2. haftasi bizim icin tam bir bayram seklinde basladi. Orduspor olarak 26 sene sonrasinda dondugumuz Super Lig`de kendi sahamizda oynadigimiz ilk macta 3 puana ulastik. Fakat bundan onemlisi, Fenerbahce macinda oynadigimiz futbolu Manisa karsisinda da devam ettirmemiz ve ligde bu sene dusme potasindan cok, Play-Off potasini zorlayabilecegilmizi gostermemiz oldu. Bunda ligdeki diger takimlarin form durumunu gormemiz ve kiyas yapabilmezin de buyuk bir etkisi var. Bu haftanin bir diger dikkat ceken yani ise tecrubeli isimlerin golleri oldu. Orduspor`dan Stancu ve Bursaspor`dan Bangura`yi saymazsak gollerin cogu futbolun tozunu yutmus isimlerden geldi.


Bundan 2-3 hafta oncesine kadar dusurulmesi konusulan, oldu-bitti yorumlari yapilan Fenerbahce ligin 2. haftasini yine ligin en zor deplasmanlarindan birinden galibet alarak ayrildi. Her ne kadar yildizlarini kaybetmis gibi dursada takimdaslik ruhunu yansitanlarin takimda kalmasi ve sike davasinin takimi daha da butunlestirmesi Fenerbahce`ye olumlu yansimis. Takim olarak oturmus bir kadroya ve Alex gibi bir isme sahip olmalari sayesinde Super Ligde soz almaya devam edicekleri kesin. Alex demisken kendisine bir parantez acmak lazim, gole bu kadar yakin baska bir isim tanimadim ben. Italya ligi haricinde istatistikleri dunya yildizlarini bile imrendirecek cinsten. Oyunun 85 dakikasinda olmayip kalan 5 dakikada isi bitiren cagin son 10 numaralarindan. Su anda 34 yasinda olan Alex`in 90 dakika icinde cok fazla efor sarfetmedigi icin Super Lig`i en az 2-3 sene daha domine edebilecegine inanmaktayim. Fenerbahce`de bir diger dikkat ceken isim ise Ziegler oldu. Trabzon`un kapisindan donen ve Fenerbahce`ye kiralik gelen Ziegler 3 golun de baslangicinda yer alan isimdi. Bize guzel bir sol bek performansi izletti. Maca Antep tarafindan bakarsak her ne kadar oyunun bazi anlarinda iyi gozukselerde benim icin hayal kirikligi oldular. Istanbul takimlarini ozendirecek kadro genisligine ve kaliteli isimlere sahip Antep`in bunu sahaya yansitamamasi garibime gidiyor. Gecen senenin son 5-6 maciyla baslayan dususleri ligin ilk haftalarinada yansidi. Kendisine cok guvendigim Tolunay hocanin buna bir cozum bulamamasi da sikintinin oldugunu gosteriyor. Buna ragmen Dany, Olcan, Vagner, Karcemarkas gibi isimler yenilgilere ragmen parlamaya devam ediyor. Performansi dusen Cenk Tosun ise umarim gecen seneki performasini tekrar yakalar. Fiziki yapisi ve oyun tarzi olarak Turk Millli takiminin ona ihtiyaci cok fazla.



