Karşıyaka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Karşıyaka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2014

Hadi Başlayalım.. | Orduspor vs Karşıyaka


Öncelikle tüm DAG okurlarının bayramını kutlar, mutlu ve huzurlu bir bayram geçirmenizi dileriz. Bayramın ikinci gününde bugün Ordu'da dost Karşıyaka ile karşı karşıya geleceğiz. Bizim açımızdan yeniden yeni bir başlangıç olduğunu söyleyebiliriz. Ekonomik kriz ile başladığımız sezonun ilk dört haftasına çok fazla şey sığdırdık. İlk hafta yaşanan kriz, sonrasında krizin aşılıp aşılamayacağı derken hoca değişikliği ile gündemi zirveye taşıdık. Malum eski hocamızın tipi ve oğlunu sevmediğimiz için zaten içimiz ısınmamıştı ama antrenörlük bilgisinin de yeterli olmamasından dolayı çok zaman geçmeden hatadan dönüldü.

Erkan Hoca yarım kalan hikayesini Ordu'da devam ettirecek. Gidişi buruk ve sorunlu olmuştu ama Fikret Yılmaz'dan sonra oluşan kim gelse bu adamdan iyidir anlayışından dolayı oldukça şanslı. Bizim aklımızda geçtiğimiz sezondan kaynaklanan soru işaretleri var ama her zaman olduğu gibi umutlu olmak istiyoruz. Umut ediyoruz ki Erkan Hoca geçtiğimiz sezon yaptığı yanlışlardan gerekli dersleri çıkarmış, eksiklerinin farkına varmış olsun. 


Takım son iki günü Erkan Sözeri yönetiminde geçirdi. Kadro ile ilgili edindiğimiz ilk bilgi Hüsamettin'in kesik yemesi, Landel'in de 10 numara'ya geçmesi. Orduspor'un sıkıntısı ney diye Ordu'da herhangi birine sorup alabileceğiniz cevabı Fikret Yılmaz es geçmişti. Erkan Sözeri gelir gelmez çift kalede 4 haftadır aksayan Hüsamettin'in yerine Mesut'u deneyip Emrullah'ın yanına Yusuf'u monte etmiş. Ön liberoda yetersiz görünen Landel'i de orta sahanın ortasına çekmiş. Umut ve gol atamamasına rağmen iyi bir performans ortaya koyan Yasin'i de çift kalede yedek takıma çekip yerlerine Ümit Tütünci ve Emre Aygün'ü denemiş. Yine çift kalede de Alişan yerine Fomichev'e görev vermiş. İlk haftasında kendi sistemine daha yatkın, bildiği futbolculara görev vermesi gayet doğal. O yüzden bu hafta geçtiğimiz haftalardan 3-4 farklı isimle sahaya çıkacağız gibi görünüyor. 

Erkan Hoca'nın elinde geçtiğimiz sezona nazaran çok daha alternatifli bir kadro var. Henüz hazır olmayan Mutumba, beklenti içinde olduğumuz Yasin ve Umut, Ali Güzeldal, Serdar Deniz gibi alternatiflere sahip olacak. Bu futbolcuları küstürmeden, harcamadan belli bir seviyede hazır tutmak Erkan Hoca'nın görevi. Yine altyapıdan gelen Özgen'deki yeteneği de hepimiz gördük. Özgen'in de öyle veya böyle dışlanmadan bu takımın içinde yer alması Orduspor'un geleceği için önemli. Erkan Sözeri'nin elindeki futbolcuların değerinin farkında olup hak edene hak ettiğini vermesi, futbolcudan nasıl daha fazla verim alırımın hesabını iyi yapması gerekiyor. Geçtiğimiz sezonki gibi futbolcularla iletişim problemi yaşayıp, kişisel sorunların takıma yansımasına izin verirse hatalarını tekrarlamış olur.

Karşıyaka'da sezona bizim gibi iyi başlayamadı. Futbol olarak belli bir düzeydeler ama puan olarak istediklerini elde edemediler. Yusuf Şimşek ile yola devam diyip Onur Alkan, Juninho, Kahe, Mehmet Sıddık İstemi, Loriya gibi gayet iyi transferler yaptılar. Son iki haftada aldıkları Osmanlıspor ve Şanlıurfaspor mağlubiyetleri yanıltıcı olabilir çünkü oldukça iyi futbol oynadıklarını, belli bir sisteme sahip olduklarını ve ligden kolay kolay kopmayacaklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.

