31 Mayıs 2012

Mor&Beyaz | Tobias Nickenig



Geçtiğimiz sezon başı Bundesliga 2 takımı Osnabrück'den transfer etmiştik Tobias Nickenig'i. Metin Diyadin Nickenig'in transferinde oldukça ısrarcı olmuş ve neticesinde de Nickenig Süper Lig kadrosunda yer alan ilk yabancı futbolcularımızdan biri olmuştu. Sempatik tavırları, samimiyeti, Türkçe'yi öğrenme çabaları ile kısa sürece taraftarın en çok sevdiği isimlerden birisi olmuştu Nickenig.

Taraftar ve Nickenig arasında oluşan samimiyete rağmen Nickenig'in Orduspor kariyeri pek de iyi başlamadı. Sezon başında yaşadığı sakatlık, sonrasında Metin Diyadin'in kendisine şans vermemesi, en son da Hector Cuper tarafından kadroda düşünülmemesi nedeniyle onun adına iyi bir süreç yaşanmadı. Devre arası farklı bir takıma transfer de olmayınca ligin ikinci yarısını A2 takımı ile birlikte geçirdi. Sadece 7 maçta forma giyebildi ama oynadığı kısa süreye rağmen Orduspor taraftarında ayrı bir yeri var Tobias'ın.

Tobias Nickenig geçtiğimiz günlerde Bundesliga 2 takımlarından Erzgebirge Aue ile sözleşme imzaladı. 1 yıllık Türkiye macerasından sonra kariyerine Almanya'da kaldığı yerden devam edecek. Tesadüf mü bilmiyorum ama ortada hoş bir durum var. Yukarıdaki fotoğraflardan da anlaşılacağı gibi Nickenig'in Orduspor'a gelmeden önce formasını giydiği takımın ve yeni takımının renklerinin mor&beyaz olduğunu göreceksiniz.

Tobias Nickenig'e yeni takımında başarılar dileyip son bir mesajla noktayı koyalım. Nickenig'in 2. fotoğrafta üzerinde olan T-Shirt ne güzel birşey öyle... Uğurcan Ataoğlu umarım bu yazıyı okur, fotoğrafı görür. Hazır yaz da gelmişken böyle bir ürün ne güzel olurdu...

29 Mayıs 2012

Vicente Monje Orduspor'da!


Adı geçen tangoculardan biri,Vicente Monje gelecek sezon kutsal formayı giyecek. Transfer kesin olarak sonuçlandı. Sözleşmenin ayrıntılarını daha sonra paylaşırız. Yeni oyuncumuza morbeyaz forma altında başarılar diliyoruz.

1981 doğumlu olam Monje futbola Arjantin'de başlayıp uzun yıllar forma giydikten sonra Yunanistan'ın yolunu tutmuş. Olympiakos Volos takımıyla Yunanistan'a gittikleri ilk sezon Volos'u Yunanistan Süper Ligine çıkaran kadronun en önemli isimlerinden biri olmuş. Arjantin'de Gimnasia, Atlanta, Ferro Carril Oeste, Germinal gibi takımların formasını giyen Monje Yunanistan'da geçirdiği başarılı iki sezonun ardından bu sezon başında gerçek Olympiakos'a transfer olmuş. Gerçek diye adlandırmamın sebebi Yunanistan'da bildiğimiz gibi iki tane Olympiakos olması :) İki sezonun ardından Yunanistan'da geçirdiği iki sezonun ardından Yunanistan'ın her sezon şampiyonluğa oynayan ve Avrupa Kupalarına katılan takımına transfer olmasından anladığımız Monje'nin Yunanistan'da gayet başarılı iki sezon geçirdiği. Volos'da iki sezonda 56 maçta forma giyen Monje, 5 gol 13 asistlik bir performans ortaya koymuş. Fakat onu Olympiakos'a taşıyan güzel geçirdiği iki sezonun ardından bu sezon çok fazla forma giyememiş. Bu sezon transferde olduğu Olympiakos'da sadece 9 maçta forma giymiş ve 1 asist yapmış. Hızlı, ayaklarına hakim bir sol kanat oyuncusu olduğunu söyleyebiliriz. Bizim için en büyük artısının hiç kuşkusuz tecrübesi. Eksisi ise geçtiğimiz sezon çok fazla forma giymemiş olması.

Yunanistan ligi belki gözümüze biraz düşük gelebilir ama Yunanistan'da neredeyse hiç forma giymeden Türkiye'ye gelen Javito'nun performansını düşündüğümüzde Cuper'in çok yakından tanıdığı Monje'yi özellikle istemesini çok fazla irdelemeye gerek yok. Mallorca'da yarattığı isimsiz takımla yaptıkları ortadayken, Cuper'in tercihlerine güvenmekten başka seçenek gözükmüyor. Cuper'in yönetime verdiği isimlerden anladığımız kadarıyla bu sezon hücum gücü kanatlar üzerinden oluşacak olan ve 4-4-2 oynayan bir Orduspor izleyeceğimizi söyleyebiliriz. İspanya'dan gelecek sağ kanat oyuncusunun transferinin büyük ölçüde sonlandığı ve ses getirecek ispanyol forvetin transferinde de son aşamaya gelindiğini belirtelim.

