Sivasspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sivasspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2012

Kırmızı Şans | Orduspor 2:0 Sivasspor

 
100. Galibiyet Damla kardeşimize. Mekanı tekrardan cennet olsun...
Klasikleşen ve bizleri mutlu eden ev sahibi performansımız,
Eskişehirspor, Kayserispor 'un ardından Ordu'da Sivasspor'un erken sayılabilecek anlarda rakiplerin 10 kişi kalması, kırmızı şansı,
Ve en önemlisi, bir takımda atanında tutanında çok iyi olmasının başarıyı getirmesi,
10. hafta sonunda elde edilen 17 puan.
Sırada keskin virajlı yollar. Fenerbahçe, Trabzon, Bursa vs. vs. vs.

İki takımda bu maç öncesi Süper Lig tarihinde 99 galibiyetle başlayacaktı maça. Yani kazanan taraf bir nevi dalya diyecekti. Biz bu dalyayı Elazığspor maçında yaparız diye düşündük ama olmadı. İki takımında durumuda aynı bu 99 galibiyetteki gibi ortaktı. Son haftalarda oynanan kötü futbolla ve puan kayıplarıyla yaşanan hayal kırıklıklarıyla başlayacaktı maç. Kazanan kötü gidişe dur diyecekken, kaybeden taraf için homurdanmalar bile başlayacaktı.

Ne kadar futbolumuzda bir düşüş dönemine girsekte, biliyoruz ki artık Ordu'da maç kaybetmiyoruz. Müthiş bir güvendir bu. Elazığspor maç yazısında da bahsetmiştim, maçlara 1:0 önde başlıyoruz Cuper yönetiminde Ordu'da. İşte bu performansımızı seneye yayabilirsek Avrupa hayali bile çok uzakta değil. Ama asıl mesele bunu yayabilmekte, bunu başarabiliriz niye olmasın. En başta ki cümleye dönmek istiyorum. Futbolumuzda bir düşüş dönemi, peki sizce oynadığımız maçlarda bu zamana kadar nasıldı takımımız? Ben ne zaman maç yazısını kaleme alsam hep bir eleştiri halindeyim. Dört dörtlük futbol beklemiyorum tamam ama ben beğenmiyorum takımı. Biraz futbol şansıda yanımızda sanki? Ve de ev sahibi olduğumuz maçları bir şekilde kurtarıyor olmamız başarıyı getiriyor.

10 maçta 17 puan almış bir takımı eleştirmek istemem, Gaziantepspor maçı sonrası yazdığım kısa yazıda "felaket tellaliği yapanlar" kısmına ben girmem asla. 

Ama bugünde gayet kötü bir futbol koyduk ortaya. Gole kadar ki süreçte topa hakim olan, oyunu yönlendiren taraf biz olduk. Sağ tarafı Umbides ile koridora çevirdik, pire gibi maşallah Umbides. Ama yaptığı ortalar Sabri Sarıoğlu'nu anımsattı bana. Herşeyi güzel, mücadele tamam, hız tamam ama bakmadan içeriye kestiği ortalar hep rakipte kaldı. Oyun stilimiz değişti mesela son zamanlarda. Yerden ısrarla paslaşan top yapan takım gitti, defanstan rastgele doldur boşaltlarla pozisyon arayan bir Orduspor geldi. Cuper takıma hem yerden, hem havadan top oynamayı aşılıyor olabilir. Yada tamamen takıma yüksekten oynayın talimatını vermiş olabilir ama bizim görebildiğimiz kadarıyla beceremiyoruz bu işi. Şu an ki Şamil-Nizametin-Hasan Kabze bunu yapabilecek oyuncular değiller. Hasan Kabze bugün nerede oynadı mesela anlayamadım. Sol kanat hiç işlemedi diyebilirim. Ceza sahasına yaptığımız saçma sapan ortaları rakip savuşturuyor ve savuşturdukları yerde tek bir Ordusporlu oyuncu topu karşılamıyordu, özellikle sol kanadımıza düşen toplarda. Bu durumda rakibin hızlı çıkmasına, pozisyon yakalamasına daha da cesaretlenmesine neden oluyordu. Ortalama %60larda topla oynayan Orduspor, gole kadar ki 7 - 8 dakikada tüm ipleri rakibe kaptırmıştı. Her ne kadar 15. dakikada bir topumuzu rakip çizgiden çıkarsada Sivasspor bize oranla daha çok net pozisyona girmişti.