Benim gozumde gecen haftanin takimi Antalyaspor Kayseri deplasmanindan da galibiyetle ayrildi. Son 2 sezondur 4 buyuklerden ayrilan veya ligin kalburustu isimlerini bonservissiz bir sekilde takimina katarak farkli bir yol izliyor Mehmet Ozdilek. Ilk 11`i Omer Catkic, Ali Tandogan, Deniz Baris, Ali Turan, Musa Nizam, Ibrahim Dagasan, Ugur Inceman, Doga Kaya, Musa Aydin,Mehmet Eren ve Necati Ates gibi yasli ama tecrubeli isimlerden olusturan Mehmet Ozdilek kisa vadede bunu basariya cevirmeyi cok iyi bildi. Son 2 haftadir sahaya 11 yerliyle cikan Mehmet Ozdilek ve oyunculari kesinlikle ovguyu hak ediyor. Bu 10 veteran oyuncunun icerisinde parlayan 20 yasinda Musa Nizam`in ayrica takip edilmesi ve izlenilmesi taraftariyim. Antalyaspor`un uzun donemde fizik kondisyonu acisindan yetersiz kalacagini dusunsem de, ligi cok iyi bilen 11 yerli + Tita`yla dusme potasindan uzaklarda play-offlara ise yakinlarda olacagini dusunmekteyim. Maca Kayseri acisindan bakarsak, Gaziantep`in yasadigi bir benzer sorunu da onlar yasamaktalar. Bireysel bazda cok yetenek vaad eden oyuncular ve bir hocaya sahip olmalarina ragmen bunu sahaya yansitmakta zorluk cekiyorlar. Kadro kalitesi olarak ligin zaten cok ustunde olduklari icin, takim olmayi basardiklari anda gerisi gelecektir. Cangele`yi tekrar kaybetmis olmalari onlar icin buyuk eksiklik fakat Eren Gungor`un futbola tekrar geri donmesi cok sevindirici. Ayrica izlemesi ayri bir zevk veren Amrabaat`i bu ligin en iyileri arasina rahatlikla yazarim. Sadece boyle bir ismi Turkiye`ye getirdigi icin bile saygiyi hak ediyor Shota Arveledze.


Bu maci izledikce mutlu oldum. Cunku her iki takimda Orduspor`la kesinlikle boy olcusemicek durumda. Bireysel genc isimler barindiran bir Genclerbirligi`ne karsi, Cernat ve Shelton disinda pek bi etkinligi olmayan bir Karabukspor. Cok begendigim Fuat Capa`ya ragmen Genclerbirligi bu sene genclere firsat veren kimliginden kurtulamaz. Ligin buyuk degerlerinden Genclerbirligi bu sene de zorlanacaktir. Diger taraftan Yucel hocanin Shelton tercihi gercekten ilginc. Atletik basarili bir isim. Emenike`nin yerini dolduramaz cunku daha cok takim oyuncusu ama kendisini en az onun kadar gosterebilir. Onumuzdeki donemde Karabukspor`u Sivasspor`la beraber en cok zorlanacak takim olarak goruyorum. Maca gelirsek Genclerbirliginde Oktay Delibalta yine fazlasiyla gozume batti. Garip adam Hursut Meric yine golunu atti. Karabukspor adina ise konusulacak pek birsey yoktu sahada. Yine coklu savunmayla sahaya cikan Yucel hoca, Mehmet Cakir hamlesiyle oyununun hakimiyetini esitlesede yenilmekten kurtulamadi.



