29 Ağustos 2011

Ordusporumuz Ordulu Gençlerle Yemekte Buluştu

Ankarada bulunan derneğimizin Ankara Ordulu Öğrenciler Birliğinin duzenlediği yemeğe misafir oldu Ordusporlu futbolcularimiz.Tum takim teknik heyet guzel bir aksam yemegine imza atmislar.10 gun once gerceklesti bu bulusma.Fakat bize fotoğraflar yeni geldi.Bizde bir yazi ele alip sizlerle paylasalim istedik...

Orda olmak o ortamda bulunmak eminim çok guzel olabilirdi benim için.Çünkü Londrada bulunmam ve bu güzelim bulusmayi kacirmak üzdü beni.

Metin hocamizdan..Ali çamdaliya...sempatik Gossomuzdan tutun herkesin yüzleri gülüyor fotoğflarda.Takimda herkesin keyfi yerinde olmasi iyi solmasin o yüzler diyerekten.. gecenin fotoğraflarina gecelim.Son olarak Fotograflari bana ulastiran dernegimizin genclik kollari sorumlusu Onur Yilmaza tesekkur ederim.










25 Ağustos 2011

Fikstür Çekildi | Geri Sayım Başladı...


Fikstürün çekilmesi ile biraz olsun Süper Lig havasına girdik sayılır. İlk hafta Fenerbahçe ile oynayacak olmamız kimilerine göre avantajlı kimilerine göre ise kötü bir başlangıç.

Şampiyonlar liginden men edilmeleri, yabancı futbolcuların belirsizliği, Aykut Hoca'nın bırakacak söylentileri, şike soruşturmasının sonucunun ardından ne şekilde ceza alacakları derken Fenerbahçe bu süreçten bayağı bir hasarlı çıkacak. Lige nasıl konsantre olacaklar, ne türlü bir yol izleyecekler bilmiyorum ama kendi adıma en üzüldüğüm konu bu maçın seyircisiz olacak olması. İstanbul'daki taraftarlarımız da en azından benim kadar üzülmüşlerdir buna eminim.

Zorlu olacak ilk haftanın ardından 3-4 hafta dengimiz olan takımlarla oynayacağız. 2. hafta Ordu'da Manisaspor'u konuk edeceğiz. Ordu'da 26 yıl aradan sonra bir Süper Lig maçına çıkacağız.

3. Hafta ise bize Orduspor'umuza İstanbul yolları görünüyor tekrardan. Fikstürün sıkıştırılmasından dolayı büyük olasılıkla bu maç hafta içi oynanacak. Hafta içi oynayacağımız 3. hafta karşılaşmasının ardından Ordu'da Samsunspor ile karşı karşı karşıya geleceğiz.

5. Hafta Karabükspor ile deplasmanda karşılaştıktan sonra 6. hafta Ordu'da Eskişehirspor ile karşı karşıya geleceğiz.

İlk 6 haftaya baktığımız zaman bence güzel bir başlangıç yapabiliriz. En kötü ihtimal 3 galibiyet ile başlarsak hem lige alışma sürecini en az zararla atlatmış hem de güzel sayılabilecek bir başlangıç yapmış oluruz.

İlk yarının fikstürü şu şekilde ;

1- Fenerbahçe vs Orduspor
2- Orduspor vs Manisaspor
3- İstanbul BŞB vs Orduspor
4- Orduspor vs Samsunspor
5- Karabükspor vs Orduspor
6- Orduspor vs Eskişehirspor
7- Ankaragücü vs Orduspor
8- Orduspor vs Bursaspor
9- Antalyaspor vs Orduspor
10- Orduspor vs Gaziantepspor
11- Kayserispor vs Orduspor
12- Orduspor vs Mersin İdman Yurdu
13- Beşiktaş vs Orduspor
14- Orduspor vs Sivasspor
15- Gençlerbirliği vs Orduspor
16- Orduspor vs Galatasaray
17- Trabzonspor vs Orduspor




Bizim adımıza fikstürün belkide en kafa bulandıran noktası son 2 hafta Galatasaray ve Trabzonspor ile oynayacak olmamız. Son haftalara ne konumda olacağımızı şimdiden kestirmek zor ama bizim adımıza kritik bir noktada olacağımızı düşünmüyorum.

26 yıl bekledikten sonra buralardan öyle çabucak gitmeyiz. Sıkıntı yok yani.

Hayırlı uğurlu olsun diyelim. Allah utandırmasın.


24 Ağustos 2011

TFF, UEFA, Fenerbahçe, Trabzonspor, Süper Lig, Şampiyonlar Ligi, Fikstür, Şike, Şampiyon? blablabla


Türk futbolunun başı sağolsun...
26 yıl dedik, 26 yıl sonra çıktığımız ligin içine ettiler,
İnsanda heves bırakmadılar.
Kirli olan ligi iyice çamura buladılar,
Yarın fikstür çekilecekti?
Kimin umrunda
Bak neler konuşuyorlar şimdi.

Yanlış zamanda çıktık belki lige,,
Diyorum bazen daha başlamadan herşeyi belli olan bir lige,
Bank Asya'yı tercih ederdim.
Buna da şükür...

Tribünsüz Kapalı Tribün


Var böyle bir stad Türkiye'de. Şehrimize de yakın sayılır. Gümüşhane Yenişehir Stadyumu'ndan bahsediyorum. Tuhaf bir stad efendim bu stad. Bizim tabirimizle "maraton tribünü" olarak adlandırdığımız yer, Gümüşhane Yenişehir Stadyumu'nda çok ilginçtir. Bizim maraton tribünümüz yıllardır vardı ama kapatmak daha bu seneye nasip oldu . Yılların Gümüşhane Doğanspor'u olarak hatırladığımız 2. Lig'de zamanında ismini çok duyuran bu takım ise maraton kapatma işini bizden daha önce gerçekleştirmiş. Ama bir eksik var işte, kapatılan yerde tribün yok. Sahi neyi kapatmışlar ki? Türkiye'de tek olabilirler bu konuda profesyonel takımlar içinde. Dünya'da da sayılı klüpler arasına girebilirler, bilemedim bak şimdi.

Dağların arasında kurulmuş bu stad her yönüyle çok eğlenceli. Mesela stadın kale arkası tribünü olması gereken yerinde dağ yükseliyor. Size birşey hatırlattı mı bilmiyorum ama bana direk Portekiz 2004 Avrupa Şampiyonası'nda ki stadlardan biri olan Estadio Municipal'ı hatırlattı. Altta koyacağım fotoğraflarla da bu iki stadın benzer taraflarını paylaşayım sizlerle...

Gümüşhane Yenişehir Stadyumu

Estadio Municipal De Braga

Transfer Dosyamız

Son transfer dosyası yazımızın üstüne takıma Abdurrahman Dereli, Sedat Bayrak, Hollanda kampında beğenildikten sonra sözleşme yapılan Orkun Balkan, Murat Kalkan ve Stancu katıldı. Artık kadro %95 oranla oluşturuldu. Beklediğimiz isim olarak sadece Fatih Tekke kaldı ve bu transferin de sonlandırılmasından sonra transfer defterini kapatıp tam anlamıyla lige odaklanacağız. Liglerin ertelenmesi belkide en çok bize yaradı. Transferde geç kalmamız üzerine plansız gelen bu erteleme ile aceleye getirmeden, alel acele aşırı paralar saçmadan transferi sonlandırdık.

Süper Ligin diğer takımlarına baktığımız zaman Bursaspor, Beşiktaş, Galatasaray gibi kemikleşmiş kadroya sahip takımların bile hala transfer için çaba sarf ettiklerini düşünürsek transferde geç kalan tek takım olmadığımızı görürüz.

Kadroyu tekrardan belirtip nacizane kadromuzu kuralım...

GELENLER:
Miguel Garcia, Saso Fornezzi, Jean Jacques Gosso, Emauel Banahane, Sergio Zijler, Yalçın Ayhın, Hakan Özmert, Rocha Ribeiro, Wilfried Dalmat, Tobias Nickenig, Onur Tuncer, Emmanuel Culio, Abdurrahman Dereli, Sedat Bayrak, Bogdan Stancu, Orkan Balkan, Murat Kalkan

GİDENLER :
Mehmet Ayaz, Bilal Türkgüler, Emrullah Kokoç, Abdullah Çetin, Ahmet Kuru, Sinan Turan, Kostovski, Muarem, Kürşat Duymuş, Ahmet Güven, Jerry Akaminko ve kiralık olan Murat Akın ile yollarımız ayrıldı.

KALANLAR:
Sözleşmesi sona eren Fevzi ve Ali ile yeni sözleşme yapıldı. Numan, Selçuk, İbrahim Şahin, Müslüm Yelken, İrfan Başaran, Emre Özkan, Onur Bilgin, Caner takımda kalıyor.


Şuandaki kadro yapımız ;

KALECİLER : Saso Fornezzi, Fevzi Elmas, Onur Bilgin
DEFANS : Numan Çürüksu, Miguel Garcia, Selçuk Şahin, Emre Özkan, Tobias Nickenig, Yalçın Ayhan, Sedat Bayrak, Abdurrahman Dereli, Caner
ORTA SAHA : Ali Çamdalı, Müslüm Yelken, İrfan Başaran, Sergio Zijler, Gosso, Dalmat, Ribeiro, Onur, Hakan Özmert, Culio, Orkan Balkan, Murat Kalkan
FORVET : İbrahim Şahin, Emanuel Banahane, Stancu

GENEL KADRONUN BÜYÜK HALİ İÇİN RESMİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

***

Transferi artık bitirdik diye farz ediyorum. Fatih Tekke de gelirse her bölgede bolca alternatifin olduğu, değişik rotastonlar ile hocayı taktik anlamda zorlamayacak ama futbolcu seçimleri konusunda oldukça zorlayacak bir kadroya sahip olacağız.

