Saso Fornezzi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Saso Fornezzi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2014

3. Hafta | Orduspor 1 - 4 Antalyaspor



Oynanan futbolun karşılığı başlıkta yazan skor mudur tartışılır ama Antalyaspor gibi bir takıma karşı sahada öylesine saçma sapan hatalar yaparsan dört de yersin beş de...

Geçtiğimiz sezon ligin en az gol yiyen takımıydık. Kalecilerimizin kalitesi aman aman olmamasına rağmen tandemde görev alan futbolcularımızın istikrarı, Ferhat'ın PTT'nin üzerindeki performansı ile zor gol yiyen bir takımdık ve bizi de diğer takımlardan farklı kılan özelliğimiz buydu. Fakat son iki haftaya baktığımız zaman verdiğimiz pozisyonların, yediğimiz gollerin izahı yok. Emrullah'ın insan üstü eforuna rağmen takım savunması anlayışının olmaması, beklerin olmayan kademe becerisine stoperlerin komik hataları da eklenince iki maçta pozisyon manyağı olduk. Adanaspor maçında ilk 5 dakikada 3-0 geriye düşebilirdik ki maç boyunca da çok basit hatalar gözlemledik. Adanaspor maçında defansdaki sıkıntı bariz şekilde kendini belli etmesine rağmen Antalyaspor maçında arpa boyu yol alamamış olmak gerçekten üzücü bir durum.

Yasin ve arkasındaki Serdar - Umut - Ziya üçlüsü ile oldukça dinamik bir hücum gücüne sahibiz. Önde gayet olumlu oynuyoruz. Pozisyonlar da buluyoruz ama sanki biraz karambole oynuyoruz. Ne oynadığını bilmeyen bir takım izliyoruz iki haftadır. Elimizde iyi bir malzeme var ama o malzemenin şimdiye kadar iyi kullanılmadığı, doğru yönlendirilmedi bariz ortada. Maça oldukça iyi başladık aslında. Baskılı başladığımız maçın başında Serdar ile öne geçme fırsatını yakaladık. Sonrasında oyunu Antalya yarı alanına yıktık ama komik bir gol ile geriye düştük. Golün ardından ön tarafta gayet iyi oynarken saçma sapan bir penaltı ile 2-0 geriye düştük. Beraberliği sağladık sağlayacağız derken çalınan penaltı demoralize etti ama golden 3 dakika sonra kontra ataktan yediğimiz gol de takdire şayandı. 


İkinci yarıya hızlı başladık. Takımın öndeki baskılı oyunuyla Yasin'in düşürülmesi sonucu kazandığımız penaltıyı gole çeviremedik ama dönen topta Hüsamettin'in ortasına iyi yükselen Ufukhan farkı ikiye indirdi. Maç 3-1'e geldikten sonra Fikret Hoca her ne kadar sahaya Gökhan ve Cemre'yi atsa da oyunu döndüremedik. Son dakikada yediğimiz bir başka güzel kontraatak golüyle de güzel beklentilerimiz olan karşılaşmadan 4-1 mağlup ayrıldık.

Maç ile ilgili ayrıca belirtilecek şeyler;

* Taraftarın maça ilgisi yok denilebilecek kadar azdı. Geçtiğimiz sezon dibi gördüğümüzü düşündük ama federasyonun da katkılarıyla futbolu statlarda el birliği ile bitirdiler. Sadece bize has bir durum değil. Memlekette Süper Lig, PTT 1. lig farkı olmaksızın önce taraftarı sonra da seyirciyi kaybettiler. Bundan sonra kendileri çalıp kendileri oynayacak! En çok zararı da kulüpler görecek.

* Hüsamettin'in üç haftalık performansı... Ferhat'dan sonra beklentimiz çok da yüksek değildi ama yaptığı kademe hataları, çoğu pozisyonda yavaş kalması, çok kolay çalım yemesi vs vs. Fikret Hoca elindeki futbolcuları yeterli buldu belki ama transfer edildikten sonra en az Serdar, Yasin ve Umut kadar beklentimiz var denilen Gökhan Meral'i neden eski takımına kiraladık soru işareti? Hasta denilen Gökhan Meral'in Kocaeli Birlik Spor ile ilk iki maçta 90 dakika forma giymesi de ayrı soru işareti (?)

