Gaziantepspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gaziantepspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2013

Peki Ya Şimdi? | Orduspor 2:3 Gaziantepspor

 

Bizler kendimizi yeni nesiller olarak adlandırırsak eğer, kendimizi bildik bileli hiç düşme gibi bir duygu yaşamadık. Çevremizde çok oldu yaşayanlar ki mutlaka çok zor bir duygu olsa gerek. Allah yaşatmasın. Şimdi maç üzerine yazılacak çok şey olabilir lakin ortalığı yakıp yıkmak istemiyorum. Şunun bilincinde olmanızı istiyorum. Tutanımızda iyi atanlarımızda iyi. Defansımımızda bu ligi kaldırabilecek düzeyde. Bu olumlu görüntüye karşın bakın düşme potasına girdik. Bir takımın tutanı kötü olabilir, defansı kötü olabilir. Ama atanı yada atanları iyidir, o takım yediğinden fazlasını atabilir. Ama bunları yapmak için kalbur üstü orta saha oyuncularının olması gerekmektedir. Yok. Orta sahamız yok. Geçen sene ki orta sahamız bu sene olsaydı, biz bu sene çok farklı şeyler konuşacaktık. Şimdi biz nerdeyiz? Kimleyiz?
Futbolcular ruhsuz,
Cuper hatalı,
yönetimin oyuncu tercihleri yanlış. Ortada bir zincirleme hata var. Bunların hesabı, kitabı sene sonunda mutlaka yapılır. Herkesin günahı, sevabı konar ortaya.
Galatasaray maçından hemen sonra twitter'dan "Bu maç bizi kümeye düşürür, normal bir mağlubiyet değil." demiştim. O an ki üzüntü bana bunları yazdırdı. Bugün sahadaki oyunu gördükten sonra umutsuzluğum bir kat daha arttı. Arttı da hemen kestirip atmak ?
Biz Süper Lig'e çıkınca taraftarlarımız bir alt lige düştü. Takımı gaza getirmek yok, en kritik anlarda sadece maç seyredenler, "yönetim istifa", "Cuper istifa" diye bağırıyorlar.
Biz yönetim şakşakçısı değiliz, -göreceksiniz yönetimie de en büyük eleştiriyi bizler yaptık ve sene sonunda yapacağız- niye bağırıyorsunuz gibi bir anlam çıkmasın,
Ama
Niye bağırıyorsunuz ?
Bu kedar vefasız olunmaz. 2 hafta önce "büyük başkan", 2 hafta sonra "yönetim istifa."
Maç boyunca küfür ettiğiniz rakibinizi, maç sonu tribünlere çağırdınız. Mutlu oldunuz mu bizi yendiler diye?
Ben hep, senelerce bir teknik direktörümüz olsun, bazen iyi bazen kötü gidelim ama bir istikrar sağlayalım isterdim. Yücel İldiz gittiğinde çok üzülmüştüm mesela. Cuper içinde aynı şeyi düşünüyorum. Dile getiremiyorum ama olmuyor. Gitsin de diyemiyorum,
Ama bazı gerçekleri de görmemezlikten gelemiyorum.
Farkındasınız sizlerde,
Ligin en kötü futbol oynayan takımıyız. Düşmeyide hakediyoruz, gönül razı değil... 
Neydi?
"Umudun bittiği yerde inadımız başlar."
8 hafta var ligin bitmesine. Gaziantepspor, aylar sonra ilk deplasman galibiyetini aldı. Bizler zoru severiz. Süper Lig'e hangi şartlarda çıktığımızı unutuyorsunuz. Zor geldik buralara, kolay gitmeyeceğiz. Milli arada futbolculara gerekli ultimatom verilmeli. Sivas'ta ise, Elazığ'da ki atmosferi yakalamalıyız. Gaziantep'in bugün yaptığını, Sivas'ta biz yapacağız. 
Görün, bakın.

28 Ekim 2012

Haftanın Maçı #9 | Gaziantepspor-Orduspor


Takımın içinde bulunduğu psikolojiyle ilgili son Elazığ maçında fikir sahibi olduk. Ligin tek namağlup takımı olmanın, bunun üstüne liderlik şansına sahip olmanın üstümüzde yarattığı stres ve rehavet bu sezonun ilk mağlubiyetini, hem de Aralık 2011’den beri yenilmediğimiz mabette almamıza yol açıyordu. Neyse ki şanslıydık. Cuper’in hafta boyunca takım üzerindeki bahsettiğimiz psikolojiyi kırmaya çabaladığını biliyoruz. Bunu başarıp başaramadığını göreceğiz.

