22 Eylül 2013

Haftanın Maçı #6 | Kahramanmaraşspor vs Orduspor



Bugün saat 16:00’da Kahramanmaraş Hanefi Mahçiçek Stadyumu’nda ligin yeni ekibi Kahramanmaraşspor ile karşılaşacağız. Mücadele TRT Spor’dan canlı yayınlanacak.

Uzun bir yazı yazamayacağım, yarın erken kalkıp bende Kahramanmaraş deplasmanında yerimi alacağım. Geçe kaldık yazı için.

Kahramanmaraşspor 5 maçta toplanılan 1 puan nedeniyle Besim Durmuş ile yollarını ayırarak Yılmaz Özlem’i takımın başına getirdi.

Orduspor maçı Yılmaz Özlem’in ilk maçı olacak. Yeni teknik direktör faktörü dışında maçın favorisiyiz.

Bu maç iki takım arasındaki ilk resmi maç olarak kayıtlara geçecek. Lig öncesi yapılan hazırlık kampında karşılaştığımız Kahramanmaraş'la maçımız 0:0 iken aşırı yağmur nedeniyle yarıda kalmıştı.

İrfan Başaran ve Sinan Turan gibi tanıdık isimler olacak karşımızda.

Bu akşam, kendi adıma 2 sene sonra çıplak gözle galibiyet görmenin sevincini ve liderliğin keyfini çıkarmayı umuyorum.

Mutlu yarınlar…

21 Eylül 2013

ZTK 2. Tur | Rakip Gölcükspor

Fotoğraf: Gölcük Postası

Türkiye Kupası 2. Turu’nda rakibimiz Gölcükspor oldu. Hafta içi çekilen kuralar neticesinde 2 Ekim Çarşamba günü, saat 15:00 Gölcük Şehir Stadyumu’nda Gölcükspor ile karşılaşacağız. Tarihimizde ilk defa karşılaşacağımız Gölcükspor, Kocaeli iline bağlı Gölcük ilçesinin profesyonel tek takımı. İlçede bulunan tersane ve 1999 depreminden ismine aşina olduğumuz Gölcük, Kocaeli merkeze 26 km., yaklaşık 15-20 dakika uzaklıkta bir ilçe. Hafta içi maçı olmasına rağmen civarda bulunan Ordulular ve Ordusporlular için büyük bir fırsat.

Gölcükspor’un renkleri kırmızı ve siyahtan oluşuyor. Kuruluşu işe 1984 yılına. Çok eski bir takım değiller. Geçmişlerine biraz baktığımız zaman elde edilen tek büyük başarı kuruldukları sene yaşadıkları şampiyonluk olarak göze çarpıyor. 1984/1985 sezonunda 3. Lig’den 2. Lig’e yükselen Gölcükspor, şanssızlık o ya, çıktığı sene tekrar 3. Lig’e düşüyor. 2. Lig’e çıktığı sezon olan 1894/1985 yılında oynadığı son maçta Eskişehir Şekerspor’a karşı aldığı 5:4’lük galibiyet  Gölcükspor tarihinin en gollü maçı oluyordu. 1985/1986 yılında 2. Lig’den tekrar 3. Lig’e düşen Gölcükspor, o tarihten günümüze kadar bir daha şampiyonluk göremedi. Aslında olumlu tarafından bakarsak 27 senedir hep 3. Lig’de oynadığından dolayı hiç küme düşme gibi bir duyguyu da yaşamadılar.

Konu Türkiye Kupası olduğu için, Gölcükspor’un Türkiye Kupası macerasına da değinmeden olmaz diye düşündüm. Gölcükspor’un bu kupada geldiği en üst nokta 1990/1991 yılında gerçekleşti. Bu sezonda Gölcükspor sırayla Tavşanlı Linyitspor, Mustafakemalpaşaspor, Silivrispor ve Torbalıspor’u eleyerek 5. Tur’a yükselmeyi başardı. 5. Tur’da Bursa deplasmanına giden Gölcükspor, Bursaspor’a karşı 1:0 kaybederek bu maceraya bir son dedi. Aralık 1990 yılında oynanan mücadelede Bursaspor’un golü 72.dakikada Hakan Şükür’den geldi. Yeni statü sonrasında yıllar sonra ilk defa Türkiye Kupası’nda geçen sene boy gösteren Kocaeli ekibi, ilk turda Gebzespor’u 3:2 ile geçerken, 2. Tur’da Göztepe’ye 3:0 kaybederek kupaya veda etti.