* Erkan'ın performansı da evlere şenlik... Bu takımın en tecrübeli isimlerinden biri olarak onu daha derli toplu sahada görmek istiyoruz. Emre Aygün ve Erkan'ın bu sezon farklı bir misyonu var ama ikisinin de farkında olmadığı ap açık ortada. İmam osurursa cemaat ne yapar? Cevabını ikisi de biliyordur sanırım.

* Emrullah orta alanda savaşıyor ama Landel'in belli bir düzeyde oynaması gerekiyor. Bu kadar kırılgan oynayacaksa Emrullah ve Yusuf'u yan yana oynatmak daha mantıklı bir seçim olacaktır. Diarra, Emrah Başsan, Gökhan Karadeniz gibi hücumcuları olan bir takıma karşı sadece Emrullah ile savaşırsan orta alanda o iş baştan yatar. Landel'i Umut'un yerinde 10 numarada da denemek lazım. Birilerinin Fikret Hocaya hatırlatmasında fayda var. 

İlk haftayı her ne kadar yok saysak da içerdeki ilk iki maçımızı önemli rakiplerimize karşı kaybettik. Elazığspor deplasmanı öncesi Ordu'da çarşamba günü saat 18:00'da Birlik Nakliyat Düzyurtspor ile karşılaşacağız. Elazığspor da ligi bizim gibi kötü başladı. Bugün oynayacak oldukları Şanlıurfaspor maçından da puan çıkaramamaları durumunda bizim maça çok daha ayrı bir motivasyon ile çıkacaklardır. Fikret Hoca'nın elindeki malzemenin eksikleri var ama geçen seneki malzemeden kötü olduğunu da söyleyemeyiz. Hepimizin gördüğü eksiklerin en kısa sürede giderilmesini umuyoruz. İnşallah umduğumuz gibi olur.


22 Ocak 2013

Bıraktığımız Gibi.. | Orduspor 1 - 1 Mersin İdman Yurdu

Uzun bir kamp dönemi geçirdik.. İlk yarı boyunca göze batan eksiklerimizi bir kenara bırakıp anlamsız transfer maceraları peşinde koştuk. Yerli rotasyonunda, kanatlarda, orta alanda sıkıntı yaşamamıza rağmen öncelikli ihtiyaçlarımızı bir kenara bıraktık. Bu eksikler konusunda girişimler var ama lig başladı artık ve her maçın, her puanın altın değerinde olduğu bir durumda biraz fazla gevşek davrandık. Ve gördüğümüz kadarıyla rakiplerimiz güçlerine güç katarken biz hala ilk yarının son maçında olduğumuz yerde, Akhisar maçının bittiği andaki halimizdeyiz. Bu maç öncesi umutsuz değildik aslında. Eksikler giderilmemiş olmasına rağmen ilk yarının sonlarındaki kötü ORDUSPOR'un dönemsel bir düşüş yaşadığına ve takımın gerçek kimliğine yeniden bürünüp farklı bir başlangıç yapabileceğimize inandık. Ama gördük ki, çok fazla iyimsermişiz...

İlk 45 dakika boyunca devre arası yaptığı transferler ile neredeyse toplama bir takım olan Mersin İdman Yurdu karşısında hiçbir varlık gösteremedik. Belki de göstermek istemedik.. İkinci yarı ise klasik anlayış... Golü yiyene kadar üç top yapmaktan aciz takım ikinci yarı futbol adına bir varlık koyamasa dahi mücadele etti, gol atmaya maçı döndermeye çalıştı. Her seferinde olduğu gibi bu reaksiyonu göstermek için gol yemeyi bekledik ne yazıkki..

Yazıyı çok fazla uzatıp eleştirinin dozunu kaçırmanın anlamı yok ama dün ciddi bir şekilde sinir harbi yaşadık ve deyim yerindeyse kafamızda oluşturduğumuz pembe tabloyu bir kenara bırakmamız gerektiğini anladık. Bugünden sonra yapılacak olan transferler takımın bu halini ne kadar değiştirir muamma. Sezon başındaki hedefler, şuan içinde bulunduğumuz durum, kadro yapısı ve oynanan futbolu masaya yatırıp bu sezon ki amacımız ney onu tekrardan irdelememiz gerekiyor.

