Manisaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Manisaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2014

Sessiz ve Derinden... | Manisaspor 1 : 2 Orduspor



Beklentilerin çok uzağında oldukça rahat geçen bir ilk yarı... İlk yarının aksine dokuz doğurduğumuz bir ikinci yarı... Geçtiğimiz hafta yaşanan Anıl krizi, Volkan ve Soro'nun yokluğu, maç içinde Ufukhan ve Subasic'in sakatlanması gibi olumsuzluklar zincirine rağmen deplasmandan alınan altın değerinde üç puan...

Maç başlamadan önce çoğumuz maç oynanmadan 1 puana razı olurdu belkide ama karşılaşmanın başlaması ile birlikte oyunu Manisaspor yarı alanına yığıp sağlı solu rakip kaleyi abluka alan bir Orduspor vardı sahada. Selçuk ve Salih gibi iki sigortanın önünde serbest oynayan Landel'in pozitif futbolu, Subasic'in geçtiğimiz haftaların aksine sahadaki pozitif duruşu, Emre ve Ziya'nın kanatlardaki olumlu futbolu ile ilk yarıdaki Orduspor bizlere ligin ilk haftasında Adanaspor deplasmanından 4-0'lık galibiyetle dönen takımı hatırlattı. İlk yarıdaki olumlu futbol ve rakibimiz Manisaspor'un ilk yarı boyunca yarı alanımıza dahi gelememesinden dolayı rahat bir ikinci yarı umut ederken maçı alışkın olduğumuz şekilde, şekilden şekile girerek bitirdik.


İkinci yarıya sarı kartı olan Selçuk'u oyundan alıp Bilal'i sahaya sürerek başlayan Erkan Hoca Selçuk'un girişken futbolundan dolayı bir sıkıntı yaşayıp eksik kalmamayı düşündü. 2-0'ın verdiği dezavantaj ile biraz daha önde oynamaya çalışan Manisaspor'un çok da etkili olduğunu söyleyemeyiz ama Ufuk'un bir anlık konsantrasyon kaybı ve Murat Gürbüzerol'un şık şutuyla 70. dakikada farkı bire indirdi. O dakikadan sonrasını ise yazmaya gerek yok. 20 dakika geçmek bilmedi diyebiliriz.

Normal şartlarda bu maç ile ilgili konuşulacak çok şey buluruz. Dün akşamın ilk yarısından ve ikinci yarısından ayrı ayrı kompozisyonlar çıkartırız ama blog ekibi olarak bizde yorgunuz. Manisaspor maçında alınan 3 puanın önemi haftalar geçtiğinde daha net ortaya çıkacaktır. Önümüzde Ordu'da oynayacak olduğumuz Kahramanmaraşspor maçı var. Sakatlarımız var. Bu andan sonra rakibimizin ligin son sıralarında yer alması ya da diğer nedenleri düşünecek dahi değiliz. Ordu'da oynanacak 7 maç var. Rakip ayırt etmeden, küçümsemeden hepsini de kazanmak zorundayız. 

Son olarak Anıl Taşdemir için iki kelam edelim. Anıl'ın Orduspor'a verdiklerini, yaptığı fedakarlığı en iyi Orduspor taraftarı bilir. Akhisarspor'da Orduspor'da yaşadığı sorunla benzer bir sorundan dolayı kadro dışı kalmış ve uzun süre forma giyememişti. Oyundan haksız yere alınmış olsa dahi yaptıklarının, söylediklerinin bir açıklaması olamaz. Üstelik bu futbolcu takım kaptanı ise hiç olmaz. Bizim gönlümüzü verdiğimiz futbolcuların çoğu sevgimizi hak etmedi. Ya biz gereğinden fazla değer verdik ya da onlar bizi yok saydı... Anıl'ı da çok sevdik. Ama ince bir çizgi vardır ya, Anıl o çizgide. Umarız kendini de bizleri de üzmez. Hem kendi emeklerini hem de yok saydığı arkadaşlarının emeklerini hiç etmez. 

9 Şubat 2014

Haftanın Maçı #23 | Manisaspor vs Orduspor



Bu akşam saat 19:00’da Manisa deplasmanına çıkıyoruz. TRTSpor ekranlarından yayınlanacak maçı Bülent YILDIRIM yönetecek.  Bülent YILDIRIM, Manisaspor maçı itibariyle takımımızın 10.maçını yönetecek. Bülent YILDIRIM yönetiminde çıktığımız 9 maçta 3 galibiyet 2 beraberlik ve 4 mağlubiyet  aldık. Bu sezon PTT 1.Ligi’nde yöneteceği 4.maç olacak Manisaspor-Orduspor maçı. Yönettiği maçlara bakıldığında çok kart çıkartmayı seven bir hakem değil.