Sonra herşey değişti. Maçın kader dakikası 43'dü. Tam devre bitsin gol yemeden rakibin hızı kesilsin diye düşünürken, bir penaltı bir kırmızı bir gol. Stancu ve 1:0. Bu dakikadan sonra maçın gidişatıda kısmen belli olmuştu. Bizim kafamızdaki soru işaretleri, 10 kişi kalan rakiplere karşı daha kötü top oynamaya başlamamızdı. Herşeyin illa ki olumsuzunu düşüneceğiz ya. 2. yarıyla birlikte Hasan Kabze'yle skoru 2:0'a getirip rahatladık. İşte maç bu golle birlikte bitmişti. 3. golü aramadan sakin bir şekilde oyunu ortada tutup bitirme gayretine girdik. Yazının en başında bahsettiğim atanlar-tutanlar kısmındayım.Takımın atanları iyiydi. Stancu yavaş yavaş ritm tutuyor, Hasan Kabze'nin top ayağına oturursa kaçırmıyor ama Barral'da da bir form düşüklüğü var. Tutan kısmında Fornezzi'ye her hafta daha çok hayran kalıyoruz. Bugün çıkardığı %100'lük 4 top bize 3 puanı getirdi. Lakin Şamil'in bulunduğu bir orta sahaya güvenmediğimi belirtmek istiyorum. Defansif anlamda bir yere kadar tamam ama toplu oyunda Şamil'in çok çok daha etkin olması lazım.

İyi geceler.

3 Kasım 2012

Haftanın Maçı #10 | Orduspor vs Sivasspor


Sezona çok iyi başlamamıza rağmen Galatasaray maçından sonra oynadığımız üç karşılaşmada aldığımız iki beraberlik bir mağlubiyet ile duraklama dönemine girdik. Futbol sonuç oyunudur ama sahaya yansıttığımız futbol anlamında da sıkıntılar mevcut. Konsantrasyon sorunu yaşayan, ritmini kaybetmiş bir Orduspor izliyoruz üç haftadır. Futbolun içinde bu tür iniş çıkışlar vardır ama bu dalgalanmalardan güçlü çıkabilmek bizim adımıza çok önemli. 

Ligin ilk yarısının ilk periyoduna göre çok daha zorlu bir ikinci periyod oynayacağız. Bir geçiş dönemindeyiz ve bu geçiş dönemini olumlu atlatabilmek adına yarın oynayacak olduğumuz Sivasspor karşılaşması çok önemli. Biraz olsun nefes alabilmek, güven tazeleyebilmek ve zorlu maçlar öncesi puansal olarak da rahatlayabilmek adına yarın kazanmalıyız.

Bir süredir sakat olan Monje ve Hasan Kabze hafta içi takımla antrenmanlara başladılar. Geçtiğimiz hafta sakatlanan İbrahim Kaş'ın sakatlığı ise devam ediyor. İbrahim Kaş'ın sakatlığından dolayı tandemde Agus-Ali, orta alanın ortasında ise Nizamettin-Şamil ikilisi ile maça başlayacağımızı düşünüyorum. Hasan Kabze ve Monje yeni yeni takımla çalışmaya başladıkları için Cuper bu iki futbolcuya şans verir mi şimdilik soru işareti ama sol kanattaki sıkıntıyı gidermek adına ikisinden birinin maç saatine kadar hazır olması bizim adımıza önemli. Bu isimler haricinde son haftalarda bariz form düşüklüğü olan Umbides ve Barral'ın ilk 11'de olup olmayacağını da maçtan önce öğreneceğiz. Sivasspor'da ise önemli eksikler var. Milan Cerny, Aatıf, Borjan, Pedriel ve Murat Akça'nın bize karşı forma giyemeyeceği açıklandı. Hücumdaki etkili isimlerinden Aatıf ve PedrielWin forma giyemeyecek olması bizim adımıza avantaj. Fakat bu isimlerin yokluğuna rağmen Enaramo, Grosicki, Erman Kılıç hücum gücü yüksek futbolculara sahip Sivasspor.