 Zor bir maç olacak ama kazanıp üzerimizdeki ölü toprağını atmamız gerekiyor. Bu geçiş dönemini en az kayıpla atlatıp takım belli bir seviyeye gelene kadar ligden kopmamamız gerekiyor. Bu sebeple öncelikle Karşıyaka'yı yenip yeniden merhaba dememiz lazım. Umarız her şey istediğimiz gibi gider.

4 Şubat 2014

Kötü Oynarken Kazanmak.. | Orduspor 2 - 1 Karşıyaka


2 haftadır oynadığımız futbol geceyle gündüz gibi. Mersin maçında berbat bir ilk yarıdan sonra harika bir 2. yarı oynamıştık ama şans bizim yanımızda değildi. Geçen hafta Mersin karşısında bizim yaşadığımızı bu hafta Karşıyaka bize karşı yaşadı. 2. yarıda bizi o kadar çok bunalttılar ki son dakikaları izlemeye kalbim dayanmadı televizyonu kapattım. Neyse ki çok önemli bir 3 puanı hanemize yazdırdık...

Aslında bu maçı 2 bölüm halinde değerlendirmek lazım. İlk yarıda istediğimiz oyunu sahaya yansıtmıştık. 22. dakikada Anıl'ın kullandığı kornerden gelen topa kafayla vuran Ufukhan golünü attı. Uzun süren sakatlığı sonucu sahalara golle dönmesi Ufukhan için de ayrı bir sevinç kaynağı oldu. Bu arada şunu da es geçmemek lazım. Son yılların en iyi duran top organizasyonunu yapıyoruz. Tabi bunda Anıl ve Ferhat'ın payı çok büyük. Metin Diyadin zamanında Süper ligde bu tür organizasyonları iyi yapıyorduk ama Metin Diyadin'in istifası sonrası daha sonra duran toplardan pozisyon ürettiğimiz söylenemez. Bu sene ise korner veya serbest vuruş olduğunda heyecanımız geçen seneye göre katbekat artıyor. Burada Erkan hocanın da hakkını vermek lazım tabi ki... Attığımız golün sevincini yaşamaya devam ederken çok güzel bir gol yedik. Kaleci Alişan'ın yapabileceği hiç bir şey yoktu. "Acaba bu maçı kazanabilir miyiz?" diye düşünürken bu sefer de Landel çıktı sahneye. Bu sefer de yediğimiz golün üzüntüsünü yaşarken tekrar öne geçtik. Landel yaklaşık 30 metreden harika bir vuruşla kaleci Bicik'i avladı. Bir nevi Karşıyaka'da Okan'ın attığı gole cevap vermiş oldu. İlk yarı bu sonuçla bitti ve devreyi 2-1 önde kapattık...

2. yarı herkes biraz daha rölanti bir oyun beklerken iyice geriye çekildik ve baskı üstüne baskı yedik. Burada ise ilk golün sahibi Ufukhan tekrar sahneye çıktı. İlk yarı takımımızın ilk golünü atan Ufukhan bu sefer defansıyla ön plana çıkıyordu. Karşıyaka çok pozisyon vermiyorduk ama top sürekli onlardaydı. Tabir-i caizse nefes almamıza izin vermiyorlardı. Takımda top tutabilen oyuncular Anıl ve Landel'di. Anıl da 60. dakikada yerini Hasan'a bırakınca baskıyı iyice arttırdılar. Biz ise kontrataklarla  3. golü bulup rahatlamak istiyorduk ama o golü bir türlü bulamadık.  2. yarı çok kötü oynadık ama 3 tane neredeyse %100'lük gol kaçırdığımızı da belirtelim.İlk önce Ziya bomboş haldeyken vurduğu kafa kaleci Bicik'in üstüne vurdu. Subasic de kaleciyle karşı karşıya dışarı attı. Emre Aygün de yine müsait pozisyonda bir pozisyondan yararlanamadı.. Şu takımda adam gibi bir forvetimiz olsa şu anda çok daha iyi yerlerde olabilirdik ama Bruno ve Şadi'den sonra hiç iyi bir forvetimiz olmadı maalesef. Neyse ki futbol melekleri bizim yanımızdaydı ve maç sonunda  gülen taraf biz olduk...

