Karabükspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Karabükspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2013

Gemisini Kurtaran Kaptan | Orduspor 3:2 KDÇ Karabükspor


ALİ ÇAMDALI....

Benim gözümde tarihi bir maç oynandı bugün. Yıllar gerçsede unutulmayacaklar adına yazdığımız bir karşılaşmaydı Karabükspor maçı. Coşkuyu da yaşadık hayal kırıklığını da. Neyse ki sonu güzel biten bir hikaye oldu 24. Hafta bizim açımızdan.
Ve bu hikayenin baş kahramanı, bakın yukarıda ismi yazıyor.

Şehir her zamankinden daha farklı "mor"a "beyaz"a bürünmüştü bugün. Hani o coşku hep vardı lakin bugün daha başka bir karnaval havasındaydık. Bizim şehir birşeye inanırsa o iş biter. 2 sene önce bu takımı Süper Lig'e çıkaran yegane güç, futbolculardan daha çok şehirin verdiği gazdı. O sene başka şehirlerden gelip Karadeniz sahil yolu, Ordu şehir geçisini kullanan, futbolla ilgilenen herkes Ordu'nun Süper Lig'e şehir olarak çıkacağını/çıktığını, arkadaş sohbetlerinde de belirtmişlerdi. Bugünde 2 sene öncesinin havası vardı. Kırgınlıklar, kızgınlıklar bir kenara, şimdi klasiktir ya hani "En kötü gün bugünse..." diye devam eden cümleyi hayata geçirme vakti. Buralara gelmek hiç kolay değilken, ha deyince gitmek olmazdı.

Söz futbolcularımızda...
Çıkabilecek en iyi kadro sahada. Ev sahibi olmamızın getirdiği bir özgüvenle maça, rakibe oranla daha istekli başlıyor ve maçın daha 5. dakikasında Ali ile golü buluyoruz. Ali'nin attığı gol bana hemen Süper Lig'e çıktığımız sezon Ordu'da Giresunspor ile oynadığımız maçta Jerry'nin attığı golü hatırlatıyordu. Golü erken bulduktan sonra, son haftalarda yaşadıklarımızı düşününce rahat edemiyoruz. İstanbul B.B. maçı olsun Galatasaray maçı olsun, hepsinde attığımız erken gollere rağmen puan kaybı yaşadık. Bu maçta puan kaybımıza tahammülümüz yok ki. Golden sonra Karabükspor'a top oynama şansını fazla verdik. Yanlış hatırlamıyorsam 25. dakika gibi topla oynama oranlarında %55'e %45'lik bir üstünlük sağlamışlardı bize. Deplasmanda oynamayı seven, hızlı adamları olan bir takıma bu kadar çok top oynama şansı vermemeliydik. Ki zaten bu dakikadan sonra sazı eline alan taraf biz olduk. Ali'nin bu maç yaptıklarını anlata anlata bitiremeyiz. Bugün tek başına bir takımdı neredeyse. Defansta o vardı, topları dağıtırken o vardı, gol atarken yine o vardı. Bir kaptan daha ne yapabilirdi?

Neredeyse her atağın başlangıcında Ali vardı. Oyunu yön veren isim oldu kendisi. Sağdan sola, soldan sağa attığı toplar sayesinde bir çok pozisyona girdik, birçok gol kaçırdık. Atila'ya özel parantez açmak istiyorum. Şahaneydi bugün. Bu adam orta sahaymış da haberimiz yokmuş. Heyecanı, hırsı hoşuma gitti. Şut atıyor, kendine güveni var. Bizim en büyük eksiklerimizden biri kendine güveni olan oyuncularımızın fazla olmayışı. Şamil'de aynı şekilde mesela. Şamil ne zaman cesur oynasa gol atıyor, takıma katkı yapıyor. Yok, sen Şamil'i göbeğe tutsak edersen, bir Ali Çamdalı yaratmak istersek o zaman göze batar işte. Şamil'e cesur olma şansını vermedik biz fazla. Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim.

İlk yarının son 3 dakikasında 2 gol birden gördük kalemizde. Korkulan başımıza gelmişti. Bu da bizim kronik hastalığımız. Oyundan koptuğumuz zaman, bir kopuyoruz tam kopuyoruz. Özellikle Süper Lig'de bu sıkıntıyı çok sık yaşadık. Galatasaray karşısında 20 dakikada 4 gol yedik misal. Ligin en iyi defans yapan takımlarından biriyken, 20 dakikada 4 golün mantıklı açıklaması olabilir miydi? Motivasyon eksikliğini aşamıyoruz, aşabilecek miyiz bilmiyoruz. O sorunu aştığımız zaman takımımız Avrupa'ya oynayacaktır, inanıyorum. Devreye 2.1 mağlup girmenin hüznü, homurdanmalar... Herşey bir anda tersine döndü. Güneş gitti, takım bitti...

Devreyi bir anda 2:1'lik skorla kapatmak moralleri bozsada, Orduspor bugün güven veriyordu oynadığı futbolla. Mesela, özellikle puan kaybettiğimiz haftalarda mutlaka bir kaç oyuncumuzun kötü oyunundan dem vururduk ama bugün sahada kötü oynayan bir isim olmamasına rağmen 2:1 mağlup durumdaydık. Hasan Kabze'yi eleştirenleri gördüm ama Karabükspor maçında, güzel duvar oldu rakibe karşı, yaptığı asistlerlede bol bol pozisyon bulduk. Attığı bir gol vardı hatta ama ofsayta takıldı. 2. yarıda top göstermediğimiz Karabükspor'a karşı erken sayılabilecek dakikalarda Ali ile 2. golü buluyorduk. 
Ali Çamdalı
Ali Çamdalı
Ali Çamdalı...
Bir maça damga vuran isim. Cuper neden harcıyorsun Aliyi defansta? Neden Cuper :/ ?
Aslında konu hakkında en güzel özeti blog yazarlarımızdan Bilsay, Twitter hesabından geçmişti.

Ali ilk golü atar;
" Ali Camdali is midfielder Sir Cuper! "
Ali 2. golü de atar;
" Ali Camdali is striker Sir! "

Genellikle takımın çok kötüyken, Fornezzi'nin takımı tek başına ayakta tuttuğunu çok iyi biliyoruz. Ama bugün takımda herkes iyiydi, Ali bambaşka iyiydi.
Ve final,
Stancu sakatlandı, Şamil girdi.
Bir orta geldi, Karabük defansı hiç önemsememişti bile onu, tutma gereği bile duymamıştı.
Bomboştu, elini kaldırdı
Israrla topu istedi.
Çıktı kafaya, hop gol !
Golün adı Şamil Cinaz.
Orduspor 3:2 Karabükspor...