Gölcük ve Gölcükspor’un en kara günü şüphesiz ki 19 Ağustos 1999. Gölcükspor, yaşanan bu acıdan sonra 2 sene boyunca liglerde mücadele etmedi.

Geçen seneyi 3. Lig 1. Grup’ta 44 puanla 11.sırada bitiren Gölcükspor’un bu sene başında, Metin Peken bulunuyor. Sezona 4 maçta 2 galibiyet 2 beraberlik ile başlayan Gölcükspor’un kadrosuna ismine aşina olduğumuz herhangi bir isim bulunmuyor.

16 Eylül 2013

4. Hafta | Karşıyaka 0:1 Orduspor




Aldanmadan, havaya girmeden, seviniyoruz, mutluyuz, az biraz umutlu…

Son yıllarda lige hep iyi başlayan taraf biz olduk. Sonunu getirdiğimizde oldu, geçen sene olduğu gibi kümeye düştüğümüzde. O yüzden, bu sene biraz daha sakin olmalıyız. Yolumuz her zamankinden daha uzun. Yolumuz bol virajlı, çok sert. Bu gece rahat uyuyacağız, mutluluğu bizlere yaşatanlara teşekkürler. Böyle bir sonuç bekliyordum Karşıyaka deplasmanında. Çünkü takım oynadığı 2 maçta verdiği mücadeleyle bu ligde fazlasıyla iddialıyız edasında. Adanaspor maç yazısında “ben bu takımı sevdim.” demiştim. Düşüncemin arkasındayım. Özellikle geçen sene, futbola doymuş, “paramı alır oynarım” düşüncesinde olup da,   genç nesillere ilk defa bir ligden düşme psikolojisini yaşatan oyunculardan sonra, bu sene daha çok kendini gösterme çabasına girmiş, mücadelenin en kralını yapan oyuncularım varken, varsın 3. Lig’de olalım, üzülmem. Yeter ki o forma, o arma, başka renkler, başka şehirler karşısında aciz kalmasın.

2 haftanın aksine Odabaşı ve Ufukhan’ın yokluğunda Alişan ve Soro’yu izleme fırsatı bulacaktık İzmir’de. Onun dışında aynı kadro, rakibi tartarak başladı maça. Karşıyaka, ligin en eski takımı. Her seneye iddialı başlasa da, çoğunlukla sonunu getiremedi. Bu seneye  3 maçta 1 galibiyetle başladıkları için ve İzmir’de de kolay kolay maç kaybetmek istememelerinden dolayı baskılı başladılar maça. Baskılı derken, topu daha çok tutan, üzerimize gelen taraf görünümündeydiler. Ama pozisyon bakımından pek zorlayamadılar bizi. 3 maçta gol yemeyen bir takıma sahibiz. 2 hafta boyunca defans hattımızdan gayet memnunken, bu hafta kafamda soru işaretleri oluştu. Soro, başlarda sıkıntı çekse de maçın ortalarından, sonuna kadar bu maçta idare eder bir oyun ortaya koydu. Bu maçı kurtardı ama ağır bir görüntü çizdi. İleri hattı genç ve hızlı olan takımlara karşı sıkıntı yaşayabiliriz Soro’yla. Kesinlikle bir Akaminko havasında değil. Volkan ise bugün çok adam kaçırdı. Bu hali pek hoşuma gitmedi. Geçen 2 haftada performansı iyiydi ama bu oyunu inşallah bu maça özeldir.
Rakip gol ararken, biz golü bulduk. Güzel bir kontra atak ile Subasic durumu 1:0’a getirdi. Anıl’ın goldeki aktif, Landel’in ise pasif rolünü görmemezlikten gelemeyiz. Çok memnunum Anıl gibi bir oyuncuyu takımda tutabildiğimiz için. Bu lig için çok ideal bir isim. Geçen sene de değerlendirilebilirdi, değerlendirilmedi. Vardır bir bildikleri diyeceğimde, olsaydı Süper Lig’de olurduk.

