31 Aralık 2010

Mutlu Yıllar


O sene bu sene olsun,
Süper Lig'in senesi olsun.

Mutlu yıllar...

Geçmişten Geleceğe Orduspor #4

Bundan önceki serilerimizde kuruluşumuzdan 1990 yılına kadar gelmiştik. Günümüze yavaş yavaş yaklaşmaya başladık. Bu seride 6 yıl daha gidiyoruz. Seri sonunda 2. Lig'de geçen 10 sene sonrasında 3. Lig'e düşüyoruz.

Diğer serilere buralardan ulaşabilirsiniz;
#1 http://divaneasikgibi.blogspot.com/2010/10/gecmisten-gelecege-orduspor-1.html
#2 http://divaneasikgibi.blogspot.com/2010/10/gecmisten-gelecege-orduspor-2.html
#3 http://divaneasikgibi.blogspot.com/2010/12/gecmisten-gelecege-orduspor-3.html

1990-1991 (2. Lig Grup A)
Ordu 0:1 Samsun , Samsun 3:1 Ordu
Ordu 0:1 Kocaeli , Kocaeli 3:2 Ordu
Ordu 2:2 Eskişehir , Eskişehir 4:1 Ordu
Ordu 3:1 Yalova , Yalova 1:0 Ordu
Ordu 1:1 Sakarya , Sakarya 2:0 Ordu
Ordu 1:0 Fatih Karagümrük , Fatih Karagümrük 3:0 Ordu
Ordu 1:1 Rize , Rize 1:1 Ordu
Ordu 1:1 Gaziosmanpaşa , Gaziosmanpaşa 2:0 Ordu
Ordu 0:0 Emlak Bankası Eyüo , Emlak Bankası Eyüp 1:1 Ordu
Ordu 0:0 Ünye , Ünye 1:2 Ordu
Ordu 3:1 Kartal , Kartal 0:2 Ordu
Ordu 0:1 Düzce Kervan Doğsan , Düzce Kervan Doğsan 2:0 Ordu
Ordu 2:0 DÇ Karabük , DÇ Karabük 2:1 Ordu
Ordu 3:2 Kasımpaşa , Kasımpaşa 2:1 Ordu
Ordu 1:0 Giresun , Giresun 0:0 Ordu
Ordu 1:1 Sümerbank Beykoz , Sümerbank Beykoz 2:1 Ordu
Ordu 2:1 Akçaabat Sebat , Akçaabat Sebat 0:2 Ordu

S....................P. O. G. B. M. A. Y.
13- Orduspor 40 34 10 10 14 36 43

1991-1992 (2. Lig Grup A)
Ordu 1:0 Kocaeli , Kocaeli 5:1 Ordu
Ordu 1:2 Zeytinburnu , Zeytinburnu 3:1 Ordu
Ordu 1:0 Düzce Kervan Doğsan , Düzce Kervan Doğsan 1:0 Ordu
Ordu 5:0 DÇ Karabük , DÇ Karabük 1:0 Ordu
Ordu 1:1 Kartal , Kartal 2:2 Ordu
Ordu 0:0 Sakarya , Sakarya 1:0 Ordu
Ordu 1:2 Emlak Bankası Eyüp , Emlak Bankası Eyüp 0:0 Ordu
Ordu 2:0 Gaziosmanpaşa , Gaziosmanpaşa 3:0 Ordu
Ordu 1:1 Çaykur Rize , Çaykur Rize 2:0 Ordu
Ordu 3:2 Ünye , Ünye 2:2 Ordu
Ordu 1:1 Yalova , Yalova 1:0 Ordu
Ordu 5:3 Üsküdar Anadolu , Üsküdar Anadolu 0:1 Ordu
Ordu 2:0 Küçükçekmece , Küçükçekmece 1:3 Ordu
Ordu 2:2 Bafra , Bafra 1:2 Ordu
Ordu 1:0 Eskişehir , Eskişehir 4:1 Ordu
Ordu 5:1 Fatih Karagümrük , Fatih Karagümrük 2:0 Ordu
Ordu 6:2 Kasımpaşa , Kasımpaşa 0:2 Ordu

S....................P. O. G. B. M. A. Y.
4- Orduspor 50 34 14 8 12 53 46

1992-1993 (2. Lig Kademe 4. Grup / Klasman 4. Grup)
Ordu 2:2 Samsun , Samsun 2:1 Ordu
Ordu 5:0 DÇ Karabük , DÇ Karabük 1:0 Ordu
Ordu 2:1 Zonguldak , Zonguldak 5:1 Ordu
Ordu 1:1 Petrol Ofisi , Petrol Ofisi 2:0 Ordu
Ordu 2:0 Çaykur Rize , Çaykur Rize 1:1 Ordu
Ordu 4:1 Erzurum , Erzurum 3:2 Ordu
Ordu 0:0 Yeni Yozgat , Yeni Yozgat 1:0 Ordu
Ordu 1:0 Ünye , Ünye 0:2 Ordu
Ordu 0:0 Bafra , Bafra 1:2 Ordu
Ordu 2:1 Akçaabat Sebat , Akçaabat Sebat 3:0 Ordu

S....................P. O. G. B. M. A. Y.
5- Orduspor 29 20 8 5 7 28 25

Ordu 0:1 Zonguldak , Zonguldak 0:0 Ordu
Ordu 1:2 Petrol Ofisi , Petrol Ofisi 1:1 Ordu
Ordu 1:1 Ünye , Ünye 2:1 Ordu
Ordu 4:0 Erzurum , Erzurum 0:0 Ordu
Ordu 4:1 Yeni Yozgat , Yeni Yozgat 1:3 Ordu
Ordu 4:2 Çaykur Rize , Çaykur Rize 2:1 Ordu
Ordu 1:2 Akçaabat Sebat , Akçaabat Sebat 2:1 Ordu
Ordu 2:0 Bafra , Bafra 0:0 Ordu

S....................P. O. G. B. M. A. Y.
3- Orduspor 49 36 13 10 13 52 42

1993-1994 (2. Lig Kademe 4. Grup / Klasman 4. Grup)
Ordu 2:5 Bolu , Bolu 4:1 Ordu
Ordu 1:2 Petrol Ofisi , Petrol Ofisi 2:2 Ordu
Ordu 1:1 Yeni Sincan , Yeni Sincan 2:1 Ordu
Ordu 4:1 Erzurum , Erzurum 3:1 Ordu
Ordu 2:0 Zonguldak , Zonguldak 2:0 Ordu
Ordu 2:1 Giresun , Giresun 2:2 Ordu
Ordu 1:0 PTT , PTT 3:1 Ordu
Ordu 1:0 Çorum , Çorum 2:1 Ordu
Ordu 1:1 Ünye , Ünye 0:1 Ordu

S....................P. O. G. B. M. A. Y.
8- Orduspor 22 18 6 4 8 25 31

Ordu 1:0 Erzurum , Erzurum 3:0 Ordu
Ordu 1:0 Zonguldak , Zonguldak 0:0 Ordu
Ordu 2:1 Çorum , Çorum 2:1 Ordu
Ordu 2:1 Giresun , Giresun 2:1 Ordu
Ordu 2:1 Yeni Sincan , Yeni Sincan 0:1 Ordu
Ordu 3:0 PTT , PTT 0:2 Ordu
Ordu 3:3 Ünye , Ünye 0:1 Ordu

S....................P. O. G. B. M. A. Y.
2- Orduspor 51 32 15 6 11 45 44

1994-1995 (2. Lig Kademe 4. Grup / Yükselme Grubu)
Ordu 3:0 Çorum , Çorum 0:0 Ordu
Ordu 1:3 Erzurum , Erzurum 3:1 Ordu
Ordu 3:1 Çaykur Rize , Çaykur Rize 0:0 Ordu
Ordu 4:1 DÇ Karabük , DÇ Karabük 1:2 Ordu
Ordu 2:0 Düzce , Düzce 1:2 Ordu
Ordu 0:0 Zonguldak , Zonguldak 1:0 Ordu
Ordu 1:0 Erdemir Ereğli , Erdemir Ereğli 1:1 Ordu
Ordu 3:0 Giresun , Giresun 0:2 Ordu
Ordu 0:0 Sakarya , Sakarya 1:2 Ordu

S....................P. O. G. B. M. A. Y.
2- Orduspor 35 18 10 5 3 27 13 -Yükselme Grubu-

Ordu 3:3 Karşıyaka , Karşıyaka 2:0 Ordu
Ordu 1:2 İstanbul , İstanbul 2:2 Ordu
Ordu 1:1 Eskişehir , Eskişehir 1:0 Ordu
Ordu 1:1 Aydın , Aydın 2:3 Ordu
Ordu 3:1 Diyarbakır , Diyarbakır 1:1 Ordu
Ordu 1:1 Yeni Afyon , Yeni Afyon 0:0 Ordu
Ordu 1:0 Çorum , Çorum 1:0 Ordu
Ordu 3:3 Hatay , Hatay 0:1 Ordu
Ordu 2:1 Edirne , Edirne 1:1 Ordu

S....................P. O. G. B. M. A. Y.
4- Orduspor 24 18 5 9 4 24 23 -Play Off-

Play Off:
Aydın* 2:1 Ordu

1995-1996 (2. Lig Kademe 4. Grup / Klasman 4. Grup)
Ordu 1:1 Sakarya , Sakarya 3:2 Ordu
Ordu 0:3 KDÇ Karabük , KDÇ Karabük 3:0 Ordu
Ordu 2:3 Zonguldak , Zonguldak 1:0 Ordu
Ordu 2:1 Çorum , Çorum 0:1 Ordu
Ordu 1:0 Çaykur Rize , Çaykur Rize 2:1 Ordu
Ordu 1:1 Bolu , Bolu 1:3 Ordu
Ordu 2:2 Erzurum , Erzurum 4:1 Ordu
Ordu 4:4 Erzincan , Erzincan 1:0 Ordu
Ordu 1:0 Düzce , Düzce 0:0 Ordu

S....................P. O. G. B. M. A. Y.
8- Orduspor 20 18 5 5 8 22 30

Ordu 0:2 Çaykur Rize , Çaykur Rize 0:1 Ordu
Ordu 2:0 Erzurum , Erzurum 0:0 Ordu
Ordu 2:1 Zonguldak , Zonguldak 1:0 Ordu
Ordu 2:4 Düzce , Düzce 2:1 Ordu
Ordu 2:2 Çorum , Çorum 1:0 Ordu
Ordu 1:1 Erzincan , Erzincan 2:1 Ordu
Ordu 1:0 Bolu , Bolu 4:1 Ordu

S....................P. O. G. B. M. A. Y.
8- Orduspor 35 32 9 8 15 36 50 -3.Lig-

Nostalji - 1977 - 78 Sezonu



Şükrü, Kemal, Arif, Salih, Zafer, Ahmet
Mahmut, Uğur, Cihan, Güven, Üstün

30 Aralık 2010

Orduspor: Bir Denge Takımı

Ligin ilk yarısı bitti ve Orduspor ise uzun süre sonra zirveye ilk defa bu kadar yakın ki hatta son Denizli maçında gol ayaklarımız! biraz daha etkin olabilse bugün Bank Asya’nın ilk yarısını lider olarak kapatmış olacaktık. Buna rağmen taraftarımız, oyuncularımız hatta biz bu durumdan pek de memnun değiliz çünkü takımın pozitif futbolu bize daha fazlasını istememize sebep oluyor.

Yönetim sene başında çok doğru bir transfer politikasıyla, Bank Asya için en doğru kadroyu kurdu. Bu ligi tanıyan, bu ligde başarılı olan oyuncularla takımda geçen sene başarıyla forma bulan oyuncuları harmanlayıp, çok yüksek bedeller ödemeden takım olgusunu ön plana çıkaran çok DENGELİ bir takım kurduk. Ve bu tarz takımlarla başarılı olabilecek, sistem hocasından çok moral-motivasyon anlamında güçlü bir kişilik olan, Uğur hoca geldi takımın başına. Ve bu birleşim bizi başarıya götürdü. Bir önceki yazıda belirttiğim gibi bizi başarıya getiren en önemli sebeplerden birisi doğru çekirdek kadroyu kurmamız (Kale-Fevzi, Stoperler-Kürşat,Jerry(Numan), Merkez Orta Saha – Murat,Ali ve Forvet-Kostovski!) oldu. Ve birde yazının başından beri belirttiğim DENGELİ bir takım olmamız.

Dengeli takım derken ne demek istediğimi şu şekilde anlatmak gerek. Futbolda uyum çok önemlidir, oyuncular birbiriyle ne zaman 2 takımdaştan çok arkadaş durumuna gelirse o zaman başarı gelir. Futbolun en güzel terimlerinden biri olan “Sahada diğer takım arkadaşlarını gözü kapalı bulmasi` bu tanımın dile getirilmiş halidir. . Ligin sonlarına doğru özellikle taraftar baskısıyla Bank Asya için özellikle bu güç seviyesinde bir takım için en doğru taktik olan 4-4-2’ye göre düşünürsek takımı şu şekilde resmedebiliriz.


Gelelim şimdi takım içindeki başarılı ikililere, dengelere.

Kürşat-Numan(Jerry) Stoper Dengesi
Kürşat ilerleyen yaşının ona kattığı tecrübesi ve uygun fiziğinin ona verdiği hava toplarındakı mücadelesiyle ön plana çıkarken, yanında oynayan Numan ya da Jerry tecrübesiz fakat hırslı yapıları, genç olmaları sebebiyle oyuna kattıkları canlılıklarıyla ön plana çıkıyorlar. Kürşat’ın yavaş kalmasını Numan ya da Jerry hızıyla kapatırken. Bu ikilinin basit hatalarını Kürşat tecrübesiyle kurtarabiliyor ya da en azından onların olumsuzluğunu alıyor üstlerinden.

Selçuk-Abdullah Beklerin Dengesi
Bugün günümüzün en iyi futbol takımları bile savunmada denge olayına çok önem veriyor. Barcelona’da sağda Daniel Alves neredeyse bir sağ kanat gibi oynarken Abidal ya da Maxwell 3. Stoper gibi oynuyorlar. Aynı durum bizde de mevcut. Abdullah hücumcu bek yapısıyla ön plana çıkarken Selçuk stoperimsi bek tarzıyla geride daha sağlam duruyor. Abdullah’ın sağda hızlı oynayan, risk alan yapısını solda Selçuk sağlam fiziğiyle, daha garanti oynayarak dengeliyor.