2 Mart 2013

Haftanın Maçı #24 | Orduspor vs KDÇ Karabükspor

Maç yazısını uzun tutmayacağım. Zira maç bittiğinde söyleyecek çok sözümüz olabilir. Kalsın...
Akşama doğru kritik bir maça çıkıyoruz Karabükspor ile Ordu'da.

Direk rakibimiz konumundaki Karabük'e karşı bugün alınacak bir galibiyet ile sıralamada üzerine çıkacak olmamız ayrı bir motivasyon olacak. Aslında sıralamadaki yerimize bakarsak her maçımızın ayrı bir motivasyon olması gerekirken geçen hafta bu hissi takımımızda görememiştik. Çok kırıldık, hayal kırıklığı yaşadık, uzun süre 4:2'lik mağlubiyetin şokunu atlatamadık ama artık bunları düşünme vakti değil. Klasik "her maç final" dönemindeyiz ve kazanılacak ile kaybedilecek puanların her biri hayati öneme sahip olacak.

Böyle stresli, gergin maçları severiz Ordu'da oynayacaksak eğer. Böyle maçlarda şehir ve futbolcuların bütünleşmesi daha rahat oluyor. Bugün 19 Eylül'de daha ayrı daha farklı bir coşkuyla karşılayacağız Karabükspor'u. Rakibimizin deplasman karnesinin iyi olmasını değil Ordu'da ki maçlarda bizim genel olarak iyi olan performansımıza bakmak lazım. Baştan ipi rakibe verirsek, o zaman kaybederiz çünkü. Bugün 19 Eylül gerçek bir cehennem olacaktır.

Bu sene bu takımı ayakta ve ligde tutacak yegane güç, yine bu sezon en çok eleştirdiğim/eleştirdiğimiz taraftarlarımız olacaktır.

KAZANACAĞIZ...

6 Ekim 2012

Kazanılmış 1 Puan mı, Kaybedilmiş 2 Puan mı ?

 
7. hafta sonunda namağlup olarak yolumuza devam ediyoruz. Namağlup olmayı kendimize teselli sayıyoruz ama dün akşama döndüğümüzde çok rahat kazanabileceğimiz bir maçta iki puan kaybettiğimizi düşünüyorum. Kötü bir Karabükspor'a karşı bulunan pozisyonlara rağmen sahada ciddiyetsiz bir Orduspor vardı. 60. dakika Barral'ın girmesinden sonra biraz kıpırdanmamız bile neredeyse maçı almamızı sağlayacakken nedense bir puanla yetindik. Üstelik Cuper de bu durumdan memnun. Bize söyleyecek çok fazla şey düşmez bu durumda ama dün kazanılan bir puandan öte kaybedilen iki puandan bahsetmek gerekir..

Maçın hemen başında yediğimiz golün bir benzerini üç gün önce bir 3. Lig ekibi olan Kastamonuspor'dan yedik. Öncelikle şunu söylemek gerekir. Savunması ile övülen, beğenilen bir Orduspor'un böyle bir gol yemeye hakkı yok. Yediğimiz gol bir tarafa maç boyunca savunma anlamında oldukça açık verdik. Karabükspor'a pozisyon vermedik o nasıl oluyor diyenler olabilir ama Karabükspor yerine biraz daha derli toplu bir takım olsaydı çok rahat ikiyi atıp maçı bitirebilirlerdi. Kendi yarı alanımızla yay ile orta alan arasında çok iyi parselleyen bir takımız ama dün akşam Karabükspor her gelişinde o bölgeyi güle oynaya geçti. Özellikle Şamil maç boyunca olması gereken yerde değildi. Üstelik önlibero özellikli üç tane futbolcuyla sahada olmamıza rağmen o alanın egemenliğini Karabükspor'a teslim ettik. Rakibimizde Lua Lua, Shelton gibi sprinter özellikli futbolcular olduğu içinde İbrahim Kaş ve Agus belkide sezonun başından beri ilk defa bu kadar aciz duruma düştü. Bir pozisyonda İbrahim Kaş, bir pozisyonda Nizamettin rakibini yaka paça indirip kart görmek durumunda kaldı hatta. 1 hafta önce Galatasaray'a karşı yaptığımız alan savunmasının, önde baskının dün akşam üçte birini sahaya yansıtamadık bana göre. Bunun tek sebebi de ciddiyetsizlik (!)

Tabloya bakınca herşey güllük gülistanlık, namağlup bir takım.. Puan sıralamasında ikinci sıradayız, bir hafta önce evimizde ligin en iyi takımlarından birini mağlup etmişiz, moralimiz çok iyi ama takımın dün akşamki havası bence hiç olumlu değildi. Birşeyin farkında olmamız lazım, bizim için lig bundan sonra başlıyor. Geçtiğimiz sezon 7. hafta sonunda kaç puanımız vardı hatırlayan var mı ? 7. hafta sonunda 14 puanı olan bir Orduspor vardı geçtiğimiz sezon ama ondan sonraki süreçte sahaya yansıyan performans neticesinde devre arasında düştük diyen bir sürü kişi dolanıyordu ortalıklarda (!) Geçtiğimiz sezonki yaşadığımız travmayı yaşayacağımızı kesinlikle düşünmüyorum. Maç kaybedeceğimiz gün illaki gelecek ama öylesine bir seri de olmayacaktır. Sadece hedefimizden kopup ortalara gerileriz ki işte o zaman Karabükspor, İ.B.B maçları gibi kolay kazanabileceğimiz maçlarda kaybettiğimiz puanların ahlarını vahlarını konuşuruz. O yüzden böyle durumlarda kazanmaktan başka çareniz yok. Üstelik rakibinizin sahadaki halini gördükten sonra kaybedilen iki puan yerine kazandığımız bir puan demeye hiç hakkınız yok. Bundan sonraki süreçte Gaziantep, Fenerbahçe, Kasımpaşa, Bursaspor deplasmanlarına gideceğiz. Rakiplerimizin dün akşam Karabük'ün oynadığı gibi oynayacağını mı düşünüyorsunuz?