Bu maçtan hatta son iki maçımızdan önemli dersler çıkarmak gerek. Bir yarı iyi bir yarı kötü oynamamızın sebepleri neler? Konsantrasyon eksikliği, tedirginlik vs. her neyse bir an önce teşhis konulmalı ve tedavisi yapılmalıdır. Lig uzun bir maraton ama lig sonuna kadar böyle gitmemeli. Zira bizde bunları kaldıracak kalp yok...

Bu sene bizim kesinlikle Süper lige çıkmamız lazım. Başka kurtuluş yolumuz yok. Şu an çok ince bir çizgide gidiyoruz. Dengeyi kaybedip düşersek bir daha toparlayabilir miyiz meçhul.. O yüzden artık taraftarın da devreye girmesi gerekiyor. Unutulmamalıdır ki bu takım belli bir kişinin veya belli bir grubun takımı değil BİZİM TAKIMIMIZ! "Şehir takıma küstü" deniliyor ama Allah aşkına bir şehir bir takıma nasıl veya neden küser? Onurlu bir ekiple onu mücadelesi verirken taraftarın takımı yalnız bırakması bize yakışmıyor. Takımla ilgilenen 2-3 yönetici kalmış zaten taraftar da destek vermezse tüm yük bu yöneticilerimize kalacak.  Takıma destek vermeyerek kime zarar verdiğimizi düşünmemiz gerekiyor. Sene başında "Bu takım düşer" diyenler bile "Bu sene çıkabiliriz" dediği ortamda kenetlenerek neden Süper lige çıkamayalım?

2 Şubat 2014

22. Hafta | Orduspor vs Karşıyaka


1 haftalık bir aranın ardından yarın akşam 19 Eylül'de Karşıyaka'yı konuk edeceğiz. Mersin deplasmanında ilk yarının son haftaları da dahil olmak üzere uzun zamandır izlediğimiz Orduspor'dan çok daha pozitif, ligin ilk haftalarını anımsatan bir takım vardı sahada. Özellikle maçın ikinci yarısında oyunu Mersin İdman Yurdu yarı sahasında oynamamıza rağmen gol yollarındaki beceriksizliğimiz puan almamıza engel oldu diyebiliriz. Mersin maçının ardından Bay haftası bir nebze iyi oldu diyebiliriz. Hem mevcut sakatlıkların düzelmesi hem de oynanan iyi futbolun karşılığının alınamamasından dolayı yaşanan psikolojik travmanın atlatılması adına 1 haftalık ara imdadımıza yetişti.

Psikolojik olarak ara iyi gelse de sakatlıklar için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil. Geçtiğimiz hafta takımdan ayrı çalışmalara başlayan Eren Özen'in ağrıları yeniden tekrarlayınca tedavi için İstanbul'a gitti. Kaleci Ferhat'ın sakatlığı devam ediyor. Bu isimlere ek olarak Volkan'ın da sakatlanması canımızı sıkan diğer bir unsur oldu. 

Mersin maçında rakibimize kaybetmemize ve ardından BAY haftasını atlatıp maç oynamamıza rağmen bu haftayı galibiyet ile kapatmamız durumunda ilk iki ile olan puan farkı 2'ye düşecek. Geçtiğimiz hafta oynanan maçların neredeyse tamamı bizim dilediğimiz şekilde sonuçlandı. İlk 6 içindeki takımlar ve hatta ilk 6 dışında kalan Samsunspor'un dahi ilk iki hesapları yaptığı bir ortamda kazanılan her puan altın değerinde olduğu gibi kaybedilen puanların telafisi de imkansız değil. Bu durumun da bilincinde olarak elimize geçen fırsatları değerlendirdiğimiz sürece yarışı sonuna kadar sürdürebiliriz. Rakiplerimizin birbirleriyle oynadığı ve puan kaybettiği haftalarda kayıp yaşamamalıyız. 