Murat Akın-Ali Çamdalı Orta ikili
Takımda en göz alıcı uyum bu bölgede yaşanıyor. Altyapı eğitimlerini yurt dışında alan bu ikili orta sahada o kadar güzel bir uyum gösterdi ki takımın ilk yarı sonunda yıldızları oldular bence.İkisinin de savunma ve hücumu beraber yapıyor olmaları büyük bir artı. Birbirlerinin görevlerini oyun içerisinde kendileri belirliyorlar; birisi hücuma kalkarken diğeri savunma görevini üstleniyor. Ali’nin daha statik, daha soğukkanlı ve sağlam yapısı Murat’ın ise sürekli pres yapan, hırslı yapısı ve ikisinin güçlü pas yetenekleri aralarındaki bütünlüğü sağlayan önemli etkenler.

Müslüm Yelken-Muarrem Muarrem Kanat Dengesi
Takımımızın en çok gol atan oyuncusu Müslüm’ken en çok asist yapan oyuncusu ise Muarrem Muarrem. Ve bu iki ismin 2 karşılıklı kanatta oynaması takımımıza çok olumlu yansıyor. Oyun ters kanatta iken sık sık içeri kat etme şansı yakalayan Müslim bu anlamda onu en iyi besleyebilecek Muarrem’in o kanatta bulunması anlamında çok şanslı ki bu da asist ve gol olarak ikisinin de hanesine yansıyor. Muarrem’in zayıf fizik yapısının orta sahaya olumsuz etkisini ise karşı kanatta Müslüm bitmek bilmeyen enerjisiyle dengeleyen oyuncu oluyor bir yandan da.

Selçuk- Muarrem, Abdullah-Müslim Bek-Açık Dengesi
Takım içerisindeki uyum bu anlamda kanatlarda da görebiliyoruz. Daha hücumcu olan ve savunma anlamında zaaflar yaşayan Muarrem’in arkasında defansif anlamda çok güçlü olan Selçuk oynarken, hücumu daha çok düşünen bekimiz olan Abdullah’ın önünde ise enerjisiyle gerektiğinde bek bile oynayabilecek, sık sık ileri çıkan Abdullah’ın eksiklerini kapatan Müslüm oynuyor. Bu da takımın hücum-savunma dengesine çok olumlu yansıyor.

Ahmet Güven-Kostovski Forvet Dengesi!!
Ve geldik zurnanın zurt dediği yere. Takım olarak topu son bölgeye en iyi taşıyan takımlardan olmamıza rağmen bu bölgede bir sorun yaşıyoruz. Bu noktadaki verimsizliğimiz artık sözlüklere konu olmaya başladı. Her ne kadar yeni yeni oynamaya başlasa da Ahmat Güven üçüncü ligin 2 senedir öne çıkan golcülerinden, Kostovski ise fiziğiyle ve hırsıyla ön plana çıkan Süper Lig kluplerinin bile izlediği bir forvet. Bu özelliklere rağmen attıkları toplam gol sayısının Muarrem’in attığı gol sayısıyla aynı olması bile sorunu açıkça ortaya koyuyor. Bence buradaki en büyük sorunumuz ikisinin de aynı yapıda oyuncular olması. İkisi de bireysel olarak Bank Asya için ideal target striker olarak görülebilirler fakat birbirilerini tamamlama anlamında büyük sorun yaşıyorlar. Her ne kadar Kostovski 2. Forvet oynamaya çok uygun olsa da Ahmet’le aralarında bir uyumsuzluk söz konusu. Aslında Kostovski’nin yanına son vuruşları iyi olan, daha seri bir oyuncu getirebilsek hem Muarrem’in veya Müslüm’ün ara paslarından yararlanabilirdik hem de Kostovski’nin en verimli olduğu indirdiği hava toplarından daha verimli yararlanabiliriz.

* Bu yazı olası İbrahim Şahin transferinden önce yazılmıştır. İbrahim benim önerdiğim şablona tam olarak uymasa da Bank Asya için çok güçlü olan fiziğiyle birincil forvet olarak düşünüldüğünde ve Kostovski’yi onun arkasında kullanabilmesiyle fazlasıyla verimli olabilir. Fakat bu tarz bir ikiliyi (İbrahim-Kostovski) besleyecek olan kanatlarımızın çok daha verimli çalışması lazım ki burada da 2 kanadı da yedekleyebilecek olan Emre Aygün transferinin önemi ortaya çıkıyor.

Taraftar Sordu, Başkan Yanıtladı

Başkanımız geldiği günden beri herşeyin taraftara açık olacağını, şeffaf olacağını söylemişti. Şimdiye kadar ki süreçte de bizleri çoğu konuda bilgilendirerek sözünü tuttu. Akıncılar'dan Hüseyin Öztürk arkadaşımızın çabalarıyla kendisiyle geniş çaplı bir röpörtaj yapıldı ve Orduspor taraftarı merak ettiği şeyleri başkanına sordu.

Şeffaf bir yönetim anlayışını benimseyerek daime taraftara yakın olmaya çalışan Orduspor Başkanı Nedim Türkmen, 110 binden fazla Orduspor Taraftarına ev sahipliği yapan Orduspor FanPage Sayfası, MorBeyaz.Net, Akincilar52.Org ve Ortad.Org üyelerinin Ordusor ile ilgili merak ettiklerini cevaplayarak bizleri aydınlattı.

Röpörtaj konusunda bu röpörtajı yapan Hüseyin Öztürk'e, soruları soran taraftarımıza ve bu şekilde bizleri bilgilendirdiği için başkanımıza teşekkür ederiz.

Röpörtaı noktasına virgülüne dokunmadan yayınlıyoruz.

...




İşte taraftarların Başkan Nedim Türkmen’e ilettiği sorular ve Başkanın sorulara verdiği cevaplar…

Kostovski’den sezonun ilk yarısında taraftar genel olarak memnun değil, Kostovski hakkında ki düşünceleriniz nedir ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Kostovski çok değerli bir oyuncudur. Şuanda Süper Ligden 2 talibi söz konusudur. Kendisi bizim bildiğimiz klasik forvet tipi olmadığından ve taraftarımız kendisini klasik forvet zannettiğinden taraftar Kostovski’den memnun değil ! Her kafa topunu indiren, bu kadar hızlı ve uzun boylu oyuncu şu an Bank Asya 1.Lig’de başka bir takımda yok. Geçen yıl Metalurg Skopje takımında Kostovski’nin yanında oynayan oyuncu Makedonya Liginde gol kralı olmuştur. Biz Kostovski’den memnunuz ve Süper Ligde de çok katkılarını göreceğimize inanıyoruz.

Devre arasında Orduspor’da transfer yapılacak mı ? Hücuma dönük bir orta saha oyuncusunun yanı sıra taraftarın çok büyük bir bölümü forvet transferi yapılıp yapılmayacağını merak ediyor. Orduspor’da devre arasında transfer yapılacak mı ve hangi mevkilere transfer yapmayı düşünüyorsunuz ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Orduspor hiçbir destek görmemesine rağmen,her ne pahasına olursa olsun Süper Ligden mutlaka 1 forvet ve 1 orta saha oyuncusu transfer edecektir.

Sezon başında Bruno’nun Orduspor’a gelmesinden bahsediliyordu ? Devre arasında yine Bruno sesleri ön plana çıkıyor. Sezon başında Bruno’nun Orduspor’a neden gelmediğini ve devre arasında Bruno ile ilgili düşüncelerinizi bizlerle paylaşabilir misiniz ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Bruno kesinlikle Türkiye’ye gelmeyi düşünmemektedir. O yüzden bu oyuncu ile ilgili şuanda hiçbir düşüncemiz söz konusu değildir.

Muarem Muarem’in devre arasında TFF ile görüşülerek ligin ikinci yarısında Türk statüsünde oynama ihtimali var mı ? Ayrıca Orduspor’da devre arasında bir yabancı transferi söz konusu mu ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Muarem Muarem önümüzdeki sezondan itibaren Türk statüsünde oynayacaktır.

Bir taraftarımız 19 Eylül stadında bir kombine bileti ile 12 kişiyi 15 TL karşılığında maça soktuğundan bahsediyor. Bu tür emek hırsızlarına karşı tedbir almayı düşünüyor musunuz ? Ayrıca stad kapılarının geç açıldığı ile ilgili şikayetler söz konusu, konu ile ilgili ne düşüyorsunuz ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Sadece kale arkası ve maraton tribünlerine değil, protokol tribününe de bedavadan maçlara girmek isteyen bir sürü kişi mevcuttur. Bu tür biletsiz girişlere izin vermemek adına çok büyük çabalar gösteriyoruz. Fakat hala engelleyemediğimiz biletsiz girişler söz konusu ve kamera kayıtları doğrultusunda bu tür kişiler tespit edilerek gerekli işlemler mutlaka yapılacaktır. Konuyla ilgili olarak aldığımız önlemler en üst düzeye çıkarılacaktır.

Vali Kemal Yazıcıoğlu tesislerinin zemini ile ilgili olarak bir taraftarımızın sorusu var. Tesislerle ilgili olarak her hangi bir çalışma söz konusu olacak mı ? Ayrıca Orduspor’a Çambaşı Yaylasında bir tesis yapılmasından bahsediyordunuz. Bununla ilgili bir çalışma söz konusu mu ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Orduspor tesislerine 2 adet çim saha yapılacaktır. Alt yapı tesisimizi tamamladık ve bunun yanında birde kondisyon merkezi yapımı söz konusudur. Valilik ile birlikte Çambaşı Yaylasına bir kamp tesisi yapmak istiyoruz, konuyla ilgili görüşmelerimiz sürüyor.

Orduspor’da Volkan Arslan, Ümit Bozkurt ve Taner Arı ile yollar ayrılırken, Hüsamettin Tut’da kiralık olarak gönderildi. Orduspor’dan ayrılacak olan yada kiralık olarak gönderilecek olan başka futbolcu söz konusu mu ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Kamp sonunda teknik direktörümüzün raporu doğrultusunda karar verilecektir.

Başkanım taraftar orta saha, sol kanat ve özellikle büyük bir çoğunlukla forvet oyuncusu transfer edilmesini isterken, bazı futbolcuların isminden sıklıkla bahsediliyor. Ceyhun Eriş, Cenk İşler, Ümit Karan, Cafercan Aksu, Mehmet Yılmaz, Mehmet Akyüz, Emre Aktaş, Savaş Esen, Bülent Kocabey, İlhan Özbay, Galatasaraylı Emre Çolak ve özellikle de Mehmet Batdal ismi ön plana çıkarken, Orduspor yönetiminin bu futbolcular arasında ilgilendiği bir isim var mı ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Sayılan oyuncuların hiç biriyle ilgilenmiyoruz. Süper Ligden mutlaka 1 forvet ve 1 orta saha oyuncusu almayı düşünüyoruz.

19 Eylül Stadyumunun ışıklandırma çalışmalarının yanı sıra stadın üstünün kapatılması ve zemin ilgili son durum nedir ? Ayrıca stadın üstünün ne gibi bir proje ile kapatılacağı hakkında bizleri bilgilendirebilir misiniz ? Stadyum ile ilgili başka yenilikler olacak mı ? Bir taraftarımızda Orduspor Süper Lige çıktığı taktir de yeni bir stad projesi düşünüyor musunuz diye soruyor.

Dr.Nedim TÜRKMEN : Stadyumun ışıklandırılması ve üstünün kapatılması 2. devreye hazır olacaktır. Stadyumun üzerinin kapatılmasında çelik konstrüksiyon sistemi kullanılacak olup, Süper Lige çıktığımızda stadyum kapasitesini arttırarak, localar oluşturma yönünde de projelerimiz mevcuttur. Orduspor’a tabii ki Rizespor gibi bir stadyum kazandırmayı arzu ediyoruz fakat kulübün tek başına bu kadar büyük bir maliyete katlanması mümkün değildir. Konuyla ilgili tüm devlet erkânının desteğini gördüğümüzde ancak böyle bir projeyi gün yüzüne çıkarabiliriz.

Orduspor’un şu an ki mali durumu nedir ? Süper Lig yolunda ki bir takım için mali kaynaklarımız yeterli mi ? Otopark, Store, Kampanya gibi kazanç sağlayan çözümler sizce ne kadar faydalı gözüküyor ? Kurumsallaşma adına başka projeleriniz var mı ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Biz Orduspor olarak 4 trilyon gelirle 12 trilyonluk harcamayı yönetmeyi çalışıyoruz. Bu güne kadar gerçek anlamda Ordu şehrinden yeterli destek alamadığımız için, kulübe Başkan olarak ben kaynak aktarıyorum. Bütün bunlara rağmen şu anda Bank Asya 1. Lig’de mali durum açısından kulübümüz ilk 5’te yer alan en iyi kulüptür.

Kadromuzdaki hiçbir futbolcuya peşinat ve prim borcumuz yoktur. Maç başlarına ilişkin ödemelerde 2. devre başlamadan futbolcularımıza ödenecektir. Orduspor’a destekleri arttırmak adına yaptığımız hiçbir kampanyada yeterli ilgiyi göremedik. Ordu bürokrasisi, yerel yönetim ve onlarla iş bağlantısı olan kişi ve kurumlar Orduspor’a destek yerine köstek olup, tüm yardımları olabildiğince engellemeye çalışmaktadırlar. Orduspor’un Süper Lige çıkmasını isteyenler olduğu gibi istemeyen birçok kişi de söz konusudur. Bize zorla kombine kart sattırıyor diye Vali Bey’i, İçişleri Bakanlığı’na şikayet eden fütursuzlarda mevcuttur. Bunları sadece Kulüp olarak nelerle mücadele etmek zorunda kaldığımızı görün diye sizlerle paylaşıyorum. Bizim mücadelemiz sadece saha içindeki rakiplerle olsaydı, inanın ilk yarıyı 40 puanla lider bitirmiş olurduk.

Dünyada kurumsallaşmadan kasıt, taraftarın kulübün finansmanına büyük ölçüde katkıda bulunduğu durumdur. İngiltere’de kulüplerin maç bilet gelirleri toplam gelirlerinin % 21’i seviyesindedir. Bank Asya 1.Lig’de sabit gelirler 4 trilyon olup, ligde kalacak takımlar için 6-7 trilyon harcandığı dikkate alınırsa, nakit açığı olduğu muhakkaktır. Nakit açıklarını kapatmanın en doğru yolu ise, kalıcı gelir kaynakları yaratarak takıma destek sağlamaktır. Bizim bütün çabamız sponsorluklar, reklam gelirleri, otopark gelirleri, lisanslı ürün satış gelirleri ve futbol okulları yoluyla nakit açığını kapatmaya yöneliktir.

Kulüp Başkanı olarak 4.5 trilyon borçla Orduspor’u eski yönetimden devraldım. Bu kulübün 43 yıllık tarihinde başkanların verdiği parayla ilgili olarak Orduspor’un gelirlerini temlik alma uygulamasını kulübe ben getirmedim.

