samsunspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
samsunspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2012

Spor Toto Kupası | Orduspor 1 - 0 Samsunspor

Spor Toto Kupası ilk ortaya çıktığında Kupa hakkındaki düşüncelerimizi dile getirmiştik. Hangi amaca hizmet ettiği belli olmayan, kazanan takımın ne kazanacağını dahi bilmediği uyduruk, gazozona bir turnuva... Başından durumun böyle olacağını tahmin etmiştik ama federasyon ve Lig Tv'de durumun bu noktaya gelmesinde etkili oldular. Uyduruktan dahi olsa düzenlenen kupanın sonucunda en azından ne olacağını belirlemek çok zor birşey olmasa gerek. Grup maçlarının bitmesine bir hafta kala finali garantiledik. Dün Samsunspor'u 1-0 mağlup ettik Ordu'da. Lig Tv Ankaragücü maçı gibi dünkü maçı da yayın programına almadı. Ankaragücü maçı demişken maçın yayınlanmaması bir tarafı özet görüntüleri dahi hala ortada yok! Yayıncı kuruluşun, federasyonun ilgisizlikleri arasında bu kupayı belkide en çok ciddiye alan taraf biziz. Futbolun boğazına kadar çamur deryası içinde yüzdüğü bir ortamda ne idüğü belirsiz bir Kupada takımımız dolu tribünlere oynuyor ya gerçekten gurur verici.

Dünkü karşılaşmayı televizyon vermedi. Okurlarımızdan Yetiş Ataş bizler için tribünden izlediği karşılaşma hakkında bir analiz yaptı. Kendisine teşekkür ediyoruz.

Orduspor maça bekledigimizden daha yavaş basladı fakat oyunun kontrolü ilk dakikadan itibaren bizdeydi. Ali Çamdalı'nın stoper başlaması bizim adımıza topun daha yerden oynanmasını ve bizde kalmasını sağladı. Bizi heyecanlandıran ilk pozisyon Javito'nun orta sahadan aldıgı topla 3 kişiyi driblingle çalımlayıp ceza sahasında kalecinin üzerine vurdugu topla yaşadık. Bu pozisyondan hemen sonra Abdurrahman Dereli'nin sagdan ceza sahasına şişirdigi topda Bruno'nun topu göğsüyle kontrol edip röveşata vuruşunu kaleci aynı güzellikte kornere celdi. 24. dakika da ceza yayında Hasan Kabze'nin topla bulusup sol kanada Riberio'ya oyunu genişletip attıgı pası Riberio altı pas üzerine ortaladı ve Bruno şık bir kafa vurusuyla kalecinin solundan topu ağlara yolladı. İlk yarıda akılda kalan bu 3 pozisyon vardı ve ilk yarı bu skorla tamamlandı.
İkinci yarıya da kontrolü elimize alarak basladık ve topu iyi dolastırdık. Fakat kendimizi sıkmadan oynamamız pozisyon bulamamamızı beraberinde getirdi. İkinci yarıda kaleye ilk şutumuz ikinci yarının ortalarında kornerden seken topa Ali'nin ceza sahası dısından müthiş vurusuydu. Bu şutu kaleci köseden kornere çeldi ve korneri kullanan Riberio'nun ortasına Miguel Garcia'nın vurdugu kafa direkten oyun alanına döndü. Daha sonra Dalmat ve İrfan'nın oyuna girmesiyle oyun biraz daha hareketlendi fakat yine pozisyon bulmakta zorlandık. Maçın en hareketli ismi Javito'yla 70. dakikada sag taraftan bir pozisyon daha yakaladık fakat Javitonun sutu dısarı cıktı. Daha sonra 84. dakika da İrfanın cepheden 2 kişiyi gecip Stancu'nun önüne bıraktıgı pozisyonda gol diye ayaga kalktık ancak top yan ağlara kaldı. Ve mac da bu skorla tamamlandı.
Bizim adımıza mactan akılda kalanlar Ali Çamdalı'nın stoper, Miguel Garcia'nın sol bekte baslaması ve Javitonun istekli oluşuydu. Bunun yanı sıra taraftarımızın Samsunsporlu oyuncuları mac sonun da tribünlere cagırması görmek istedigimiz görüntülerdi. Samsunspor'un genc bir oyuncu grubundan oluşan bir kadrosu olmasına ragmen az hatayla oynaması da onlar adına pozitif olan taraftı.

