Adanaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Adanaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2014

2. Hafta | Adanaspor 2 - 4 Orduspor


Maç öncesi aklımızda soru işaretleri vardı. Samsunspor maçında bireysel olarak beğendiğimiz isimler vardı ama takım oyunu ve takımın futbol karakteri hakkında söylenebilecek çok fazla şey de yoktu. Bu sebeple Adanaspor maçından beklentilerimiz net değildi. 

Maça Adanaspor oldukça iyi başladı. İlk 5 dakikada Adanaspor maçı koparacak pozisyonlar buldu ama onların beceriksizliğine bizim şansımız da eklenince ilk dakikalardaki baskıyı kırdık ve oyunda dengeyi sağladık. Maçın ilk yarısında oyunu kendi alanımızda kabullenip Ziya, Umut ve Landel ile hızlı çıkıp pozisyon üretme düşüncesinde olan ve defansın arkasına atılan toplar ile golü arayan bir anlayış içerisindeydik. Golü de yine orta alanda kapılan bir top sonrasında Landel'in çabuk oyunu ve hızlı paslaşmalarla kaleye giderek bulduk. Orta alandaki oyuncularımızın niteliklerinden dolayı özellikle deplasmanlarda oldukça etkili bir orta alana sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Umut'un dikine çok iyi gidebilmesi, Ziya'nın hızı, Landel'in kolay adam eksiltmesine Mutumba bireysel özelliklerini, Yusuf'un defansın arkasına attığı nokta pasları da eklersek kontra atak futboluna oldukça yatkın olduğumuzu söyleyebiliriz.

İlk yarının son anlarında Adanaspor'da Abdullah Karmil ikinci sarıdan kırmızı kart görerek oyun dışında kaldı. Kendisi kırmızı kart öncesi ceza sahası içinde Yasin'i tekmelemiş ve hakemin gözünden kaçmıştı pozisyon. Adanaspor 10 kişi kaldıktan sonra işimizin kolaylaşacağını düşünsek de maç düşündüğümüz seyirde gitmedi. İlk yarının son beş dakikası da önemli pozisyonlar buldular. İkinci yarıya da taraftarının desteği ile aynı özgüven ile başladılar. Landel'in golü ile 2-0 öne geçmemize rağmen oyundan kopmadılar ve önce Mertcan ardından da Tiago'nun attığı gol ile eksik olmalarına rağmen eşitliği sağladılar. Geçtiğimiz sezon oldukça fazla karşılaştığımız ve belkide bizi şampiyonluktan eden durumla yeniden demoralize olmuşken Emrullah'ın golü ile hayata döndük. Emrullah'ın golü gelmeseydi Adanaspor geriden gelmenin de morali ile bir gol daha atıp 2-0'dan oyunu dönderebilir ve bizi de ucu açık bir kaosun içine sokabilirdi ama futbolun şans yönü bu sefer bizim yanımızdaydı diyebiliriz. Emrullah'ın Allah ne verdiyse diye attığı golden sonra Serdar sahne aldı ve oyundan iyice düşmüş olan Adanaspor'a yaklaşık 70 metre top sürerek çok güzel bir gol attı.


Karşılaşma hakkında bireysel söylenecek çok şey var ama öncelikle çıkarmamız ve ders almamız gereken konu 2-0 önde olduğumuz bir maçın avuçlarımızdan gitme noktasına gelmiş olması. Şans bu sefer yanımızdaydı ama her zaman futbol şansı bizim yanımızda olacak diye bir durum yok. Gerekirse geçtiğimiz sezon yaşadığımız durumları da ele alarak bu sorunu çözmeli teknik ekip. 

Bireysel olarak bakacak olursak Emre Aygün'ün iki haftalık performansından başlayabiliriz. Geçtiğimiz sezon da çok saç baş yoldurdu bize ama artık bu takımın kaptanı ve biraz daha derli toplu olması gerekiyor. Orta alandaki oyuncu çeşitliliği, Yasin'in olumlu performansı mutluluk verici olsa da beklerin performansı da bizim için hayal kırıklığı. Hüsamettin'in iki haftalık performansının olumlu olduğunu söyleyemeyiz. Nitekim Erkan da çok fazla Güven vermiyor. Bu futbolcuları yedekleyen isimlerin de çok üst düzey isimler olmadığını düşündüğümüzde bu seneki zaaf noktamız maalesef beklerimiz. 

Hepimizin gözlemlediği bir gerçek var ki Yasin, Umut ve Serdar üzerine düşülürse bu takımın önemli parçaları olacaklar. Geçtiğimiz sezon hepimizin Ziya'dan bir beklentisi vardı ve Ziya'nın şimdi geldiği noktayı düşünce bu üç isimin de üzerine düşülmesi gerek diye düşünüyoruz.

Sonuç olarak Adana deplasmanından üç puanla dönüyoruz ve umutluyuz. Antalyaspor maçıyla birlikte de içeride üç puana merhaba demek hem takımı hem de şehri bu sezonun havasına sokacaktır.

14 Eylül 2014

Başlıyoruz.. | Adanaspor - Orduspor


Karanlık günler, umutsuzluklar şimdilik geride kaldı. Yaşadıklarımızı yeniden yaşamamız için tek çıkar yok başarılı olmak. Tek çıkar yok birlikte olmak, el ele vermek. Bu takımı yeniden Süper Lige çıkarmak. Geçtiğimiz sezon olduğu gibi bu sezon da lige bir Adanaspor deplasmanıyla başlıyoruz.

Samsunspor maçı her ne kadar ölçü olmasa da takım hakkında az çok fikir sahibi olduk. Futbolu özlemiş, kendini yeniden kanıtlamak isteyen, orta sahada sorumluluk alan Ali Güzeldal'ın pozitif futbolu, gurbetçi Umut'un sürekli oyunun içinde olması, sonradan oyuna giren Serdar Deniz'in hepimizi mest etmesi, Ümit Tütünci'nin azmi ilk akla gelenler. Sayabileceğimiz olumsuzluklar da yok değil ama tabloya şimdilik iyi tarafından bakmak daha iyi. Klasik 4-3-3 değil de daha çok sahaya
4-1-4-1 şeklinde yayılan, defansın arkasına atılan uzun toplar ile kolay pozisyon girebilen, oldukça hızlı atağa çıkan dinamik bir takımın sinyallerini gördük. Ptt 1. ligde ayağı top yapan önliberolar her zaman fark yaratır. Nitekim Yusuf'un da topla oyunu, atakların başlangıcında topun onda toplanması, isabetli uzun pasları ile oldukça etkili olduğunu söyleyebiliriz. Haftalar ilerledikçe daha fazla fikir sahibi olacağız ama temellerini gördüğümüz sistemi oturtabilirse Fikret Hoca elindeki kadrodan istediği verimi alabilir.

