Trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2013

Ferhat Öztorun Orduspor'da...


Devre arası transfer döneminde ilk resmi transferimizi bugün gerçekleştirdik ve Trabzonspor'dan Ferhat Öztorun'u 600.000 TL+KDV bonservis bedeliyle transfer ettik. Genel olarak baktığımız zaman ihtiyacımız olan bir mevkiye belli bir potansiyele sahip bir futbolcuyu transfer ettiğimizi söyleyebiliriz.

Ferhat Öztorun Galatasaray alt yapısından yetişip Eric Gerets döneminde Galatasaray'ın As takımında zaman zaman forma giymeye başlamış ve iki sezon boyunca genç yaşına rağmen önemli süreler almıştı. Bu süreçte Ümit Milli Takım'da da başarılı bir performans göstermesine rağmen Galatasaray tarafından Hakan Balta'nın transferinde Manisaspor'a verildi. Manisaspor'daki ilk sezonunda 32 maçta forma giyen Ferhat o sezon küme düşen kadronun bir parçasıydı. Bir sonraki sezon ise Bank Asya'da 39 maçta forma giyen Ferhat Manisaspor'un Süper Lige geri dönüşünde önemli bir katkı sağladı. Manisaspor'da iki sezonda yetmişin üzerinde maçta forma giyen Ferhat yaş olarak hem de futbol olarak olgunlaştığı bir dönemde Trabzonspor'a transfer oldu. Form olarak iyi olduğu bir dönemde Trabzonspor'a transfer olmasına rağmen Trabzonspor'da geçirdiği 3.5 sezon boyunca hiç ön plana çıkamadı Ferhat. Forma giydiği maçları baz alırsak Trabzonlu arkadaşlar daha fazla şansı hak ettiğini söylese de Şenol Güneş çok fazla tercih etmedi Ferhat'ı. Nitekim kariyerinin belkide en güzel zamanlarını Trabzon'da çok da verimli geçirmedi.

Transferi kendi açımızdan değerlendirecek olursak bizim adımıza mantıklı bir transfer olduğunu söyleyebiliriz. Transferi mantıklı kılan durum solbekte yaşadığımız sıkıntı. Selçuk'un sezon başında sakatlanması ile sezona solbek olmayan Ferhat Çökmüş işe başlamış sonrasında ise Atila ile devam etmiştik. Atila oldukça potansiyelli ve benim umut bağladığım, güç geçtikçe daha iyi olacağına inandığım bir isim ama belli bir süreçten sonra performans olarak istikrar sağlayamadı. Elimizdeki tek orjinal solbek'in Atila olduğunu da düşündüğümüzde bu mevkiye takviye yapmamız oldukça mantıklı bir hamle gibi görünüyor. Transfer için olumsuz anlamda tek söylenebilecek şey Ferhat için Trabzonspor'a ödenen bonservis bedeli. Son 3.5 sezon ligde ortalama 10 maçta oynamamış, tercih edilen bir isim olmayan, ligin ilk yarısında sadece bir maçta sonradan oyuna dahil olmuş, kariyeri düşüşte olan bir futbolcu için Trabzonspor'a 600.000 Lira bonservis bedeli ödemek bana pek de mantıklı gelmedi. 

Önümüzdeki günlerde Danimarka'da oynayan Amerikalı milli futbolcu ile sözleşme imzalamamız bekleniyor. Bu transferin götürüsü de Agus'un takımdan ayrılacak olması olacak. Yine Arjantinli hücuma yönelik orta saha oyuncusu ile ilgili de görüşmeler devam ediyor. Yabancı transferlerinin ligin ikinci yarısının ilk maçına yetişmesi zor gibi görünüyor. Önümüzdeki günlerde bu transferler de netlik kazanacak. 

Ferhat Öztorun transferi hem Orduspor'umuza hem de Ferhat'a hayırlı olsun. Umarız sahip olduğu potansiyeli yeniden ortaya çıkarır ve başarılı olur.

12 Ağustos 2012

Lig Öncesi Son Prova | Trabzonspor 2 - 0 Orduspor

Ligin başlamasına 1 hafta kala takımımızı ilk defa izleme fırsatı bulduk. Bugüne kadar hep varsayımlar üzerinden konuştuk ama bugünkü karşılaşmadan sonra herkesin kafasında belli bir düşünce oluştu. Doğrusunu söylemek gerekirse bu akşam için takımdan beklentilerimiz bugün gördüklerimizden çok daha fazlasıydı. Takımı ilk defa izliyor olmamız da beklentilerin yüksek olmasını sağladı diyebiliriz.