Özellikle bu sezon eğer ki Orduspor Süper Lig’e çıkarsa kalıcı olmak adına ne gibi projeleriniz var ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Orduspor bu sezonun sonunda mutlaka Süper Lige çıkacaktır. Orada kalıcı olmak adına yapılması gerekenleri yönetim olarak bizler biliyoruz ve bu konuyla ilgili çalışmalarımız devam etmektedir. Orduspor’u dünya kulübü yapmak istiyorum ve bunu nasıl yapacağımı da biliyorum.

Başkanım taraftar gruplarının stad içerisinde ki yerleri ile ilgili bir değişiklik durumu yada taraftar grupları ile ilgili ileriye dönük düşünceleriniz yada projeleriniz var mı ? Ayrıca stad içerisinde ki tel örgülerin kaldırılması gibi bir durum söz konusu mu ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Taraftar gruplarıyla ilgili Süper Lige çıktığımızda bir araya gelip mutlaka bir değerlendirme yapacağız. Stadyum içerisindeki tel örgülerin kaldırılmasını en çok ben isterim ancak Altay maçındaki gibi saha olaylarının yaşanması Kulübe her anlamda zarar vermektedir. Ordu Emniyet Müdürlüğü tarafından da bilinen saha olaylarının çıkmasını ve Orduspor’un zarar görmesini isteyen kişiler mevcuttur. O yüzden bu hususu Süper Lige çıktığımızda değerlendirmek en doğrusudur.

Başkanım, sezon başında transfer edilen Patrick Da Silva henüz lig başlamadan gönderildi ? Ayrıca Orduspor’dan geçen sezon devre arasında ayrılan Alaattin Tosun ile sezon sonunda gönderilen Şadi Çolak’ın Orduspor’dan ayrılmalarının sebepleri nelerdir ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Geçen yıl transfer ettiğimiz Carlos Wargas ve bu yıl transfer ettiğimiz Patrick Da Silva ülkeleriyle Ordu arasındaki saat farkından dolayı büyük uyum sorunu yaşamışlardır. Saat farkı nedeniyle sabahın 6’sına kadar bilgisayar başında oldukları için sabah antrenmanlarına çıkamadılar. Hatta Wargas bir günde 7.000-TL’lik telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Başkan olduğum dönemde Avrupalı oyuncuları tercih etme yönünde karar almış bulunuyorum. Alaattin Tosun disiplinsiz davranışları nedeniyle, Şadi Çolak ise hocamız tercih etmediği için gönderilmiştir.

Bir taraftarımız Orduspor’un bir dönem Mor Şimşekler diye anılırken, neden artık Mor Menekşeler diye anıldığını soruyor ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Orduspor renklerini Mor Menekşe’den almaktadır, o nedenle menekşenin sarısı formalarda kullanılmıştır. Taraftarımıza saygı duyuyoruz mühim olan herkesten destek görmektir.

Orduspor’da başarılı iki sezonun ardından sözleşmesi bir yıl daha uzatılan Jerry Akaminko’da bu sezon bir form düşüklüğü söz konusu gibi gözüküyor. Kendisi ile yönetimin ve teknik heyetin bir görüşmesi oldu mu ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Jerry Akamınko’da form düşüklüğü olduğu doğrudur. Bu konuyla ilgili kendisine gerekli uyarılar yapılmış olup, kamp sonunda tekrar durumuna ilişkin değerlendirme yapılacak ve en doğru karar verilecektir.

Orduspor yönetiminin başlatmış olduğu “Orduspor Flexi Kart”, “Bir Lirada Senden” ve “100 Altın Adam” kampanyasında son durum nedir ve sizce şu an kampanyaya gösterilen ilgiyi yeterli buluyor musunuz ? Bununla ilgili detaylı bir açıklama Orduspor Resmi Web Sitesinden yapılacak mı ? Ayrıca bu kampanyaların yanı sıra Orduspor için daha verimli olabileceği düşünülen bir SMS Kampanyası yapmayı düşünüyor musunuz ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Başlatmış olduğumuz tüm kampanyalar ağır fakat istikrarlı bir şekilde gelişim göstermektedir. SMS kampanyasına ilişkin projemiz devam etmekte olup, en kısa zamanda taraftarımıza duyurulacaktır.

Başkanım bir taraftarımız, Orduspor A Takımının müsait zamanlarda Akkuş, Mesudiye, Aybastı gibi ilçelerimizi ziyaret ederek taraftar ve takım arasında bir sinerji yaratılabileceğinden ve sizinde ilçelerimize ziyaretlerde bulunabileceğinizden bahsediyor. Siz konu ile ilgili ne düşünüyorsunuz ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Orduspor Kulübünün şehirle bütünleşmesi için ilçe ziyaretlerimiz programlanmaya başlanmıştır. İlçelerdeki tüm dernek, vakıf ve okullar gezilerek destek beklentimizi tüm halkımızla paylaşacağız.

Orduspor Resmi Web Sitesi eski yıllara nazaran daha güzel ve güncel durumda, ancak hala yeterli değil düşünen taraftarlarımız var. Ayrıca Orduspor Store Mağazasının web sitesi de 2 aydır kapalı durumda gözüküyor. Sizin bu konular ilgili daha detaylı bir çalışmanız olacak mı ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Orduspor Store Mağazasının web sitesindeki aksaklıklara ilişkin gerekli talimatlarımız yetkililere iletilmiş olup, en kısa zamanda sorunun çözümü sağlanacaktır. İnternet üzerinden yapılan lisanslı ürün satışının yaygın hale gelmesi yönünde kapsamlı çalışmalarımız mevcuttur. Sadece Ordu’da değil tüm Türkiye çapında lisanslı ürün satışı bizi onurlandıracaktır.

Orduspor’un sezonun ikinci yarısında İstanbul’da oynayacağı Güngören Bld.Spor ve Kartalspor maçlarını daha büyük bir stada aldırmanız ile ilgili olarak taraftarlarımızın düşüncesi var. Bu konu ile ilgili çalışmanız olacak mı ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Orduspor’un sezonun 2.yarısında oynayacağı maçları daha büyük bir stadyuma alma konusundaki çalışmaları ancak rakip takımın bu değişikliği kabul etmesi şartıyla gündeme gelecektir. Trabzonspor’un Olimpiyat stadında yaptığı gibi bir organizasyonu bizde yönetim olarak yapmayı çok istiyoruz. Yirmi Bin Orduluyu ve Türkiye’nin her yerindeki Orduspor taraftarını bir arada görmek bizi onurlandıracaktır.

Yurt dışında ki taraftarlarımız Orduspor Store’den üzerinden alışveriş imkanı sağlanıp sağlanamayacağı ile ilgili olarak soru soruyorlar. Yurt dışında ki taraftarlarımız ile ilgili her hangi bir projeniz var mı ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Yurt dışındaki taraftarın Store’dan yapacağı alışverişlere ilişkin çalışmalarımız devam etmektedir.

Başkanım bazı taraftarlarımızın Orduspor’un borçları ile ilgili söylentiler olduğu ve bunların ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğu ile ilgili soruları var. Örneğin Orduspor’un ne kadar borcu olduğu, transferi etkileyecek bir borcunun söz konusu olup olmadığı ve mevcut futbolcuların alacaklarının olup olmadığı soruluyor. Bununla ilgili bir basın açıklaması yapacak mısınız ? Ayrıca bir soruda da geçen sezon takımdan ayrılan Kemal Yıldırım, Hakan Macit, Murat Akyüz, Fatih Şen ve Erol Yükseker gibi oyunculara Orduspor’un her hangi bir borcu var mı diye soruluyor ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Geçen yıl takımızda oynayan bazı oyunculara cüzi oranda borçlarımız mevcuttur. Belirli program dahilinde tüm borçlar yapılandırılmış ve hepsi ödenmektedir. Şimdiye kadar Orduspor’da hiçbir futbolcunun alacağı kalmamıştır. Geçen yıl 1.5 trilyon eski dönem futbolcu borçlarını ödediğimizi de tekrar hatırlatmak isterim.

Bir taraftarımız da göreve geldiğiniz günden bugüne kadar geçen sürede gelen ve giden tüm yerli ve yabancı oyuncu transferleri ile ilgili düşüncelerinizi ve transfer politikanızı soruyor ? Orduspor sizin döneminizde bugüne kadar transfere ne kadar para harcadı ve sizce hatalı yapılan transferler oldu mu ? Konu ile ilgili düşünceleriniz nedir ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Transfer çok önemli bir iştir. Hata yapmamak adına gerekli tüm özeni göstermenize rağmen bazen teknik direktör bazen de bizden kaynaklanan hatalar zaman zaman olmuştur ve olacaktır. Hata yapma olasılığı en yüksek transferler yabancı futbolcu transferleridir. Bu konuda Avrupa ülkelerinden oyuncu transfer ederek uyum sorununun önüne geçmeye çalışacağız.

Orduspor Kulübü olarak futbolcu izleme birimleri kurulmuş olup, Türkiye ve Avrupa’da 6 hoca Orduspor için gelecek sezonlarda düşünülmesi gereken oyuncuların tespitini yapmaktadırlar. Önümüzdeki dönemlerde Orduspor Kulübü transferde Türkiye’de en az hata yapan ve en yeni yetenekleri ilk olarak tespit eden kulüp olacaktır.

Orduspor yönetimi olarak bizler, o kadar çok birikmiş problemi kucağımızda bulduk ki bu problemlerden yeni yeni kafamızı kaldırıyoruz. Bundan sonra her şey hepimiz için çok daha güzel olacaktır. Orduspor bu yıl piyasa değeri 7 milyon Euro’luk bir takım haline gelmiştir. Şu anda kadromuzda yer alan 4 futbolcumuz Süper Lig kulüpleri tarafından izlenmekte ve transfer edilmek istenmektedir.

Başkanım Orduspor’da göreve gelirken 3 yıllığına seçilmiştiniz. 3 yıl sonunda Süper Lig hedefine ulaşmamız yada ulaşamamamız halinde uzun vade de Orduspor’da yıllarca başkanlık yapmayı düşünüyor musunuz ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : 3 yıllık bir süre için Başkan seçildim ve Genel Kurul bana yetki verdiği sürece çok uzun yıllar Orduspor’a başkanlık yapmak istiyorum. Orduspor’u şirketleştirip, hisse senetleri IMKB’de işlem gören halka açık bir duruma getirmek istiyorum. Ordu’nun potansiyelini paraya ve güce dönüştürmek istiyorum. Ben Orduspor’u Süper Ligde ŞAMPİYON yapmak istiyorum ve hedefim sadece bu… Kahkaha atanlar Bursaspor’un 5 yıl önce Bank Asya 1. Lig’de oynadığını ve Orduspor’un Bursaspor’u 3-1 yendiğini unutmasınlar. Çok büyük bir sosyal olayı yönetmeye çalışıyoruz. Bu işler zeka ve vizyonla ilgilidir. Bir yarışta en yavaş koşan değil, en hızlı koşanın belirleyici olması gerekir. Ordu şehrini sıkıştığı Boztepe ve Yoroz arasından çıkarmak ve Orduda her konuda düşünce devrimi yapmak ancak Orduspor ‘la mümkün olacaktır.

Orduspor altyapısı ile ilgili düşünceleriniz nedir ? A takıma altyapıdan yetiştirdiğimiz birkaç futbolcuyu çıkartarak Türk futboluna kazandırmanın yanı sıra ileriye dönük düşünceleriniz var mı ? Bir de Orduspor Taraftarı Orduspor’da 52 numaralı formayı taşıyacak bir futbolcunun altyapıdan yetişip yetişmeyeceğini merak ediyor.

Dr.Nedim TÜRKMEN : Orduspor 43 yıllık tarihinde hiç yapılmayanları yaptı. Kulüp olarak mali açıdan zor bir durumda bulunmamıza, birçok mali problemle uğraşmamıza rağmen 300.000-TL’lik kaynak ayırarak Ali Ataoğlu Gençlik Geliştirme merkezini Ordu’ya kazandırdık. Takımların kurtuluşu alt yapılarından geçmektedir. Önümüzdeki sezon başından itibaren Teknik Direktörümüzün sözleşmesine her hafta 5 antrenmana altyapıdan mutlaka 4 oyuncunun alınması koşulunu getirdik. Orduspor Kulübü olarak her yıl 2 oyuncumuzu alt yapıdan A takımına kazandırdığımız sürece 5 yılda kulübün borç sorunu geride bırakılmış olacaktır.

Yıllardır komşu şehir takımı Giresunspor ile taraftar ve yönetim nezdinde olumsuz olaylar yaşandı. Son zamanlarda da benzer tablolar diğer komşu şehir takımı olan Samsunspor ile yaşanır oldu. Sizin bu olaylara, tabir-i caizse bu husumete dur diyecek, öncülük edeceğiniz fair-play’i ön plana çıkaran bir projeniz olacak mı ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Giresun ve Samsun şehirleriyle ilgili yaşanan olumsuzluklar beni de çok rahatsız etmektedir. Bizler sahada rakip fakat saha dışında ebedi dost olmak zorundayız, sorunlarımız ortaktır. Başkanlarla bir araya gelip, konuyla ilgili dostluk mesajlarımızı her fırsatta dile getireceğiz.

Başkanım bazı taraftarlarımız bazı duyumlardan yola çıkarak, sizin başkanlığınız döneminde yabancı futbolculara çok fazla para ödendiği, Orduspor’a 4 Milyon TL’lik bir temlik koydurduğunuz yönünde ki iddaalardan bahsediyor. Siz bu iddaalar ile ilgili ne söylemek istersiniz ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Orduspor Kulübünde oynayan yabancı futbolcular, yerli futbolcuların yarı fiyatına oynamaktadır. Yabancı futbolculara çok fazla para ödediğimize ilişkin suçlamalar yanlış bilgiye dayanmaktadır.
Geçen yıl Orduspor’un geçmiş dönem borçlarını öderken kredi almak zorunda kaldık. Kredinin teminatını teşkil etmek üzere, Orduspor Kulübü gelirlerinin 2.3 milyonluk geliri alacaklı firmalara temlik edilmiştir. Onun dışında Nedim Türkmen olarak kulübe verdiğim borç paralarla ilgili kulüp gelirlerini temlik alma gibi bir işlem söz konusu değildir. Ordu’da bir senaryo vizyona konulmuş ve uygulanmaya çalışılmaktadır.

Senaryo şudur; Bu başkan ve yönetime yardım edilmeyecek, yardım etmek isteyenler de iş ilişkileri kullanılarak tehditle engellenecek.Başkan ekonomik anlamda kulübü yönetemeyecek ve tekrar bize kalacak. Burada oynanmak istenen oyun çok açıktır. Yerel yönetim ve bürokrasi de bu senaryonun içindedir. Ben bütün yaratılan imkansızlıklara rağmen Orduspor’u Süper Lige çıkaracağım.