Rakibimiz Karşıyaka ligin ikinci yarısına oldukça iyi başladı. Şanlıurfa ve deplasmandaki Adanaspor galibiyetlerinin ardından İzmir'de Mersin İdman Yurdu ile golsüz berabere kalan Kafkaf'ın Yusuf Şimşek ile oldukça olumlu bir hava yakaladığını söyleyebiliriz. İstatiksel olarak baktığımızda Ordu'da Karşıyaka'ya bariz bir üstünlüğümüz var. 19 Eylül'de geride kalan 11 karşılaşmanın 7'sini kazanıp 4 maçta ise berabere kaldık. Kafkaf'da takımın önemli isimlerinden Rıdvan Şimşek cezalı olması sebebiyle forma giyemeyecek. Kafkaf sahaya öncelikle 1 puan içip çıkacağını söyleyebiliriz. Öncelikle gol yememeyi düşünüp Ars'ın yan toplardaki üstünlüğü ve Ofoedu'nun hızı ile gol arayacaklardır. Biz ise Mersin İdman Yurdu maçının ikinci yarısındaki olumlu futboldan dolayı son haftalardaki olağan kadrodan daha değişik bir dizilimle sahaya çıkabiliriz. Alişan kalede alternatifsiz. Defans dörtlüsü Erkan Sekman-Soro-Ufukhan(Adem)-Ferhat, sağ kanatta Ziya, ortada Salih ve Landel, solda Emre Aygün ileride ise Anıl ve Subasic 11'i ile sahaya çıkacağımızı düşünüyorum. Mersin maçında Landel'in orta alana geldikten sonra takımın hareketlenmesi, Ziya'nın maçın ikinci yarısında takıma olumlu katkı yapmasından dolayı hafta içi antrenmanlarda Erkan Hoca genel itibariyle bu dizilim üzerinde durdu. Tandemde ise Soro'ya sakatlığı geçen Ufukhan mı yoksa Adem mi eşlik edecek şimdilik soru işareti...

Ligin ikinci yarısını galibiyet ile açtığımız 19 Eylül'de yarın yolumuza kayıpsız devam etmek en büyük temennimiz. Herşey formamızı terleten futbolcuların ve Ordu şehrinin elinde. Futbolcularımız yüreklerinden inanıyorlar ve mutlu son için mücadele ediyorlar. Bu onurlu yürüyüşde onları yeterince yalnız bıraktık. Yarın yanlarında olalım. Yüklerine bir omuz verelim. Yolun açık olsun Orduspor'um...

2 Kasım 2012

Kiralık Giden Oyuncularımızın Performansları ?

Her transfer donemi zevklidir. Yeni katilacak oyuncularin heyecani taraftari sarar ve herkes icin hareketli gecer. Fakat transfer donemleri ayni zamanda ayriliklar da demektir. Sene basinda 13 transferle sezona yeni bir takimla giren Orduspor`umuz, ayni zamanda performansini yetersiz buldugu  5 ismi de kiralik olarak vermeyi daha dogru buldu.

Kiminin Super Ligde kiminin ise alt liglerde oynadigi bu 5 ismin mevcut performansini sizin icin degerlendirdik. Ozellikle bu 5 ismin donme ihtimalini de dusunursek, keyifli bir yazi olacagini dusunmekteyim.

Bruno Mezenga - Akhisar Bel. Spor.


Gecen sene buyuk umutlarla geri aldigimiz Bruno, gerek hocalarimizla anlasamamasi gerekse Super Lig`de pek de goze batmayan futbolu sebebiyle yeterli performansi gosterememesti. Buna ragmen Spor Toto`da 7 macta 6 golle eski gunlerine gonderme yapan Bruno, sene basinda Cuper`den gecerli notu alamadi. Fakat hem taraftarin hem de klubun kendisinden beklentisinin oldugunu bildigimizden dogru bir kararla kendisi supriz de bir tercihle Akhisar Belediye`ye verildi.

Ligin en zayif halkasinda oynamak pozisyon bulma acisindan zor olsa da, Bruno`ya forma bulma anlaminda kolaylik sagladi. Takimiyla 10 maca cikmasina ragmen ligde gol bulamayan Bruno, Türkiye Kupasında sadece bir gol atma başarısı gösterdi. Ozellikle sakatlik donusu Kenan`in onun formasini zorlayabilecegi cok acik. Bruno konusunda en buyuk sansimiz su olacak; duzenli forma sansi bulabilecegi bir takimda ve basarili olmasi durumunda opsiyon Akhisar`da olmasina ragmen (takimin buyuk ihtimal dusucek olmasi sebebiyle) geri donusu kolay olacaktir. Basarili olamamasi durumunda Orduspor`un kendisine bir sans daha vereceginden emin degilim.

