Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2013

Oysa Ben Senden Neler Neler İsterdim...


Bugün kederliyim, beterim bugün
Sesime ses değse çığlık oluyor...
***
4 Mayıs 2013
Orduspor 2:4 Bursaspor
Yıllar sonra bir ilk yaşıyor bu renkler,
Orduspor PTT 1. Lig'e düşüyor...

8 Aralık 2012

Haftanın Maçı #15 | Bursaspor vs Orduspor

14 maçta sadece ve sadece 4 galibiyet alan 2 takımın karşılaşması.
Birisi daha 2 sene öncesinin lig şampiyonu,
diğeri sezona flash sonuçlarla başlayan ama devamını getiremeyen gönlümüzü verdiğimiz takımımız.
Maç yarın akşam 19:00'da Bursa Atatürk Stadyumu'nda. 
Hakem ise Suat Arslanboğa. Bu sezon Bursaspor'un Gaziantepspor ile 1:1 berabere kaldığı maçı yönetti.
Rakipte Ozan İpek kadro dışı. Bizde İbrahim Kaş cezalı, Barral, Agus ve Selçuk'un sakatlıkları devam ediyor. 

İki tarafında kendi içinde sıkıntıları var. Bizden öte Bursaspor'da daha çok bu sıkıntılar. Ertuğrul Sağlam konusunda görüş ayrılıkları ortaya çıkmaya başladı, geçen seneden başlamıştı aslında. Bir insan zenginlikten yoksulluğu yaşarsa bu onun için büyük yıkım olur. Yoksul insan ise hep zenginliği hayal eder ama zengin olamadım diyede yıkım yaşamaz misal. Bursaspor'un yaşadığı sorun burada. Bundan sonra şampiyonluk dışında kendilerini bulacakları sıralama onları memnun etmeyecektir. Takıma bir küskünlükleri var. 2 sene önce Bursa'da bir Şampiyonlar Ligi maçında Manchester United gören gözler bundan sonra o stada gelecek çoğu takıma küçümser gözle bakacaktır. Belli bir süre daha...

Bizde durumlar sıkıntılı. Otobüs taşlama, kupadan elenme gibi hafta içlerinin ardından bu maça daha sakin hazırlandık. Ama pek umut kalmadı içimizde ilk yarıya dair. Şu devre düşe kalka öyle yada böyle biterse devre arasının en çok yarayacağı takımlardan birisi biz olacağız.

Bursaspor kendi sahasında 2 maç kazandı. Kazandığı maçları ise farklı kazanmasını bildi. Bu maçlarda Karabükspor'a 4, Mersin İdman Yurdu'na 3 gol attılar. Bizim deplasmanlarda oynadığımız kötü oyun ortada olsada Bursaspor'un da kendi sahasında çok iyi olmadığını düşünürsek maçtan beraberlik beklemek çokta hata olmaz.

Dolu dolu bir yazı olmadı farkındayım. Bu haftada böyle olsun, takımın kötü gidişatına bizde ayak uyduralım. Biraz istatistiklikle yazımızı sonlandıralım. Bursaspor'un bu sezon toplam gol sayısı 23. 23 gol içerisinden 10'unu duran toplar sonrasında buldular..Takımın en golcü ismi 5 golle Batalla. Gol dakikalarına bakarsak 76-90' arasında attıkları 6 gol, 15 dakikalık zaman dilimleri içerisinde en fazla gol sayısına ulaştıkları dakikalardı. İnce bir not, 14 hafta boyunca Bursaspor'un 0:0 biten hiçbir maçı olmadı. 1260 dakikayla 14 maçın 14'ünde de 90 dakika sahada kalan kaleci Scott Carson, rakipte en çok süre alan isim konumunda. Onu 1204 dakikayla Batalla, 1170 dakikayla İbrahim Öztürk izliyor. Aynı İbrahim Öztürk gördüğü 6 sarı kartlada takımın en çok kart gören oyuncusu. İbrahim'in yanında sezon içerisinde Basser ve Hakan Aslantaş'ın gördüğü kırmızı kartlar var.