Ordu’da Orduspor üzerinden nemalanma devri bitmiştir. Başkan olduğum sürece buna asla izin vermeyeceğim. Bu kişiler Orduspor’a yapılan tüm yardımları engelleyelim, her türlü bürokratik engeli çıkaralım, başkan daha çok para versin daha sonra da giderken bu paraları Orduspor’a bağışlasın diye bekliyorlar.
Bu kulübün tarihine verilen paralarla ilgili temlik alınmasını uygulamasını ben getirmedim. Fakat Orduspor Başkanlığı’nı bıraktığımda kasasında para olan Orduspor bırakacağım.

Bizim banka kanalıyla verdiğimiz paraların hesabını soranlar, temlik alıp almadığımı merak edenler, 2 bilirkişi raporu ve 1 bağımsız denetim raporuyla ispatlanan verilmeyen paraların temlik alınmasına neden ses çıkarmıyorlar. Bunların sürekli olarak gündeme getirilmeye çalışılmasında artık kötü niyet aramaktayız. Bunlar Orduspor’un Süper Lige çıkmasını istemeyen hatta Nedim Türkmen tarafından Süper Lige çıkmasını istemeyenlerin düşüncesidir. Çok yakında siz değerli taraftarımızın bilgisine sunacağımız birkaç olay söz konusudur. Bu olayları bir bütün olarak değerlendirdiğinizde, ne yapılmaya çalışıldığının kararını zaten sizler verebileceksiniz.

5 yıl önce Orduspor’dan ayrılmış bir oyuncuyu ( Serkan TURHAN ) arayarak, biz sana haksız ceza kesmiştik aslında senin kulüpten alman gereken paralar var diyerek TFF‘na başvurmasını ve oyuncunun Orduspor’dan 25.000-TL tahsil etmesini sağlayanlar kimlerdir ? Geçen sezon devre arasında kulüp olarak talip olduğumuz oyuncuları arayarak, Orduspor’a gitmeyin paraları yok diyen hatta gelmek isteyenleri de tehditle yıldırmaya çalışanlar kimlerdir ?

Altay maçında sahaya atlayan kişiyi kimler azmettirmiştir ? Daha birçok soru söz konusudur fakat bu anlayışta olan kişilere en iyi cevabı siz taraftarımızla birlikte 26 yıl sonra Süper Lige çıkarak vereceğiz.

Orduspor taraftarına yönelik olarak Taraftar Kart çıkartmayı düşünüyor musunuz ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Taraftar kart ile ilgili olarak çalışmalarımız 2 ay önce tamamlanmış olup , konuyla ilgili olarak Biletix ile anlaşma sağlanmıştır. Ocak ayı sonunda gerekli çalışmalarımızı sizlerle paylaşacağız.

Son olarak başkanım Orduspor Taraftarına ne söylemek istersiniz ?

Dr.Nedim TÜRKMEN : Taraftarımızın içi rahat olsun. Orduspor saha içindeki ve saha dışındaki tüm engellemelere rağmen Süper Lige mutlaka çıkacaktır.

Sadece değerli taraftarımızın şunu bilmesini istiyorum. Ordu’da herkesin bu takımın süper lige çıkmasını istediğini zannetmesinler. Orduspor’un alması gereken desteği alamadığını, hatta birçok engelle karşı karşıya kaldığını unutmasınlar. Başkan olarak bana güvensinler. Herkes gözlerini kapatıp 1.5 sene önceye gitsin; Orduspor nerdeydi, şimdi ise nerde ve bundan sonra nerede olacak.

Her şey hayal etmekle başlar. İnanacaksın, inandıracaksın ve asla yılmayacaksın.

Benim mücadelem iyiyle kötünün mücadelesidir ve iyiler her zaman kazanır.

Birkaç gün sonra Yeni bir yıla merhaba diyeceğiz. Yeni Yılın tüm Orduspor taraftarına sevgi, mutluluk ve huzur getirmesini temenni ediyor, 2011 Yılının Orduspor’un 26 Yıllık hasrete son verdiği yıl olmasını diliyorum. 2011 yılında bütün Türkiye Orduspor’u konuşacak. Bu yıl bir tarih yazacağımız gibi icraat yerine dedikodu üretenleri de tarihe gömeceğiz.

Bu duygu ve düşüncelerle tüm taraftarımızı sevgiyle kucaklıyor, işlerinde başarılar diliyorum.

Dr. Nedim TÜRKMEN
Orduspor Kulüp Başkanı

Orduspor Kulüp Başkanı Nedim Türkmen’e taraftarlarımızın sorularını büyük bir samimiyetle zaman ayırarak yanıtladığı için Akincilar52.Org, MorBeyaz.Net ve Ortad.Org editörü Hüseyin Öztürk olarak tüm Orduspor Taraftarları adına teşekkürlerimizi sunarım.

Röportaj : Hüseyin ÖZTÜRK

29 Aralık 2010

İbrahim Şahin vs Emre Aygün

Bugün resmi siteden siteden ardı ardına gelen haberler ile devre arası transferini sonlandırdık. Sonlandırdık sözcüğünün ucunu ben kendi adıma açık bırakıyorum yalnız. Yeri göğü inletecek birkaç teşebbüs var. Olursa onlar olucak olmazsa bu şekilde yola devam edilecek. O isimler şimdilik uzak bir ihtimal olduğu için yönetim de transferi sonlandırdık dedi.


Dünkü yazımızda bahsettiğimiz, hayırlı olsun dediğimiz forvet İbrahim Şahin'di. Direk olarak isim vermedik ama çoğu kişi zaten yazılanlardan İbrahim Şahin ismini çıkardı. İbrahim Şahin'i değerlendirmeye kalkacak olursak istatistikler ışığında ortaya çıkan görüntü taraftarı çok fazla tatmin etmeyebilir. Son 2 sezondur her ne kadar şans bulamamış olsa, sakatlıklardan dolayı kötü bir zaman geçirmiş olsa dahi kendini kanıtlamış bir futbolcu... İstatistikleri değilde bildiğimiz İbrahim Şahin'i değerlendirecek olursak güçlü fizik yapısı ve mücadeleci kimliği ile Bank Asya'da faydalı olabilecek bir isim olduğunu düşünüyorum. Uğur Hoca'nın kendisini ısrarla istemiş olması da bir nevi içimizi rahatlatmalı. Sonuçta ne istediğini, İbrahim'i nasıl değerlendireceğini uzun uzadıya düşünmüştür. Kostovski ile iyi bir ikili oluşturacağını dile getirmiş. Sağlıklı ve zinde bir İbrahim Şahin'in 2. yarıda Orduspor'a maksimum katkı yapacağına inanııyor ve umut ediyorum. Umarım yanılmayız, bu sefer forvet konusunda şeytanın bacağını kırarız. İbrahim'in Hacettepspor'dan mor formaya alışkın olduğunuda belirtelim.



Emre Aygün'e gelecek olursak, Suat Kaya'lı dönemin en iyi ismiydi belkide kendisi. Takımda kalmasını herkes istiyordu fakat sezon sonunda yönetim dağıldığı ve Emre'de kiralık olduğu için yollarımız ayrılmıştı ve Emre Trabzonspor'a geri dönmüştü. Akçaabat Sebat Spor'da kiralık geçirdiği sezondan sonra Emre Süper Lig'de boy göstermeye başladı. İlk önce Ankaragücü ardındanda Eskişehirspor forması ile kendisini izledik. Fakat 2 takımda da yeterli şansı bulamadı. Fakat oynamış olduğu maçlarda izlediğimiz Emre son 2 yıldır çok fazla forma şansı bulmamış olsa dahi bize 2. yarı Süper Lig yolunda çok önemli katkılar yapacaktır. Mevki olayına gelince, Emre'nin asıl mevkisi sağ kanat. Akıllara Müslim geliyor ilk önce. Uğur Hoca Müslim'i sol kanatta değerlendirmeyi düşünüyor. Emre eğer beklediğimiz verimi verirse Müslim'i 2. yarıda sol kanatta izleyebiliriz. Ligin ilk yarısında Muarem ile zaman zaman kanat değiştirmiş ve sol kanatta da etkili bir futbol ortaya koymuştu Müslim. O yüzden bir nevi onu joker olarak kullanmak istiyor Uğur Hoca. Sol kanat için diğer alternatif Ufuk Bayraktar idi. Kendisi ile bir ön görüşme yapılmış fakat Diyarbakırspor'daki durumunun belirsiz olmasından dolayı ibre Emre Aygün'e yönelmiş ve onunla anlaşma yoluna gidilmiş. Açık olan durum şu ki Emre'nin göstereceği performansdan daha eminiz.

Sonuç olarak iki ölü isim Volkan Arslan ve Ümit ile yollarımızı ayırıp iki önemi ismi kadromuza dahil ettik. Umarım her ikiside Süper Lig yolunda bize gereken katkıyı sağlayacaktır.

28 Aralık 2010

Divane !

video

Yeni Forvetimiz Hayırlı Olsun...




Bugüne kadar yönetimin transfer yapmayacağı üzerine bilgiler geliyordu fakat bugün gelen haber biraz şaşırttı bizleri. Yönetim Tff'ye olan borçtan dolayı transfer yapmayı düşünmezken bugün yeni forvetimizle anlaştığımız ve 2 güne imzanın atılacağı haberini aldık. İsmi öğrenirken verdiğimiz sözden dolayı imza atılana kadar malesef ismi açıklamayağız

Ama en azından isim hakkında birkaç bilgi verebiliriz. Yeni forvetimiz 26 yaşında. Süper Lig'de 70 yakın maçta forma giymiş bir isim. 1.80 boyunda,yırtıcı,bitirici, Kostovski'yi tamamlayacak bir isim. Uğur Hoca alınmasını çok istemiş ve transfer gerçekleşince de sevinmiş. Aynı şekilde o da Kostovski ile iyi bir ikili oluşturacağını düşündüğü için bu transferin gerçekleşmesi yönünde istekde bulunmuş.


Bank Asya ve Süper Lig'de kendini kanıtlamış bir futbolcu fakat zaman zaman geçirdiği sakatlıklar kariyerinin farklı bir yönde ilerlemesine sebep olmuş diyebiliriz. Son 3 sezondur süper ligde top koşturuyor. Şuanda oynadığı takımın taraftarları genel olarak hakkında iyi şeyler düşünüyorlar. Onlar da biraz daha şans bulsaydı ve bazı sakatlıkları yaşamasaydı kendisinin çok daha iyi yerlerde olacağına dair şeyler söylüyorlar. Umarım bizim ihtiyacımız olan boşluğu doldurur ve takıma faydalı olur.

Bir başka haber ise ; sol tarafa takviye yapılma durumu. Sol tarafa takviye yapmayı planlıyor yönetim ama şuanda herhangi bir isim gündemde değil. Bir yabancı oyuncu gelmesi gündeme gelmiş ama takım içindeki düzen bozulmak istenmediği için bu ihtiyacı yerli oyuncu ile kapatmaya yönelmişler.

Şimdilik gelişmeler bunlar.
Hayırlı uğurlu olur işallah.

Geçmiş zaman olur ki...



Yıl 1985. Güven Türközer Simoviç'i çalımlayıp topu Gs ağlarına gönderiyor ve GOOOL.

Atıyosam Sebebi Çok


Futbolda asla cevabının bulunamayacağı bir sorudur bu, fark atan takım durmalı mı durmamalı mı? Bunun tartışmaları hep yapılır. Bir takımın rakip karşısında atabildiği kadar gol atması profesyonellik midir? Bir çok kesime göre böyledir. Diğer kesimde rakibin durumuna göre, karşı takımın bi yerde durması gerekir.

Ben burada her hangi bi taraf içinde değilim. Yazının nereye gideceğini de bilmiyorum şu an. Başladım ama, fazla uzun birşey çıkacağınıda sanmıyorum. Bu konuya neden girdik mesela? Bu hafta sonu Spor Toto 3. Lig 2. Grup'da bir maç oynandı. Bursa'da, bir şirket takımı olan aslında basketbolda adını duyuran, futbolda ise 3. Lig'den öteye geçemeyen bir takım, OYAK Renaultspor ile 102 yıllık bir geçmişi bulunan Beykozspor 1908 karşılaştı. OYAK Renaultspor'un bu sezon play off'lara kalma umudu var, Beykozspor'un ise tek amacı ligde kalmak. Ama durumlar pek iyi gitmiyor. Bir Vefaspor yada Karagümrükspor gibi Amatör Lig'e düşecekler böyle giderlerse. Bu hafta ki maça 16 17 yaşında gençlerle çıkmışlar. OYAK ise çok çok rahat bir oyun ortaya koyarak maçı 9-0 gibi bir skorla almasını bilmiş..

Etik midir? Dedik ya tartışılır. Kimin yaptığı doğru? Karşısında kendinden kat kat güçsüz bir takıma atabildiğin kadar atmak mı? Yoksa durmak mı?

Acırsan acınacak hale düşersin demiş atalarımız. OYAK'da bu sözü gerçeğe yansıtmış. Futbol bu profesyonellik ister. Bulduğunu atacaksın demişler. Onlar gereğini yapmışlar. Bulduklarını atmışlar... Dursalar mıydı? İlk yarı 3-0 bitmiş, rahat bi maç geçtiği belli. Ama işin diğer boyutu sen 2. yarıya 45 dakika ayağında top tutarak, kendi yeralanında paslaşarak, rakibin üstüne gitmeyerek oynasan bu da rakibe hakaret değil midir? Karşındaki takım için bu da saygısızlıktır ona bakarsak.

Buna benzer bir örneği 4 5 hafta önce 2. Lig'de de İskenderun Demir Çelik - Gebzespor maçında da yaşamıştık. Rakibi zor durumda olan İskenderun, Gebze'ye 8 gol atıp yollamıştı. Peki bugün Beykoz'a 9 atan OYAK suçlu mudur? Yada Gebze'ye 8 atan İskenderun? Kim suçlu? Tabi burada bi suçlu varsa Beykoz'u olsun Gebze'yi olsun bu hale düşürenlerdir.

Futbolcuların psikolojileri önemlidir bu tür sonuçlardan sonra. Gerçekten merak ederim bu tür sonuçlar futbolcuları nasıl etkiler. 16 17 yaşında ki çocukların hevesleri kaçar mı bu tür sonuçlardan sonra? Hiç futbolcu olmadım pek oynayamam bu oyunu :) Kalecilik yapmışlığım vardır halı sahada onda da bir kaç kez kaleden kaleye gol yemişliğim var. Onun psikolojisi bile bana 1 2 hafta yetiyordu. Mesela, Beykoz'un bu durumu ortadayken bu hafta sonu gazetede bir haber okudum. Fenerbahçe'nin U18 takımı, Orhangazi'nin U-18'ine ligde tam 17 gol atmış. Beykoz'un gençleride işte bu Orhangazi'nin gençleriyle aynı yaştaydı belkide.