Spor Toto Kupasının son grup maçında Cuma günü Karabük'te Karabükspor ile oynayıp final için beklemeye koyulacağız. B grubunda Antalyaspor ve Gaziantepspor'un liderlik şansı devam ediyor. Son haftanın sonuçlarına göre finaldeki rakibimiz belli olacak.

15 Nisan 2012

Spor Toto Kupası | Samsunspor 2 - 5 Orduspor


Tabelaya bakınca gayet hoş bir başlangıç gibi görünüyor. Sonuçta deplasmanda 5 gol atarak kazandık. Ama rakibin durumunu göz önüne aldığımız zaman çok da abartılacak bir sonuç olmadığını söylemekte fayda var. 1 hafta önce dramatik bir şekilde lige veda etmiş, yabancı futbolcularının çoğu ülkelerine dönmüş, ligin son haftasındaki kadrosundan 8 farklı isimin bugün ilk 11'inde yer aldığı ve bu isimlerin çoğunun A2 destekli olduğu bir Samsunspor'a karşı neredeyse as takımızla mücadele ettik.

Maç hakkında aslında çok da konuşulacak birşey yok. Bahsetmiş olduğum nedenlerden dolayı ilk yarı bulduğumuz gollerle ilk yarıyı 4-0 önde kapattık. Genel olarak bakarsak ahım şahım bir futbol oynamadık ama Samsunsporlu futbolcuların yaptığı iki kişisel hatadan dolayı Hakan Özmert'in attığı iki gol, Hasan Kabze'nin güzel frikik golü ve Javito'nun golleriyle lig boyunca bir maçta atma fırsatı bulamadığımız golü 45 dakikaya sığdırdık. Maçın ikinci yarısında ise genç kadrosuna rağmen gayet iyi oynayan bir Samsunspor vardı sahada. İlk yarıdaki skorun da etkisiyle çok fazla oyunu ciddiye almayan Orduspor karşısında Samsunspor ard arda iki gol buldu. Yenilen iki golün ardından biraz toparlandık. Uzatma dakikalarında Murat Kalkan'ın attığı gol ile de maçın skoru belirlendi. Samsunspor'un henüz 2 ay önce profesyonel olmuş 52 numaralı genç futbolcusuna ayrı bir parantez açmak lazım. Ünyespor altyapısından Samsunspor'a transfer olmuş Samet Hasan Yıldıran. Henüz çok yeni profesyonel olmasına rağmen birkaç maçta sonradan oyuna dahil olmuş. Bugün Samsunspor'un ilk golünü atmasının yanı sıra maçın genelinde de iyi bir performans ortaya koydu. Ordulu olması ve 52 numarayı taşımasından dolayı daha bir ilgiyle izledik kendisini. Umarım önümüzdeki sezon 1. Ligde oynayacak olan Samsunspor'da yeteri kadar forma şansı bulur.

Maça bizim açımızdan bakınca, doğrusunu söylemek gerekirse sahaya böyle bir kadroyla çıkacağımızı düşünmüyordum. En azından biraz daha Samsunspor'a denk bir kadroyla çıkılabilirdi sahaya. İrfan'ı çok merak ediyordum mesela ama 18'de bile yoktu. Bunların hepsi bir tarafa sezon sonu yollarımızın ayrılacağı söylenen Dalmat ve Riberio'nun maç kadrosuna alınması, Riberio'nun oyuna dahil edilmesi ise bayağı bir şaşırttı bizleri. Cuper'in bu turnuvayı ciddiye alması güzel bir durum ama bunun bu şekilde olması çok da hoşuma gitmedi.