Takımın üzerindeki psikoloji bir yana, bu sezonun ilk mağlubiyetini deplasmanda alacağımızı düşünmüyorum. Cuper’in takıma yerleştirdiği mantalite buna izin vermeyecektir. Hikmet Karaman’ın oyun anlayışı Gaziantepspor’u iç sahada topa sahip olan ve önde oynamaya çalışan bir takım görünümüne sokuyor. Bu anlayış tam da bizim istediğimiz, çözmekte zorlanmadığımız türden. Cuper Karabük maçının ilk yarısında aradığı macerayı burada aramaz ve Barral-Stancu ikilisiyle başlarsa zor olan bir maç ilk yarıda bulunacak bir kontra golüyle kolaylaşabilir. Öte yandan can sıkıcı Monje ve Hasan sakatlıkları da yansıtmak istediğimiz oyunu sekteye uğratabilir. Bu noktada solda başlaması muhtemel formsuz bir Yiğit’in veya son maçtaki etkili oyunuyla ilk 11’e uzak görünmeyen Müslüm’ün performansları da maçın zorluğunu belirleyecektir. Sağ kanatta uzun süredir formsuz gözüken Umbides’in de artık takıma ağırlığını koymasını bekliyoruz. Monje ve Hasan’ın yokluğunda Umbides’in alacağı insiyatife ihtiyacımız var.

Rakibe gelirsek, geçen sezon oynadığımız 3 maçta da yenemediğimiz Gaziantep’e şansımızın çok tuttuğu söylenemez. Geçtiğimiz sezon Ordu’daki maç 0-0, Antep’teki Culio’nun penaltı kaçırdığı maç da 1-0 sonuçlanmıştı. Spor Toto Kupası finalinde de İnönü’de 3-1 lik skorla kupaya uzanmışlardı. İlk bakışta Antep’in ligdeki konumu topladığı puanlar bizi şaşırtabilir. Ancak lig başını Fener-Trabzon-Kasımpaşa-Beşiktaş-Bursa şeklinde bir fikstürle geçtiklerini belirtelim. Üstelik topladıkları 8 puanın 7’sini bu zorlu periyottan topladılar. Yükselişin başlangıcı olarak gördükleri son iki haftada Antalya’ya evlerinde 1-0 mağlup olmaları ve Akhisar’dan da 0-0’lık beraberlikle dönmelerinın, bu maçı onlar için bambaşka bir anlama soktuğunu söyleyebiliriz. Antep için, Orduspor maçı tam bir diriliş maçı. Üstelik ellerinde bu ligin yenilgisiz tek takımını yenmek gibi bir ekstra motivasyonları da var.

Uzun lafın kısası,takımın bu değerlendirmeler ışığında maçın zorluğunun farkında olarak ve en az bir Galatasaray maçı kadar motive bir şekilde sahada olması istediğimiz sonucu almak için olmazsa olmazlarımız. Bu gerçekleştiğinde er yada geç maç bizim istediğimiz şekle dönecektir.

#TresPuntos

17 Mayıs 2012

Final Zamanı | Orduspor vs Gaziantepspor

Herşeyden önce şunu söylemek gerekir. Taraftarın deyimiyle gazozuna bir kupa dahi olsa biz bu kupayı sonuna kadar hak ettik. Şampiyonluk Play Off'un da bile stadlar boş kalırken Orduspor taraftarı ne olduğu belli olmayan bu turnuvanın hakkını sonuna kadar verdi.

Türk futbolunun gırtlağına kadar pislik deryası içinde yüzdüğü bir ortamda geçen hafta Süper Ligin Şampiyonu belli oldu. Birinin diğerinden farklı olmadığı bir ortamda Türk futbolunu bu hale getiren taraflar şampiyonluk ve Avrupa için mücadele ettiler. Onlar kendi kendilerini yiyedursun biz bugün gazozuna olsa dahi tertemiz bir kupa kaldıracağız inşallah.

