14 Nisan 2016

Orduspor Kulüp Başkanı Yaşar Pamuk'a Soruyoruz

Orduspor Kulüp Başkanı sayın Yaşar Pamuk'a Orduspor taraftarları adına soruyoruz:
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı'nın yaptığı açıklamalar sonrasında Orduspor Kulübü Başkanı olarak bir açıklama yapmanız gerekmiyor mu? Büyükşehir Belediye Başkanı kulübün kapanmasına karar verirken başında olduğunuz derneğin başkanı olarak Orduspor taraftarlarına karşı sorumluluğunuzu yerine getirmediğinizin farkında mısınız? Orduspor'un geleceği ne olacak? Takım gelecek sezon lav edilip, futbolcuları başka bir takıma taşınıp içi boşaltılarak amatöre düşmesi mi beklenecek? Çoğu Süper Lig takımının dahi sahip olmadığı Orduspor tesislerinin projesi bile belli olmayan stad için yıkılmasına izin mi vereceksiniz? Orduspor'un geleceği böylesine karanlık iken bu stad projesini erteleyip Orduspor'un geleceğini kurtarmak için girişimlerde bulunamaz mısınız? Orduspor taraftarları olarak bu soruların cevaplarını merak ediyoruz. Yerel basının kafasını kuma gömdüğü bu ortamda Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı'na karşı dik durup başkanı olduğunuz kulübün lav edilmesine ses çıkarmayacaksanız eğer Orduspor Kulübü Başkanı sıfatını daha fazla taşımanızın anlamı yok. Keza o koltuğun boş olması daha hayırlı görünüyor!

12 Nisan 2016

Orduspor'un Ölüm Fermanı! Öylece Bakacak mısınız?

Dün Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz yerel bir televizyon kanalında Orduspor'un akıbeti ile ilgili açıklamalarda bulundu. Özetle,
Enver Yılmaz: ''Yeni bir takım ile devam edeceğiz. Güzelorduspor'u 1 yıl içinde 3. lige çıkaracağız. Şehir takımın adını belirleyecek. İster 1967 Orduspor der, ister Mor Beyazlılar Orduspor der.''

Bu açıklamadan eski başkanlardan yenisine, yöneticisinden taraftarına hepimizin utanç duyması gerekiyor. 49 yıllık mazisi olan, iki milyona yakın Ordulunun takımının ölüm fermanı veriliyor ve ne şuan başkanlık koltuğunda oturan başkandan, ne Orduspor'u bu duruma sokan eski başkandan, ne de Ordupor'da yöneticilik yapmış şahıslardan ses yok. Sosyal medyada duruma veryansın eden bir elin parmaklarını geçmeyecek Orduspor sevdalısından başka şehirden de tık yok. Öylece izliyoruz. Yüzlerce kongre üyesi olan koskaca Orduspor'un kapısına kilit vurulacağı açıkça dile getiriliyor ama bir Allahın kulu da çıkıp sen ne diyorsun demiyor, diyemiyor.

Ne yapılacak şimdi? Gelecek sezon Orduspor'un içi boşaltılıp amatöre düşmesi izlenecek. Onlarca emek ve para ile inşaa edilen, çoğu Süper Lig takımının bile sahip olmadığı tesis yıkılacak. Sebep? Stad yapılacak... Kim için yapacaksınız o stadı? Köy Hizmetleri ya da Özel İdarespor'dan bozma Güzelorduspor için mi yoksa sonradan adının ne olacağı belli olmayan çakma Orduspor için mi? Ordu için illede bir şey yapmak istiyorsanız önce o stadta sahaya çıkacak olan takımın geleceğini kurtarın! Bir sorun bakalım Orduluya; mazisi başarılarla dolu takımının geleceğinin kurtarılmasını mı yoksa bir beton yığınını mı ister? Yerel yönetimin başındaki kişi olarak çıkın sokağa sorun! 