Orduspor beklendiği gibi sahaya 4-4-2 formatında çıktı. Genel olarak baktığımız zaman alternatif olduğunu düşündüğümüz Hüsamettin dışında forma giyen isimler önümüzdeki sezonda ilk 11'in ana iskeletini oluşturacağını düşündüğümüz futbolcular. Cuper'in bu sezon takıma yerleştirmeyi düşündüğü 4-4-2'nin bugün sahaya yansımalarından bahsedecek olursak, sistemin temel amacı oyunu kanatlara yayarak Barral, Stancu ve Hasan Kabze gibi etkili isimler ile skor üretmek. Bu sistemin en önemli parçası Monje ve Umbides. Fakat 4-4-2 oynayan takımların çoğuna baktığımız zaman kanatların yanı sıra orta ikiliyi oluşturan isimler de sistemin diğer en önemli unsuru. Şayet 4-4-2 oynayacaksak orta alanın ortasında oynayacak isimlerden en az birinin defansif özelliklerinin yanı sıra dikine de oynayabilen, pasör özelliği yüksek, oyunu yönlendirebilen yani günümüz çağdaş önlibero tanımına uyan bir isim olması gerekiyor. En basit örnek olarak Selçuk İnan, Melo, Zokora, Fernandes gibi isimleri söyleyebiliriz. Fakat bizim kadromuzda bu bölgede görev alan oyunculara ( Ali, Şamil, Onur, Abdülkadir, Nizamettin) baktığımızda bu isimlerin 4-4-2 için uygun olmadığını söyleyebiliriz. Sadece Nizamettin'i ofansif özelliklerinden dolayı diğer isimlerin dışında tutabiliriz. Bugün forma giyen Ali ve Şamil'in ofansa katkı sağlayamamaları ve Umbides ve Monje'nin henüz hazır olmamasından dolayı Stancu, Barral ve Hasan Kabze'yi ön tarafta topla buluşturamadık ve deyim yerindeyse pozisyon dahi bulamadan maçı tamamladık.

Blok blok ele alacak olursak ilk yarı forma giyen Fornezzi ve ikinci yarı forma giyen Fevzi'ye çok fazla iş düşmedi. Fevzi'nin yediği gollerde hatası olduğunu söyleyemeyiz. Fornezzi'nin yeri garanti ama yabancı kontenjanından dolayı Fevzi de bazı maçlarda forma şansı bulacaktır.

Defans hattına gelecek olursak, bu sezon çok fazla rotasyon olacağını düşünüyorum. Cuper bugün Ferhat, Garcia, Agus, Hüsamettin defans bloğu ile başlayıp 2. yarısında ise Ferhat, Agus, Roversio, Garcia 4'lüsü ile maçı tamamladı. Bu isimler dışında Ömer Kulga ve Numan'ın da olduğunu düşündüğümüzde defans hattında sıkıntı yaşayamayacağımızı düşünüyorum. Fakat kanatların önemli olduğu bu sistemde beklerin de oyuna katkısının maksimum olması gerekiyor. Bugün görev alan Hüsamettin ve Ferhat'ın bu bakımdan yeterli olduğunu söyleyemeyiz. Hüsamettin'in bugün kadroda yer alan tek solbek olduğunu, alternatif bir isim olduğu ve ilk defa üst düzey bir takıma karşı mücadele verdiğini düşünürsek bugünkü performansından dolayı çok fazla eleştirmemiz doğru olmaz. Zamanla daha iyiye gidecektir. Sağ bek'e gelecek olursak Garcia varken Ferhat 2. alternatif olur. O yüzden Garcia'nın kendi mevkisinde yani sağ bek'de forma giymesi hem sağ kanadımızın daha işler olması hem de Umbides'in daha verimli olmasını sağlar.

Bu maçta göze çarpan asıl problem orta alandaki oyuncularımızın verimsizliğiydi. Orta alanda yaratıcı futbolcu eksikliğini bu maçta oldukça hissettik. Umbides ve Monje için sadece bu maçı ölçü alamayız. İkisinin de ilerleyen zamanlarda daha iyi olacağını düşünüyorum. Ligdeki yerimizi asıl belirleyecek olan şeyin bu ikilinin performansı olduğunu düşündüğümüzde Monje ve Umbides'in dünkü görüntüden çok çok daha iyi olmaları gerekiyor. Orta alanın ortasında oynayacak olan futbolcularımızın oyunun hücum yönünü kullanamayan isimler olduğunu düşünürsek Monje ve Umbides'den beklediğimiz performansı alamamız durumunda bu sezon hücumda yaşayacağımız sıkıntılar ap açık ortada.