Bence önemli olan takım iyi durumdayken bu eleştirileri yapabilmek. İki maç kaybedince zaten herkes konuşacak, bizim dillendirmemize gerek bile kalmayacak. Bir eleştirimde Hector Cuper'e ve teknik ekibe var. Sezon başından beri 4-4-2 formatında oynadık. Kötü oynadığımız maçlarda bile bu formatın bir niğmeti olarak maçtan galip ayrıldık. Hatta bir ara Hasan Kabze, Stancu, Barral üçlüsünü aynı anda kullandık ve hücum anlamında nasıl geri dönüş aldığımızı hepimiz gördük. Tüm bunlar ortada iken, 6 haftadır çalışan bir sistem, futbolcuların alışık olduğu bir düzen varken bu düzeni Karabükspor karşısında terketmeye ben anlam veremedim. Rakibe göre sistem değiştirirsin tamamdır ama Karabükspor karşısında yapılan şey rakibe göre sistem değiştirmek değil olayın kolayına kaçıp futbolcu eksikliğinden dolayı sistemi değiştirmekdir. Dün yapılması gereken yabancı kontenjanını diğer bölgelerde kullanmaktı. Sistemde yer alan futbolcuları değiştirip 6 haftadır işleyen makinayı sahaya sürmek varken biz kulağımızı tersten tutmaya kalkıştık. 60 dakika tek forvet oynayan Orduspor önde çoğalamadı, çift forvet oynamaya alışan Stancu çoğu pozisyonda kenarlara gelip top aldı ama onun ceza alanının dışına çıktığı anlarda içeride gol yapacak kimse yoktu (!) İlk 45 dakikada Karabükspor savunması her anlamda S.O.S verirken ikinci yarıya aynı formatta başlamamız, 60. daikaya kadar Barral'ı bekletmemiz gerçekten anlamsız bir uğraştı. Nitekim Barral girdikten sonra 10 dakika içinde bulduğumuz pozisyonlarla maçı kazanabilirdik. 10 dakika içinde bir asist yaptı ama şans yanında olsaydı kalecinin sektirdiği pozisyonda yaptığı vuruş ve Nizamettin'e indirdiği top da gol olabilirdi. 

Benim çok önemsediğim bir konu daha var. Barral bizim için çok önemli bir futbolcu ama onun hevesini kırmamamız lazım. Galatasaray maçı öncesi çok hevesli ve istekliydi. Yedek soyunmasına rağmen kibir yapmadı, maçtan sonra yüzünde gülücükler vardı kazandığımız için. Bu hafta ise hafta içi Kastamonuspor'a iki gol atmışken, üstelik Hasan Kabze'nin sakatlığı mevcutken sistem değiştirip Barral'ı oynatmamak bence heves kırmaktır. Açıkçası bu durum beni korkutuyor.

Konuşulacak çok şey var aslında. Biraz işin içine girince herşey görüldüğü kadar mükemmel olmadığını görüyoruz. Başlıkta yer alan soruya gelecek olursak Cuper'e göre 1 puan kazandık. Bana göre ise; kazanabileceğimiz bir maçta 2 puan bıraktık..

5 Ekim 2012

Haftanın Maçı #7 | Kardemir Karabükspor vs Orduspor

 
Bir Cuma akşamı maça daha. Ligin açılış takımı olduk 7 hafta boyunca. Hala bize Pazar günü maçı vermiyorlar, alınıyoruz federasyona. Ne deplasman yapabiliyoruz adam akıllı ne de iç sahanın tadına varabiliyoruz.

Saat 20:00'da Karabük Necmettin Şeyhoğlu Stadyumu'nda başlayacak olan maçı Cüneyt Çakır yönetecek. Cüneyt Çakır bu sezon ligde en son Gençlerbirliği deplasmanında 1:1 berabere kaldığımız maçı yönetmişti. Hafta içinde de Barcelona'nın Benfica deplasmanında Şampiyonlar Ligi'nde ki maçında görev almıştı.

Eğer bizim maç ile çakışmasaydı Gaziantepspor'un Antalyaspor ile oynayacağı maça gidecektim. 2 sene boyunca Antalyaspor'a denk gelmek bir nasip olmadı. Ama bir aksilik olmadığı sürece 1. Lig'de pazar akşamı liderin maçında olacağım. Hatta o an ki psikolojime bağlı o maçla ilgilede birşeyler yazabilir hemde Bank Asya hakkında birşeyler karalayabilirim.

Neyse çok dağıttık konuyu. Karabük'te takım 2 gündür. Safranbolu'da kampta. Görmek istediğim ama dahaca göremediğim yerlerden birisi Safranbolu. Gönül isterdi yakın olsaydıkta gidip görseydik. Neyse yaşımız genç, görürüz birgün. Hafta içi Karabük'e konşu kent Kastamonu'da Türkiye Kupası'nda karşılaştık. Takım kendini yormamak adına fazla yüklenmedi Kastamonuspor'a. Zaten skor avantajınıda çok erken yakaladık. Ama kahretsin ki kimle oynarsak oynayalım 3 gol atmak yaramıyor bize. 2011 Bank Asya 1. Lig Play Off'larında Rize deplasmanında başlayan bu kötü istikrar resmi maçlarda çok canımızı sıktı. Geçen sene oynanan Antalyaspor ve Karabükspor, bu sene oynanan Kayserispor ve Kastamonuspor maçlarında ortaya çıkan bu tablonun bir tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Çabuk rehavete kapılan bir yapımız var. Bu durum şu ana kadar başımıza bir iş açmadı ama korkuyorum an gelecek kolay kolay unutamayacağımız bir maç oynayacağız aleyhimize sonuçlanan. Ruh halim iyi değil bu sıralar, karamsarım, karamsar bir yazı ortaya çıkmadan konuyu atlıyorum :)

Karabükspor'a karşı özellikle geçen sene tutan bir şansımız var. Geçen sene ki süreçte oynadığımız 4 maçıda kazandık. Lakin sezon öncesi oynadığımız hazırlık maçında ise sahadan 2:0'lık mağlubiyetle ayrıldık. Biraz daha detaylı değiniriz Karabükspor ile oynadığımız maçlara birazdan. 

Kazanacağımızı düşünüyorum. 6 hafta boyunca oynanan oyun ile bu maçtan galibiyet çıkartmamız çokta zor değil. Rakip lige kötü başlangıç yapsada 2 maç üstüste kazandı. Ama ben Karabükspor'un bu seriye üstüste 3. maça çıkaracağını sanmıyorum. Takım 3 senedir Süper Lig'de ama 3 sene boyunca bir stadyumu bitiremediler. 3 sene boyunca tribünleri hep eksik oynadılar. Bu sene gerçekten Karabük'te maç seyretmek hiç zevk vermiyor. Tabi ki stadın bu inşaat hali taraftarın sahaya etkisine de yansıyor. Bu sene kendi saha baskısını rakiplere yaratamadılar.