Hafta icerisinde Inter`i deplasmanda bir kez daha devirip tarih yazan Trabzonspor`un zorlanacagini herkes dusunuyordu. Macta bolca pozisyonlar da bulsalar yenilmekten kurtulamadilar. Buna ragmen ben cok begendim Trabzonspor`u. Takimin sorunlu isimlerinden kurtulan Senol Gunes tekrar yildiz yaptigi isimlerin yanina bu sefer dogru transferleri de eklediler. Ozellikle Adrian adindan cok soz ettirecek bir isim. Topu ayagina her aldiginda olumlu bir hareket geleceginden herkes emin. Sampiyonlar ligine alinmayan Fenerbahce`nin 10 milyon euro katilim parasini da alan Trabzonspor transferin son haftasini da cok canli gecirdi ve nice yetenekli ismi kadrosuna katti. Bol rotasyonlu bir kadro olusturan Trabzonspor bu sene benim gozumde ligin en buyuk favorilerinden. Vittek(cok agir sakatlandi), Sapara, Halil, Henrique, Volkan, Alanzinho, Adrian`li cok saglam bir hucum hatti kuruldu. Buna ragmen stoper bolgesini es gecmeleri ve yorucu Avrupa Ligi trafigi onlari devre arasina kadar zorlayacak en buyuk etken olacaktir. Sadece Egemen`i kaybetmemis bir Trabzon bile olsa 2 haftadaki puan kayiplarina ragmen, bu takimin geri donusu kolay olurdu. Maca Abdullah Avci`nin tarafindan bakarsak yine mutevazi isimlerle buyuk basarilar elde etmeye devam ediyor. Fakat Abdullah Avci hedefsiz takimlarla kaldigi surece, kendisini harcayacak. Buyuk takimlari incelemesi ve onlara karsi buyuk basari kazanmasina ragmen butun sezona bunu takim olarak yayamamasi sebebiyle bir ust kademeye ziplayamiyor. Ligi yine play-off grubunun icerisinde bitirecek olan IBB, sacma belediye kluplerinin ligdeki son halkasi olarak kalmaya devam edicek gibi. IBB`den Doka yaptigi bindirmelerle ve mukkemel asistiyle, Webo ise kaldigi yerden devam goluyle kendinden soz ettiren isimler oldu.



4. dakikada bir gol yemesine ragmen Ertugrul Saglam`in oyuncular maci cevirmesini bildi. Sene basinda sorunlar yasamaktan biktigi iki ismi buyuk risk alarak yollatan Ertugrul Saglam, bu konuda kendisine destek olan yonetime tesekkur ediyor adeta. Cok istedigi Bangura`nin ve kurt forvet Turgay`in etkili oyunlari ve supriz golcu Battalla`yla rahat bir galibiyet aldi Bursaspor. Serdar Aziz`e formayi bu hafta da veren Ertugrul Saglam takiminin 2. haftayi lider olarak tamamlamasini da saglamis oldu. Kotu bir kadro kurmamasina ragmen Mersin Idman Yurdu ise takim olma konusunda sorunlar yasamaya devam ediyor. Toplama takim yakistirmasini yapmak istemesem de bu tarz transferlerle lige baslayan takimlarin sonu genelde pek iyi olmuyor. Sehrin buyuklugu ve taraftar destegiyle ligi son 3un ustunde bitirecegini dusunsemde, bu sene Ordusporumuzun kesinlikle altinda olacaklarini dusunuyorum.



2 sene oncesinin sampiyonluga oynayan Sivasspor`un bugunku halini gorunce uzulmemek elde degil. Tamamen kaos futboluyla Sivasspor`u yukariya tasiyan ve o gelisimi tamamlatamayan Bulent Uygun`un bu basarisizlikta da payi cok buyuk. Kadro kalitesinin zayifliginin ustune sike iddaalarindan da alacaklari yarayla beraber sene sonunda dusmesine kesin gozuyle baktigim tek takim Sivasspor. Her ne kadar bu haftadaki maglubiyette 2 kirmizi kartin cok payi olsa da, takim olarak Mehmet Nas ve Kamil Grosicki disinda Sivasspor taraftarini heyecanlandiracak bir isim bile goremiyorum sahada. Diger yandan Eskisehirspor Bursaspor, Kayserispor ve Gaziantep`in kurdugu 2. dortluye gun gectikce yaklasiyor. Sike davalarinda yasayacaklari sorunlari basarili bir kriz yonetimiyle atlatip dogru yapilasmaya devam etmeleri onlar adina cok olumlu. Sike davasiyla gorevinden alinan Bulent Uygun`un yerine, Futbolu futbol gibi oynatan Skibbe`nin getirilmesi herkes adina buyuk sans. Galatasaray`da degerinin bilinmedigine inandigim bir isimdir Skibbe. Gelirken yaninda getirdigi Dede ise Turk futboluna ve Eskisehirspor`a cok guzel anilar birakicaktir onumuzdeki senelerde hatta bu haftayi mukemmel bir golle kapatti desek yeridir. Gun gectikce yildizlasan Alper Potuk, Pepe ve Veysel Sari macin diger onemli isimleriydi.