Ne stad ne de yeni yapılacak bir tesis istiyoruz. Gelecek sezon 50. yaşını kutlayacak olan Orduspor'un armasının, tarihinin kurtarılmasını istiyoruz. Orduspor'un bu duruma gelmesinden en son Orduspor taraftarı sorumludur. Kişilerin başarısızlıklarının sonucunda 50 yıllık mazisi olan kulübün göz göre göre yok edilmesini kabul etmiyoruz! 

Orduspor'un sonunu getirecek kararı verdiğine göre şuan içinde bulunulan durumun da sorumluluğunu üstleneceği düşündüğümüz Enver Yılmaz, kulübün içinde bulunduğu borç yükünün asıl sebebi Nedim Türkmen ve yönetimi, şartlar ne olursa olsun kulübü 3. lige düşüren Yaşar Pamuk bu durumun asıl sorumlularıdır! Bir araya gelin ve kulüp hala ayaktayken öldürmeyi değil yaşatmanın yollarını arayın!

Başta Orduspor'un asıl sahibi Orduluları olmak üzere Orduspor'un eski başkanlarını, yöneticilerini, futbolcularını Orduspor'a sahip çıkmaya davet ediyoruz. Çok geç olmadan sahip çıkalım tarihimize, armamıza, hatıralarımıza. Daha da geç olmadan!

5 Nisan 2016

Enkaz Edebiyatının Sonuçları

Bir umut küllerimizden doğabilir miyiz diye başladığımız sezonun sonunda olabilecek en kötü sonu yaşıyoruz. Yeni yönetim, yeni hoca, şehrin bütünleşmesi, hadi artık kaldıralım şu enkazı diye başladığımız sezonun sonunda saçma sapan ilçe takımlarından 5 yiyen, gittiği deplasmanlarda ''Ordu Kümeye'' diye bağırılan bir takım haline geldik. Hadi futboldan geçtik sezon başında oldukça başarılı bir teknik ekip ve kadro ile sezona Avrupa'da başlayan Bayan Basketbol Takımımızda son maçlarda tarihi farklar yiyerek manşetlere çıkıyor. Her bakımdan rezil durumdayız. Söz söyleyecek takatimiz kalmadı desek yeridir. Geldiğimiz noktaya bakınca çıldırmamak elde değil. Üçüncü lige doğru yol alıyoruz ve mevcut duruma bakınca orada da ne olacağımızı az çok görebiliyoruz. Peki biz gerçekten bu kadar basiretsiz miyiz? Neden bu duruma geldik? 


Yaşar Pamuk'un zor zamanda elini taşın altına sokup sorumluluk almasını daha önce takdir etmiştik. Kendine güvendi. Kongre'de Nedim Türkmen'in şirketleşme planı bozulunca adaylıktan çekilmesi ile tek aday olarak girdiği kongrenin kazananı oldu. Gerekirse kapı kapı gezeceğim dedi. Şehir ile takımı bütünleştireceğim dedi. En önemlisi Orduspor'un içinde olduğu durumun hesabını soracağız dedi. Sonuç? Sonuç iki profesyonel takımın bulundukları ligden acı çekerek düşmesi oldu. Sorulması gereken hesap bir tarafa, başkanlığı süresince daha bir sezon dahi olmamışken onlarca soru işareti var kulüp ile ilgili... Sorunları, sıkıntıları bilerek bu taşın altına elini soktu ama devraldığı enkazın altında kaldı. 

Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk mu denir, gelen gideni arattı mı denir bilmiyorum ama Yaşar Pamuk ve yönetiminin her şeyi yüzüne gözüne bulaştırdığını gayet rahat söyleyebiliriz. Hem basketbol takımında hem futbol takımında tahta açılıp transferler yapıldı. Basketbol takımı tamamen dağıldı. Futbol takımında ise yapılan transferlerden 2-3 futbolcu kaldı. Sezona gayet iyi bir oyuncu topluluğu ile Avrupa'da başlayan Bayan Basketbol Takımının şuan bulunduğu duruma gelmesinin izahı yapılamaz. Yapılan transferleri elde tutamayıp hepsinin gidişini sadece seyredecektiniz madem neden o kadar para döktünüz basketbola diye mevcut yönetime sormak lazım. Hiç mi planlama yapılmadı? 