Özünde gayet sıkıcı bir maçtı. 1. Lig’de oynanan çoğu maç mücadeleye dayalı olduğu için, çoğu maç Karşıyaka-Orduspor maçı gibi geçiyor. Karşıyaka beklemediğim kadar kötüydü. Biz ise beklemediğim kadar tutuktuk çoğu anlarda. Adanaspor maçında olduğu gibi, “saldıralım” değil de “uyutalım” havasındaydık. Uyuttuğumuz zamanlarda bir çok pozisyon bulduk rakip kalede. Direkten dönen 2 topumuz bunların içerisindeydi. Devamlı kaleyi yoklayan ve kendine güvenen oyuncular var bizde. Ceza sahası dışarısından atılan her top neredeyse rakip kaleci Bicik’in güzel refleksleri sayesinde gol sayısı olarak yazılamadı hanemize. Landel, altı pas içerisinden golü kaçırıp ceza sahası dışından nasıl bu kadar isabetli şutlar atabiliyor şaşırıyorum. 3.maçımızı kazandık. 3 maçta 7 puan alırken 5 gol attık hiç gol yemedik. 3.sıradayız. Orta sahasının ilerisinde çok rahatız, çok cooluz. Ayağa güzel paslar yapıyoruz, pozisyonlara giriyoruz. Teknik ve güçlü isimlere sahibiz. Geri hattında ise bir o kadar paniğiz, dan dun top oynuyoruz. Son satırlarım bu maça has düşüncelerim. İyi yanlarımızda kötü yanlarımızda henüz ölçü değil. Bu derenin altından çok sular akacak. Düşüşe geçtiğimiz zamanlar gelecek. Ligdeki kaderimizi de o zamanlar belirleyecek.

Dost Karşıyaka'ya, tezahüratları ve "Hoşgeldiniz1 pankartı için teşekkürler. Kareografileri ise müthişti.

Alişan’ın hakkında bir şeyler okumak isteyenlere gelsin son kısım. Gole kadar heyecanı çok belliydi. Yan toplarda 2 defa boşa çıktı. Sonra alıştı oyuna, kendine güveni geldi. İlk defa bu klasmanda oynayan bir kaleciye göre çok cesur ve soğukkanlı hareketleri göze çarptı. 

Stat: Atatürk
Hakemler: Erkan Zengin, Ayhan Akgöz, Nihat Samuk

Karşıyaka: Bicik, Rıdvan Şimşek, Mehmet Yiğit, Muhammet Özdin, Berkan Emir, Ofoedu (Dk. 78 Gökhan Aydaş), Hakan Bayraktar, Erdi Kasapoğlu, Burak Karaduman (Dk. 46 Kerem Bulut), Mustafa Sevgi, Ars (Dk. 67 Caner Ağca)
Orduspor: Alişan Şeker, Erkan Sekman (Dk. 88 Mustafa Tuna Kaya), Soro, Volkan Koçaloğlu, Ferhat Öztorun, Landel, Salih Sefercik, Selçuk Özkan (Dk. 46 Emre Aygün), Eren Özen, Anıl Taşdemir, Subasic (Dk. 76 Ionita)
Gol: Dk. 22 Subasic (Orduspor)
Kırmızı kart: Dk. 90+2 Erdi Kasapoğlu (Karşıyaka)
Sarı kartlar: Dk. 12 Burak Karaduman, Dk. 67 Berkan Emir, Dk. 68 Muhammet Özdin, Dk. 75 Rıdvan Şimşek (Karşıyaka), Dk. 71 Erkan Sekman, Dk. 78 Emre Aygün, Dk. 90+5 Ionita (Orduspor)

15 Eylül 2013

Haftanın Maçı #4 | Karşıyaka vs Orduspor









Saat: 20:00
İzmir Atatürk Stadyumu
 Yayın: TRT Spor














Süper Lig'e çıktığımız sezon İzmir'de 2:0 kazandığımız maçtan bir kare.
 

27 Ağustos 2013

∞ | Adnan Ersoy, Halis Gül, Güven Aşçı, Damla Aktepe...

Uzun uzadıya yazmaya, anlatmaya gerek yok aslında. Adnan Ersoy, Halis Gül, Güven Aşçı, Damla Aktepe... 72 yıl ömür sürmüş Adnan Ersoy da, hayatının baharında göçüp giden Damla da ölümsüzleşti artık. Kimine göre sadece metal bir levha, kimine göre manevi değeri kelimelerle ifade edilemeyecek kadar önemli bir vefa örneği... Emeği geçen herkese teşekkür ederiz. 