Bu macta iki onemli olaya ayrica alkis tutmak istiyorum. Eskisehirpor`un ikinci golunu atan Mehmet Yildiz`i ayakta alkislayan Sivasspor taraftarina ve iki kirmizi karttan ( Kaleci Borjan`in yerine oyuncu gecmek zorunda kaldi) sonra oyunu rolantiye aldiran ve bize yakismazdi diyen Skibbe`ye bu haftanin fair-play odulleri verilebilir.



Sene basindaki hazirlik kamplari sayesinde morali yerine gelen ve taraftarini eski gunlerine dondu seklinde umutlandiran Galatasaray, gecen haftaki Istanbul B.B yenilgisiyle kendine gelmisti. Transfer sezonuna cok dogru baslayip Muslera, Ujfalussi, Selcuk ve Melo gibi bir takimin cekirdegini olusturacak isimlerle baslayan Galatasaray, Arda`nin gidisiyle beraber transfer politikasinda da hatalar yapmak zorunda kaldi. Yillarca guclu atak oyunculari barindirirken bu oyuncularin arkasini Ayhan, Baris, Mustafa Sarp (BAM) gibi oyuncularla donatan Galatasarya, bu sene orta ikiliye gercekten cok basarili iki isim almisken bu sefer de oyunun hucum, yaraticilik yanini bos birakmak zorunda kaldi. Arda`nin gidisi, Culio`nun sacma gonderilisi ve 4-3-3 taktiginde verimsiz olacak Riera ve Eboue transferleri sonrasinda takimin hucum dengesi iyice bozuldu. Yaraticilik anlaminda ciddi sikinti ceken Galatasaray, pozisyon bulmakta ciddi derecede sikinti cekiyordu. 2. yari eldeki isimlere gore en iyi taktik olan 4-4-2`ye donen Galatasaray Elmander ve Sercan`in basarili oyunuyla maci cevirmeyi bildi. Bireysel bazda deginirsek bana gore bu senenin en basarili transferi Felipp Melo yine kusursuza yakin oynadi. Attigi gol ve gol sevinci de en az oyunu kadar guzel olan Melo Galatasaray icin buyuk kazanc. Yine Terim`in istekli olmadigi ama oyuna girisiyle maci ceviren Elmander ve Galatasaray`da herkesi yaniltabilecek Sercan macin goze batan isimleriydi. Samsun cephesine bakarsak hucum oynatmak isteyen hocalarina ragmen Galatasaray`a karsi bu ustunlugu kuramadilar. Yine de bireysel olarak Selim Teber ve Kemal Tokak iyilerdi. Sacma bir kirmizi kart goren ve haftaya Orduspor macinda oynayamacak olan kaptan Ahmet Sahin kesinlikle bir Super Lig kalecisi degil. Bize karsi oynayip oynamamasi iyi mi oldu kotu mu oldu bilemedim. Her ne kadar bu haftayi yetersiz bir oyunla gecirmis olsalar da Samsunspor`un kadrosu da en az bizim kadromuz kadar kaliteli. Komsunun da bizim gibi play-off`a kadar uzanma ihtimali olan bir yelpazede ligi bitirecegine inanmaktayim.



Haftanin Takimi: Eskisehirspor

Haftanin Teknik Direktoru: Micheal Skibbe

Haftanin Kalecisi: Hasagic, Fornezzi

Haftanin Defansi: Dede

Haftanin Orta Sahasi: Alex,

Haftanin Forveti: Elmander, Stancu

18 Eylül 2011

Değişen Ne ?

2007-08 sezonu. Sıradan bir Bank Asya maçı. Ligin henüz başları. 3. veya 4. hafta olması lazım...