Yabancılardan sadece Zijler zayıf halka konumunda. Geri kalan futbolcuların hepsi direk ilk 11'de forma giyebilecek kalitede olduğu için ilk 11'de sahaya çıkacak ve tribüne gönderilecek futbolcular konusunda Metin Diyadin'in işi çok zor. Ama neredeyse bütün futbolcuların yerine oynayabilecek iyi bir yedekleri olduğu için rotasyonu akıllıca kullanıp yabancı futbolcuların hepsinden faydalanırsa Metin Hoca takım içinde çok güzel bir rekabet ortamı yaratabilir.

***

Daha önceki transfer dosyası yazılarımda kendi kafamdaki 11'i az çok belirtmiştim. Bugün de yine bana göre olası bir 11 yapacağım. Ben bilgisayar başında bu kadar zorlanırken Metin Hoca nasıl bir kurgu yapacak çok merak ediyorum...

football  formations

23 Ağustos 2011

Nicolas Anelka & David Trezeguet


Evet başlıkta yazan isimlerin Orduspor'a gelme ihtimallerinden konuşuyoruz. Anelka ile başlayalım. Haber dün patlak verince bizler dahi inanmadık. Gazeteciye yüklendik. Dalga geçenleri sessiz sessiz okuduk, birşey demedik.

Ama atladığımız bir konu vardı. Bizim bile ihtimalini vermediğimiz ihtimaller demekki gerçekleşebilirmiş. Anelka menejerler tarafından Orduspor'a önerildi. Kulüpte şartlarını öğrenmek ve bizim ona sağlayabileceğimiz şartları belirtmek için Anelka ile görüşme yapmak için bir araya gelindi. Olayın bundan sonrası ise 2 gündür sosyal medyada bu olayı dalga konusu yapanlara kapak niteliğinde. Anelka Türkiye'yi çok sevdiğini ve istediği şartlar sağlanırsa Orduspor'da futbol oynayabileceğini Nedim Türkmen'e iletti. Yıllık istediği rakamı 4 milyon Euro olarak belirtti ve tekrardan Türkiye'de bulunmaktan ve Orduspor'da oynamaktan mutluluk duyacağını söyledi.

Sonuç olarak Anelka Orduspor'da oynamaya evet dedi ama lige yeni çıktığımızı ekonomik imkanlarımızı irdelediğimizi düşününce bizim için çok ütopik bir rakam 4 milyon Euro. Olayın şu tarafını bazılarının gözüne sokmak lazım yalnız. Anelka Orduspor'a menejerler vasıtasıyla önerildi. Görüşme yapıldı, Anelka Ordu'ya gelirim dedi. Bu cümleden sonrası yukarıda...

Yaklaşık 1 saat önce haber sitelerine düşen isim ise David Trezeguet oldu. Bugün Nedim Türkmen Trezeguet ile bir görüşme yaptı. Trezeguet Orduspor'dan 1.5 milyon Euro istedi. Akşam üstü bu konunun istişaresi yapıldı. Trezeguet'in transferi irdelendi. 34 yaşında olması ve dile getirilen paranın garanti para olması bizi bir adım geriye itti. Stancu'nun transferinden önce belki bu sıcak temas olsaydı Trezeguet imzayı atabilirdi ama Stancu'ya 1 milyon Euro verip yedek oturtacak lüksümüz maalesef yok. Yada Trezeguet'e 1.5 milyon verip onu yedek oturtacak lüksümüz yok.

Sonuç olarak olayı çok fazla debertmeden sonuca geleyim. Stancu ile yabancı transferini sonlandırdık. Anelka ile de Trezeguet ile görüşmeler yapıldı. Bazı fedakarlıkları göze alıp bu transferleri gerçekleştirebilirdik. Ama şuan içinde bulunulan durum, ekonomik şartlar bu transferlerin gerçekleşmesini engelliyor. Anelka da Trezeguet de istedikleri imkanlar sağlanması durumunda Orduspor'da forma giymeye hazır ama ilk sene için olaya biraz daha mantıklı yanaşmayı seçti Orduspor yönetimi ve teknik ekibi.


Şuan basında yer alan Anelka olmadı Trezeguet hedef haberleri ise tamamen rayting amaçlı. Bu iki ismin transferi için de bu süreçten sonra herhangi bir girişimde bulunulmayacağını öğrendik...

Ha, çıkar Ordulu bir iş adamı maliyetin yarısını üstlenir o zaman işler değişir.

Bu iki ismin 2 gündür bizimle geçmesi aslında bizlere bir ders verdi ve bazı şeylerin farkına varmamızı sağladı. Başkan 3 sene sonra Avrupa, 5 sene sonra Tsl şampiyonluğu hedefini koyduğu zaman çoğu kişi dalga geçti. Anelka olayını biz de inanmadık ama Nedim Türkmen'in düşünceleri bizim düşündüğümüzden çok daha farklı. Bu iki isim belki bu sezon Orduspor forması giymeyecek ama bu iki ismin Orduspor'a gelmeyi kabul etmeleri bile bizim geldiğimiz konumu ve Nedim Türkmen'in hayallerini ortaya net bir şekilde koyuyor.


Belki bu sezon olmadı ama gelecek sezon neden olmasın ?

***

Fatih Tekke ile ilgili girişimler devam ediyor. Fatih'in de transferi büyük ölçüde gerçekleşecek...


Bogdan Stancu Orduspor'umuzda...

Yaklaşık 4 gün önce Stancu haberini vermiştik. Stancu ve Fatih Tekke'nin kendileriyle anlaştığımızı olayın sadece kulüp boyutunun kaldığından söylemiştim. Stancu konusunda bugün resmi açıklama geldi ve hem Galatasaray'ın sitesinden hem de bizim resmi sitemizden Stancu'nun Orduspor'a kiralandığı haberi duyuruldu.


Galatasaray resmi sitesinde 1 yıllık kiralık ücreti olarak Orduspor'dan 350.000 Euro alınacağı da ek olarak belirtilmiş. Bu transferin aslında biraz uzamasının nedenide kiralık mı yoksa opsiyonlu mu transfer edilecek olmasının karara bağlanmamış olmasıydı. Zaten Stancu ve menejeri Becali ile günler öncesinden her konuda anlaşılmıştı. Biz Stancu'yu kiralamanın yanı sıra Culio'daki gibi sözleşmeye opsiyon koydurmaya çalıştık ama ilk başlarda Galatasaray çok yüksek bir bonservis bedeli ile opsiyona evet demişken sonrasında opsiyondan vazgeçtiler. Sözleşmenin ayrıntılarını bilmiyoruz yapılan açıklamalardan anladığımız kadarıyla Stancu opsiyonsuz olarak bir yıl formamızı giyecek.

Gelelim Stancu'ya eğrisiyle doğrusuyla değerlendirmeye. Ne kadar ilginç bir durum aslında. Üstünden daha 1 sene bile geçmeden tüü, kaka yerine koyulan bir futbolcu Stancu. Galatasaray'a devre arasında geldiğinde Romanya Liginin en çok gol atan futbolcusuydu ve ligi de gol kralı olarak tamamladı. Yarım devre forma giydiği bir ligde gol kralı olmasını bildi Stancu. 5 milyon Euro gibi Romanya ligine göre çok çok yüksek bir bonservis bedeliyle Galatasaray'a transfer oldu. Dile kolay yarım devre Avrupa liginde 34 maçta forma giyip 17 gol 4 asistlik bir performans ile Galatasaray'a gelmişken yarım devrede 2 yıldır yükselişte olan kariyeri görmezden gelindi ve takımdan gönderilmesine karar verildi.

Bu noktada ben Fatih Terim'in Galatasaray'ın başına geçmesini bizim adımıza şans olarak görüyorum. Fatih Terim yerine bir başkası Galatasaray'ın başında olsaydı şuan Culio kadromuzda olmazdı mesela. Culio gibi fark yaratan bir futbolcu şuan kadromuzda ise bunun Fatih Terim'in egolarına borçluyuz. Aynı şekilde Stancu konusunda da o egolar bizim lehimize çalıştı. Daha öncede dediğim gibi çoğumuz Stancu'yu Galatasaray performansıyla göz önüne alıyoruz ve burun kıvırıyoruz. Ama görmezden gelmememiz gereken bir konu var. Stancu Galatasaray'da forma giydiği çoğu karşılaşmada kendi mevkisinde oynamadı. Ve çok kötü bir sezon geçiren Galatasaray'da sonradan gelmesinden dolayı istediği gibi performans gösteremedi.

Benim için Stancu'nun Galatasaray'dan önceki performansı çok daha önemli. Galatasaray'daki yarım devrelik geçirdiği süre zarfı bizim adımıza bir şans. En azından Türkiye'ye alışma süreci yada ligi bilmemesi gibi sıkıntıları olmayacak.


Stancu'nun Romanya'daki yükselisi Unirea takımı ile başlıyor. Ciddi anlamda forma giymeye başladığı ilk takımı olan Unirea'da 2006-2008 yılları arasında 50'ye yakın maçta forma giyip 15 gol atınca Romanya'nın köklü kulüplerinden Staeau Bükreş'e transfer oluyor. Staeau forması giymeye başlamasıyla birlikte Stancu'nun yükselişi başlıyor ve Bükreş'deki ilk sezonunda 34 maçta 14 gol 8 asist gibi gayet iyi bir istatistiğe ulaşıyor ve bu performansı onu Romanya Milli Takımına taşıyor. Staeau Bükreş'de geçirdiği başarılı sezonun ardından Atletico Madrid, Celtic ve Fiorentina gibi köklü takımlar Stancu ile ciddi biçimde ilgilenseler de yüksek bonservis bedelinden dolayı Stancu konusunda geri adım atıyorlar. Nitekim Stancu Romanya'da Staeau'da 2010 - 2011 sezonuna başlıyor ve ilk sezonundaki gibi çok çok iyi başladı ve Avrupa kupaları dahil yarım devrede 34 maçta 17 gol 8 asistlik bir performans sergiledi. Nitekim sürekli yükselen ve devamlılık arz eden bu performansı onu Galatasaray'a Romanya piyasasına göre yüksek bir bonservis bedeliyle transfer olmasını sağladı. Galatasaray Stancu'yu Staeau'dan 5.6 milyon Euro'ya transfer etti. Çoğu Galatasaray'lının söylediği birşey var. Stancu asla kötü bir futbolcu değil ama hep verilen bonservis bedelinden dolayı o bedel onun ismini gölgeledi.