Direkt olarak rakibimizle oynayacağımız bir maça çıkacağız. Rakibimiz maç öncesinde ligde 6.sırada yer buluyor. İlk maçı Ordu’da 2:0 kazanmıştık.  Bu sezon Ankaraspor, İstanbul B.B., Balıkesirspor, Mersin İdman Yurdu gibi rakibimiz konumunda bulunan takımlara verdiğimiz puanlar hiç hoş bir tablo değil aslında. Manisaspor deplasmanında bu sıkıntıyı aşmamız gerek. Hem de ilk maçı 2:0 gibi net bir skorla almışken ikili averaj hesabına girildiğinde bir rakibimize karşı şimdiden üstte kalmayı başarabilmek bizim için önemli olacaktır. İlk 2’nin zor olduğunu artık hepimiz  kabullendik de, ilk 6 içerisinde puan bakımından erkenden rahatlama derdindeyiz. O yüzden bu tür maçlar çok önemli bir hal alıyor bizim için. Deplasmanlarda oynadığımız oyunu düşündüğümüz zaman, Manisa’dan 3 puan dahi getirmek zor olmasa gerek değil mi? Ama bazı olaylar can sıkıyor. Belli bir hava yakalamışken, takım içi arkadaşlık ve inanmışlık bu haftaya kadar en büyük artımız gibi duruyorken Anıl’ın kadro dışı bırakılması moralleri çok bozdu. Anıl mevzusu başlı başına konuşulacak bir konu olabilecek durumda ama belli bir hedef içerisinde kimseleri kırmak istemeyiz. Sosyal medyada çok keskin ayrılıklar var bu konuda. Erkan Sözeri’yi net haklı yada net haksız gören kesim arasında görüş ayrılıkları olsa da taraftar olarak bizim tek isteğimiz ve  tek ortak noktamız Orduspor’un menfaatleridir. Konu hakkında tek temennimiz, Orduspor’umuzun en az hasarla bu konuyu çözüme kavuşturmasıdır. Böyle sıkıntılı bir senede bizim taraftar, futbolcu, teknik heyet, yönetim olarak herkese ihtiyacımız var. Bu birlik beraberlik bozulmasının bozulması demek tüm emeğinin çöpe atılması demektir. Olmasın…

Ligin 6.sırasında bulunan Manisaspor  34 gol atarken kalesinde 22 gol gördü. Rakip attığı 11 golü 46’-60’ dakikaları arasında kaydetti.  Atılan 34 golün 21’ini forvet oyuncuları kaydederken, 21 golün 15’i ise ligin şu an itibariyle gol kralı Slavko PEROVIC’ten geldi. Manisaspor’un bu sezon en çok gol attığı takım Fethiyespor oldu. Fethiyespor maçında aldıkları 5:1’lik galibiyet sezonun en farklı galibiyeti olurken Tavşanlı Linyitspor maçında ortaya çıkan 3:3’lük skor ile Fethiyespor maçında çıkan 5:1’lik skor sezonun onlar adına en gollü maçları oldu.  Manisaspor bu sezon belli bir galibiyet serisi yakalayamadı. Mesela bu sezon 3 maç üst üste kazandıkları maç mevcut değil.  Sezon içerisinde 10 maç üst üste yenilmeme serisi yakalayan Manisaspor, ligin ilk yarısında Orduspor ve Karşıyaka maçlarını ardarda kaybettikten sonra 2 maç üst üste mağlubiyet yüzü görmedi.  Geçen hafta Mersin İdman Yuırdu’na 1:0 mağlup oldular.

Rakipte en fazla forma şansı bulan oyuncular  1980’ Bejamin FUCHS, 1893’ Murat GÜRBÜZEROL ile 1881’ Slavko PEROVIC. Skora en çok katkı yapan isimlere bakıldığında attığı 15 gol ve yaptığı 2 asistle atılan 34 golün 17’sinin içinde bulunan PEROVIC başı çekiyor. Bu sezon Manisaspor’da 5 oyuncu kırmızı kart gördü. Bunların içerisinde devre arasında Bursaspor’a transfer olan Bekir YILMAZ gördüğü 8 sarı kart ve 1 kırmızı kart ile takımın en hırçın oyuncusu durumundaydı. Bu sezona kadar 21 kez karşılaştığımız Manisaspor'a karşı 12 galibiyet 3 beraberlik alırken 6 maçtan da mağlubiyetle ayrıldık. İki takım arasındaki en gollü ve en farklı maçlar Manisa'da 1967/1968 ve 1970/1971 sezonlarında Manisaspor'un aldığı 4:1'lik galibiyetle geldi.