2011-2012 sezonu. 26 yıllık özlem ve uzun aradan sonra Ordu'da ilk Süper Lig maçı. Fotoğraf cepheden olmadığı için durumun vehameti çok fazla belli değil ama Maratonun yarısından fazlası BOŞ!


Taraftarın 26 yıl sonra Ordu'da oynanan ilk Süper Lig maçına bu kadar
duyarsız kalmasına mı yakınayım


yoksa ;

Yönetimin bu seneki bilet fiyatı politikasının ortaya çıkardığını sonuca mı...

***
Söylenecek çok şey var aslında ama şu görüntüye bakarak Orduspor taraftarı, Ordu halkı ve

Orduspor yönetimi bu tezatlıktaki paylarının ne olduğunun farkına varmalı.

***
Hazırlık maçlarında bile böyle bir görüntü ortaya çıkmazken 26 yıllık özlemin ardından ortaya çıkan şu tablo için herkes üzerine düşeni almalı.

Şu görüntü bize hiç ama hiç yakışmıyor...

17 Eylül 2011

Karadeniz Gibi | Orduspor 1 - 0 Manisaspor


Stadtaki boşluklar her ne kadar canımızı sıksa da ligde aldığımız 3 puan bizi bir o kadar mutlu etti. 3 puanın yanı sıra Fenerbahçe maçında oynanan olumlu futbolun da üzerine koyarak devam etmesi ayrı bir güzellik idi...

Bugun aslinda takimin ve taraftarin ilk bulusma gunuydu. 26 yil aradan sonra ilk defa super lig macina cikacak olmamız bir tarafa, bir yandanda 117 gunluk mac hasreti vardı. Fenerbahçe maçına nazaran kadroda sadece bir değişiklik vardı. Hafif sakatlığı bulunan Sedat'ın yerine tandemde Yalçın'ın partneri Numan idi.

Maçın başlamasıyla beraber tempolu futbolumuz ile oyunda etkin olan bizdik. İlkyarı boyunca o tempo neredeyse hiç düşmedi. Ekipten Güçlü abi'nin de dediği gibi takım Karadeniz gibiydi. Nitekim tempolu futbol Manisaspor'u hataya sürükledi ve defanstan Numan'ın yolladığı uzun topta Stancu ve kaleci İlker karşı karşıya kaldı. Stancu öylesine güzel bir vuruş yaptıki Manisaspor kalecisi pozisyon karşısında çaresiz kaldı ve Stancu'nun golüyle 1-0 öne geçtik. Bu golle Stancu da Orduspor tarihinde yerini aldı ve 26 yıl sonra takımın Süper Ligdeki ilk golünü atan isim oldu. Attığımız golde Manisaspor'lu Dixon'un da payını unutmamak lazım. Onun hatası sonucu Stancu kaleciyle karşı karşıya kaldı. Maçın genelinde etkili futbolumuz ile ön plana çıktık ama bir türlü 2. golü atamadık ve ilk yarıda attığımız gol ile maçı kazanmasını bildik.

Kimikerine göre Culio etkisiz kalmış gibi görünse de yine çok mücadele etti ve gereğinden fazla hırpalandı. Fakat Culio'nun üzerine bu kadar düşülmesi üzerine Stancu maç içinde oldukça boş alanlar buldu ve bu pozisyonlardan birini gole çevirdi. Culio zamanla çok daha iyi olacak. Sadece Fatih Tekke ile aralarında biri uyum sorunu var gibi. Bu sorunun da sebebi çok kısa zamandır birlikte oynuyor olmaları. Zamanla bu sorun da giderilecektir.

Ayrı bir parantez açılması gereken bir isim vardı dün sahada. Stancu. Kanatlarda oynarsa kaybederiz, faydalanamayız dediğimiz Stancu dün olağan üstü oynadı gerçekten. Sol kanadı öyle kullandı ki geldi defanstan topu çıkardı, devamında ilerde pozisyonu sürdüren isim oldu.


