Kayserispor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kayserispor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2014

Lig Bizim İçin Şimdi Başlıyor...


Sıkıntılı bir süreci arkamızda bıraktık. Transfer döneminin bitmesine saatler kala kulüp tarafından ''LİSANSLAR TAMAMDIR'' açıklaması gelmesine rağmen tff'nin sitesinde gözümüzle görmeden inanamadık. Ya tüpçü son dakika golü atarsa? Ya başka bir sorun çıkarsa? Saçma sapan ihtimaller kafamızı allak bullak etti. Neyse ki korktuğumuz başımıza gelmedi ve şuan umut cümleleri kuracak mecalimiz var.

Son gün problem çözülmeseydi içinden çıkılmaz bir kaos ortamına girecektik. Biz belki mevcut takım ve gençlerle bu işi nasıl başarırız hesapları yapmaya çalışacaktık ama şehrin içine gireceği psikoloji ve dar kadro ile ne kadar mücadele edebilirdik kestiremiyorum. Ama şimdi hepimizin aklının bir kenarında farklı hesaplar var. Tamam ligde çok iyi futbolcuları bir araya getirmiş takımlar ama geçtiğimiz sezon isimlerin değil de takım olabilmeyi başarabilenlerin başarısını hepimiz gördük. Bu nedenle kendimize sormadan edemiyoruz. Neden olmasın? Neden geçtiğimiz sezon sahip olduğumuz takımla verdiğimiz mücadeleyi bu sene vermeyelim? Bobo - Bisesvar - Nobre - Anıl'a sahip bir Kayserispor'un bizi hakemle yendiği ortadayken neden biz de bu yarışın bir parçası olmayalım? Kadro yapısı ve derinliği olarak geçtiğimiz sezondan daha alternatifli bir ekibe sahipken ve en az geçtiğimiz sezonki kadar iyi bir arkadaşlık ortamının olduğu takımımızla neden bu sene zoru başarmayalım? Tüm bunların hepsi bir tarafa transfer döneminin bitmesine saatler kala lisansları çıkmış olmasına rağmen Ordu'dan ayrılmayan, kariyerlerini ateşe atan, bu yola baş koyan bir futbolcu topluluğa sahibiz biz. Orduspor kapısından içeri girdiklerinden beri saçma sapan bir kaos ortamı içinde olmalarına rağmen ayrılmadılar. Bizimle kaldılar. Hepsine ne kadar teşekkür etsek az. Ne mutlu bize ki Süper Lig'den bizi düşüren onursuz futbolcu topluluğundan sonra geçen sene ve bu sene böylesine karakterli futbolcular takımımızın bir parçası...

Hakemin gazabına uğradığımız bir Kayserispor maçını geride bıraktık. Açık söylemek gerekirse çok fazla beklentimiz yoktu ama hem Kayserispor maçın başında 10 kişi kalması hem de hazır olmaması bizi maça ortak etti. Saçma sapan bir penaltı ile geriye düştük ve ön tarafta yeterli düzeyde olmadığımız için maçı çeviremedik. Bu maç bizim için tabiki de bir ölçü değildi ama içinde olabileceğimiz en kötü koşullara rağmen sahada kendini ezdirmeyen bir Orduspor vardı. Kırmızı kart gören Emrecan Baş da olmak üzere Özgen Erdem ve Burak Özsoy'un performansları da mutluluk vericiydi. 

Hepimizin belli bir süre sakinliğe ihtiyacı var. Milli takım arası da hem takım için hem şehir için toparlanma adına bir fırsat. Kayserispor maçını yok sayıyoruz. Başlıkta dediğimiz gibi;

Lig bizim için yeni başlıyor...


30 Ağustos 2014

Sancılı Başlangıç | Orduspor vs Kayserispor


Düzgün bir yönetim ve futbolcu topluluğu ile 26 yıl sonra Süper Lige çıkan Orduspor, Süper Ligdeki ikinci sezonunda düşerken hiçbirimiz sonuçların bu kadar da kötü olacağını tahmin etmemiştik. Süper Ligde geçirilen 2 sezonda düzgün yönetilemeyen kulüp uygulanan yanlış transfer politikası ile şuan içinde bulunulan borç batağının temellerini attı. 

Süper Lige çıktık çıkmasına ama deyim yerindeyse burnumuzdan misli misli geldi yaşadıklarımız. Öylesine kötü düştük ki hala çoğumuzun içinde acıdır. Göz göre göre, acı çeke çeke... Karaktersiz ve bir o kadar umursuz bir futbolcu topluluğuyla... Sonrasında öylesine bir futbolcu topluluğu bir araya geldi ki hiç ummadığımız, beklemediğimiz bir sezonda Süper Ligin kapısından döndük. Gerçek Orduspor sevdalıları bağrına bastı takımı ama şehir sırtını döndü. İstediğimiz çoğu duyguyu hissettiremedik onlara. Yaşanılan travma, şehrin takıma duyarsızlaşması ile 3.lige düştüğümüz, ikinci ligdeki en kötü sezonlarımızda bile görmediğimiz tribünlere oynayan takım şampiyonluk mücadelesi verdi. Hep bir adım uzak kaldık şampiyonluğa. Ama o adımı atamadık. Üzüldük.. En çok da geçtiğimiz sezonki futbolcu topluluğunun başarısını taçlandıramamış olmasına...