Irfan Basaran - Adana Demir Spor


Irfan benim her zaman sempati besledigim bir isim olmustur. Fm gecmisi, Orduspor`a az ya da cok kattiklari ve yeterli teknigiyle aslinda kadroda kalmasi gereken bir isimdi. Fakat onun icin oynamanin cok daha onemli oldugunu dusunursek kiralamakla dogru is yaptik diyebiliriz.

Irfan ise 2. ligde olmasina ragmen Bruno kadar forma sansi buldugunu soyleyemeyiz. Her ne kadar ligde 9 macta forma giyse de durumu ayni bizde oldugu gibi bazen 90 dakika bazen ise 15 dakika seklinde devam etmekte. Buna ragmen Bruno`ya kiyasla gol etkisi olarak attigi 1 gol ve 2 asistle verim olarak daha onde. Turk futbolunun tecrubeli isimlerinden Erman Ozgur`u hala kesemiyor olmasi ise kendisi icin dezavantaj. Adana Demirspor yerine orta saha bolgesinde daha az secenegin oldugu bir takima gitmesi belki de kendisi icin dogru olacaksa da, yukariyi hedefleyen bir takimda olmasi kendisinin winner ozelligini tesvikleyecektir. Buldugu forma sansi sayisiyle geri donusu saglayabilir mi bilmiyorum ama kendisinden yetersiz kalmasi durumunda bile hemen vazgecilecegini beklemiyorum ya da en azindan istemiyorum diyebilirim.

                                                  Wilfred Dalmat - Karsiyaka



Gecen sene beklentimizin cok oldugu fakat verim alamadigimiz bir diger isim de Wilfred Dalmat. Devamliligi olmayan oyun yapisi sebebiyle Cuper`in tercihleri arasinda olmayan Dalmat sene basinda Karsiyaka ile kiralik olarak anlasti. Dalmat`in 31 yasinda oldugunu dusunursek, bu anlasmanin performansini gorup geri cagirma degil kendisinden kurtulma uzerine bir kiralama oldugunu dusunmekteyim. Yani cok asiri bir performans gostermedigi surece kendisine Orduspor kapilari kapali diyebiliriz.

Performansina gelirsek, Dalmat ayni Orduspor`da oldugu gibi forma bulmaya ve taraftarlarda beklenti yaratmaya devam etse de, `bal yapmayan ari` modunda oynamaya devam etmekte. Oynadigi 9 macta da skora etkisinin olmamasi, bizim beklentilerimiz icerisindeydi. Umarim kalan maclarda en azindan kendisini Karsiyaka taraftarlarina begendirir ve futbolunu oynamaya devam eder. Fakat kendisi icin Orduspor defteri kapandi diyebiliriz.


Emanuel Banahane - Karsiyaka

Dalmat`la beraber Karsiyaka`ya kiralanan bir diger isim ise Banahane. Gecen seneyi de giresunda kiralik geciren Banahane yasi sebebiyle bir sansi daha hak etmis bir isim. Fakat o da ayni Dalmat gibi Giresunspor sonrasi Karsiyaka`da da basarili bir performans gosterdigi pek de soylenemez. Aslinda yaninda oynayabilecek Makakula`nin ona pivot destegi yapmasiyla, elinde buyuk bir firsat olsa da hem Makakula`nin formsuzlugu hem de kendisinin yetersizligi takima gerekli katki yapmasina engel tesgil etmekte.

Sene sonunda donmesiyle beraber yollarimizi ayiracagimiz bir diger isim olarak gordugum Banahane, Turkiye`de kalmak adina kalan maclarda cok daha fazla katki koymak zorunda.

Ulvi Yagci - Kayseri Sekerspor 

Altyapimizdan kiralik olarak giden ender isimlerden Ulvi cok daha alt bir lige gitmesine ragmen forma sansi bulamayan bir gencimiz. Ordulu olmasi sebebiyle futbol kariyerinde basarili olmasini istedigim biri olsa da, geri donusun kendisine kapali oldugu isimlerden birisi kendisi.

3 Ağustos 2012

Wilfried Dalmat ve Banahene Karşıyaka'da...