Spor Toto Kupası'nın 2. grup maçında cumartesi günü Ordu'da Karabükspor'la karşılaşacağız. Grubun bir diğer takımının Ankaragücü olduğunu düşününce gruptaki en önemli rakibizimin Karabükspor olduğunu söyleyebiliriz. Bu yüzden Karabükspor ile yapacak olduğumuz maçlar grubun birincisini belirler. Deplasmanda alınan bu galibiyetin ardından Karabükspor'u Ordu'da mağlup ederek yolumuza devam etmeliyiz.

8 Nisan 2012

''Biz devamlı düştük. Ve düşmek; bizim için hadi ayağa kalkıyoruz oldu.''

Başlıktaki cümleyi Deplase Keyifler'de bir Samsunspor taraftarı kurmuştu. Bugünü görerek mi söyledi bilmiyorum ama yine onlar için zor bir gün. Fotoğrafa bakarak çok şey söylenebilir aslında ama insanın içinden birşeyler söylemek gelmiyor... Dün 19 Mayıs stadyumunda başını ellerinin arasına almış, gözleri dolu dolu bir sürü insan vardı. Yaşına başına bakmadan ağlayan amcalar, çocuklar... Bir şehrin yaşadığı koskocaman bir hayal kırıklığı. Kendimi onların yerine koymaya çalıştığım zaman bile içim acıyo. O yüzden yaşadıkları hayal kırıklığını çok iyi anlayabiliyorum. Gözyaşlarını tutamayan küçük arkadaşlarımızın belkide gördüğü en büyük başarı geçtiğimiz sezonki Bank Asya şampiyonluğudur ama onlar kolay olanı değil zor olanı seçtiler. O renkler uğruna dökülen gözyaşları olduğu sürece ayağa kalkması çok daha kolay olacaktır Samsunspor'un. Çok daha kötü durumların üstesinden geldiler. Umarım en kısa zamanda ayağa kalkarlar.

22 Ocak 2012

Kötü Futbol... Samsunspor 2 - 0 Orduspor

Samsunspor maçı öncesi kabul etmeliyiz ki bu kadar kötü bir futbol beklemiyorduk takımdan. 2. yarının başından beri iyi yaptığımız tek şey savunmaydı. İleri uçtaki etkisizliğe Cuper ile birlikte çözüm bulduğumuzu söylemek abes kaçar. Görünen o ki sezon sonuna kadarda aynı sıkıntıyı yaşayacağız. Manisaspor deplasmanındada dünkü gibi kepaze bir futbol oynamıştık ama savunma saçmalamayınca kötü futbola rağmen 1 puanla dönmeyi başarmıştık. Gerçi Manisaspor'un da o karşılaşmada futbol oynadığını söylemek güç. Dünkü karşılaşma da yine Manisaspor karşılaşmasına benzer seyirde ilerledi. Yine ön tarafta kötü ve çaresizdik. Yine rakibimiz neredeyse en az bizim kadar kötüydü ama farklı olan tek bir şey vardı. O da saçmayalan defans hattımız. Samsunspor'un pozisyonunun olduğunu söylemek güç. Maçı izlemeyen birisi skora bakarak yorum yapsa çok daha farklı düşünebilir ama dünkü Samsunspor'dan nasıl 2 gol yedik, 2 golü yerken neden Samsun kalesinde doğru düzgün bir tehlike yaratamadık gerçekten aklımızdaki ilginç ve bir o kadarda can sıkıcı şeyler...