Kupaya gazoz kupası dedik, ne idüğü belirsiz dedik, onlarca şey söyledik ama Orduspor armasının olduğu her yerde olduğumuz gibi bugün de İnönü'de armamızın, sevdamızın yanında olacağız. Bu kötü sezondan geriye ufak da olsa bir anı kalsın istiyoruz. İstanbul'daki bütün Ordusporluları bugün İnönü'ye bekliyoruz.

15 Mayıs 2012

Perşembe 18:45'te Beşiktaş'ta Toplanıyoruz.

Sezon çoktan bitti aslında.
Ama oynanacak bir maç ve alınacak bir kupa var bizim adımıza.
Bu sezon İstanbul'daki taraftarlarımız sadece İBB ve Galatasaray maçında takımı izleme şansı bulabilmişti. Belediye maçı hafta içi ve Olimpiyat stadında olmasına rağmen ciddi bir kalabalık vardı. Galatasaray maçı ise bizim adımıza sadece sıradan bir karşılaşmaydı.

O yüzden hafta içi olsa dahi Perşembe günü İnönü'de ciddi bir taraftar topluluğuyla birlikte kupayı kazanıp Süper Ligdeki ilk sezonumuzda güzel bir final yapabiliriz.

Maç ile ilgili Divane Aşık Gibi olarak bir çağrımız var.
Maça herkes dilediği şekilde iştirak edecek ama biz Perşembe akşamı saat 18:45'de Beşiktaş Meydanı'nda olacağız. Ayak üstü de olsa tanışıp memleketten, Orduspor'dan hoşbeş edebileceğimiz bütün okurlarımızı bekliyoruz.

%90 ihtimalle Kapalı Tribün bize verilecek. Aksi bir durum olmadığı sürece de biletlerimizi Kapalı'dan alıyoruz. Buluşma yerinden hep beraber stada, tezahüratlarla yürüyüp maçı birlikte izleyeceğiz.

Buluşma Yeri : Beşiktaş Meydanı ( Kadıköy İskelesi'nin hemen yanındaki alan)
Buluşma Saati: 18:45

17 Şubat 2012

Hedef ? | #27 - Gaziantepspor vs Orduspor


Bu maça bu başlık yakışır.
Ligde kalmak ile Avrupa hayali arasında gidip geliyoruz. Gerçi bu takımın bu saatten sonra düşme korkusu yaşamayacağına inancımız tam olsada, futbol bu. Maçı 90 dakika, maratonu 34 hafta. İçimizin rahat etmesi için bir galibiyet daha şart. O maç bu maç olur mu? Olabilir, olması mantıklı çünkü.

Puan alamazsak rahatlayamayacağımız, puan veya puanlar alırsak Avrupa hayallerine dalacağımız bir maç bu maç. Takımın rotası açısından çok önemli. Gaziantepspor tarafı içinde tabi. Bizden çok onlar için önemli. Bu tür ani düşüşleri aklım almıyor. Bir takım bir senede bu kadar değişemez? Hani nerde istikrar o zaman? 2 sene öncesinin şampiyonu Bursa şimdi ne halde. 2 sene önce şampiyonluğa oynayan Sivas, sonraki sezon ligde zorda olsa kalan yine aynı Sivas. Ve geçen senenin Anadolu'da en flaş takımlardan birisi olan Gaziantep, bugün 16. sırada. Ve ciddi manada düşme korkusu yaşıyorlar. Lige başlanıldığında geçen seneye göre çok fazla değişmeyen bir takımın tavandan tabana düşmesi sorgulanabilir. Anadolu neyi yanlış yapıyor?

Evinde kolay kolay maç vermiyorlar. Çokta ahım şahım bir top oynadıkları söylenemez zaten. En son kazanılan bir Sivas maçlarını izlemiştim statyumlarında, rakipleri 10 kişi kalmasa kesinlikle 3 puanı alamayacaklardı. Takım halinde birşeyler yapmaya çalışsalarda an geliyor bir kişisel hata tüm maçı alıp götürebiliyor. Ki Gaziantepspor'un şu an ki konumu takımın kötülüğünden çok kişilerin anlık kötülüğünden kaynaklanıyor. Hemen hatırlayalım 2 hafta önce oynadıkları Galatasaray maçını, yada 1:0 kaybedilen Eskişehirspor maçını. Gaziantep'te kazandıkları son 2 maçta ise ya ilk dakikada yada son dakikalarda atılan gollerle gelen 3 puanları mevcut.