Millet olarak çok duygusalız. O yüzden bu tartışmalar. Pek böyle her olan bitene işte Avrupa'da şöyle böyle demeyi sevmem ama, Avrupa'da adamlar boş buldumu acımıyorlar. Profesyonellik bu belki? PSV bu sene ezeli rakibine 10 gol atabiliyor. İnsan düşmanına yapmaz bunu diyesi geliyor di mi insanın?

20 Aralık 2010

Haftanın Ardından #17


Bank Asya 1. Ligi'nde 2010 yılına bu hafta veda ettik. Önümüzde 1 aylık boşluk var. Nasıl geçecek futbolsuz 1 ay onun derdine düştük şimdiden.

17. hafta sonunda, liderlik fırsatını teptiğimiz haftada liderlik yine el değiştirdi. 6 maçtır kazanamayan Denizli buna rağmen tekrar liderliğe oturdu. Tavşanlı'nın beklenmedik çıkışı devam ediyor. Orduspor'la puan farkını 1e indirdiler bile. Erciyes yine berabere kaldı. 16 maçta 10 beraberlik gibi muhteşem bir istatiktiğe sahipler. Aldıkalrı 10 beraberlik sayesinde liderle arasında ki fark sadece 3 puan. Kartal herkesin ağzını açık bırakmaya devam ediyor. Kendi sahalarında koca devrede gol atamadılar. Diyarbakırspor ise dibe demir attı.

17. haftada sadece 8 gol atılırken en çok gol 3 golle Kartal-Bolu maçından geldi. En farklı galibiyetide aynı maçta 3-0 ile Bolu elde etti

Bu sezon müthiş bir çekişmeye sahne olacağının sinyallerini veren bu ligde liderle 9. sıradaki Mersin İdman Yurdu arasında ki puan farkının sadece 5 puan olması, bir çok takımın devre arasına umutlu girmesini sağladı.

Çaykur Rizespor 0-1 Samsunspor: Haftanın en önemli maçıydı belkide. Direk lideri tayin edebilecek bir maç oynandı Rize'de.
Maça lider olarak çıkan Rize'nin amacı gündüz Ordu'dan gelen beraberlik sonrası liderliğini daha da pekiştirmekti. Samsun ise gündüz oynanan maçlar sonrasında 7. sıraya kadar düşmüştü. Hedef tabi ki devreyi daha yukarılarda bitirmekti. Zevkli bir maç oldu Rize'de. Pozisyonu bol bir maç izledik. Tempo hiç düşmedi. Maçı daha çok isteyen taraf Samsunspor gibiydi. Zira deplasmanda Rize'ye göre daha net pozisyonlar buldular. Ama son vuruşları beceremediler. Rize'nin bu maçta ilk amaç 1 puanı kurtarmak olarak görmesi, Samsun'un işini kolaylaştırdı. Dakikalar 82'yi gösterdiğinde ise Bünyamin GEZER(hakem)'in asistiyle, Zenke'den çok güzel bir gol izledik. Şans faktörü Samsun'un yanındaydı bu golde şüphesiz. Zenke için şunu demek isterim, gününde olduğu zaman kimse kolay kolay durduramaz onu. Ligin Emenike'si olabilir. Tabi o kiloları verirse.
Sonuç itibariyle Rize hem liderliği kaybetti, hem belkide sezon sonunda işlerine yarayacak 2li averajda önemli bir avantaj kaybetti. Samsun'da ise bu galibiyet sonrası geçen hafta istifa sinyali veren Hüseyin KALPAR ile devam kararı alındı.

Kartalspor 0-3 Boluspor: Geçen hafta oynadığı Mersin maçında mucizevi bir galibiyet alan Bıolu'nun ilk 2 iddaasını devam ettirebilmesi için önemli bir maçtı.
Kartalspor ise yeni teknik direktörü Kadir ÖZCAN'la ilk maça çıkmıştı. Ama yeni hoca yeni heyecan olmadı Kartal'da. Değişen hiçbirşey yoktu. Eldeki kadro pozisyon bulmaya devam ediyor ama rakip ceza sahası içinde kayboluyordu. Bolu erken gol buldu. Mehmet kendi kalesine attı Kartal'ın moralini alt üst etti. İlk yarıda Kartal bir penaltı kazandı, ama Debola kaçırdı.. Bilmeyenler için ilginç bir bilgi geliyor şimdi. Kaçan bu penaltı Kartalspor'un bu sezon kaçırdığı 6. penaltı. Şaka gibi bir durum var orada. Kartalspor taraftarına sabır dilemek lazım. Koca bir devrede 6 penaltı bulup hepsini kaçırmak pek akıl kârı değil. O penaltıların hepsi gol olsa Kartal bugün belkide ilk 6 içindeydi. Ama şimdi düşme hattının en büyük adayı. Tabi devre arası çok önemli. Orada yapılacak transferler ve Kadir ÖZCAN ile 2. yarıda toparlayabilirler. Kaçan penaltı üzerinde çok durduk. Kartal bi kaç kez geldi Bolu kalesine ama sonucu bulamadı. 75'de Oliveira buraya kadar dedi, sonra da Burak attı ve Bolu 3-0 gibi sonuçla rahat bir galibiyet elde etti. Şahsi fikrim Boluspor bu sezon sonunda kendine en az play off potası içinde bulacaktır.

Akhisar Belediye 0-1 Tavşanlı Linyitspor: Bir Tavşanlı gerçeği var karşımızda hiç hesapta olmayan. "Kesin düşer bu takım yaa" dediğimiz Tavşanlı'nın bugün liderle arasında ki puan farkı 2. Teknik direktör Mustafa Reşit AKÇAY ile yeni bir OFTAŞ olma yolunda gidiyorlar belkide. 3 senedir lig atlayan kemik kadroyu pek bozmayan, birbirini çok iyi tanıyan futbolculardan oluşan Tavşanlı güzel bir takım oyunu örneği sergiliyor. Şans faktörüde yanlarında son haftalarda. Mesela bizim maçta 75'de Jerry kendi kalesine gol attı hiç ortada pozisyon yokken biz o golü çıkartamadan 2'yi yedik. 3 dakikalık konsantrasyon kaybı 2 kere gelen Tavşanlı'nın 2 gol atmasına neden olmuştu. Akhisar'da da aynı durum devam etti. 2. yarı başladı Tavşanlı atağa kalktı dakika 46, büyük ihtimalle dışarı gidecek olan top Akhisarlı Serkan'ın ayağına çarptı ve Tavşanlı 1-0 öne geçti. Maç boyunca kaleye 2 kere gelen Tavşanlı, 2de 1 yaparak 3 puanı aldı gitti. Akhisar ise bu maç öncesi evindeki son 3 maçı kazanmıştı. Ligin son maçında yaşadıkları mağlubiyet.. Ve hala bu lige alışamadılar.

Erciyesspor 1-1 Giresunspor: Kartalspor'un beraberlik serisini bile geçti Erciyes. Kazanamıyor ama kaybetmiyorda. Bu hafta 10. beraberliklerini aldılar.
Giresun'un bu maç öncesi gittiği kongre sonrasında yeni başkanı Ömer ÜLKÜ oldu. Başkan kongrede yaptığı açıklamada devrede transfer yapmayıp borçları temizleyeceğini söyledi.
Son 2 haftada aldığı 6 puanla çıkışa geçen Giresun için bu maç önemliydi. Yaşanan çıkışın tesadüf olup olmadığı bu maçla birlikte belli olabilirdi. 21'de Erciyes öne geçti 4 dakika sonra Erhan karşılık verdi 1-1 bitti. Giresun'u mutlu eden bir sonuç oldu. Son 3 haftada toplanan 7 puan devreye ümitli girmelerini sağladı. Erciyes'de ise liderliğe oynadığı dönemden sonra ligi 7. sırada bitirmek moral bozukluğu olarak kaldı yanlarına.

Gaziantep B.B. 1-0 Diyarbakırspor: Beklenen sonuç çıktı Antep'de. Diyarbakırspor iyiden iyiye dibe demir atmaya başladı.
4. dakikada Serdar'ın röveşatasıyla 1-0 öne geçti Antep ki haftanın en güzel golüydü bu. Sonrasında kaybedecek birşeyi olmayan Diyarbakır yüklendi, kalan boşluklarda Antep pozisyon aradı. Direkler bir 2. gole izin vermedi. Ortaya çıkan bu sonuç sonrasında da Antep 5 hafta sonra 3 puanla buluıştu.

Gingören B. 0-0 Karşıyaka: Bu sezona görünen o ki Güngören'in son haftaya kadar ligdeki hedefi bu ligde kalmak olacak. Karşıyaka ise bizim maçta yaşadığı yenilgi sonrası ilk 2 için telafi olarak gördüğü Güngören maçında gol bulamadı.
Tiago'nun tekrar takıma dönmesiyle bu maça daha bir umutlu bakan Karşıyaka cephesi istediğini alamadı. Kaçırdıkları net pozisyonların yanında verilmeyen bir golleri var ki bariz hakem hatası. Bu maçla birlikte Karşıyaka'nın galibiyet hasreti 4 maça çıktı ve ilk 2 ile araları baya açıldı. Bundan sonra ilk hedefleri play off'a kalmak olacaktır. Ama böyle istikrarsız bi şekilde devam ederlerse o bile zor gözüküyor. Devre arasında bi kaç takviye şart.

Altay 0-0 Adanaspor: Orta sıralarda yer alan iki takımın maçıydı. Beraberlik maçıydı öyle de oldu.
Adana son 15 dakikaya kadar daha istekliydi. Daha etkili olan taraftı Adana ama, en tehlikeli pozisyonları da Altay buldu. Adana İzmir'den 1 puan ile dönüyorsa bunda Zülküf'ün başarılı kurtarışlarının rolü vardır. Altay bir gol buldu Mehmet ŞEN ile ama hakem iptal etti. Daha doğrusu Mehmet ŞEN'in her hava topuna çıkmasına maçın hakemi kaleciye faul diye değerlendirdi ve Altay'ın olası golünü engelledi. Son dakikada kornerden gelen topta kaleciye faul yoktu, devam etseydi etkili bir pozisyon olabilirdi.
Ve biz bu 2 takıma yenildik. Biz bu 2 takımıda çok rahat yenerdik ama teknik direktör değişikliklerinin bize patlaması kötü oldu.

17. Hafta | Orduspor 0-0 Denizlispor


Fırsat teptik... Kendi elimizde olan ilk yarı lideri olma şansını değerlendiremedik. Futbolcularımız yaşadığı baskının altından pek başarıyla kalktıklarını söyleyemeyiz. Onlar atamadı, tribündekilerde attıramadı bu maçta. Denizli cephesi alacağımız 1 puana seviniriz edasındaydı. Kontra atak oynamaya çalıştılar. Maç öncesi en çok korktuğum isim Ahmet CEBE dün bize zor anlar yaşattı.

Maç öncesi yönetimden bu maça özel bilet fiyatlarını düşürmesini bekledik aslında ama yine aynı fiyatlar belirlenmişti. Ona rağmen tribünler tıklım tıklım doluydu. Şehir artık inandığını daha çok belli etmişti takıma. Takımın yapacağı iş kendisine inananları mahçup etmemekti. Bu maça sarı formayla çıkmayalım baskısı ise sonuç getirmiş çubuklu formalarla sahadaydık. 19 Eylül'e mor beyaz renkler yakışıyor. Böyle güzel rengimiz varken ısrarla her maça sarı formayla çıkmak... Sanki yabancı gibi...

Hızlı başladık maça, dakika 3 girilen pozisyon sayısı 3. 1i gol ama ofsayt... Uğur hoca Samsun maçının 2. yarısını artık bozmuyor. Bu maça da aynı kadroyla çıktık. Denizli'de ise merakla beklenen Youla oynayacak mı oynamayacak mı sorusu onu kadroda görmeyince cevaplanmış oldu. İyi başladık, Denizli savunmasının arkasına çok adam kaçırdık pozisyonlar bulduk maçın başında. Hatta maç içinde de aralıklarla devam etti bu durum. Tabi bunda Denizli'nin de (doğal olarak) kapalı bir futbol benimsememesininde rolü vardı. İlk yarı genel olarak ortada geçti. Topla oynama oranları bile birbirine çok yakındı. Genelde orta sahada mücadele şeklinde geçen ilk yarıda eğer pozisyona giren bir takım oluyorsa oda biz oluyorduk. Devamlı sol kanadı kullandık, Denizli'nin açık tarafının ora olduğunu düşündü ki Uğur hoca bir süre sonra Müslüm'ü de oraya kaydırdı. İlk yarının ortalarında Müslüm soldan ortaladı Kostovski kafa ve gool.. Kısa sürdü sevincimiz pozisyon net ofsayt. Bayrağı görünce zaten ayağa kalktığımız gibi geri oturduk, boşa sevindiğimizle kaldık. İlk yarıda gol sesi çıkmadı. Biz iyi değildik ama Denizli'ye de bir pozisyon bile vermedik.

2. yarı, ilk yarıdan farksız değildi. Çözemedik Denizli defansını. Nadir olarak pozisyonlar buluyoruz ama beceriksiz forvet hattımız ile cömertce harcıyorduk. Denizli ataklarını ise Numan - Kürşat ikilisi başlamadan bitiriyordu. Maç boyunca Ali - Murat ikilisinin tutuk olması bizi olumsuz etkiledi. Bu ikili günündeyse kazanmak kolay oluyor ama dün oynanan maçta olduğu gibi tutuk olduklarında pozisyon çeşitliliğimiz azalıyordu. Murat'ın ceza sahası dışından ısrarla attığı şutlar kaleye giden cılız şutlar olarak kaldı sadece. Maçın son 10 dakikası tam bir stres içinde geçti. Çünkü takım oyundan düştü, artık orta sahanın geriye dönecek hali kalmadı ve top tamamen Denizli'de kalmaya başladı. Ahmet CEBE pozisyonların içinde olan isimdi. Bi şekilde son 10 dakika Denizli ataklarını savuşturduk. Rakip baktık gol atamıyoruz bari 1 puanı alıp gidelim düşüncesiyle zamana oynamaya başladı, oyuncu değişiklikleri de o yöndeydi.

Uzatmaların son dakikasında bir frikik kazandık. Bu konu üstünde durmak gerek aslında. Bu takım 16 haftada 25 gol atmış ve bu gollerin hiç biri duran toptan gelmemiş. Samsun maçında da 90. dakikada frikik kazanıyorsun top kaleye bile gitmiyor. Bu maçtada böyle oldu, top barajda kaldı. Bu iki frikik bi şekilde gol olsaydı senin bugün 4 puan fazlan vardı. Bu takıma duran topçu diye Sinan TURAN alınmıştı. Niye hiç oynatılmıyor? En azından son 10 dakika 15 dakika...