Bu arada uzun süredir gündemde olan Granada'lı stoperden Cuper'in vazgeçtiği ve Valencia,Osasuna ve Newells Old Boys'dan üç stoperin ismini yönetime verdiğini öğrendik.

Gerçekleşen ve gerçekleşecek olan transferlerin takımımıza başarı getirmesini diliyoruz..

29 Mayıs 2011

Biz şampiyonluk kutlamalarına Ordu'da Rizespor'u 4-0 yendiğimiz maçtan sonra başlamıştık aslında. Başka bir ihtimal daha vardı ama o ihtimali aklımızın ucuna bile getirince hissettiğimiz acı 29 Mayıs gecesi yaşayacağımız sevincin veya hüznün ne kadar şiddetli olacağının bariz bir göstergesiydi.

O ihtimali bir kenara koyduk. ''Ya olmazsa, başaramazsak ?'' diyen arkadaşımıza kızdık, umutsuzluk cümleleri kurdurmadık, inanmayanları inandırdık. Bu şekilde gittik biz Ankara'ya. Ankara'da gün daha ağarmadan sokaklarda yerimizi çoktan almıştık bile. Her köşe başında tanıdık simalar, çevreden yükselen Orduspor sesleri...

Maçın başlamasına henüz 1 saat kala Ankara 19 Mayıs Stadyumunu doldurduk. Belkide şimdiye kadar yaptığımız en iyi tribünü maç henüz başlamadan önce yapıyorduk. Zaman geldi ve Fırat Aydınus maçın başlangıç düdüğünü çaldı. Maç karşılıklı ataklarla başladı. Serdar Deliktaş'ın topu sağ taraftan içeri çevirdiği pozisyonda Numan'ın ters vuruşu sonrası nefes alamadığımı hatırlıyorum mesela. Her yan topta o topa Fevzi ile yükseliyor, topu oyuna beraber sokuyordum. Ahmet Kuru'nun kafasında top direkten dönerken yaşadığım hayal kırıklığı hele kelimelerle anlatılamaz...

70. dakikadan sonra Gaziantep B.B daha fazla topla oynamaya, kalemize yavaş yavaş gelmeye başladı. Gelmeyen gol sonrası tribün olarak takımı iteklememiz gerekirken donup kalmıştık. Reaksiyon veremiyor, destek olamıyorduk. Normal değildi o anda o kadar suskun olmamız tabi ama değişik bir durum gerçekten. Etrafıma baktığım zaman gördüğüm görüntü hiç hoş değildi. Geçen her dakika sanki Gaziantep Belediyespor lehine ilerliyor ve biz 26 yıllık hayalimizden her geçen saniye daha fazla uzaklaşıyorduk. Bu psikoloji ile son dakikalara girerken artık maçın uzatmaya gitmesini beklemeye başlamıştık bile...

Gaziantep Belediyespor çıkmaya çalışırken Murat Akın topu kaptı. Müslüm ile paslaştılar ve Murat topu Ahmet Kuru'ya doğru attı ama Gaziantep Belediye'den Ferit topa hamle yapıp Ahmet'e gelmesini engelledi. Ferit'in müdehalesiyle top İrfan'ın önüne düştü. Top İrfan'ın ayağına geldiğinde Ahmet Kuru Ferit'in boşalttığı alana koşusunu yapmaya çoktan başlamıştı bile... İrfan Başaran, Ahmet Kuru'nun önüne yuvarladı topu. Ahmet'in topla buluşması, sol ayağıyla yaptığı yalın vuruş ve topun ağlarla kucaklaşması... İrfan'ın topla buluştuğu anda tutulan nefesler Ahmet'in vuruşu sonrası yerini sevinç çığlıklarına bırakıyordu...

Ağlıyorduk. 6o yaşında amcamız bile yaşına başına bakmadan salya sümük ağlıyordu. Birbirini belki ilk defa o maçta gören insanlar birbirlerine sımsıkı sarılıyorlardı yaşlı gözlerle. Biz inanmıştık zaten şampiyonluğa ama 65. dakikadan sonra oluşan ruh halinden sonra, son dakikalarda gelen gol çok daha duygusal bir boyuta taşıdı durumu. Hak etmişliğin verdiği gurur, başarmanın verdiği sevinç ve engel olunamayan gözyaşları... Her halükarda maç sonunda ağlayacaktık belki ama dökülen yaşların sebebi mutluluktu.