Rakip Adanaspor geçtiğimiz sezonun aksine bu sene daha derli toplu başlıyorlar lige. Ptt 1. Lig'in geleneksel hocalarından Levent Eriş takımın başında. Fatih Şen ve Selçuk Şahin gibi iki tanıdık isim takımın değişmezleri arasında. Hücumda Tiago ve Ergin Keleş gibi yine bu ligi iyi bilen isimlere sahipler. Zaten takım olarak da bu ligin gediklilerinden Adanaspor. Ptt'de üst üste altıncı sezonları bu sene. Onlar da artık bu ligde bir nebze olsun yukarılarda yer almak istiyorlar. Lige Şanlıurfa deplasmanı ile başladılar ve Urfa'dan puansız döndüler. Kendi evlerin de onlar da yeni bir başlangıcın peşinde olacaklar.

Bugün günlerden Orduspor... Çok özledik Orduspor'lu hafta sonlarını... Çok özledik bu takımı.. Morunu, beyazını... Güzel futbol, 3 puan olsun inşallah. 


1967-1968 (2. Lig Kırmızı Grup): Ordu 2:1 Adana , Adana 1:0 Ordu
1968-1969 (2. Lig Kırmızı Grup): Ordu 0:0 Adana , Adana 0:0 Ordu
1969-1970 (2. Lig): Ordu 0:0 Adana , Adana 2:1 Ordu
1970-1971 (2. Lig): Ordu 1:0 Adana, Adana 3:0 Ordu
1975-1976 (1. Lig): Ordu 1:0 Adana , Adana 1:0 Ordu
1976-1977 (1. Lig): Ordu 1:0 Adana , Adana 1:1 Ordu
1977-1978 (1. Lig): Ordu 1:0 Adana , Adana 0:0 Ordu
1978-1979 (1. Lig): Ordu 3:2 Adana , Adana 3:2 Ordu
1979-1980 (1. Lig): Ordu 2:0 Adana , Adana 1:1 Ordu
1980-1981 (1. Lig): Ordu 2:0 Adana , Adana 2:0 Ordu
1983-1984 (1. Lig): Ordu 1:0 Adana , Adana 1:0 Ordu
1986-1987 (2. Lig Grup B): Ordu 1:1 Adana , Adana 1:0 Ordu
1987-1988 (2. Lig Grup B): Ordu 0:0 Adana , Adana 2:2 Ordu
2008-2009 (Bank Asya 1. Lig): Ordu 0:2 Adana , Adana 1:1 Ordu
2009-2010 (Bank Asya 1. Lig): Ordu 1:2 Adana , Adana 2:0 Ordu
2010-2011 (Bank Asya 1. Lig): Ordu 2:2 Adana , Adana 3:1 Ordu
2013-2014 (PTT 1. Lig): Adana 0:4 Ordu, Ordu 2:0 Adana

12 Ocak 2014

20. Hafta | Orduspor 2:0 Adanaspor


Maç öncesi kolay geçmesi muhtemel maçları hiç sevmedik. Ordu’ya eksik veya sıkıntılı gelen takımların çoğuna puan verdik kendimi bildim bileli. Adanaspor’un durumu da hiç iç açıcı değildi maç öncesi. Devre arası takımın yarısıyla yollar ayrılmış A2 takviyeli bir kadroyla tutarsa 1 puan alma derdinde çıkacaklar maça. Orduspor olarak bizim bu sezon iç sahada verdiğimiz tuhaf puanları düşündüğümüz zaman o kadar kolay bir maç olmayacağını tahmin etmemek zor değildi. Devreyi Şanlıurfaspor’a karşı alınan 2:0’lık iç saha galibiyetiyle kapatmamızın ardından bu maçı da kazanırsak 2.defa Ordu’da iki maç üstüste kazanacağız Fethiyespor ve Adana Demirspor serilerinden sonra.

Adanaspor’un eksikleri malum ama bizimde dar kadromuz ve transfer yasağımız can sıkıcı bir ortam yaratıyor. Bu dar kadro üzerine sakatlar ve cezalılar eklenince Ankaraspor maçında yaşanan hezimet akla geliyor, üzülüyoruz. Maalesef bu saatten sonra böyle ite kaka yolumuza devam edeceğiz. Bir başarı gelecekse bu sezon, bu başarı futbolcuların yetenekleriyle değil sezon sonuna kadar bu işe ne kadar inanacaklarına bağlı olarak gelecek. Bu inancı ben görebiliyorum, bozulmamasını diliyorum.

Beklenen bir tempoyla başladı maç. İlk yarıda oynanan Adanaspor maçının düşündüğümüzde takımın oyununda  felaket bir düşüş olduğunu görebiliriz. Bu kadar eksik bir takıma karşı pozisyona dahi giremeyen bir Orduspor hiç hoş değil. Orduspor’un bu kötü futbolunda Adanspor’un hiç mi payı yoktu? Vardı. Çok sık defans ve daha 30.dakikadan sonra anlamsız oyunu yavaşlatma çabası karşı takımın niyetini ortaya koyuyordu. Bizim hatalarımız yok muydu? Vardı. Adanaspor’un kale bölgesi en sıkıntılı yeri lig başından beri. Bu sezon kümeye düşerse Adana temsilcisi bunun en büyük nedeni kale bölgesinde yaşadığı sıkıntı olacaktır. Bu maç Adanaspor kalesini koruyan Yaşar Memişoğullarından daha önce Bafraspor ve Menemen Belediyespor kalesini korumuştu. Ki bu takımlarda bile as kaleci konumunda değilken kendini biranda 1. Lig’de buldu. Karşında böyle acemi bir kaleci varsa ve sen rakibin üzerine gidemiyorsan yapabileceğin en mantıklı hareket şut şut ve yine şut olacaktır.