Bizde olduğu gibi bir kadro istikrarı da kuramadılar bu sene. Mesela biz maçlara çıkmadan önce ilk 11 şablonumuz bellidir. Lakin bu sene Karabükspor'de bu yoktu. Standart 2 - 3 oyuncu dışında (Tomiç, Cernat vs.) bir kadro istikrarı sağlayamadı Skibbe. Hatta ilk 4 haftada alınan sonuçlar Skibbe'nin koltuğunu sallasada sonraki 2 haftada gelen galibiyet o koltuğu geri kurtardı. Ama o koltukta ki süresinin de fazla olduğuna inanmıyorum. Özellikle hücum hattında kalburüstü isimler bulundurdu Karabükspor 3 sene boyunca. Bunlardan en parlayanı Emenike olurken Cernat'ın yaşadığı sakatlık olmasa bugün o da çok değişik yerlerde olabilirdi. Shelton, LuaLua, Gökhan Ünal, Aybars, İlhan Parlak ve Mehmet Yıldız'lı bir forvet hattı dışarıdan bakınca korkutucu gelmiyor mu?

Karabükspor'da sarı kart görmeyen oyuncu yok gibi. Bu sezonda rakiplerin gördüğü kırmızı kartlarda şanslıyız. Bu maçın gidişatına göre Karabük tarafında ilk kırmızı kartta çıkabilir. 6 maçta 2 galibiyet ve 1 beraberlik ellde ettiler 7 puana sahipler. İç sahadaki ilk galibiyeti Antalyaspor karşısında aldılar. Sonrasında Gümüşhanespor'a karşı kupada da 3:2'lik sonuçla tur atladılar. 7 gol attılar ve gollerin 3'ünü son 15 dakikada attılar. En golcü isimleri 2 golle İlhan Parlak ve Cernat. En çok süre alan isimler ise 540' ile kaleci Tomiç, 458' ile Cernat ve 450' ile Mabiala.

Karabükspor ile 21. maçımıza çıkacağız. Toplamda 9 galibiyet 7 beraberlik ve 4 mağlubiyetimiz var. Karabükspor'a karşı en farklı galibiyetimizi 2003/2004 sezonunda 4:0 ile alırken en farklı mağlubiyet 2004/2005 sezonunda Karabük'te 4:2'lik skorla alındı. Bu maç ve geçen sene Süper Toto Play Off'larında aldığımız 4:2'lik galibiyet iki takım arasındaki en gollü maçlar olarak tarihe geçti. Karabük'ten daha çok beraberlikle dönüyoruz. 5 beraberliğimiz varken 2 galibiyetimiz mevcut. Bu galibiyetlerin 2'side geçen sezon alındı. Ayrıca Karabükspor'un Bank Asya 1 Lig'de şampiyon olduğu sene Necmettin Şeyhoğlu Stadyumu'nda oynadığımız ve 1:1 biten maçı hatırlayanlar? Ne hüzün verici bir maçtı.

11 Mayıs 2012

Final Öncesi... | Karabükspor 2 - 4 Orduspor

Finali zaten garantilemiştik ama grubu 6'da 6 yaparak bitirmek çok güzel oldu. Her bakımdan diğer takımlardan daha fazla önem verdik bu turnuvaya. Çoğu maçta takımımız dolu tribünlere oynadı. İçerik olarak sıkıntıları olan bir organizasyon olsa da maç kazanmak her zaman güzeldir. Artık önümüzde sadece bir final var. Bizim dahi gazozuna diye değerlendirdiğimiz bir turnuvanın kupası ne kadar değerli olur bilmiyorum ama gruptaki altı maçı kazandıktan sonra o kupayı almalıyız. Süper Ligdeki ilk sezonumuzda hiç de ummadığımız bir ortamda mücadele ettik ama ilk defa düzenlenen ve büyük ihtimal sonuncusu olacak olan bu turnuvanın kupasını alıp bu kötü sezondan geriye ufak bir hatıra bırakabiliriz...

Karşılaşma hakkında söyleyecek çok fazla şey yok. Bruno'nun her gol atışında bütün Orduspor taraftarlarının nasıl mutlu olduğunu çok iyi biliyorum. O golünü attıktan sonra ellerini havaya kaldırıyor ya, gerçekten çok farklı bir mutluluk o görüntüyü görmek. Orduspor'daki geleceği ne olur bilmiyorum ama bir gerçek var ki Hector Cuper Bruno konusunda çok fazla iyi niyetli değil. Oynanan 6 maçta 6 gol attı Bruno. Lig bittiğinde Bruno hakkında istemediğimiz gelişmeler olsaydı çok fazla tepki olmazdı ama attığı gollerden sonra onun takımdaki geleceği hakkında karar vermek çok kolay olmayacak.

Son bir parantez. Alt liglerden, Almanya'dan genç futbolcu arıyoruz. Yapılması gereken de birşey bu. Ama şu da var. Öncelikle elimizdeki futbolcuların kıymetini bilmeliyiz. İrfan'dan bahsediyorum. Bugün maçta attığı gol üzerinden konuşmuyorum. İrfan gerçekten özel bir futbolcu. Alt liglerde aramaya çıksak onun yeteneğinde çok fazla seçenek sayamayız. İrfan'ın gönderilmesi düşünülüyor. Henüz 23 yaşında ve yeteneklerinden emin olduğumuz bir futbolcuyu gönderip onun yerini bize katkısının ne olacağını bilmediğimiz isimlerle doldurursak hata yaparız. Önce elimizdekilerin değerini bilelim bence.

22 Nisan 2012

Orduspor 2:1 Karabükspor | Gazoza Ağırlığımızı Koyduk


Evet, esaslı bir hedefi olmayan kupada 2’de 2 yaptık. Ancak oyuncularımızın son durumlarını görmek, takımda kalmayı hak edenlerle hak etmeyenleri ayırmak açısından bizim için bir fırsat kupası olduğunu da söylemek lazım. Bunun yanında kupanın finalinin tarafsız sahada oynanacağını düşünürsek, final gurbetteki renkdaşlar için hasret dindirme anlamı da taşıyacaktır. Gazozuna diye ifade ettiğimiz kupa, final atmosferiyle mor-beyaz deftere, güzel anılar da ekleyebilir. Dolayısıyla ben şahsi olarak finali istiyorum.

Maçla alakalı olarak öne çıkan birkaç isime de değinelim. Riberio attığı iki şık golle bize iç geçirtse de, bu açılış onun için fazla geç. Javito bizim ateşleyicimiz. Takımın uyuduğu dakikalarda kıvılcım hep ondan geldi. İlk goldeki asisti gözümüzün pasını sildi. Bonservisinde ne derece indirim gerçekleşebilir bilemiyorum ancak Ordu’ya da alışmışken, sonuna kadar şartları zorlamak gerek. Ömer Kulga her maç üzerine koyuyor. Numan’ın da dönüşüyle stoperde içimiz rahat olacak gibi gözüküyor. Hakan her maç geriye gidiyor. Bu şekilde devam ederse, Avrupa hedefi koymuş bir Orduspor takımında yedek olarak bile düşünülmesi kolay gözükmüyor. Aynı şekilde Bruno’nun da kalan maçlarda ondan beklenen patlamayı gerçekleştirememesi durumunda, Cuper’in gelecek planlarında yer alması kolay değil.

