31 Mart 2011

4 - 5 Haziran Avrupa Voleybol Ligi İkinci Tur Maçları Ordu'da

Avrupa Voleybol Ligi İkinci Ayak A Milli Bay ve Bayan Voleybol müsabakaları Ordu’da yapılacak. Bugün basından durumu öğrenince bize de konu hakkında birkaç şey söylemek düşer. Malum Ordu'da profesyonel olarak sadece bir futbol takımının varlığını düşününce arada sırada Milli Maç yada Tr Kupası gibi organizasyonlar şehirde ayrı bir heyecan yaratıyor. Daha önce de zaman zaman Basketbol Türkiye Kupası maçları Ordu'da yapılmıştı. Voleybol'da ve Basketbol'da profesyonel bir takımımız olmaması durumuna doğru giden yazıyı toparlayalım hemen. :)

2. tur eleme maçlarında Ordu'daki rakibimiz Romanya. Hem Erkek hem de Bayan Milli Takımımız Romanya Bay ve Bayan Milli Takımı ile karşılaşacak. 2009'dan bu yana Romanya ile yapılan maçlara baktığımızda Romanya ile yapılan son 8 maçta sadece 1 defa mağlup olmuşuz. Erkek Milli Takımımız Romanya ile yaptığı son 6 maçı kazanmış ve sadece 2 set vermiş rakibe.

Filenin Sultanlarının performansı Erkek takımına göre çok iyi olmasada, onlarda başarılı bir görüntü çizmişler Romanya'ya karşı.

Aslında işin özüne gelirsek, istatistikleri çok fazla debertmeye gerek yok. Malum futboldan anladığımız kadar halk olarak salon sporlarından çok anlamıyoruz. Bu durum Ordu'da biraz daha gerilerde. Her ne kadar konuyu oraya bağlamayacağız desekte Ordu şehrinin profesyonel bir salon takımına ihtiyacı var. Burdan Ordu İl Gençlik Spor Müdürü İsmail Çağlıyan'ın da kulaklarını çınlatalım. Belki bu konu hakkında biraz destek verebilir. Bu organiazsyonun kesinleşmesinden sonra kendisinin ağzı kulaklarında ama 19 Eylül'ün ışıklandırılmasında gösterdiği üstün yöneticilik (!) yeteneği aklımızda.


Çok fazla kurcalamayalım. Bu organizasyonu Ordu'da gerektiği şekilde duyuralım. Ailecek Vali Kemal Yazıcığolu Spor Salonunu doldurup Bayan ve Erkek Milli Takımızı yanlız bırakmayalım. Bu organizasyondan 5 gün sonra da VosVos şenliğini şenlendirelim. : )

Umarım bu tür organizasyonların devamı gelir. Darısı Futbol ve Basketbol Milli maçlarına diyelim...

Bruno'dan Haber Var

Bruno Ferreira Mombra Rosa! Hangimiz özlemiyoruz onu oyle degilmi? Brunoyu şu gunlerde aramiyor degiliz hani, ilk geldigi zamani hatirliyorum. Kizilcahamamda ki kampta ilk izledigimde cok silik bir oyun sergilemişdi ve donemin hocasi Ahmet Suphi Evke tarafindan beğenilmemişti. Bunlara rağmen yönetim insiyatif kullanılnış ve Bruno'yu kadroda tutarak o seneni müthiş futboluna olanak sağlamışlardı. Evet Bruno gitti ve o hala tek ve ligin ilk yabanci gol krali olma ozelligini tasiyor. Brunonun Ordu şehrine kendini sevdirmesi golden onceki dua ve sevincleri ile unutamadik onu.

Başlikta yazdigimiz gibi haber var Bruno'dan.