25 Ağustos 2013

2. Hafta | Orduspor 0:0 Mersin İdman Yurdu



Orduspor’un en büyük rakibi yine kendisi olmaya devam ediyor. 3 senedir eski başkan – yeni başkan çekişmesi, eski başkancı – yeni başkancı medya, destek yerine köstek olan yerel firmalar. Şimdide Orduspor’un en has taraftarları. Yoktular bugün. Bilmiyorum da hangi bahane Orduspor’u yalnız bırakmaya değer ki? Hangi bahane o armanın kendi sahasında deplasman yaşamasına razı olur ki? Bilmiyorum…

Geçen haftaki başarılı kadrodan değişiklik yapılmamıştı Mersin İdman Yurdu maçında. Rakip, ilk maçı olması sebebiyle eldeki kadrodan çıkartabilecekleri en iyi kadroyu çıkardı bu akşam sahaya. Tribünler ilk bakışta boş gibi görünse de taraftar gruplarının stadyumda olmadığını fark edince, gayette dolu olduğunu düşünmedik değil.  1.Lig’de oynadığımız maçlarda genellikle kale arkalarında boşluklar göze çarparken, bu akşam o boşluklar fazla yoktu. Oyunun başlamasıyla beraber ilk 10 dakikalık süreçte Mersin İdman Yurduna fazlasıyla top oynama şansı verdik. Bu süreçte hafızam beni yanıltmıyorsa ceza sahası dışından kalemize yollanan 3 adet şutları mevcuttu. Karşımızda yeni kurulmuş ve ilk defa maça çıkan bir ekip varken bu 10 dakikalık süreç, oyun stillerini çözmemize yetti. Oyunun kontrolü artık bizdeydi. Ben bu Orduspor’u çok sevdim. Sevdim de nazar değmeyecekse tabi. Isıran, mücadele eden bir takım vardı sahada. Mersin İdman Yurdu, ara toplarla kalemize gelmeye çalışsa da defans hattında yapılan müdahaleler çok yerinde oluyordu. Taraftarı gaza getirecek, rakibi ve hakemi baskı altına alacak anları çok yaşadık ama alamadık, yapamadık.

Eren’in kullandığı bir frikikte direği geçemedik. Bizim adımıza maçın en net pozisyonuydu. Mersin İdman Yurdu’nun geri hattı Landel karşısında çok zor anlar yaşadılar. Çoğu zamanda da Landel’i faulle durdurabildiler sadece. Kumaşı çok iyi, bozmazsa kendini bu sene yeni kahramanımız olabilir. Landel’e yapılan fauller sonrasında direkten dönen frikik sonrası aynı yere yakın 2 frikik daha kazandık ama ilk frikikteki gibi kaleyi bulma şansını yakalayamadık. Anıl tam maestro 2 haftadır. Bu haftada götürdüğü toplar ve oyunu yönlendirişi biçimiyle ligdeki farkını çok belli etti. Sakin bir oyun, ayağa atılan kısa ve uzun paslar memnun etti beni. Takım çok hırslıydı ilk yarı boyunca. Çok koştuk, çok yorulduk. Rakip takımda dişli çıkınca ve biz golü bulamayınca oyunu ekonomik kullanamadık. Hemen gol atalım isteği ilk yarıda sazı çalan tarafın bizim olmamızı sağladı. Tabi ki bu hırslı oyunun ceremesini çekecektik.

İkinci yarıya da her ne kadar istekli başlasakta özellikle 60. Dakikadan sonra tamamıyla düştük oyundan. Oyunu ekonomik kullanamayınca, ekonomik kullanamamakla beraber istenilen gol gelmeyince geri çekilme aşamasına geçtik. Gol bulamama aşamasında forvet konusuna değinmemek olmak. Bence iyi bir takım kurulmuş. En azından iki maçta oynanan futbol bu kanıya varmamı sağladı. Bu kadro hep bu istikrarda gidebilir. Gitmeyedebilir ama şu an iyi yanından bakmak istiyorum. Eğer hep hırslı ve ısıran bir takım olursak ve forvet hattında sıkıntı yaşar, bir çuval inciri berbat edersek çok çok yazık olur. Bence yol yakınken forvet hattı hiçbir sıkıntıya mahal vermeyecek şekilde desteklenmeli, takviye yapılmalıdır. Subasic ve Ionita çok yavaş ve son vuruşlarda takımın gol yükünü çekecek isimler gibi durmuyorlar. Yanılalım…