Bu maç Bursaspor ile 27. maçımız olacak. Oynanan 26 maçta galibiyet sayısı eşit. İki takımında 8 galibiyeti bulunurken geriye kalan 10 maç berabere bitti. Ama Bursa'da durum hiç iç açıcı değil. 13 maçta 1 galibiyet 6 beraberliğimiz yanında 6 mağlubiyetimiz bulunuyor. Bursaspor'un bize karşı en farklı galibiyeti 1983-1984 senesinde 4:0'lık skorla gelirken, bizim 2 maçta 3:0 ve 1 maçta 4.1'lik galibiyetimiz bulunyor.

5 Şubat 2012

1 Puan İyidir... | Bursaspor 0 - 0 Orduspor

İlk yarıdaki fikstürü takip ediyoruz. Kazandığımız maçları yine kazandık. Ordu'da uzatmalarda Bursaspor'dan 1 puanı almıştık. Bugün ise yine ilk yarının tekrarı oldu ve Bursaspor deplasmanından 1 puanla dönüyoruz. Maçı kazanabilirdikde kaybedebilirdikte ama oynadığımız futboldan dolayı alınan 1 puana sevinmeliyiz. Bursaspor topla daha çok oynayan, baskılı olan taraftı. Bizim kaleye tek bir şutumuz vardı ama o pozisyonun Bursaspor'un pozisyonlarından daha net olduğunu düşündüğümüzde tek bir şutla Bursa deplasmanından 3 puanla dönebilirdik. 5. dakikada Javito'nun ceza sahasında düşürülmesi ise es geçildi. Ozan orda ikinci sarıdan kırmızıyı görecekti ve normal şartlarda penaltıdan maçın başında öne geçecektik belkide ama dediğim gibi hakem es geçti.

Aslında maça iyi başladık. İlk 20 dakika önde basarak Bursaspor'u uzun oynamaya ittik. Bursaspor'un uzun oynaması sonucu bütün yüksek topları Ömer ve Yalçın sektirmeden indirdi ve Bursaspor'un etkili olmasının önüne geçtik. Fakat Ömer ve Yalçın gayet iyi olmasına rağmen ikisinin indirdiği topları toplayan Ali ve Onur ikilisi ön tarafa oynayamayınca kendi yaptığımız olumlu işin içinde boğulduk deyim yerindeyse. Maç boyunca defansif bakımdan iyiydik ama maç öncesi bizim için en önemli bölge Ali ve Onur'un bölgesiydi. Defansif bakımdan çok fazla sırıtmasalarda ön tarafla köprüyü kuramayınca bu ikili 25. dakikadan sonra baskı yemek zorunda kaldık. Çünkü Ali ve Onur'a gelen topların neredeyse tamamı rakibe gitti. İkisinin ön tarafla olan bağlantısının kopuk olması, Javito'nun diğer maçlara nazaran durgun olmasıda Hasan Kabze ve Stancu'nun ön tarafta oyundan kopuk olmasına yol açtı. Hasan özellikle top almak için gerilere kadar geldi, kaptırdığı topları kovaladı, defansa yardım etti. Oyundan çıkana kadar sahanın en çok koşan futbolcularından biriydi. Stancu'da Hasan gibi hareketli oynadı, kenarlara geldi ama kaçırdığı golün tarifi yok gerçekten. Sezon başından beri Stancu'nun bu şekilde kaçırdığı birçok pozisyon hatırlıyorum. Seken topları tek vuruşla gol yapması tamam ama iş topu sürüp kaleye dikine gidip gol atmaya gelince o olay Stancu'ya iki gömlek fazla geliyor. Ya topun üstüne basıyor, ya o topu toparlayıncaya kadar rakip yetişiyor yada bugün olduğu gibi çok cılız bir vuruş yapıyor...