Stil olarak değerlendirecek olursak, Stancu bize tarz olarak da soğuk geldi. Bizim genel düşüncemiz tek forvet oynayacağımız için Makakula tarzında ayağı yere basan, sağlam bir santraforun daha etkili olabileceğini düşündük ve bu tarifimize uyabilecek Akpala tarzındaki futbolcuların etkili olabileceğini düşündük ama Stancu'da tek forvetli sistemde Anadolu takımlarında etkili olabilecek yapıda bir futbolcu. Metin Hoca'nın kafasındaki santrador tipi tam olarak yerleşik değilde 30 - 40 metrede etkili olabilecek, pres yapan, sprinter özelliği olan çabuk bir santrafor. Edgar Da Silva mesela çok daha pivot bir isim olmasına rağmen dar bir alanda etkili olmasından dolayı Metin Diyadin tarafından transferine onay verilmedi. Stancu'da orta saha ve ileri uç arasında bölgenin her noktasında etkili olabilen bir isim. Tam olarak bir nokta santrafor değil. Hava toplarında da çok çok etkili değil ama gol vuruşları çok çok iyi olan bir futbolcu. Özellikle sezgileri çok iyi. Bir forvet oyuncusunun belkide en önemli özelliklerinden biridir nerede duracağını bilmesi.. Çok basit gibi görünen goller atan santraforlar çok zeki futbolculardır. Çünkü nerede duracaklarını bilen futbolcular hep basit goller atarlar. Stancu da o tarz bir futbolcu.


Bu kadar iyi özellik, donanım tabikide Galatasaray'da kendi pozisyonunda oynadığı süre tarzında gözlemlenen şeyler değil. Yazı içinde de dediğim gibi Stancu'yu tamamen Romanya performansına göre değerlendirdim. Bu bahsettiğim özelliklerin çoğuda Staeau Bükreş taraftarlarının Romanya ligini yakından takip edenlerin Stancu hakkında belirttikleri ortak görüşlerden sadece birkaçı. Uzaktan etkili şutları ve zaman zaman frikiklerde ve duran toplarda ise etkili olabilen bir isim ayrıca.

Bütün bunları geride bıraktıktan sonra olayın birde psikoloijk boyutu varki benim belkide Stancu'ya çok çok daha fazla ısınmama sebep olan şeydir. Bu Culio konusunda da geçerli. Culio inşaatlarda çalışırken profesyonel olup yükselen ama geldiği yeri asla inkar etmeyen bir isim. Orduspor'da da 10 sene öncesinde ne olduğunu bilerek canını dişine takarak mücadele edeceğini bildiğim için formayı giymeden bize bu düşünceyi aşıladı. Stancu'nun geçmişi de aslında çok hüzünlü. Fakir bir ailenin çocuğu iken 14 yaşında babasını kaybetmesini onu etkilemiş. Ama bu tramvalara rağmen profesyonel olup Romanya'nın en iyi futbolcularından biri olan gösterilen Mutu'nun veliahtı olarak gösterilmesi bile onun neler başardığının göstergesi. Küçükken yaşadığı sıkıntılar onun kişisel özelliklerine yansımış ve çok çekingen, sakin bir kişiliğe sahip. Herşeyden öte o da 10 sene öncesinde ne olduğunu bilen birisi.

Bir futbolcu nereden geldiğini, hangi şartlardan içine bulunduğu duruma yükseldiğini biliyorsa her zaman bulunduğu yeri sahiplenir. Culio da Stancu da tam da bu tarife uyan futbolcular. Orduspor'u sahipleneceklerini ve bütün benlikleriyle o formayı giyeceklerini düşünüyorum.

Stancu Orduspor'umuza hayırlı olsun...

20 Ağustos 2011

Eski Köye, Yeni Adet..!


Lig ertelendi, şike soruşturması sonuçlandı, şu takımlar düştü, şöyle oldu böyle oldu derken Süper Ligin statüsü değiştirildi ve Avrupa'nın 2. sınıf liglerinde uygulanan sisteme geçiş yapılacağı duyuruldu. Sistem kabaca şudur ;

* İlk 4 takım lig bittikten sonra Play Off'a kalacak ve bu 4 takım 6 hafta sürecek çift devreli lig usulü karşı karşıya gelecekler. 6 hafta sonunda en çok puanı alan takım Şampiyon olacak ve Şampiyonlar Ligi'ne gidecek. 2. olan takım Şampiyonlar Ligine, 3. takım ise Avrupa Ligine takılacak.
* Avrupa Ligine katılacak son takım ise 5. 6. 7. ve 8.'nin aralarında yapacakları maçların ardından en yüksek puan alan takımın İlk 4'ün Play Off sonuncusu ile final maçı oynamasından sonra belli olacak.
* Küme düşme hattında ise bu sezon herhangi bir değişiklik yapılmacağı, bir sezon sonra play off sisteminin ligin son 4 takımı için de uygulanacağı söylenmekte.

Bu sistemin düşünülmesinin sebebini performansı arttırmak ve ligin daha temiz olmasını sağlamak diye açıklamışlar. Statü ayrıntılarıyla tam olarak açıklanmadı. Kulüpler kabul edip etmeyecek mi bilmiyoruz. Belkide kamuoyunun statü hakkındaki görüşlerini öğrenmek, tepkileri öğrenmek için öncesinden bu durumu attılar kucağımıza. 2 aydır şike soruşturması devam ediyor. Yüzlerce kişi göz altına alındı ve onlarcası ceza evinde. Ligin şaibeli, şikeli olduğu ap açık ortada iken, insiyatif kullanıp karar alacak gücü bile kendinde bulamayan tff ligin temizlenmesini, aklanmasını sağlamak yerine statü değişikliğine giderek neyin amacında hakkaten ilginç.

''Ligin temiz olmasını sağlamak için'' diyorsun ama onlarca kişinin yargılandığı, şike yaparak maç kazandığı, maç sattığı iddia edilen takımlarla ilgili karar vermeden lige başlamaya karar veriyorsun.

Bu sistemin İstanbul takımlarının ekmeğine yağ süreceği ap açık ortada. 2 sezon önce Bursaspor bir devrim gerçekleştirdi ve kısıtlı bütçesiyle şampiyon oldu. Diğer Anadolu takımlarının önüne bir ideal koymuş oldu. Ama Türkcell Süper Liginde bu sistem geçerli olursa, Anadolu takımları adına bence Şampiyonluktan söz etme devri sona erer. 34 hafta canını dişine takıp ligi birince bitirecek bir takımın o başarısını tescillemek için 6 maç daha yapacak olması saçmalıktan öte birşey.

İstanbul takımları neyse ama Anadolu takımları bu statü'yü kabul ederse hakkaten ortada bizim anlamadığımız şeyler dönüyor...

Eskişehirspor ve Beşiktaş ile Hazırlık Maçları


Daha önce resmi siteden 2 defa düzeltilen Ordu'da yapılması düşünülen sezon açılışı yüksek ihtimalle yine tehir edilecek ve sezonun başlamasına 3-4 gün kala bir gösteri maçı yapılacak. En son 27 Ağustos'da Ordu'da bir Süper Lig ekiplerinden biriyle hazırlık maçı yapılacağı açıklanmıştı ama stadın o tarihe yetişemeyecek olmasından dolayı bu organizasyon büyük olasılıkla askıya alınacak.

Daha önce takımın Ankara kampında bir hazırlık maçı daha oynayacağından bahsetmiştik. Ankara kampında Eskişehirspor ile 26 Auğustos Cuma günü bir hazırlık maçı yapacağız. Eskişehirspor ile yapılacak olan hazırlık maçından sonra takım İstanbul'a geçicek ve İstanbul'da Beşiktaş ile İnönü Stadyumunda hazırlık karşılaşması yapacağız.

istanbul'da normalde bu hafta sonu için İspanya yada İtalya takımlarından biriyle hazırlık maçı yapılması planlanıyordu ama görüşme halindeki takımların programlarından dolayı ve stad probleminden dolayı bu organizasyondan vazgeçilmişti. İstanbul'daki taraftarlarımız için Beşiktaş maçı güzel bir sürpriz oldu. Beşiktaş ile yapacak olduğumuz maçın tarihi 31 Ağustos Çarşamba. Bu maç için taraftarlarımıza 6-7 bin kişilik yer ayrılacak ve İstanbul'daki taraftarlarımız takımı sezon başlamadan canlı izleme fırsatı yakalayacak.

Bu maçların organizasyonu yapıldı ve herhangi bir problem çıkmadığı sürece 26 Ağustos'da Ankara'da Eskişehirspor ile, 31 Ağustos'da ise İstanbul'da Beşiktaş ile karşı karşıya geleceğiz ve takımın son durumunu bu ciddi karşılaşmalar ile görme fırsatı yakalayacağız.

Daha sonra programı önceden açıklanan Ünyespor'un ve Samsunspor'un sezon açılışlarına katılacağız.