Ah şu forvetsizlik. Gerçekten şu takıma Bruno’dan sonra leblebi gibi gol atacak bir forvet getiremedik. Murat Aktaş, Serkan Turhan, Şadi Çolak ve Bruno gibi isimlerden sonra bizlere Anatoliy, Kostovski, Ahmet Güven, İbrahim Şahin, Hasan Kabze, İonita, Subasiç gibi isimler izleterek mutlu olmamızı istediler. Subasiç oynamasın artık, gerekirse forvetsiz çıkalım orta sahamız bir adam fazla olsun. Zaten tüm gollerimizi orta sahamız atmıyor mu? Her maça 10 kişi çıkarak ilk 2 gelmez sanmıyorum.

Bu kadar kötü oynadığımız maçta Landel ve Soro’nun 5 dakika arayla attıkları gollerle 2:0 öne geçtik ve Adanaspor’un gardını düşürdük. Maçın ilk dakikasında Subasiç’in pozisyonunu saymazsak neredeyse ilk şut denememizde golü bulduk. Adanaspor’u yıkmak bu kadar kolaydı işte ama biz ne yaptık? Kendi işimizi kendimiz zora soktuk. İstanbul Büyükşehir Belediyespor dün 3 puan kaybedince bu 3 puan daha anlamlı oldu. Canberk Dilaver içinde Ankaraspor maçında yaşadığı hayal kırıklığını üzerinden atması açısından büyük moral sağladı bu maç. Tribünlerden alkış alması güvenini yerine getirmiştir. Bu sezon çok işimize yarayabilir kendini daha çok geliştirir ve aklını futbola verirse.

İyi bir futbol ortaya  koyamadık. Lakin Ordu’ya eksik gelen her takım puan yada puanlar alıp gider klişesini yıktık dün akşam. Bu bile tek başına bir umut kaynağıdır. Ama herşeyin bu kadar tozpembe olmadığını da biliyoruz. Maalesef maraton çok uzun ve biz maratonda zamanla çok eksik kalacağız. Haftaya Mersin İdman Yurdu maçı bu kadar rahat olmayacak. Net konuşuyorum, Mersin İdman Yurdu maçı bizim bu sene ki hedefimizi belirleyecek maç olacaktır. Pazartesi’ye verildiği için kaçırdığımız bu deplasman için çok üzülüyorum kendi adıma.

Hayırlısı…

10 Ocak 2014

İkinci Yarı Başlıyor.. | Orduspor vs Adanaspor


Sessiz sedasız geçen kısa bir aranın ardından ligin ikinci yarın bizim için başlıyor. Saçma sapan bir şekilde ilk defa bize uygulanan yasağın bir ihtimal kaldırılmasını umut ettik ama yolumuza başladığımız gibi devam edeceğiz. Sezon başında 6 aylık sözleşme yapılan Fomichev'in de durumunun umduğumuz şekilde olmadığını söyleyebiliriz. Fazla şans bulamayan Faruk ve bekleneni veremeyen Ionita'yı da ikinci yarıda yok sayabiliriz.

Bu isimler haricinde sezon başından beri sakatlık problemlerimiz devam ediyor. Eren Özen ile başlayan furyanın son piyangosu Ferhat'a vurdu. Ferhat ilk yarının son maçında sakatlandı ama anladığımız kadarı ile Mr için İstanbul'a henüz 1 2 gün önce geliyor ve tedavisi de yeni başlıyor. Ya da yanlış teşhis konulduğu için iki hafta çöpe gidiyor. Ne kadar güzel dimi? Ne güzel rahatlık... Eren, Ufukhan, Ferhat Odabaşı, Alişan, Faruk... Aşırı uzayan tedavi süreleri, konulan yanlış teşhisler ile zaten dar olan kadromuzu kendi elimizde baltalıyoruz. Ferhat'ın tedavisi düzgün bir şekilde ilerleseydi Adana maçını kaçırıp ikinci yarının ikinci haftasında forma giyebilecekti belki ama şimdi 4 hafta forma giyemeyeceği söyleniyor. Can sıkıcı bir konu. Çok fazla içine girmenin anlamı yok ama bundan sonrası için gerekli önlemlerin alındığını umut ediyoruz..

Sakatlıklar, eksikler, transfer yasağı bir yana sezon başından beri göz ucuyla takip edilen bir takım var. Oturduk nerede tökezleyecekler diye bekliyoruz. Hedef takım değiliz, nefesimizin gittiği yere kadar dediğimiz halde yarışın içine dahil olduk bir şekilde. İlk yarıda 36 puan toplamışız, neden olmasın diye soruyoruz kendimize. Belki biz de bir ucundan tutsak, omuz çıksak, itelesek olacak sanki... Olmaması için bir sebep yok çünkü 1. ligde bir çok örneğini gördük bu durumun. Yüksek bütçelerle kurulan takımların yerine takım olabilmeyi başarmış, oldukça mütevazi kadrolara sahip takımların başardığına tanık olduk. Ama belli bir kesim bir köşede öylece bekliyor. ''Bu hafta takılacaklar. Bu hafta kopacaklar. Tamam dağıldılar. Bundan sonra daha toparlayamazlar. Zaten götüremeyecekler.'' Bu cümlelere çoğumuz tanık olmuşuzdur. Çünkü yabancı değil direk yakınımızdaki bir arkadaşımız, babamız, kardeşimiz, Orduspor ile bir şekilde bağı olan kişilerin cümleleri bunlar. Öylece şimdi koptular kopacaklar diye bekleyen ciddi bir kesim var ve ligin ilk yarısında bu takım 36 puan toplamış olmasına rağmen bu ön yargının kırılamamasının da bir açıklamasını yapmak mümkün değil.

Sıçıp batırdığı bir maçtan sonra bile ''I love you Culio'' diye inleyen tribünlerimiz aynı formayı taşıyan futbolcularını tribüne çağırmaktan aciz, aciziz. Milyonlar alıp gram emek vermeden koca bir şehrin 26 yıllık özleminin değerini bilmeyen üç kuruşluk futbolcu müsvettelerine hissettirmeye çalıştığımız duyguları Volkan'a, Ferhat'a, Anıl'a, Salih'e hissettiremiyoruz ya hakikaten insanın zoruna gidiyor. Ptt'deki hedefsiz sezonlarında bile takımından kopmamış bir şehri iki yıllık Süper Lig serüveninden sonra Ptt'de yeniden zirveye oynamasına rağmen kendi takımına yabancılaştıranları da ayrı bir tebrik etmek lazım. Sportif başarı geldi. Sonrasında yanlış planlama ile düşüldü. Çok ağır şartlarda üstelik... Küme düşmek, milyonlarca liralık borç yükü, transfer yasağı, o bu değil bizim en büyük kaybımız şehrin takımdan soyutlanması olmuş.