Bahsi edilen ekonomik çıkmazın etkilerini bekliyorduk ama böylesine bir etkiyi de düşünmedik. Bir hal yolu bulunur, Orduspor ortada kalmaz diye düşündük. Önce başkan devam etmeyeceğini ve kongrede aday olmayacağını açıkladı. Sonrasında bir aday çıktı ama tüzüğe takıldı. Başka da aday çıkmayınca destek sözü alan Nedim Türkmen yeniden aday oldu ve seçildi. Transfer çalışmaları başladı. Bütçeye göre iyi kötü transferler yapıldı. Takım Bolu'da ve Ordu'da geçirdiği kamp döneminden sonra ligi beklemeye koyulmuşken ekonomik kriz yeniden kapımızı çaldı.

Eski futbolculara olan alacaklardan dolayı federasyon tahtayı kapattı. Yeni transferler de dahil olmak üzere futbolculara peşinat verilemedi. Lisanslar çıkmadı.. Sonrasında Nedim Türkmen'in ulusal bir kanala bağlanarak istifa edeceğini şehrin takıma sahip çıkmadığını verilen sözlerin tutulmadığını belirtti. Muhatabı Büyükşehir Belediyesi'ydi. Belirsizlik sürerken kulüp tarafından Orduspor için bir forma da sen al kampanyası başlatıldı. Uyduda yayın yapan yerel bir kanalın da destek çıktığı bu kampanya beklenilen desteği bulamasa da Orduspor taraftarının durumun ciddiyetinin farkına varmasını sağladı. 2 gün canlı yayın yapan yerel kanalın çağrıları sonucu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz canlı yayına katıldı ve Orduspor'un durumu ile ilgili olarak kendilerine yöneltilenlere cevap verdi. Belediye Başkanı olduktan sonra Orduspor için yaptıklarını sıraladı. Madde madde yazdırdı. Sonrasında restini çekti. ''O para ödenecek, herkes işini yapacak!'' Bu cümle ve diğer söyledikleriyle her ne kadar bizler hoşnut olmasak da Orduspor siyasetin kucağına artık oturtulmuştu. Kaçış yoktu... Takımın siyasilere muhtaç hale gelmesine sebep olan mevcut yönetim sessiz kaldı. İstifa söylemi televizyon programında konuşulduğuyla kaldı. Ne idüğü belirsiz bir ortam ve ortada 50 milyona yakın borç ile Orduspor baş başa kaldı.

Ne olacak diye çaresiz beklerken dün federasyona yatırılması gereken paranın yatırıldığı ve Orduspor'un Kayserispor maçına tam kadro çıkacağı söylentileri çıktı sosyal medyada. Eski futbolcularn lisansları çıktı ama yeni transferlerin lisansları tff'nin sitesine yansımadı. Sonrasında federasyon ve başkanı tüpçünün yapılan uzlaşmaya uymadığı haberlerini duyduk. Orduspor ve federasyon yatırılması gereken paranın öncelikle yarısının yatırılması konusunda anlaşmış fakat federasyon son dakika da verdiği sözü yutmuştu..

Sonuç olarak Ptt 1. ligin 2014-2015 sezonu dün başladı. Yarın ligin en iyi takımlarından Kayserispor ile oynayacağız. Ortada yeni transferlerine lisans çıkaramamış, kimin oynayacağı, ne olacağı belirsiz bir takım var. Ortada paralarını alamamış, saçma sapan bir ortamın içerisinde kendisini bulmuş futbolcu topluluğu var. Lisansı çıkmaz ise ortada kalacak, yarım sezon futbol oynayamayacak futbolcular var. Ortada hiçbir boktan haberi olmayan öylece ne olacak diye bekleyen Orduspor taraftarları var. 

Yarınki maç için kadrolar kurup nasıl oynayacağımız üzerine bir şeyler karalamak isterdik ama içinde bulunduğumuz durum maalesef buna engel. Böyle bir ortamda yarınki maçtan bir şeyler beklemek de saçma olur. Fakat her şeye rağmen biz Orduspor'u çok özledik! 

Son olarak en başta yazmamız gerekeni sona iliştirelim. Uzun bir aranın ardından yeniden ''merhaba''...


11 Şubat 2013

Bildiğiniz Gibi... | Kayserispor 0 - 0 Orduspor


Yazıya başlamadan önce ilk olarak şunu belirtelim. Kayseri deplasmanında 1 puan her ne olursa olsun iyi bir sonuç! Hele ki deplasmanda kazanamayan, ofans gücü zayıf olan, düşme hattının sıcaklığını hissetmek istemeyen bir takım için bu puan çok önemliydi. Hakettik mi ? Cuper'in de dediği gibi "Haketmedik"

Geçtiğimiz hafta oynanan Gençlerbirliği karşılaşmasında ortaya konulan futbol bu karşılaşma öncesi bir nebze olsun bizleri ümitlendirse de, 90 dakika boyunca sergilenen oyunun 1-0 kaybedilen Eskişehirspor ve Bursaspor karşılaşmalarından çokta farklı bir yanı yoktu . Yani Gençlerbirliği maçı hariç, takım yine bildiğimiz gibiydi. En azından benim için öyle...

Hector Cuper'in geçtiğimiz hafta orta sahada görev verdiği Ali Çamdalı'yı bu hafta da aynı mevkide oynatmasını, performansı haftalardır ivme kaybeden Nizamettin'i kulübeye çekmesini beklerken, açıklanan ilk 11 bir çok kişide olduğu gibi bende de hayal kırıklığı yarattı. Ali Çamdalı'nın asıl mevkisi olmayan stoperde oynamaya zorlanması, İbrahim Kaş'ın ise kulübede oturtulmasına bir türlü anlam veremiyoruz. Ayrıca Roversio'nun sergilediği performansı görünce, bu adam sezon başından bu yana neden kulübede oturdu diye sormamak elde değil!