Spor Toto 2. Lig Grupları


Fikstür çekiminden daha zevkli bu grupların belli olması bence. Geçen hafta 3. Lig, bu haftada 2. Lig grupları belli oldu. Hatta 3. Lig'in kuraları çekildi bile. Bizlerde dört gözle bekliyoruz artık Süper Lig'in fikstür çekimini. Sahi, bu arada ligler ertlenmese 2. hafta maçımıza çıkacaktık bu ligde...

Alt ligler her zaman ilgimi çeker benim. Örneğin bir televizyon kanalında İngiltere ligi varken bir yerel televizyonumuz 3. Lig'den bir maç sunuyorsa bizlere, 3. Lig maçını izlemeyi tercih ederim. Bu senede özellikle 2. Lig'de Beyaz Grup'da oynanacak birçok maç izlenmesi gereken maçlar statüsünde olacak. Keşke içinde bulunduğumuz şu teknoloji çağında her şehrin yerel kanalları kendi şehrinin maçlarını canlı yayınlayabilse. Bu heyecana uzak kalmasak bizlerde...

Yaptığımız bu kısa girişten sonra başlıktaki konumuza dönelim. Bugün 2. Lig'de gruplar belli oldu. 17'şer takımlı 2 gruptan oluşuyor lig. Bu sene 3. Lig play offları neticesinde 2. Lig'e çıkma başarısı gösteren şehrimizin takımı Ünyespor Kırmızı Grup'ta mücadele edecek. Beyaz Grup'a göre çok sade bir grup olan Kırmızı Grup'ta lig için ideal kadro kuran herhangi bir takım şampiyonluğu çok rahat kazanabilir. Çünkü bu lig seri galibiyetler almaya elverişli bir lig olacak izlenimi verdi bende. Gruptaki takımlara baktığımızda Adana Demirspor yılların şanssızlığını bu grupta kırabilir. Geçen seneki performansını devam ettirebilirse Bandırmaspor'da şampiyonluk yarışında sonuna kadar bulunabilir. Kocaelispor!'un geçirdiği zor günlerden dolayı, Kocaeli'den takviye yapan Körfezspor'un ne yapacağı da merak edilebilir. Genel olarak baktığımızda takımlar hep kapalı kutu şeklinde. Taraftar bazında ise 4 5 takım dışında iç saha maçları genelde boş tribünler önünde oynanır.

Gelelim Beyaz Grup'a. Bu grup için destanlar yazılabilir. Beyaz ile Kırmızı Grup arasında aşırı dengesiz bir dağılım olmuş. Beyaz Grup, Kırmızı Grup'un aksine izlemesi zevkli takımlardan oluşmuş. Her hafta oynanacak 2 yada 3 maç, olsada izlesek tadında olabilir. 2. Lig'in Bank Asya'sı olmuş. Geçen sene 1. Lig'den düşen 2 takımın yanında İskenderun Demir Çelik, Konya Torku Şeker, Bugsaşspor, Balıkesirspor, Şanlıurfaspor , Tokatspor ve Çorumspor gibi 2. Lig'de genellikle başarılı profiller içzen takımlarla birlikte, birbiri ile rekabet halinde olan şehir takımlarının aynı lige düşmesi daha bir heyecan katmış olaya. Benim düşünceme göre bu ligi şampiyon olarak bitiren takım seneye Bank Asya'da da güzel işler çıkartabilir yapacağı akıllı hamlelerle.

19 Ağustos 2011

Çorbada Tuzum Olsun Diyorsan...


Anadolu kulüplerinin maddi bakımdan yaşadığı sıkıntıyı hepimizi biliyoruz. Kulüplerin kendi gelirleri ile ayakta duramayacakları ap açık ortada. Kocaelispor'un, Sakaryaspor'un, Konyaspor'un düştüğü durumu, çektikleri sıkıntıları da biliyoruz. Bundan 3 sezon önce takım kayyuma kaldığında bizim de transfer yasakları ve borçlarla boğuştumuz günlerin üzerinden çok fazla zaman geçmedi.

Hepimiz Orduspor iyi olsun, sağlam transferler yapsın, herşey dört dörtlük olsun istiyoruz ama taraftarın da bu döngü içerisinde kendisine bir yer edinmesinin artık vakti geldi. Orduspor kulübü birgün mutlaka kendi ayakları üzerinde durabilecek bir güce sahip olacak ama kulüp o güce ulaşana kadar şehrin takıma sahip çıkması gerekiyor. Takım Süper Ligde kalsın, iyi transferler yapalım, kurumsallaşalım, herşeyin en iyisine sahip olalım istiyoruz ama bunlar ha diyince olacak şeyler değil. Hele beklentiler bu kadar yüksekken bazı kampanyalara duyarsız kalmak çok saçma olur.

26 yıllık özlemin ardından Süper Lige çıktık ve şuana kadar yapılan transferler ile çok iyi bir takım kurduk. Fakat yeni çıkan takımlardan her sene 2'sinin düştüğü ve her bakımdan kemikleşmiş bir yapıya sahip olan bu ligde ekonomik olarak ayakta durmak hiç kolay değil. Sosyal paylaşım sitelerinde uzun zamandır dillendirilen ''sms'' olayına kulüp ses verdi bu kampanya başladı.

Kampanya hakkında bilgilendirmeyi resmi siteden yapılan duyuru ile yapalım ;


Orduspor Destek Kulübü’ nde yerinizi almanız için, SMS Kampanyası başlamıştır.

SÜPER LİGDE SÜPER ORDU

Atacağın 1 SMS ile kulübüne 10 TL destek ol, ORDUSPOR DESTEK KULÜBÜ’ndeki yerini al!

Hedef 150.000 Kişi

2 milyon Ordulu’nun yaşadığı Dünya’da, 150.000 Ordusporlu hedefi ile, DAHA GÜÇLÜ BİR ORDUSPOR için, SÜPER LİGDE SÜPER ORDU için, ORDUSPOR boşluk İSİM boşluk SOYAD yaz 3544′e gönder*, atacağın 1 SMS ile 10 TL karşılığında ORDUSPOR DESTEK KULÜBÜ aidatını ödeyerek, destek kulübündeki yerini al! İstersen birden fazla SMS atabilirsin. Örnek SMS : ORDUSPOR MEHMET KAYA.

HEM DESTEK KULÜBÜNE KATIL HEM DE ÖDÜLLER KAZAN

1000’inci SMS’i atan üyemize maraton tribün kombinesi
10.000’inci SMS’i atan üyemize kapalı tribün kombinesi, 50.000’inci SMS’i atan üyemize VIP tribün kombinesi, 100.000’inci SMS’i atan üyemize protokol tribün kombinesi, 150.000’inci SMS’i atan üyemize protokol tribün kombinesi ve bir arkadaşıyla beraber Orduspor futbol takımı ile deplasman seyahati fırsatı.

*: Şu an için yalnızca Turkcell aboneleri destek kulübüne katılabilirler. Kısa bir süre sonra Avea ve Vodafone da hizmete girecektir. Mobil Ödeme işlemi yapmak üzere göndereceğiniz SMS’in bedeli Turkcell için 0,50 TL’dir.

Kulübün yaptığı kampanyalara isteyen destek olur, isteyen olmaz. Sonuçta herkes elinden deldiği kadar Orduspor için bişeyler yapmaya çalışıyor. Kimi mesaj gönderip destekde bulunur, kimi kombine alır maça gider, kimi ise lisanslı ürün alarak Orduspor'a fayda sağlar.

Çoğu taraftarımızın kulübün ekonomik gelirleriyle ilgili yanlış bilgiye sahip olduğu sosyal paylaşım sitelerinde yapılan yorumlardan ap açık ortada. Orduspor kulübünün 18 trilyona yakın bir gelir elde ettiği söyleniyor ama hiçbirşey söylendiği gibi değil. Şuan gündemde olan şike soruşturmasından dolayı yayıncı kuureuluş tarafından yapılacak ödemelerin durumu hakkında herhangi bir kesin bilgi yok. Artı olarak kulübün alacağı bu para parçalar halinde yıl içinde ödenecek.

Ağzından salyalar akarak körü körüne eleştiren olmayalım. Hiçbirşey yapamıyorsak yapılan şeylere köstek olmayalım.

Mevzu bahis Orduspor diyorsak, Orduspor merkezli düşünüp bu kampanyalara o şekilde yanaşalım.

Haydi Ordu, sahip çık takımına!!!

18 Ağustos 2011

El Clasico | Barcelona Kupayı Aldı

Real yada Barcelona manyağı değilim. Barcelona - Real Madrid çekişmesi yüzünden tartışan, kavga bile eden insanlar İspanya'dan başka bir de Türkiye'de vardır sanırım.

Futbol izlemek için geçtim tv başına ve güzel de bir maç izledik. Mourinho'nun Madrid'i bu sefer başaramadı.

Maça genel olarak bakacak olursam Real Madrid'li futbolcuların aşırı sert oynaması, Mourinho'nun antipatik hareketleri, maç sonunda Fabregas'a yapılan faulden sonra olanlar Real Madrid adına çok itici bir görüntüydü.

Oldukça fazla Mourinho hayranı var ama ben aşırı derecede gıcık kapıyorum. Messi yanından geçerken yaptığı hareket ise tam sövmelik...



Sevinç ve Hüzün | Kirli Futbolumuz Üzerine


3 temmuzdan beri olan durumlari, konusulanlari hepimiz biliyoruz. Boyle bir kör kuyu icine girmedik ama kıyısından kenarından bizi ilgilendiren noktalara değinmek istedim. Futbolun hazzini, futbolun keyfini kaybettigimiz ve gelecekte de bulamıyacagimiz endisesi ile beraber bu yaziyi ele alıyorum.