Biz ne kadar gerektiği kadar yanlarında olamasak da, omuz veremesek de bu takımın oluşmasında emek vermiş kişiler, yapılan eleştirilere rağmen Erkan Hocaya bu sorumluluğu verip bu kadronun oluşmasına vesile olanlar ve bu takım mücadelesine devam edecek.

*

Ferhat, Eren, Fomichev yok. Volkan cezalı,  Ufukhan muallak.. Eksiklere rağmen 14 futbolcusu ile yolunu ayırıp henüz birkaç transfer yapabilmiş bir rakip olacak karşımızda. Son dakika transferleri ya da A2 takımı destekli bir kadro ile karşımıza çıkabilirler. Her hafta yolun sonuna bir adım daha yaklaşacağız. O yüzden her takıma karşı aynı motivasyon ile sahada yer almalıyız. Köşeyi döndük.Yolun sonuna daha çok var sonu karanlık değil. Bir ışık var. O ışık yok olmadığı sürece de bize umutsuzluk yasak!

Yolunuz açık olsun çocuklar,
Yolun açık olsun Orduspor'um...


20 Ağustos 2013

İlk Haftanın Lideri | Adanaspor 0:4 Orduspor



Mutlu uyandığımız ertesi günleri özlemişiz. Kaç ay oldu maç kazanmayalı. Kaç yıl oldu deplasmanda 3 puan almayalı. Şimdi hepsi geride kaldı. Yeni bir lig, yeni bir Orduspor, yeni bir başlangıç. Süper başlangıç.

Gün boyunca içimizde kopan fırtınalar, yaşanılan heyecanlar. Bugün Orduspor’un maçı var. Ligler değişir, rakipler değişir ama bu renkler için hissedilen heyecan değişir mi hiç? Yabancı olmadığımız bir atmosfer, yabancı olmadığımız stadyumlar, yabancı olmadığımız bir televizyon kanalında Orduspor’un maçı var. Pazartesi’ye denk geldiğinden kaçırılan bir deplasman. Kaçar mıydı bu maç? Kaçtı. Adana’nın sıcağı. Adana’ya gitmeyen, görmeyen varsa gerçekten oranın sıcağıyla ilgili bir konu konuşulurken herhangi bir abartı söz konusu olamaz. Nemden ötürü yürümenin zor olduğu bir şehirde akşamın 8’inde 90 dakika boyunca koşmak, bir şeyler yapmak gerçekten yürek ve tecrübe işi. Sıcak, maçın önünde en büyük engeldi. O yüzden maç öncesinde yaptığımız tahminlerde futbolcuların bu sıcaklarda kendini gösteremeyeceğini, ilk hafta olması dolayısıyla da 1 puana razı olacaklarını düşünüyorduk. Genel yargı bu yöndeydi.

Adanaspor’un bu sezona sıkıntılı başlayacağı, biraz olsun ligi takip edenler tarafından bilinen bir şeydi. Geçen sezon zaten istenilen başarıya ulaşamayan kadroya takviye yapmayan, bununla beraber Mbilla ve Mbamba gibi isimlerle yollarını ayıran Adanaspor’un birçok bölgesinde hala eksikler olduğu maç öncesinde, maç içerisinde ve maç sonrasında belliydi. Ekrem Al, hedefi olan bir takımın hocası olamaz benim gözümde. Bizde de çalıştı hatırlıyorsanız. Sezon öncesinde Ekrem Al tercihiyle zaten lige 1:0 yenik başlayan Adanaspor bu hatadan erken döndü maç sonrası. Orduspor olarak bizde ise, kurulan yepyeni kadroyu ilk defa izleyecek olmamızdan dolayı, bazı şeylerin gözümüzde canlanması açısından yaşanan bir merak söz konusuydu.

Orduspor’umuzun 2013/2014 sezonunu ilk maçının  ilk 11’i; Ferhat Odabaşı, Ferhat Öztorun, Erkan, Selçuk, Anıl, Eren, Subasic, Ufukhan, Volkan, Landel ve Salih şeklindeydi.  Bu kadroyu not edin, çünkü bu kadro bir hikayenin başlangıcı olacak. Mutlu bir hikaye olsun.

Yeni oyuncularımıza alışmak biraz zaman alsa da, sahada ortaya konan mücadele onlara çabuk ısınmamızı sağladı. Unuttuğumuz bazı duyguları tekrar yaşatan bu arkadaşlarımızda dün ne vardı?
-      -    Birlik ve beraberlik ruhu.
-      -   Mücadele ruhu.
-      -     Oyunu bırakmama.
-      -    Duran toplarda isabet.
-      -   Oyunun her alanını kullanabilmek.
-      -    Maestro (Anıl Taşdemir)
-      -   İstek, arzu.
-      -    Gol, goller. En son ne zaman 4 farklı maç kazandık?
-      -   Deplasmanda galibiyet.
-      -    Rahat bir maç izleme duygusu

Kabul etmek gerekir ki biz bu maddeleri gerçekleştirirken rakibimiz çok kötü olduğu gerçeğini görmemezlikten gelemeyiz. 2. Lig kıvamında olan sağ bekleri ve 3. Lig kıvamında ki kalecilerine karşı hiç zorlanmadık.  Dün izlediğimiz Adanaspor için konuşmak gerekirsek, 3. Lig’de üst sıraları kovalayan bir takımla karşılaşsak daha çok zorlanırdık. 90 dakika boyunca halı saha maçı edasında, yürüyen bir takım karşısında galibiyet gelmemesi mucizeydi.

Ama…

Alınan bu galibiyeti sadece rakibin aciz oyununa bağlamak büyük haksızlık olacaktır. O havaya rağmen 90 dakika koşan, pozisyon arayan, bıkmayan, usanmayan, oyunu soğutma çabasına girmeyen, izlerken zevk veren takımı görmemezlikten gelemeyiz. Lakin böyle bir rakibe karşı alınan galibiyeti de çok ölçü alıp havaya girmemeliyiz. Takımımız genel olarak iyiydi. Anıl ve Landel hücumda fark yarattılar hatta. Landel’in oyunun her alanında topla buluşma işi hoşuma gitti. Lakin Subasic ve Ionita ilk maç için umut verici bir tablo çizmediler. Subasic’in kalıplı bir yapısı var ve rakiplerine karşı bunu kullanıyor da son vuruşlarda çok başarısızdı. Umarız takıma ve şehre alışırda açar kendisini. Forvet sıkıntısı yaşamaktan korkuyorum. İyi bir forvet takviyesine hayır diyemeyiz. Önümüzde Mersin İdman Yurdu maçı var. Mersin İdman Yurdu, Adanaspor’a göre daha çok ısıracaktır bizi. O maç sonrasında daha net analizler yapabiliriz.