Ordu’nun Adriano’su dediğimiz golcü Flamengo’dan kiralık olarak Orduspor’a gelmişti. Turkiyede bizim ligi takip edenler ona hayran kalmişti. Kiralık gecirdigi donemden sonra bizler ve Ordu şehri onun kalmasini istiyordu. Donemin baskani Şükrü bodur onun icin "Brunoyu bulup getirenden Allah razi olsun demisti." Fakat Ordu’ya sezon sonunda veda etmek zorunda kalan 22 yaşındaki Brezilyalı, bizden ayrildikdan sonra Flamengo forması ile Vagner Love ve Adrianonun arkasinda beklemek zorunda kalmisti oysa ki zaman zaman sureler almiş goller de atmişti. Sonra Legia Varşova’ya kiralık olarak gönderilmişti. Cok uzattim ama bilmeyenler icin soyle bir hatirlatmis olalim tekrardan hafizalarda kalan Brunoyu ve sizleri maziye gotureyim istedim.

Aslında ben düne kadar kendisini hala Legia'da sanıyordum ama Emrah Hamurcu'nun maraton.com.tr'deki ''Bir zamanlar Kraldılar'' yazısı üzerine durumu kalema almaya karar verdim.

Gelelim verecegimiz habere Bruno şuanda ne ulkesinde top koşturmakta ne Legiada devam etmekte. Bruno Arbil SC’nin kadrosunda yer alıyor bu gunlerde. Arbil SC Irak birinci liginde bir takim ve bu takim gecen sezonu 4. sirada bitirmiş gorunuyor. Irakda ne yapiyor cok merak ediyorum sezon başında hiçbir kulübümüzün dikkatini çekmedigi gibi bu sezon oncesi bizim yoneticilerimiz tarafindan girişimde bulunululmasına rağmen kadroya kazandırılamamıştı. Bizim teklifimizi geri çevirdikten sonra Irak gibi karişik bir memlekette futbol oynamasina gercekten cok şaşırdım ve üzüldüm. En azından bildiğimiz Bruno'nun çok daha kaliteli bir ligi hak ettiğini düşünüyorum.

Diğer bir taraftan bakınca, maddi imkansızlıklar yüzünden biz kadromuza katamadık ama Süper Lig takımlarının saçma sapan yabancı transferlerini gördükççe neden Bruno hiç düşünülmedi diye düşünmeden edemiyorum. Türkiye'de oynayadığı futbolu izleyen herkes onun potansiyelinin, gol vuruşlarının farkında olmalı. Hatta Bruno'dan sonra Bank Asya'da gol vuruşu onun kadar iyi olan başka bir futbolcu görmedim desem yalan olmaz. 2 senedir forvet kıtlığı çektiğimizi düşününce onun ne kaddar değerli olduğunu şimdi çok daha iyi anlayabiliyorum.

Umarım bu sene Süper Lig'e çıkarız ve Bruno'yu da oralardan kurtarırız : )
Başkanın bize ilk hediyesi Bruno olsun, Mutu'yu falan gözümüz görmez...

30 Mart 2011

Masal Devam Ediyor... | 11. Vosvos Şenliği

Vosvos seven herkes için ayrı bir yeri vardır bu şenliğin. Aksatılmadan düzenlendiği zamanlarda dikkatleri Ordu'ya çeken, çok güzel görüntülerin ortaya çıktığı şenlik nihayet 2 yıl aradan sonra tekrar yapılacak.

9 yıl çeşitli mücadelerle gerçekleştirildikten sonra kısa bir aradan sonra 10.su yapılan ve ardından 2 yıldır gerçekleştirilemeyen Vosvos Şenliğinin bu yıl 11.si yapılacak.

Her sene belli bir maddi imkansızlık çevresinde ha yapılacak ha yapıldı derken ya şenlik yapılmadı, yada hak ettiği gibi organize edilemedi. Ordu'nın geleceği Turizm'dir diyenlerin neden böyle bir etkinliği hak ettiği gibi organize edemediğini kendime sorar dururum hep.