Sezon başından beri bir ritm yakalayamadık bu açık ve net. İkinci yarıya 5 puan ile başladık ama o üç maçtaki futbol hakkında konuşulacak çok fazla şey de yoktu. Cuper kendi anlayışını takıma empoze etmeye çalıştı ve başardıda. Takımın başında çıktığı 4 karşılaşmada zaten iyi olan savunma anlayışını daha iyi hale getirdi ama o anlayış da Samsunspor maçında iflas etti. Bu aslında çok önemli bir konu değil. Garcia hata yapabilir. Takım 2 farklı geriye düşebilir ama ön tarafta bu kadar çaresizken biz 5. dakika bile geriye düşsek 85 dakika boyunca elimizden gelen şeyler kısıtlı. Riberio'dan 4 maçtır verim almaya çalışıyor Cuper ama anlaşıldıki Riberio'dan ne dağ olacak ne kasaba. Sezon başından beri savunduk Riberio'yu. Portekiz ligini 4. bitiren bir takımda 30'un üstünde maça çıkan bir adam bu kadar sırt çevirilicek kadar kötü olamaz dedik ama en çok yanıldığımız isimlerden biri oldu. Bir kanat oyuncusunun belli bir tarifi, kalıbı vardır ama ben Riberio'yu o tarif içerisinde hiçbir yere koyamıyorum. Gerçi Riberio'ya gelene kadar ön taraftaki etkisizlikten dolayı eleştirilebilecek çok daha fazla isim var...

Fatih sakat. Stancu ise her geçen gün bizde Fatih'in kötü zamanlarının etkisini yaratmaya başladı. Sahadaki tek forvetimiz, gole en yakın adamımız ama sağdan Dalmat orta yaparken, soldan Culio ortalarken Stancu'yu ceza sahasında yakalamak, onu topla buluşturmak çok da kuvvetli bir ihtimal değil. Stancu Türkiye'deki ikinci sezonunu geçiriyor ama ne Galatasaray'daki dönemi ne bizdeki dönemi onun nasıl ve nerde oynatılması gerektiğini anlamamıza yeterli olmadı. Hafta içi transferi gerçekleşen Hasan Kabze ve devre arası takıma katılan fakat bonservisindeki sorunlardan dolayı ( Her ne kadar hazır değil dense de Flamengo'nun evrakları göndermemesinden dolayı hala Bruno'nun lisansı çıkmadı ) henüz forma şansı bulamayan Bruno var. Bu iki isim ne zaman oynayabilecek bilmiyorum ama ligin bitmesine 12 maç kaldı ve bu maçlar 2.5 aylık kısa bir sürede oynanacak herşey oldu bittiye gelecek. O yüzden Bruno veya Hasan'ı en kısa zamanda hazırlayıp takıma kazandırmalıyız ve artık bizimde bir forvetimiz olmalı.

Ön taraftaki diğer sıkıntımız ise Culio'dan beklediğimiz, istediğimiz katkıyı alamamamız. Culio'nun potansiyeline oldukça fazla güveniyorum. Her ne olursa olsun bonservisinin alınıp önümüzdeki sezon takımda tutulması gerektiğini düşünüyorum ama Culio'nun beklentileri tam anlamıyla karşıladığını söyleyemeyiz. Ben Culio'dan Cernat'ın Karabükte, Grosicki'nin Sivas'ta yaptıklarını bekliyorum ve bu katkıyı beklemekde en doğal hakkım. Her korner, frikikte taraftarın Culioooo, Culioooo sevgi gösterilerinde bulunmasını da mantılı bulmuyorum. Keza Culio'nun takıma Fornezzi'den, Gosso'dan, Yalçın'dan fazla bir şey kattığını düşünmüyorum. Zaman zaman parıldaması, oyuna yaptığı katkı, iyi futbolunu süreklilik haline getirememesi kafamızı kurcalamıyor değil...