11 Ocak 2013

Ferhat Öztorun Orduspor'da...


Devre arası transfer döneminde ilk resmi transferimizi bugün gerçekleştirdik ve Trabzonspor'dan Ferhat Öztorun'u 600.000 TL+KDV bonservis bedeliyle transfer ettik. Genel olarak baktığımız zaman ihtiyacımız olan bir mevkiye belli bir potansiyele sahip bir futbolcuyu transfer ettiğimizi söyleyebiliriz.

Ferhat Öztorun Galatasaray alt yapısından yetişip Eric Gerets döneminde Galatasaray'ın As takımında zaman zaman forma giymeye başlamış ve iki sezon boyunca genç yaşına rağmen önemli süreler almıştı. Bu süreçte Ümit Milli Takım'da da başarılı bir performans göstermesine rağmen Galatasaray tarafından Hakan Balta'nın transferinde Manisaspor'a verildi. Manisaspor'daki ilk sezonunda 32 maçta forma giyen Ferhat o sezon küme düşen kadronun bir parçasıydı. Bir sonraki sezon ise Bank Asya'da 39 maçta forma giyen Ferhat Manisaspor'un Süper Lige geri dönüşünde önemli bir katkı sağladı. Manisaspor'da iki sezonda yetmişin üzerinde maçta forma giyen Ferhat yaş olarak hem de futbol olarak olgunlaştığı bir dönemde Trabzonspor'a transfer oldu. Form olarak iyi olduğu bir dönemde Trabzonspor'a transfer olmasına rağmen Trabzonspor'da geçirdiği 3.5 sezon boyunca hiç ön plana çıkamadı Ferhat. Forma giydiği maçları baz alırsak Trabzonlu arkadaşlar daha fazla şansı hak ettiğini söylese de Şenol Güneş çok fazla tercih etmedi Ferhat'ı. Nitekim kariyerinin belkide en güzel zamanlarını Trabzon'da çok da verimli geçirmedi.

Transferi kendi açımızdan değerlendirecek olursak bizim adımıza mantıklı bir transfer olduğunu söyleyebiliriz. Transferi mantıklı kılan durum solbekte yaşadığımız sıkıntı. Selçuk'un sezon başında sakatlanması ile sezona solbek olmayan Ferhat Çökmüş işe başlamış sonrasında ise Atila ile devam etmiştik. Atila oldukça potansiyelli ve benim umut bağladığım, güç geçtikçe daha iyi olacağına inandığım bir isim ama belli bir süreçten sonra performans olarak istikrar sağlayamadı. Elimizdeki tek orjinal solbek'in Atila olduğunu da düşündüğümüzde bu mevkiye takviye yapmamız oldukça mantıklı bir hamle gibi görünüyor. Transfer için olumsuz anlamda tek söylenebilecek şey Ferhat için Trabzonspor'a ödenen bonservis bedeli. Son 3.5 sezon ligde ortalama 10 maçta oynamamış, tercih edilen bir isim olmayan, ligin ilk yarısında sadece bir maçta sonradan oyuna dahil olmuş, kariyeri düşüşte olan bir futbolcu için Trabzonspor'a 600.000 Lira bonservis bedeli ödemek bana pek de mantıklı gelmedi. 

Önümüzdeki günlerde Danimarka'da oynayan Amerikalı milli futbolcu ile sözleşme imzalamamız bekleniyor. Bu transferin götürüsü de Agus'un takımdan ayrılacak olması olacak. Yine Arjantinli hücuma yönelik orta saha oyuncusu ile ilgili de görüşmeler devam ediyor. Yabancı transferlerinin ligin ikinci yarısının ilk maçına yetişmesi zor gibi görünüyor. Önümüzdeki günlerde bu transferler de netlik kazanacak. 

Ferhat Öztorun transferi hem Orduspor'umuza hem de Ferhat'a hayırlı olsun. Umarız sahip olduğu potansiyeli yeniden ortaya çıkarır ve başarılı olur.