Evet malum, ortada bir sike operasyonu altinda yurutulen ve daha iddaanamesi bile olusturulmayan bir yargı süreci var. Öncesinde takip edilen bilinen maclar ve skorlar gunler sonra gelen yalanlamalar... Her kafadan bir ses ciktigi bir ortamda oynanacak oyunun oncesini yasiyoruz. Korkmayin soyleyeceklerim buraya kadar. Olayin diger boyutuna hemen gecis yapiyorum. 26 sene sonra çıktığımız süper ligin ne tadını çıkarabildik ne keyfini yaşayabildik. Şampiyonluğun hemen ardından patlak veren şike skandalı, ligin ne olacağının belirsiz olmasından dolayı sevincimizi doya doya yaşayamadık.

Yıllardır uğraşıp çıkmak için çaba verdiğimiz ligin hiç de umduğumuz gibi olmadığını bilmek, bu kirli düzenin içinde nasıl ayakta kalabileceğimizi bilememek insanı düşüncelere sevk ediyor. Alnımızın akıyla çıktık bu lige ama bu ligde emek ve alın teri başarı için yeterli olur mu onun muhakemesini yapıyoruz kendi kendimize...

Akil almaz isler oluyor. Edilen lafin bini bin para. futbolun f'sinden anlamayan tipler her aksam kafa utulercesine sulandırıp duruyorlar. İnsanlarin futbol hevesini, tutkusunu iclerinden sokup aLmaya and icmisler gibi cabalayip ugrasiyorlar.

26 senedir hevesle beklediğimiz lig 1.5 aydır resmen ayaklar altında rezil rüsva oldu. Bu durum ne zaman normale döner orası muamma ama her şeye rağmen yeni sezon için umutlarımız, hayallerimiz pırıl pırıl. Tek temennimiz Türk futbolunun üzerindeki bu gölgenin kalkması ve o eski heyecana herkesin bürünmesi...


17 Ağustos 2011

Konuşsam Olmuyor, Sussam Gönül Razı Değil...


17 Ağustos depreminin acı hatıralarıyla güne uyanmışken bir 17 Ağustos'u daha kara bir gün olarak not düşeceğiz takvim yapraklarına. Belki bir hafta sonra konuşulmayacak bile ama bugün gelen haber yüreklerimizi yaktı yine. Ateş düştüğü yeri yakar derler ya yine öyle olacak aslında...

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, sabah saatlerinde, Hakkari - Çukurca karayolunun 12. kilometresinde, askeri konvoyun geçişi sırasında, pkk terör örgütü mensuplarınca yola döşenen 4 ayrı patlayıcının infilak etmesi neticesinde, 11 askerin şehit olduğu...

Açıklama böyle devam ediyor. 11 şehit ve bir o kadarda yaralı... Şehit sayısının artabileceği söyleniyor... Son 1.5 ayda aldığımız 44. şehit haberi.

Ne söylenir ? Nasıl anlatılır şuan içinde bulunduğumuz durum ? Terör yüzünden daha kaç evladını toprağa gömecek analar, babalar ? Neden bir şey yapılmıyor ? Neden dur denilmiyor ? Kemiğe dayanan o bıçak çoktan kemiği kesti attı. Ramazandan sonrayı bekliyoruz ne demek ? Ramazanda oruç tutulur, zekat verilir ama terörle mücadele edilmez mi ?

Konuşsam olmuyor, sussam gönül razı değil demiş ya şair. Konuşsam ağız dolusu küfür, kin nefret kusmak istoyurum. Sussam hep kötü.

Şehitlerimizin hepsi bizim için bir ama bir tanesi Ordu Perşembeliymiş. Allah ailelerine, yakınlarına sabır versin. Başımız saolsun...


Stancu & Fatih Tekke'de Son Perde


Forvet arayışlarımız devam ederken iki isimle anlaşma noktasına geldik. Stancu ve Fatih Tekke ile her konuda anlaşıldı ve bu transferlerin önündeki tek engel kulüpleri şuanda.

Stancu'dan başlayacak olursak, bir süredir gündemizde olan bir isimdi. Fakat Galatasaray'daki durumunun belirsiz olmasından dolayı bu transfer hep muallak olarak kaldı. Fakat son zamanlarda Stancu konusunda yapılan girişimler karşılığını verdi futbolcunun menejeri ve kendisiyle anlaşıldı. Galatasaray cephesinden bakacak olursak, Fatih Terim Stancu konusunda kararsızdı ama son aldığımız bilgilere göre o da Stancu'nun takımdan ayrılmasına onay vermiş. Galatasaray ile de kiralık olarak anlaşılmış ama Culio'daki gibi sözleşmeye opsiyon koydurmaya çalışılıyor. Bu transferin gerçekleşmesi şaunda Galasatasay'a bağlı. Galatsaray ile de anlaşıldığına göre Stancu yakın zamanda Orduspor'a imza atabilir.

Daha önce Stancu'nun bizim sistemde tek forvet olarak etkisiz olabileceğinden bahsetmiştik ve fikir yürütmüştük aslında ama genç yaşına ve Romanya kariyerine bakınca şaundaki şartlarda alabileceğimiz iyi isimlerden biri olduğunu düşünüyorum. Romanya'da 72 maçta 32 gol atmış ve bu iyi bir istatistik. Şut yeteneğinin iyi olduğunu ve dikine oynayabilen bir oyuncu olduğunu da eklersek Stancu gözümüzde biraz daha cazip hale geliyor. Transferin 2-3 gün içinde netleşmesini bekliyoruz. İmza atıldıktan sonra ayrıntılı bir yazı yazarız kendisi hakkında.

Fatih Tekke'ye gelecek olursak ; Ankara Turnuvasından sonra Fatih Tekke Metin Diyadin ile görüşmüş ve Orduspor'da oynamak istediğini belirtmiş. Metin Hoca da Fatih'i takımda görmek istediğini belirtince Orduspor ve Fatih Tekke her konuda anlaşmış. Şartlarda anlaşılmış fakat ortada Ankaragücü sorunu var. Fatih bonservis sorununu kendisinin çözeceğini belirtmiş. Yani Fatih Ankaragücü ile bağlarını kopardıktan sonra resmi imzayı atacak. Fatih de imzayı attıktan sonra bu transfer hakkında uzun uzadıya konuşuruz.


Forvet transferi için bu iki isim ile anlaştık ama ufak tefek pürüzler kaldı. Fatih Tekke ve Stancu imza attıktan sonra transferi sonlandıracağız.

Akpala ve Edgar Da Silva konusunda gelecek olursak ; Akpala çok istediğimiz bir futbolcuydu ama bu transferde Akpala ve Club Brugge'un ekonomik olarak teminat istemesinden dolayı sıkıntı yaşandı. Brugge ve Akpala Orduspor'dan banka teminatı talep etti. Şike soruşturmasından dolayı Türkiye'de hiçbir banka şuanda teminat vermeye yanaşmıyor. Kulüp bu sorunu çözemediği için bu transfer 2. plana atıldı. Edgar Da Silva konusunda ise Guimares ve Edgar ile anlaşılmasına rağmen bu transferde geri adım atan taraf biz olduk. Portekiz basınında Edgar ile çıkan haberlerden dolayı Metin Hoca bu transfere sıcak bakmadı ve Edgar defteri kapandı.

Fatih Tekke ve Stancu umarız imzalar ve artık tam kadro lig için geri sayıma başlarız.

Sesimi Duyan Var mı ?

12 sene önce bugün bu saatlerde yaşanılan felaketin üzerinden sadece birkaç saat geçmişti. Gece yaşanılan felaket günün ağarmasıyla gözler önüne serilmişti. Göçük altında yaşayan bir kişi daha bulabilmek için heryerden ''Sesimi duyan var mı'' sesleri yükseliyordu...

12 sene önce bugün. Resmi raporlara göre, 17.480 ölüm, 23.781 yaralı. 505 kişi sakat kaldı. Resmi olmayan kayıtlar ise çok daha acıydı. 50.000'e yakın vatandaşımızın hayatını kaybettiği belirtiliyordu. 600.000 vatandaşımız ise bu depremin ardından evsiz kaldı.

12 sene öncesi bugün güneş günü aydınlattığında karşılaştığımız felaketin ardından her sene ''Unutmadık, Unutturmayacağız'' dedik. Peki ne yaptık ? Kocaman bir hiç. Son yüzyılın en büyük felaketlerinden birini yaşamamıza rağmen bu olaydan ne kadar ders aldık ? Allah göstermesin, yarın aynı şiddette bir deprem olsa kaç yüz bin kişinin daha hayatı kararacak ?

17 Ağustos depreminde yıkılan evleri yapan mimar mühendisler, deprem bölgesine imar izni verenler, çimentodan demirden çalanlar hakkında göstermelik davalar açıldı. 300'e yakın davanın yarıdan fazlası zaman aşımına uğradı ve 2006 yılında bu davalar düştü. Yaptığı evlerin neredeyse tamamı yıkılan Veli Göçer geçtiğimiz günlerde dışarı çıktı. Kaç ocağı söndürdü kimbilir ama şimdi dışarıda...

Çocuk yaşta günlerce televizyondan tanık olduğum felaketin bile benim içimde yarattığı acıyı düşününce o felaketi yaşayan insanları, sevdiklerini evini kaybedenleri anlamaya çalışıyorum. Ama onları acıyı yaşamayan hiç kimse anlayamaz.