Oynanan futbolu değerlendirecek olursak, ilk dakikalarda oyuna dengeli başladık ama ilerleyen dakikalarda kademe kademe kontrolü Kayserispor'a kaptırdık. Özellikle ikinci yarıda tamamen kendi yarı alanımıza çekilirken, son 20 dakikada sahada defansa kapanan bir Orduspor'dan başka bir şey yoktu. 90 dakika sahada oynanan futbola baktığımda, bireysel anlamda oyuncuları tek tek ele almanın pek bir anlam taşımadığını söyleyebilirim. Açıkcası sezonun geneline bakıldığında oynanan bu futbola çokta yabancı sayılmayız.

Oynanan futbolu eleştirirken, elbette perde arkasında kalan bir ayrıntıyı görmezden gelmemek lazım. Evet, Orduspor ligin en iyi defans yapan takımı... Kalede Fornezzi'nin kattıklarını artık anlatmaya gerek yok. Bunun yanı sıra bu kadar değişken bir yapıya maruz kalmasına rağmen defans bloğunda yer alan oyuncuların minimum hata ile performanslarını sergilemelerini de unutmamak gerekir. Zaten şu an ki konumumuzu da bu faktörlere borçluyuz. Ancak bu kadar çok defans yapmanın ilerleyen haftalarda bize olumsuz neticeler doğuracağı da bir gerçek. 


Hector Cuper'in defansif futbol anlayışını benimsediğini tüm dünya biliyor ama bu sistem maalesef ülkemizde çok iyi sonuçlar vermiyor. Bu sistemle Orduspor asla küme düşmez ama arzuladığı hedefe ulaşması da bir o kadar zor. Geçtiğimiz sezon kısır döngü diye istemediğimiz Mesut Bakkal, Yılmaz Vural ve Hikmet Karaman üçlüsünün takımlarına oynattığı futbolu hepimiz izliyoruz. Artık şunun kabul edilmesi gerekir. Hector Cuper, kesinlikle oynattığı sistemden vazgeçmeli. Çünkü önümüzde artık telafisi mümkün olmayan, galip gelmemiz gereken karşılaşmalar var. Bunların ilki haftaya sahamızda Büyükşehir Bld.spor'a karşı oynayacak olduğumuz karşılaşma.

Aslında yazmak istediğim çok fazla şey var ama uzun süredir yazı yazmadığım için pas tuttuğumu hissediyorum. Konuyu daha fazla dağıtmaya ve sizleri sıkmaya gerek yok. Gelecek haftalar bizler için artık çok büyük önem taşıyan haftalar ki, eminim hocada bunun farkında. En azından Kayserispor karşılaşmasından ders çıkararak, önümüzdeki hafta hücum gücü yüksek daha farklı bir sistemle sahaya çıkarız.

9 Şubat 2013

21. Hafta | Kayserispor vs Orduspor

 
 Uzun bir aradan sonra geçtiğimiz hafta Gençlerbirliği karşısında galip gelerek üç puan hasretine son verdik. Üç puan hasretine son verdik ama bu hasretten çok daha fazlası var aslında. Deplasman galibiyeti... Rakip iki haftadır kaybetmeyen Kayserispor. Deplasmanda bu sezon kazanamadık ama hafta geçtiğimiz hafta Gençlerbirliği karşısında oynanan güzel futbol içimizden gelen “bu sefer olacak” seslerini yükseltmedi değil. Ama yine de temkinli yakllaşmak, fazla uçmamak iyidir. Futbolcular artık sorumluluk almaya başladı, Hector Cuper’in kulübesi artık daha zengin ve yönetim ile taraftar tek yürek takımımızın arkasında. Kenetlendiğimizde önümüzde kimsenin duramayacağını bir kez daha gördük Gençlerbirliği maçında. Artık sıra Kayserispor'da… 

Şamil, Agus ve İbrahim Kaş’ın cezaları bitti. Hasan Kabze ve yabancı kontenjanından dolayı Ordu'da bırakılan Agus ve Monje kafilede yer almıyor. Bu tercihleri ilerleyen haftalarda sanırım bolca sorgulayacağız... Geçen hafta birlikte oynayan Roversio ile Garcia hemen hemen hatasız oynadı ama İbrahim Kaş'ın cezası bittiğinden dolayı geri dörtlüde değişiklik olacağını düşünüyorum. Kalemiz zaten emin ellerde. Orta sahamız ise Gençlerbirliği maçında gayet toparlanmış gözüktü. Bu maçtan önce sorulması gereken soru sezon başında oynadığımız 4-4-2 sistemi ile mi sahaya çıkacağız yoksa Gençlerbirliği maçındaki sistemle mi sahada olacağız? Gençlerbirliği maçında Nizamettin ve Monje kötü performans ortaya koymuştu. Bu hafta Şamil'in de dönüşüyle ve Romero, Anıl'ın takıma ısınmasıyla Cuper'in orta alanda oldukça fazla seçeneği olduğunu söyleyebiliriz. İleri uçta ise Cuper'in sahaya çıkaracağı sisteme göre ya tek forvet Stancu'yu ya da Stancu ve Barral'ı izleriz büyük ihtimalle.

