İstanbul Belediyespor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul Belediyespor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2014

#26. Hafta | İstanbul bbsk - Orduspor


Kendi içimizden kaynaklanan sorunların haricinde bir de dış güçler çıktı karşımıza. Sezon başında kurdukları kadrolar ile henüz daha lig başlamadan şampiyon ilan edilen İstanbul Belediyespor ve Ankaraspor'a karşı ekonomik anlamda çok daha zor şartlarla mücadele eden Anadolu takımlarından sivrilenleri budama haftalarının başladığını söyleyebiliriz. Sezon başından beri bu iki takım haricinde kim ön plana çıksa bir hakem faciasıyla karşı karşıya kalıyor. Bu iki takımın kendi arasında yaptığı maçta taraftardan çok güvenlik görevlisi vardı. İstanbul'da ikamet eden 1 milyona yakın da Ordulu'nun bir anlamda destek olduğu İstanbul Belediyespor'un asıl amacının  amatör sporlarda sporcu yetiştirmek olması gerekirken profesyonel anlamda yapılan bu ciddi yatırımların sebebini şimdiye kadar anlamış değiliz.. 

Maç hakkında çok fazla söylenecek bir şey de yok aslında. İki takımın kadro yapılarını karşılaştırmaya da gerek yok. Kağıt üzerinde oldukça zor bir deplasman. Manisaspor deplasmanına giderken çoğumuz bir puana razıydık örneğin ama maçın bir devresinde iyi oynayan Orduspor o maçı kazanmasını bildi. Bugün de iyi motive olmuş bir Orduspor'un kazanmaması için bir sebep yok. İlk yarıda Ordu'da oynadığımız İBB maçında da rakipten daha iyi olmamıza rağmen Ordu'da sahadan mağlubiyetle ayrılmıştık. O gün ilk mağlubiyetimizi almamıza rağmen bu takımı içselleştirdiğimiz, bağrımıza bastığımız gün olmuştu. Maç sonunda takımın tamamının yere yığılıp kalması da dün gibi aklımızda... 


Küme düşmemizin asıl nedeni yönetimsel hatalardı ama Orduspor'un aykırı duruşunun da geçtiğimiz sezon düşmemizde etkisi vardı. Ligtv'nin göz göre göre küme düşmeme mücadelesi veren diğer takımları ön plana çıkarması, zaten kötü olan takımın bir de hakem hataları ile uçuruma sürüklenmesi vs vs... Bu sezon da benzer şeyleri anladık ki Süper Lige çıkma yarışında göreceğiz. Geçtiğimiz sezonun ligtv'si Trt kılığında, Şansal'ı Tanju kılığında... Sezon başından beri hep bu takıma omuz çıkalım, onların yüklerini hafifletelim dedik ama mevcut görüntü içler acısı. Geçtiğimiz sezon Süper Ligde katledilirken sesimizi çıkardığımız zamanlar oldu ama yeterli olmadı. Bu sezon ise bırakın tepki vermeyi Ordu'da hakemi, rakibi baskı altına almaktan bile aciz bir taraftar topluluğuna oynuyor bu yürekli takım. Maç hafta içi, maçın saati 16:30. İstanbul'da yaşayan binlerce Ordulu takımını bekledi ama gün ve saat ancak bu kadar güzel denk getirilebilirdi. İmkanı ve zamanı olan herkes bir şekilde Olimpiyatta olmalı. Maçın hakemi Abitoğlu. Geçtiğimiz haftaki kırımın üzerine ancak böylesine abes bir atama yapılabilirdi. Hafızamızdaki yeri hiç de iyi değil! Bize antrenman sahasını açmayan, 80 bin kişilik stadta 15-20 kişiye oynayan İBB'nin de Orduspor taraftarına kale arkasını vermesi ayrı güzellik. Kazanamasak da kaybetmeyelim. Bugün sahada olacak olan güzel yüreklere inancımız, güvenimiz tam. Bu takımı her şeye rağmen Süper Lige çıkarak onlar!

29 Eylül 2013

Nazar Boncuğu | Orduspor 0 - 1 İstanbul B.Ş.B

Bu taraftar küme düşerken sırıtan futbolcu gördü. İlk mağlubiyeti aldık, tüm takım yere yattı. Sizin güzel yüreklerinizde saklı Şampiyonluk...!