Oyun artık Mersin İdman Yurdu’nun elinde, şans ise bizim yanımızdaydı. 75.dakika olması lazımdı Kenan Şahin bomboş kaleye golü kaçırdığında. Bu gole kadar galibiyeti kaçıran taraf biz olduk diyecekken, yaşanılan bu pozisyon sonrasında 1 puana sevindik diyebiliriz. Ferhat Odabaşı ve Salih’in anlaşmazlığı sonrasında, Soro’nun çizgiden çıkardığı topa kadar geçen saliselerde ömrümüzden ömür çoktan gitmişti bile. Bu kaçan gol sonrası Mersin İdman Yurdu’da galibiyete karşı inancını kaybetmiş ve oyunu yavaşlatmaya yönelik hamlelere girmişti. Bizim cephemizde ise, beraberliğe razı olan Mersin İdman Yurdu’na son dakika şakası yapma isteği vardı. 5 dakikalık uzatmada Mersin İdman Yurdu kalesine 2 kere girip pozisyon bulmuş olsak dahi, bu pozisyonlar sonrasında golü bulamayınca Ordu’da oynadığımız ilk maçta 1 puana razı oluyor ve sahadan 0:0 berabere ayrılıyorduk…


Stat: 19 Eylül
Hakemler: Serkan Tokat, Neşet Merdin, Serkan Olguncan
Orduspor: Ferhat Odabaşı, Ferhat Öztorun, Erkan Sekman, Selahattin Özkan, Anıl Taşdemir (Dk. 81 Emre Aygün), Eren Özen, Branımar Subasic (Dk. 75 Alexandru Lonita), Ufukhan Bayraktar (Dk. 15 Bakary Soro), Volkan Koçaloğlu, Mıchel Landel, Salih Sefercik
Mersin İdmanyurdu: Mahmut Bezgin, Murat Ceylan, Güven Varol, Emrah Bozkurt (Dk. 46 Eren Tozlu), Adewole Lawal (Dk. 90 Veli Acar), Kenan Şahin, Mılan Mıtroviç, Ali Tandoğan, Efe Halil Özarslan, Murat Kalkan, Nduka Ozokwo (Dk. 90 Nurullah Kaya)
Sarı kartlar: Dk. 11 Murat Ceylan, Ali Tandoğan, Dk. 41 Nduka Ozokwo (Mersin İdmanyurdu), Dk. 62 Branımar Subasic, Dk. 87 Selahattin (Orduspor)

Haftanın Maçı #2 | Orduspor vs Mersin İdman Yurdu




Bu akşam saat 20:00’da, Ordu 19 Eylül Stadyumu’nda Mersin İdman Yurdu maçıyla yeni sezona taraftarlarımız önünde merhaba diyecek takım. Maçın yayını TRT Spor’da. Maçın hakemi ise Serkan Tokat.