Bizim adımıza Cuper'in tercihlerinin de yarın ortaya koyacağımız performansda önemli olduğunu söyleyebiliriz. Geçtiğimiz hafta Ali'nin orta alanda gösterdiği performansdan sonra bu hafta Şamil'in dönüşüyle nasıl bir orta dörtlü kuracak şimdiden merak konusu. Monje'nin Ordu'da bırakılmasından sonra Romero'nun ilk 11 başlayacağını söyleyebiliriz. Varsayımlar üzerinden konuşuyoruz ama yarın sahaya nasıl bir 11 çıkarsa çıksın kenarda oyuna girdikten sonra etki edebilecek isimlerimiz olacak. 

Rakibimiz Kayserispor'da Bobo çok formda. 19 maçta 12 gol attı. Kayserispor ligin yaş ortalaması en genç takımı. Prosinecki geldikten sonra üzerlerindeki ölü toprağını attılar ama yine de istikrarsız bir görüntü ortaya koyduklarını söyleyebiliriz. Bobo'nun haricinde Cleyton 3 gol 5 asist, Pablo Mouche  4 gol 4 asist, Sefa Yılmaz ise 4 gol 3 asist ile takıma katkı sağlayan diğer isimler. Bobo, Ertuğrul Taşkıran ve Riveros en çok forma giyen oyuncuları. Geçen sezon deplasmanda 1-0 yenilmiştik Kayserispora. 2. yarı ise aynı skorla biz yenmiştik. Bu sezon ilk yarıdaki maçta ise 3-2 ‘lik skorla gülen taraf biz olmuştuk. Tarihimizde 10 kere karşılaştığımız Kayserispor’a karşı  5 galibiyet, 3 mağlubiyet 2 de beraberliğimiz var.

Altımızda bulunan takımların kazanmaya devam ettiğini düşündüğümüzde bizim de bir seri yakalamamız gerektiğini söyleyebiliriz. Uzun bir aradan sonra deplasman fobisini de son verirsek hem psikolojik açıdan hem puantaj bakımından kendimize geleceğiz. Takımımızdan galibiyet bekliyoruz.


TRES PUNTOS

20 Eylül 2012

Ordu'da Güzel Başlangıç... Orduspor 3 - 2 Kayserispor


Eksikliklerimiz olmasına ve bazı şeyleri oturtamamıza rağmen, 4. hafta geride kalırken ligde yenilgi yüzü görmeyen birkaç takımdan biri olmak bizim adımıza oldukça olumlu bir durum. Sahada yaptığımız olumlu işler fazla olduğu için olumsuz durumlar şimdilik can sıkmadı. Her geçen hafta takımın birbiri ile uyumunun artacağını ve eksikliklerin azamiye ineceğini düşündüğümüzde önümüzdeki haftalarda çok daha iyi olacağımızı varsayabiliriz.

Hector Cuper'i artık tanıdığımızı düşünüyoruz ama her seferinde bizi şaşırtmaya devam ediyor. Defansif takıntılarına rağmen Kayserispor maçında sahada oldukça ofansif bir kadro vardı. 4-4-2 görünümlü bir kadroyla sahaya çıktık ama oyun içinde çoğu zaman  4-3-3'e döndük. Maçın başında golü erken bulmamız ve Kayserispor'un 10 kişi kalması ile de maça sol kanatta başlayan Hasan Kabze, Atila'nın bindirmelerinin de verdiği etkiyle çoğu pozisyonda içeri kat etti. Hasan neredeyse bütün pozisyonların içindeydi...

Hector Cuper'li Orduspor'un bildiğimiz bir yönü var. Ordu'da yada deplasmanda olsun maça hızlı başlayıp ilk 25-30 dakikada skor avantajını ele alıp sonrasında oyunu rolantiye alan bir yapımız var. Geçtiğimiz sezon Ordu'da kazandığımız maçları incelediğimizde bu durumu çok daha iyi anlayabiliriz. Kayserispor maçına da aynı anlayışla başladık. Önde baskı yaparak, golü erken bulma arayışıyla maça başladık ve bu sezon diğer önemli kozlarımızdan biri olan bir duran toptan maçın hemen başında golü bulduk. Umbides'in ortasında Şamil topu Barral'a indirdi ve Barral topu ağlara gönderdi. Bu golde Barral kadar Umbides ve Şamil'in de payını olduğunu söyleyebilirim. Umbides durağan oynadığını anlarda bile etkili bir ortayla takımı pozisyona sokabiliyor. Nitekim 4 hafta geride kalırken girdiğimiz pozisyonların çoğunda Umbides'in etkili ortaları pozisyonların başlangıcı. İlk gol için Şamil Cinaz'a da bir iki satır ayırmak lazım. Şamil futbol seyircisinin çok fazla hoşuna giden futbolcu tiplerinden biri değil. Basit ve sade oynamayı seven, fizik ve mücadele gücü yüksek, nerede durması gerektiğini bilen bir futbolcu. Deyim yerindeyse eğer tam da Cuper'in istediği gibi bir futbolcu. Kesici özelliğinin yanı sıra dört hafta geride kalırken yan toplardaki başarısını da belirtmek gerekir. Eskişehirspor maçında bulduğumuz ikinci golde Şamil çok iyi bir kafa vuruşu yapmış, kalecinin güçlükle çıkardığı topu Hasan Kabze boş ağlara göndermişti. Kayserispor maçında da Umbides'in ortasını Barral'a indiren ve golü yaratan isim Şamil'di. Geçtiğimiz sezon Onur ile sezona başlamıştık ama Şamil'in Onur'dan daha iyi olduğunu açık bir şekilde söyleyebiliriz. Süper Ligde ilk defa forma giyen bir futbolcu olduğunu da hesaba katarsak zamanla daha iyi olacağını düşünüyorum.


