Javier Umbides etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Javier Umbides etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Şubat 2013

Selam 3 Puan | Orduspor 2:1 Gençlerbirliği

Aslında 3 puandan daha fazlasını aldık bugün Gençlerbirliği karşısında. Şehrin takıma, takımın kendine olan güveninin tekrar geri geldiği bir 3 puan oldu. Tabi ki bu 3 puanla herşey düzelmedi ama futbolcular açısından bakarsak "bizim potansiyelimiz var." diyebilirler tekrardan. Bu, sonra ki haftalar açısından umut verici.

Maç öncesi kadroya bakıldığında, kendi sahamızda olsakta yinede defansif bir kadroyla çıktığımız söylenebilirdi. Lakin geçmiş maçlara oranla buluştuğumuz tek ortak nokta, bu sefer yedek kulübemizin güçlü oluşuydu. Stancu tek başına, bir çok maçta varlık gösteremedi. Benim şahsi görüşüm Ordu'da ki maçlarda Barral ile Stancu'nun beraber başlaması. Bugün Stancu ileride tek forvet, arkasında Monje ve kanatlarda Umbides ile Müslüm'ü izledik. 

Bu maçın diğer maçlara göre farklı olacağı maçın daha ilk saniyesinden belli olmuştu. Takımın, hırslı ve atak oynama isteği santradan sonra topu geriye doğru göndermeyerek, direk rakip yer alanında oyuna devam etme isteğinden belliydi. Ki daha ilk saniyelerde bu sayede pozisyona giren taraf biz olduk. Kontraya yakalandık pozisyonlar verdik. İlk 5 dakika bu şekilde karşılıklı atışmalarla geçti. Bu sefer cesurduk, farklıydı diğer maçlara göre. Gerçi geçen hafta oynadığımız Eskişehirspor maçının ilk 20 dakikasında da fena bir oyun ortaya koymamıştık ama deplasmanda oynamamızdan dolayı bir yerde temkinli davranıyorduk. 

Klasik oyunumuz olan kanatlara inip, ceza sahasına ortalarla içeride karambol oluşturmak yada defanstan atılan uzun toplarla rakipin arkasına sarkarak pozisyon arama geleneğimiz devam etti bu maçtada. Lakin Monje, kafasına taş geldikten sonra çok değişti. Hiç bir zaman vasat bir oyuncu olamadı. Kanatlara inip gol arayan bir takım için, olabildiğince kötü ortalarla 3 - 4 net pozisyonu içimiz acıya acıya harcadı. Bu ortalar öyle sıradan kötü ortalarda değildi, hepsi dağlara taşlara giden toplardı. İki takımda da bu maçta takım olma özelliğini göremedim. Her iki takımda bireysel oyuncuların bireysel özellikleriyle pozisyonlar ve goller aradılar. Hurşut, pire gibi bir oyuncu. Dışarıdan bakınca her takım Hurşut gibi bir oyuncusunun olmasını ister. Ama bugün izlediğim Hurşut bireysellik işini çok aşırıya kaçırıyor. Teknik var ama, bencil. Müslüm'de farklıydı mesela bugün. Bildiğimiz vasat Müslüm değil, mücadele eden, koşan, top kapan lakin bu özellikerinin yanında sık sık top kaybeden bir oyuncu görüntüsündeydi. Biz daha önceki maçlarda Müslüm'ü sadece top kaybeden, anlık dakikalarda ise koşan özelliğini görebilmiştik.

Temposu gayet yüksek ama pozisyon bakıöından kısır geçen ilk yarıda, Umbides diye bir adam çıktı 40 metreden golünü attı. Bu golü hafta boyunca sık sık konuşabiliriz. Sıradan rastgele atılmış bir gol değil, kaleye bakılarak, ölçülerek, biçilerek avlanmaıştı Gençlerbirliği'nin kalecisi. Maçın tam anlamıyla yıldızıydı. Bir futbolcu bir maçta ne yapabilirse hepsini yaptı. Gol attı, attırdı, rakibi 10 kişi bıraktı. Umbides hep bu standartlarda oynasa kolay kolay teslim olmazdık rakiplere bu haftalara kadar.