Gaziantep'i yeneriz, adınızı gözümüzde fazla büyütmezsek. "Gaziantep düşmez." diyoruzda, bu iş şakaya gelmez, bu Gaziantep düşebilir. Kişisel isteğim düşmemesi taraftarı tabi. Deplasmanda Eskişehirspor'u yenen takımımız Gaziantep'ten de 3 puan getirebilir. Disiplinini kaybetmediği sürece. O düsüplini bu sene o kadar çok kaybettik ki, 3:0'da rahat edemez mi insan?
Edemezmiş...

Geçen hafta büyük yara aldı Gaziantep, Trabzon deplasmanında. Uzun yıllar unutulmayacak bir maçtı gerçekten. Az önce bahsettiğim kişisel hataların pek bir âlası vardı o maçta. Bir Popov vardı mesela, belki seneye Trabzonspor'da oynar yorumunu yaptım içten içe. 7 yabancı krizini hatırladık tekrar, yıllar önce oynanan Beşiktaş-Fenerbahçe maçından sonra. Çok yara aldı Gaziantep. Sadece 4 gol yemekle kalmadı en önemli 2 oyuncusunu da kaybetti kart yüzünden. İşte bu maçta bırakın beraberliği bizleri 3 puan havasına sokan sebeplerden birisi Karce ve Danny'in olmayışı.

"En büyük savunma, hücumdur" diyor bir reklamda. Gol atıp üzerine yatmak bize yakışmaz. Rehavet bize yakışmaz. Gol atar kapanırsan, bir kurtarırsın iki kurtarırsın, üçüncüde canını yakarlar. Biz, sahada bizlere gurur veren bir takım izlemek isteriz mesela. Antalya maçının, Karabük maçının ilk yarısını her maçın maksimum 65 - 70 dakikasında görmek isteriz. Geçen sene Ordu'da oynayıp 2:1 kaybettiğimiz bir Altay maçı vardı hatırlayın? Kaybedelim gerekirse ama Altay maçı gibi kaybedelim. Ya da kaybetmeyelim yahu. İyi oynadığımız her maçı kazanalım mümkünse.

Gaziantepspor ile resmi olarak 16. maçımıza çıkacağız. Gaziantep'te oynadığımız maçlar içinde tek galibiyetimizi 1988-1989 sezonunda 2. Lig'de 1:0'lık sonuçla almıştık. En farklı galibiyetimizi 1974-1975 sezonunda 4:0 ile alırken, en farklı mağlubiyetimizi 1980-1981 sezonunda yine aynı skorla almıştık. Gaziantepsor ile Orduspor arasında ki en gollü maç ise 1988-1989 sezonunda Gaziantep'te, Gaziantepspor'un 4:2 üstünlüğü ile sona eren maçtı. Sezounun ilk maçında ise neredeyse pozisyonsuz geçen maçta Ordu'da iki takımda birbirine gol atabilme başarısını gösterememişti.

Yazının başında vermemiz gereken maç bilgisi şimdi vereyim bari. Değinmesek olmaz. Maç Pazar günü, saat 13:00'da. Fırat Aydınus ise maçın hakemi.

Rakipte Dany ve Karcemarskas cezalı, Orhan Gülle ve Muhammet Demir'in ise sakatlıkları var. Bizde kronik sakatlar dışında Onur ve Abdulkadir bu maçta yoklar. Garcia ise cezalı. Gaziantep'in attığı gollere bakıldığında dakikalar arasında çok fazla fark yok. Yani maçın her anında gol atabilecek bir yapıdalar. Mesela biz en fazla golü 16 ve 30 dakikalar arasında ki 15 dakikada bulduk. Bu dakikalar arasında attığımız gol sayısı 10. En çok gol atanlar listesinde ilk 2'de bulunan Muhammet Demir (5 gol) sakat ve Olcan Adın (4 gol) Trabzonspor'a transfer olmuştu. Aynı zamanda en çok oynayanlar listesinde ilk 3'e girenlerin içinde bu maçta oynayamayacak olan Karcmarskas 1980 dakika ve Dany 1868 dakika ile bulunorlar. Popov ise bu sezon 1950 dakika sahadaydı.