Son olarak,

İyi ki varsın FORNEZZİ..

28 Şubat 2012

United Colors of Orduspor


Uyruk
Oyuncu

Portekiz Portekiz
Miguel Garcia Miguel Garcia
29 yaşında


Almanya Almanya
Tobias Nickenig Tobias Nickenig
27 yaşında


Ispanya Ispanya
Javito Javito
28 yaşında


Brezilya Brezilya
Bruno Mezenga Bruno Mezenga
23 yaşında


Fransa Fransa
Wilfried Dalmat Wilfried Dalmat
29 yaşında


Arjantin Arjantin
Emmanuel Culio Emmanuel Culio
28 yaşında


Fildisi Sahili Fildisi Sahili
Jean-Jacques Gosso Jean-Jacques Gosso
28 yaşında


Slovenya Slovenya
Saso Fornezzi Saso Fornezzi
29 yaşında


Romanya Romanya
Bogdan Stancu Bogdan Stancu
24 yaşında




Aslinda uzun zamandir gozumuzun onunde olan ama benim biraz da yeni fark ettigim bir konu oldu. Kadromuzdaki yabancilara bakinca United Colors of Benetton misali her renk ve irktan, 3 ayri kitadan ve en onemlisi her birinin ayri ulkeden oldugunu goruyoruz.

Sene basinda yeni cikan takimlarin bile ardi ardina yildiz, isim transferi patlattigi donemde Orduspor daha mutevazi davranmis Yalcin, Hakan Ozmert, Tekke gibi ligin iyi isimlerinin yani sira ozenle secilmis yabancilarla takviye etmisti. Yildiz isimlerle toplama takim kuran rakiplerimizin hali ortadayken, isimden cok dengeye onem veren Orduspor`umuzun basariya nasil ulastiginin guzel bir kaniti aslinda bu kare. 10 farkli ulkeden yabancisiyla takim olabilmeyi becerebilmis Orduspor`un Super Lig`deki ilk senesinde ust siralari zorlamasini gururla izliyoruz. Seneye de dogru isimlerle kadro kalitemizi arttirip, bugun sahaya yansittigimiz takim duygusunu da korumamiz durumunda; bu ligde yeni, guclu bir sehir takimi olmamak icin hic bir engel yok.

7 Kasım 2011

Süper Ligin 1 Numarası Saso Fornezzi Röportajı

Röportajlarımıza devam ediyoruz. Bu sezonki ilk röportajımızı Tobias Nickenig ile yapmıştık ve güzel bir söyleşi olmuştu. Yabancı futbolcularımızın çoğuyla sezon içinde röportajlarımız devam edecek. 2. Röportajımız Süper Ligin 9. Haftası geride kalırken Süper Ligin en az gol yiyen takımının kalecisi ligin en az gol yiyen kalecisi Saso Fornezzi ile. Transfer sezonun başlamasının hemen ardından yapılan ilk transferlerden biriydi Fornezzi. Avusturya liginin geçtiğimiz sezon en iyi kalecisi seçilmiş olmasına rağmen kafamızda soru işaretleri vardı. Ama Fornezzi forma giydiği daha ilk maçtan güvenimizi kazandı ve gönüllerimizi fethetti. Çok fazla uzatmadan Saso ile yaptığımız röportaja geçelim.

D.A.G : Merhaba Saso,

Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğin için çok teşekkür ederiz. Klasik sorumuzla başlayalım. Saso Fornezzi kimdir ? Bize kendinden ve ailenden bahseder misin ?

Saso Fornezzi : Saso herkes gibi normal hayatına devam eden sade bir adam. Gülümsemeyi ve başkalarına yardım etmekten hoşlanırım. Aileme gelince, harika bir eşim var ve Aralık ayında evliliğimizin 5. Yılını kutlayacağız. Ayrıca bir oğlumuz var. Bu aralık ayında 2 yaşına girecek, adı Lucas. Yanımda oldukları ve beni destekledikleri için çok mutluyum ve aileme aşırı derecede düşkünüm.