Alttaki takımlar önemli takviyeler yaptılar ve bu takviyelerden anında verim almaya başladılar. Samsunspor ve Karabükspor'un performansı bizim için çok önemli. Bu iki takımı birbirimize yakınlaştırmamamız lazım. Nitekim Samsunspor'a mağlup olarak kötü bir adım attık. Bu hafta ise yaptığı takviyelerin karşılığını direk alan ve Trabzonspor'u yenerek özgüveni kendine gelen Karabükspor'la oynayacağız. Bu sezondan beklentilerimizi bence hala düşük tutmalıyız. Öncelikli hedefin ligde kaldığını unutmadan mücadele etmeliyiz.

Belli bir sistemimiz, oyun anlayışımız yok. Ön tarafta sağdan soldan ataklar geliştiren, pozisyon bulan, rakibi boğan bir takım değiliz. Gol bulmakta oldukça fazla zorlanıyoruz ve bu durumun üstesinden de gelemiyoruz. Samsunspor'a mağlup olduk ama Karabükspor'a karşı alınabilecek bir beraberlik bile rüzgarın yönünü değiştirmeye yeter. O yüzden artık sistem, futbolun getirdikleri götürdükleri hiç önemli değil. Karabükspor'u mağlup etmeliyiz. Bütün takımlar transferlerinden verim alırken artık bizde yaptığımız takviyeleri takıma kazandırmalıyız. Oynanan kötü futbola rağmen takımın arkasında durmaya devam etmeliyiz.

20 Ocak 2012

Haftanın Maçı #21 | Samsunspor - Orduspor


Haftalar ilerledikçe "dananın kuyruğunun kopacağı maç" söylemini çok duyar olmaya başlayacağız. İşte bu maçta da onlardan birisi, olan ise dananın kuyruğuna olacak. Bu dananın kuyruğu lafı aslında bizden çok Samsunspor tarafı için geçerli diyebiliriz. Samsunspor bu maçı kaybettiği taktirde aramızda oluşacak fahiş puan farkı nedeniyle iyice umutsuz bir hale bürünebilirler.

Hafta içi çalkantılı bir dönem geçirdi Samsunspor, teknik direktör açısından. Petkoviç'in gitmesi kalması çok meşgul etti gündemi. Gitti diyenler, antremandaydı diyenler, başka hoca geldi diyenler... Tam bir kafa karışıklığı. Petkoviç'in bizim maçtada takım başında olması bizim için bir avantaj. Metin Diyadin'li son zamanlarımıza benziyor Samsunspor. Bir teknik direktör değişikliğiyle bir hava yakalayabilirler ama devamı gelebilir mi muamma.

Maç hakkında birşeyler diyelim. Yarın saat 13:00'da Samsun 19 Mayıs Stadyumu'nda başlayacak Samsunspor - Orduspor maçı. İlker Meral maçın hakemi. İlker Meral bu sezon, çok kötü oynadığımız ve 0:0 berabere kaldığımız Gaziantepspor maçını yönetmişti. Aynı zamanda Samsunspor'un ise Kadıköy deplasmanında 0:0 ile 1 puan aldığı maçında hakemiydi.

Samsunspor ile son 10 günde aynı sahada 2. maçımıza çıkıyoruz. İlk maçta kupada penaltılarla kaybetmiştik rakibimze karşı. O maçın yazısında Samsunspor'un devre arası transferlerinden bahsetmiştik. O dönemden bu döneme bu transferlerin istenilen uyumu sağladığını söyleyemeyiz. Normal de. Bizim transferlerimiz daha kadroya bile giremiyorlar.

Maç öncesi forvete Hasan Kabze takviyesini yaptık. Bizleri heyecanlandıran bir isim oldu Hasan Kabze. Nedim Türkmen döneminde yaşanan forvet transferi şanssızlığı, bu transfer döneminde Bruno ve Hasan Kabze ilaveleriyle umarız aşılmıştır. Samsun tarafında Uğur Boral ve Zenke'nin sakatlandığı haberi geldi maç öncesi. Bance'nin de olmadığı bir dönemde Zenke'nin de olmaması, zaten gol yollarında bizim gibi sorun yaşayan Samsunspor'da önemli bir eksik olacaktır. Bizim açımızdan önemli bir avantaj.