Fornezzi'den bahsedecek olursak Manisa'nin ciddi bir kac pozisyonunda kalesini gole kapatan kalecimiz isabetli transfer oldugunu yine bizlere gosterdi. Saso nerde duracagini ve iyi pozisyon almasi, yan toplardaki hatasiz cikislari ile bu aksam benim takdirimi aldi diyebilirim.

Ortasahamizi da konusursak Gosso, Onur, Dalmat uyumu gozlerden kacmadi. Dalmat geriye gelerek hem defansif manada yardimci oldu takima hemde sag tarafta zaman zaman etkili gelişlerini. Bir pozisyonda topu kaleciden kurtarıp boş kale yerine dışarı atmasaydı herşey çok daha güzel olacaktı tabi. Nerelerde uyumsuzluk vardi onlara da deginelim. Culio ve Tekkenin uyumsuzlugu gozume carpti. Hocamizin da yine belirttigi gibi takimin uyum surecini daha tamamlamadigi asikar ve saha icinde bazi sorunlar oldugu belli Tekkeye atilan son toplar kontraya cikarken ki ofsayta dusmeler vs. Vakit az ama Salı gününe kadar bu konuların üzerine biraz düşülmeli teknik ekip tarafından.

Oyuna sonrada giren Riberio ve İrfan girdikten sonra etkili oldular. Bu iki isim Fenerbahçe maçında da sonradan oyuna dahil olmuş ve etkili bir furbol ortaya koymuşlardı. Daha fazla süre alması gerektiğini düşündüğümüz Ali ise maçın bitmesine az bir zaman kala oyuna dahil oldu. Onur Fenerbahçe maçında ve bu maçta gerçekten çok olumlu oynadı. Ama ligin uzun olduğunu düşünürsek Ali de Hakan da forma şansı bulacaklardır.

Rakipten soz edelcek olursak, Ordu'ya icerde ilk hafta Trabzonspor karsisinda kurtardiklari 1 puan ile geldiler. Manisanin etkili gol ayaklari etkisiz kaldı çünkü bunda defansimizin ve ortasahamizin caliskanliginın payı büyüktü. Manisa icin birseyler soylemek gerekirse mac icinde takimi yonlendiren bariz bir isim yoktu. Daha cok kanatlardan gelmeyi denediler ama orta sahamızın ve defansız hatasız oynaması ile etkisiz kaldılar. Murat Erdoğan oyuna girdikten sonra topa daha fazla hakim olup pozisyon bulmaya çalıştılar ama buldukları nadir pozisyonlarda da Fornezzi'ye takıldılar.

Maçın bizim açımızdan ayrı bir güzelliği ise Jerry'in farklı bir forma altında bize karşı mücadele etmesiydi. Dixon sakatlandıktan sonra oyuna girdive gayet iyi oynadı. Oyuna girerken stadtan çıkan uğultular ve sevgi yansımalarının onu etkilediğine eminim. Maç öncesi taraftar da onu tribüne çağırarak sevgisini gösterdi. Jerry'i seviyoruz. İşallah üzerine koyarak devam eder.

Fikstür falan çorba oldu. 2 gün sonra Olimpiyatta 2 haftada 6 puan yapan İ.B.B ile oynayacağız. Deplasman olarak saymaya gerek yok. Hafta içi olmasaydı o stadta bir rekor denemesi olabilirdi ama hafta içi olması buna engel olacaktır. Yine hatrı sayılır bir rakama ulaşırız.

Salıya kadar 3 puanın keyfini sürelim...

16 Eylül 2011

Haftanın Maçı | Orduspor vs Manisaspor


İlk hafta Fenerbahçe karşısında hak etmediğimiz bir mağlubiyet aldıktan sonra yarın takım 19 Eylül'de sahaya çıkıyor. Fenerbahçe maçında oynanan olumlu futboldan dolayı hepimizin içinde anlamsız bir rahatlık var ama Manisaspor maçı sandığımızın aksine zorlu bir karşılaşma olacak...