Son olarak bir parantez de taraftara açmak lazım. Öylesine bir maç dahi olsa, takım PTT önünde yine karşılandı ve taraftarının hatrı sayılır desteği altında bir maç oynadı. Tribünlerdeki azımsanmayacak çocuk topluluğu da gelecek adına hepimize umut verdi. Bunlar gelişen tribün kültürümüz açısından önemli ayrıntılardı.

26 Ocak 2012

Dolu Dolu 90 Dakika | Orduspor 3 - 2 Karabükspor

Türk futbolu öylesine yozlaştıki artık futbol konuşmak, yazmak insanın içinden bile gelmiyor. Sezon başından beri yaşanan süreç artık en uç noktasında. Türk futbolunun köküne kibrit suyu dökenler ne emmeye ne gömmeye gelirken bu sürecin atlatılması için elinden geleni yapan insanlar maşalar tarafından Genel Kurullarlarda saldırıya uğruyor. Aslında söylenecek çok söz var ama 6 aylık süreçte söylenen her söze rağmen pişkin pişkin masum edebiyatı yapan arsızlar Türk futbolunun içinde olduğu sürece konuşmanın da bir anlamı yok. Bu durumun bu noktaya gelmesinde zerre kadar katkısı olan kişiler ve kulüpler umarım birgün yaptıklarının cezasını misliyle ödeyip Türk futbol tarihine terbiyesizlikleri ile konu olurlar. Bu pisliğe alet olan, maşa olan Anadalu Kulüpleri ve yöneticileri ise yok olmaya, Türk Futbolundan silinmeye mahkumlar. Söyleyecek iki sözü olmayıp iki cümleyi yan yana getiremeyip ilk fırsatta kaba güç kullanan futbol başkanları olduğu sürece Anadolu kulüplerininde arpa boyu kadar yol alamayacağı ap açık ortada. Türk futbolunun bu çapsız kişilerden en kısa zamanda kurtulmasını temenni edip maç hakkında bir kaç şey söyleyelim.

Her ne kadar bu ortamda futbol konuşmanın bir önemi olmasa da artık bizim içinde herşey çok daha zor. Herkes durumun bilincinde olup bundan sonraki süreçte takımın yanında olmalı.

Karabükspor maçı çok farklı bir karşılaşma oldu bizim açımızdan. 90 dakika içine o kadar çok şey sığdıki güle oynaya bitireciğimiz maçı yine tırnaklarımızı kemirerek tamamladık. İlk 40 dakika sahada olan Orduspor için söylenecek kelime yok aslında. Sezon başından beri hayalini kurduğumuz tribünün de etkisiyle takım taraftarı arkasına aldı ve 30 dakikada 3 gol attı. Takımın önde ve baskılı oynaması Karabükspor'u hataya zorladı ve onlar da ne olduğunu anlamadan 3-0 geriye düştüler. Oynanan futbolunda etkisiyle farkın açılacağını düşünürken saçma sapan bir gol yedik ve devreye Karabükspor biraz olsun umutlu girdi. Saçma sapan bir gol diyorum çünkü öyle bir gol yeme lüksümüz yok.

İlk yarıda farkı ikiye indirmesine rağmen Karabükspor'un elle tutulur bir baskısı yada pozisyonu yoktu. Oyuna hakim olan ve oyunu dilediğince yönlendiren taraf bizdik. İkinci yarı da bu doğrultuda başladı.

İkinci yarı yine aynı doğrultuda başladı ama 57. dakikada yediğimiz evlere şenlik frikik golü ile bizim için şölen havasında başlayan maçın son 30 dakikası deyim yerindeyse geçmek bilmedi. Yenilen iki golde duran toptan geldi ve ikisinde de Fevzi'nin bariz hatası vardı. Kaan'ın 35 metreden kullandığı frikik golüne Fevzi engel olamadı. Top çok köşeye gitmemesine rağmen o kadar uzak mesafeden çokda sert gelmeyen bir topa kapattığı köşeden müdahale edememesi maçın geri kalanını stres içerisinge geçirmemize neden oldu. Takım pozisyon vermeden maç 3-2'ye gelince psikolojik olarak oyundan düştü. Oyundan düştü derken yanlış anlaşılmasın. Öne doğru, pozitif bir şekilde oynarken 30 dakika kala farkın bire inmesi üzerinde tempoyu düşürdük ve yine ciddi bir pozisyon vermeden çok önemli bir üç puanın sahibi olduk. Bundan sonraki süreçte önemli olan 3 puan olduğunu her zaman söyledik ama bu üç puanın içinde takımın olumlu futbolununda olması daha çok sevindirdi. Cuper'in gelişinden beri takım futbolunu istikrarlı bir şekilde sahaya yansıtamadı. Umarız Eskişehir maçı ile bu problemi de aşarız.

Kadro olarak konuşmak gerekirse, Samsunspor maçından farklı iki isim ilk 11'deydi. Onur'un yerine ön liberoda Abdülkadir, Dalmat'ın yerine ise sağ kanatta Javito vardı. Abdülkadir'i Cuper'in yavaş yavaş ilk 11'e hazırladığını zaten hissediyorduk. Yaşı ve potansiyeli itibariyle gelişime açık bir futbolcu Abdülkadir. O yüzden Cuper onun için büyük bir şans. Gosso'nun yokluğunda eline geçen fırsatı olumlu yönde değerlendirirse bu takımın rotasyondaki en önde gelen isimlerinden biri olabilir. Umarım o da bu durumun farkındadır. Türk futbolundaki ön libero kıtlığını düşündüğümüz zaman kendisine çok iyi bir kariyer yaratabilir. Sonuçta herşey onun elinde. Javito ise takımın en iyi ismiydi diyebiliriz. Açık söylemek gerekirse bizim bünyemiz bu tarz oyunculara alışkın değil. Topu alıp iki üç kişiyi geçip etkili orta yapan, sağ kanattan aldığı topu sol çizgiye kadar sürüp Stancu'yu golle buluşturan, gole yakın olan ve attığı etkili şutlarla tehlike yaratan bir kanat oyuncusu görünce hepimizin ağzının suyu aktı. Javito'nun sağ kanatta, Culio'nun da solda oynamasıyla bu problemide aştığımızı söyleyebiliriz. Samsun maçından sonra Bilsay'a dediğim ''Böyle kanat oyuncusu mu olur, üflesen düşer gibi'' tezcanlı cümlelerim tamamen benim boşboğazlığım : )