29 Haziran 2012

Ferhat Çökmüş Orduspor'da!


Geçtiğimiz sezon Manisaspor'da forma giyen 27 yaşındaki sağbek oyuncusu Ferhat Çökmüş ile 2 yıllık sözleşme imzaladık. Ferhat Çökmüş Orduspor'umuza hayırlı olsun.

Abdurrahman Dereli'nin Kasımpaşa'ya transferinden sonra ilk önce Samsunspor'da oynayan Adem Alkaşi gündeme gelmiş fakat sonrasında bu isimden vazgeçilip Kartalspor'da oynayan eski futbolcumuz Uğur Akdemir ile görüşmeler yapılmıştı. Bugün veya yarın Uğur Akdemir'in resmi sözleşmeye imza atması beklenirken Ferhat'ın transfer edilmesi bir bakıma süpriz oldu. Bu durum dün kesinleşmiş ve ibre Ferhat'a dönmüştü aslında. Nitekim bugün transfer resmiyete döküldü.

Uğur Akdemir'mi Ferhat Çökmüş'mü diye sorulduğunda cevap vermek aslında bir hayli zor ama çoğumuzun gönlünden geçen Uğur Akdemir olurdu bence. Sebebi ise Orduspor'da forma giymeyi canı gönülden istemesi, sürekli yükselen bir grafiği olması ve çok daha iyisini yapabilecek bir potansiyele sahip olması. Fakat Hector Cuper ve yönetim patlama yapıp üstüne koyabilecek bir isim yerine Uğur'a göre daha tecrübeli ve belli bir çizgisi olan Ferhat Çökmüş'ü tercih etti. Tabi Ferhat'ın tercih edilmesinin tek nedeni Süper Lig tecrübesinin daha fazla olması değil aynı zamanda çok yönlü bir futbolcu olması. Ferhat sağbek olmasının yanı sıra defansın her bölgesinde oynayabiliyor. Aynı zamanda gerektiği zamanlarda önlibero da oynayabiliyor.

Geriye dönüp baktığımızda Ferhat'ın Süper Ligde geçirdiği 7 sezonda 135 maçta forma giydiğini görüyoruz. Bu rakam azımsanacak bir rakam değil. Yani Süper Lig tecrübesi yeterli olan bir isim. Fakat Ferhat'ın Trabzonspor'da da, Manisaspor'da da belli bir çizginin üzerine çıktığını söyleyemeyiz. Geçtiğimiz sezon Garcia ve Abdurrahman'dan dolayı sağbek mevkisinde hiç sıkıntı yaşamadık. Fakat bu sene yabancı kontenjanından dolayı bu mevkide çoğu maçta yerli bir ismin forma giymesi gerekecek ve bu isim Ferhat olacak. Geçtiğimiz sezondan çok daha büyük hedeflerin konulduğu bir ortamda Abdurrahman'ın ve Garcia'nın yaptığı işi Ferhat ne kadar yapacak şimdilik soru işareti. O yüzden Ferhat'ın Orduspor'a verebileceklerini yeni sezondan hep birlikte göreceğiz. Umarız Trabzonspor ve Manisaspor kariyerinden sonra yeni bir sayfa açar ve kariyerinin en iyi dönemlerini morbeyazlı forma altında yaşar. Orduspor'umuz adına da Ferhat adına da hayırlı olsun.

8 Ocak 2012

Buz Gibi Maç | Manisaspor 0 - 0 Orduspor


Haftalardır kazanamayan 2 takım. Kim kazanırsa üzerinde ki uğursuzluğu atacağı bir maç. Deplasmandayız, Manisa'da. En son orada oynadığımız maçı 3:1 kaybetmiştik, bir akşam maçıydı. Rafael vardı Manisa'da. Ki o sezon Süper Lig'e çıkmışlardı. Bu sefer bir üst ligde aynı statta daha eşit şartlarda karşılaştık. Soğuk bir hava, futbolcularında o havaya ayak uydurması. Soğuk bir maç, tatsız tuzsuz. Dolu dolu anlatılacak birşeyin olmadığı...