Kötü oynamadık. En azından Kahramanmaraş maçından daha kötü oynamadık bence. Ama bir şeyler eksikti. Landel'in yaptığı bireysel hatanın cezasını kesti Belediyespor. Avantajı ele aldıktan sonra da temkinli oynayarak maçı kazandılar. Beraberliği, hatta galibiyeti getirecek pozisyonları ön tarafta çok üretken olamamıza rağmen bulduk ama geçtiğimiz hafta yanımızda olan şans bu hafta bize sırtını döndü, top kaleye girmedi. Halis Özkahya da zaten aleyhimize işleyen dakikalara yaptığı ince müdahalelerle maçı baltalayınca mağlubiyet kaçınılmaz oldu.

Lige oldukça iyi başladık. Çoğumuz böyle bir başlangıcı hayal dahi etmiyorduk. Böylesine birbirine bağlı, armayı sahiplenen, taraftarla sosyal medya üzerinden kenetlenen, adam gibi adamlardan oluşan bir takım da beklemiyorduk...  Ama ligde 7 hafta geride kalırken bir Orduspor taraftarı olarak bu takımı her şeyiyle benimsedi çoğumuz. Takımda kendimizi görüyoruz.

Dün maçın ardından hepsinin sahada yıkılıp kalması... Alışkın değiliz uzun zamandır böyle şeylere biz. Göz göre göre küme düşmemize neden olan futbolcu topluluğunu hatırlayınca ortaya çıkan bu takım çok fazla geliyor bana. Bizi diğerlerinden ayıracak, bir adım öne çıkmamızı sağlayacak en önemli şey bu özelliğimiz olacak. Tek sorun, takımdaki bu havanın şehirde olmaması. Tamam küme düştük, hayal kırıklığı yaşadık ama bir kendimize gelelim artık. Şu futbolcu topluluğuna hissettirelim maneviyatımızı. Milyonları alıp bizi kepaze edenleri bastık bağrımıza, bu takımdan esirgemeyelim!

İlk başta da belirttiğim gibi futbol olarak çok kötü değildik dün. Anıl'ın maçın içine girememesi, Emre'nin formsuzluğu, Alex'in ön tarafta tehlikeli noktalarda topla buluşamaması, Eren'in üretkenlikten uzak olması... Madde madde sayınca bütün bu olumsuzluklara rağmen oyunun belli bölümlerinde oyunu Belediye'nin yarı alanına yıktık. Kadromuz dar. Sayı olarak geniş bir kadroya sahibiz ama nitelik olarak maalesef eksiklerin yerini dolduramıyoruz. Rakip Ömer Can Sokullu gibi bir isimle oyuna müdahale etti örneğin. Hatta Tom gibi oyunun kaderini her an değiştirebilecek bir futbolcuları oyuna dahi girmedi. Biz ise Ufukhan'ı forvet olarak kullanıp, Reha'ya ilk defa görev verdik. Görev almayan veya çok fazla forma giymemiş isimleri bir şekilde takıma kazandırmalıyız. Örneğin sezon başında adını sıkça duyduğumuz Ziya Alkurt, yavaş yavaş forma giymeye başlayan Faruk, Reha, Hüseyin Kuday... Devre arası transfer de yapamayacağımıza göre elimizdeki kadroyu kullanmaktan başka çaremiz yok.

Sezonun ilk mağlubiyeti... Son da olmayacak. Tavşanlı deplasmanından mutlu dönüp, Fethiye maçıyla yolumuza kaldığımız yerden devam edeceğiz.  İnanıyorum ben...

ORDUSPOR: 0 - İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR: 1 Stat: 19 Eylül Hakemler: Halis Özkahya, Mehmet Şahan Yılmaz, Emin Yıldırım 
Orduspor: Komichev, Ferhat, Soro, Erkan, Emre (Dk. 75 Ufukhan), Ionita, Anıl (Dk. 84 Reha), Eren (Dk. 64 Faruk), Volkan, Landel, Salih İstanbul Büyükşehir Belediyespor: Eser, Can, Visca, Zeki, Mehmet, Lima da Silva (Dk.76 Tayfun), Mustafa (Dk.81 Fevzi) Alaattin (Dk. 61 Ömer), Alparslan, Rıdvan, Gençer 
Gol: Dk. 43 Mustafa ( İstanbul Büyükşehir Belediyespor) Sarı kartlar: Dk. 19 Salih, Dk. 40 Soro, Dk.78 Landel (Orduspor), Dk. 37 Zeki, Dk. 40 Can, Dk.90 Rıdvan (İstanbul Büyükşehir Belediyespor)