1 yıl önce bugün 26 yıllık özleme son verdik. Biz inanıyoruz ki, çok daha güzel günler göreceğiz. 26 yıldır uyuyan dev 1 sene önce bugün uyandı. Orduspor, şehri ve taraftarıyla çok daha büyük başarılara imza atacak. Ama o başarıların başlangıç noktası da 29 Mayıs akşamı atılan ilk adım olarak hafızamızdan silinmeyecek.

28 Mayıs 2012

Klasik | Kasımpaşa Süper Lig'de


Tabi ki bu kadar basit bir cümleyle açıklanmayacak kadar önemli bir galibiyet Kasımpaşa adına.
Süper Lig'e ilk çıktıkları senenin öncesinde amatörden başlayan müthiş yükseliş,
Sonrası bir istikrar halinde,
düş,kalk,düş
ve dün akşam yeniden kalktı Kasımpaşa.
3. Play Off finalinde bu sefer Adanaspor'u yenerek 3. kez Süper Lig mutluluğunu yaşadılar.
Kasımpaşa'ya final demeyedurun...

Fevkalade bir maç oldu. İzlerken müthiş keyif aldık. 22. dakika oynanırken Adanaspor'un umutları tükenmişti, 90. dakikanın son saniyelerinde Kasımpaşa'nın... Türlü türlü kopma anlarının yaşandığı maç futbolu bir kez daha sevdirdi bize.

Lig adına son maç olduğu için artık taktik yada teknik konulara girmeye gerek olduğunu düşünmüyorum. Maça dair bazı kırılma anlarına değinip Kasımpaşa'yı tebrik etnek istiyorum.

* Barbaros Barut 22. dakikada gördüğü kırmızı kartla Adanaspor'u 10 kişi bıraktı. Bu dakikaya kadar Kasımpaşa'nın Adana'ya göre daha istekli olduğunu görüyorduk ama bu kırmızı kart ile ipler tamamen Kasımpaşa'nın eline geçmişti. Maç yazısında Adana'nın Kamerunlularından böyle bir kart beklerken Barbaros bizi yanıltarak zorla kendini attırdı. Daha ilk dakikalardan agresif tavırları sonrası bu kırmızı kart bizi hiç şaşırtmadı. Kaybedilen Süper Lig'in en büyük sorumlularından, sorumsuzluklarından birisi oldu kendisi.

* 68. dakikada Kasımpaşa kalecisi Tolga, yumruklamak istediği topu içeri yollayınca Adana berbaerliği sağladı. Bu gol Adana'nın tüm yiten umutlarını geri canlandırdı. En azından 10 kişi takımda gol atabilirmiş düşüncesi maça ayrı bir hava getirdi. Maçın bu kadar çekişmeli geçmesini sağlayan Tolga'nın bu hatasını golden 4 dakika sonra Adem Büyük telafi edecekti. Son bir not golün dakikası 68, Kasımapaşa kalecisi Tolga'nın forma nuımarası 68.

* 83. dakikada Metin Diyadin koca bir seneyi tek bir oyuncu değişikliğiyle heba ediyordu. Metin Diyadin'e bizdeyken de en çok kızdığımız noktalardan biriysi bu aşırı yaslanma çabası. 10 kişi oynayan rakibe karşı bu kadar ürkek olmamak gerekirdi. Bu dakikada Kasımpaşa'nın en önemli oyuncularından Adem Büyük oyundan çıktı. Oyunun kontrolu tamamen Adana'ya bırakıldı.

* 90+4 ve mucize. Hayallerin gerçeklere yenildiği anda Mbilla çıktı sahneye ve inanılmaz güzel bir golle maçı uzatmalara götürdü. 4 senedir Adana'da Mbilla. 4 senede hep bir standart oyunu var. Dün akşam attığı golü Süper Lig'den birçok oyuncu atamazdı. Ben Orduspor'umda görmek isterim onu. Tisdell'in de oynadığı bu ligde Mbilla'ya da Süper Lig'i deneme şansı verilmesin mi?

* Adana 90. dakikada gelen golle hem aşırı bir güven tazelemiş, hemde rakibine göre 1 fazla olmasına rağmen Kasımpaşa'yı moralman alaşağı etmişti. Üstüne 90 dakikanın sonuna kadar skoru korumaya yönelik değişiklikler yapan Kasımpaşa 2:2'den sonra gol yollarında hangi isimlerle etkili olacaktı merak konusuydu. Beklenmeyen şeylerin yaşandığı anlarda Hüseyin Yoğurtçu'da kırmızı kart görünce Kasımpaşa'nın tek avantajı olan 1 kişi fazla oynamasıda sona erdi. Artık Adana moral motivasyon olarak 3:2 öne geçmişti.

* 83. dakikada bir sezonu heba eden Metin Diyadin, aynı dakikada bir sezonun meyvesini almıştı aslında. Adem Büyük çıktı Azar Karadaş oyuna girdi. Dakikalar 117'yi gösterirken Azar skoru 2:3'e getirdi ve Kasımpaşa'yı Süper Lig'e çıkarttı...