Şenlik ile ilgili ön toplantı geçtiğimiz günlerde yapıldı ve büyük ihtimalle Vosvos şenliğinin 11. si 02-09 Temmuz'da yapılacak. 1 hafta sürecek olan organizasyon yine yaylalarımızda gerçekleşecek.

Bu tarz organizasyonlara Ordu'nun ihtiyacı var. Umarım bundan sonra layıkıyla yaparız ve bu şenliği evrensel bir boyuta ulaştırırız.

Euro 2012 Elemeleri | Türkiye: 2 - Avusturya: 0



Euro 2000 Çeyrek Final
World Cup 2002 Dünya 3. lüğü.
Euro 2004 Play-Off'larda elenme.
World Cup 2006 Play-Off'larda elenme.
Euro 2008 Avrupa 3. Lüğü
World Cup 2010 Elemeleri Geçemedik.
Euro 2012 ???

Şu üstteki tablo bile aslında üzerine paragraflar dökülmesi gereken bir yazı konusudur. Ülkemizin sadece futbolda da değil sporun her branşında (Güreş hariç), Ekonomide, Turizm'de hatta sosyal yaşantımızda gösterdiğimiz inişli çıkışlı ruh halinin bir örneği. 2000 yılında UEFA kupasını alıp Dünya'nın en iyi takımı olarak gösterilen Galatasaray'ın bugünkü hali, Sivasspor'un iki sene üst üste şampiyonluğa oynayıp bir sonraki sene düşme potasının tam üstünde olması Türk futbolunda sistemsizliği, uzun dönem strateji eksikliğini ve yenilikleri yakalayamamanın verdiği olumsuzluklarla alakalı bence.



Peki bu kadar olumsuzluğu 2-0 ve herkesin keyifle izlediği bir maçtan sonra neden yazıyorum? Çünkü milli takım değişiyor.. Türk futboluna oluşturduğu sistem ve kattığı gençlerle çok şeyler katan ama bir o kadarını da takımı ve sistemini yenilemediği için alıp götüren Fatih Hoca'dan sonra Hiddink ciddi şekilde koyuyor farkını. Geçiş dönemini minimum kayıpla halledip yeni bir takım yaratmak için kollarını sıvamıştı Hiddink ve ekibi. Guus Hiddink'in ülkeyi, oyuncularımızın yeteneklerini ve Avrupa Gurbetçi pazarını tanımasıyla ve çoğu futbol doğrularını bizim futbolcularımıza dayatmasıyla Türk Milli Futbol Takımı için bir sistem oluşturmaya başlıyor. Benim gözümde sistem sadece kağıt üzerindeki 4-4-2 ya da 4-3-3 değildir. Bugün Nuri'yi Mehmet'i Serdar'ı hiç korkmadan takıma monte edebilmesidir sistem. Ara koşularıyla parlayan Burak'ı tek forvet olarak kullanıp, arkasında ona servis yapabilecek 5 oyuncuyu oynatabilmektir sistem. Avusturya'ya karşı önliberolu defansif bir sistemle oynamak yerine 2 Box-To-Box (Selçuk ve Nuri) oyuncuyla daha çok hücumu düşünerek oynayabilmektir sistem.Ya da ayağa pası yani basit ama güzel oyunu hedefleyen isimleri takıma almasıdır sistem.

Bugün de bu sistemin başlangıcıyle ilgili bir fragman izledik diyebiliriz. İlk 11'deki herkesin ayağına çok hakim olması, her pasın düşünürek ve belli bir sistem aritmetiğinde atılıyor olması beni çok mutlu etti. Bugün sahada olan oyuncularımızdan Servet dışında (ki kendisi de 30 yaşında) 30 yaşından büyük hiç futbolcumuzun olmaması da dikkat çekilmesi gereken bir nokta. Bu takıma Cenk Tosun'un, Volkan Şen'in, Hasan Ali'nin, Onur'un, Tunay'ın da gireceğini düşünürsek önümüz çok açık. Önümüzdeki süreçte bu yeni Türkiye'nin üstüne koyarak gideceğinden emin olabiliriz. 2012 için başlangıcı kötü yapsak da, sonunun iyi olmaması için hiç bir neden yok. Bu kadro yapısının ve bu sistematiğin korunmasıyla 2012 olmasa bile 2014'te kalıcı başarıların gelebileceği çok açık.