Belkide en sıkıntısız hattımız olan forvet hattı diğer Anadolu takımları ile kıyaslandığında oldukça kalbur üstü isimlerden oluştuğunu söyleyebiliriz. Hasan, Stancu ve Barral bu ligi çok rahat götürebilir ama bu isimleri ön tarafta topla buluşturamadığımız sürece ancak isim olarak kalırlar. Bu üçlünün performansını belirleyecek en önemli faktör orta alanda oynayacak futbolcuların performansı diyebiliriz.

Genel olarak bakarsak sadece bir maçla yargısız infaz yapamayız ama görünen köy de kılavuz istemez... Bir süre önce sadece isimler üzerinden yaptığımız DEĞERLENDİRMEDE yerli rotasyonunun yetersizliğinden bahsetmiştik. Dün de açıkça gördüğümüz gibi acil olarak sol-sağ kanat alternatifi, direk 11'de oynayabilecek solbek ve orta alanda yaratıcı bir futbolcu eksikliğimiz mevcut. Ligin başlamasına ve transfer döneminin sona ermesine az bir süre kala bu eksiklerimizin hangi oranda giderilebileceği ayrı bir muamma ama uzun lig maratonunda kadronun geniş olması çok önemli. Dün sahaya çıkan kadro belki normal performansının altında bir performans sahaya yansıtmış olabilir ama Umbides ve Monje beklenen performansı veremezse şuandaki kadro yapımızda bu futbolcuların tek alternatifi Müslüm. Mersin İsman Yurdu maçıyla birlikte açılışı yapıyoruz. Umarız her şey umduğumuz gibi olur...

17 Şubat 2012

UEFA Avrupa Liginde Deplasman Takımları Coştu !

UEFA Avrupa Ligi 2.Tur ilk tur karşılaşmaları çoğunlukla deplasman takımlarının üstünlüğü ile neticelenirken, bu gece oynanan 14 karşılaşmanın sadece 3'ünde ev sahibi takımlar sahadan galip ayrılabildi.


14 Şubat Salı akşamı oynanan iki karşılaşma ile başlayan UEFA Avrupa Ligi 2.tur maçlarında ilk olarak Olympiakos deplasmanda Rubin Kazan'ı 1-0, Beşiktaş'da Braga'yı 2-0 mağlup ederek sahalarında oynayacakları karşılaşmalar öncesi büyük bir avantaj elde etmişlerdi. Bugün oynanan 14 karşılaşma ile 2.tur ilk maçları sona ererken, 16 maçın 9'unda kazanan taraf deplasman takımları oldu.

Trabzonspor Tur Şansını Zora Soktu !

Bu gece sahasında Hollanda ekibi PSV Eindhoven'i konuk eden Trabzonspor, rakibinin maçın henüz başında bulduğu 2 gole engel olamayınca sahadan 2-1'lik skorla mağlup ayrılan taraf oldu. Hollanda temsilcisi PSV, mücadelenin 6 ve 11.dakikalarında bulduğu gollerle 2-0 öne geçerken, Bordo-Mavili ekip bu gollere 32.dakikada Olcan Adın'ın golü ile cevap vermeyi başardı. İlk yarı 2-1 konuk ekibin üstünlüğü ile sonuçlanırken, ikinci yarıda rakip kaleye ataklar yapan Trabzonspor'u skora bir türlü eşitliği getiremedi. Mücadele 2-1 PSV'nin üstünlüğü ile neticelenirken, Trabzonspor bu sonuçla tur şansını zora sokmuş oldu.

United, Ajax'ı Rahat Geçti...



Günün ilk maçında Rus ekibi Lokomotiv Moskova sahasında Athletic Bilabo'yu ilk yarısını 1-0 geride kapattığı mücadelenin ikinci yarısında bulduğu gollerle 2-1 mağlup etmeyi başardı. Diğer bir karşılaşmada ise kupanın favorileri arasında yer alan ve yıllar sonra ilk kez Şampiyonlar Ligi dışında mücadele eden Manchester United, deplasmanda Hollanda temsilcisi Ajax'ı ikinci yarıda bulduğu gollerle 2-0 mağlup etmeyi başardı.

Arda Turan'lı Atletico Madrid Deplasmanda Galip...


UEFA Avrupa Ligi 2.turunda mücadele eden 4 Hollanda takımından biri olan Az Alkmaar ise sahasında Anderlecht'i 1-0'lık skorla geçmeyi başarırken, İtalyan ekibi Lazio, Arda Turan'ın son 18 dakika forma giydiği karşılaşmada rakibi Atletico Madrid'e sahasında 1-0 öne geçmesine rağmen 3-1 mağlup olmaktan kurtulamadı.