Gönlün değil mantığın dediği oldu ve Kasımapaşa Süper Lig'in yolunu tuttu.
Seneye İstanbul deplasmanımız 5'e çıktı.
İstanbul'da ki 1 milyona yakın hemşehrilerimiz için harika bir haber.
Bir ayrı not Metin Diyadin'e,
Bizlerin 26 yıllık özlemine son veren hoca olarak kalacaksın hafızalarımızda,
senin yaşadığın bu sevinç bizimde sevincimiz oldu. En azından benim diyelim.
Yeni yönetimle Kasımpaşa başında yer bulamayabilir seneye.

Tebrikler Kasımpaşa...

26 Mayıs 2012

Final Öncesi | Adanaspor - Kasımpaşa


Bank Asya 1. Lig'de bir sezonu daha geride tek bir heyecan kaldı. Süper Lig'e çıkacak son takım kim olacak? 27 Mayıs Pazar akşamı saatler 19:00'ı gösterdiğinde Ankara 19 Mayıs Stadyumu'nda bu iki takım arasındaki müthiş mücadeleyi bizlerde heyecanla bekliyoruz. Maçın hakemi yine Fırat Aydınus. Yine derken? Geçen sene 1. Lig Play Off final maçında Gaziantep B.B. ile yaptığımız ve yıllar sonra Süper Lig hasretine son verdiğimiz maçın hakemide kendisiydi.

Furat Aydınus ve Süper Lig'e çıktığımız an

Bu iki takımda Elazığspor ve Akhisar Belediye Gençlikspor'un ardından Süper Lig'e çıkacak 3. takım olma derdinde. Yazı yazarken duygularını gizleyipte tarafsız olmaya çalışıp yapmacık görünmeyi istemem. Gönlüm Adanaspor'dan yana. Biliyorum ki Türkiye'de futbolseverlerin %70'i %80'ide Adanaspor'un yanında. Kasımpaşa'nın sevimsizliği değil bu tabi ki. Bulunduğu şehirden dolayı Anadolu'da pek sempatisi olduğunu söyleyemeyiz. Sonuçta birçok insan İstanbul'dan 5. takım çıkacağına Adana'dan bir takım çıksın ister. Herşeyi geçtim kişisel olarak istememin nedeni Adanaspor Süper Lig'e çıkarsa seneye bana artı bir deplasman kazandıracak. Bulunduğum şehirle arası 3 saat.

Duyguları bir kenara bırakıp reele geçelim. Adana cephesinden başlayalım. 21 yıl oynadılar Süper Lig'de. Az bir süre değil. 2004'de bir alt lige düşme acısını yaşadılar. Toparlanamadılar. O günlerden takıma kimse reklam vermeyince, kendi takım fotoğraflarını formalarında reklam yerine koymaları hala aklımızda. Uzan'lara kendini kaptırıp bataklığa sürünen birçok takımdan birisiydi o dönemlerde Adanaspor. 3. Lig'e kadar düştüler. Ama her inişin bir çıkışı vardır felsefesi. Bataklığıda gördüler, denizide. Önlerinde sadece 1 maç kaldı mutluluk adına. Adanspor'un yada Göztepe'nin şu an ki konumu Sakaryaspor'a Kocaelispor'a örnek olacak şekilde. Bu iki takımda hayatlarının en kötü dönemlerini yaşıyorlar belki ama, arkasında bir şehir durduğu sürece bu kötü gidişin mutlaka biteceği, yukarı şekilde döneceği an olacaktır.

Ligi 53 puanla 6. sırada bitiren Adanspor'un Play Off serüveni ligin 2. yarısındaki Gaziantep B.B. galibiyetiyle başladı denebilir. O döneme kadar dengesiz sonuçlar alan Adanspor'da yer yer homurdanmalar başlamış, yine bir umutsuzluk ortamı ortaya çıkmıştı. Ama Gaziantep B.B. galibiyetiyle başlayan içinde Elazığspor, Konyaspor, Bucaspor galibiyetleri ve deplasmanda alınana Kasımpaşa beraberliği bulunan süreç bugün Adanayı finale götürdü. 2 sene öncesinde de Play Off'a kalmayı başaran Adanaspor birazda o yıla özel düzenlenen lig usulu Play Off kurbanı olmuş ve Süper Lig'e çıkamamıştı.