Futbol takımı ise başlı başına bir yönetim faciası.. Geçtiğimiz sezon 25-30'un üzerinde maç yapan genç bir futbolcu topluluğumuz vardı elimizde. Takım içinde haksızlık olduğunu, oynaması gerekenlerin oynamadığını düşündüğümüz zamanlar oldu ama hepsi belli bir seviyeye gelmişti. Tecrübe kazanmış bu futbolcu topluluğuna transfer tahtası açılarak Gökhan Meral, Mahmut Boz, Gökhan Caba başta olmak üzere takviyeler yapıldı.  Transferleri bizzat Sinan Bayraktar yaptı ve takımı kendisi hazırladı. Yapılan transferlerden belkide en önemli iki ismi elimizde tutamadık. Gökhan Meral ve Mahmut Boz ayrıldı. Onlarla birlikte Gökhan Caba, Hüseyin Kuday, Emrehan Ceylan da takımdan ayrıldı. Transfer tahtası kapalıyken elimizdekileri de tutamadık. Hepsinin gidişini izledik. Giden gitti tamam ama geriye dönüp baktığımız zaman geçtiğimiz sezon tecrübe kazanan futbolcuların bir tanesinin bile üzerine koymasına katkıda bulunamadı hocalarımız. Ne Sinan Bayraktar, ne Ali Hoca, ne de Turgut Hoca... Hocalar kadar düne kadar Durugölde olan ama birden bire Orduspor formasını sırtına geçirip o formanın ağırlığı altında ezilen gençlerimizin de suçu var maalesef. Altın tepsi ile önlerine gelen fırsatı ne kadar değerlendirdiler, geçtiğimiz sezon ile bu sezonu kıyaslayınca ne kadar gelişme ivmesi gösterdiler bir sorgulasınlar kendilerini. 

Yaşar Pamuk ve yönetimi bu işi çok basite aldı. Sinan Bayraktar ile sezona başlamak bir tercihti ama sonrasındaki Ali Şahin ve Turgut Kır dönemi başlı başına bir amatörlük örneğiydi. Sinan Bayraktar'ın istifasından sonra Ali Şahin takımın başına geçti ama teknik direktör olduğunu gelişinden 2 hafta sonra algıladık. Açıklama dahi yapılmadı. Ali Şahin 6 hafta sonra bırakttı peşinden Turgut Kır geldi. Turgut Hocanın da performansı ortada. Gerçi kadro yapısı olarak Ali Hoca ve Sinan Hoca'nın elindeki kadrodan çok daha eksiği vardı Turgut Hoca'nın. Sinan Bayraktar'dan sonra 2. ligi bilen bir hoca ile yola devam edilmeliydi. Başkan ve yönetimi bu işi ciddiye almadı ve kaçınılmaz sonu hazırladı. 

Geçtiğimiz günlerde Kocaelispor başkanı yerel bir televizyon kanalının canlı yayınına bağlanarak içinde oldukları durum ile ilgili konuştu. 3. ligi küçümsemeyin dedi. Biz tekrardan profesyonel liglere dönebilmek için uğraşıyoruz, mücadele veriyoruz dedi. Bulunduğunuz durumun kıymetini bilin kolay değil buralardan geri dönmek dedi. Sanayi şehrinin takımı Kocaelispor'un başkanı söyledi bunları. Amatörde dahi 10-15 bin kişiye oynayan takımın başkanı... Biz bu işi ciddiye alacak, arkasında soru işareti olmayan başkan ve kişiler istiyoruz. Geçtiğimiz sezona baktığımız zaman Yaşar Pamuk'un bu işi kotaramadığını, kotaramadığı gibi eleştirdiği Nedim Türkmen yönetime benzer soru işaretlerine sahip olduğunu hepimiz gördük. Kendisinin de daha fazla uzatmaması lazım. Olmadı, ben beceremedim diyip kenara çekilip beklemeli bundan sonra. Her ne kadar siyasetin bu kulüpten uzak durmasını istesek de yerel yönetimin bir şekilde Orduspor'a sahip çıkması gerekiyor. Stad yapacağız, yeniden yapılandıracağız demek ile, sponsorlar ile finansman sağlamak ile bitmiyor iş. Vali, Bşb. Belediye Başk. ve şehrin ileri gelenleri Orduspor'un kurtuluşu için bir araya gelip bir oluşum oluşturmalı ve bu oluşumun çalışmalarını yakından takip ederek şehrin de işin için girmesini sağlamalılar. Orduspor markası Ordu için çok önemli. Çok çok daha geç olmadan bunun bir an önce farkına varılması lazım. 