Unuttuğumuz galibiyet sevinci için teşekkürler Orduspor’um…

STAT: 5 OCAK
HAKEMLER: Deniz Çoban, Fevzi Demirkan, Mehmet Kapluhan
ADANASPOR: Yaşar Memişoğullarından, Yiğitcan Gölboyu, Ümit Tütüncü, Talha Mayhoş (Cem dk. 45), Ergin Keleş (Okan dk. 67), Bezerra , Rahman  (Sami dk. 45), Merthan , Tuna , İlkem , Yasin
YEDEKLER: Tolgahan, Berk, Ömer, Ahmet

TEKNİK DİREKTÖR: Ekrem Al
ORDUSPOR: Ferhat Odabaşı , Ferhat Öztorun, Erkan , Selahattin (Emre dk. 67), Anıl, Eren (Ionita dk. 60), Subasic, Ufukhan (Adem dk. 80 ), Volkan, Landel , Salih
YEDEKLER: Mustafa, Faruk, Alişan, Canberk
TEKNİK DİREKTÖR: Erkan Sözeri

GOLLER: Ufukhan (dk. 27), Tuna (dk.36 K.K.), Landel (dk. 47 ve dk. 73) (Orduspor)
SARI KARTLAR: Cem, Sami (Adanaspor), Selehattin, Ionita (Orduspor)

17 Ağustos 2013

Yeniden... | Adanaspor vs Orduspor


Yeni bir başlangıç...
Hangi ligde olduğumuzun, formayı kimlerin giydiğinin hiç önemi yok. Özledik!
Hafta sonlarımızı kah neşelendiren çoğu zaman zehir eden takımımıza kavuşmamıza iki gün kaldı. Sıcak bir Akdeniz akşamında ilk haftanın son maçında sahaya çıkacak takımımız.

Yapılan yeni transferler ile bambaşka bir takım olduk. Gerek Bolu kampındaki hazırlık maçları gerek son maçlardaki kadroları baz aldığımızda sahaya çıkacak ilk 11'i az çok kestirebiliyoruz. 8-9 futbolcuyu direk söyleyebiliyoruz. Sadece defansın sağında kim görev alacak, tandemde Ufukhan'a kim eşlik edecek, sağ kanatta nasıl tercih yapılacak şimdilik soru işareti. Bu soru işaretlerine rağmen sağlam bir defans hattına sahip olan, mücadele gücü yüksek, oyunu tutabilen bir takım oluşturduğumuzu söyleyebiliriz. Erkan Hoca'nın da oluşturmak istediği takım aslında bu temeller üzerine dayanıyor. 

Adanaspor ise hazırlık döneminde eksiklerini tam olarak tamamlayabilmiş değil. Kale dahil bazı bölgeler için transfer arayışındalar. Yabancı transferleri ise çoğumuzun bildiği isimler. Altay ve Karşıyaka'dan hatırladığımız Tiago ile Giresunspor'dan hatırladığımız Fabiano'yu kadrolarına kattılar. İkisi de Ptt için kaliteli ve tecrübeli futbolcular. Eski performanslarını sahaya yansıtabilirlerse Adanaspor adına fark yaratacak isimler olduklarını söyleyebiliriz. 

Ligin ilk maçı olması, havanın sıcak olacak olması gibi sebeplerden dolayı maçın temposunun çok üst düzeyde olacağını düşünmüyorum. İki takım da dengeli futbolu tercih edecektir. Adanaspor ile geçmişte yaptığımız maçları incelediğimizde deplasmanda Adanaspor'a karşı galibiyetimiz olmadığını görüyoruz.. Umarız yeni sezona hem güzel bir başlangıç yaparız hem de bu şanssızlığımızı kırarız. Adanaspor ile geçmişte yaptığımız maçlar aşağıdaki gibi...


1967-1968 (2. Lig Kırmızı Grup): Ordu 2:1 Adana , Adana 1:0 Ordu
1968-1969 (2. Lig Kırmızı Grup): Ordu 0:0 Adana , Adana 0:0 Ordu
1969-1970 (2. Lig): Ordu 0:0 Adana , Adana 2:1 Ordu
1970-1971 (2. Lig): Ordu 1:0 Adana, Adana 3:0 Ordu
1975-1976 (1. Lig): Ordu 1:0 Adana , Adana 1:0 Ordu
1976-1977 (1. Lig): Ordu 1:0 Adana , Adana 1:1 Ordu
1977-1978 (1. Lig): Ordu 1:0 Adana , Adana 0:0 Ordu
1978-1979 (1. Lig): Ordu 3:2 Adana , Adana 3:2 Ordu
1979-1980 (1. Lig): Ordu 2:0 Adana , Adana 1:1 Ordu
1980-1981 (1. Lig): Ordu 2:0 Adana , Adana 2:0 Ordu
1983-1984 (1. Lig): Ordu 1:0 Adana , Adana 1:0 Ordu
1986-1987 (2. Lig Grup B): Ordu 1:1 Adana , Adana 1:0 Ordu
1987-1988 (2. Lig Grup B): Ordu 0:0 Adana , Adana 2:2 Ordu
2008-2009 (Bank Asya 1. Lig): Ordu 0:2 Adana , Adana 1:1 Ordu
2009-2010 (Bank Asya 1. Lig): Ordu 1:2 Adana , Adana 2:0 Ordu
2010-2011 (Bank Asya 1. Lig): Ordu 2:2 Adana , Adana 3:1 Ordu

Yolun açık olsun Orduspor'um...


28 Mayıs 2012

Klasik | Kasımpaşa Süper Lig'de


Tabi ki bu kadar basit bir cümleyle açıklanmayacak kadar önemli bir galibiyet Kasımpaşa adına.
Süper Lig'e ilk çıktıkları senenin öncesinde amatörden başlayan müthiş yükseliş,
Sonrası bir istikrar halinde,
düş,kalk,düş
ve dün akşam yeniden kalktı Kasımpaşa.
3. Play Off finalinde bu sefer Adanaspor'u yenerek 3. kez Süper Lig mutluluğunu yaşadılar.
Kasımpaşa'ya final demeyedurun...