Cuper diğer maçlardan farklı bir şekilde hazırlamamış takımı Bursaspor maçına ama N'Diaye Adem Koçak ikilisinin Onur ve Ali üzerindeki etkili baskısı bizim adımıza bu maçın bu kadar pozisyonsuz olmasına neden oldu. Ali ve Onur zaten topla çok iyi futbolcular değil. Birde rakip baskılı olunca ve önde basınca bizim oyun düzenimiz tamamen bozuldu. Gosso'nun yokluğunu gerçekten çok hissediyoruz. Gosso'da topla çok iyi bir futbolcu değil ama onun varlığı bile o bölgeye çok daha hakim olmamızı sağlıyor. 2. yarıya belki Hakan'ı oyuna alarak başlayabilirdik ama Cuper Hakan'ın oyuna girişini 70. dakikaya kadar bekletti. Zaten o dakikada sonra maçı berabere bitirmek için oynamaya başladık. Hasan Kabze'nin çıkıp Abdülkadir'in girmesi, yorulan Culio'nun çıkıp Dalmat'ın girmesi yine buna yönelik hamlelerdi. Zor da olsa istediğimizi aldık. İstediğimizi almaya çalışırken zaman zaman oyunu ağırdan aldık. Bursaspor tribünlerinin tepkisi oldu bu duruma ama oldukça ayarındaydı bence vakit geçirmeye yönelik davranışlar. Çok fazla abartılmadan yaptı takım bunu. İlk yarıda Ordu'da oynanan maçın ikinci yarısında Bursasporlu futbolcular çok daha abartılı şekilde süre geçirmeye yönelik oynamışlardı ama son dakikada Yalçın'ın attığı gol planlarını bozmuştu.

Maça damgasını vuran iki adam vardı. Biri Yalçın Ayhan diğeri Ömer Kulga. Ömer'in Süper Lig tecrübesi yok denilecek kadar az iken Ankaragücü maçından sonra bu maçtada ilk 11 çıkıp görevini yerine getirmesi gerçekten takdire şahayan. Onun bu şekilde oynamasının diğer bir etkeni ise tabikide partneri. Yalçın'ın ligin başından beri partnerleri değişti. Sedat, Nickenig, Garcia, Numan ile oynadı. Her zaman tandemdeki en caydırıcı gücümüz oldu. Birkaç talihsiz maç dışında bu sezon sahadaki en verimli adamlarımızdan biri. İlk yarıdaki Bursa maçında son dakikada attığı gol ile bir puanı kazandırmıştı bize. Bugün ise gerek havadan, gerek yerden geçit vermedi Bursaspor hücumcularına. Yerinde kademeleri, zaman zaman uzun toplarla takımı atağa çıkarması... Yani her anlamda elinden gelenin en iyisini yaptı Yalçın. Ömer ve Yalçın'ın hava toplarında çok iyi olmasından dolayı Fevzi'de rahat bir maç çıkardı.

Sonuç olarak ilk yarının aynısını tekrar ediyoruz ama bu hafta bu tekrarı bozmalıyız. Rakip Antalyaspor ve 6 puanlık bir maç. İlk yarı Antalyaspor deplasmanından 1 puan ile dönmüştük ama bu sefer kesinlikle Ordu'da kazanmalıyız. Ligin ilk yarısında yaptığımız seriyi bozmak istiyorsan şimdilik ilk hedef Antalya. Antalyaspor maçını kazanırsak sonrasında herşey daha güzel olacak...

27 Ekim 2011

Tılsım Bozulmadı, 90+'da Gelen Puan...



Tılsım bozulmasın dedik, puan önemli değil önemli olan maç kaybetmeme alışkanlığımızı devam ettirmek dedik ya, tam da öyle oldu. Dün akşam 90+'da gelen o gol 1 puanın yanında bize psikoljik olarak çok şey kazandırdı. Dün akşam 2. yarı oynadığımız o futboldan sonra maçı kaybetseydik hakkaten büyük bir hüsran olacaktı bizim için. Hem o futbolun karşılığını almamız hem de uzatmalarda golün gelmesi çok güzel oldu. Takım bundan sonra da hep bu bilinç ile maçın 90 dakika olduğunu kafasına kazımış olacak. 90+'larda o puan için hala saldıran, 2. yarı rakibine nefes aldırmayan takımımızla ne kadar gurur duysak az...

