12 Eylül 2011

Güzel Oyun Kötü Sonuç


İster iyi oynasın tuttuğun takım, ister kötü oynasın. Hiçbir insan sevdasının yenilmesini istemez. İnsanoğlunun genel özelliği zaten, hep kazansak hep kazansak... Yenilen taraf olduk bizde bu akşam. Hemde 26 yıl sonra çıktığımız ligde oynadığımız ilk maçta. Galibiyet ile başlamak isterdi gönüller Fenerbahçe karşsında.

Gün boyu hepimizde vardı bir heyecan, akşamın heyecanıydı bu. Kurduğumuz kadroya güveniyor, bu sene başarılı olacağına inanıyorduk. Maça yönelik tek korkumuz ise yaşanabilecek muhtemel uyum sorunuydu. Zira 1 gol yersek dağılırız korkusu vardı benim içimde. Akşam 8'e vururken bu heyecan kendini iyiden iyiye göstermiş, çıkan kadromuzda Saso Fornezzi dışında pek bir süpriz yoktu. Zira Metin Diyadin hafta içi idmanlarında kaleyi Fevzi'ye vermiş, bu maçta da onu oynatacağı hissini yaratmıştı bizlerde. Fornezzi'ye özel bir yer ayıracağım birazdan. Solda Emre Özkan, stoperde Yalçın Ayhan - Sedat Bayrak, sağ bekte Garcia. Gosso ile Onur Tuncer ön libeeroda, Dalmat sağda Stancu solda Culio forvet arkasında, Fatih Tekke'yi ise en ilerde çıkardı Metin Diyadin sahaya. Fenerbahçe tarafında ise eksikler fazlaydı. O yüzden sahaya çıkacak 11 ise az biraz belliydi. O tarafta da pek bir süpriz çıkmadı. Kalede Volkan, sağda Bekir solda Ziegler, stoperde Yobo - Bilica. Orta alanda Baroni - Selçuk, solda Dia sağda Mehmet Topuz forvet arkasında Alex ve ilerde Semih 11 ile çıktı Aykut Kocaman sahaya. Tribünler boş ama Fenerbahçe taraftarının saha içine gelen sesleri vardı stad dışından. Taraftar tarafından bakarsak olaya, belki de olayın en masum kişileri onlar. Zor bir yaz dönemi geçirdiler.

Mücadelenin ilk 15 dakikası iki takımın birbirini tartmasıyla geçti ki ilk hafta olması nedeniyle, ligin neredeyse bütün maçları bu şekilde başladı. Ki önemsiz bir detay ama bu hafta ilk 15 dakika içerisinde tek golü Karabükspor buldu. Geçen dakikalarla Süper Lig'in havasına alışıyor ve kendimizi göstermeye başlıyorduk Fenerbahçe karşısında. İkili mücadelelerde çok iyi görüntü çiziyor, rakibin en etkili oyuncusu konumudaki Alex'i zaman zaman kaçırsakta, pek fazla adım attırmuyorduk. Dakikaların 0-0 geçtiği anlarda, ataklarımızın neredeyse hepsi Culio ile başlıyor, devam ediyor ama sonu gelmiyordu. Onlardan birinde Culio'nun soldan ortasına Fatih Tekke boş kaleye zor olanı yapıyor, altı pas içinden topu dışarı atıyordu. Böylesine bir deplasman maçında kaçmaması gereken bir pozsiyondu. Ama topunda ayağına çok hızlı geldiğini belirtmek istememle beraber, bunu yinede Fatih Tekke için bir bahane olarak koymuyorum ortaya. Bence takımımzda günün en kötü ismiydi. Ayağına gelen her topu yavaşlattı atakları söndürdü. Kaleye bulan hiçbir şutu tehlike yaratmadı. Sanırım bizler bu sene yine forvet hattında çok ahlar vahlarf çekeceğiz.

Son satırda bahsettiğim kaçan golden fazla dakika geçmeden yine soldan gelişen atakta Dalmat kafayla indirdi Fatih Tekke çok cılız bir şutla Volkan'ı ısındırdı kalede. Özellikle son noktaya kadar güzel geldik bu maçta ama son noktada olması gereken bitirici vuruşu gerçekleştiremedik. Ne olursa olsun yapılan 19 transfer, sahada geçen seneden bulunan sadece 1 oyuncu olmasına rağmen beklediğimden daha iyi top yapıyorduk rakip karşısında. Sakindik, 90. dakikada bile yenik olmamıza rağmen olması gerekenleri yaptık. Saçma sapan doldur boşaltlara girmeden ayağa paslarla gol aradık.