İsim isim herkesi değerlendirmek istemiyorum ama Fevzi hakkında ayrıyeten konuşmak lazım. Fornezzi Eskişehir maçında sahada olamayacak. Daha doğrusu forma giymesi çok güç. Fevzi'nin yan top ve duran top handikaplarını biliyoruz ama bu kadar etkisiz olması bizim adımıza çok kötü. Çünkü takım ne kadar iyi oynarsa oynasın kalede sorun varsa bir yerden sonrası çok daha zor oluyor. Fevzi Fornezzi'nin yokluğunda devr aldığı kalede şansını yeterince kullanamadı ama Fornezzi haricinde tek kalecimiz Fevzi değil. Birde Onur var. 3 sezondur Orduspor'da ve oynadığı maçlarda taraftara kendisini sevdirmiş bir isim. Fevzi bu kadar kötüyken ve Fornezzi sakatken en azından bir şansı hak ettiğini düşünüyorum. Onur'un kötü bir kaleci olmadığını hepimiz biliyoruz. O yüzden Fevzi'de ısrar etmenin lüzumsuz olduğunu düşünüyorum.

Sonuç olarak kendi adımıza çok önemli bir galibiyet aldık ve alt taraftan bir tık daha yukarı çıktık. Fakat artık bu galibiyetleri seriye bağlamalıyız. Alt taraftaki takımlar iyi veya kötü maç kazanmaya başladılar. 7 puan önemli bir avantaj ama alınacak bir mağlubiyet bile bizi stere sokmaya yettiğine göre Karabükspor maçındaki performansı genele yaymalıyız. Yumurta misali iş zora gelince oynayamaya devam edersek sıkıntı yaşarız. Umarız Karabükspor maçındaki performansı Eskişehir maçında sürdürürüz. Maçın istatiksel analizine çok fazla girmedim ama blog yazarlarımızdan Hüseyin Öztürk'ün morbeyaz.net için yazdığı yazı oldukça doyurucu. O yazıya da BURADAN ulaşabilirsiniz.

25 Ocak 2012

40 Yıllık Rekabette 32.Randevu

Spor Toto Süper Ligin 22.haftasında Orduspor, bugün sahasında K.Karabükspor'u konuk etmeye hazırlanırken, bu zorlu mücadele her iki takım içinde büyük önem taşıyor. Geçen haftayı puansız kapatan Orduspor, seyircisi önünde K.Karabükspor'u mağlup ederek alt sıralardan uzaklaşmayı ve üst sıralara yükselmeyi hedeflerken, Karabükspor deplasmanda puan çıkartarak ateş hattından kurtulmanın hesaplarını yapıyor. Beraberliğin her iki takım içinde kayıp sayılabileceği bu önemli karşılaşma öncesi sizler için iki takımı kısaca analiz ettik ve 40 yılı geçen rekabetin detaylarını sizler için hazırladık.

Karabük Deplasmanda Sadece Bir Puan Alabildi...
K.Karabükspor bu sezon deplasmanda oynadığı 11 karşılaşmanın 10'unda sahadan mağlubiyetle ayrılan taraf olurken, sadece Samsunspor ile golsüz berabere kaldı. Ligde 18 puanla 16.sırada yer alan Karabük, son dış saha maçında Galatasaray'a 5-1 mağlup olurken, son lig maçında ise sahasında Trabzonspor'u 2-1 mağlup etmeyi başardı. Orduspor ise rakiplerinin puan kaybettiği 20.haftada sahasında Büyükşehir Belediyespor'u 1-0 mağlup ederek büyük bir avantaj elde etmesine rağmen, geçtiğimiz hafta deplasmanda Samsunspor'a 2-0 mağlup olarak yakaladığı bu avantajı büyük ölçüde kaybetmişti.

Orduspor Ligin En Az Gol Atan Takımı...
Orduspor, geride kalan haftalarda ligde attığı toplam 16 golle ligin en az gol atan takımı olurken, 11 maçta topladığı 1 puanla deplasman karnesi en kötü olan takım ise K.Karabükspor oldu. K.Karabükspor'un dış saha karnesine benzer bir durumda Orduspor'un iç saha karnesinde mevcut diyebiliriz. Öyle ki Orduspor, ligde şu an son sırada ki Ankaragücü'nden sonra sahasında en az puan toplayan iki takımdan biri durumunda yer alıyor. Ligde 9 maç kaybeden Orduspor'un aksine K.Karabükspor 13 maçını kaybederken, iki takımın bu maçta ki ilk amacı bu olumsuz tablolardan kurtularak ateş hattından uzaklaşmak için sahadan 3 puanla ayrılmak olacak.

Karabük'te Cernat Cezalı...
K.Karabükspor'da son Trabzonspor karşılaşmasında sarı kart gören oyunculardan Erkan Taşkıran ve Florin Cernat, cezalı duruma düştükleri için Orduspor karşılaşmasında forma giyemeyecekler. Orduspor'da ise cezalı oyuncu bulunmazken, Ali Çamdalı kart sınırında bulunan tek oyuncu durumunda yer alıyor. Cezalı olduğu için Orduspor maçında forma giyemeyecek olan K.Karabükspor'un en etkili ve en fazla süre forma giyen oyuncusu olan (21 maç 1649 dakika) Cernat, geride kalan haftalarda 2 asist yapıp 5'de gol atarak, Shelton ile birlikte takımın en golcü ismi durumundaydı. Orduspor'da sakatlıkları devam eden Fatih Tekke ve Sedat Bayrak'ın bu maçta da forma giymesi beklenmezken, sakatlığı büyük ölçüde geçen kaleci Fornezzi ile yeni transferlerden Hasan Kabze ve Bruno'nun K.Karabükspor maçında kadroda yer alması bekleniyor.

İlk Maçı Orduspor Kazanmıştı...
Sezon öncesi Ankara'da düzenlenen Başket Turnuvasında karşı karşıya gelen iki ekibin bu mücadelesi golsüz beraberlikle sonuçlanırken, ligin 5.haftasında Karabük'te oynanan ilk karşılaşmayı Orduspor 2-1 kazanmış, Orduspor'un gollerini 21'de Stancu ve 24'de Fatih Tekke kaydetmiş, K.Karabükspor'un golü ise 89.dakikada Mehmet Batdal'dan gelmişti.