Bu sene Play Off'ta yarı final rakibi olan Çaykur Rizespor'u çok rahat skorlarla eleyen Adanspor bu yönden geçen sene ki "bize" benziyor. Lig maçında Rize'ye karşı 2 maçtada galip gelemeyen Adanaspor için ortaya çıkan 2 galibiyette finalle birlikte artı bir moral oldu. Finalde Adanspor'un gol yollarında en çok güvendiği isim Mbilla. 4 sezondur Adanspor formasını giyen bir istikrar abidesi. 14 gol attı bu sezon, 2'si Play Off'larda Rize'ye karşı. Bu sezon toplamda 10 sarı kart görerek takımın en çok sarı kart gören oyuncusu olması ayrı bir istatistik bir forvet için. 23 yaşındaki Mbilla 2878 dakika forma giyerek Adanspor'da en çok süre alan 2. oyuncu oldu. 1. sırada İzzet 2991 dakika, 3. sırada takımın Mbilla'dan sonra bir diğer Kamerunlusu Mbamba 2639 dakika süre aldı. Mbilla'dan sonra Mbamba'da gördüğü 9 sarı ve 1 kırmızı kartla takımın en hırçın oyuncusu olduğunu belirtelim. Bu bir tesadüf olmasa gerek. Takımdaki Kamerunlu oyuncuların ne kadar hırslı olduklarını görebiliriz bu yolla. Gerçi ne kadar iyidir bu istatistik bilinmez. Final maçını bekleyelim... Maç öncesi Adanaspor'da eksik bulunmuyor. 

Levent Eriş 1,5 senedir birşeyler yapıyor Adanspor için. Ama iyi ama kötü. Manisaspor'u 2 kez Süper Lig'e çıkartırken, Samsunspor'dayken Boluspor'dayken ki Levent Eriş başarılı sayılabilecek teknik direktörler ayarındaydı bu ligde. Adanspor'a geliş süreci orada bazı yaşadıkları, başarısından birşey almasıda prestij kaybına neden oldu. Mesela Boluspor'da ki Levent Eriş için "bu ligin en iyi hocalarından" demiştim buralardan ama şimdi aynı şeyi bu kadar rahat söyleyemiyorum. Her ne kadar takımını Play Off'ta finale çıkarma başarısı göstersede Adanspor'da bir gelecek göremiyorum Eriş adına. 

Adanspor en çok golu 46'-60' arasında buldu. Atılan 46 golun 11'i bu zaman dilimi arasında geldi. Durumu biraz geniş tutarsak atılan gollerin neredeyse yarısı 30'-60' arasındaki 30 dakikalık süreçte geldi. 


Kasımpaşa cephesine geçelim şimdi. Gönlümüz Adana dedik ama Kasımpaşa'yı da ayrı bir takip ediyoruz bu sene. Uğur Tütüneker - Metin Diyadin A.Ş. bizden sonra Kasımpaşa'yı Süper Lig'e taşıyabilecek mi en çok merak ettiğim soru bu. Bizim bugün buralarda olmamızı sağlayan bu iki isim hatta Murat Akın'ı da dahil etmek gerekirse bu 3 ismin mutlu olmasını isteriz. Uğur Tütüneker'in de Metin Diyadin'in de bizden giderken heyecanım kalmadı laflarını kullanması her ne kadar bizleri üzsede 26 yıl sonra gelen Süper Lig'in hatrına bile unutabiliriz kötü anıları. Metin Diyadin'in oynattığı oyunu en iyi bizler biliriz. O yüzden bu maça bahis oynayacak arkadaşlara "alt" seçeneğini önerebilirim. Maç büyük ihtimalle ortada sıkışacak çoğu zaman diliminde. 

Metin Diyadinli Kasımpaşa'nın durumu Adanspor'un tam tersine. Adanspor'un son haftalara doğru yakaladığı bir çıkış varken Kasımpaşa tarafı uzun zaman ilk 2 yarışında götürdü ligi. Bazı haftalar sonunda da kendisini ilk 2 içinde buldu. Ama onlarında son haftalarda yaşadığı düşüş kendilerini Play Off'ta bulmalarına neden oldu. Bizdeki Metin Diyadin takımın başına geçince hiç mağlubiyet yaşamamıştı ama Kasımpaşa'da geçirdiği kısa sürede 2 mağlubiyet yaşadı. Play Off yarı finalindeki rakibi Konyaspor'u da iki maçta, tıpkı rakibi Adanspor gibi rahat maçlar sonunda eledi.

Adem Büyük ise bu lig için çok önemli bir oyuncu. Geçen sene Trabzonspor'a kadar talip olan takımların olduğunu biliyorduk. Manisaspor ile Süper Lig'de tutunamayan Adem Büyük devre arasında Kassımpaşa'nın yolunu tuttu. Bu kısa sürede ise rakip kalelere 13 gol bıraktı. Play Off yarı finalinde Konyaspor'la oynanan 2 maçta attığı 4 gol ilede takımın finali çıkmasında ki en büyük paylardan birisine sahip oldu.

Kasımpaşa için bir ilginç istatistik vereyim. Bu sezon attığı gollerin 22'sini son 15 dakikada kaydetti. Bu 22 gol, toplam atılan gol sayısının neredeyse yarısı kadar. Metin Diyadin'in geçen sezon ki Play Off'taki maçlarını karşılaştırınca Konyaspor'a karşı geçilen rahat tur ve ligin genelinde atılan gollerin zaman dilimi, geçen sezon ki Süper Lig başarısıyla aynı diyebiliriz. Metin Diyadin'li Orduspor, geçen sene Süper Lig'e 89. dakikada atılan golle ulaşmıştı. 