1 Eylül 2015

Yeni Bir Başlangıç... Orduspor 2015 - 2016


Yeni başlangıçlar her zaman heyecanlı olur ama durgun ve bir o kadar da umutsuzuz. 26 yıl sonra çıkıp 2 sezon misafir kaldığımız Süper Ligin bedelinin bu kadar ağır olacağını hiç düşünmedik. 29 Mayıs 2011 bir milattı. Rüya gibiydi her şey... Fakat geriye dönüp geçen dört sezona baktığımızda gördüğümüz şey keder... Sadece 4 yıl içinde bir kulübün nasıl dibe vurduğuna, geleceğinin yok olduğuna şahit olduk. İnsanların Orduspor'dan uzaklaşmasına, şehrin Orduspor'a yabancılaşmasına şahit olduk. 3. ligde bile takımına sırtını dönmeyen şehrin Orduspor'u görmezden gelmesine şahit olduk. 

Şimdi 90 milyona yakın olduğu söylenen bir borç ve sıfır gelir ile ne Orduspor'u bu bataktan nasıl kurtarabiliriz mücadelesi yapılıyor. Yeni bir yönetim ve başkan göreve geldi ve başarılı olur veya olmaz ama herkes Orduspor'dan kaçarken Yaşar Pamuk bu yükün altına gövdesini koydu. Çoğumuz burun kıvırdık ama dönüp baktığımızda göreve geldiği günden bu yana şehir ile Orduspor'u kaynaştırmaya çalışan ve öyle veya böyle tahtayı açan bir başkan ve yönetim var ortada. Tahtanın açılması için gereken 9 milyonluk borcun yapılan müzarekeler ile 9'da birini ödeyerek sonuca ulaştılar. Bakılınca 2 ay görev yapmış Ziya Doğan parası aslında ama kolay olmadığını hepimiz biliyoruz. İstenilseydi geçtiğimiz sezonun devre arası tahtanın açılabileceğini gördük. Geçmiş yönetim beceriksiz ya da art niyetli miydi onun takdiri size kalmış... Hadi tahtayı geçtik ama çok cüzi alacakları olan futbolcuların bile ellerini kollarını sallayıp gitmelerini izlemek Orduspor'a ihanetten başka bir şey değildi. Unutmadık...

Transfer tahtasının son saatlerde açılmasıyla uzun süredir takım ile beraber olan Mahmut Boz, Emrehan Ceylan, Safa Serbest, Mehmet Arı, Ardahan Gündoğdu, Yasin Öztop, Burak Saban, Emre Gemici, Oluş Şengöz ve Muhammet Kurt'un yanı sıra tecrübeli stoper Gökhan Caba, geçtiğimiz sezon da kadromuzda olan Hüseyin Kuday ile anlaşma sağlanıp futbolcuların lisansları çıkarıldı. Avrupa'da ve Türkiye'de son dakika sürprizleri olurken bir sürpriz de bizde oldu. Ahmet Kuru da takıma katılarak bizleri sevindirdi.

Kalede Emrehan, tandemde Gökhan Caba, Mahmut Boz, solbek Gökhan Meral, ortada Mehmet Arı, Safa Serbest ve ileride Ahmet Kuru takımın ana iskeletini oluşturacak. Bu oyunculara ek olarak 3.ligde ciddi maç tecrübesi kazanan Yasin Öztop ve Muhammet Kurt, geçtiğimiz sezonun iyilerinden Özgen Erdem, her ne kadar tecrübeli olsa da bir numarasını göremediğimiz Hüseyin Kuday, artık bir şeyler görmek istediğimiz Murat Torun beklenti içinde olduğumuz futbolcular olacak. Yine Asımcan, Yunus, Furkan, Burak Demireğen, Burak Özsoy, Kaan Kars gibi genç futbolcularımız da çok iyi yerlere gelebilecek potansiyelleri olduğunu bizi gösterdiler. Hepsinden beklentimiz oldukça fazla.