Rakibizimi Tanıyalım...
Geçtiğimiz hafta Manisaspor maçın neredeyse 2. yarısının tamamını 10 kişi oynadığı maçta Trabzonspor ile son dakikalarda attığı gol ile 1-1 berabere kalarak sezona 1 puanla başladı. Manisaspor'un kadrosuna genel olarak bakıldığı zaman isim isim göze çarpan çok fazla isim olmamasına rağmen Süper Ligin bu sene en az transfer yapan takımlarından biriydiler. Neredeyse geçen sezon ki 11'in aynısı ile oynamaya devam ediyorlarve takımın biribiriyle uyumu son derece iyi. Sadece Ankaragücü'nden aldıkları Klukowski ilk 11'de kendine yer edinmiş. Klukowski haricinde Fenerbahçe'den Volkan Babaca'ı kiralamışlar. Ve son olarak bizden Jerry Akaminko'yu alarak sezona başladılar. Takımı sezona Hikmet Karaman hazırladı ama daha sonra ekonomik konularda anlaşamadıkları için Hikmet Hoca ayrıldı. Hikmet Karaman ile klige başlanılsaydı çok daha gerçekçi hedefler konulabilirdi aslında ama yeni hocaları Kemal Özdeş'in de çok fazla zorlanacağını düşünmüyorum. Nitekim Manisaspor'un bu sezonki gerçekçi hedefini yapılan transferlerden ve hoca seçiminden dolayı değerlendirirsel ligde kalmak olduğunu söyleyebiliriz. Kemal Özdeş 19 yaş altı milli takımını çalıştırmış ve Manisaspor'da uzun yıllar futbol oynamış bir isim. Kulüp takımlarındaki teknik direktör olarak Manisaspor onun adına ilk deneyim ama Manisaspor'un yeni bir takım olmaması onun adına büyük bir şans.

Manisaspor kapandığı zaman rakibine sıkıntı yaşatabilen takımlardan biri. Geçen hafta 10 kişi kaldıktan sonra gayet iyi savunma yaptılar ve 10 kişi oynarken buldukları gol ile 1 puanı kurtardılar. Ordu'ya da büyük ihtimalle 1 puan için geleceklerini düşünüyorum ve bu yönde sahaya çıkıp kontralarla gol bulmaya çalışacaklar. Geçtiğimiz hafta Trabzonspor maçında kırmızı kart gören Isaac Promıse'nin olmaması bizim adımıza bir avantaj. Promise önemli bir kontratak oyuncusu ve oynayacak olsaydı bizi zorlayabilirdi.

Manisaspor'un tahmini 11'i

Kalede ; İlker Avcıbay
Geri Dörtlü ; Dixon, Hüseyin Tok, Klukovski, Ömer Aysan
Orta Saha ; Mehmet Güven, Nizamettin Çalışkan, Yiğit Gökoğolan, Yiğit İncedemir,
İleri Uç ; Makakula, Simpson

***
Maça bizim açımızdan bakacak olursak ilk 11 yine bizim adımıza süpriz olacak.Fenerbahçe maçında sahaya çıkan kadroya şaşırmıştık aslında ama o kadro gayet iyi bir futbol ortaya koydu. Bireysel performansları ve bireysel hataları görmezden gelirsek kadro üzerinde fazla oynama yapılmayacağını söyleyebiliriz ama yinede içerdeki maçlarda farklı bir kurguyla sahaya çıkmamız gerektiğini düşünüyorum.