Dün akşam aslında sahada 2 farklı Orduspor var. İlk yarı ve ikinci yarı bambaşka oynadık. İlk yarı oynadığımız kötü futbolun bence tek sebebi maça çekingen başlamamızdı. İçerde ve deplasmanda düne kadar oynadığımız bütün maçlarda ilk 25-30 dakika rakip kaleye çok iyi gidip işi erken bitirmeye çalışmıştık. Nitekim bunun karşılığını ilk yarım saatte attığımız gollerle çok iyi aldık. Fakat dün akşam bunu biz değilde Bursaspor yapmak istedi. Başarılı da oldu ve ilk 30 dakika oyunu kendi yarı alanımızda kabullendik. Tam bu baskıyı kırdık ve ilk yarıya 0-0 girmemiz avantaj olacak diye düşünürken ilk önce orta sahada ardından defansta kademe hatası yapınca golü kalemizde gördük ve devreye 1-0 geride girdik.

İlk yarı oynadığımız futbolun şaşkınlığı ve moral bozukluğu vardı üstümüzde. O yüzden ikinci yarıdan çok fazla umutlu değildim açıkcası kendi adıma. Çünkü ligin başından beri belkide en kötü oynadığımız devreydi. İkinci yarı başlamasıyla beraber ilk yarıdaki takım gitmiş farklı bir takım gelmişti sanki. 2. yarının daha ilk dakikasından oyunu Bursaspor yarı alanına yıktık ve maç sonuna kadar da baskımız devam etti. İlk yarının kötüsü Dalmat ikinci yarı oyunu yönlendiren, takımı sürükleyen isimdi. Bursaspor'un sol kanadını deyim yerindeyse çökertti. İkinci yarıdaki iyi futbola baskımıza rağmen gol çok gecikti. Bursaspor 10 kişi geri gömüldü ve kontralar ile farkı ikiye çıkarmak için fırsat kolladı. Ama ciddi bir tehlike yaratamadılar. Maçın sonlarına doğru oynadığımız futbolun karşılığını alamayacakmıyız diye düşünürken 90+3 de gelen gol bizi sevince Bursaspor'u ise kedere boğdu. Bursaspor cephesi belki gol uzatmalarda geldiği için üzüntülü olabilir ama sahadaki futbolun en kötü ihtimal hakkı beraberlikti. Hatta teraziye koysak bizim galip gelmemiz belkide daha ağır basar.

Bu kadar sevinçli olmamız normal olmasa gerek. Ordu'da berabere kaldık diye aşırı sevinmeye gerek yok aslında ama Fenerbahçe maçından sonra ilk defa geriye düştü takım. O maçta da çok iyi oynamıştık ama çevirememiştik maçı. Maçtan çoğumuzun düşüncesi bu maçtan alınacak bir puanın yeterli olacağı yönündeydi. Buraspor son haftalarda kötü sonuçlar almasına rağmen oynadıkları futbol yabana atılacak gibi değildi. Dünkü maç gibi son dakikalarda birçok bıraktılar. Bunun da bilinciyle Bursaspor bizim maça deyim yerindeyse ayağa kalma maçı olarak bakıyordu. O yüzden maçın içerde oynadığımız diğer maçlara nazaran çok daha zor olacağının farkındaydık. 2. yarıda oynadığımz olumlu futbol neticesinde golü 10 - 15 dakika daha erken bulabilseydik ben sahadan galip ayrılacağımızı söyleyebilirdim.