18 Şubat 2013

Hüsran | Orduspor 2 - 2 İstanbul Belediyespor


Altımızdaki takımların hepsinin puan kaybettiği bir haftada aynı puanda olduğumuz İstanbul Belediyespor ile karşılaştık. Herkes 6 puanlık maç diyordu ama bence 9 hatta 12 puanlık bir maçtı. Her bakımdan kazanmamız gereken bir karşılaşmaydı. Çok da yaklaşmıştık ama sonunu getiremedik ve sahadan bir puanla ayrıldık.

Aslında çok güzel başlamıştı her şey. Umbides'in golü ile daha 3. dakikada öne geçtik. Daha gol sevincimiz sürerken 4 dakika sonra beraberlik golünü yedik. Daha sonra İBB Visca ile sağ taraftan etkili geldiler. Visca, deyim yerindeyse bizim sol tarafımızı hallaç pamuğuna çevirdi. Zaten H. Cuper'de bunu farkedip erken bir değişiklikle Atila'nın yerine Ferhat'ı aldı. Ferhat oyuna girdikten sonra ipleri tekrar elimize aldık ve Yussuf ile 2. golü bulduk. Umbides, Barral ile yaptığı verkaçta topu yerden arka direğe kesti ve Yussuf boş kaleye golü attı. İlk yarı da bu skorla bitti. 2. yarıya ise şanssız bir sakatlıkla başladık. İkinci yarıya ilk yarının sonlarından yaşanan bir pozisyondan dolayı zorunlu bir değişiklikle başladık. İbrahim Kaş'ın sakatlanmasından dolayı ikinci yarıya Müslüm ile başladık. Bu değişiklikle Ali Çamdalı stopere geçti. Ali'nin tandeme geçmesi, maçın başından beri sahada düz koşu yapan Nizamettin hiçliği ile birleşince bütün orta alan üstünlüğünü İBB'ye verdik. İkinci yarıya da bütün bu olumsuzluklara rağmen iyi başladık. Romero ve Umbides ile rakip kaleye oldukça etkili ataklar gerçekleştirdik. Üçüncü golü bulamayınca son dakikalarda yine geriye gömüldük.  Sonra da 87. dakikada Ömer Can bomboş kaldı ve golü yedik.  Adam paylaşımındaki bir hata 2 puanımıza maloldu.

Karşılaşmanın belli bölümlerinde futbol oynamak istediğimiz zaman neler yapabildiğimizi gayet iyi gördük. Özellikle Ayila'nın golünden önceki baskı gerçekten haftalardır özlem duyduğumuz bir görüntünün ta kendisiydi. Fakat o baskı, sağlı sollu ataklar, oyunu rakip ceza sahasına yıkan Orduspor'u sadece 5 dakika izleyebildik. Oynamaktan öte oynatmamayı hedefleyen bir yapımız olduğu için skor avantajını elde edince yine oynatmama derdine düştük. Öyle veya böyle bu teknik kadro ve futbolcu topluluğuyla sezonu bitireceğiz. Puantaj bakımından sıkıntı yaşıyoruz ama oynanan futbol da gerçekten can sıkıcı.

Sonuç olarak mutlu bir hafta geçirebilirdik ama Orduspor'umuz yine çok gördü bize. Fikstür bundan sonra zorlaşıyor. Bir hedef vardı ama o hedef hiç oldu artık. Şuanki hedefimiz gayet açık ve net. Bu hafta rakip Galatasaray. İnanan bir futbolcu topluluğuna sahip olsaydık, rakibin futbolcuları, kadrosu umurumuzda dahi olmazdı aslında ama maalesef öyle bir topluluğa sahip değiliz! Umarız, yanılan biz oluruz.