Hemen kendime pay çıkarıyorum, bu sezon gittiğim tek maç olan Kayseri deplasmanından sonra takımın iflah olmaz düşüşü, bu maçta beni korkutmuyor değil. Umarım uğursuzluğum sadece ve sadece o maça özgüdür. Yani sonuçta yerinde izlediğim iki maçtada bu takım şampiyonluk yaşadı Samsun ve Eskişehir'de (:

Gaziantep'ten öncesiyle sonrasıyla sizlere en güzel paylaşımları yapmaya çalışacağız burada ki yazılarımızda, facebook ve twitter sayfalarımızdan. Şimdilik iyi akşamlar. Mutlu Ordusporlu hafta sonu dileğiyle...

5 Kasım 2011

10. Hafta | Orduspor 0-0 Gaziantepspor



10. hafta sonunda tılsımı devam ettiriyoruz. 9 haftadır yenilmeyen bir takımız. Yenilmiyoruz, gol yemiyoruz. Birbirinden değerli geri hattımız var, biri diğerinin yokluğunu aratmayan. Bunun tam tersinde ise en az gol atan takımların başında geliyoruz, son vuruşlarda etkisiz bizler. Toplamda elde edilen 17 puan var. Yeni çıkan bir takım için hiçte kötü olmayan bir tablo.

Hafta boyunca aramızda konuştuğumuz tek konu Yalçın-Sedat yokluğunda Metin Diyadin'in nasıl bir strateji izleyeceğiydi. Kendi içimizde yapılan kadrolar, "böyle çıkarsak maça 10 numara olur" yorumlarıyla maç gününü bekledik durduk. Hafta içinde Metin Diyadin'in antremanlarda Fevzi'yi kalede denemesi Gaziantepspor maçında Fornezzi'nin yabancı kontenjanına takılacağı yönünde yorumlara neden olmuştu. Fevzi yan toplarda kendini geliştirebilseydi, hafta arasında ismini duyduğumuzda panik havası yaşamazdık. Yoksa biz Fevzi'yi çok öven yazılarda yazdık buralarda. Daha dün gibi, geçen sene Gaziantep'de ki Gaziantep Büyükşehir Belediye maçı sonrasında Bank Asya Ligi'nin en iyi kalecilerinden biri olduğunu, Süper Lig'i çok rahat kaldıracağını belirtmiştik. Ama gel git zaman derken ne zaman ki takım yan toplarda en kritik maçlarda puan vermeye başladı o zaman Fevzi'ye karşı bir güvensizlik ortaya çıktı. İşte bugünlerde de kalemizi Fornezzi'ye emanet ettik. Ligin en iyi kalecilerinden birisi şüphesiz. Ona da nazar değdirmekten korkuyorum, hakkında fazla birşey söylemek istemiyorum.

Haftanın en zevkli maçlarından birisi bekleniyordu bugün Ordu'da. Sahadaki futbol herkesi yanılttı, o kadar da güzel bir futbol çıkmadı Ordu'da. Al gülüm ver gülüm şeklinde iki takımında 1 puana sevindiği bir maç oldu. Maç anı yaklaşırken kadrolara bakarken en çok merak edilen soru en sonunda cevabını bulmuş, Metin Diyadin sahaya olabilecek en iyi kadroyla çıkmış, Fornezzi - Abdurrahman, Nickenig, Garcia, Emre ile oluşturmuştu geri hattını. Kesiği yiyen yabancı ise Gosso olmuştu.

Kadroları gördük, maçı bekliyoruz. Maç başlayacak tribünler tıklım tıklım boş. Maç bitecek boş yer çok az. Yönetici arkadaşlarımız futbolu sadece saha içinde oynanan bir meta olarak görmesinler. Bunun birde saha dışı var. Tribün kısmı yani. Sen "store için daha değişik ürünler niye üretmiyorsunuz?" dediğinde karşındaki eleman, "taraftar görevini yapıyorda kombine mi alıyor?" derken bunları görmüyor işte. Kombine alan insan stada 20 dakika sonra giriyor, o maraton dışında herşeye benzeyen tribüne. Almayan da yarım saat sonra giriyor. Taraftar -kabul geçmiş senelere göre daha az olsa da- görevini yapıyor da siz ne yapıyorsunuz onlara maç izlemeleri için? Turnikelerde telef oluyor taraftarlarımız kaç haftadır. Hem para verip hem rezillik yaşamak değil bizim hakkımız. Umarız tez zamanda bu işe bir çözüm bulur yönetici arkadaşlarımız.