Fevkalade bir maç oldu. İzlerken müthiş keyif aldık. 22. dakika oynanırken Adanaspor'un umutları tükenmişti, 90. dakikanın son saniyelerinde Kasımpaşa'nın... Türlü türlü kopma anlarının yaşandığı maç futbolu bir kez daha sevdirdi bize.

Lig adına son maç olduğu için artık taktik yada teknik konulara girmeye gerek olduğunu düşünmüyorum. Maça dair bazı kırılma anlarına değinip Kasımpaşa'yı tebrik etnek istiyorum.

* Barbaros Barut 22. dakikada gördüğü kırmızı kartla Adanaspor'u 10 kişi bıraktı. Bu dakikaya kadar Kasımpaşa'nın Adana'ya göre daha istekli olduğunu görüyorduk ama bu kırmızı kart ile ipler tamamen Kasımpaşa'nın eline geçmişti. Maç yazısında Adana'nın Kamerunlularından böyle bir kart beklerken Barbaros bizi yanıltarak zorla kendini attırdı. Daha ilk dakikalardan agresif tavırları sonrası bu kırmızı kart bizi hiç şaşırtmadı. Kaybedilen Süper Lig'in en büyük sorumlularından, sorumsuzluklarından birisi oldu kendisi.

* 68. dakikada Kasımpaşa kalecisi Tolga, yumruklamak istediği topu içeri yollayınca Adana berbaerliği sağladı. Bu gol Adana'nın tüm yiten umutlarını geri canlandırdı. En azından 10 kişi takımda gol atabilirmiş düşüncesi maça ayrı bir hava getirdi. Maçın bu kadar çekişmeli geçmesini sağlayan Tolga'nın bu hatasını golden 4 dakika sonra Adem Büyük telafi edecekti. Son bir not golün dakikası 68, Kasımapaşa kalecisi Tolga'nın forma nuımarası 68.

* 83. dakikada Metin Diyadin koca bir seneyi tek bir oyuncu değişikliğiyle heba ediyordu. Metin Diyadin'e bizdeyken de en çok kızdığımız noktalardan biriysi bu aşırı yaslanma çabası. 10 kişi oynayan rakibe karşı bu kadar ürkek olmamak gerekirdi. Bu dakikada Kasımpaşa'nın en önemli oyuncularından Adem Büyük oyundan çıktı. Oyunun kontrolu tamamen Adana'ya bırakıldı.

* 90+4 ve mucize. Hayallerin gerçeklere yenildiği anda Mbilla çıktı sahneye ve inanılmaz güzel bir golle maçı uzatmalara götürdü. 4 senedir Adana'da Mbilla. 4 senede hep bir standart oyunu var. Dün akşam attığı golü Süper Lig'den birçok oyuncu atamazdı. Ben Orduspor'umda görmek isterim onu. Tisdell'in de oynadığı bu ligde Mbilla'ya da Süper Lig'i deneme şansı verilmesin mi?

* Adana 90. dakikada gelen golle hem aşırı bir güven tazelemiş, hemde rakibine göre 1 fazla olmasına rağmen Kasımpaşa'yı moralman alaşağı etmişti. Üstüne 90 dakikanın sonuna kadar skoru korumaya yönelik değişiklikler yapan Kasımpaşa 2:2'den sonra gol yollarında hangi isimlerle etkili olacaktı merak konusuydu. Beklenmeyen şeylerin yaşandığı anlarda Hüseyin Yoğurtçu'da kırmızı kart görünce Kasımpaşa'nın tek avantajı olan 1 kişi fazla oynamasıda sona erdi. Artık Adana moral motivasyon olarak 3:2 öne geçmişti.

* 83. dakikada bir sezonu heba eden Metin Diyadin, aynı dakikada bir sezonun meyvesini almıştı aslında. Adem Büyük çıktı Azar Karadaş oyuna girdi. Dakikalar 117'yi gösterirken Azar skoru 2:3'e getirdi ve Kasımpaşa'yı Süper Lig'e çıkarttı...

Gönlün değil mantığın dediği oldu ve Kasımapaşa Süper Lig'in yolunu tuttu.
Seneye İstanbul deplasmanımız 5'e çıktı.
İstanbul'da ki 1 milyona yakın hemşehrilerimiz için harika bir haber.
Bir ayrı not Metin Diyadin'e,
Bizlerin 26 yıllık özlemine son veren hoca olarak kalacaksın hafızalarımızda,
senin yaşadığın bu sevinç bizimde sevincimiz oldu. En azından benim diyelim.
Yeni yönetimle Kasımpaşa başında yer bulamayabilir seneye.

Tebrikler Kasımpaşa...

26 Mayıs 2012

Final Öncesi | Adanaspor - Kasımpaşa


Bank Asya 1. Lig'de bir sezonu daha geride tek bir heyecan kaldı. Süper Lig'e çıkacak son takım kim olacak? 27 Mayıs Pazar akşamı saatler 19:00'ı gösterdiğinde Ankara 19 Mayıs Stadyumu'nda bu iki takım arasındaki müthiş mücadeleyi bizlerde heyecanla bekliyoruz. Maçın hakemi yine Fırat Aydınus. Yine derken? Geçen sene 1. Lig Play Off final maçında Gaziantep B.B. ile yaptığımız ve yıllar sonra Süper Lig hasretine son verdiğimiz maçın hakemide kendisiydi.

Furat Aydınus ve Süper Lig'e çıktığımız an

Bu iki takımda Elazığspor ve Akhisar Belediye Gençlikspor'un ardından Süper Lig'e çıkacak 3. takım olma derdinde. Yazı yazarken duygularını gizleyipte tarafsız olmaya çalışıp yapmacık görünmeyi istemem. Gönlüm Adanaspor'dan yana. Biliyorum ki Türkiye'de futbolseverlerin %70'i %80'ide Adanaspor'un yanında. Kasımpaşa'nın sevimsizliği değil bu tabi ki. Bulunduğu şehirden dolayı Anadolu'da pek sempatisi olduğunu söyleyemeyiz. Sonuçta birçok insan İstanbul'dan 5. takım çıkacağına Adana'dan bir takım çıksın ister. Herşeyi geçtim kişisel olarak istememin nedeni Adanaspor Süper Lig'e çıkarsa seneye bana artı bir deplasman kazandıracak. Bulunduğum şehirle arası 3 saat.