Sonuç itibariyle gol çıkmadı maçta. Samsun'da Rize'yi yendi. Bu maçı kazansak liderdik olmadı. Belki devrede olmadı ama lig sonunda olur inşalah bu iş. Lig tam bir cadı kazanı oldu. 9. Mersin İdman Yurdu'yla lider Denizli arasında sadece 5 puan fark var. Bu arada Denizlispor'un 6 hafta kazanamıyor olmasına rağmen bu hafta tekrar lider olması bu ligin garipliklerinden biri olsa gerek.

Artık şurası kesin. Bu takıma forvet şart. Kostovski - Ahmet GÜVEN - Ahmet KURU 3lüsünü topla en iyi özelliklerini bir araya getir yine de adam akıllı tek bir forvet çıkmaz bu 3 oyuncudan. Kostovski, çevrende bi Allah'ın kulu yokken sana orta geleceği bu kadar belliyken nasıl bu kadar açık bi şekilde ofsayta düşersin anlamak mümkün değil. Muarrem'i beğendim bu maçta sakatlığı bakalım ne durumda. Müslüm, tek başına birşeyler yapmaya çalıştı ama olmadı. Gerçekten son haftalarda müthiş bir form grafiği yakaladı. Abdullah için Uğur hocaya kendimce şunu söyleyebilirim, nasıl ki çat diye Numan'a o formayı verdiysen aynı şekilde Abdullah'dan da o formayı almalısın ki rekabet artsın. Müthiş bir düşüş içinde Abdullah. Jerry oynayabilir onun bölgesinde. En azından Football Manager oyunlarının serisinde Jerry'in sağ bek oynayabileceğini de görebilirsiniz. FM oynayanlar bilir zaten şöyle bir deyim vardır; "FM diyorsa doğrudur." Tabi bu işin şakası ama illa ki Abdullah'ında alternatifi vardır. Onada zaman içinde şans verilmeli. Numan - Kürşat ikilisi defansta güven veriyorlar. Bu maçta da kusursuz oynadılar diyebiliriz. Selçuk ise tam görev adamı. Lig başlamadan önce en çok eleştirilen isimlerden biri olan Selçuk hepimizi yanılttı...

17 Aralık 2010

Haftanın Maçı | Orduspor - Denizlispor

Pazar günü, saat 13:30... Senenin en önemli maçı desem yanılır mıyım? Mutlu bitsin şu 2010... Ordu'da oynanacak olan maçın hakemi Antalya bölgesinden Kuddusi MÜFTÜOĞLU. Bu sezon Bank Asya 1. Ligi'nde sadece 1-1 biten Diyarbakırspor - Erciyesspor maçını yönetti. Maçımızın televizyon yayını olacağınıda ekleyeyim.

Bu maçta taktiksel anlayış falan bi kenara, futbolcuların vereceği psikolojik savaş daha önemli. Bu savaştan galip çıkan taraf maçta da istediği puanları alıp götürür. Bizimkilerin yapacağı iş stres yapmamak. Stres yapmadığımız taktirde o golü bi şekilde buluruz. Evet buluruz... Futbolcular atamazsa tribündekiler attırır. Yeter ki 90 dakika oyundan hiç kopmayalım. Geri düşsek bile... Zor maç olacak bu konuda hem fikiriz. 16 maç oynadık, bir dizi gibi düşünelim oynadığımız maçları. Bu dizinin sezon finali ise ancak böyle muhteşem bir maçla olabilirdi. Biz bu maçı kaybedersek 5. sıraya kadar düşebiliriz. Şöyle ki devreyi 5. sırada bitirmekle 1. veya 2. bitirmek arasında fark vardır. Psikolojik olarak... Aslında ne denir, böyle bir fırsat kaçmaz. Senin elinde lider olma fırsatı var en kötü 2. Herşey sende bitiyor, kimseye bağlı değilsin. Böyle bir fırsat kolay kolay gelmez. Kaçmamalı... Kaçmayacakta inşallah. Takıma güveniyoruz. Sizlere güvenenleri mahçup etmeyin be uşaklar... Alın şu 3 puanı bayramı yaşatın bizlere.

Denizlispor ile en son 1986 yılında eski adıyla 1. Lig'de oynadık. 24 sene sonra belki de bizler için unutulmayacak maçlardan birisini oynayacağız Denizli'yle. Biraz Denizli değerlendirmesi yapalım. Denizli'de Youla faktörü çok önemli. Bu ligin üstünde bir forvet. Denizli'nin ise yarısı diyebiliriz. Çünkü Youla'sız Denizli son 4 maçtır kazanamıyor. Bu maçta Youla'nın oynayıp oynamayacağının maç saatinde belli olacağını belirtti teknik direktör Hamza HAMZAOĞLU. Gönlümüzden geçen oynamaması yönünde. Ligin 10. haftasına kadar birçok kesmin Süper Lig'e çıkacak ilk takım olarak gördüğü hatta 1. belli 2. kim olacak muhabbetlerinin odağı olan Denizli tam 5 maçtır kazanamıyor. Özellikle kendi sahasında kaybettiği maçlar ilginç. Lig lideri konumundayken son sıradaki Diyarbakır'a ilk galibiyetlerini tattırdılar 4 hafta önce. Giresun'a ise 2 hafta önce ilk deplasman galibiyetini yaşattılar. Deplasmanda hiç yenilmediler ama Karşıyaka'nında geçen haftaya kadar içerde hiç yenilmediğini biliyoruz... Denizli geçen hafta kendini toparlama yönünde önemli sinyaller verdi bizlere. 4 hafta sonra oynanan iyi futbol ama hakemin 90. dakikada Erciyes'e hediye ettiği gol sonrası yaşadıkları bir hayal kırıklığı var. Hakeme olsun federasyona olsun kızgın bir hafta içi geçirdikleri kesin.


Denizli'nin iyi bir kadrosu olduğu kesin. Hatta ilk haftalarda ki kadronun Süper Lig'de oynayabileceğini düşünüyorduk. Zaten hepsi Süper Lig'den gelme futbolcular. Denizli'nin bu ligdeki avantajı kadrosunu korumuş olması. Dezavantajı ise erken form tutmaları oldu. Bu ligin şakaya gelmeyeceğini son 4 5 haftada anlamış olmalılar. Ordu'ya gelecek olan kadronun, bizim takımdan daha iyi olduğunu düşünmüyorum eksiklerini düşündüğüm zaman. Ama Youla faktörü Denizli'de çıtayı biraz yükseltiyor. Rakibi fazla pozisyona sokmamak gerek. Deplasmanda olması gerektiği gibi oynuyorlar. Samsun ile oynadıkları maçı canlı izlemiştim. 2 kere geldiler 1 tanesini gole çevirdiler 1 puanla döndüler. Dikkat etmek gerek... Denizli'nin kalesi en zayıf halkası. Tıpkı Karşıyaka'da olduğu gibi. Yapacağımız iş belli Karşıyaka maçında yapmaya çalıştığımız gibi kaleyi gördüğün an vuracaksın. Sallayacaksın. O kaleci mutlaka hata yapacaktır. Yıkarsın... Zaten Denizlispor, Cenk'in yerini doldurabilseydi bugün 4 5 puan fazlası olurdu.

Geçen sezon kadromuzda bulunan Serdar EYLİK bu sene Denizli'de çok iyi işler çıkardı. İzlerken iç geçirdiğimiz anlar oldu onu. Ama bu maç öncesi sakat. Denizli'de çıtayı yüksekte tutan futbolculardan birisiydi oda. Onun yanında Fatih YİĞEN ve Güray VURAL'ın sakatlıkları devam ediyor. Okan KOÇ, Engin MEMİŞLER, Musa Sinan YILMAZER ve İzzet AKGÜL kadro dışılar. Daha önce de belirttiğim gibi Youla'nın durumu maç saatinde belli olacak. Bizim takımda cezalı ve sakat yok. Ligde 24 golü bulunan Denizlispor'un en golcü isimleri 6 golle Souleymane YOULA ve Emin ALADAĞ. Belirtelim kalelerinde de 14 gol gördüler. En çok golü 9 golle 31'-45' arasında buldular. Denizli'de bu 16 haftada hiç bir oyuncu kırmızı kart görmezken bi dönem kadro dışı bırakılan Levent KARTOP, gördüğü 8 sarı kartla takımın en hırçın oyuncusu durumunda. Rakipte en çok süre bulan 3 oyuncu ise, 1350 dakika ile kaleci Evren ÖZYİĞİT, 1341 dakika ile en çok çekindiğim isimlerden biri olan Ahmet CEBE ve 1329 dakika ile Emin ALADAĞ...

Denizlispor ile bu zamana kadar yaptığımız maçlarda şu sonuçları aldık;
1967-1968 (2. Lig Kırmızı Grup): Ordu 1:0 Denizli , Denizli 1:0 Ordu
1968-1969 (2. Lig Kırmızı Grup): Ordu 1:1 Denizli , Denizli 0:0 Ordu
1969-1970 (2. Lig): Ordu 1:0 Denizli , Denizli 2:0 Ordu
1970-1971 (2. Lig): Ordu 1:0 Denizli , Denizli 2:0 Ordu
1971-1972 (2. Lig Kırmızı Grup): Ordu 2:0 Denizli , Denizli 1:0 Ordu
1972-1973 (2. Lig Kırmızı Grup): Ordu 2:0 Denizli , Denizli 3:1 Ordu
1973-1974 (2. Lig Kırmızı Grup): Ordu 2:1 Denizli , Denizli 0:0 Ordu
1974-1975 (2. Lig Kırmızı Grup): Ordu 2:0 Denizli , Denizli 1:0 Ordu
1983-1984 (1. Lig): Ordu 2:1 Denizli , Denizli 2:0 Ordu
1984-1985 (1. Lig): Ordu 1:0 Denizli , Denizli 0:3 Ordu
1985-1986 (1. Lig): Ordu 2:1 Denizli , Denizli 5:1 Ordu

Ordu'da oynanan 11 maçta 10 galibiyet 1 beraberliğimiz var. Bu zamana kadar hiç kaybetmedik Ordu'da hatta neredeyse hepsini kazandık. Bu tablonun bozulmaması dileğiyle...
Son olarak Bilsay'ın temennisini tekrarlıyoruz, DENİZLİ'Yİ YENİN...

Murat Akın İncelemesi

İbrahim daha çok yeni yazdı kendisi hakkında, bu forma ne kadar da yakışıyor Murat'a diye...Benim de takımda en çok beğendiğim oyuncu olan Murat hakkında birşeyler karalamam farz oldu...


Bir seneliğine Kasımpaşa'dan kiraladığımız Murat'ın bu sene Orduspor'da gösterdiği form grafiği ve hırsıyla hepimizin beğenisini kazanıyor. Fakat sene sonunda kiralık kontratı bitecek ve Kasımpaşa'ya geri dönecek Murat. Hedefin Süper Lig olduğu bu dönemde sonraki seneler için oyuncu devamlılığını sağlamak, çekirdek kadroyu kurmak çok önemli. Bugün Karabük'ün yaptığı ve sonuçlarına ulaştığı gibi bizim de bu seneden başarılı olan oyuncularımızı tutmamız ve bunları doğru takviyelerle gelecek seneye hazırlamamız gerekiyor. Ve bence bu isimlerin en başında ne pahasına olursa olsun elimizde tutmamız gereken Murat Akin geliyor. Peki neden Murat Akın bu kadar önemli Orduspor için ?


Önce bir geçmişine bakalım MuratAkın'ın. Belçika doğumlu Murat genç yaşta Galatasaray, Beşiktaş gibi takımların 2006 yılında ilgisini çekmiş fakat Türkiye'ye gelişi 2008 yılında Kasımpaşa'nın gurbetçi futbolcu avına kadar ertelenmiş. Kasımpaşa'nın Süper Lige veda ettiği 2007-2008 senesinde genç yaşına rağmen ilk 11'de zaman zaman forma bulup olumlu sinyaller verdi ve büyüklerin ilgisi altında kalmaya devam etti. 2008-2009 senesinde ise Kasımpaşa'nın Bank Asya'dan Süper Lige yolculuğunda başarılı performans gösterdi ve neredeyse bütün sene as takımda yer buldu. Fakat takımın Süper Lig'e çıkmasıyla beraber işler onun için biraz terse döndü, alınan yabancılar ve her ne kadar yıldızı tam olarak hiç parlamasa da verimlilik olarak bir takıma çok şey katabilecek Murat Erdoğan sebebiyle genellikle yedek kaldı ve kendisin tam anlamıyla gösteremedi. Ve bu senenin başında Kasımpaşa'nın saçma politikası (ki süper ligdeki durumlarından da belli oluyor) ve oynama isteği sebebiyle sonunda Orduspor'umuza katıldı kendisi.

Bugün bir takımın çekirdeği (Kaleci, stoperler, orta ikili, forvet) ne kadar iyiyse, başarı o kadar çabuk geliyor. Yıllardır sağlayamadığımız devamlılık sorununu bu sene halletmemizin yanında bu çekirdeği Fevzi-Kürşat-Jerry(Numan)-Ali-Murat ve Kostovski! 'yle kurmamız sayesinde bugün Süper Lig'i hedefliyoruz bence. Ve bu çekirdeğin en önemli halkası Murat Akın diyebilirim kolaylıkla. Bitmek bilmeyen enerjisi,teknik yetenekleri, takımı ateşleyen hırsı, güçlü defans yönünün yanı sıra hücuma olumlu katkısı, yaşına rağmen tecrübesi ve duruşuyla ön plana çıkıyor kendisi.Kendisinin kişisel performansının yanı sıra yanında oynadığı Ali Çamdalı'yla oluşturduğu uyum diğer takımlar tarafından kıskanılacak seviyede. İkisinin de futbol alt yapısını yurt dışında almış olmasını bu başarılarında etkin görebiliriz.

Peki Murat neden çok önemli ? Ön liberoların ve 10 numaraların öldüğü, box-to-box yani oyunu 2 yönlü oynayan orta sahaların yıldızlaştığı dönemlere giriyoruz. Günümüzün en iyi orta sahası denilince ilk akla gelecek isimlerin Xavi-İniesta-Gerrad-Lampard gibi savunma ve hücumu bir arada yapan oyuncuların olması da bunun en güzel örneği. Bu etki düzen de yavaş yavaş ülkemize yerleşiyor... Bu anlamda oyuncu yetiştirmekte zorluk çeksek de bu tarz orta sahaları kurabilen takımlarımızın (Trabzonspor, Kayserispor) başarısı da bu argümanı destekliyor.