Erken gelen gol ile biz moral bulurken Kayserispor ise  golün etkisinden çıkamadı. Golün ardından baskımızı sürdürdük. İkinci golü ararken Stancu'nun baskısı Kayserispor defansını hataya zorladı. Hatalar üst üste gelince kaleci Ertuğrul 2-0 geriye düşmek yerine Stancu'yu indirmeyi tercih etti ve kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı. Bu dakikadan sonra Kayserispor'un 10 kişi de kalmasının etkisiyle hücum etkinliğimiz daha rahat gerçekleşti. Atila'nın ileri çıkması sonucu Hasan Kabze içeri kat etti ve Atila'nın güzel ortasına bir o kadar güzel kafa vuruşu yaparak topu ağlara gönderdi. Maç 2-0 olduktan sonra rahat bir şekilde ayağa pas yaparak farkı arttırmamız lazımken bir başka duran toptan bu sefer golü kalemizde biz gördük.

İkinci yarıya ilk yarının sonlarında yediğimiz gole rağmen rahat başladık. Umbides'in getirdiği topta Barral'ın direkten dönen topunu tamamlayan Stancu'nun attığı gol ile farkı ikiye çıkardık ve daha da rahatladık. Bu dakikadan sonra farkı daha fazla açmamız gerekirken yine basit bir gol yiyerek maçın son dakikalarını ufak da olsa stres yaşadık. Çözmemiz gereken sorunlarımızdan biri de bu. Bu gibi durumlarda oyunun mutlak hakimiyken geçtiğimiz sezon da bazı maçlarımızda basit hatalar yaparak rakiplerimizi maça ortak etmiş, çoğu maçı sıkıntılı bitirmiştik. Rakibin bir kişi eksik olduğu, skor olarak da avantajı elinde bulundurduğumuz bir anda çok daha farklı ve güvenli oynamamız gerekirken anlamsız stres yapıyoruz. Önümüzdeki haftalarda bu durumun umarım önüne geçeriz.

Sonuç olarak öncesiyle sonrasıyla Ordu'da çok güzel bir başlangıç yaptık. Maç öncesi takımın karşılanması, oynanan olumlu futbol, takım ve taraftarın bütünleşmesi, yeni futbolcularımızın Ordu'daki ilk maçlarında böyle bir ortamın içinde futbol oynamaları takımı bundan sonraki süreç için çok daha fazla motive edecektir. 4 hafta geride kalırken, 2 galibiyet ve 2 beraberlik ile 8 puan topladık ve bu hafta İ.B.B deplasmanındayız. Umarız 2. hafta Eskişehir'i mağlup ettiğimiz gibi İ.B.B'yi geçeriz.

14 Eylül 2012

#4. Hafta | Orduspor vs Kayserispor


7 Mayıs'da Samsunspor ile oynadığımız Spor Toto Kupası karşılaşmasının üzerinden 4 ay geçti ve o tarihden bu yana Ordu takımına hasret. Ligde 3 hafta geride kaldı ama sahamızın bakımda olması, milli takım arası derken bu akşam Orduspor yeni kadrosuyla bu sezon ilk defa taraftarının karşısına çıkacak. Taraftar takıma katılan yeni isimlerle oluşan yeni Orduspor'u canlı izlemeyi sabırsızlıkla beklerken, yeni transferlerimiz de akşam ki maçı heyecanla beklediklerini sosyal medyadan sık sık dile getirdiler.

Lig başladığında bize göre kadro derinliği bakımından eksiklerimiz vardı. Sadece alternatif bir sağ açık transferi yapılacağı dile getirilmiş olsa da son dakika yapılan üç transfer de ilk 11'de oynaması beklenilen isimler. Atila, Yiğit ve İbrahim Kaş bu akşam şans bulur mu bilinmez ama uzun lig maratonunda oldukça fazla süre alacaklarını düşünüyorum. İlk 3 haftaya baktığımız zaman Hector Cuper'in kafasındaki Orduspor'u artık hepimiz az çok biliyoruz. Savunma anlayışından ödün vermeden, kanatlardan yapılacak ataklarla ve rakip defansın arkasına atılan uzun toplar ile hücumda etkili olmaya çalıştık. Top kontrolü oynadığımız üç karşılaşmada da rakibimizdeydi. Bu durum taraftar adına can sıkıcı ama yavaş yavaş buna alışmamız gerekiyor. Hem Cuper'in oyun anlayışı hem de topun bizde kalmasını sağlayacak özellikte bir futbolcu kadromuzda bulunmamasından dolayı tek paslarla kaleye oldukça hızlı giden bir görüntüde olacağız. Rakibin topla oynamasına da tehlike boyutları artmadığı sürece izin verecek bir ekip olacağız.

Kayserispor Şota ile geçtiğimiz sezon olduğu gibi bu sezon da istediği başlangıcı yapamadı. Kadrolarından önemli futbolcular ayrılmış olmasına rağmen gelen futbolcular ile kadro kalitesi olarak ligin kalbur üstü takımlarından biri olduğunu söyleyemeyiz. Şota ile ilgili soru işaretleri Kayseri tarafında var ve bu maç o soru işaretlerinin kaybolması yada had safhaya çıkması adına onlar için çok önemli. Şota ve ekibi bu maçtan üç puan ile ayrılarak ligin henüz başında oluşan bu algıyı bertaraf etmek ve biraz olsun stresten uzaklaşmak isteyeceklerdir. O yüzden çok zorlu bir karşılaşmanın bizi beklediğini söyleyebiliriz.