Maça nispeten hızlı başlayan taraftık ama çabuk durduk. Gözler özellikle Nickenig ve Abdurrahman'ı kesti. Her topla buluşmalarına daha ayrı bir gözle izledik. Nickenig, kusursuz bir oyun ortaya koydu. Ama ilk yarıda bazı pozisyonlarda oyuna başlamada zayıf kaldı. Nickenig kesinlikle yedek kalacak bir isim değil. Ama kim yedek kalacak? Yabancılar konusunda Metin Diyadin'i zor seçimler bekliyor ileriki haftalar için. Abdurrahman ise Garcia'nın ardından çok etkisiz bir görüntü sergiledi bugün. İleri çıktı geri geldi, çabaladı ama Garcia'yı kesebilecek gibi durmuyor, en azından sadece bu maçlık baktığımızda.


Ortada geçen bir ilk yarı sonunda kaleye çekilmiş bir şutumuz bile olmadan bitirdik ilk yarıyı. İlk yarı bittiğinde takım kötü oynama hakkını bu sefer ilk yarıda kullandı, 2. yarıda açılacaktır diye düşünmüyor değildim. Ama takımımız bu sefer geçekten çok kötüydü. Lig boyunca oynadığımız en kötü oyunu sergiledi Gaziantepspor karşısında takımımız. Culio çok etkisizdi, Fatih çok yalnız kaldı, Stancu vasattı derken maç boyunca akıllarda kalan tek bir pozisyonumuz olmadan 1 puanla ayrıldık sahadan. Bunun yanında tek bir köşe vuruşu kullanmadan tabi. Son dakikalara bakarsak Gaziantepspor'un 3 puanı kaçıran taraf olduğunuda belirterek aldık 1 puanı.

3 maçtır berabere kalıyoruz. Üzülmüyoruz, sonuçta bu sene takımımızdan çok yüksek hedefler beklemiyoruz. Mütevazi bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Ama olursa ya diye ilk 8 hayallerini de kuruyoruz içten içe. Geçen hafta Antalyaspor maçından sonra belirttiğim sorunlara bir ilavede bu maçta eklemek istiyorum. Yedek klübemizde oyunu değiştirecek bir oyuncumuz yok. Oyuna girenlere bakalım, Gosso - Hakan - Riberio. Bu 3 isimden hangisi bize gol getirebilirdi? Hiç biri getiremezdi, getirmedide. Metin Diyadin'in yapmak zorunda kaldığı tek olay Fatih'in yanına Stancu'yu almak oluyor maç içinde. E peki hani Orkan? Hani İbrahim? Banahane? Alternatif yoksa alternatifi kendi yaratmalı Metin Diyadin. İyi yada kötü bir bir yolumuza devam ediyoruz. Sonu mutlu biten bir hikaye olur inşallah bu seneki mücadelemiz.

Tüm Müslüman aleminin bayramı mübarek olsun...

***

ORDUSPOR 0-0 GAZİANTEPSPOR
STAT: 19 Eylül Stadı

HAKEM: İlker Meral

ORDUSPOR: Fornezzi, Abdurrahman, Tobias, Garcia, Emre, Ali, Onur (Dk. 86 Hakan), Dalmat (Dk 61 Riberio) , Culio, Stancu, Fatih Tekke
TEKNİK DİREKTÖR: Metin Diyadin

GAZİANTEPSPOR: Karcemarkas, El Yasa, Dany, Yasin, Şenol, Serdar, Binya (Dk. 81 Orhan), Sosa (Dk. 65 Wagner), Olcan, Popov, Muhammet (Dk. 86 Cenk)
TEKNİK DİREKTÖR: Abdullah Ercan