Biraz yorum yapalım maç için. Yazının girişinde maçın öneminden bahsettik. Samsunspor klasik bir söz ama ev sahibi olmanın avantajını kullanmaya çalışacak. Defansta sorun yaşamıyoruz. Samsunspor'un ileri hattında özellikle ilk maçta bizi zorlayan Zenke ve Bance'nin olmaması, defansımızı daha rahat ettirecektir. Ama hala bir sorun var. Duran toplar? Saso bu maçtada kalede yok. Belediye maçında olduğu gibi kalede yine Fevzi olacak. Kendisinin Belediye maçında bir güven tazelediğini düşünüyorum. Rakibe kanatları fazla kullandırmazsak kalede de fazla sorun yaşamayız. Elimizden geldiğince topu kornere göndermemeye ve tehlike bölgelerde duran top kazandırmamaya çalışırsak çok rahat puan veya puanlar alabiliriz. Son 2 maçta 8 gol yiyen Samsun defansına karşı ileri hatta yine sorun yaşarız ama kaza bela bir gol bulursak daha da gol yemeyiz düşüncesindeyim.

8 maçtır kazanamıyor Samsunspor. Gerçi 10 maçtır kazanamama gibi bir serileride vardı. Ligde 2 galibiyetleri var zaten. Bu galibiyetlerden ilki ligin ilk maçında Gençlerbirliği'ne karşı. İkincisi ise Antalyaspor'a karşıydı. Bu iki galibiyette Samsun'da alındı. 15 gol attıkları 20 haftada, bu gollerin 6'sını ilk yarının son 15 dakikasında kaydettiler. Bu 15 golde en çok imzası bulunan isim ise şu an milli takım kampında bulunan Bance. 17 maçta 4 gol attı. En çok oynayanlar listesinde 1800 dakikayla Kemal Tokak başı çekiyor. Onu Michael Fink ve Bance izliyor. En hırçınlar sıralamasında ise başı Simon Zenke çekiyor. Bu sezon 5 sarı kart ve 1 kırmızı kart gördü... Bu maç Samsunspor ile oynayacağımız 27. resmi maç olacak. Oynanan 26 maçta Samsunspor'a karşı 5 galibiyet alırken 8 beraberlik ve 13 mağlubiyetle sahadan ayrıldığımız zamanlarda olmamış değil.

20 Ocak 1989...


Tarihdeki bazı anlar insana acı verir. 20 Ocak 1989 günü Samsunspor otobüsü Malatya deplasmanına giderken Havza'da kaza yaptı ve Türk futbolu beş evladını kaybetti. Kazanın üzerinden 23 yıl geçmiş olmasına rağmen yüreklerdeki acı hala ilk günkü gibi. Söylenecek çok fazla şey de yok aslında. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Unutmadık...

12 Ocak 2012

Türkiye Kupasına İlk Turdan Veda...


90 dakika boyunca iki takımda gol bulamayınca ekstradan 30 dakika daha sahada oynanan ve futboldan başka herşeye benzeyen şeyi izlemek zorunda kaldık. Bu maçları çok fazla ciddiye almamak lazım aslında. İki takımı da bu maçtaki performansı ile yargılayamayız ama bizim adımıza söylenilmesi gereken birşey var. Uzatmalarda 30 dakika 10 kişi oynayan rakibine gol atamıyorsan penaltılarda ortaya çıkan sonuca ah vah etmeye hakkın yok, bu kadar basit.