Oldukça genç bir kadromuz var. Grubumuzdaki ve diğer gruptaki takımları inceleyince çok iyi kadrolar kuran takımlar olduğunu söyleyebiliriz. O yüzden büyük hedefler koyup sonrasında hüsrana uğramak yerine en basit hedeften yola çıkmak daha mantıklı. Yani ilk hedef ligde tutunmak, biz de varız diyebilmek... Transfer tahtası bu seferlik açıldı ama devre arası ve ileriki dönemlerde bizi yeni yasakların beklediğini söyleyebiliriz. Bu sebeple kadromuzda bulunan genç futbolcuların hepsine ihtiyacımız var. Bizim 1 yıllık bir planlama değil en az 5 yıllık bir planlama yapmamız lazım ve bu planın odak noktasına bu gençleri koymamız gerekiyor. Örneğin geçtiğimiz sezonun en sivrilen futbolcularından biri olan Kaptan Kaan'ı kaybettik. En az 4-5 yıl bir mevkiyi kotarabilecek kapasitede bir futbolcuydu ama bir şekilde bu ayrılık gerçekleşti. Ne de olsa bizim öz evlatlarımız deyip görmezden gelirsek bu çocuklar ile bir gelecek kuramayız. Hepsinin hayalleri, kariyer planları, kazanmayı arzu ettikleri paralar var. O yüzden bu çocukların takım içindeki konumları çok önemli. Burada da en büyük görev Sinan Hoca'ya düşüyor.


Yönetim göreve gelir gelmez Hüseyin Özcan ile yollarını ayırdı ve Sinan Bayraktar'ı göreve getirdi. Hüseyin Hoca'nın kariyerine baktığımız zaman 2. lig için yeterli sayılacak bir Cv'si olduğunu söyleyebiliriz ama takım ile gerekli iletişimi sağlayamadı kendisi. Oyuncu seçimlerinde 3. şahısların etkisinde çok kalması da bunda etkili oldu. Şimdi görevde Orduspor formasını yıllarca terletmiş, Orduspor'un içinden çıkmış bir teknik direktör var. Sinan Hocaya bu görev bir gün gelecekti ama zor zamanda nasip oldu. Yıllardır alt liglerde çalışıyor ve bu ligi iyi tanıdığını söyleyebiliriz. Geçtiğimiz sezon da zor şartlar altında Bayrampaşaspor'da başarılı olduğunu ve kendisini sevdirdiğini söyleyebiliriz. Kendisi Ordu'da sevilen saygı duyulan bir futbol adamı. Umarız dilediği başarıya ulaşır.

Futbolcular, yönetim, teknik ekip bir tarafa bu döngünün en önemli elemanı yani taraftarı unutmamak lazım. Geçtiğimiz sezon Orduspor tarihinin en boş ve en etkisiz tribünü vardı. Yönetimsel hatalardan dolayı şehirin takımdan uzaklaşması, kıyısından dönülen Süper Lig'den sonra sancılı başlayan sezon, pasolig, şehirin takıma inancının olmaması gibi sebeplerden dolayı sezon boyunca amatör maçları aratmayacak havada çıktı takım 19 Eylül'e. Alışık olmadığımız, utandığımız bir durumdu bu. Bu sezon pasolig yok. Takım ile şehirin arasına set çeken bir anlayış yok. Yani kısaca bir bahanemiz yok. Bu takıma sahip çıkıp yanında olmalıyız. Kale arkası kombinesinin 50 lira, maratonun 100 lira olduğu bir ortamda hele hiçbir bahanemiz olmaması lazım. Öncelikle taraftar grupları sonrasında Orduspor taraftarı ve seyircisi stattaki yerini almalı. 