Şamil yoktu bugün, Ali nasılda özlemiş orta sahada oynamayı. Sanki hayata yeniden bağlanmış gibi. Attığı paslar, pozisyonların içinde olması, golü araması. Ali - Nizamettin ikilisi kesinlikle bizim orta göbeğimiz olmalı. Doğrusu olan Şamil - Nizamettin değil. Roversio bugün defansta sırıttı mı? Ben beğendim gayet. İkinci yarı boyunca da oyunun belli bir hakimi yoktu aslında. Görünürde amacımız skoru 1:0'da tutmak, olursa rakibin açıklarından 2'yi bulmak olacaktı. Ne kadar beğenmesekte, bu takımın taktiği bu. Bu takım kolay kolay maçlarının 2 farklı bitiremez bu yüzden, ki bitiremiyorda. 60. dakikadan sonra rakip 10 kişi kaldı, sonra Müslüm akıllara ziyan golüyle farkı 2'ye çıkardık. 2:0 olunca skor ve rakipte 10 kişi kalınca bir başka bilindik senaryo çıktı karşımıza. Oyunu rakibe bırakmak. Geçen sezon olsun, bu sezon olsun bi 3:0 olan maçları 3:2 yaptırmama, birde 10 kişi takımlara top oynatmama işini beceremedik. Gençlerbirliği dirençli takım, Lekiç girdi, ilk topla buluşması gol oldu. Ondan sornası dışardan izleyenlere tam anlamıyla futbol ziyafeti oldu. Romero'yu merak edenl çok var. 15 dakika izleyebildik kendisini. Ve bu 15 dakikada gayet parmak ısırttı. Ama bu durum çok yanıltıcı olur. İlk zamanlarında Dalmat'a da Monje'ye de parmak ısırmıştık çünkü. Romero'yu 2 3 maç izleyip yorum yapmak daha mantıklı. Skor 2:1 iken Romero olsun Barral olsun Atilla olsun karşı karşıya kaçırdıklarıyla saç baş yoldurdular. Gerçi Romero'yu tenzih etmek gerekir ama Barral ve Atilla'nın kaçırdıkları goller kesinlikle laubalilikten başka birşey değildi. Sen 2 - 3 farkla önde değilsin ki böyle rahat goller kaçırıyorsun. Saçmaydı.

Doğruların en güzeli gelen 3 puandı. Bu 3 puan, bazı şeylerin başlangıcı olsun. Üzülmeyelim daha fazla, yeter. Tebrikler çocuklar...

29 Haziran 2012

Komşunun Tangocusu | Javier Umbides Orduspor'da!

Orduspor'umuz geçtiğimiz sezon Yunanistan'ın Aris takımında forma giyen Arjantinli sağ kanat oyuncusu Javier Umbides ile anlaştı ve 3 yıllık sözleşme imzaladı. Umbides transfer dönemi başladıktan sonra anlaştığımız ilk futbolculardan biriydi ama kendisinin kulübüyle olan sorunlarından dolayı transferin resmileşmesi bugüne kadar sarktı.

Sol kanat için transfer ettiğimiz Arjantinli Vicento Monje'den sonra yine aynı ligde forma giyen diğer bir Arjantinli Javier Umbides ile bu sezon kanatlarımız komşudan gelen tangoculara emanet olacak. Bir diğer ayrıntı ise bu iki isimin ikince defa bir araya gelecek olması. Umbides ve Monje 2009-2010 sezonunda Arjantin'den Olympiakos Volos takımına aynı sezon transfer olmuş ve sonrasında iki sezon Oly'de beraber forma giymişler. İlk sezonlarında Oly'nin şampiyon olup 1. lige çıkmasında payı olan isimler olmuşlar. Sonrasında ise Monje Olympiakos Piraus'a, Umbides Aris'e transfer olmuş ve yolları ayrılmış. Bir sezonluk aranın ardından bu isim yine aynı takımda bu sefer Türkiye'de bir araya gelecek.