D.A.G : Futbola nasıl başladın ve neden kalecilik ?

Saso Fornezzi : Futbola her çocuk gibi sokakta arkadaşlarımla futbol oynayarak başladım. Fakat bir süre sonra yerel kulüplerden biri olan NK Dravograd’a katıldım. İlk başlarda normal oyuncuydum fakat sonra gol atmaktan daha çok kurtarmakta iyi olduğumu anlayınca kaleci oldum.

D.A.G : Kaleci olmanın en zor yanı nedir ?

Saso Fornezzi : Sahadaki diğer mevkilerin aksine sorumluluğu çok daha fazla olan bir mevkidir. Diğer futbolcuların yaptığı hatalar telafi edilebilir ama kalecinin yaptığı hatanın cezası yenilen goldür. Bu da en zor yanı olsa gerek.

D.A.G : Futbol oynamasaydın hangi mesleği yapıyor olurdun ?

Saso Fornezzi : Tam olarak bilmiyorum ve hiç düşünmedim bu konuyu ama futbol oynamaydım heralde yine spor ile ilgili bir mesleğim olurdu.

D.A.G : Orduspor’dan gelen transfer teklifini duyduğunda neler düşündün ? İlk tepkin ne oldu ?

Saso Fornezzi : Transfer teklifini ilk aldığımda İstanbul’da tatildeydim. Türkiye Süper Liginde oynayacak olmak ve Orduspor gibi iyi bir geçmişe ve tarihe sahip bir kulübe transfer olma fırsatı yakaladığım için çok mutlu oldum.

D.A.G : Orduspor’un transfer teklifinden önce başka teklifler aldın mı ? Aldıysan neden Orduspor’u seçtin ?

Saso Fornezzi : Farklı ülkelerden bir çok teklif vardı ama Orduspor’un çok iddialı ve hedefleri olan bir kulüp olması benim teklifimi etkiledi. Hedeflerin büyüklüğü ve kulübün Türkiye’nin en iyi kulüpleri arasına girmek istemesi çok önemli. Bunun için çok büyük bir mücadele vermek gerekiyor ve bende bu mücadelenin içinde olmak Orduspor’un ulaşmak istediği hedeflere yardımcı olmak ve bir parçası olmak istediğimden dolayı şuan buradayım.

D.A.G : Boş zamanlarında Ordu’da neler yapıyorsun ?

Saso Fornezzi : Yoğun maç takvimi ve antrenmanlardan dolayı çok fazla boş zamanımız olmuyor. Genelde ailemle birlikte geçiyorum boş zamanlarımı.

D.A.G : Ordu, Ordu halkı ve Türkiye hakkındaki kısa dönemde gözlemlediklerin, düşüncelerin neler ?

Saso Fornezzi : Ordu küçük ama çok samimi bir yer. Şehir’in git gide geliştiğini görüyorum ve bu da zaman içinde İstanbul gibi büyük şehirlerden Ordu’ya geri dönüşü sağlayacaktır. Ordu halkı çok samimi ve sıcakkanlı ama Türkler genelde samimi insanlar. Türkiye için ise kısaca söyleyebileceğim tek şey çok güzel bir ülke olduğu.

D.A.G : Şuanda Slovenya Milli takımının kalecisi Handanoviç ve Udinese’de de çok iyi bir performans sergiliyor. Handanoviç ve Milli Takım hakkındaki görüşlerin neler ? Orduspor’daki bu istikrarlı performansını sürdürdüğün takdirde Slovenya Milli takımında oynayabileceğini düşünüyor musun ?

Saso Fornezzi : Handanoviç senin de söylediğin gibi Milli Takımın ve Udinese’nin kalesinde görev yapan çok iyi bir kaleci. Performansımın Milli Takımda forma giyebilecek düzeyde olduğunu düşünüyorum ve kendime güveniyorum ama bu tabi ki hocanın elinde olan bir şey. Milli Takım için davet alırsam daha önce gittiğim gibi gider seve seve forma giyerim.

D.A.G : Kendine örnek aldığın bir kaleci var mı ? Türk kalecilerden en çok hangisini beğeniyorsun ?