Bu sezon Kasımpaşa'nın 3. Play Off heyecanı. Bundan önceki Play Off maçlarında da Süper Lig'e çıkmayı başaran takım olmuştu 4 takım içerisinden Kasımpaşa. Hafızalarımızı tazeleyelim, 2007'de finalde Altay, 2009'da da Karşıyaka maçları sonunda Süper Lig'e çıkma başarısını gösterdiler.

Gönlüm Adanspor, mantığım Kasımpaşa diyor...

Kasımpaşa'nın en golcü ismi 14 golle Dimtirov. Onu 13 golle Adem izliyor. En çok süre alanlar kısmının 1. sırasında tanıdık bir isim var. Murat Akın. 2989 dakika görev yaptı bu sene. Onu 2701 dakika ile Sarmov,  2566 dakika ile Sancak izliyor. Sancak gördüğü 9 sarı kart ile de takımın en çok kart gören ismi konumunda. Eksikler kısmında da, sakatlıklıkları devam eden Barış, Şahin ve Halil bu maçta oynayamayacaklar Kasımpaşa'da.

Bu maç iki takımın 5. randevusu. Daha önce 4 kez Bank Asya 1. Lig'de karşılaşan Adanspor ile Kasımpaşa bu sezon iki maçtada birbirine üstünlük kuramadı (0:0,1:1) Daha önce 2008-2009 sezonunda oynanan iki maçtada Kasımpaşa kazanması bildi. (3:1,1:0)

Son bir not hakem Fırat Aydınus için. Adanspor - Kasımpaşa maçı bu sezon yönettiği ilk ve son Bank Asya 1. Lig maçı olacak.

24 Mayıs 2012

İrfan Başaran, Bruno ve Abdülkadir Kayalı


Bir önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi yeni sezon kadrosunda İrfan Başaran, Abdülkadir Kayalı, Bruno, Murat Kalkan, Banahane ve Yalçın Ayhan düşünülmüyor. Gosso ile ciddi bir şekilde ilgilenen takımlar var ve onun durumu da önümüzdeki günlerde kesinlik kazanacak. Bu isimler haricinde yine Dalmat, Ribeiro'nun da Orduspor'da bir geleceği olmadığını söyleyebiliriz. Bundan 1 ay öncesine kadar takımdan ayrılacağı kesin olan Müslüm Yelken ise son maçlardaki performansını hazırlık kampında da gösterirse kadroda tutulacak.

Gelecek sezon kadroda düşünülmeyen futbolculardan bazıları ile yollarımızı tamamen ayıracağız. Bazıları ise başka takımlara kiralanacaklar. Orduspor taraftarı adına listede belkide ilk can acıtıcı nokta İrfan'ın ayrılacak olması. İrfan'ın sözleşmesi bu ay sonunda sona eriyor. Hector Cuper onu kadroda düşünmediği için de şuan için yeni sözleşme teklif edilmeyecek gibi görünüyor. Öncelikle şunu söylemek gerekir. İrfan Başaran'a bu sezon ne Metin Diyadin tarafından ne de Hector Cuper tarafından gerektiği kadar şans verilmedi. Çok kısa süreler görev almasına rağmen oyunda kaldığı sürelerde sahaya yansıttığı performansı hepimiz biliyoruz. Hakan Özmert'e verilen şansın 3'te 1'i İrfan'a verilseydi bence şuan bu durumu konuşuyor olmazdık. Alt liglerden, Almanya'dan genç gurbetçi futbolcuları takıma kazandırmaya çalışıyoruz ama 23 yaşındaki İrfan'dan bence çok kolay vazgeçiyoruz. İrfan'ın yeteneklerinin hepimiz farkındayız. Hector Cuper ondan faydalanmayacağını söylese dahi yönetimin bu konuda insiyatif kullanması lazım. İrfan'ın sözleşmesini uzatıp oynayabileceği bir takıma kiralık olarak göndermek ve performansını yakından takip ederek önümüzdeki sezon tekrardan kadroya katmak bence Orduspor adına en mantıklı hamle olur. Umarız İrfan konusunda pişmanlıklar yaşamayız.