En Farklı Skor Deplasmanda Metalist'den Geldi...

Sporting Lisbon deplasmanda Polonya ekibi Legia Varşova'ya konuk olurken, Portekiz ekibi mücadelenin son dakikalarında bulduğu golle, ikinci karşılaşma için 2-2'lik avantajlı bir skor elde etmeyi başardı. Çek Cumhuriyeti temsilcisi Viktoria Plzen'e konuk olan ve rakibi ile 1-1 berabere kalan Alman ekibi Shalke 04'de, ikinci karşılaşma için avantajlı skor elde eden diğer bir ekip oldu. Deplasman takımlarının gecesi diye nitelendirebileceğimiz bu gece, rakip sahada en avantajlı skoru yakalayan takım ise Metalist Kharkov oldu. Ukrayna ekibi deplasmanda karşılaştığı Avusturya takımı Salzburg'u 4-0 mağlup ederek büyük ölçüde bir üst turu garantilemiş oldu.

Porto, City Karşısında Dayanamadı...



Bu gece 22:05'de başlayan diğer karşılaşmalarda ise Alman ekibi Hannover 96, Christoph Daum'un çalıştırdığı Belçika ekibi Club Brugge'yi, 1-0 geriye düşmesine rağmen zor da olsa 2-1 mağlup etmeyi başardı. Kupada sonucu en fazla merak edilen karşılaşmalardan biri olan Porto - Manchester City maçında ise, ev sahibi Porto sahadan boynu bükük ayrılan taraf oldu. Cüneyt Çakır'ın yönettiği karşılaşmada, Portekiz ekibi ilk yarıyı 1-0 önde kapatmasına rağmen, kupanın favorileri arasında yer alan güçlü rakibi Manchester City'ye 2-1 mağlup olarak büyük bir avantajı kaybetmiş oldu.

Galibiyet Golü Mehmet Topal'dan...



Hollanda ekiplerinden Twente deplasmanda Romanya temsilcisi Steaua Bükreş'i 1-0 mağlup etmeyi başarırken, İspanya temsilcisi Valencia deplasmanda İngiliz ekibi Stoke City'i Milli Futbolcumuz Mehmet Topal'ın 37.dakikada attığı harika golle 1-0 mağlup etmeyi başardı. Gecenin diğer karşılaşmalarında ise Udinesse sahasında Paok ile golsüz berabere kalırken, Belçika ekibi Standard Liege karşılaşmanın büyük bir bölümünü 10 kişi ile oynayan Polonya ekibi Wisla Krakow ile deplasmanda 1-1 berabere kalarak, ikinci karşılaşma için avantajlı skor elde eden diğer bir takım oldu.

23 Aralık 2011

İlk Yarı Biterken... | Trabzonspor 4 - 1 Orduspor

Haftalardır oynanan kötü futbola ve kötü gidişata rağmen dün akşam takımdan yine de umutluyduk aslında. 6 haftadır kaybeden bir takımdan da reaksiyon beklemek hakkımızdı sanırım. Takımı kamçılayacağını düşündüğümüz diğer unsurlarda vardı tabi. Hector Cuper'in kurmaylarının tribünde olacak olmasının takıma olumlu yansıyacağını düşündük, yorumladık. Fakat bizim düşüncelerimizin tam tersi bir takım vardı dün akşam sahada...

İlk 15 dakika biraz direnç gösterdik ama sonrasında oyundan düştük. Yenilen ilk golden sonra ise oyundan tamamen koptuk. Sonraki dakikalarda ise 6 haftadır kaybetmemize rağmen ligin ilk yarısında izlediğimiz en kötü Orduspor vardı sahada. Ne yaptığını bilmeyen, ruhsuz, bitsede gitsek havasında bir futbolcu topluluğu... Oynanan futbol hakkında çok fazla derine inmeye, dün akşamki maçı analiz etmeye lüzum görmüyorum. Çünkü sahada Orduspor yoktu. Trabzonspor oynamak istediği gibi oynadı ve maçı 4-1 kazandı. Belki biraz daha ciddiye alsalardı 4 golden çok daha fazlasını yiyebilirdik.

Sonuç olarak futbolcuların 20. dakikasından sonra bitsede gitsek havasına girdiği maç bitti ve 4-1 mağlup olduk. 26 yıl sonra çok iyi bir başlangıç yaptığımız ligin son 7 haftası bizim adımıza kabus gibi geçti. Devre arası çok kısa. Yaralarımızı sarmaya yeter mi bilmiyorum ama Cuper ve yapılacak olan takviyeleri bekliyoruz artık. İlk yarının genel bir değerlendirmesini yapacağız daha sonra.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...