***

uykudaydı istanbul, izmit, adapazarı, bolu, yalova
uykudaydı eskişehir, ankara, gölcük, değirmendere, düzce, bursa
onyedisinde ağustos’un, sonra onikisinde kasım’ın
dipten bir uğultu koptu, bir çığlık yükseldi topraktan
saniyelere sığdı onbinlercesi ölümün
sonra çığlıklar ağıtlara, ağıtlar çığlıklara karıştı
ben buradayım, sesimi duyan var mı?

geceydi uğultulu geceydi
binleri aldı gitti
gövdem toz toprak göçük altında
gövdem unufak enkaz altında

acıya gömdüler güzel vatanımı
mezarımda adım yok
kaybettiler oy bedenimi
viranemde feryadım yok

bak göçük altında bizimkiler
hayat verecek bir el bekler
birlikte gülmeyi, birlikte sevmeyi
birlikte paylaşmayı
birlikte yürümeyi bilenler
kardeşlik duygularıyla koşup geldiler
birlikte çok gülemediler ama
birlikte öldüler
"ayrımız gayrımız yoktur" dediler
sildiler gözyaşlarını birbirlerinin
yaralarına merhem oldular

deprem olmuş yıkım olmuş of
yüreğim göçük altında
haykırıyorlar yetiş diyorlar
koşup gelenler dayan diyorlar

kazma ile kürek ile diş ile tırnak ile
dostça bir yürekle umutla arıyorlar
ben buradayım sesimi duyan var mı?

sesini duyan var
sesini duyanlar bizimkiler
bak yaşatmak için sana koşuyorlar
ak sakalına, çocuk yaşına bakmadan
tırnaklarıyla kazıyorlar enkazı
betonu tırnaklarıyla deliyorlar
çıkarsız hesapsız
yüreklerinin susturamadığı sesini
elleri gibi kavuşturuyorlar birbirine

gömülmesek de toprağa birlikte
acıya gömüldük hep birlikte
gülcan bebe, ayşe teyze, mehmet amca, fatma abla
içeride kaldı anam, içeride kaldı babam
bir tane de değil ki hangi birine yanam
ben buradayım sesimi duyan var mı?

söz-müzik: grup yorum


16 Ağustos 2011

2011 - 2012 Türkcell Super Lig En İyi 10 Yerli Transfer



2011-2012 Turkiye Super Ligi Transfer sezonun kapanmasina daha 14 gun var. Fakat kluplerimiz yabanci transferlerini bitirmese de yerli transferlerini hemen hemen bitirmis durumdalar.
Orduspor olarak onceligi yabanci transferlere verdigimiz icin bu konuda cok on plana cikamasakta ligimizde onemli yerli transfer gelismeleri yasandi. Son 2 haftada cok buyuk degisiklik olmadigi surece, benim adima 2011-2012 Turkiye Super Ligi en iyi 10 yerli transfer su sekilde diziliyor.
10. Mehmet Eren, Musa Aydin, Ali Tandogan, Doga Kaya (Antalyaspor)




Mehmet Ozdilek fazla para harcamadan iyi bir takim yaratmaya devam ediyor. Hic bonservis vermeden ligin kalburustu 4 oyuncusunu Antalyaspor taraftarina kazandirdi, Ozdilek. Yetenek ve kalite olarak birbirlerine cok yakin olan bu 4 ismi ayirmaya kiyamadim ve listede tek bir isim olarak yazdim. Her turlu kanatta (Bek, Acik, forvet) oynayabilen Mehmet Eren, gecen sene Bucaspor`da ayakta kalmayi basarabilen ender isimlerden Musa Aydin, biri Bursaspor`da biri Eskisehirspor`da hep belli bir kalitede performans gosteren Ali Tandogan ve Doga Kaya Antalyaspor`a cok sey katacaktir.

9. Taner Yalcin (Istanbul Buyuksehir Belediyespor)

Her ne kadar Bank Asya`dayken agzimiz yandiysa da gurbetci pazarindan Turk futbolunun ve ozellikle alt-yapisi saglam olmayan kluplerimizin kurtulus kapisi gurbetci pazari. Bu pazarindan iddaali isimlerinden birisi ise Taner Yalcin. Adi digerleri kadar duyulmasa da, kendisi hakkinda beklentiler cok yuksek ti!! aslinda. Nasil oldu da becerdi IBB`ye anlam veremiyorum. Belki de Koln`un Turkiye`de degerlendirip satma politikasiydi bu ki tutmasi halinda Koln, Taner, IBB ve Turk Futbolu kazanacak zaten.
Oyuncu hakkinda yazmak gerekirse Alman disipliniyle ve taktik bilgisiyle yetismis, oyunun iki tarafini da oynayabilen, guclu fizikli ve yere saglam bir yapisi var Taner`in. Turkiye`deki kaos! futbolu icerisinde is yapar mi emin degilim fakat dogru hoca ( Abdullah Avci), dogru sehir (Istanbul) ve dogru kluple (Baski yasamayacak olmasi acisindan) Turkiye`ye hatta 4 buyuklere ciddi bir hazirlik olacaktir kendisi icin.

8.Serdar Kulbilge (Ankaragucu)


Bu ligin kesinlikle iyi kalecilerinden. Gittigi her yerde kalitesini az cok gosterdi. Ankaragucu gibi toplama gibi bir takima gitmesi kendisi acisindan dogru bir tercih olmasa da, Ankaragucunun onun gibi bir kaleciyi bonservis odemeden almasi akillica bir transfer. Adi sike dalgasina karismasa ve karakterine guvensem kendisini daha ust siralara bile alabilirdim fakat bu olaylar sonrasinda adinin bu listede olmasi bile buyuk bir sans onun icin.

7. Serdar Kesimal (Fenerbahce)



Kayserispor`un son 5 yil icerisinde yurt disindan alip, buyuk takimlara pazarladigi son isim. (Kayserispor`dan cok sey ogrenmemiz gerekiyor) Turk futbolunun en sorunlu bolgelerinden birisi stoperde, milli takimda uzun sure sorunu cozebilecek bir isim. Genc yasinda formayi kapmis ve uzun soluklu tecrubesi kendisi adina cok onemli. Yasayacagi tek sorun kapali bir savunmadan, acik bir savunmaya gidecek olmasi ve Fenerbahce`nin olasi stoper transferinden sonra duzenli forma giyememesi olacaktir. Kendisinin 7. sirada olmasinin sebebi ise Turkiye yerli piyasasi sayesinde,fiyatinin (Ozellikle Kayserispor`un bu konuda isinin ehli oldugunu bir kez daha kanitlarcasina) 4,5 milyon euro + Gokhan Unal ve Ilhan Eker gibi absurd bir fiyat olmasi.Umarim kendisinden beklenenlerin ustune koyabilir ve milli takimimiz sonunda stoper bolgesinde saglam bir isme kavusabilir.

6.Gokhan Unal (Kayserispor)



Ayni transferin diger yuzunden bakinca da ortaya basarili bir transfer cikiyor. Kim ne derse desin Gokhan Unal duzenli oynatildigi surece Turk Liglerinin ust sinif golculerindendir. Kayserispor`daki ve Trabzonspor`daki kismen basarili futbolunun ardindan ona guvenen Abdullah Avci`yla beraber yarim donemde neler yapabilecegini herkese hatirlatti. Ayrica kuskun ayrildigi sehre temelli donuyor olmasi sebebiyle artik kafasinin karismayacagi yeni bir donem basliyor kendisi acisindan. Hiz, ceviklik gibi degerlerinde kayiplar olsa da 28 yasinda Kayseri`ye gore buyuk tecruberle donuyor olusu bu acikliklari kapatiyor.

Transferi bu kadar ozel yapan ise Kayseri`de kalmak istemeyen bir Gokhan Unal`i 5 milyon euroya satabilip, yine Serdar Kesimal`i 5 milyon euroya satarken takasta ucretsiz olarak alabilmek. Umarim yakin donemde biz de, Ilhan Cavcav, Ibrahim Kizil veya Kayserispor gibi oyuncu satisinda da basarili isler saglayabiliriz.

5. Sakip Aytac (Genclerbirligi)



Listede futbolseverlere en uzak isim olacaktir Sakip Aytac. Ilhan Cavcav ve ekibinin yine sessiz sedasiz bir sekilde komik bir ucretle takima kattigi ama onumuzdeki 2-3 sene icerisinde adini sikca duyuracak yetenekli bir genc kendisi. Altyapisini Dardanel`de almis olan Sakip genc milli takimimizin da formasini kirletmekte. Futbolun en yetersiz bolgesi olan `sol bek` bolgesinde bu yasta (19) belli bir olgunluga ulasmis olmasi ileriye yonelik onun adina soleyebileceklerimizi olumlu kiliyor. Bundan 2-3 sene sonra yine guzel fiyatlarla buyuk takimlara gonderilecektir kendisi. Onumuzdeki seneyi tecrube senesi olarak gorsem de, sonraki senelerde buyuk isler yapabilecegine inaniyorum. Ayrica bizim acimizdan da ayri bir onemi var bu transferin, Sakip Genclerbirliginde bek ve acik rotasyonunda kullanilan Murat Kalkan`in yerini doldurarak Murat`in bize transferine vesile olmus oldu.

4.Mustafa Pektemek(Besiktas):


Mustafa Pektemek Gol Demek diyordu az sayidaki genclerbirligi taraftari(kim bilir belki Behzat C. de katiliyordu) kendisine. Ben Mustafa`dan bu transferi cok daha oncesinden yapmasini bekliyordum ki iki kritik donemde de uzun donemli sakatliklar yasadi Mustafa. Ilkinde umudumu yitirmemistim fakat ikinci sakatliktan sonra parlayamadan gidecek sandigim Mustafa ligin son 6-7 maciyla beraber hem kendisini ispatladi, hem de takimini Super Lig`de tuttu. Kendisinin sakatlanmadigi surece!!, bu ligi alip goturecek piyasada ne Almeida ne de Bebe birakacak bir isim olduguna inaniyorum . Turk futbolunun alisik olmadigi sekilde son vuruslariyla on plana cikiyor Mustafa. Belki de Sakaryaspor`un Turk futboluna kazandirdigi Aykut, Hakan, Tuncay`dan sonraki 4. buyuk gol ayagi olabilir.