Bizi üzen diğer ayrılık ise Bruno'nun önümüzdeki sezon kadroda yer alamayacak olması. Devre arasında yeniden Orduspor forması giymeye başlayan Bruno ile 4.5 yıllık sözleşme imzalamıştık. Bruno'nun Orduspor ile 4 yıl daha sözleşmesi var. Spor Toto kupasında attığı gollerle bizi mutlu etse de Hector Cuper Bruno'nun gelecek sezon forma giyebilecek düzeyde olduğunu düşünmüyor. O yüzden Bruno önümüzdeki sezon başka bir takıma kiralanacak ve performansı yakından takip edilecek. Banahane'nin de kadroda düşünülmediğini söyleyecek olursak forvet hattında mevcut kadromuzdan sadece Hasan Kabze kalıyor. Transfer çalışmaları doğrultusunda ileri uç için La Liga'da forma giyen iki isim ile görüşmeler ciddi bir şekilde ilerliyor. Oyunculardan biri yıllardır La Liga'da oynayan çok tecrübeli bir isim. Tarz olarak Stancu'yu anımsatıyor. İkili forvetin ikinci ismi gibi oynayabilecek çok iyi bir tamamlayıcı. Diğer isim ise genç sayılabilecek yaşına rağmen La Liga kariyeri ve önceki kariyeri gayet dolu dolu olan İbrahimoviç tadında pivot forvet tanımının içini doldurabilen bir futbolcu. Bu gelişmeler de Bruno'nun önümüzdeki sezon için bizimle olan yollarını ayırıyor. Bruno'nun bizdeki yeri çok farklı. Olaya duygusal olarak yaklaşıyoruz tabiki ama önümüzdeki sezon gollerine gittiği yerde devam etmesi ve çok daha iyi olarak Orduspor'a geri dönmesi en büyük temennimiz.

Kendi adıma diğer bir şaşırtıcı durum ise Hector Cuper'in önümüzdeki sezon için Abdülkadir'i kadroda düşünmediğine dair aldığımız duyumlar. Abdülkadir sakatlandığı sürece kadar kadroda kendine yer buldu ama sakatlık onun adına kötü oldu. Hector Cuper Abdülkadir'in yetersiz olduğunu düşünüyor. Ali Çamdalı, Onur Tuncer, Nizamettin Çalışkan ve aynı bölgeye yapılacak olan gurbetçi transferini de düşündüğümüzde Abdülkadir'e kiralık olarak başka bir takımın yolu görünüyor diyebiliriz. Abdülkadir'in yeteneklerinin farkındayız ama bir gerçek var ki yıllardır yerinde sayıyor. Herşeye rağmen ben Onur Tuncer yerine Abdülkadir'i tercih ederim ama Onur'da biraz daha farklı bir isim. İki isim de önlibero aslında ama Onur'un her ne kadar toplu oyunda iyi olmadığını söylesek de topsuz oyundaki mücadelesiyle Cuper'in gönlünü kazandığını düşünüyorum. Abdülkadir açısından bakacak olursak şöyle bir durum da var. Abdülkadir genç yaşına rağmen yıllardır Süper Ligde forma giyiyor ama oynadığı maç sayısına baktığımız zaman sadece 28 maçta forma giydiğini görüyoruz. Bu açıdan bakınca da daha fazla maç oynayıp çok daha iyi bir şekilde geri dönmesi bakımından kiralık gitmesinin onun adına ve Orduspor adına mantıklı olduğunu da söyleyebiliriz.

Sonuç olarak Bruno ve Abdülkadir konusunda içimiz bir nebze olsun rahat. En azından kendilerini ispatlayıp çok daha sağlam bir şekilde Orduspor'a dönmek gibi bir şansları olacak ellerinde. Ama İrfan konusunda ise içimin rahat olduğunu söyleyemem. İçimin rahat olmamasının sebebi onun yeteneklerinden emin olmam ve kendisine yeterince şans verilmediği düşünmem. Bir önceki yazımızda bir okurumuz ''İrfan için kafamızı çok duvarlara vuracağız ama geç olacak. Cuper değil başkası olsaydı ayağa kaldırmıştınız ortalığı.'' demiş. Kendisine hak vermiyor değilim. Cuper'den dolayı bu tarz şeylere biraz daha ılımlı yaklaşıyoruz ama İrfan konusunda bence de hata yapıyoruz. Umarız kafamızı duvarlara vurmayız.

Transferde Rota Netleşiyor | 3 İspanyol, 2 Arjantinli




Öncelikle belirtelim, yazı herhangi bir isim içermiyor. Transfer görüşmelerinin gidişatını olumsuz olarak etkilememek adına isimleri bizden duymayacaksınız. Ancak hangi mevkiler için ne tarz oyunculara yoğunlaşıldığı, Cuper’in kimleri gözden çıkardığı ve kafasında nasıl bir oyun şablonu olduğunu irdelememizde bir sakınca yok.

Gelen haberler Cuper’in hızlı iki kanatlı 4-4-2 sistemi üzerine takımı şekillendirdiği yönünde..Ancak listesine bir pivot santrafor dahil etmesi, zaman zaman bu sistemin dışına da çıkabileceğinin bir göstergesi olabilir..