SARI KARTLAR: Binya, Ali, Emre

4 Kasım 2011

10. Hafta | Orduspor Gaziantepspor Maç Öncesi


Herkesin ligin puan durumuna baktigi, detaylari inceledigi bir web sitesi vardir. Bende sporx.com`u kullanirim genelde. Sporx` in en ust menusunde Super Lig`in takim amblemleri vardir ki lig siralamalarina gore yapilir, artik her actigimda bu listede FB, IBB (?), BJK, Trabzon ve GS gibi ligin buyukleri diye nitelendirilen(!) takimlarinin ardindan Orduspor amblemini goruyor olmak ben cok gururlandiriyor. Baskanimizin bu hafta dedigi gibi Orduspor`umuzun hedefi ligin sonunda da puan tablosunun ust tarafinda kalmak, fakat ligin kalan maclarina bakarsak zorlu haftalar baslamak uzere.

»



Daha once de belirttigimiz gibi ligi 8. haftadan ikiye ayirirsak ilk kisim ikinci kisma gore daha kolay rakiplere karsiydi. Bu maclarda Samsunspor disinda galibiyet cikarmamiz gereken butun maclardan 3 puanla ayrildigimiz gibi, Fenerbahce ve Bursa`ya kok sokturerek puan kaybettik. Yani ilk 17 haftanin ilk yarisini alabilecegimiz maximum puana yakin ve gayet basariyla atlattik. Bursaspor maciyla baslayan ikinci seri kesinlikle daha zor ve cetin gececekti ki Bursa ve Antalyaspor maclarinda kesinlikle kotu sonuc olmayan beraberlikler basladi. Bu grupta ozellikle Mersin Idman Yurdu, Genclerbirligi ve Sivasspor gibi kesinlikle yenmemiz gereken takimlarin Gaziantep ve Kayseri gibi 3 ihtimalli maclarin yani sira , Gs, Trabzon ve Bjk`den cikarabilecegimiz her puan da baskanimizin hedefine biraz daha yaklasacagiz.

Metin Hoca`nin duzenli kadro anlayisina yavas yavas (Sakatliklarin da etkisiyle) da olsa rotasyonu katip Ali, Hakan, Abdurrahman gibi isimlere yer vermesi cok onemli. Ozellikle sikisan lig maratonu ve yedeklerimizin hazir tutulmasi anlaminda bize cok katki saglayacak bir degisim. Her ne kadar duzenli kadro yapisi sahada butunlugu ve basariyi getirse de, yerini garanti goren oyuncunun form ve fiziki dusuklugu ve olasi degisikliklere hazir olmayan yedeklerin sahadaki etkisiz goruntuleri bizim acimizdan uzun donemde sikinti yaratabilir.


Maca gelirsek, Gaziantepspor karsisinda bizi en cok zorlayacak olan savunmadaki eksiklerimiz.
Antalya karsisinda kirmizi kart goren defansin sigortasi diyebilecegimiz Yalcin`in yani sira sakat Numan ve cezali Sedat`in eksikliginde elimizde gercek stoper bir tek Tobias ve belki Caner kalmakta.

Tobias`in yanina her ne kadar hoca antremanlarda Onur`a yer verse de, benim gonlum fizigi bu bolgeye daha yatkin olan Emre`den yana. Belki Emre`nin sol bekteki basarili performansini bozmak istememesi ve Ali Camdali`nin Selcuk`a gore daha iyi bir yedek olmasi Onur`u bu bolgede kullanmasina sebep olabilir. Fakat sene basinda Ali mi Hakan mi oynasin diye yazdigimiz bolgede, bitmeyen enerjisiyle o kadar verimli oynuyor ki Onur o bolgede kalmasinda yarar var gibime geliyor. Hocanin bir diger secenegi de Garcia`yi stopere cekip, yavas yavas rotasyona isindirdigi Abdullah`a ilk 11`de yer vermek. Savunma kurgumuzun bozulacak olmasi muhakkak ki sikinti yaratacak.Ozellikle Tobias`in oynadigi bolgede fizik olarak rahatlikla tutabilecegi Cenk Tosun yerine ona gore daha hareketli formda Muhammet ve destekci olarak Olcan ve Popov`un oynamasi durumunda sikinti yasayabiliriz.