3. Egemen Korkmaz (Besiktas):

Gecen yila kadar hic begenmedim kendisini. Trabzonspor`lu fanatik arkadaslarimin Egemen hakkindaki baskilari bile inandiramadi beni kendisine. Teknik kapasitesi sinirli seviyedeki defanslara kanim isinmiyor pek. Fakat bir pozsiyonda(Hangi mac oldugunu hatirlayamadim yardimi olan olursa sevinirim), topa uzanmasi imkansiz oldugu bir durumda kendini topun onune atisini gordukten sonra daha bir ilgiyle izlemeye basladim Egemen`i. Toptan korkmayan, psikopat yaninin yani sira liderlik ruhuyla one cikan ve devamliligiyla bir takima cok sey katabilecek bir isim Egemen. Ve onun bu listede bu kadar yukarida olmasinin sebebi ise sessiz sedasiz, BONSERVISSIZ bir sekilde Besiktas`a gecmesiyle alakali. Bu istikrarini Besiktas`ta da surdurebilirse kendisine `israrla` verilmeyen Milli formayi almaya hak kazanacagina inaniyorum ve hatta belki de Bursa, Trabzon`dan sonra bir kaptanlik pazu bandi daha.


2. Engin Bekdemir (Kayserispor)


Kayserispor Ertugral Saglam, Tolunay Kafkas ve simdi de Shota Arveladze`yle bana gore cok dogru transfer politikasiyla devam ediyorlar. Buyumeyi yavas yavas, dogru ekonomiyle ve basamaklari birer birer cikarak yapiyorlar. Ve ben bu basarinin arkasinda Suleyman Hurma`nin olduguna inaniyorum. Kayserispor verimini aldigi bir suru gurbetci transferine bu sene de Sefa Yilmaz, Nadir Ciftci ile devam ettiler. Fakat bu isimlere ek olarak birisini daha aldilar ki hala nasil Turkiye`ye geldigine inanamaktayim.

Altyapisini Hollanda`da almis olan Engin Porto`ya transferi sonrasinda Porto B takiminin birakin degisilmezlerinden biri olmayi yildizlarindan birisi olmustu. Portekiz`deki basarisinin yani sira Umit Milli takimlarin da her kademesinde oynamaya devam eden Engin`den herkes daha buyuk bir cikis bekliyordu ki kendisi Kayserispor`un vizyonuna guvenerek veya buyuk takimlarin ilgisizligi sebebiyle 19 yasinda Kayseri yollarina dustu. Profosyonel olarak cok fazla maci olmayan Engin`in yine de Shota ile beraber bu ligde cok basarili olacagina inaniyorum. Bu listedeki en genc iki isimden birisi olan Engin`i bu sene Shota`dan verimli sureyi alirsa izlemenizi oneririm. Maestro tadindaki futboluyla, Kayserispor`un ileri uclusune cok can yaktiracak paslar aticaktir.Engin`in mevkisiyle ilgili, bu listeye yazmayi cok istedigim 94 dogumlu Okay Yokuslu`dan da, buyuk bir supriz yeme riski de cok yuksek. Umarim Kayserispor, bu iki ismide Turk futboluna kazandirabilir.

1. Selcuk Inan (Galatasaray)

Sadece yerlilerin degil, ligin en iyi transferi kim diye sorsaniz Selcuk Inan derdim herhalde yine. Selcuk Inan benim gozumde futbol olarak Turkiye Ligi`nin Emre Belozoglu ve Arda Turan`la beraber en iyi 3 isminden biriydi. Emre Belozoglu futbolu kalan donemde yasi sebebiyle gerileyecekken ve Arda Turan`in son transferi sonrasinda ise acik ara ligin en iyi oyuncusu oldu Selcuk. Boyle bir ismi bonservis odemeden Fenerbahce ve Besiktas`a buyuk calim, Trabzon`a ise son 10 yilin en agir gollerinden birini atarak almis oldu Galatasaray. Sadece Selcuk`un oynamaya basladigi donemden sonra bile Galatasaray`in futbolunda gozle gorulur bir artis olurken, yeri Zokora gibi bir isimle doldurulmasina ragmen Trabzon`un cektigi sikinti ortada. Futbol akli, savunmaya yardimi, asistin asistcisi olma konusunda uzmanligiyla Galatasaray`a bu ve onumuzdeki senelerde cok sey katacak Selcuk. Fatih Terim`in takiminin Melo ile beraber kilit oyuncusu olacagina inandigim Selcuk`un, yakin zamanda kaptanlik pazubandina da yaklasacagina inanmaktayim.

Gelelim isin Orduspor kismina,

Listede Orduspor`umuzdan bir isim olmamasi yonetimimizin bu seneki onceligi yabancilara vermesi olarak gorebiliriz fakat ozellikle gurbetci pazarina yonelmemiz gerektigine inaniyorum. Orduspor olarak bu sene yaptigimiz en iyi yerli transferin ise Hakan Ozmert olduguna inanmaktayim. Bonservissiz boyle kalitede bir oyuncu benim gozumde ilk 10` a giremese de, en iyi 20 siralamasinda kesinlikle yer bulacaktir.

Bunlara da dikkat.

Besiktas ve Kayseri`nin gurbetci ve genclik asilari Nadir Ciftci, Okay Yokuslu, Sefa Yilmaz (Kayseri), Veli Kavlak, Tanju Kayhan, Mehmet Akyuz (Besiktas). Eskisehirspor`un Abdulkadir Kayali ve Abdulazis Solmaz hamleleri, Genclerbirligi ile lige donus yapan Cafercan Aksu, ucretsiz transfer olan Hakan Arikan, Selim Teber, Hakan Ozmert, Halil Altintop,Ceyhun Gulselam ve yuksek bonservisleri sebebiyle bu listede yer bulamayan Sezer Ozturk, Orhan Sam ligin diger basarili yerli transfeleri olarak goze batiyor.

Yorum olarak sizden de kendi listenizi duymak isterim. Transfer sezonun kapanmasiyla en iyi 10 yabanci transferle devam edecegim, bu konuda da fikir verebilirsiniz.

Formalarımızı Kimler Tanıttı ?

Formalarımızın tanıtımından sonra formalar hakkında hiç konuşmadık. Daha önce söylediğim gibi beğenenler de oldu beğenmeyenler de. Formaların tanıtımındaki resimler küçüktü ve ayrıntılı olarak görünmüyordu. Bu fotoğraflar daha yüksek çözünürlükte. Fotoğrafların üzerine tıklayarak orjinal halde görebilirsiniz.

Ne yalan söyleyeyim, beyaz forma ilk başta sade gelmişti ama biraz daha alıcı gözüyle bakınca çok hoş göründü gözüme. Geçen seneki çubuklu ve beyaz formanın yaka ve kol kısımları sarı idi. Bu sene yaka ve kol kısımları mor olmuş ve daha hoş görünmüş.

Formaları Ordulu hemşerilerimiz tanıtmış. Her fotoğrafın altına tanıtım afişinde verilen bilgileri ekledim.

FOTOĞRAFLARIN ÜZERLERİNE TIKLAYARAK ORJİNAL BOYUTTA GÖRÜNTÜLEYEBİLİRSİNİZ.
Gürbüz Doğan Ekşioğlu
Mesudiye'de doğdu. Dünyaca ünlü bir illüstratör.
İstanbul Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi.
Orduspor'un en çok FINDIKLI NOSTALJİ FORMA'sını beğeniyor.
Ordu'yu çok seviyor.
Orduspor'u sonuna kadar destekliyor.


Hırant Bakır
Ordu'da doğdu. İstanbul'da yaşıyor.
Orduspor'un en çok ÇUBUKLU FORMA'sını beğeniyor.
Ordu'yu çok seviyor.
Orduspor'u sonuna kadar destekliyor.

Zeynep Ordu
İstanbul'da doğdu. Babası Ordulu.
Grafik tasarımcı ve model.
Orduspor'un en çok BEYAZ FORMA'sını beğeniyor.
Ordu'yu çok seviyor.
Orduspor'u sonuna kadar destekliyor.



Ayşe Ataoğlu
Erzurum'da doğdu. Ordu'ya gelin geldi.
İstanbul'da yaşıyor. Reklamcılık dersi veriyor.
Orduspor'un en çok FINDIKLI ALTIN FORMA'sını beğeniyor.
Ordu'yu çok seviyor.
Orduspor'u sonuna kadar destekliyor.



EDİT : Fotoğraflar vivaorduspor.blogspot.com'dan alınmıştır.

Rocha Ribeiro Röportajı

Yabancı futbolcularımız transfer olduktan sonra direk kampa katıldıkları için çoğu Ordu'yu henüz görmedi. Bundan önce birçok röportaj yapmıştık ve yabancı futbolcularımız ile de röportaj yapmayı planlıyoruz. Takım Ordu'ya geldikten sonra zaman içerisinde bu röportajları gerçekleştirmeye çalışacağız.

Rocha Riberio röportajını biz yapmadık. Ribeiro ile Portekiz basını bir röportaj gerçekleştirmiş ve Ordu, Orduspor hakkında ilk izlenimlerini sormuş. Röportaj Portekizce ve Fransızca olarak yayınlanmış ama sizler için Türkçe'ye çevirdik : )

Röportaj http://www.machainesport.fr'ye ait.
ORJİNAL RÖPORTAJ İÇİN BURAYI *** TIKLAYINIZ...