Abdullah Yılmaz'ın İlk Maçı...
Karşılaşmayı yönetecek olan hakem Abdullah Yılmaz, bu sezon 6'sı Süper Lig, 4'ü Bank Asya 1.Lig ve biri Türkiye Kupası mücadelesi olmak üzere 11 resmi karşılaşmada düdük çalarken, hakemlik kariyerinde ilk kez Orduspor'un maçını yönetecek. Yılmaz, bu sezon oynanan Galatasaray - Gaziantepspor karşılaşmasında verdiği kararlardan dolayı TFF tarafından bir ay süre ile kızağa çekilmiş, 6 hafta kendisine Süper Ligde maç verilmemişti.

İki Ekibin 31.Randevusu...
İki takımın 31 Aralık 1972'de Orduspor'un 3-1'lik galibiyeti ile başlayan rekabeti günümüze kadar sürerken, Orduspor ve K.Karabükspor bugüne kadar 31 Lig karşılaşmasında karşı karşıya geldi. 26'sı 2.Lig, 4'ü Bank Asya 1.Lig ve biri de bu sezon Süper ligde olmak üzere iki takımın birbirleri ile arasında oynadığı 31 karşılaşmada her iki takımda 12'şer kez sahadan galip ayrılırken, 7 karşılaşmada beraberlikle sonuçlandı. İlginç bir istatistikte her iki takımın birbirlerini deplasmanda sadece 2'şer kez mağlup edebilmiş olmasıdır.

Orduspor 6 Maçtır Kaybetmiyor...
K.Karabükspor ile oynadığı son 6 Lig karşılaşmasında Orduspor 3 galibiyet ve 3 beraberlikle sahadan ayrılırak rakibine hiç kaybetmezken, 2000 yılından bu yana Ordu'da oynanan son 6 karşılaşmada da rakibi ile sadece bir kez berabere kalırken, 5 karşılaşmada sahadan galip ayrılmayı başarmıştı. K.Karabükspor, Ordu'da ki son galibiyetini 19 Aralık 1999'da 1-0'lık skorla elde ederken, Orduspor rakibi ile sahasında oynadığı 15 karşılaşmada sahadan 10 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 mağlubiyetle ayrıldı.

Orduspor Sahasında Üstün...
İki ekip bugüne kadar oynadıkları 31 maçta 12'şer kez sahadan galibiyetle ayrılarak birbirlerine karşı üstünlük sağlayamazken, Ordu'da oynanan 15 karşılaşmada sahadan 10 kez galip ayrılan Orduspor'un attığı 34 gole karşılık, K.Karabükspor sadece 12 gol atabildi. Oynanan 31 karşılaşmada ise atılan gollerde Orduspor'un 48-40 üstünlüğü bulunuyor. İki ekip arasında ki en farklı skoru ise iki kez Orduspor rakibi karşısında 5-0'lık skorla elde etmişti. Son olarak 18 Ekim 2009 tarihinde Ordu'da karşı karşıya gelen iki ekibin bu karşılaşmasında Orduspor sahadan 3-1'lik galibiyetle ayrılmıştı.

22.Hafta ve Ocak Ayı Şanslı Geliyor...
Spor Toto Süper Ligin 22.haftasında karşılaşacak olan Orduspor ve K.Karabükspor daha önce bir kez 2.Ligde (2004-2005), bir kez de Bank Asya 1.Ligde (2008-2009) 22.hafta mücadelesinde karşı karşıya gelmiş, Orduspor bu maçların birinde sahadan galibiyetle, diğerinde ise beraberlikle ayrılmıştı. Bugüne kadar oynanan 22.hafta mücadelelerinde 18 galibiyet, 9 beraberlik, 10 mağlubiyet alan Orduspor, 45 yıllık lig geçmişinde Ocak ayı içerisinde yaptığı karşılaşmalarda ise 28 galibiyet, 19 beraberlik ve 18 mağlubiyet aldı. Son olarak bu sezon 2'si Ligde, biri kupada olmak üzere 3 kez Çarşamba günü maç yapan Orduspor, bu 3 karşılaşmadan da sahadan beraberlikle ayrıldı.

Her İki Takımda Teknik Direktör Değiştirdi...
Orduspor lige iyi bir başlangıç yapmasına rağmen, ard arda aldığı kötü sonuçların ardından teknik direktör Metin Diyadin ile yollarını ayırmış, takımın başına dünyaca ünlü teknik adam Hector Cuper getirilmişti. Cuper yönetiminde ki Orduspor, ligde oynadığı 4 karşılaşmadan 1 galibiyet 2 beraberlik ve 1 mağlubiyetle ayrılırken, Türkiye Kupasında Samsunspor'a penaltılarla elenmişti. K.Karabükspor'da ise 2-1'lik Eskişehirspor mağlubiyetinin ardında teknik direktör Yücel İldiz'le yollar ayrılmış, takımın başına Bülent Korkmaz getirilmişt. Korkmaz yönetiminde ki K.Karabükspor, ligde oynadığı 11 maçta 3 galibiyet, bir beraberlik ve 7 mağlubiyet alırken, Türkiye Kupasında da Ünyespor'u 2-0 mağlup etmeyi başarmıştı.

Bugün ki karşılaşma ayrıca Orduspor Başkanı Nedim Türkmen'in görev süresinde ki 100.resmi karşılaşma olmasının yanı sıra Ali Çamdalı'nın görev alması halinde Orduspor forması ile oynayacağı 50.maç olacak.

30 Eylül 2011

Haftanın Maçı | K.Karabükspor - Orduspor


Lig başlamadan önce 4. hafta sonuna bize 5 puan alacağımız söylense çok fazla üzülmez, hatta sevinirdik. Ligin yeni takımlarından biri olmamızdan dolayı bu puan bizi tatmin edebilirdi. Ama geride kalan 4 haftaya şimdi bakınca 5 puandan çok daha fazlasını alabileceğimizi görmemiz bir bakımdan iyi bir bakımdan kötü bir duygu olsa gerek. Bu duygularla Karabük'e gidiyoruz. Son 2 haftada aldığımız 2 beberlikten çıkardığımız 2 puan ile... Yeni bir takımın kaybetmemeyi öğrenmesi, bunu alışkanlık haline getirmesi çok iyi birşey ama dengimiz olan takımlarla oynadığımız maçlarda Orduspor takımı her zaman sahaya kazanmak için çıkmalı. Karabükspor her ne kadar geçtiğimiz sezonun iyi takımlarından olsa da sezon başından beri oynadığı futbol çok abartılacak cisten değil. Fenerbahçe ve İBB deplasmanlarında nasıl oynadığımızı, iyi futbola rağmen nasıl puanlar kaybettiğimizi hepimiz biliyoruz. içerdeki maçlar önemli olduğu kadar deplasman da çok önemli.