24 Eylül 2012

İstanbul Belediyespor Maçının İstatiksel Verileri

Sir Alex Ferguson her ne kadar ''İstatistik mini eteğe benzer; çok şey gösterir ama asıl görünmesi gerekeni göstermez'' dese de İstanbul Belediye maçının istatiksel verileri üzerinden bir analiz yapalım dedik. Veriler ve görseller matchstudy.com'dan, fikir ise uzunpaslar blog'dan diyip telif olaylarının önünü keselim :)

Görseller ve veriler aslında açık ve net. Maçın her bakımdan istatistiksel olarak analizini yapmak mümkün. Genel olarak sahaya çıkan 11'e baktığımız zaman 4-4-2 görünümlü 4-3-3 olduğunu, hücumda çoğu zaman Atila'nın da ileri çıkmasıyla 4-3-3'e döndüğümüzü söylemiştik. Maç içinde sahaya yayılış şeklimiz defansda ve ofansda farklılık gösteriyor. 


Futbolcuların maç içinde neler yaptığı aşağıdaki tabloda ayrıntılı olarak verilmiş. Topla en çok oynayan futbolcumuz Ali Çamdalı. Orta alanda toplar genellikle Ali'de toplandı. Defansdan ofansa geçişte aradaki köprüyü çok iyi kurdu Ali ama devşirme olarak forma giydiği stoper mevkisinde bu maç görev alan Agus ve İbrahim Kaş'ın topu oyuna sokmakta sıkıntı yaşadılar. Ali'nin stoperde oynatılmasını eleştiren kişilerden biriydim ama İbrahim ve Agus'un topu oyuna sokmakta yaşadığı sıkıntıyı görünce Cuper'in Ali'yi tandemde görevlendirmesine hak vermedim değil...



Sezon başında yaptığımız analizlerde kanatlarda sıkıntı yaşamamız durumunda hücumda çok fazla alternatifimiz olmadığını söylemiştik. Geride kalan haftalara ve bu haftaki İstanbul Belediye maçına baktığımız zaman topla çok hızlı kontra atağa çıkan, duran ve yan toplarla etkili olan bir takımız. Alttaki iki görselde bunu açıkça görüyoruz. Özellikle 2. görselde Umbides'in kullandığı sağ kanatımız bayağı bir işlemiş. Doğrusunu söylemek gerekirse ilk iki maçta Umbides'in kestiği etkili ortalara rağmen ( hatta attığımız gollerin çoğunda imzası vardı ) beklentilerimin çok uzağındaydı. Fakat içerde oynadığımız Kayserispor maçında ve İstanbul Belediye maçının özellikle ilk yarısında çok etkili bir Umbides vardı sahada. Garcia'nın kendi mevkisine dönmesiyle sağ kanadımız ideal halini aldı. Yabancı sınırlamasından dolayı Yiğit'in forma ihtimalini düşünüyorduk ama son iki maçından sonra Yiğit'in forma giymesi için çok daha fazla çaba göstermesi gerekecek.


Maçın genelinde İstanbul Belediye 10 kişi oynamasına rağmen belirli dakikalarda bizi baskı altına aldıklarını söyleyebiliriz. Maçın genel anlamda istatistiklerine baktığımız zaman zaten 10'a 11 oynanan bir karşılaşma değilde başabaş gitmiş bir karşılaşma olduğu ortaya çıkıyor. Bizim cesaretsiz ve dingin oyunumuz da İstanbul Belediye'yi cesaretlendirdi ama karşılaşmanın son 10 dakikasında geriye gömülen bir Orduspor ve gol arayan İstanbul Belediye vardı sahada. 70. dakika 10 kişi oynayan bir takıma gol atamamış olmanın verdiği psikoloji ile hiç değilse mağlup olmayalım anlayışına büründü takımımız ama bu maçı çok daha kolay bir şekilde bitirip, üç puanı hanemize yazdırmalıydık..

İstanbul Belediye maçı ile istatiksel analizin startını vermiş olduk. Çok fazla ayrıntıya girmedik ama bundan sonraki değerlendirmeler daha doyurucu olacak. Cuma günü oynayacak olduğumuz Galatasaray maçını kazanmak, puan almak çok önemli ama o maçtan alınacak iyi sonuç psikolojik olarak da bizi çok olumlu yönde etkileyecek. Cuper Belediye karşısında oynanan etkisiz futbolun farkında. Galatasaray maçında iyi bir sonuç elde etmemiz için minimum hata ile oynamalı ve iyi yaptıklarımızı sahaya yansıtmalıyız. Umarız cuma günü maçın ardından sevinen taraf biz oluruz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...