Ve Murat'ın en önemli özelliği burda ortaya çıkıyor. Bank Asya'nın en iyi Süper Lig'de ise rahatlıkla forma bulabilecek tam bir Box-to-Box diyebiliriz onun için...Tarz hatta fizik olarak Türkiye'de box-to-box'un en iyisi olarak gösterebileceğimiz Emre Belezoğlu'na benzemesi de cabası.Bunun yanı sıra oyunu iki yönlü oynayan oyuncuların kısıtlılığı Murat Akın hatta Ali Çamdalı gibi isimleri yakın zamanda çok daha ön plana çıkaracak. Daha 24 yaşında olan Murat'ın bireysel yetenekleri dışında zor bir mevkide bize çok katkı sağlayacak olması onu bu takımın gelecek planlarında olmasını zorunlu kılıyor.

Peki Murat'ı alabilmek kolay olacak mı bizim için? Kendisinin burada olmaktan çok mutlu olduğunu biliyoruz. Daha 24 yaşında olması ve gösterdiği hırsla büyük hedeflerinin olduğunu da tahmin edebiliriz. Her ne kadar kendisi sene sonunda Kasımpaşa'ya dönecek olsa da kalan 1 senelik kontratı sebebiyle çok kolay bir şekilde takımına baskı yapabilir ve eğer isterse takımın bir parçası olduğu Orduspor'a gelebilir. Bu yüzden Süper Lige çıkabilirsek kendisini bu klasmanda göstermek ve hatta büyük ihtimalle düşecek olan Kasımpaşa'dan da ayrılmak isteyeceğinden, sene sonunda bize gelmek isteyeceğini düşünmek çok da polyannacılık olmaz tahminimce...

Sonuç olarak, gönül ister ki kendisi takımın yıldızlaşan Fevzi, Abdullah, Jerry, Ali, Müslim,Muarrem gibi isimleriyle beraber seneye de bu takımın bir parçası olsun ve bundan 3-4 sene sonrasında Ordulu Murat olarak anılsın.. Bu taraftar Murat Akın'ı çok sevdi ve umarım o da bu sevgiyi karşılıksız bırakmaz...

16 Aralık 2010

Mehmet Akyüz

Ne yalan söyleyeyim Mehmet Akyüz'ü bu sezon tanıdım. Aslında onun hakkında çok daha önce yazıcaktım. Bu kadar ünlenmeden, transfer piyasasına düşmeden bu adama dikkat edin diyecektim ama iş işten geçti artık.

Bu sezon ilk Giresunspor maçında tanıştım Mehmet Akyüz'le. Zaten bu sezonki ilk golünü de Giresunspor ağlarına göndermişti. Attığı gol bir tarafa çok çok iyi bir maç çıkarmıştı. Sonraki hafta bir gol de Samsunspor'a atıp yine çok iyi oynamıştı.

Samsun maçından sonra daha bi dikkate aldım Mehmet Akyüz'ü. Tavşanlı'nın da lige yavaş yavaş ısınmasıyla Mehmet Akyüz rüzgarı başlayıverdi.



Mehmet Akyüz'ün Bank Asyadaki 2. sezonu bu sene. Geçen seneyi Hacettespor'da geçirmesine rağmen ben dahil pek fazla kişinin dikkatine çekmemişti. Bunda ligin 2. yarısı sakatlanıp uzun süre forma giymemeside büyük bir etken sanırım. Mehmet Akyüz'ün ilk sıçraması Bozöyükspor'da olmuş. Zaten ordaki performansı onu Gençlerbirliğine kadar götürmüş. Şanslıurfa, Sakarya ve Hacettepe'de kiralık olarak forma giydikkten sonra bu sezon başında Tavşanlı'ya imza atmış.

Gel gelelim Mehmet hakkındaki transfer haberlerine. İlk başlarda Konyaspor haberleri yansıdı medyaya. Son olarak da Galatasaray'ın talip olduğunu duyuyoruz. Valla benim izlediğim Mehmet Akyüz Süper Lig'de rahatlıkla forma giyer amaa gideceği yer neresi olur orası bilinmez.

Mehmet'in transferiyle ilgili son durumu Futbol Ekstra özetleyivermiş...

http://www.futbolekstra.net/mehmet-akyuz-super-lige-mi/

Kendisi hakkında hayırlısı olsun diyelim.

Denizli'yi Yenin!

Oynanan futbolmuş, dizilişmiş, oyuncu tercihleriymiş.. .Bunların hiçbirinden bahsedesim yok. Pazartesi günü 16.30 suları İzmirdeydim. Deplasman psikolojisinden olsa gerek stada gitmek üzere metroya binmeden atkımın ve formamın görünüp görünmediğini kontrol ettim. Sonra maçın dost Karşıyakayla olduğunu anımsadım.Yine de tedbiri elden bırakmadım.:) Metroda geçtim bir pencere kenarına, daldım hayallere, düşündüm. Nedir bu, nasıl bir şeydir? Peşinden sürükleyen, 0° derecede yollara düşüren… Aslında anlamalıydım Ordum. Sevgiliyle senin için, seni görmek için ilk kavga edişimde büyüklüğünü anlamalıydım bu sevdanın :)





Uzun lafın kısası İzmirde donumuza kadar ıslandık. Ama bir an olsun “burada ne işimiz var”demedik. Ne anasının babasının elinden tutup 0° derecede maça gelen çocuk ağladı, ne eşinin koluna girip mutluluğunu paylaşmak isteyen Ordu’nun gelini homurdandı.. Sayıca azdık, yürekçe çok.. Memleket hasreti, sevgili hasreti,ana-baba hasreti Orduspor sevgisinde vucut buldu. Bir şehrin kaderinin nasıl değiştiğine tanıklık ettiğimizi hissettik.. Takımımız,canımız içimizi ısıttı,bizleri mutlu etti.. Maç bitti, gurbetçilerle Ordu’ya dönecekler vedalaştı. Gurbetçilerden Ordu’da yaşayan hemşerilerine bir de mesaj vardı :

DENİZLİYİ YENİN!

15 Aralık 2010

30 Haftadır Kaybetmeyen Takım | Elazığspor


7 Şubat 2010 tarihinde oynadıkları Diyarbakır B. B. maçında aldıkları 1-0'lık yenilgiden bugüne tam 10 ay geçti. Bu zaman zarfında oynadıkları maç sayısı ise 30... Bu 30 haftanın hiçbirinde de kaybetmediler. Şu anda TFF 2. Lig Kırmızı Grup'da 39 puanla lider durumdalar. En yakın rakibi Konya Torku Şekerspor ile fark bugün 6 puana çıktı. Konya Torku, kendi sahasında Ofspor'a 1-0 kaybederken, Elazığspor kendi sahasında Tarsus İdman Yurdu'nu 1-0'lık sonuçla geçti. Ve devreye lider olarak girdiler. Şüphesz ki bu performansları devam ettiği taktirde Bank Asya 1. Lig'in kapıları en yakın zamanda açılır Elazığ'a. Zaten pek yabancı oldukları bir ligde değil. Hiçte şansımız tutmuyor Gakkoşlara. Çok çektirdiler bize Bank Asya'da oynadıkları dönem..

Hadi biraz geçen seneye dönelim. Nasıl bir başarı öyküsü karşılayacak bizi bakalım. Bizim öykümüze benziyorlar biraz. Karşılaştırmasını size bırakıyorum. 17 maç üst üste kazandığımız dönemden bahsediyorum tabi ki.
Geçen seneye 2. Lig 4. grupta başlayan Gakkoşlar oynadıkları 20 maçta sadece 2 maç kazanabildiler. Bu galibiyetlerden birini dost klüpleri Şanlıurfaspor'a karşı 3-0, bir diğerini Vanspor karşısında 2-0 geri düştükleri maçta 3-2'lik skorla aldılar. Bu dönem içinde oynadıkları maçlarda 12 mağlubiyet aldılar 6 maçtanda beraberlikle ayrıldılar. Oynadıkları 20 maçta 4 teknik direktör değişikliğine gittiler. Şaban YILDIRIM ile başladılar, Hasan ÖZER ile devam ettiler. İstenilen sonuçlar gelmeyince Hasan ÖZER'le yollarını ayırdılar Ömer Faruk GÖKÇE'yi getirdiler takımın başına. Ömer Faruk hocaylada galibiyiet yüzü göremeyince çareyi yine teknik direktör değişikliğinde arayan Elazığspor bu sefer takımın başına Yavuz İNCEDAL'ı getirdi. Olmadı... 17. haftaya geldiğimizde Diyarbakır B.B. deplasmanında Elazığspor'un başında tekrar Şaban YILDIRIM vardı. Başınız döndü değil mi? Benim de...

11 takımlı ligde devreye girildiğinde Elazığspor için tehlike çanları çalıyordu. "Gidiyorum ben" diyordu Elazığspor. Devreye 10. sırada ve 12 puanla girdiler. Ligden 3 takım düşeceğinizi hesap edersek devre sonunda 8. sırada olan Vanspor ile arada tam 13 puan fark vardı. Elazığ'a sihirli bi değnek şarttı artık ligde kalmak için. Her takımda işe yaramaz ama Elazığ'da işe yaradı bu sihirli değnek. Yeni gelen yönetim takıma 12 oyuncu kazandırdı. O dönemin valisi ve belediye başkanı ise yapılan transferler için şu sözleri söylemişlerdi.
Vali Muammer EROL: "Kulübün en son ifade edilen aksaklığı devre kapanırken takımın oluşumuyla ilgiliydi. Ara transfer sezonunda bu eksikliğin giderilmesi, hakikaten tüm taraftarlar ve Elazığ kamuoyunca özlemle bekleniyordu. Bu arayı da yönetim kurulumuz hakikaten çok iyi değerlendirdi. O derece ümitlendik. Hepimiz bundan sonra bu takımın ve yöneticilerinin arkasında elbirliği eder, gayretlerimizi, desteklerimizi ortaya koyarsak inşallah beklediğimizin de üstünde bir Elazığsporumuz ortaya çıkar."
Bld. Başkanı ise konuşmasında Elazığspor tarihinin belkide en iyi transfer dönemini geçirdiklerini ve çok kaliteli oyuncular aldıklarını belirtmişlerdi.

Onlar güvenmişlerdi kurdukları kadroya. O kadroda kendilerine inananları yanıltmadı. Klasman Grubu'nda tek mağlubiyetleri yazının başında bahsetmiş olduğum Diyarbakır B.B. maçında aldılar. Ve oynadıkları 16 maçta 33 puan toplayarak ligde kaldılar. O sezon ligden düşen 3. takım konumudan olan Diyarbakır B.B. ise ligi 43 puanla bitirdi...

Bu sezona yeni bir yönetim ve yeni bir teknik direktör ile başlayan (Osman ÖZKÖYLÜ) Elazığspor, geçen sezon yaşadığı sıkıntıları yaşamak bi kenara artık ciddi ciddi şampiyonluk havasına girdiler. Dedik ya bugün 30 maç oldu. Türkiye liglerinde yenilmeme rekoru 48 maçla Beşiktaş'ın. Elazığ'ın hedefi ise bu rekoru kırmak... İşleri zor ama imkansız değil... Kırarlar mı kırmazlar mı bunu zaman gösterecek bizlere. Belirteyim bu sene Türkiye liglerinde ki tek namağlup takım Elazığspor...

Elazığspor'un 30 maçlık yenilmeme serisinde oynadığı maçlar şu şekilde;
Elazığ 2-1 Adıyaman
B. Van 0-1 Elazığ
Elazığ 3-0 K.Maraş
Adana Demir 0-0 Elazığ
Elazığ 1-1 Tarsus İ.Y.
Elazığ 1-1 Mardin
Malatya 0-2 Elazığ
Elazığ 1-0 Diyarbakır B.B.
Adıyaman 0-0 Elazığ
Elazığ 2-2 B.Van
K.Maraş 3-4 Elazığ
Elazığ 2-2 Adana Demir
Tarsus İ.Y. 0-2 Elazığ

T. Telekom 0-1 Elazığ
Elazığ 1-0 Dardanel
Of 1-1 Elazığ
Elazığ 1-1 Adana Demir
Eyüp 2-2 Elazığ
Elazığ 1-1 Pursaklar
Fethiye 1-2 Elazığ
Elazığ 3-0 Pendik
K. Şeker 1-1 Elazığ
Elazığ 2-1 Balıkesir
1461 Trabzon 1-5 Elazığ
Elazığ 5-0 B.Van
Elazığ 1-0 Tokat
Kocaeli 0-0 Elazığ
Elazığ 2-0 Sakarya
Ş.Urfa 1-2 Elazığ
Elazığ 1-0 Tarsus İ.Y.

Muarem Muki Muki


Muarrem'i beğenenlerimiz var yanlış yerde oynuyor tam randuman, yüzde yüz verim alamıyoruz diyen var bunlardan bahsetmeyeceğiz merak etmeyin Muki'nin bir videosu var sırada onu paylaşıcaz.


http://www.facebook.com/muaremmuarem?ref=ts&v=info#!/video/video.php?v=109544679107488&oid=134304826615057&comments


Linke tıkladığınızda Muarrem'den güzel hareketler izleyeceksiniz iyi seyirler dostlar...

14 Aralık 2010

Teşekkürler Futbol Ekstra

Goal Dergisi yazarı ve Spor programcısı Emrah Hamurcu, Cafercan Aksu ve Karşıyaka maçı ile ilgili yazılarımızı futbolekstra.net sitesinde paylaşarak bizleri mutlu etti.

Yeni bir blog olmamıza, daha yolun başında olmamıza rağmen takip edilmek gerçekten bizim için onur verici.

futbolekstra.net'e teşekkür ederiz.




http://www.futbolekstra.net/1-mac-2-blogyorum-karsiyaka0-2orduspor/
http://www.futbolekstra.net/cafercan-aksu-orduspor/

13 Aralık 2010

16. Hafta | Karşıyaka 0-2 Orduspor




Nereden başlayacağımı bilemedim. Bu nasıl bi mutluluk böyle? Yendik işte be!... Öyle böyle rakip 10 kişiydi falan filan 3 puan bizim oldu ya... Denizli maçını düşünemiyorum şu saatten sonra.

Çok önemliydi bu 3 puan. Çok fırsatlar teptik şu haftaya kadar. Rakipler kaybettikçe bizde kaybettik. Bu haftada kaybetti rakipler. Bu sefer o fırsat tepilmemeliydi. İlk yarı sonunda ligi lider bitirme şansı var önünde sonuçta.