Taktiksel anlamda ilk üç haftadan farklı bir yapıda sahada olacağımızı düşünmüyorum. Yine 4-4-2 formatında sahada olacağız fakat sakatlık ve yeni transflerden dolayı bazı mevkilerde farklı isimlerin görev alacağını düşünüyorum. Cuper son antrenmanlarda defansın göbeğini Agus- İbrahim Kaş ikilisinden oluştururken solbekte Atila'yı, sağbekte ise Garcia'yı denedi. Garcia'nın kendi mevkisine dönmesi ve solbekte orjinal bir solbek olan Atila'nın forma giymesi adına gayet olumlu bir hamle gibi görünüyor. Tandemde Agus'a İbrahim Kaş'ın eşlik edecek olmasından dolayı da ilk 3 hafta stoperde forma giyen Ali Çamdalı büyük ihtimalle kendi mevkisine dönüş yapacak. Cuper orta alanın sol kanadında Hasan Kabze'yi, sağ kanadından Umbides'i orta ikilide Ali ve Nizamettin'i, ileri uçta ise Stancu ve Barral ikilisini son antrenmanlarda as takımda görevlendirdi. Gayet iyi bir 11 gibi görünüyor ama bu formatta sahaya çıkarsak Monje'nin eksikliğinden dolayı sol kanatta Hasan Kabze'nin ortaya koyacağı performans ilk maçını oynayacak olan Atila için de oldukça fazla önem arz edecek. Cuper'in ne yönde tercih yapacağını bekleyip göreceğiz..

Maçın başlamasına 2 saatten az bir zaman kala ufacık bir değerlendirme yaptık. 3 puan bizleri çok mutlu eder ama umarım Ordu'da taraftarımız önünde güzel bir futbolla 3 puanı alırız ve taraftarımız ve takımımızın kucaklaşması çok daha güzel olur.

Son sözümüz belli, TRES PUNTOS!


26 Şubat 2012

Tres Puntos | Orduspor 1 - 0 Kayserispor


Hector Cuper'in Gaziantepspor maçından sonra söylediği gibi, kaybedilen bir maçtan sonra oynayacak olduğunuz ilk maç çok önemlidir. Bunun takımın psikolojisi için ne kadar önemli olduğundan bahsetmiş ve bu maçı mutlaka kazanmamız gerektiğini söylemişti. Bunun bilincinde olan taraftarımızında itelemesiyle aslında biz maçı maç öncesi takımı Postane önünde karşılarken kazandık diyebiliriz. Kolay bir galibiyet olmadı aslında ama herşeye rağmen içerde kazanmaya devam etmek, kaybedilen bir maçın ardından tekrardan dirilmek çok güzel oldu.

Eksiklerimizden dolayı maç öncesi yazımızda Hector Cuper'in sahaya çıkaracağı 11 üzerinde bir iki kelam etmiştik. Birinci öngörü aynı sistemin devam edeceği yerine Bruno veya Fatih Tekke'den birinin geçeceğiydi. Diğer öngörü ise Hector Cuper'in tekrar 4-2-3-1'e dönüp Hasan Kabze gelmeden önce oynattığı sistem ile sahaya çıkmasıydı. Aslında 4-2-3-1'i çok iyi oynayabilecek donanıma sahibiz. Çünkü Ali, Gosso gibi bir ikilinin önünde Culio-Hakan Özmert-Javito üçlüsü bu sistemi hakkıyla oynamaya yeterde artar. Fakat bir sistemin tam anlamıyla işleyebilmesi için bütün elemanların uyum göstermesi gerekir. Ön Libero ve orta üçlüde yakaladığımız mükemmel uyum ileri uçta statik bir forvet olmayan Stancu'nun oynamasıyla suya düşüyor. Bu sistemin ileri ucundaki isim Hasan Kabze olsa, veya bizim eski günlerini hatırladığımız bir Bruno olsa her türlü içerde dışarda gol ve pozisyon sıkıntısı yaşamadan maçları tamamlarız. Ama dediğim gibi Stancu bu şablonun en ucunda oynayabilecek isim değil. Hasan Kabze iyileşene kadar Cuper'in tercihleri bu çerçevede olduğuna göre iyi bir Fatih Tekke veya Bruno Stancu'nun verebileceklerinden çok daha fazlasını verir bize ileri uçta.

Maçin ilk yarisina değinecek olursak hem rakip hem de biz ileri uçta kismen uretken olurkenz aman zaman hem Kayseri hem de biz top kayiplari yaptik. Kayserispor Amrabat ve Sefa ile etkili pozisyonlara girdiler. İlk yarının son anlarına kadar topla daha fazla oynayan taraf Kayserispor olmasına rağmen ilk yarının sonlarına doğru ipleri eline alan ve daha olgun ataklar ile kaleeye giden taraf bizdik. Bizim adımıza ilk yarının son dakikalarına rağmen 5 saniye içinde topun iki defa direğin aynı yerinden dönmesi nasıl bir şanssızlıktı anlam veremedik. Kanatlardan Culio ve Javito'nun taşıdığı toplarla etkili olmaya çalıştık ama neredeyse çoğu pozisyonda pozisyonun baş aktörü olması gereken Stancu'nun ceza sahası içinde dahi olmaması sebebiyle çok fazla etkili olamadık. Yine maç öncesi belirttiğimiz Gosso'nun gelmesiyle Ali'nin daha fazla öne oynayıp sorumluluk alacağız tezini çokça gördük. Ali'yi sezon başından beri ilk defa bu kadar topla olumlu oynarken gördüm diyebilirim. Çoğu zaman sorumluluk alıp Bank Asya'dan görmeye alışkın olduğumuz hücum yönünü değiştirme, ani uzun toplarla etkili olma girişimleri benim oldukça hoşuma gitti. O bölgedeki tek eksikliğimiz Gosso'nun beklediğimiz şekilde olmamasıydı. Afrika kupasından kafa olarak döndüğünü söyleyemeyiz. Bildiğimiz Gosso'nun uzağındaydı.