Şöyle birşey de var. Ligin ilk maçında Fenerbahçe'ye mağlup olmamıza rağmen oynanan futboldan dolayı mutlu olmuştul. Çünkü takımın birlikte oynadığı ilk resmi maçtı. Çok fazla üzülmedik. Ama artık ligin 5. haftasına gireceğiz ve uyum sorunu gibi şeyleri bundan sonra konuşmamamız lazım. Takım bundan sonra iyi oyunu puana dönüştürebilmeli. Hatta şöyle birşey de var, kötü oynarken kazanabilmeliyiz. Bunlar tabikide zamanla oturacak kavramlar. İBB ve Samsun maçında kaybedilen 4 puanın tamamen acemilikten kaynaklandığını düşünüyorum. Her iki maçı da rahat kazanabilecek futbolu maç içinde oynarken her iki maçta da takım anlamsız bir şekilde oyundan düştü. 90 dakikanın tempo planlanması bu şekilde mi yapılmalı bilmiyorum ama maçların ilk 30 dakikasını süper geriye kalan 60 dakikasını vasat oynamaya devam ederek bu maçları kazanmayı beklememiz çok fazla gerçekçi olmaz.

Kadro yapısı olarakda tandemdeki Sedat/Numan değişikliği haricinde hep aynı kadroyla sahaya çıkıyoruz. Geniş bir kadromuz var. Yedek bekleyen önemli futbolculara sahibiz. O yüzden biraz daha Metin Hoca sahip olduğu bu şansı değerlendirmeli. Lig başlamadan önce gururla bahsettiğimiz bizi mutlu eden Rotasyon olayını eğer avantaja çeviremezsek bize çok zarar verir. Çoğu takımın gıptayla baktığı bir rotasyona sahibiz. Ama dediğim gibi bu rotasyon iyi bir şekilde yönetilmezse ve kenardaki oyuncular küstürülürse faydadan çok zarar verir bize bu sistem.

Rakibimizi değerlendirecek olursak ; ,

Karabükspor geçtiğimiz sezonun süpriz takımlarından biriydi. Uzun zaman sonra Süper Lige çıkmalarına rağmen kadrolarını büyük ölçüde korumaları ve akıllı transfer hamleleriyle geçtiğimiz sezonu sıkıntı yaşamadan bitirdiler. 5. haftaya girilirken istedikleri gibi başlangıç yaptıkları söylenemez. Aslında geçtiğimiz sezonki kadrolarının büyük bir kısmını korumuş olmalarına rağmen birşeyler eksik gibi. Geçen seneki tılsımları yok bu sezon. En önemli ayrılık onlar adına geçtiğimiz sezon takımın gol yükünü çeken Emenike ve Cernat sakatlandıktan sonra sazı eline alıp çok iyi bir sezon geçiren, bizim yeni futbolcularımızdan Hakan Özmert. Fazla ayrılık yaşanmamasına rağmen çok akıllı bir transfer politikası yürüttüklerini düşünüyorum. Emenike yeri kolay dolabilecek bir futbolcu değil aslında ama Shelton, Sinan Kaloğlu, Mehmet Çakır, Mehmet Battal gibi isimlerle o bölgede bayağı bir zenginlik sağladılar. Shelton bir Emenike olmasa da boş bir futbolcu değil. Geride kalan 4 haftada bunu açıkca gösterdi zaten.

Karabükspor'un en takdir ettiğim transferleri ise Bank Asya'dan yapmış oldukları transferler oldu. Ahmet Cebe, Erdem Özgenç, Bilal Kısa ve Buca'dan aldıkları Erkan Taşkıran transferleri gerçekten çok iyi hamleler oldu onlar adına. Bizim yakından tanıdığımız 2 defa Ordu'da görev yapan Yücel Hoca'nın ise Karabükspor'daki 3. sezonu olduğunun altını çizmek gerekir. İlk gelişinde efsanevi bir şampiyonluğu imza atmıştık Yücel Hocayla. İkinci gelişi ise hayal kırıklığı olmuştu bizim adımıza. Yücel Hoca elinde malzeme olduğu zaman oynatan bir hocadır. Karabük'de de elinde yeterince malzeme ve oturmuş bir kadro var. Geçen sezonki ivmeyi tekrardan yakalayabilirler mi orası şimdilik muamma ama Karabükspor'un ilerleyen haftalarda daha iyi bir futbol oynayacağını düşünüyorum. Klasik 4-4-2 veya 4-5-1 oynamaya çalışıyorlar. Ama genellikle 4-5-1 yakın bir diziliş ile sahada yer alıyor Karabükspor. Bizim maçtaki muhtemel 11'leri şu şekilde.

Tomic'in Süper Lig'in iyi kalecileri arasında olduğunu düşünüyorum. Kaleci demişken Murat'ın bu konuyla ilgili bir hazırlık içinde olduğunu biliyorum. Önümüzdeki günlerde güzel bir yazı gelebilir : ) Neyse, Tomiç iyi kaleci ama önünde oynayan defans hattı iyi isimlerden oluşuyor gibi görünse de biraz yavaş isimlerden oluştuğunu düşünüyorum. Tandemde Deumi ve Muhammet Özdin oynayacak yüksek ihtimalle. Fatih mi oynar yoksa Stancu mu bilmiyorum ama bu iki ismin ağırlığından faydalabiliriz. Takımın bekleri ise bence gayet iyi isimler. Seriç de Erdem de kaliteli futbolcular. Orta sahaya baktığımız zaman takımın en önemli ismi Cernat ve ona eşlik edecek olan Erkan Taşkıran önemli isimler. İleri uçta ise Shelton ile gol arayacak Karabükspor. Geçmiş maçlar analiz edildiği zaman Karabükspor'un hücum organizasyonlarının Cernat üzerinden olduğu ap açık ortada. Bizde Culio neyse orda Cernat o ama Karabük'ün Cernat'dan daha iyi faydalandığı açık ve net söyleyebiliriz. Mehmet Çakır ve İlhan Parlak ise süpriz gol ayakları.




***

Metin Hoca takımın başına geçtiğimizden beri resmi maçlarda sadece 1 defa mağlup olduk. O mağlubiyet de ligin ilk haftası Fenerbahçe'ye karşıydı. Bu deplasmana giderken teknik ekibin amacı 3 puan mı yoksa 1 puan mı orasını bilemiyoruz. Sahaya kazanmak için çıkarsak ve oyun içinde e bu yönde futbol oynarsak Karabük'ten galibiyet ile döneceğimizi düşünüyorum. Bizim ilk 11'i yazmıyorum. 4 haftadan beri herkes ezberledi zaten 11'i. Bizim burda dillendirdiğimiz bir kere de Stancu ilerde oynasın solda Riberio'yu görelim laflarını da yinelemenin lüzumu yok.

Karabük deplasmanından galibiyet, 3 puan ve güzel futbol bekliyoruz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...