Çokda konuşulacak birşey yok aslında. 8. hafta geride kalırken Beşikteş Fenerbahçe karşısında puan kaybederse haftayı 15 puanla ikinci sırada tamamlayacağız. Ligin hala en az gol yiyen takımıyız. 6 haftadır kaybetmiyoruz. Bu sonucun tesadüf eseri olmadığı ap açık ortada. O yüzden çok rahatız. Takımın kendi potansiyelini sahaya yansıttığı zaman neler yapabileceğini de çopk iyi biliyoruz. Fikstür'ün zor kısmı başlıyor artık bunsan sonra bizim için. Ligin ilk yarısını 2'ye ayıracak olursak ilk bölümde fikstürümüz çok daha rahattı. Bundan sonra zorlu maçlar başlayacak. İlk devrenin bu ikincis yarısınında da bu performansı sürdürebilirsek devre arası çok daha farklı şeyler konuşabiliriz. Fakat şuanda hedefleri saptırmaya, havaya girmeye hiç gerek yok. Biz aynı istikrarda yolumuza devam edelim, bu şekilde gidersek de yolun bizi götüreceği yer zaten belli...

Taraftar için de ayrı bir parantez açmak lazım. Dün akşam 19 Eylül'ü soğuk havaya, sağanak yağışa ve naklen yayına rağmen dolduran taraftarımıza teşekkürler. Şunu ayırt etmek gerekir. 19 Eylül'ün dünkü havası zaten olması gereken bizim normal standartlarımız. 2 sene önce 8. hafta galip gelememiş, gol atamamış takım 19 Eylül'de 13-14 bine, geçtiğimiz sezon bütün maçlarda en az 10 bine oynuyorsa bu sezonu farklı değerlendirmek lazım. Dün akşam eskiye dönüş yaptı taraftar. Alınan 1 puanda da en az takım kadar hakları var. İkinci yarı takımı ittiren oyundan vazgeçirmeyen güç taraftardı. Bundan sonra da aynı şekilde devam ederiz umarım.

Son olarak, herşeye rağmen zirvedeyiz. Mutluyuz, gururluyuz. Aynen devam çocuklar..!



25 Ekim 2011

2005'den Bu Zamana | Orduspor vs Bursaspor


Yine bir hafta arası maçı... Bu sefer rakip Bursaspor. Yakın tarihde en son Bursaspor'un şampiyon olup Türk Telekom Lig A'dan Süper Lige çıktığı sezon karşı karşıya gelmiştik. 2 hafta önce karşılaştığımız Eskişehirspor'un bizim için ayrı bir önemi vardı. Çünkü Bank Asya'ya çıkış sürecinde Eskişehirspor ile kaderimizi belirleyecek karşılaşmalar yapmıştık. Nitekim galip geldiğimiz maç sonucunda şampiyon olup Bank Asya 1. lige yükselmiştik. Buraspor'un da aslında bizim yakın tarihimizde ayrı bir yeri var. Eskişehirspor maçında yaşanan olaylar neticesinde 6 maç seyircisiz oynama cezası almıştık. Aldığımız 0 6 maçlık cezaya rağmen Bank Asya'da Play Of'a kalmış ve Bank Asya'daki ilk sezonumuzda Süper Ligin kapısından dönmüştük. Fazla dolandırmadan Bursaspor ile olan durumdan bahsedeyim. 6 maçlık cezanın ardından Ordu'da taraftarın önünde ilk oynadığımız takım Bursaspor'du...

Ligin 14. haftasıydı. Bursaspor Ordu'ya yenilgisiz geliyordu ve ligin zirvesindeydi. 19 Eylül yenilenmiş, kale arkaları yeni yapılmıştı. Stad tıklım tıklımdı. Hava bizim oraların havasıydı. Dumanlı zaman zaman çiğseleyen, sisli bir hava vardı. 14 haftadır takımına özlem duyan Orduspor taraftarı stadı tıklım tıklım doldurmuştu. Hatta kale arkaları yeni yapıldığı için kapasiteden fazla bilet satılmış bir yerden sonra kapılar kapandığı için çoğu taraftarımız dışarıda kalmıştı. Bu durum Buraspor'dan kaynaklanmıyordu aslında. Sadece hoş bir tesadüftü. Yoksa o gün Ordu'ya hangi takım gelse o stad 14 haftanın özlemiyle zaten dolacaktı. Ligin yenilgisiz liderinin gelmesi sadece biraz daha güzelleştirdi durumu. Bursaspor Bank Asya'nın üstünde bir kadroyla mücadele etti o yıl. Zaten o kadro takımı şampiyon yaptı ve bir yıllık aradan sonra tekrar Süper Lige döndüler. Egemen, Serdar Topraktepe, Eser Yağmur, Ömer Aysan, Yunus Altun'lu kadrosuyla göz dolduran Bursaspor'un karşısında Serkan Turhan, Erkan Ergün, Aydın Tuna'lı kadromuzla sahaya çıktık. Maçı dün gibi hatırlıyorum aslında. 14 haftadır takımına özlem duyan taraftar ile sahadaki futbolcular bütünleşince gayet iyi bir futbolla Bursaspor'a 14. hafta ligdeki ilk mağlubiyetini tattırdık. Erkan Ergün yıldızlaşmış, 2 gol atmıştı. Erkan'ın 2 golüne Serdar Topraktepe karşılık vermiş ama son dakikalarda İlhan Var sahneye çıkmıştı ve attığı golle takımın sahadan 3 puanla ayrılmasını sağlamıştı...