Monje'den BURDA, ayrıntılı olarak bahsetmiştik. O yüzden Umbides'i enine boyula konuşalım. Aris'de forma giyen Umbides asıl mevkisi sağ kanat olmasına rağmen sol kanatta da oynayabiliyor. 1982 doğumlu olan Umbides Arjantin'in All Boys takımında futbola başlayıp sırasıyla Argentinos Juniors, Estudiandes, Defensores, Defensa Justicia takımlarında forma giydikten sonra yönünü Avrupa'ya çevirmiş ve Yunanistan'ın yolunu tutmuş. Arjantin'de 250'den fazla maç deneyimi olan Umbides Yunanistan'da bu yıl 3. sezonunu geçirmiş ve geldiği yıldan itibaren herhangi bir uyum sorunu yaşamadan düzenli olarak forma giymiş. 2009-2010 ve 2010-2011 sezonlarını Olympiakos Volos takımında geçiren Umbides, 49 maçta 10 gol 17 asist ile çok iyi bir istatistik yakalamış. Olympiakos Volos takımında geçirdiği parlak iki sezondan sonra bu yıl Aris'e transfer olmuş Umbides ve Aris'de bu sezon 25 maçta 3 gol 6 asistlik bir istatistik ile forma giymiş. Yunanistan'da geçirdiği üç sezona baktığımızda 74 maçta 13 gol 23 asistlik bir performans gösterdiğini görüyoruz. Bu istatistikler de bir kanat oyuncusu için oldukça tatmin edici. Yalnız Umbides ile ilgili bir durum var. Paragrafın başında da söylediğim gibi Umbides'in asıl mevkisi sağ kanat olmasına rağmen sol kanatta da oynayabiliyor. Sağ kanat için bir yabancı transferi daha yapılması bekleniyordu ama şuan için ilgilendiğimiz isim konusunda herhangi bir gelişme yok. En kötü ihtimalle Javito'nun takımda tutulması planlanıyor. Sağ kanat için yapılması gereken bu hamleyi düşündüğümüzde Umbides'in sol kanatta da şans bulabileceğini söyleyebiliriz. Tabi bütün bunlar Monje'nin göstereceği performans ile doğrudan alakalaı... Umbides konusunda video görüntülerinden edindiğimiz izlenime gelecek olursak, kolay adam eksiltebilen, hızlı ve fiziğine rağmen güçlü bir futbolcu olduğunu söyleyebiliriz. Duran toplarda çok etkili olduğunu da söylemekte fayda var. İlk izlediğimde Fernandes'e benzetmiştim, yani o kadar iyi diyebilirim.


Monje'de de söylediğimiz gibi bu iki Umbides'i de değerlendirecek olursak ilk söyleyeceğimiz şey Cuper'in Umbides'i oldukça yakından tanıdığı. Yunanistan ligi belki gözümüze biraz düşük gelebilir ama Yunanistan'da neredeyse hiç forma giymeden Türkiye'ye gelen Javito'nun performansını düşündüğümüzde Cuper'in bu iki futbolcuyu özellikle istemesini çok fazla irdelemeye gerek yok. İki futbolcu'da Yunanistan kariyerlerinde başarılı olmuş, tecrübeli isimler. Cuper'in yönetime verdiği isimlerden anladığımız kadarıyla bu sezon hücum gücü kanatlar üzerinden oluşacak olan ve 4-4-2 oynayan bir Orduspor izleyeceğimizi söyleyebiliriz.

Son olarak, Umbides gibi uzun zamandır yolunu gözlediğimiz Barral transferi ve Stancu transferi önümüzdeki günlerde resmiyete dökülecek ve yabancı transferini büyük ölçüde tamamlamış olacağız. Sadece defans için bir yabancı daha gündemde. Bundan sonraki gündemimiz yerli transferi olacak.

Javier Umbides Orduspor'umuza hayırlı olsun. Umarız adı geçen futbolcular en kısa sürede kutsal formayı giyerler.

* Umbides'in görüntülerinden oluşan bir video.
Futbolcu hakkında fikir edinmek isteyenlerin izlemesi tavsiye olunur.



Ayrıca farklı bir videosu için TIK
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...