Ben bugün alınan 3 puana sevinmiyorum aslında. Bundan sonra bu sistemin bize gösterdiği o ışığa seviniyorum. Ve inanıyorum ki zor durumların takımı olan Milli Takımımız'ın yazımın başında ? olarak bıraktığım yeri en az bir yarı finalle doldurması için bütün imkanlar mevcut. Yeter ki biz kendimize inanalım, yeter ki biz eğitilmeyi kabul edelim ve doğru adımları atmaya devam edelim. Orduspor'umuza da dediğimiz gibi;

Yürüyedur Türkiye, Çünkü Biz Bunu Hak Ediyoruz.


29 Mart 2011

Euro 2012 Elm. | Türkiye vs Avusturya



Maça ; Volkan, G.Gönül, Servet, Serdar, H.Balta, Hamit, M.Ekici, Selçuk, Nuri, Arda ve Burak 11 ile çıkacağız. Kadro konusunda bakınca göze ilk batan isim Hakan Balta ama o da mecburiyetten oynuyor. Orta saha gayet iyi olmuş. Bu orta saha ile iş yaparız. İleri uçta Burak yerine Cenk Tosun veya Semih tercih edilebilirdi ama Burak da iş görür.

Teknik, taktik konuşmayacağım. Kadroyu çok fazlada debertmeyeceğim. Kazanmamız gerek. Bir şampiyonayı daha Milli Takımsız izlemeyi bünyemiz kaldırmaz.

Alın çocuklar bu maçı!

28 Mart 2011

Mutlu Yıllar Selçuk

Cumartesi günü Selçuk Şahin'in doğum günüydü. Kendisini takıma Uğur Hoca mı yoksa yönetim mi kazandırdı bilmiyorum ama bu sene takıma çok şeyler kattı. Neredeyse maçların tamamında forma giyerek sezon başında forma giymesine kesin gözüyle baktığımız, hatta takıma kazandırmak için bir bir sürü uğraş verdiğimiz Emre Özkan'ı dahi unuttuk. Emre kötü bir futbolcu değil hatta forma giydiği maçlarda çok iyi oynamasına rağmen Selçuğun performansından dolayı kendisine yer bulamadı.

Keşke takım arkadaşları ile birlikte Boluspor maçını kazansalardı da onun için çok daha anlamlı bir doğum günü olsaydı. Yinede taraftarımız kendisine hoş bir sürpriz hazırlamış. Maçtan önce ısınma hareketleri sırasında kendisi tribüne gelerek mumları üfledi ve belkide hayatında hiç unutamayacağı bir doğum günü partisi yaptı. Üstelik 11 bin kişinin önünde : )

Kendisinin doğum gününü tekrardan kutlar, bu güzel jesti yapan Akıncılar Taraftar Grubu'na da güzel düşüncelerinden dolayı selam ederiz...




26 Mart 2011

27.Hafta | Orduspor 0-0 Boluspor


Hafta içi hocamiz değişmiş ve Metin Diyadin ile anlaşmıştık. Bizlerde Boluspor maçına yeni bir umut, yeni hoca ve 3 puan ümidi ile ve klişe olmuş "yeni hoca 3 puan" olayına kendimizi endekslemiştik ama olmadı. Ligin en fazla gol atan ekiplerinin karşılaşması idi bu maç ve gol sesi çıkmadı. Boluspor için 1 puan deplasmanda iyidir ama onlarda kalan son haftalarda ilk 2 iddasını sürdürmek istiyorlar. Aldıkları bu 1 puan bir nebzede işlerine yarayacaktır. Galip gelmiş olsalardı onlar icin ekstra bir motive olacaktı ve daha çok gaza geleceklerdi.