Kısaca anıları yad ettik. Aslında bu kadar şeyi yazmamın bir sebebi var. Konuyu farklı bir yere bağlayacağım. O sezon Bursaspor Antalyaspor ile ilk ikiden Süper Lige çıktık. Biz ise Play Off'a kaldık. İyi oynadığımız Altay maçında kişisel hatalar yüzünden maçı kaybettik. Belki final maçına çıksaydık o sene Süper Lige çıkabilirdik ama olmadı... Bursaspor 1 sezon kaldığı Bank Asya sürecinden sonra herşeyi daha derli toplu yaptı. Nitekim 2005 - 2006 sezonunda şampiyon olup Süper Lige çıkan Bursaspor bir devri kapadı ve Süper Lige çıkmasının 4 sezon sonrasında Süper Ligde şampiyon oldu. Birçok Anadolu takımının rüyalarını, hayallerini süsleyen şeyin gerçek olabileceğini kanıtladı deyim yerindeyse. Evet, Bursaspor doğru yapılanmayla ve doğru hamlelerle Bank Asya'da şampiyonluk mücadelesi verirken Süper Ligde şampiyonluk yaşadı, taraftarına Şampiyonlar Ligi heyecanı yaşattı. Kısaca bu zaman dilimi içine çok çok fazla şey sığdırdılar. Eveeeet. Olayı bağlayamadım hala ama aslında çok da iyi anlaşıldım. Biz ise o dört senelik süreçte Bank Asya'nın gediklisi olduk. Geçtiğimiz sezon deyim yerindeyse alnımızın akıyla, acının heyecanın her türlüsünü yaşayarak 26 yıl sonra Süper Lige geri döndük. Nedim Türkmen ilk göreve geldiğinde 3 sezon içerisinde Süper Lige çıkacağız dedi, 2. sezonumuzda çıktık. Süper Lige çıktıktan sonra ise 3. sezonumuzda Avrupa Kupaları, 5. sezonumuzda ise Süper Ligde şampiyonluğa oynayan hatta şampiyon olacak bir takım sözü verdi. Biz acaba dedik, başkaları dalga geçti, küçümsedi. Aslında çok da önemli değil dışarının bu sözlere verdiği tepkiler. Evet medyatik bir başkanımız var ama yaptıkları ortada ve ben kendi adıma verdiği sözlerin arkasında durmak için elinden gelen herşeyi yaptığına ve en önemlisi iyi niyetli olduğuna inanıyorum. Ve böylece bunca uzun yazının ardından olayı bağladım diye düşünüyorum. Bursaspor herşeyi yerli yerine koyarak, planlı programlı bir şekilde Bank Asya'dan yükselip 4 sezon içerisinde Süper Ligde şampiyon olup Şampiyonlar Liginde mücadele edilebileceğini bizim gözümüze soktu. Kendilerinde olan potansiyelinde itelemesiyle en azından bunun imkansız olmadığını kanıtladı. Şu bir gerçekki bu sene ligde kalmak bizim için başarıdır. Şuanda bulunduğumuz durum, takımın süper gitmesi bir tarafa ilerisi için plan program yapmak istiyorsak ilk önce bu sezon bu ligde tutunmalıyız. Sonrası için ise önümüzde bir model var. O model de Bursaspor. Biraz hayal edin, ne demek istediğimin nasıl güzel birşey olduğu kafanızda canlanacak...