Duyguları bir kenara bırakıp reele geçelim. Adana cephesinden başlayalım. 21 yıl oynadılar Süper Lig'de. Az bir süre değil. 2004'de bir alt lige düşme acısını yaşadılar. Toparlanamadılar. O günlerden takıma kimse reklam vermeyince, kendi takım fotoğraflarını formalarında reklam yerine koymaları hala aklımızda. Uzan'lara kendini kaptırıp bataklığa sürünen birçok takımdan birisiydi o dönemlerde Adanaspor. 3. Lig'e kadar düştüler. Ama her inişin bir çıkışı vardır felsefesi. Bataklığıda gördüler, denizide. Önlerinde sadece 1 maç kaldı mutluluk adına. Adanspor'un yada Göztepe'nin şu an ki konumu Sakaryaspor'a Kocaelispor'a örnek olacak şekilde. Bu iki takımda hayatlarının en kötü dönemlerini yaşıyorlar belki ama, arkasında bir şehir durduğu sürece bu kötü gidişin mutlaka biteceği, yukarı şekilde döneceği an olacaktır.

Ligi 53 puanla 6. sırada bitiren Adanspor'un Play Off serüveni ligin 2. yarısındaki Gaziantep B.B. galibiyetiyle başladı denebilir. O döneme kadar dengesiz sonuçlar alan Adanspor'da yer yer homurdanmalar başlamış, yine bir umutsuzluk ortamı ortaya çıkmıştı. Ama Gaziantep B.B. galibiyetiyle başlayan içinde Elazığspor, Konyaspor, Bucaspor galibiyetleri ve deplasmanda alınana Kasımpaşa beraberliği bulunan süreç bugün Adanayı finale götürdü. 2 sene öncesinde de Play Off'a kalmayı başaran Adanaspor birazda o yıla özel düzenlenen lig usulu Play Off kurbanı olmuş ve Süper Lig'e çıkamamıştı.

Bu sene Play Off'ta yarı final rakibi olan Çaykur Rizespor'u çok rahat skorlarla eleyen Adanspor bu yönden geçen sene ki "bize" benziyor. Lig maçında Rize'ye karşı 2 maçtada galip gelemeyen Adanaspor için ortaya çıkan 2 galibiyette finalle birlikte artı bir moral oldu. Finalde Adanspor'un gol yollarında en çok güvendiği isim Mbilla. 4 sezondur Adanspor formasını giyen bir istikrar abidesi. 14 gol attı bu sezon, 2'si Play Off'larda Rize'ye karşı. Bu sezon toplamda 10 sarı kart görerek takımın en çok sarı kart gören oyuncusu olması ayrı bir istatistik bir forvet için. 23 yaşındaki Mbilla 2878 dakika forma giyerek Adanspor'da en çok süre alan 2. oyuncu oldu. 1. sırada İzzet 2991 dakika, 3. sırada takımın Mbilla'dan sonra bir diğer Kamerunlusu Mbamba 2639 dakika süre aldı. Mbilla'dan sonra Mbamba'da gördüğü 9 sarı ve 1 kırmızı kartla takımın en hırçın oyuncusu olduğunu belirtelim. Bu bir tesadüf olmasa gerek. Takımdaki Kamerunlu oyuncuların ne kadar hırslı olduklarını görebiliriz bu yolla. Gerçi ne kadar iyidir bu istatistik bilinmez. Final maçını bekleyelim... Maç öncesi Adanaspor'da eksik bulunmuyor. 

Levent Eriş 1,5 senedir birşeyler yapıyor Adanspor için. Ama iyi ama kötü. Manisaspor'u 2 kez Süper Lig'e çıkartırken, Samsunspor'dayken Boluspor'dayken ki Levent Eriş başarılı sayılabilecek teknik direktörler ayarındaydı bu ligde. Adanspor'a geliş süreci orada bazı yaşadıkları, başarısından birşey almasıda prestij kaybına neden oldu. Mesela Boluspor'da ki Levent Eriş için "bu ligin en iyi hocalarından" demiştim buralardan ama şimdi aynı şeyi bu kadar rahat söyleyemiyorum. Her ne kadar takımını Play Off'ta finale çıkarma başarısı göstersede Adanspor'da bir gelecek göremiyorum Eriş adına. 

Adanspor en çok golu 46'-60' arasında buldu. Atılan 46 golun 11'i bu zaman dilimi arasında geldi. Durumu biraz geniş tutarsak atılan gollerin neredeyse yarısı 30'-60' arasındaki 30 dakikalık süreçte geldi. 


Kasımpaşa cephesine geçelim şimdi. Gönlümüz Adana dedik ama Kasımpaşa'yı da ayrı bir takip ediyoruz bu sene. Uğur Tütüneker - Metin Diyadin A.Ş. bizden sonra Kasımpaşa'yı Süper Lig'e taşıyabilecek mi en çok merak ettiğim soru bu. Bizim bugün buralarda olmamızı sağlayan bu iki isim hatta Murat Akın'ı da dahil etmek gerekirse bu 3 ismin mutlu olmasını isteriz. Uğur Tütüneker'in de Metin Diyadin'in de bizden giderken heyecanım kalmadı laflarını kullanması her ne kadar bizleri üzsede 26 yıl sonra gelen Süper Lig'in hatrına bile unutabiliriz kötü anıları. Metin Diyadin'in oynattığı oyunu en iyi bizler biliriz. O yüzden bu maça bahis oynayacak arkadaşlara "alt" seçeneğini önerebilirim. Maç büyük ihtimalle ortada sıkışacak çoğu zaman diliminde. 

Metin Diyadinli Kasımpaşa'nın durumu Adanspor'un tam tersine. Adanspor'un son haftalara doğru yakaladığı bir çıkış varken Kasımpaşa tarafı uzun zaman ilk 2 yarışında götürdü ligi. Bazı haftalar sonunda da kendisini ilk 2 içinde buldu. Ama onlarında son haftalarda yaşadığı düşüş kendilerini Play Off'ta bulmalarına neden oldu. Bizdeki Metin Diyadin takımın başına geçince hiç mağlubiyet yaşamamıştı ama Kasımpaşa'da geçirdiği kısa sürede 2 mağlubiyet yaşadı. Play Off yarı finalindeki rakibi Konyaspor'u da iki maçta, tıpkı rakibi Adanspor gibi rahat maçlar sonunda eledi.