İkinci yarıya başlarken kafamızda hala ilk yarının son dakikalarında iki defa ddirekten dönen top vardı. Golü bulacağımızı hissediyorduk ama çok kolay olmayacağını biliyorduk. Fakat beklediğimizden daha çabuk ve kolay ulaştık gole. İlk yarı ceza sahasına yakın yerlerden ve kornerlerden bir çok duran top kullanmış olmamıza rağmen etkili olamamıştık. İkinci yarının başında kazandığımız duran topta Culio'nun ortasına Yalçın kafayı öyle güzel vurduki, kalecide çaresiz kaldı pozisyonda. Golü ikinci yarının hemen başında bu kadar çabuk ve kolay bulmamız Kayserispor'un moralini biraz olsun bozdu. Kayserispor topun hakimiyetini ele geçirip kaleye gelmeye çalışsada oyunu çok iyi daraltıp pozisyon bulmalarını engelledik. Klasik topun hakimiyetini rakibe verip pozisyon vermeme özelliğimizi sürdürdük diyebilirim. İki ağır bek'imiz Selçuk ve Abdurrahman'a rağmen Amrabat'ın çok etkili olduğunuda söyleyemeyiz. Çoğu pozisyonda bu ikiliyi geçti ama tehlike yaratmasına imkan vermeden Yalçın ve Garcia kademeye çok zamanında girerek Amrabat'ın etkinliğinide en aza indirgemeyi başardı.

Maç öncesi Hector önceki yazımızda Hector Cuper'in odasında biz bu maç kazanacağız diye bağırmasına Sportif Direktörümüz Arhan Akün'ün şahit oluşundan bahsetmiştik. Takımın ve teknik heyetin hırsı, kaçan gollerden sonra ve attığımız golden sonra verdiği reaksiyon. Kulübenin tamamının maçı deyim yerindeyse sahada oynuyormuş gibi yaşaması, tribünlerin eski günlerimizde olduğu gibi ağzına kadar dolu olması ve takımı itelemesi, hepsi bir bütün oldu ve Kayserispor maçını kazanmamıza yardımcı oldu. Fikstürümüz her ne kadar zor olsa dahi bu birlik bütünlüğümüz devam ettiği sürece bu takımın kazanamayacağı maç yok. Yeterki Orduspor taraftarı ve futbolcuları aynı birlik ve bütünlüğü lig sonuna kadar devam ettirebilsin. Kayseri ile oynanan maçın ardından puanımızı Kayserispor'un plaka numarası olan 38'e yükselttik. Tres Puntos dedik. Lig sonuna kadar aynı güzellikleri görmeye devam ederiz umarım.

23 Şubat 2012

Haftanın Maçı # 28 | Orduspor vs Kayserispor

Cuper'in de söylediği gibi kaybedilen bir maçın ardından çıkılacak maç her zaman önemlidir. Çünkü olumsuz sonucun devam etmesi durumunda takımın içine gireceği stres, özgüven sorunları baş göstermeye başlar. Hele hele ligin ilk yarısında bizim gibi ciddi bir tramva yaşayan takımlar için bu durumlarla tekrar karşılaşmak takım adına olumsuz durumlar yaratabilir. Cuper'in Orduspor başına gelişinden sonraki ilk yaşadığımız tramva Samsunspor mağlubiyetiydi. Taraftar olarak ilk yarının öyle etkisinde kalmışızki hemen kötü düşünceler aklımıza geldi. Fakat o maçın ardından takım çıktığı 3 maçta 3 galibiyet aldı. Yine öyle bir durum içindeyiz aslında. Gaziantepspor karşılaşmasında alınan mağlubiyetin üzüntüsünü yaşıyoruz ama Cuper faktöründen dolayı benim içim oldukça rahat.

2. yarıya iyi başlamamıza, aldığımız seri galibiyetlere rağmen küme düşme hattından yeteri kadar uzaklaştığımız söylenemez. Karabükspor ve Samsunspor'un erken reaksiyon göstermesi, Gaziantepspor, Mersin İdman Yurdu gibi takımlarında bir iyi bir kötü halleri alt tarafı tamamen karıştırdı. Bundan sonraki süreçte bizim adımıza çok zorlu bir fikstür başlıyor. Şampiyonluk Play Off'un da mücadele edecek 3 takımla ve o grubu takip eden Sivasspor, Gençlerbirliği gibi takımlarla ligdeki kaderimizi belirleyecek maçlar oynayacağız. Ligin ilk yarısındaki olumsuz seriyi hatırlamak dahi istemiyoruz ama bundan sonra oynayacağımız her karşılaşma bizim için çok önemli. Bu karşılaşmalar içinde Ordu'da oynayacaklarımızı ise ayrı bir yere koymamız gerekir.