Saso Fornezzi : Gianluigi Buffon benim idolüm ve en çok beğendiğim kaleci. Türkiye’deki favori kalecim ise Rüştü Rençber. Çok tecrübeli ve iyi bir kaleci.

D.A.G : Şuan Süper Ligin bir numarasısın ve Süper Ligde en az gol yiyen kalecisin. Bu bizim için mutluluk ve güven verici bir durum. Bu müthiş performansın devam edecek mi ?

Saso Fornezzi : Benim ve takımın performansının aynı şekilde devam edeceğini umuyorum. Çok daha iyi olmak istiyoruz ve olacağımızı da düşünüyorum.

D.A.G : Aynı pozisyonda oynadığın Fevzi ve Onur hakkında neler düşünüyorsun ?

Saso Fornezzi : Her ikisi de çok profesyonel ve iyi kaleciler.

D.A.G : Takımdaki arkadaşlık ortamı hakkında ne düşünüyorsun ? En iyi arkadaşın kim ?

Saso Fornezzi : Takımdaki ortam çok güzel. Takım içindeki iletişim çok iyi. En iyi arkadaş olarak tek bir kişiyi söyleyemem. Takımdaki bütün futbolcular benim en iyi arkadaşım.

D.A.G : Sana göre takımdaki en iyi futbolcu kim ? Yada en beğendiğin diyelim.

Saso Fornezzi : Çok iyi futbolculardan oluşan bir takımız. Bu tarz sorulara cevap vermek zor. En iyinin kim olduğunu söylemek gerçekten zor.

D.A.G : Avusturya’da yılın kalecisi seçildin. Avusturya futbolu ile Türk futbolunu kıyaslar mısın ?

Saso Fornezzi : Türkiye Ligi Avusturya Liginden çok daha kaliteli bir lig. Bireysel olarak çok iyi futbolcular var. Avusturya’da taktik konulara daha fazla önem veriliyor ama kalite olarak kesinlikle Süper Lig daha iyi.

D.A.G : Ligin şuanda en az gol yiyen takımıyız. Bu başarı öncelikle senin ve defansif oyuncularımızın başarısı. Bu başarının anahtarı nedir ?

Saso Fornezzi : Çok organize ve takım halinde savunma yapan bir ekibiz. Savunma oyuncularımız kadar orta alandaki oyuncularımızın da bunda katkısı var. Çok daha iyi oynayabileceğimizi ve daha iyisini yapabileceğimizi biliyoruz.

D.A.G : Hedeflerin neler ? Orduspor’da uzun süre kalmayı düşünüyor musun yoksa Avrupa’ya gitmek gibi planların var mı ?

Saso Fornezzi : Öncelikle Orduspor için elimden gelenin en iyisini yapmak ve burada başarılı olmak istiyorum. Gelecekte ne olacağını şimdiden konuşmak anlamsız. Herhangi bir planım yok çünkü Orduspor’a yeni geldim ve burada yapacak çok şey var. Tek düşüncem şuanda Orduspor.

D.A.G : Bu sezon Orduspor’un hedefi ne olmalı ? Şuan çok iyi gidiyoruz. Orduspor’u sezon sonunda nerede görüyorsun ?

Saso Fornezzi : Süper Ligde yeni olduğumuz ligde kalmak öncelikli hedefimiz tabi ama ben ligi ilk 8 içinde bitireceğimizi düşünüyorum.

D.A.G : Türk yemeklerini sevdin mi ? En çok hangilerini beğendin ?

Saso Fornezzi : Türk yemekleri çok güzel. En çok Kebap, baklama ve sütlaçı seviyorum.

D.A.G : Son olarak Orduspor taraftarına neler söylemek istersin ?

Saso Fornezzi : Taraftarın bir numara. Bizim her zaman yanımızdalar ve bu bizi çok mutlu ediyor. Her zaman yanımızda olmaları çok güzel. Önümüzdeki maçta stadyumun ağzına kadar dolu olacağını düşünüyorum.

Her şey için çok teşekkür ederiz Fornezzi. Umarız ligin sonunda da ligin en az gol yiyen kalecisi olma ünvanını taşırsın…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...