Adem Büyük ise bu lig için çok önemli bir oyuncu. Geçen sene Trabzonspor'a kadar talip olan takımların olduğunu biliyorduk. Manisaspor ile Süper Lig'de tutunamayan Adem Büyük devre arasında Kassımpaşa'nın yolunu tuttu. Bu kısa sürede ise rakip kalelere 13 gol bıraktı. Play Off yarı finalinde Konyaspor'la oynanan 2 maçta attığı 4 gol ilede takımın finali çıkmasında ki en büyük paylardan birisine sahip oldu.

Kasımpaşa için bir ilginç istatistik vereyim. Bu sezon attığı gollerin 22'sini son 15 dakikada kaydetti. Bu 22 gol, toplam atılan gol sayısının neredeyse yarısı kadar. Metin Diyadin'in geçen sezon ki Play Off'taki maçlarını karşılaştırınca Konyaspor'a karşı geçilen rahat tur ve ligin genelinde atılan gollerin zaman dilimi, geçen sezon ki Süper Lig başarısıyla aynı diyebiliriz. Metin Diyadin'li Orduspor, geçen sene Süper Lig'e 89. dakikada atılan golle ulaşmıştı. 

Bu sezon Kasımpaşa'nın 3. Play Off heyecanı. Bundan önceki Play Off maçlarında da Süper Lig'e çıkmayı başaran takım olmuştu 4 takım içerisinden Kasımpaşa. Hafızalarımızı tazeleyelim, 2007'de finalde Altay, 2009'da da Karşıyaka maçları sonunda Süper Lig'e çıkma başarısını gösterdiler.

Gönlüm Adanspor, mantığım Kasımpaşa diyor...

Kasımpaşa'nın en golcü ismi 14 golle Dimtirov. Onu 13 golle Adem izliyor. En çok süre alanlar kısmının 1. sırasında tanıdık bir isim var. Murat Akın. 2989 dakika görev yaptı bu sene. Onu 2701 dakika ile Sarmov,  2566 dakika ile Sancak izliyor. Sancak gördüğü 9 sarı kart ile de takımın en çok kart gören ismi konumunda. Eksikler kısmında da, sakatlıklıkları devam eden Barış, Şahin ve Halil bu maçta oynayamayacaklar Kasımpaşa'da.

Bu maç iki takımın 5. randevusu. Daha önce 4 kez Bank Asya 1. Lig'de karşılaşan Adanspor ile Kasımpaşa bu sezon iki maçtada birbirine üstünlük kuramadı (0:0,1:1) Daha önce 2008-2009 sezonunda oynanan iki maçtada Kasımpaşa kazanması bildi. (3:1,1:0)

Son bir not hakem Fırat Aydınus için. Adanspor - Kasımpaşa maçı bu sezon yönettiği ilk ve son Bank Asya 1. Lig maçı olacak.

8 Nisan 2011

Haftanın Maçı | Orduspor - Adanaspor



Tarih: 10 Nisan 2011 Pazar
Saat: 14.00
Stad: Ordu 19 Eylül
Hakem: Mustafa İlker Coşkun
Yayın: TRT 1

Daha 4 hafta öncesinin lideri... Şimdinin play off dışında kalan takımı...
Çok şeyler yaşadık şu 4 haftada. Sadece 4 hafta. 1 2 3 4... Ne dengesizlikler oldu bu 4 haftada. Umutlandık, üzüldük, hırpalandık. Kalp ritimlerimiz bozuldu artık.
Zor bir döneme girdik ama içimizde hep bir umut var, olmaya da devam edecek. Kabul kötü zamanlar geçirdik ama rakiplerimizde geçiriyor bu kötü zamanları. Herkes kadar şansımız var Süper Lig yolunda. Bu maç belirleyecek bizim hedefimizi. Ne desek boş. Biz susalım sahada futbolcular konuşadursun pazar günü. Hiç bir bahanesi olamaz bu maçın. Yeter bu kadar üzüldüğümüz. Bu şehre özlemini çektiği o ligi armağan edin, kahramanımız olun. Yıllar geçse de insanlar sizden bahsetsin. Bundan daha güzel bi gurur olabilir mi ki?

Yaş ortalaması 24 olan bir takım Adanaspor. Attıkların gollerin 10 tanesini son 15 dakikada kaydettiler. En golcü ve en dikkat edilmesi gereken isim ise Mbilla Etame. Toplamda 13 golü var. En çok oynayanlar listesinde İzzet Yıldırım 2250 dakika, Anıl Karaer 2126 dakika ve Tolgahan Acar 2115 dakikayla bulunuyor. Gördüğü 8 sarı ve 1 kırmızı kartlada Mbamba rakibin en hırçın oyuncusu konumunda...

Adanaspor ile aramızda oynanan maçlar;
1967-1968 (2. Lig Kırmızı Grup):
Ordu 2:1 Adana , Adana 1:0 Ordu
1968-1969 (2. Lig Kırmızı Grup): Ordu 0:0 Adana , Adana 0:0 Ordu
1969-1970 (2. Lig): Ordu 0:0 Adana , Adana 2:1 Ordu
1970-1971 (2. Lig): Ordu 1:0 Adana, Adana 3:0 Ordu
1975-1976 (1. Lig): Ordu 1:0 Adana , Adana 1:0 Ordu
1976-1977 (1. Lig): Ordu 1:0 Adana , Adana 1:1 Ordu
1977-1978 (1. Lig): Ordu 1:0 Adana , Adana 0:0 Ordu
1978-1979 (1. Lig): Ordu 3:2 Adana , Adana 3:2 Ordu
1979-1980 (1. Lig): Ordu 2:0 Adana , Adana 1:1 Ordu
1980-1981 (1. Lig): Ordu 2:0 Adana , Adana 2:0 Ordu
1983-1984 (1. Lig): Ordu 1:0 Adana , Adana 1:0 Ordu
1986-1987 (2. Lig Grup B): Ordu 1:1 Adana , Adana 1:0 Ordu
1987-1988 (2. Lig Grup B): Ordu 0:0 Adana , Adana 2:2 Ordu
2008-2009 (Bank Asya 1. Lig): Ordu 0:2 Adana , Adana 1:1 Ordu
2009-2010 (Bank Asya 1. Lig): Ordu 1:2 Adana , Adana 2:0 Ordu
2010-2011 (Bank Asya 1. Lig):
Adana 3:1 Ordu

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...