2013/2014 sezonuna Adana’da rüya gibi bir skorla başlangıç yaptık. Hafta içi maç yazısında da belirttiğim gibi, beraberliğe razı olacağımız maçta 4:0 gibi bir skor hepimizi sevindirdi, ufakta olsa umutlandırdı. Erken hayallere dalmamayı 2 senedir canlı olarak yaşadık. O yüzden bu sefer temkinli olmamız gerekir. Önümüzdeki 10 hafta – 15 haftaya kadar bir şeyler konuşmak için çok erken. Tabi bu lig 1. Lig ise çok çok erken. Bizim ilk hedefimiz toplayabildiğim kadar puan toplamak olmalıdır. Sonrasında hedefimiz kendi kendine belli olacaktır. Bu akşam Adana maçından sonra yine bir Akdeniz ekibi olan Mersin İdman Yurdu ile karşılaşıyoruz. Adana’nın pazartesi ve dün oynadığı maçlara bakıldığında lige hazır olmadığı aşikar. O yüzden 4:0’lık galibiyetimiz çokta ölçü sayılmaması gerekiyor genel olarak bakarsak. Bu akşam takımın gücünü nispeten daha rahat göreceğimize inanıyorum. Mersin İdman Yurdu, Adanaspor’a göre daha iyi bir kadroda ve daha hazır görüntüde. Son zamanlarda en çok maç yaptığımız takımlardan bir tanesi Mersin İdman Yurdu. Sezon öncesi hazırlık maçında karşılaştığımız Mersin’e 1:0 kaybetmiştik. Rakip ilk haftayı “BAY” geçti. Dolayısıyla ilk ciddi sınavını bize karşı verecekler. Taraftarları ilk defa seyredecekleri takımlarını merak ediyorlardır. Kader ortağımız Mersin İdman Yurdu ile Süper Lig’e aynı sezonda çıkmış, aynı sezonda düşmüştük. Böyle bir ortak yapı içerisinde birbirimizi kıyasladığımız zaman onlar geçen sene ki kadrodan daha çok isim tuttular kadrolarında. Ne olursa olsun bu ligin üzerinde olan oyuncuları var hala takımda. Bu oyuncular yanında yaptıkları transferler;  Emrah Bozkurt, Kenan Şahin (Kayseri Erciyesspor), Mahmut Temür (Regensburg), Efe Halil Özarslan (Bucaspor), Mahmut Bezgin (Gaziantepspor), Coşkun Kayhan (Sollenau), Murat Kalkan (Torku Konyaspor), Ali Tandoğan (Antalyaspor), Ömer Alp Kulga (Orduspor), Behram Zülaloğlu (Körfez FK), Veli Acar (Denizlispor), Muammer Yıldırım (Belediye Vanspor), Güven Varol (Kardemir Karabükspor) şeklinde. Gelen isimler içerisinde Emrah Bozkurt, Kenan Şahin, Mahmut Bezgin, Ali Tandoğan, Ömer Alp Kulga, Veli Acar, Behram Zülaloğlu ve Güven Varol bu lig için gayet yeterli isimler diyebiliriz. Ömer Alp Kulga’nın neden hala takımımızda tutulmadığını merak ediyorum. Rotasyonlu kadroda çok işimize yarayacağını düşünüyordum. Murat Kalkan ise Süper Lig’deyken eski oyuncumuzdu. Hiçbir varlığını göremedik kendisinin ama 1. Lig’de iş yapar mı bekleyip göreceğiz.

İlk hafta olduğu için elimizde istatistiki veriler yok. Fazla yorum yapabileceğimiz bir ortamda yok zaten. En iyisi maç sonucunu bekleyip öyle bir şeyler yazmak daha mantıklı. Mantığımız bu maç hakkında konuşmak için erken diyor ama gönlümüz 1:0 olsun bizim olsun diyor. Kazanamayabiliriz. Üst lige da çıkamayabiliriz. Ben bu sene takımdan tek bir şey istiyorum. 2 senenin kötü izlerini silmeleri açısından her maçın Adanaspor maçı gibi olmasını. Göze hoş gelen bir futbolu, cesur olmayı. Sahada aciz kalmamayı. Bunları gerçekleştirelim, gerekirse diyelim ki istedik ama olmadı.

Mersin İdman Yurdu ile 21. Maçımıza çıkıyoruz.  Oynanan 20 maç sonunda Orduspor’umuz aldığı 8 galibiyete Mersin İdman Yurdu 6 galibiyet ile cevap verdi. 6 maç ise berabere bitti. Son zamanlarda Mersin İdman Yurdu’nun,  Ordu’da tutan bir şansı söz konusu. Ama genel olarak bakıldığı zaman Ordu’da ki maçlarda 5:3’lük üstünlüğümüz var. 2 maç ise berabere bitti. Ordu’da en son oynana maç geçen sene Süper Lig’de 1:1 berabere kaldığımız maç idi. O maçta Mersin ekibi Nduka ile 1:0 öne geçmiş, biz ise 87.dakikada Şamil ile beraberliği yakalamıştık. 2005/2006 ile 2010/2011 sezonlarında 1. Lig’de Mersin’de oynana ve 4:1 kazandığımız maçlar iki takım arasındaki en gollü en ve en farklı maçlar olarak tarihe geçti.

İlk hedefimiz; lider girdiğimiz haftayı aynı yerde bitirmek olsun. Başarılar mor menekşem…
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...