Fenerbahçe maçında aksayan Emre sol bekte biraz sırıttı ama gole neden olan hatası dışında bariz hatalar yapmadı. Nitekim 2. yarı Selçuk ve Riberio oyuna girdikten sonra soldan çok iyi bindirmelerimiz oldu. Bekte Emre, Selçuk veya Murak Kalkan tercihlerinde bulunabilir Metin Diyadin ama sol açık konusunda bazı şeylerin farkına varmalıyız. Metin Hoca Fatih Tekke ve Stancu'yu aynı anda saha kullanmak istiyor ama Stancu'nun Fenerbahçe maçında kanatlarda ne kadar etkisiz kaldığını hepimiz gördük. Galatasaray'da o pozisyondaki futbolu eleştirilirken bizim de onu solda kullanmaya çalışmamış pek mantıklı bir durum değil. Nitekim hazırlık maçlarında beklediğimiz gibi olmayan Riberio'nun sahada kaldığı kısıtlı süre zarfında ne kadar etkili olduğunu gördük. O yüzden macera aramaya gerek yok diye düşünüyorum. Biz Stancu'dan faydalanmak istiyorsak onun golcü özelliklerinden yararlanmalıyız. Stancu'dan kanatlarda verim alma inadını sürdürürse Metin Hoca hem Stancu'ya yazık olur hem de Riberio'ya...

Orta alanda Fenerbahçe maçında Gosso ve Onur oynamıştı. Onur'un Alex'in etkinliğini kırması için sahaya sürüldüğününden bahsetmiştik. Nitekim Onur kendisine verilen görevi layıkıyla yerine getirdi. Onur'u o bölgenin 3. 4. alternatifi olarak görüyorduk ama oynadığı futboldan sonra Onur'un deplasman maçlarında çok fazla süre alacağını söyleyebiliriz. Ama içerdeki maçlarda da şiddetle Ali'nin oynaması gerektiğini düşünüyorum. Nitekim Ali oynayacaktırda.

Tandemde Yalçın, Sedat ikilisi hakkında kuşkularım vardı aslında ama Fenerbahçe maçında gayet olumlu oynadı her ikisi de. Sedat'ın hafif sakatlığı olduğu söyleniyordu ama büyük ihtimal bu maçta forma giyecek.


Öyle bir kadromuz varki Metin Hoca istese her defasında bizi ters köşeye yatırabilir. Fenerbahçe maçında aksayan tarafımız sol tarafımızdı. O yüzden kadroda değişikliğe giderse yüksek ihtimalle sol tarafta gidecektir. Sol tarafta Riberio'yu oynatırsa ileride büyük ihtimal Fatih Tekke ile sahaya çıkarız yabancı sınırlamasından dolayı. Ama Stancu ve Riberio'yu da sahada tutmak isterse Fornezzi'yi kesip Fevzi ile başlayabilir. Yani her bakımdan kadro ile oynayabilir Metin hoca.

Manisaspor bize karşı açık oynamayacaktır bunda herkes hemfikir. O yüzden set oyununda kilidi açabilecek oyuncularla sahaya çıkmak en mantıklısı. Makakula ilerde çakılı kalacakken Simspon'un onun açtığı boşlukları değerlendirip gol pozisyonları bulabilir. Hızlı bir futbolcu olduğu için Simpson'a dikkat etmeliyiz. Savunma hattımızın biraz yavaş isimlerden oluştuğunu düşünürsek bu durum bizi zorlayabilir.

***
Teknik taktik konuşmanın çok da önemi yok aslında ama gelenektendir diye nacizane yorumladık durumu. Ama yarının ayrı bir güzelliği olacak. Dile kolay 26 yıl sonra Ordu'da Süper Lig maçı. Bir gece maçı. Taraftarımızın bunu bilerek bu maça gelmesi lazım. Artık bazı şeyler değişmeli. O stadı dolduralım ve gruplar, münferit maça gelenler takıma yanında olduğumuzu hissetirelim.

Haydi Ordu, Süper Ligi özlediğini göster tüm Türkiye'ye..!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...