Böyle güzel bir girizgahtan sonra bu yazıyı burda sonlandırmak lazım aslında ama yarınki maçtan bahsetmeden geçmeyelim. Nazar duaları mı okuruz, totemler mi yaparız bilmiyorum ama lige umduğumuzdan çok daha iyi başladık. Ligde kalmak iyidir derken acabalar başladı. İlk 8, sonrasında play off sonrasında Avrupa... Fazla havalanmaya gerek yok. İlk haftalarda gayet iyi bir fikstürümüz vardı ve biz bu fikstürü çok çok iyi bir şekilde kullandık. Bu sezon ligde kalmak öncelikli hedef olduğuna göre alınan her puan da bizim için hayati önem arz ediyor. İlk 7 haftanın fikstür avantajını kullandık ama geriye kalan maçlarımız çok daha zorlu geçecek. Bir çırpıda aklıma gelen Bursa, Trabzon, Beşiktaş, Galatasaray, Gaziantepspor, Kayserispor... Bu tılsım illaki bir yerde bozulacak. Tılsım bozulduktan sonraki Orduspor'u çok merak ediyorum aslında. Yere düştüğümüzde ne kadar çabuk kalkacağız onu merak ediyorum. Eğer yere düştüğümüzde de kalkmasını öğrenebilirsek o zaman TAMAM diyebiliriz.


Yarın Ordu'da Bursaspor ile 25. defa karşılaşacağız. Daha önce oynanan maçlarda güzel bir uyum var. 8 maçta biz galip gelmişiz, 8 maç berabere bitmiş, 8 maçı ise Bursaspor kazanmış. Yarın bu eşitlikten biri bozulacak ama umarım bu bizim lehimize olur. Ordu'da Bursaspor'a karşı istatistiksel bakımdan avantajlı olan taraf biziz. Daha önce Ordu'da 12 defa karşı karşıya gelmişiz Bursaspor ile. 7 karşılaşmadan galibiyet ile ayrılırken 3 maç berabere bitmiş, 2 karşılaşmada ise Bursaspor galip gelen taraf olmuş.

Bizdeki tek eksik sezonu kapatan Numan. Onur hafif sakatlığından dolayı Ankaragücü maçında riske edilmemişti ama bu maçta forma giyebilecek. Bursaspor'da ise Bangura, İnsua, Basser ve Okan eksik olan isimler. Bursaspor'un ligdeki durumu aldatıcı olabilir. Nitekim puan durumunda bulundukları yere rağmen son haftalarda çok iyi bir futbol oynuyorlar. Fakat şanssızlıktan dolayı bu iyi futbolu skora yansıtamadılar ve lige planladıklarından çok daha kötü bir şekilde başladılar. Ordu'da bu sezon oynayacağımız en zorlu maçlardan biri olacak. Çünkü Bursaspor bu maça bir dönüm maçı olarak bakıyor. Bizim açımızdan ise Ordu'da oynayacak olmamızdan dolayı hedef belli, galibiyet. Zaten diyoruz ya burdan, Ordu'ya Barça gelse 19 Eylül'de bizim gözümüzde, gönlümüzde favori Orduspor'dur. Fakat bu hafta biraz daha mantıklı yanaşmak gerek duruma. Deplasmanda çok ekstra puanlar kazandık. Yarın galip gelemesek bile kaybetmemek bence en az 3 puan kadar önemli. 6 haftadır maç kaybetmiyoruz ve bunu alışkanlık haline getirebilmek çok önemli bizim adımıza.