Yağmur vardı İzmir'de. Bundan korkuyorduk. Alsancak Stadı'nın bozulmaya müsait zemini 2 takımıda zorlayabilirdi. Maça Karşıyakalı arkadaşların "Hoşgeldiniz" tezahüratları ardından başladık. İlk 10 dakika gösterdi ki 2 takımda beraberliği aklının ucundan bile geçirmiyordu. Bastıran yağmur zemini etkileyince 10. dakikadan sonra takımların amacı gol atmaktan çok ilk önce hata yapmamak oldu. İlk yarı boyunca bazı kısımlarda top Karşıyakalıların kontrolünde kaldı, bazı dakikalarda bizim. Ama top bizim ayağımzda kaldığında Karşıyaka'ya göre daha bilinçli top çevirdik, ayağa paslarla rakip kaleye gitmeye çalıştık. Bazı pozisyonlarda başarılıda olduk bu konuda. Karşıyaka'da Barış MEMİŞ bizim iki kanadıda çok zorladı. Tekniği çok yüksek bi oyuncu, çoğu pozisyonda ancak faul yaparak durdurabildik kendisini. Ama tekniğinin yanında futbol zekası pek bi zayıf kalıyor Barış'ın. Çalım attıkça daha çok atası geliyor. Sonrasında illa ki bu durum top kaybına neden oluyor. Bizimde işimize yaradı tabi ki bu durum. 40. dakikada 10 kişi kaldı rakip. Bana kalsa ağır bi kart oldu. Düşerken eline çarptı top, o zeminde hakem bu faktörüde göz önünde bulundurabilirdi. Devre olduğunda skor tabelasında 0-0 yazıyordu.

2. yarıya daha ağır bi zeminde başladık. Yağmurun etkisi zeminde bu devre kendini göstermişti. Bir süre sonra, iki takımın formasının koyu renk olması ve bunun üzerine formalar çamura bulanınca seçilemez hal aldılar. 10 kişi kalan Karşıyaka 2. yarıya hırslı başladı. Ama bu hırsın maçın sonuna kadar gitmeyeceğide çok belliydi. Zaten bi süre sonra dengeyi kurduk, hatta golüde bulduk. Ali'nin uzun pası, Müslüm'ün asisti ve Ahmet GÜVEN ! 0-1... Golden sonra oyunun hakimiyetini elimize aldık. Mustafa SEVGİ 2 kere aynı bölgeden kaleyi yokladı Karşıyaka'da ama 2 topta direğin yanından dışarı çıktı. Derken maçın yıldızı Müslüm 2'yi attı. 2'yi attında Müslüm kaçırdıklarınla da saç baş yoldurdun :). Zaten bu golden sonra da anlatılacak pek birşey kalmadı. Numan ve Kürşat ikilisinin hatasız oyununa da değineyim son olarak. Özellikle Numan, seni kazanmak güzel oldu bizim adımıza. Hep böyle devam edersin inşallah. Ha unutmadan; BU TAKIM BU SENE SÜPER LİG'E ÇIKACAK...


Fotoğraflar; http://www.mackolik.com/

Haftanın Ardından #16


Evet daha hafta bitmeden haftanın ardından dedik ama yarın zaten bizim maçı özel olarak konuşacağımız için bu geceden yazayım dedim. Belki her haftanın yorumunu yapamayacaz burada ama fırsat bulduğumuz haftalarda burada olacağız.

16. hafta sonunda ortaya bizim adımıza çok güzel sonuçlar çıktı. İşte çıkan bu sonuçlar, yarın oynayacağımız Karşıyaka maçına daha bir anlam kattı. Düşünün bi, ilk devreyi lider biterme şansımız olacak yarın kazanırsak. Bu fırsat kaçmamalı. Kaçmamalı uşaklar. 1 değil 3 puanı alın getirin bizlere...

Şüphesiz ki bu haftaya damgasını vuran en önemli olay hava şartları oldu. Bu hafta düzgün bir zemin üzerinde toplasan 2 maç anca oynanmıştır. Yarın İzmir'e bir yağmur yağarsa o saha hemen çamur olur, bunun daha önce örneklerini yaşadı İzmir Alsancak Stadyumu. Dileyelim ki yeşil bir zemin üzerinde oynansın maçımız.
Hava şartları dışında bu haftaya damgasını vuran bir diğer olay ise hakem hataları oldu. Denizli ve Bolu maçlarında yaşanan hakem hataları Denizli ve Mersin cephesinde tepkiye yol açtı.
Son olarak da Samsunspor teknik direktörü Hüseyin KALPAR kazandıkları GBB maçından sonra istifa sinyalleri verdi.

Rize yenilmesine rağmen zirvede kalmayı başardı, Giresun uzun süre sonra düşme potasından çıktı. Haftanın en farklı sonucuna Samsun imza attı. Adana-Akhisar maçına yaşanan kaleci hataları damga vurdu.

Tavşanlı Linyitspor 2-0 Çaykur Rizespor: Tavşanlı Linyitspor... Son 10 maçta alınan 6 galibiyet ve yaşanan sadece 1 mağlubiyet... Bu tabloda Mehmet AKYÜZ'ün çok büyük payı var. Takım oyununu çok iyi oynuyor Tavşanlı. İşte o oyunun tamamlayacısı konumuda da Mehmet var. Tavşanlı'nın attığı 13 golün 7'sinin sahibi...
Maçta baştan sona üstün bir oyun sergiledi Tavşanlı. İlk golü erken buldular ama o gole kadar bile kaçırdıkları 2 3 net pozsiyon var. 14. dakikada Onur'un attığı gol haftanın en güzel golüydü şu ana kadar. İzlenmesi gerekir... Golden sonrada disiplini hiç elden bırakmadılar. Rakibe pek pozisyon vermediler. Ve hakettikleri bir galibiyet aldılar.
Rize bugün yenildi ama liderliği kaptırmamaları onlar için bir teselli. 4 maç üstüste kazandıktan sonra böyle kötü oynayarak mağlup olmak üzmüştür Rizeli arkadaşları. Haftaya oynayacakları Samsun maçı büyük önem taşıyor. Haftanın en önemli maçlarından birisi orada olacak. Tabi bi diğeride yine Karadeniz'de, bizim memlkette...
Denizlispor 1-1 Kayseri Erciyesspor: Denizlispor'un kazanamama serisi 5'e çıktı. Bugün çok yaklaşmışlardı. Ne diyelim tek kelimeyle hakem kurbanı oldular...
Ligin en iyi kadrosundan birisine sahip olan Denizlispor son haftalarda yaşanan hayal kırklığını bu maçla atmak istiyordu. 3 puanı isteyen taraf onlardı. Erciyes ise 1 puanı alayım gideyim derdindeydi. Zaten maç içinde akılda kalan tek bir pozisyonu yoktu Erciyes'in. Denizli, Youla'nın yokluğunu arıyor mu ne?
Aşırı gol kaçırdılar. İlk yarıda bir gol buldular ama yan hakem ofsayt dedi. Tartışılır... 2. yarıda ise golü buldu Denizli ama golden sonra stres yaptılar. Biraz skoru korumaya çalıştılar atabiliyorsak 2.yi bulalım derdine düştüler. İşte o ara bi topları direkten döndü... 2'yi bulamadı Denizli.
Peki son dakikada ne oldu? Erciyesliler kontraya kalktı Denizli ceza sahasına girdi, karşımıza çıkan tablo şaşırtıcı. Denizli 1-0 önde skoru korumaya yönelik oynuyor ama ceza sahası içinde 4 Erciyesli varken sadece 2 Denizlili oyuncu onları karşılıyordu. Ve gol... 1-1... Ama ne gol... Yazık oldu Denizli'ye. Kabul bizim için güzel bi sonuç oldu ama her ne kadar rakip olsa da kimse böyle puan kaybetmemeli. İlk yarıda Denizli'nin bir golünü vermeyen aynı yardımcı hakem, bu sefer öyle net bir ofsaytı göremedi... Olan da tabi Denizli'nin 2 puanına ve liderlik şansına oldu.
Erciyes ise geçen hafta 90. dakikada kaybettiği 2 puanı bu hafta 90. dakikada aldığı golle telafi etti.
Samsunspor 4-0 Gaziantep B.B.: Haftanın şaşırtıcı sonuçlarından birisi. Hani Samsun'un kazanması normal ama 4 tane atarak ve bir 4 tanede bomboş pozisyonda kaçırarak... Samsunlular da böyle maç beklemiyordu. Maçı statta izledim önce belirteyim. Bizim maçta yaşadıkları hayal kırıklığı bi şekilde atlatılırdı ama Güngören karşısında alınann yenilgi Samsun'da tüm hevesleri kırmaya yetmişti.
Zaten tribünlerede yansıdı bu durum. Bizim maçta 20 bini bulan Samsun taraftarı bu maçta takımını yalnız bıraktı.
Dedik ya umutsuzdu tüm Samsunlular. Özellikle Güngören maçında oynanan kötü futbol ve Antep'in de dişli rakip olması bu maçta alınanacak kötü sonuca pek şaşırmazlardı.
Bu hafta oynanan maçlar içinde, en düzgün saha şartlarından birisi Samsun'daydı. Ama çok soğuk bi hava vardı, maçtan sonra 3 4 saat kendime gelemedim ve bu yazıyı yazarkende başım çatlıyor resmen... Bu ligde izlemesi en zevkli olan takımlardan biri Samsun. İzlerken keyif veriyorlar. Bu maç için belki çok şey yazılabilirdi ama alınan sonuç buna pek izin vermiyor. Haftalardır eleştirilen Abdülaziz bu hafta 2 gol 1 asist yaptı. Agbetu aynı şekilde, onunda 1 golü var. Antep bildiğimiz Antep değildi. Ardarda gelen gollerden sonra toparlayamadılar. Orta sahayı geçmekte zorlandılar. Bugün o statta tarihi bi fark çıkabilirdi. Atamadı Samsun...
Hüseyin KALPAR maç sonunda istifa edeceğini söyledi. Şehirde çoğu kesim gitmesini istiyordu aslında. Oda belki kaybedilen bir Güngören maçıyla değilde sansasyonel bir Gaziantep Belediye galibiyetiyle istifa etmeyi düşündü belki. Yönetim kabul edecek mi etmeyecek mi bu istifayı merak konusu.
Son olarak Antep'in kazanamama serisinin 5'e çıktığını belirtip bu sezon ilk defa 4 gol yediklerini ekleyeyim.
Boluspor 2-1 Mersin İdman Yurdu: Futbolu sevdiren maç...
Son zamanların en muhteşem maçı oldu. Bir kere lapa lapa kar yağarken, saha kar içindeyken renkli topla maç izlemenin keyfi başka oluyor. O keyfi Bolu'da bol bol yaşadık...
Maça gelirsek iki takımıda kutlamak gerek. Öyle bi zeminde öyle bir futbol ortaya koymak kolay değil. Bolu baştan sona üstün bir oyun ortaya koydu ev sahibi olmanın avantajıyla. İlk yarının ilk 40 dakikasında maçın mutlak hakimiyken son 5 hatta uzatmalarla bi 10 dakika o hakimiyeti Mersin'e kaptırdılar. O zaman diliminde Mersin'in birde penaltısı verilmedi ki aman aman.. Çok net bir elle oynamayı görmedi maçın hakemi. 2. yarıya, ilk yarının sonlarında kaybettiği oyunun hakimiyetini tekrar eline alarak başladı Bolu. Yine kaçırdığı pozisyonlar... Zaten sene başından beri en büyük dertleri değil mi? "Geliyoruz geliyoruz atamıyoruz..." Bize benziyorlar bu konuda. Bu arada Bolu gol kaçıradursun dakika 80, hop Mersin golü buldu 0-1... İşte bu planda yoktu... Sonra tribünlerden gelen Levent hoca istifa sesleri. Bulunduğum her ortamda derim Levent ERİŞ'i birgün kendi takımımın başında görmek isterim. "Söylesene Levent hoca bu takım niye oynamıyor?" diyen Bolulularla farklı maç izlediğimi düşünüyorum. Zira Bolu gayet güzel oynadı.
Bolu haketmişti gerçekten. 3 puanı da aldılar. 90+1 ve 90+6'da, Erdem'in attığı 2 frikik golüyle maçı kopardılar. 2. frikik öncesi hakemin kararı çok tartışıldı. Orta hakem devam dedi, yardımcı hakem ısrarla bayrak kaldırdı, Sonrasında gol geldi. Ne galibiyet bee... 90'da 2 gol buluyorsun. Başka bir sevinç bu. Ama Mersinliler sitemkar maçın hakemine. Sahi Levent ERİŞ istifa diyenlerde sevindi mi bu gollere?
Adanaspor 2-2 Akhisar Belediye: Osman ÖZDEMİR ile yakaladıkları çıkış yavaş yavaş kendini inişe doğru bırakıyor Adana'da.
Aralıksız yağan yağmur zeminle birlikte kalecileri de etkiledi. Bir futbol maçında kolay kolay görülemeyecek 2 hata aynı maçta ortaya çıktı, 2 takımın kalecileri tarafından. İlk yarısında gol sesi çıkmayan maçın 2. yarısında 4 gol atıldı. Adana 54'de öne geçti sevinemeden 1 dakika sonra golü yedi. Sonra ki 2 gol ıslak topun marifetleri. 62'de Emre vurdu Atahan elindeki top kaçırdı içerden çıkardı. 1-2... 86'da havalanan top, Ahmet'in kontrolünde ağlarda. Kendi kalesine gol attı gibi bir durum ortaya çıktı...
2-2 biten maç sonrasında Akhisar için şu notu verelim, ilk devre boyunca deplasmanda galibiyet yüzü göremediler. Akhisar'ın bir örneğinide birazdan göreceksiniz zaten.
Diyarbakırspor 0-0 Güngören B.: Diyarbakırspor'un direk rakibiyle oynadığı bir maç oldu. Kaybetselerdi iyice batabilirlerdi. Devre arasına kadar alabildikleri her puan puandır. Devre arası önemli Diyarbakır için. Sorunlarını halledip transfer yaparlarsa hala hiç birşey bitmiş değil. Ama sıkıntılar aynı şekilde devam ederse 2. devre başlamadan düşecek ilk takım bi nevi belli olmuş olur.
Pozisyonu bol bir maç olmuş Diyarbakır'da. İki takımda birbirine bi üstünlük kuramamış. Maçın hakkı buydu diyebiliriz.
Giresunspor 1-0 Kartalspor: 2 haftadır kazanıyor Giresun. 2 haftayı da 1-0 ile kapattılar. 2 haftada 2 gol atıp takıma 6 puan kazandıran isim ise Cleyton BOKA...
Uzun bir süre sonra o kırmızı hattın dışına çıktı Giresun. Seri yakalamak önemli. Haftaya Erciyes maçı Giresun'da bazı şeylerin yoluna girip girmediğini anlamak için bi ölçü olacaktır.
Kartalspor ise tez konusu bir takım. Söylenecek sözler pek bir kifayetsiz kalıyor. Hani nasıl bi uğursuzluk var o takımın üstünde anlamak mümkün değil. Giresun'da da bir dolu gol kaçırdılar.
Hafta içinde Ergün PENBE'yle yolları ayırdılar. Bakalım sorun Ergün hocada mıymış yoksa takımın genel bi uğursuzluğu mu bunu zaman gösterecek.
Belirtelim Kartalspor'un kendi sahasında hala golü yok. Deplasmanda da galibiyeti yok.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...