Golü gördük kalemizde. Maç boyunca gayet beğendiğim Yalçın - Sedat ikilisi bir anda dengesiz yakalandı, savunmamızın arkasına düşen topta 2'ye 1 kalan kalecimiz Fornezzi topu ağlarında gördü. 0-1. Saso Fornezzi... Çok beğendim. Dalmat, Culio, Onur, Gosso bunlar herkesin beğendiği isimler olurken, daha geri planda kalan Saso Fornezzi kalemizde güven verdi. Farkettiyseniz rakibin kullandığı hiçbir yan topu sektirmedi, gelen geri paslara soğuk kanlı davrandı. Alex'in rövaşatasını her ne kadar üzerine gelsede güzel çıkardı. Evet, ilk maçtan izlenimim bu yönde. Gençler kale sağlam ellerde..

Fenerbahçe ilk yarıda bir kere geldi, o pozisyonda da golü buldu. İlk yarı bittiğinde bizim ise kaçırdığımız 3 net pozsiyon vardı. 2 Fatih Tekke 1 Gosso. Kaptanımız Gosso ile devam edelim madem adını geçirdik. İkili mücadelelerde hep ayakta kaldı ki oynadığı bölge nedeniyle bu çok önemli bir özellik kendi adına. Zaten geldiği zaman bu özelliğinin çok önemli olduğunu da belirtmiştik bu sayfalardan. İki yönlü bir oyun oynadı hem ilerde hem geride. Geride gerçekten iyidi, ilerde de çok net pozsiyonlara girdi ama ayağının ayarını pek yapamadı maç genelinde.

2. yarıda 60. dakikaya kadar pek hareketlilik olmadı maçta. Fenerbahçe bizden daha çok oynuyordu topla amapozisyonları bulan taraf biz oluyorduk. Güzel oynuyorduk, yeni çıkmış bir takım olarah haddinden daha güzel oynuyorduk. Eksiklerimiz var tabi, sol kanadımız çok aksıyor. Emre ileri çıkınca orada kalıyor, Stancu sol tarafa hapsoluyor kendini gösteremiyor, geriye yardım etmiyordu. Stancu'yu kaybederiz. Galatasaray'dan ayrılma nedeni Fatih Terim'in onu sol kanatta oynatma sevdası olduğu bu kadar ortadayken, bizim de bu arkadaşımızı sola hapsetmemiz haksızlık olur. Stancu'yu kaybederiz orada, Fatih Tekke yerine onun olmasını düşünüyorum en uçta. Bu maçta gördüğümüz Fatih Tekke'nin ise en kısa bizleri yanıltmasını umuyorum. Belki...

Alex'in bir röveşatası vardı bu maçta ki akıllara zarar. Kesinlikle Karadeniz takımlarına bir garezi var Alex'in. Yıllar önce Samsunspor'a attığı gollerden birisini atacaktı bizlere belkide. Kaçan bu gole Fenerbahçe taraftarlarından daha çok Lig Tv'nin spikerleri üzüldü. Bende üzüldüm onların bu haline. Bu zamana kadar hep uzaktan izlediğimiz bu ligde Anadolu takımı taraftarlarının en büyük serzenişiydi Lig Tv ve spikerleri. İki TÜRK takımının karşılaşmasını taraflardan birini yabancı ülke takımı gibi anlatıyorsunuz ya hepinize hepinize yazıklar olsun. Bizlerden kazandığınız paralarda haram, zıkkım olsun sizlere.

Hiç paniğe girmeyen takımımız, maçın sonlarında da sakin oyununu devam ettirdi. Maçı da gol kaçırarak bitirdik zaten. Son anları 3 defans 2 forvet ile geçirdiğimiz maçta, Saso - Dalmat - Onur - Culio - Gosso - Garcia - Sedat takım adına çok olumlu sinyaller verirken, oyuna sonradan giren İrfan ise beniş de oynatın dercesine bir oyun koydu ortaya. Metin Diyadin'in işi zor. Takımın kumaşı gayet iyi. Doğru kesip, uzatması onun elinde artık. Kadro seçimi bakımından tatlı telaşlar yaşayacak olaya maç maç baktığımızda. Ki bu takım, kaybetsin. Üzülsekte kaybetsin ama böyle kaybetsin. Bizlerin yüzlerini önüne eğdirmeyen tüm futbolcu kardeşlerime, abilerimer buradan teşekkürlerimi iletiyorum. Güzel başladınız, güzel getireceksiniz inşallah sonunu...

1 yorum:

  1. Admin Hiç stancudan bahsetmemişsin. oda fatih tekke gibi etkisiz kaldı ..s

    YanıtlaSil

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Yorumlarınız bizim için önemli...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...