Dedik ya soğuk hava. Tribünleri olumsuz etkilemiş. Aşırı boşluklar mevcut. Karşımızda bize yada hakeme baskı uygulayabilecek bir tribün havası yok. Rahat bir deplasman olacağı aşikar. Bizde Culio - Gosso ikilisi yok. Yokluklarını hissettik. İki takımında ilk hedefi bu maçta 1 puanı garantileme şeklindeydi. Bu oyun felsefesine göre birşeyler yaptı takımlar. Kelimeler üreteyim maçla ilgili diyorum ama olmuyor, aklıma yazacak bir cümle gelmiyor. Manisa tarafı olsun, bizim taraf olsun kepaze bir futbol ortaya koydular. Manisaspor'un bize göre en avantajlı tarafıydı ileride bulunan hızlı adamları. Simpson ve Isaac ile gol aradılar. Bugün bir Simpson'umuzun olmamasının sıkıntısını çektik. Gerçi bu sıkıntıyı 19 haftadır çekiyoruz.

İlk yarının tek net pozisyonunun içindeydi yukarıda isminden söz ettiğimiz Simpson. Kendi çabalarıyla ceza sahasına kadar girdi ama o güzel hareketlerin ardından kaleye gönderilen top beklenildiğinden daha kötüydü. Belirtelim, Manisaspor'un maç boyunca kaleyi bulan bir şutu yoktu. Bizde ise kaleyi bulan bir top oluyorsa, içinde hep Riberio oluyordu ikinci yarıda. Netice itibariye gol çıkmadı maçta. İki takımda üzülmedi bu 1 puana.

Eksiklerimiz var. Bu eksikleri gideremezsek Cuper'i bırak dünyanın en büyük teknik direktörünü getirsende iş yapamaz. Riberio, Metin Diyadin döneminde de aynıydı. İlk 11 başladığı maçlarda da gördük ki bu takımın oyuncusu değil. Dalmat çok kötü. Kanatı işlemeyen bir takım olur mu? Olur işte. Kanatlara takviyelere devam edilmeli. Bruno, bu maçta en azından yedeklerde olabilseydi klübede güvendiğimiz bir isim var diyebilirdik. 3. bölgede bu kadar şanssız olamaz bir şehir. 3 senedir dikiş tutturamadık orada. Stancu felaket kötü. Metin Diyadin'i çok eleştirdik forvette oynatmadığı için Stancu'yu ama Stancu bizlerin yüzünü kızarttı. Oynamıyor ki arkadaş. Hakan'ı bizlere buralara getiren bir parça olduğu için fazla eleştiremiyorum ama Gosso'yu çok arattı bize. Atağa kalkma bakımından en önemli bölgede bulunurken çok yanlış tercihler yaptı, pozisyon üretemedik.

Ama bu Orduspor, ilk yarının ilk günlerindeki Orduspor olmaya başladı. Kıvamını yavaş yavaş almaya başladı. O ruhsuz hallerini atlatıp, eski mücadeleci oyunlarına geri döndüler. Bu durum için Cuper'in etkisinin fazla olduğunu söyleyebiliriz. Burada önemli olan devamlılık. Yoksa bu takımın Metin Diyadin zamanında da mücadeleci halini biliyorduk. İlk devre olduğu gibi bir gazla lige başlayıp ligin ortasında aynı kötü tabloyu yaşarsak, belki ligde kötü günler yaşamayız ama devamlılık açısından sorunlar yaşarız. Bu seneyi atlatırız, seneye daha zor günler yaşarız.

MANİSASPOR-ORDUSPOR: 0-0
STAT: 19 Mayıs
HAKEM: Serkan Çınar

MANİSASPOR: İlker, Ömer (Dk. 84 Ferhat Çökmüş), Akaminko, Hüseyin, Klukowski, Simpson, Yiğit İncedemir, Nizamettin, Murat Erdoğan (Dk. 79 Makukula), Isaac, Kahe (Dk. 61 Ahmet İlhan)
TEKNİK DİREKTÖR: Kemal Özdeş

ORDUSPOR: Fornezzi, Abdurrahman, Garcia, Yalçın, Selçuk, Dalmat (Dk. 86 Abdülkadir Kayalı), Ali, Hakan (Dk. 67 İrfan), Onur, Riberio (Dk. 71 Murat Kalkan), Stancu
TEKNİK DİREKTÖR: Hector Cuper

SARI KART:
Dk. 37 Yiğit İncedemir, Dk. 68 Murat Erdoğan, Dk. 85 Nizamettin

7 Ocak 2012

Rakip Analizi, Manisaspor ve Kemal Özdeş


Manisaspor'un Kemal Özdeş'den bağımsız bir şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyorum. O yüzden rakibimizi sadece Manisaspor diye değilde Kemal Özdeş'in Manisaspor'u diye değerlendirmekta fayda olduğunu düşünüyorum.

