4 Aralık 2011

13. Hafta | Beşiktaş vs Orduspor

5 Aralık 2011 Pazartesi
20:00
Antalya Mardan Stadyumu
Yunus Yıldırım
***
13. haftanın kapanış maçında karşılaşıyoruz Beşiktaş ile. 2 haftadır oynadığımız Kayserispor ve Gaziantepspor maçları gibi, yıllar sonra bir takımla daha karşılaşıyoruz. Tabi ki bu tür karşılaşmalarda hep anılar gelir akla. Kayserispor maçı öncesinde Kayserispor taraftarlarıyla yıllar önce yaşanan dostluklar anlatılır, Kayseri'de mesela. Yıllar önce oynanan bir Beşiktaş maçının hikayesini dinlemenin keyfi daha başkadır büyüklerimizden. Biz o keyfi bir önceki maç yazımızda sizlere yaşatmaya çalıştık Korhan abimizin kalemiyle. E tabi yıllar geçti, sahalar daha bir yeşile büründü. Artık herşey daha profesyonelce olmaya başladı. Teknoloji gelişti, her takımın maçları televizyondan verilmeye başlandı. Eskilere göre artık herşeyin daha göz önünde bulunduğu zamanda bulduk kendimizi. Daha bundan 6 7 yıl önce takımımızın maçlarının sonuçlarını teleteksten beklediğimiz günler vardı hani. Tuttuğun takımın golünü -eğer o gün ulusal medya senin maçına yer verirse- ancak ertesi gün kimin attığını öğrendiğin zamanlardı. 3. Lig'de hangi şehrin takımı olduğunu bile bilmediğin garip takımlarla oynadığın maçlar o kadar da eskide kalmış değil hala. Geldiğimiz yer çok önemli aslında, kıymeti bilinmeli. Sağlam adımlar atılmalı, takıma herkes sahip çıkmalı. Çünkü başka bir Orduspor yok. Bugün burdayız ama yarın o şehrini bile bilmediğimiz takımlarla karşılaşmayacağımızın kim garantisini verebilir? 3 sene önce Kocaelispor 3. Lig'e düşecek dense kim inanırdı misal. Evet, konuyu nereden nereye getirdim bilmiyorum ama yazı kendini buraya çekti birden. Özet geçmem gerekirse, bu takım galibiyetlerde bizimse, mağlubiyette de bizimdir. Sevinçlerimizin olacağı kadar, hayal kırıklıklarımızda olacaktır. Sevinçler uzun sürmez, hayal kırıklıkları kalır akıllarda. Biz sevinç dönemlerimizi yaşadık, hayal kırıklığı dönemindeyiz. Bu dönemde taraftara düşen görev, takıma normalin üzerinde desteğini göstermek, futbolcuların şu 3 haftada neyin değiştiğini sorgulamak, teknik heyetin ise -ki futbolcularla sabah akşam aynı havayı soluyanlar onlar- iyiyi kötüyü ayırt etmek.

Beşiktaş hafta içinde zorlu bir Avrupa sınavından çıktı. İsrail'de takım gücünün daha fazlasını ortaya koydu sahaya. Bize göre artı daha çok yoruldular demektir bu. Bu tür maçlardan sonra Beşiktaş'ın puanlar kaybettiği spor basınında konuşulan bir konu. Bu maç öncesinde Beşiktaş, ligde ki 2 zorlu sınavı güzel atlattı diyebiliriz. Galatasaray maçında ortaya koyduklaerı futbolla 3 puanı kaçıran taraf olduklarını söylebiliriz. Trabzon deplasmanında gelen 3 puan ise beraberlikte olsa olur maçlarından birinde geldiği için Galatasaray maçında kaybedilen 2 puanı telafi etmiş sayılabilir. Son maç olan Maccabi maçından yola çıkarsak, maça çok hızlı başladıkları aşikar bir durum. Şüphesiz ki yarınki maçtada ilk amaçları erken gol bulmak olacaktır. İnanıyorum ki ilk 20 dakikayı atlatırsak Beşiktaş'tan puan veya puanlar alabiliriz. Zaten Maccabi maçında özellikle 2. yarıda çok düstüler oyundan. Skorun 2:0'dan 2:2'ye gelmesi, rehavet, konsantrasyon kaybı gibi nedenlere bağlanabilir. Aslında Beşiktaş'ın 2. yarıda ki kötü futboluda bu terimlere bağlanabilir. Queresma'nın oynadığı zaman tek başına bir takım olduğu Beşiktaş'ta, yarın Queresma'nın yarın olmayışı bir eksiklik olduğu doğrudur. Ama Queresma'nın devamlı bir oyuncu olmaması bizim için bir artı mı yoksa eksi mi olacak bilemeyiz. Yarın oynayacak Queresma, Maccabi maçında ki Queresma olmayacaktı zira.