Takımdan gidecekler Cuper’in kafasında artık tamamen netleşmiş durumda. En azından kamp görmeyi hak ettiğini düşündüğümüz, gelecekleri tartışmalı bazı isimler 6 Temmuz’da başlayacak Avusturya kampında yer almayacaklar. Cuper kampa bütün sezonu birlikte geçireceğinden emin olduğu isimlerle başlama düşüncesinde. Kamp kadrosu 23-25 kişi aralığını aşmayacak. Bu şekilde Cuper’in takım içi uyum sürecini en kısa zamanda aşma niyetinde olduğunu söyleyebiliriz. Sonuçta kamp, takımdaki gelecekleri kuşkusuz olan oyunculardan oluşacak . Bu durumda İrfan, Bruno, Banahene, Murat Kalkan, Abdulkadir gibi isimlerin kampta olmayacağı sonucuna ulaşabiliriz. Tabii bu tamamen bireysel bir değerlendirmedir..Bunun yanında Gosso’nun satılmasının an meselesi olduğunu belirtelim.. Cuper’in takım içi huzura ve disipline ne denli önem verdiğini biliyoruz.. Bu sebeple Yalçın’ın da gelecek sezon planlaması içinde yer almaması da sürpriz olmayacak gibi gözüküyor..

Altı yabancı hakkımızı hangi mevkilerde kullanacağımız, transferdeki rotamız açısından belirleyici..Kaleci Fornezzi’nin yeri sağlam gözüküyor. Gelecek sezon Miguel Garcia’yı daha çok stoperde izleyebiliriz. Cuper onun bu mevkide daha yararlı olduğuna karar vermiş gözüküyor. Yanına da İspanya’dan tecrübeli bir stoperle her konuda anlaşıldı. Ancak söz konusu oyuncunun sezon sonunda yaşadığı sakatlıktan ötürü Cuper’in kendi belirlediği bir doktordan sağlık raporu istediğini öğrendik. Cuper işini şansa bırakmıyor..

Orta sahanın ortası için geçen sezonu Almanya 2.liginde geçirmiş, oynadığı maç sayısıyla orantılı olarak tecrübeli diyebileceğimiz ve Cuper’in de beğendiği bir Türk isimle de anlaşma sağlandı. Kulübüyle olan bonservis pazarlıklarında da son aşamaya gelindi. Durum gösteriyor ki, orta sahanın ortası Türklere emanet..

Geçen sezon bir türlü istikrarı yakalayamadığımız sol açık mevkisi için bu zamana dek ilk hedef olarak gözüken Arjantinli genç bir isimden, Culio’nun olumsuz referanslarının oyuncunun kafasını karıştırması sonucu vazgeçildi. Yerine Yunan liginden nispeten daha tecrübeli bir isimle anlaşma sağlanmak üzere. O da Arjantinli.. Sağ açık için anlaşılan isim, İspanya liginde 70’in üzerinde maça çıkmış ve adından çok söz ettirecek bir İspanyol..Üstelik bu isim henüz futbolunun olgunluk çağında..Bunun yanında iki kanat için de alternatif olabilecek hatta ilk 11’i zorlayabilecek, yine Yunan liginden oldukça tecrübeli bir Arjantinlinin transferi de bitti. Bu transferin açıklanması için FİFA’dan oyuncuya ilişkin bir belge bekleniyor..

Forvet için İspanya 1.liginde 130’dan fazla maça çıkmış etkili bir İspanyolla anlaşıldığını öğrendik. Bu futbolcu için de kulübüyle olan bonservis pazarlıkları son aşamada.. Stancu’nun bonservis sorununun bir türlü çözülememesi sebebiyle, ibre, yine İspanya’da genç yaşına rağmen 50’ye yakın maça çıkmış, pivot tipi bir santrafora dönmüş durumda.. Bu isim, Cuper’in kafasındaki oyun şablonunun değişkenliğine de katkı sağlayacak gibi gözüküyor.. Bu isimle olan görüşmelerde de önemli bir aşama katedilmiş durumda..


Yabancı hakkı kullanılan bölgelerin alternatifi olabilecek yerli isimlerle alakalı olarak da çalışmalar sürüyor..TFF 1.lig’de forma giyen bir sol kanat oyuncusuyla alakalı olarak kulübüyle teması geçildi ve yanıt bekleniyor..

Avrupa hedefindeki Orduspor kadrosu yavaş yavaş şekillenmeye başlıyor. Aslında Cuper’e tercihleri konusunda sınırsız güven duyduğumuzdan olsa gerek, hangi ligden, hangi isimlerin geleceğini çok da önemsemiyoruz. Bu forma için var gücüyle mücadele edecek olan, bizimle aynı heyecanı paylaşacak olan herkesin başımızın üstünde yeri var..

Transfer gelişmelerinin dışında, kulüple alakalı önemli kurumsal gelişmelerin olduğunu da öğrendik, ona da ilerleyen günlerde ayrıca geniş bir şekilde değiniriz..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...