Kayserispor bu sezon beklentilerin altında kalan takımlardan biri. Kadro yapıları, geçtiğimiz sezonlardaki istikrarlı çizgileri ele alınınca Bursaspor, Gaziantepspor gibi takımlarla birlikte hayal kırıklığı halkasının içinde yer alan diğer takımlar oldular. Bu sezon Gençlerbirliği ve Sivasspor'un gerçekleştirdikleri beklenmedik çıkış, ligdeki konumları aslında bu takımlardan bekleniyordu ama bu sezon geleneksel çizgilerinin çok uzağında kaldılar. Şuan nasıl bir hedef içerisindeler bilmiyorum ama şansları devam ettği sürece ilk 8'i kovalamak isteyeceklerdir. Fakat fikstürlerine bakınca küme düşmeme mücadelesi veren takımlarla oynayacak olmaları onlar adına sıkıntılı bir süreç oynayacak olan takımlarla oynayacak olmaları onlar adına sıkıntılı bir süreç doğurabilir. Geçen hafta kazanmaya çok yaklaştıkları Trabzonspor maçından sonra bizim maça çok daha fazla bileneceklerdir. Ligde bulundukları konuma rağmen oldukça iyi bir takım olduklarını belirtmemize gerek yok. O yüzden bizi çok zorlu bir karşılaşma bekliyor.

Maça bizim açımızdan daha yakın bakmak gerekirse, Hasan Kabze'nin sakatlığı bizim adımıza çok önemli bir eksiklik. Ama ligin ilk yarısına göre hamle şansımız çok yetersiz değil. Cuper'in nasıl bir anlayışla sahaya çıkacağını kestirmek zor. Öngörümüze göre normalde yapması gereken sistemdeki isimler değişse bile yerlerine alternatiflerini monte edip yoluna devam etmesi. Yani Hasan'ın yerine Bruno'yu koyup aynı formatta devam edebilir. 4-4-2'inin içerdeki maçlarımızda faydasını oldukça gördük ama o sistemin bizim takımımıza cuk diye oturmasını sağlayan isimdi Hasan Kabze. Bruno onun verdiği verimi ne kadar verebilir şimdilik muamma. Çünkü iki futbolcu farklı farklı özelliklere sahipler. Cuper'in kafasındaki Bruno imajıda oldukça önemli aslında. Bruno'nun yetersiz olduğunu düşünüyorsa şayet yüksek ihtimalle Hasan Kabze gelmeden önce oynattığı 4-2-3-1'e geri dönecektir ve Hakan Özmert'i ilk 11'de sahaya sürecektir. Her iki hamle hakkındada iyi ve kötü yorumlar yapabiliriz ama ben aynı sistemi sürdürüp Bruno'yu ilk 11'de görmeyi arzu ederim. Hasan Kabze gibi arkası dönük oynamayabilir, yada ayağında yeterince topu tutamayabilir ama Bruno'yu farklı kılan özelliklerini ortaya çıkarabilirse çok daha farklı bir etki yarayatabilir. Ceza sahası yakınlarında topla yeteri kadar buluşması durumunda etkili olacağını düşünüyorum. Bu yazdıklarımız tabi bir düşünce. Fatih Tekke'nin iyileştiğini, Hector Cuper'in de tecrübeye önem veren bir Teknik Direktör olduğunu düşününce bir Fatih Tekke süprizi ilede karşılaşabiliriz. Sahaya dizilişimizi yarın hep birlikte göreceğiz. Parantez açmamız gereken diğer bir konu ise Gosso'nun dönüşü. Büyük ihtimalle partneri Ali Çamdalı olacak. Hector Cuper'in Ali'yi oldukça beğendiğini biliyorum. Zaten Onur'mu Ali'mi ikileminde herkesin vereceği cevap Ali'dir. Gosso'nun dönüşü hem takıma yarayacak hemde Ali'ye yarayacak. Biraz daha ön tarafa oynamaya çalışacaktır bundan sonra Ali. Gosso'nun sahadaki varlığı bile rakip takımın hücum oyuncuları için caydırıcı bir durum.

Bu maç iki takımın 20. maçı olacak. Bu sezon oynadığımız karşılaşmayı es geçersek en son Kayserispor ile 22 sene önce karşılaştık. Toplamda Kayserispor'un 8, bizim 4 galibiyetimiz mevcut. 7 maç berabere bitti. Aramızda oynanan karşılaşmalar şu şekilde ;

1968-1969 (2. Lig Kırmızı Grup): Ordu 1:1 Kayseri , Kayseri 2:0 Ordu
1969-1970 (2. Lig): Ordu 1:1 Kayseri , Kayseri 3:0 Ordu
1970-1971 (2. Lig): Ordu 4:0 Kayseri , Kayseri 3:0 Ordu
1971-1972 (2. Lig Kırmızı Grup): Ordu 0:0 Kayseri , Kayseri 2:1 Ordu
1972-1973 (2. Lig Kırmızı Grup): Ordu 1:1 Kayseri, Kayseri 1:0 Ordu
1979-1980 (1. Lig): Ordu 1:0 Kayseri , Kayseri 0:0 Ordu
1985-1986 (1. Lig): Ordu 1:1 Kayseri, Kayseri 4:1 Ordu
1987-1988 (2. Lig Grup B): Ordu 2:1 Kayseri , Kayseri 1:1 Ordu
1988-1989 (2. Lig Grup A): Ordu 0:2 Kayseri , Kayseri 1:2 Ordu
2011-2011 (Spor Toto Süper Lig) : Kayseri 1:0 Ordu

Maçın öneminden tekrar tekrar bahsetmeye gerek yok. Sportif Direktörümüz Arhan Akün'ün birkaç gün önce twitter'dan yazdığı birşey vardı. ''Odasının kapısını açtığımda, karşımda ''BİZ BU MAÇI KAZANACAĞIZ'' diye bağıran bir adam vardı... Bahsettiği kişi Hector Cuper... Hector Cuper'in de dediği gibi BİZ BU MAÇI KAZANACAĞIZ...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...