Süper Ligdeki ilk senemizde bizimle beraber olan, öyle veya böyle takımın ilk senesinde ligde tutunmasını sağlayan isimlerle bir bir yollarımız ayrılıyor. Beklentilerimizin çok çok altında performans gösteren isimlerin gidişi bile bir burukluk yaratıyor. İlk olmalarından sebep olsa gerek...

İrfan'dan sonra Banahene ve Dalmat da önümüzdeki sezon kiralık olarak Bank Asya'da forma giyecek. Banahene'nin durumu 1-2 hafta öncesinden kesinleşmişti ama Karşıyaka yönetimi Dalmat'ı da ikna etti ve iki futbolcu da Karşıyaka formasıyla pozlarını verdi. Dalmat'ın kiralık olması kafaları karıştırabilir ama çok da fazla takılmaya gerek yok. Dalmat'ın sözleşmesi önümüzdeki sezon sonu sona eriyor ve bir nevi bu ayrılış yolların tamamen ayrılması anlamına geliyor. Geriye dönüp baktığımda Dalmat'ın geçtiğimiz sezon takıma katıldığında bizde yarattığı beklenti aklıma geldiğinde bu transfer hakkaten ilginç bir durum bence. Bir önceki sezon Belçika Ligi'nde Brügge formasıyla gayet iyi bir sezon geçirip de Ordu'ya geldi Dalmat ve bu sebepten dolayı bizim ondan beklentilerimiz oldukça fazlaydı. Fakat biz Dalmat'dan olan beklentilerimize hiçbir zaman yanıt alamadık...

Dalmat'ın Karşıyaka'ya daha doğrusu Bank Asya'ya gidişiyle ilgili birkaç şey söylemek gerekirse, Dalmat kesinlikle Bank Asya'nın çok çok üzerinde bir futbolcu. Kalite olarak Süper Lig'de bile çok rahat forma giyebilirdi ve bize katkı yapabilirdi ama bizim alışkın olmadığımız bir tarzı var. Aşırı derecede rahat ve umursamaz bir adam Dalmat. Onun tarzıyla ilgili düny, minare ilişkili bir deyim var ama onu dile getirmesek de olur... Dalmat canı istediği zaman bir maçı tek başına koparabilir. Ama canı ne zaman ister, futbol oynamak ister mi orası muamma. Takımdaki on kişi mesela bir maçı kazanmayı çok isterken Dalmat'ın keyfi yoksa çok da fazla sallamaz o maç kazanılacakmış, iyi oynanacakmış... O yüzden Dalmat Süper Lig'i dahi ciddiye almamışken Bank Asya'yı ne kadar ciddiye alır kestiremiyorum. Ama keyfi yerinde olursa ve futbol oynamak isterse Bank Asya'nın bu sezonki en iyi yabancı transferi olur bu bir gerçek. O yüzden hep beraber izleyeceğiz onu bu sezon...

Karşıyaka yolunu tutan diğer bir isim ise Banahene... Karşıyaka Banahene'yi eğer zikredilen rakamlara oynatacaksa, bence çok çok iyi bir transfer yaptı. Banahene'nin kesinlikle geçtiğimiz sezonki görüntüsünden daha iyi bir futbolcu olduğunu düşünüyorum ben. Bizde şans bulamamasının ardından kaos içinde olan Giresunspor'da elinden geleni yaptığını düşünüyorum. Faydalı da oldu ama Giresun'un ligde kalması için yeterli olmadı onun verdiği fayda. Banahene'nin Orduspor'a dönmek için hala bir şansı var. O şansı da bu sezon Karşıyaka'da nasıl kullanacak göreceğiz. Umarız iki futbolcumuz'da bu sezon Karşıyaka forması altında başarılı bir sezon geçirirler.

İrfan ve Bruno'dan sonra Banahene ve Dalmat'ın da kiralanmasıyla 4 futbolcumuz farklı takımlarda kiralık olarak forma giyecek. Futbolcuların gidiş şekillerine, Cuper'in bu futbolculara bakış açısına ve yönetimin düşüncelerine baktığım zaman bu dört futbolcunun Orduspor'a dönebilmesi için çok çok abartı bir performans sergilemeri gerektiğini söyleyebilirim. Bir tanesinin ortaya koyacağı iyi performans ise bizim buralarda çok şeyler söylememize neden olabilir. Kaçıncı defa kuruyorum bu cümleyi bilmiyorum ama yineliyorum. Hep beraber izleyeceğiz...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...