Bizim takımın oyun yapısı geçen hafta ve bu haftanın ilk yarısı itibari ile aynıydı. Kartal maçının ilk 45 dakikasinda oynanan pozitif oyun ve bugün ki maçta oynanan oyunumuz gayet iyiydi. İlk yarısı daha çekişmeli daha çok pozisyonlarin geliştiği bir maç izledik. İkinci yarıda 65. dakikadan sonra golü bulamayan her iki ekipte puanı kurtarmak açısından daha çok kontrollü oyunu tercih ettiler.

Orduspor'umuz bugün 4-4-2 ile çıkmıştı sahaya. Hoş bu saatten sonra şablon yada oyun düzeni ne kadar ilgilendirir orası ayrı konu ama herkesin görmek istediği çift forvet sistemine Metin hoca ilk maçta geçmişti. Gol beklediğimiz ayaklar Ibrahim ve Kovstovski'nin ilk yaridaki uyumlu hallerini, ikinci yarida ortasaha ile irtibatlarını kopuk gördüm. Metin hocada bunu fark etti ve ikisinide oyundan alarak Bilal-Ahmet Güven ikilisini oyuna aldı. Bu ikilinin ilerde etkili oldukları pozisyonlar oldu ama son vuruşlardaki şansizlığımız mı diyelim becereksizliğimiz mi diyelim olmadi iste. Ibrahim icin bir kac kelime daha söylemek istiyorum. .Kendisinin kilo problemi var ve koşamıyor. Topu alışında dönüşleri çok ağır. 10 maçtır sakat ve cezalı olduğu maçlar hariç Akhisar maçından başka pozitif manada oyununu göremedik. Kovstovski için ise diyecek pek birşey bulamıyorum artık. Karşı karşıya kaçırdığı ve Selçuk'un ortasına yaptığı kötü vuruş... Forvetsen atacaksın işte arkadaş. Görevin bu.

Oynadığımız oyun içerisinde muthiş irtifa kaybeden Müslüm'e ne olduğunu hala anlayamadım. Bire birde bu kadar etkili adama ne olduğunu çözemiyorum. Tribunlede kısa bir elektriklenme durumları oldu ki umarim tekrar etmez. Böyle gitmez Müslüm efendi. 6 maç kaldı ve sen hala saldım çayira mevlam kayıra modundasın. Son 6 haftada kendine gelmen dilegiyle... Bugün oynadığı oyunla alkış alan isimleride unutmayalım. Onları en sona sakladım. Emre, Selcuk, Jerry, Mehmet Ayaz'dır bugun takimda göze batan isimler. Mehmet'in son 10 dakika gösterdiği çaba ters etki yaptı. Artık aldığı topların rakibe gitmesi ve rakibin sert müdahaleleri ile oda maçın son 10-15 dakikasinda bitti. Emre'nin stoperde bazı topları ileri vurmasi iyi olmadi ama mücadelesi ve oyun içindeki hamleleri ile iyi gördüm kendisini. Jerry, bugün Ferhat'ı çok iyi kontrol altinda tuttu. Ki Ferhat'ı tutabilirsen Bolu'nun bir kanadını kırmış olursun. Jerry sadece 8. dakikada çaprazdaki pozisyon hariç Ferhat'a maç boyunca aman vermedi. Selçuk ise geldiği günden bu yana hep oynadığı oyunun üzerine birşeyler kattı. İleri çıkışları olsun defansta ki pozitif oyunu olsun taktiri hak ediyor.

Kaldı 6 hafta. Hesaba kitaba gerek yok. Biz pozitif oyunumuzu oynayıp son vuruş eksiğimizi bay haftamızda giderirsek icerdeki Adana maçında 3 puan gelecektir. Bekliyoruz. Ümitlerimiz tükenmedi yasatiyoruz...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...