Sezon öncesi klupteki ekonomik sıkıntılardan dolayı deyim yerindeyse Himet Karaman yarı yolda bıraktı Manisaspor'u. Aslında çok iyi bir takım oluşturmuştu ve iyi bir hava yakalamışlardı. Fakat yollar ayrıldı. Göreve Kemal Özdeş'in getirilmesiyle başlayan süreç herkesin kafasında soru işaretleri oluşturmadı değil. Bu hamleye benzer hamleyi geçtiğimiz sezon Hakan Kutlu'yu takımın başına getirirerek yapmışlardı fakat aşı tutmamıştı. Kemal Özdeş'in ilk teknik direktörlük kariyeri olacak olmasından dolayı Manisa semalarında bu seçim oldukça bir süre dillendirildi fakat sonrası durum kabullenildi. Manisa'da durumun kabullenilmesinde Kemal Özdeş'in uzun süre Manisaspor forması giymesinin de büyük etkisi oldu tabi. Ama bu riskli seçime rağmen kemikleşmiş kadrosu ile ligin belkide en az transfer yapan takımıydı Manisaspor.

Manisaspor lige iyi başlayamadı. İlk 4 haftada aldığı 2 puandan sonra ''düşürülen'' ilk takımlardan biri oldu diyebiliriz ama gözden kaçan bir durum vardı. Manisaspor belkide ilk 4 haftadaki en kötü futbolunu bize karşı oynadı. Diğer maçlarda çok da kötü futbol oynadıklarını söyleyemeyiz. Nitekim 2 maçta çok erken dakikalarda 10 kişi kalmalarından dolayı sıkıntı yaşadılar bu süreçte.


Ligin başındaki süreçten sonra 5. haftadan itibaren bir çıkış içerisine girdi Manisaspor. 4 hafta üst üste kazanmasının ardından birden bire Manisaspor'a ve Kemal Özdeş'e bakış açısı değişti. İyi bir ivme yakaladılar ve uzun bir süre sıralamada üst sıralarda yer aldılar. Fakat bizim ilk yarının sonlarına doğru yaşadığımız handikapı onlarda yaşadı ve ilk yarının son 5 haftasında düşüşe geçtiler. 5 haftalık süreçte aldıkları 2 puan orta sıralara doğru gerilemelerine sebep oldu ve ilk yarıyı 24 puanla tamamladılar.

Kemal özdeş'i değerlendirirken aslında dikkat edilmesi bir nokta var. Rahmetli Tevfik Lav ve Mesut Bakkal gibi Ersun Yanal'ın yardımcılığı yaptıktan sonra Teknik Direktör kariyerine başlayan isimllerden sonra aynı mutfaktan çıktı diyebileceğimiz bir isim Kemal Özdeş. Nitekim Ersun Yanal'ın milli takımda görev almaya başlamasıyla o da Milli Takım yolunu tuttu ve U19 VE u21 takımlarında görev aldı. Mesut Bakkal, Tevfik Lav, Kemal Özdeş gibi hocaların Türk futbolundaki olumlu profilleri Ersun Yanal ile birlikte çalışmalarından dolayı mı yoksa Ersun Yanal'ın doğru seçimler yapmasından dolayı mı onun takdiri sizlere kalsın ama ciddi bir etkisi olduğunu düşünüyorum Ersun Yanal ile çalışmasının.

Sonuç olarak 40 yaşında Teknik Direktörlük kariyerine Manisaspor'da başlayan Kemak Özdeş'in ilerleyen zamanlarda Bir Ersun Yanal olmaması için hiçbir sebep yok. ( Bu arada Kemal Özdeş tip olarak Ersun Yanal'ın küçük kardeşi gibi zaten ) Manisaspor düşmenin en büyük adaylarından biri olarak gösterilirken şuan ligde bulundukları konum itibariyle ilk 8'i zorlayacak görünümdeler. Bu başarının en önemli sahiplerinden biri olarak ben Kemal Özdeş'i görüyorum. Manisaspor 6 haftadır kazanamıyor ve yarın bize karşı bu bilinçle sahaya çıkacaklar. O yüzden bizim adımıza zorlu bir mücadele olacak. Manisaspor'da Mehmet Güven sakatlığından dolayı Dixon ise cezalı olmasından dolayı forma giyemeyecek.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...