Uzun zamandır bizlerde buralarda yoktuk. Kalemi elden bırakınca yeniden almak zor oluyor. Orduspor'un geçirdiği zor zamanların üzerine hayat şartları da eklenince uzak kaldık buralardan. Eskisi kadar olmasa da arada sırada nacizane Orduspor ile ilgili karalamaya devam edeceğiz. Sağlıcakla...


26 Ocak 2015

Bir Orduspor'umuz Vardı...


Yönetim faciası... Ortadaki tablonun açıklamasıdır iki kelime. Ne şehir, ne siyasiler ne taraftar ne de başkaları. Suçlu arayıp komiklik yapmaya gerek yok. Bir şey başarıldıysa hakkı verildi. Övgünün tillahi yapıldı. Göklere de çıkarıldı. Ama şimdi... Hiç gerek yok tatlı su edebiyatına. 

Süper Ligden düşerken öyle bir yük yüklenmiş ki sırtımıza o yükün altında ezildik kaldık. Yükü ne taşıyabiliyoruz ne de sırtımızdan atabiliyoruz. Kulüp kendi kendine yetemezken zikredilen borcun ödenmesi de mümkün görünmüyor. Beklenen son amatördeki Kocaelispor, Diyarbakırspor, 3. ligdeki Sakaryaspor... Kocaeli, Sakarya gibi futbol kentleri bile altına girdikleri yükten kurtulamamışken biz nasıl kurtuluruz, nasıl aydınlığa çıkarız sorusunun cevabı yok.

Geçen senenin aksine bu sene kurulan rezil kadro. Saçma sapan sırf siyasi nedenlerle takımın başına getirilen ne idüğü belirsiz bir hoca. Peşinden yapılan hata silsileleri... Kovduğun Erkan Sözeri'nin ilk fırsatta intikam alması, yıllardır takım çalıştırmayan Levent Devrim gibi bir adamın posta koyması, tahtanın açılamaması, 20 küsür tane futbolcunun elini kolunu sallayarak gitmesi... Hadi tahtanın açılmasını da geçtik gelecek sene de transfer yasağı alacağımız ap açık ortadayken takımın dağılmasına göz yumulması insanın içini acıtıyor. Bu seneden geçtik ama gelecek senesi de gitti Orduspor'un göz göre göre. Bunun bile önüne geçemeyecekse bir yönetim neden hala var? Belki birileri gelir mevcut futbolcuların parasını öder ve en azından gelecek sene için temeli olabilecek bir futbolcu topluluğu olurdu değil mi? Bunu da yapamadınız ve hala oradasınız. Neden?

Dün en genci 1998 doğumlu olan kardeşlerimiz Orduspor formasıyla sahaya çıktılar. Orduspor formasını üç beş maç giyip milyonlar alan futbolcu müsvettelerinden çok daha değerlidir verdikleri emek. İnşallah ellerine geçen fırsatın kıymetinin farkında ve olgunluğundadırlar. Doğru olan belli bir yapı ve sistem içerisinde bu genç kardeşlerimizin takıma kademeli olarak kazandırılmalıydı. Ama şartlar onları bu takımın asıl oyuncuları yaptı. Yükleri en az Orduspor'un yükü kadar ağır. 

Ne yapıyoruz şimdi? Diyarbakır'ın Yeni Diyarbakır'ı var. Kocaeli'nin Kocaeli Birlik Spor'u... Yeni Orduspor mu olur Güzel Orduspor mu, Cici Orduspor mu? 