Ligin başlarında teknik taktik detaylara çok girdik aslında ama son haftalarda Metin Hoca'ya fazla karışmıyoruz : ) Ben Ankaragücü maçında biraz daha farklı bir şablon gördüm sadece geride kalan naftalara nazaran. Stancu hep sola mahkum oynarken Ankaragücü maçında klasik bir santrafor gibi oynadı. Yani biz çift forvet gibi oynadık. Culio ise orta alanın ortasında değil de biraz daha sola yakındı. Ama tam anlamıyla sol kanat gibi değildi. Beni en çok şaşırtan isim Emre Özkan. 2,3 haftadır maksimum düzeyde oynuyor. Ankaragücü maçında deyim yerindeyse sol tarafı tek başına kullandı. Hem defansta hem ofansta bir bek oyuncusunun nasıl oynaması gerektiğinden örnekler verdi deyim yerindeyse. Umarım aynı düzeyde üstüne koyarak oynamaya devam eder.

Son olarak, Yarın akşam 19 Eylül'ü dolduralım. Bu takım desteğin en iyisini hak ediyor. Yavaş yavaş televizyon taraftarı oluyor Ordu ama unutmamız gereken birşey var. Biz bu takımı televizyonda sevmedik!!! Bunu hatırlayalım. Yarın 19 Eylül'ü mahşer yerine çevirelim...

24 Ekim 2011

Nostalji, 1977 | Orduspor vs Bursaspor


1977-78 sezonu, Orduspor ve Bursaspor Ordu'da, 19 Eylül'de sahaya çıkıyor.

Foto, 224bursa.org

8 Mayıs 2011

Bursadan Meydan Muhaberesi Haberi Geldi!


Bursaspor-Besiktas maci vardi dun ve oynanamadi.Iptal edilen bir super lig maci karar persembe gunu aciklanacak.Simdi bizler ne demiyelim yada neler diyelim..madem o cift rengin formanin armanin tozlu merdivenlerin kahrini tozunu cekerken cirkinlestirenlere bir kac cift laf edelim burdan.

Ilk macta olanlar Istanbul Inonudeki meydan muharebesi ve simdi karsilik vermek isteyen cenah Bursaspor idi rakip taraftar daha stada gelmeden cevik kuvvet ile catismalar vs bu mevzu Bursaspor un dustugu seneden beri sure gelen bir sorunsal idi bunu iki rakip takimin taraftarlarinin gidemedigi bir deplasman olmaktan bu sene cikmisti ki..Istanbul ayagi gibi Bursa ayagida bol "action" a sahne oldu valilik ve emniyet'in burda zaafi vardir.Bunu kimse inkar edemez lakin..Olaylarin gelismesinden sonra Bursaspor klub baskani Yazicinin soylemleri sivazliyorum ben der edasinda idi soylemlerinin yaninda mesuliyette kabul etmiyor.Yada bizler yanlis hatirliyoruz kimdi yahu bu fitili atesleyen guruh?

Spor basinin cok bilmis lafi ile soyliyeyim bu kendini bilmez taraftar guruhu hos vali bunlara capulcu dedi ya neyse cok uzatmiyacagim.Emniyet ve valilik hem Istanbul hem Bursa sinifta kalmistir.Ilk mac Besiktas 3 mac ceza yemisti bugunku olaylarin ilk ayagindan sonra..Bursasporu ise bekleyen agir bir ceza var.

Vali sagduyulu olmaya calisti ama Bursa taraftari bu durumu sagduyu ile degil cok okudugumm cumle ile karsiligini verdi "nasil karsilanirsak oyle agirlariz" lafi muharebenin ikinci ayaginda Bursa taraftari yerine getirmistir.Boyle cumleler kurmak hos degil ama muharebe vs gibi hani ama ortada hakikatten rezil bir tablo var.

Olayi ozetliyelim tek cumle ile ve yazimizi bitirelim.Besiktas taraftarinin tutumu karsisinda Bursaspor taraftarinin gosterdigi reaksiyondur dunku olaylar.


Gel gelelim bundan sonra neler olur yine deplasman seyircisinin olamdigi maclar serisine doneriz bu iki taraf ne zaman duralim etmiyelim yapmiyalim demedikleri surece hic birsey kolay kolay degismiyecege benziyor.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...