Saha dışı faktörleride yaşandı maç öncesi. Şike iddanamesi kapsamında Beşiktaş'ın da ceza alabilecek takımlar arasında gösterilmesi takıma pek yansır mı bilemem. Bu olaylardan sonra Fenerbahçe'nin puan kaybı yaşayabileceğini düşünmüştüm ama zaman zaman zorlandıkları dakikalar olsa da Ankaragücü'nü yenmeyi başladılar. Her ne olursa olsa %1 bile olsa bu durumda Beşiktaş için eksi bir durum oluşturuyor bizim karşımızda.

Bizim dezavantajlarımız yok mu? Fazlasıyla. Fazla girmeyeceğim sonuçta hepimizin bildiği şeyler son haftalarda ortaya konan futbol. Ama bu maçın Antalya'da oynanmasına bende değinmek isterim. Çok konuştuk aramızda maçın Antalya'da olmasını. Şanssızlığımızdan dem vurduk. Fenerbahçe ve Beşiktaş deplasmanlarda yerini alamayacak bizler, kendimiz adına daha da üzüldük. Hafta içi olan bir maça, Beşiktaş'ın cezası olmasına rağmen o cezayı biz çektiğimiz için daha da çok üzüldük. Kimse gitmez o maça, gidemez. Giden kaybolur zaten. Taraftarla birlikte bizim futbolcularımıza verilen bir cezadır bu. Ordu'dan Trabzon'a, Trabzon'dan İstanbul'a, İstanbul'dan Antalya'ya, hatta bir Antalya'dan diğer Antalya'ya yorucu bir yolculuk bizim bir diğer eksi yanımız olacak.

Yukarıda ilk 20 dakikadan bahsettik ama istatistikler bunun tam tersini söylüyor. Ligde bu maça kadar 16 gol atan Beşiktaş bu gollerin neredeyse yarısını (7) son 15 dakikada kaydetmiş. Bu atılan gollere bakarsak Trabzonspor, Sivasspor, Bursaspor ve Ankaragücü maçlarında 3 puanı getiren goller hep son 15 dakikada atılmış. Gollerle başlamışken Beşiktaş'ta golcü bazında öne çıkan bir isim yok şuana kadar. En golcü isimler sıralamasında attıkları 3'er golle Mustafa Pektemek ile Simao Sabrosa başı çekiyor. Beşiktaş'ta teknik direktör Carvalhal'in en çok süre verdiği oyuncular sıralamasında ise 1019 dakika ile Egemen Korkmaz, 958 dakikayla Simao Sabrosa ve 938 dakikayla İsmail Köybaşı bulunuyor. Queresma ise takımın en hrçın oyuncusu görünümünde. Bu maçtada cezası dolayısıyla oynayamacak olan Queresma ligde 6 sarı ve 1 kırmızı kart gördü. 13. haftaya kadar 6 galibiyet 3 beraberlik ve 3 mağlubiyet aldılar. Cezalı olarak başka şehirde (Adana) oynadıkları son maçta ise Bursaspor'u 3:0 yendiler.

Hakem Yunus Yıldırım bu sezon Fenerbahçe'ye 1:0 kaybettiğimiz maçı yönetti. Kendisi 26 yıl sonra Süper Lig'e çıkan takımımızın bu ligdeki ilk maçını yönettiğinden ötürü pekte önemli önemli olmayan bir ilke sahip oldu. Aynı zamanda Beşiktaş'ın Bursa'da 2:1 kazandığı maçında hakemiydi kendisi. Hatta bu lige çıkarken ki son 3 virajdan 2'si olan Çaykur Rizespor maçlarından Rize'de 3:3 biten maçında hakemiydi.

Teknik taktikle bitirelim yazıyı. Son 3 haftada oynanan kötü futbol sonrası Metin Diyadin^'in birşeyler yapması gerek artık. Revizyonuda olması gerektiği gibi yapmalı. Misal şöyle birşey;


Beşiktaş ile oynadığımız 20 maçta 6 galibiyetimiz 11 mağlubiyetimiz ve 3 beraberliğimiz mevcut. Bu maçlar içinde 1984-1985 yılında aldığımız 2:0'lık galibiyet en farklı galibiyetimiz olurken 1986-1987 sezonunda aldığımız 5:1'lik mağlubiyet aldığımız en farklı mağlubiyet oldu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Yorumlarınız bizim için önemli...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...