20 Ekim 2014

Orduspor mu? Bildiğiniz Gibi... | Urfaspor 2 - 1 Orduspor


Kötü başlayan sezon kötü devam ediyor. Öne geçtiğimiz maçta Şanluurfaspor'a 2-1 mağlup olarak haftayı mağlubiyetle kapattık. 6 maç 4 mağlubiyet... Alışkın olduğumuz bir tablo değil açıkçası. Tarihimizdeki en kötü üçüncü sezon başlangıcını yaptık. 6. hafta takımın başına 3. hocayı getirdik. Her bakımdan değişik bir sezon yaşıyoruz. Sakin olup nasıl toparlanırız onun hesabını yapmalıyız. Başkan da twitter üzerinden gidişat ile ilgili olarak;
"İlk 6 hafta sonunda sadece 4 puan almış olmak, hepimizi derinden üzmektedir. Ancak karamsarlığa gerek olmadığını düşünüyorum. Transfer tahtasını son dakikada açabildik. İlk 5 hafta sonunda 3'üncü teknik ekip göreve geldi. Orduspor olarak ilk 11'in en önemli 3 oyuncusu sakat. Büyükşehir Belediye başkanımız Enver Yılmaz'ın katkılarıyla, bugüne kadar 1 milyon 619 bin liralık nakit sponsor desteği aldık ve bunu takıma ödedik. Bu sponsorluk desteklerinin devamı ile birlikte ekonomik problemleri azaltacağız. Orduspor'u iyi yönetirim diyenlerin önünü açacağız. Ciddi bir yönetim alternatifi çıkarsa, biz bırakmaya hazırız. Bu olmazsa, sonuna kadar görevde kalacağız. Takımı yüzüstü bırakamayız . Asıl olan Orduspor'dur. Bu kadar çok üst üste travma yaşayan bir takımın başarısız olması normaldir. Ben takımımıza güveniyorum. Teknik Heyetimiz bunu başaracaktır. Lig uzun en kısa zamanda toparlayacağız. En büyük desteği taraftarlarımızdan bekliyorum. Başka Orduspor yok."
Başkanın açıklaması genel olarak olumlu. O da sezon başından beri yaşanan ekonomik sorunlardan, hoca değişikliğinden ve takıma olan inancından bahsetmiş. Yaşadıklarımız normal değil. Ciddi ekonomik sıkıntılar, kalitesiz bir hocayla lige başlamamızdan dolayı sezon başını boş geçirmiş bir takım, beklentimiz olan futbolcuların sakatlıkları, hoca değişiklikleri vs derken belimizi doğrultamadık. Sorunları çözdükçe ve takımda huzur hakim oldukça biraz özgüven ile kendimize gelebileceğimizi düşünüyoruz ama başkanın açıklamalarında farklı bir nokta var. Kendisi kongrede yeniden seçildi ama her seferinde görevi başka birine bırakmaktan bahsediyor. Kongre öncesi devam etmeyeceğini söylemişti. Aday çıkmayınca yeniden aday oldu ve seçildi. Sonrasında Ntv'de canlı yayına çıkıp görevi bıraktığını söyledi ama devamı gelmedi. Sürekli olarak facebook'da, twitter'da aynı şeyleri tekrarlayıp sevgilisine trip atanlar gibi benden daha iyisi varsa bırakırım, yollarımız ayrılsın minvalindeki sözleri gerçekten can sıkıcı olmaya başladı. Orduspor'a mevcut borç yükü ile yeni bir başkan adayı önderliğinde yeni bir yönetimin talip olması şuan için hayal gibi görünüyor. O yüzden sürekli olarak tekrarladığı ''bırakırım, daha iyisi varsa gelsin, istifa ederim'' sözlerini bir kenara bırakıp Orduspor'a konsantre olması bizleri mutlu eder.