Stoperdeki eksikliklerin bir diger etkisi de 6. yabanci durumu olacak. Tobias`in oyuna girmesiyle Fornezzi, Garcia, Gosso, Culio, Stancu, Dalmat`tan birisi bu haftaya yedek klubesinde baslayacak. Benim tercihim Hakan`in Culio`nun veya Abdullah`in Garcia`nin yerine oynamasi olurdu ki, bence Metin Hoca tercihini Dalmat`tan yana kullanacak. Metin Hoca`nin Hakan`i gecen haftaki kendi mevkisi olmayan sag acikta verimsiz gecirmesine ragmen bu pozisyonda kullanacagini dusunmekteyim. Bu mevkide hucum anlaminda pek verimli olamayan Hakan bir diger yandan savunmaya Dalmat`a gore daha yardimci olmasi sebebiyle, Stancu`yu forvet bolgesine daha rahat bir sekilde destek cikmasina yol acabilir.


Bu haftaya ciddi eksiklikler ve kadro icinde degisimlerle cikiyor olmamiza ragmen, kaybetmemeyi aliskanlik haline getirmis ve guclu bir moral motivasyona sahip bir takim olarak cikiyor olmamiz cok onemli. Elinde gercekten kaliteli bir kadro olan Abdullah Hoca`yi ne kadar korkuttugumu gordukten sonra, ayni hirs ve heyecani bu hafta da sahaya yansitmamiz halinde taraftarlarimizin destegiyle, ben bu haftayi da 3 puanla kapatabilecegimize inaniyorum.

Rakip acisindan bakarsak ellerindeki gercekten cok kaliteli kadroya ragmen ligin ilk haftalarini cok basarisisiz atlatan Gaziantepspor careyi hoca degisikliginde buldu. Ben her ne kadar bu basarisizligi Tolunay Hoca`dan cok lige verdikleri cok erken starta ve Cenk`in ciddi formsuzluguna baglasam da, en az Nedim baskan kadar basarili buldugum Ibrahim Kizil tercihini Abdullah Hoca`dan yana kullandi.




Bu tercihin olumlu etkileri Antep`e hemen yol, su, elektrik olarak dondu diyebiliriz. Son 4 haftayi 10 puanla kapatarak ciktigi Trabzon macinda ise 1 puani 90+3`de birakmak zorunda kaldi. Abdullah Hoca`nin gelmesiyle her yeni gelen hocanin yasattigi kivilcimin yani sira, kendi yonettigi 19 yas alti takiminin yildizi Muhammet`i formsuz Cenk`in yerine oynatmaya baslamasi Gaziantep`e cok olumlu yansidi. Bana gore kesinlikle milli takim duzeyinde olan Olcan inisli cikisli form grafiklere ragmen her an gol tehlikeleri olan Popov, Gilles Banya, Sosa gibi hizli oyuncular ve 2 super genc golcu Muhammet ve Cenk`le bize sikinti yaratabilirler. Fakat savunmada Emre Gungor`un cezali olmasi, ligin en iyi savunucularindan olmasina ragmen dengesi Danny`nin olasi hatalari bize ciddi firsatlar dogurabilir. Ozellikle aralara ciddi kosular yapabilen Stancu ve yine Stancu`nun tarafinda oynayan Serdar Kurtulus`u takimin en zayif halkasi olmasi sebebiyle o bolgeden etkili olabiliriz.

Ligde saglam bir sekilde kalmaktan play-off`a cikardigimiz hedefi tamamlamak amacindaysak kendi evimizde bizimle ayni hedeflerdeki her takimi yenmemiz gerekir. Bu anlamda Metin Hoca`nin cesur bir taktikle devam edeceginden ve maca galibiyet parolasiyla cikacagindan suphem yok. Her ne kadar olumlu goruslerimi bildirsem de, maci yine de Antep`in tehlikeli gol ayaklarini dusunerek 3 ihtimalli olarak gormekte fayda var. Bu macin sonucu ne olursa olsun, bize Super Lige cikan diger takimlara gore cok daha buyuk sevgiler yaratan takimimiza ve cesur hocamiza tam destek olmamiz cok onemli.

Mac icerisinde soluk almadan yapacagimiz destegin ve bu macta alinacak 3 puanin onemi cok buyuk. Bu yuzden Cumartesi gunu saatler dursun, 19 Eylul dolsun...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...