****

24 yaşındaki kanat oyuncusu Ribeiro, Türkiye'den Orduspor'a kiralık olarak gitti ve çok mutlu. Hatta Edgar Da Silva'yı da Türkiye'ye çağırıyor.

www.machainesport.fr : Yeni kulübünüz Orduspor hakkındaki ilk izlenimleriniz nelerdir ?
Ribeiro : Şimdilik herşey çok iyi. Sezon öncesi yoğun bir kamp programı içinde olduğumuzdan dolayı henüz Ordu'yu ziyaret etme fırsatım olmadı. Şuan Türkiye'nin başkenti Ankara'da hazırlıklarımıza devam ediyoruz. Seçimimden dolayı çok mutluyum. Çok güzel bir ortam var.

www.machainesport.fr: Orduspor'a ve Türkiye'ye evet demeden önce tereddüt ettin mi ?
Ribeiro : Hayır hiç tereddüt etmedim. Normalde bu konularda belli bir düşünme süresi vardır ama Orduspor reddemeyeceğim bir teklifle geldi ve ben de düşünmeden evet dedim. Yaptığım seçimden dolayı da çok mutluyum.

www.machainesport.fr : Orduspor Süper Lige bu sezon çıktı. Kulübün amaçları nedir ?
Ribeiro : İlk olarak bu sezon hedefimiz ligde kalmak. Çok uzun bir süreden sonra Süper lige çıkıldığı için öncelikli hedef bu. Fakat Orduspor çok köklü ve iddialı bir kulüp ve önümüzdeki yıllardaki hedefler çok daha büyük.

www.machainesport.fr : Guimares bu sene Avrupa Liginde mücadele edecek ( Bu hafta Atletico Madrid ile ön eleme oynayacak ) Orduspor'a ve Türkiye'ye gitmen senin için iyi bir seçimmiydi ?
Ribeiro : Evet, benim adıma bence iyi bir seçim. Yeni bir ülke keşfedeceğim ve farklı bir ligde oynayacağım. Ayrıca Portekizdekinden çok daha farklı bir mentalite olacak. Bu benim ilk yurt dışı deneyimim ve bu benim için önemli bir adım. Yeni deneyimler her zaman iyidir.

www.machainesport.fr : Fransa da dahil birçok kulübün senin ile ilgilendiklerine dair dedikodu ve söylentiler vardı.
Ribeiro : Evet, birçok söylenti vardı ama en ciddi teklif Orduspor'dan geldi.

www.machainesport.fr : Guimares'den Orduspor'a kiralık olarak geldin ama Orduspor'un seni satın alma opsiyonu var. Geri dönme gibi bir düşüncen var mı ?
Ribeiro : Şuan için bu konu hakkında bişey bilmiyorum. Burda yeniyim ve başarılı olmak istiyorum. Herşey ihtimal dahilinde.

www.machainesport.fr : Portekiz basınında sık sık hocan Manuel Machado ile sorunların olduğundan bahsedildi. Gidişinin nedenlerinden biri mi bu ?
Ribeiro : Machedo ile aramda bir problem yok ve gidişimin onunla alakası yok.

www.machainesport.fr : Takımdaki tek Portekizli futbolcu sen değilsin. Miguel Garcia da var. Onun sana yardımı oldu mu ?
Ribeiro : Ben gelmeden önce Garcia zaten burdaydı. Geldikten sonra bana çok yardımcı oldu ve buraya alışmam için elinden geleni yaptı.

www.machainesport.fr : Guimares'den takım arkadaşın Edgar Da Silva'nın da Orduspor ile ismi geçiyor. Ona Orduspor'a gelmesini tavsiye eder misin ?
Ribeiro : Ben gelmesini tavsiye ederim. Çünkü burda çok güzel bir ortam ve mükemmel çalışma koşulları var. Orduspor çok iyi bir kulüp ve yetenekli futbolculara sahip.

www.machainesport.fr : Guimares'den ayrıldığın için üzgün müsün, mutlu musun ?
Ribeiro : Ne mutluyum ne üzgün. Şuanda Orduspor'dayım ve tek düşüncem Orduspor'un başarısı.

***

Güzel bir röportaj olmuş. Ribeiro Orduspor'dan olmaktan dolayı mutlu ve başarılı olmak istiyor. Genç bir futbolcu olmasına rağmen son 2-3 sezondur Portekiz 1. Liginde 25-30 maç ortalamasıyla oynayan istikrarlı bir furbolcu.

Hazırlık maçlarında sergilemiş olduğu performans bizleri mutlu etti. Kiralık olarak katmış olmamıza rağmen satın alma opsiyonuna sahibiz. Umarız çok iyi bir performans sergiler ve gelecek sezon da sol kanatı ona emanet ederiz.


15 Ağustos 2011

Başkent Turnuvasının Ardından


Turnuva öncesi çoğumuzun takımdan beklentisi belliydi. Transferlerin gecikmesinden dolayı tyrnuvada oynadığımız rakiplere göre en hazılrıksız olan takım bizdik ve beklentilerimiz de bu durumun bilincinde olduğumuz için çok fazla değildi. Fakat Başkent turnuvasının 3 maçında oynanan futbol ve alınan sonuçlar gerçekten mutluluk verici.

İlk maçta son dakikada yediğimiz golle Ankaragücü ile 1 - 1 berabere kaldıktan sonra 2. maçta Karabükspor ile 0 - 0 berabere kalıp son maçta Sivasspor'u 2 - 0 mağlup ederek turnuvayı 3. olarak tamamladık. İlk 2 maçı Trt verdiği için ilk 2 maça göre değerlendirmelerimi yapacağım. Yabancılardan sadece Gosso ve Nickenig'i görme farsatımız olmadı. Onlar da son maçta forma giydiler ama tv vermediği için izleyemedik.

İsim isim de ele alabiliriz takımı ama genel bir değerlendirme yapacak olursak, ortaya çıkan görüntü gerçekten umut vericiydi. Karabükspor, Ankaragücü ve Sivasspor kemikleşmiş kadrolarına rağmen bizden daha iyi futbol oynamadılar. Özellikle dün oynadığımız Sivas maçının ilk yarısında son derece baskılı oynamışız ve Sivasspor'a oranla çok daha fazla pozisyona girmişiz.

Bütün maçlarda 2. yarılarda düşüşler oldu ve oyundan zevk alamadık. Bunun sebebi takımların 2. yarıda oyuncu değişikliği haklarını kullanmasıydı. 8'er oyuncu değişikliği hakkı var turnuvada ve bu da maçların 2. yarısının ilk yarılarına göre çok daha düşük tempoda oynanmasına neden oldu.


Takımın genel olarak oyuna hakim olması, ayağa çok iyi pas yapması, pozisyona girmemiz, çok kısa bir süre önce bir araya gelmelerine rağmen uyum sıkıntı yaşamamız gerçekten mutluluk verici şeylerdi. Defans ve orta saha kurgusu konusunda bir sıkıntı yaşamayacağımız aşikar. Defans ve orta sahada çok alternatifli isimlere sahibiz ve bütün mevkilerin de alternatifleri var. 3 hazırlık maçında gözümüze batan ve gözümüzü korkutan tek sıkıntı ileri uçtati etkisizliğimizdi. Banahane'nin hafif sakatlığından dolayı riske edilmemesinden dolayı ileri uçta İbrahim Şahin görev aldı. Gol atmasına rağmen yeterli olmadığı çoğu kişinin ortak görüşüdür. Yabancı bir forvet transferi yapılacak ve alınacak olan isim direk forma giyecek isim olacak. Bu transferin bu hafta içi bitmesini bekliyoruz. Fakat, alınacak yabancı forvete rağmen bir yerli isimin daha kadroya katılması gerektiğini düşünüyorum. İbrahim Şahin'i alternatif olarak sayarsak ve sadece yabancı forvet alıp lige başlarsak sıkıntı yaşayabiliriz. Takımın geri kalan bütün hatlarını kusursuz yaptıktan sonra ileri uçta alternatifsiz kalırsak 1 çuval inciri berbat ederiz.

Turnuvanın ardından gördükki, gerçekten iyi bir takım kuruluyor. Süper ligin köklü ve kemikleşmiş kadroları olan takımlarına karşı çok iyi performans gösterdik ve herşey yolunda.

Zaman zaman yavaş yavaş geçiyor ve tarih yaklaşıyor. Umarız herşey yolunda gitmeye devam eder.

13 Ağustos 2011

Estonya Meistriliga | Trans Narva 14-0 Ajax Lasnamae


Estonya'nın 1. Ligi'nde bugün oynanan 5 maçtan birisiydi, bahse konu olan maç. Bugün Avrupa'da oynanan maçları turlarken çarptı gözüme. Ligin en çok gol atan takımıyla, en çok gol yiyen takımları karşı karşıya gelmiş. Estonya Ligi'nde bitime 12 hafta kala, lider Flora en yakın rakibine karşı 2 maç eksiği olmasına rağmen 2 puan fark atmış durumda. Oynadığı 21 maçta hiç yenilgi almamasının yanında sadece 5 beraberliği var.

Estonya Ligi'nde 10 takım bulunmasından ötürü, takımlar birbirleriyle bir sezonda 4 kez karşılaşıyor. Bugün oynanan 14-0'lık maç ise Trans ile Ajax'ın bu sezon ki 3. karşılaşmaları oldu. Bu sezonda oynadıkları 2 maçıda Trans 7-0 kazanarak rakibine 2 maçta 14 gol atmayı başarmıştı. Bugün oynanan maçla birlikte ise 2 maçta attığı gol sayısına tek maçla ulaşmış oldu. 3 maçta ise rakip ağlarına gönderdiği gol sayısı 28...

Ajax bu sezon ligde tam 109 gol yemiş oynadığı 24 maçta... 3 maçta 6 ve 3 maçta 7 gol görmüşler kalelerinde. Ve daha 2 hafta önce gittikleri deplasmanda lider Flora'ya 13-1 gibi bir skorla kaybetmişler. Ligde oynadıkları son 3 maçta yedikleri gol sayısı ise 33... 24 maçta kazandıkları 3 puanın ikisini Kurassaare maçlarında aldıkları berbaerliklerle kazanırken, diğer tek puan ise kendi sahalarında aldıkları 0-0'lık Viljandi maçında sonuçla kazandılar.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...