Oynadığımız son üç karşılaşmayı bir kenara koyacak olursak yarın sahada potansiyelin farkında, ne oynadığını bilen bir Orduspor göreceğimi umut ediyorum. Bu maçın öneminin onlar da farkında. Maç saati uygun, bilet fiyatları makul. Yani her bakımdan hem taraftar hem de takım adına olumsuz bir hava yok. Eski ritmimize dönecek olursak eğer karşılaşmanın ilk periyodunda skor avanatajını elde etme isteyecektir Cuper. O yüzden ilk yarım saat hücumda etkili, oyunu ön tarafta oynayan bir Orduspor bekliyorum. Skor avantajını elde ettiğimiz zaman ise oyunu tartarak, dengeli oynayan bir kimliğe bürüneceğimizi düşünüyorum. Sivasspor deplasmanda olsun, kendi evinde olsun rakip ayırt etmeksizin açık oynayan bir takım. Rakibi üzerimize çekip hızlı atağa çıkan bir takım olmamızdan dolayı skor üstünlüğünü elde etmemiz durumunda maçı koparacak pozisyonlar yakalayacağımızı düşünüyorum. Bütün bunları bir kenara bırakacak olursak öncelikle sahada maçı kazanmak isteyen bir Orduspor'un olması da önemli.

Sivasspor ile yarın 10. defa karşı karşıya geleceğiz. Geride kalan dokuz karşılaşmada Sivasspor'u beş kez mağlup ederken, üç defa mağlup olmuşuz. Bir karşılaşma ise beraberlikle sonuçlanmış. Sivasspor ile Ordu'da oynadığımız beş karşılaşmada ise dört maçta galip gelirken Ordu'da sadece bir kere mağlup olmuşuz. Sivasspor'a karşı Ordu'da aldığımız tek mağlubiyet geçtiğimiz sezondan...


Teknik taktik konuşmak, analiz yapmak bir yere kadar. Yarın sahaya çıkacak olan futbolcularımız karar verecek neyin nasıl olması gerektiğine. Yarın hem takım üzerindeki durgunluğu atacak hem de tribünler sezon başından beri üzerinde olan ölü toprağından sıyrılacak. Unutmadan, Damla kendisine hediye edilecek 100. galibiyeti bekliyor. Bu sefer olsun..

#TresPuntos

17 Mart 2012

Sivasspor 1 - 1 Orduspor | Psikolojik Sınır 40

Maçtan önce galibiyeti istediğimizi belirtip, rakibin iç saha performansından çekindiğimizi de eklemiştik. İlk yarının nasıl gerçekleşeceği önemliydi ve kurguladığımız senaryo gerçekleşti. İlk yarısını mağlup kapatmadığımız bu zorlu deplasmandan bir puanla dönüyoruz.

Sivas’ın pozisyonunun olmadığı dakikalarda üç net pozisyonumuzun olmasından olsa gerek aldığımız bir puana üzüldük. Bunun yanında Kadir’in direkten dönen topu, biraz olsun acımızı dindirdi. Ortak fikir, Hakan gününde olsa, 3 puan işten bile değildi.Cuper’in 68’te ikinci bir sol bek gibi oynayan Murat’ı alıp, Bruno’yu oyuna sürmesi, kıyısından köşesinden golü düşündüğünün bir göstergesi olabilir. İrfan kenarda beklerken Hakan’a tahammül etmesi de, İrfan’ın Orduspor kariyerinin sonlarına yaklaştığının habercisi olsa gerek.


Şu bir gerçek ki, bu maç için taraftar duygusallığıyla ya yen ya yenil psikolojisi yaygın olsa da , Cuper’i dünyada ün yaptığı konrollü oyundan hele de deplasmanda vazgeçirmek çok da kolay gözükmüyor. Kaldı ki, aklımıza getirmesek de, bu tarz puanların yakın olduğu çekişmeli sezonlardan 2006-2007 sezonunda Antalyaspor son 6 maçının 4’ünü kaybederek 39 puanla küme düşmüştü. Hala tartışması bitmeyen 2003-2004 sezonunda Bursaspor küme düştüğünde puanı 40’tı. Dolayısıyla Cuper’in zihninin küçük bir yerinde de olsa düşme potasının olması normal. Bu maç için alınan 1 puan da artık psikolojik olarak tamamen rahatlama anlamını taşıyor. Süper Lige 88.dakikada çıkmış bir kulübün taraftarı olarak, sonana kadar Play-Off iddiamızı kovalayacağımıza da inanıyorum. Oynayamazsak da, büyük hedeflerimizin gerçekleştiği günlerin hayalini kurmak ve planlamak için önümüzde önemli bir süre olacak. Şimdiden geçirdiğimiz bu sezona katkısı olan herkesin yüreğine sağlık.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...