Maça 4-6-0 sistemiyle çıktık. Kadroyu gördükten sonra Ribeiro'nun forvet oynayacağını düşünsek de maç başladıktan sonra yanıldığımızın farkına vardık. İleri uçta kimsenin oynamadığı bir takım vardı sahada. Yeni transferlerden Ömer Kulga ve Eren, genç futbolcularımızdan Abdülkadir, Müslüm ilk 11'de sahaya çıktılar. Maç adına belkide teselli olabileceğimiz tek nokta bu genç arkadaşlarımızın sahaya yansıttığı performansdı. Maçtan aklımızda kalan önemli bir soru işareti var o da Fornezzi'nin sağlık durumu. Talihsiz bir sakatlık yaşadı ve durumu bugün belli olacak. Umarız önemli bir şeyi yoktur çünkü bizim için onun oynaması çok önemli.

Takımın defans anlayışında hiçbir sıkıntı yoktu yine. Fakat sezon başından beri sıkıntı yaşadığımız ön taraf anlaşılan o ki sezon boyunca kabusumuz olacak. Forvet geçen sürenin ardından Stancu oyuna girdi ama ne ayakta durmaya hali vardı, ne de gol atmaya mecali. Sadece o değil dün forma giyen diğer yabancı futbolcularımız da evlere şenlikti. Culio'nun her geçen gün düşüşte olan performansına dikkat çekmek lazım. Bireysel bakımdan söylemek gerekirse Ömer Kulga ve Eren'i beğendim. Uzun zamandır sol kanattan bu kadar etkili geldiğimiz bir maç daha hatırlamıyorum. Eren çoğu pozisyonda rakibini geçip çizgiye kadar indi. Fakat içeride gol vuruşunu yapacak biri olmamasından dolayı onun çabaları daboşa gitmiş oldu. Murat Kalkan'ın, Ribeiro'nun sol kanattaki performanslarıyla kıyaslayınca Eren'in formaya iki adım daha yakın olduğunu söyleyebiliriz. Genç stoperimiz Ömer scout ekibindeki hocamız tarafından önerilmişti. Kayserispor'a yeni Serdar Kesimal diye getirildi ama şans bulamamıştı. Samsunspor kalemize çok fazla gelemediği için tam anlamıyla değerlendirme yapamayız ama çoğu pozisyonda başarılıydı. Sadece biraz yavaş bir futbolcu. Fakat vücudunu iyi kullanarak o dezavantajı avantaja çevirebilir.

Kadromuzda yer alan fakat şan bulamayan diğer isimlerden Abdülkadir ve Müslüm'ün performansı ise diğer bir sevindirici gelişmeydi. İkisinin de yetenekleri ve potansiyeli tartışma konusu olamaz aslında. Abdülkadir 91 doğumlu ve uzun vadede bu takımda çok daha fazla forma giyecek. Kendi adıma sahaya yansıttığı performansından memnunum. Müslüm ise yeteneklerini tam anlamıyla kullanamayan bir isim. Geçen sene belkide en çok eleştirdiğimiz futbolculardan biriydi. Fakat kendini futbola verdiği zaman neler yapabildiğini hepimiz biliyoruz. Dün alışık olmadığı bir mevkide oynamış olmasına rağmen dört dörtlük oynadı. Kiralık verileceğine dair haberler vardı ama dünkü performansından sonra takımda kalması gerekir.

Genelde isimler üzerinden gidiyoruz. Çünkü sahada analizi yapılacak bir futbol yoktu. Bu maçın ölçü olmadığını düşündüğüm için de çok fazla kızamıyorum. Sonuç olarak ilk turdan elendik Türkiye Kupasından. Ön taraftaki eksiklerimiz devam ediyor. Culio'nun, Stancu'nun ön taraftaki etkisiz futbolundan dolayı biran önce yeni transferlerin takıma katılmasını dört gözle bekliyoruz. Bruno'nun hazırlık sürecinin çok daha kısa sürede halledilmesi lazım. Çünkü forvet tanımının içine doldurabilen tek o var elimizde. Dediğim gibi bu maçın havası ile lig maçı bir olmaz. İBB maçı çok önemli bizim adımıza. Galip gelip artık yürümeye başlamalıyız.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...