Takıma gelecek olursak çok ciddi eksiklerimiz var. Takımın kondüsyonu yerlerde. 65. dakikadan sonra sürünen bir Orduspor izliyoruz. Sebebi Fikret Yılmaz ve onu takımın başına getirenler. Alişan'ın kapasitesi belli ama Fomichev de kötünün iyisi değil kötünün kötüsü durumunda şuanda. Takımda sağbek ve solbek namına sadece kağıt üzerine futbolcuların isimleri var. Sağdan, soldan gelen bütün ataklar ile Ufukhan ve Volkan karşı karşıya kalıyor. Beklerin hücuma katkısı ise ''0'' Sezona kötü başlayıp sakatlanan Landel'in sezonun geri kalanında ne vereceğinden hiçbirimiz emin değiliz. Keza Mutumba'nın da... İlk haftalarda beğendiğimiz Umut ve Yasin yokları oynuyor. Ali ortalarda yok. Kaptan Emre yeni profesyonel olmuş, futbolcu olmaya çalışan futbolcu kıvamında. Ziya, Serdar saman alevi. Takımdaki tek standart altı haftadır belli bir düzeyde oynayan Emrullah Kokoç ama o ne yapsın tek başına? Sebahattin Hoca'nın işi hiç kolay değil. Fiziksel ve mental olarak yerlerde olan bir takımı teslim aldı. Sezon içinde fiziksel yükleme ne kadar yapılır soru işareti... Sakatlıklara neden olabilir. Acil olarak moral motivasyonu üst düzeye çekmeli. Takımın kazanması ve kendine güveninin gelmesi gerekiyor. Fikstür olarak da şanssızız. Alakasız bir dönemde iki deplasman üst üste gidiyoruz ve rakibimiz de ligin kalbur üstü takımı Osmanlıspor. Urfa deplasmanından çok daha zor bir deplasman. Moraller iyi değil, kötü oynuyoruz, sakat çok var umutsuz da değiliz. Bu şekilde dipte olup, yerlerde olup ayağa kalktığımız zamanlar da oldu. Takımımızın Osmanlıspor karşısına iyi hazırlanıp bizi içinde bulunduğumuz durumdan kurtarmasını umut ediyoruz.

18 Ekim 2014

Haftanın Maçı | Şanlıurfaspor vs Orduspor


Bugün 6. haftanın açılış maçında Elazığ'da Şanlıurfaspor ile oynuyoruz. Ligde 5 hafta geride kalırken aldığımız 4 puanla ligin son sıralarını bizimle aynı puan alan altı takım ile paylaşıyoruz. 5 haftada geride iki hoca bırakırken sezon öncesi yaşanan krizler de cabası. Her sıkıntıdan sonra YENİ BİR BAŞLANGIÇ diyoruz ama çözülen her sıkıntıdan her problemden sonra yeni bir sıkıntı, yeni bir problem karşımıza çıkıyor. 

İki yeni hocamızla çıkacağız Şanlıurfaspor maçına. Mutumba, Bilal Türkgüler ve Landel sakatlıkları sebebiyle forma giyemeyecek. Mutumba ve Bilal'in sezon başından beri süregelen sakatlıklarına Landel de eklendi. Landel bizim için önemli bir kayıp ama sezon başından beri üst düzey bir katkı sağlamadığını düşünürsek eksikliğini çok da hissedeceğimiz söylenemez. Sebahattin Hoca'nın kadro seçimi konusunda bir fikrimiz yok. Elindeki iskeletin sınırları belli ama isim olarak da taktik olarak da farklı bir Orduspor izleyebiliriz. Onun düşündüğünü futbolcular sahaya ne kadar yansıtabilir hepimiz izleyeceğiz.

Şanlıurfaspor geçtiğimiz sezona nazaran biraz daha derli toplu başladı bu sezona. Kadrolarını isim isim ele alacak olursak oldukça kaliteli bir ekip olduklarını söyleyebiliriz. Geçtiğimiz sezon İstanbul Belediye'yi şampiyon yapmış olan Cihat Arslan'ın yönetiminde yaptıkları yatırımı başarıya dönüştürmek istiyorlar. İddialılar ve bugün de sahaya kazanmak için çıkacaklar. Bize nazaran problemsiz, üstüne koyarak ilerleyen bir ekip olduklarını çok rahat söyleyebiliriz. Bu sebeple bizim açımızdan oldukça zor bir karşılaşma olacağı aşikar.

Lige tutunmak, biraz olsun kendimizi hatırlatmak, üstümüzdeki ölü toprağını atmak için kazanmamız gerekiyor. Beraberlik bir nebze olsun toparlayıcı olabilir ama bir mağlubiyeti daha kaldıracak durumda değiliz. Gelecek hafta zorlu Osmanlıspor deplasmanına gidecek olduğumuzu da koyarsak ortaya mutlak suretle bu deplasmandan puan çıkarmalıyız. Umarız bu sefer yeni bir başlangıç olur...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...